CANLI
SKOR
Ömer Üründül

Ömer Üründül

Ne oldu büyük hoca Tedesco’ya!

Medyanın büyük çoğunluğunun öve öve bitiremediği, göklere çıkardığı Tedesco dün gece öyle bir harakiri yaptı ki, Fenerbahçe'yi Avrupa kulvarının dışına attı. Mühim olan takım maç kazandığı zaman eksikleri görmek. Trabzonspor maçı çok önemli bir galibiyetle bitti ama benden başka Tedesco'nun yaptığı hataları söyleyen bir kişi yok. Dün geceye bakıyorum; kadroyu görünce gözlerime inanamadım. Atletizme dönen dünya futbolunda kümede kalma mücadelesi verse de bir Premier Lig takımı ile oynuyorsun, orta sahada yürüyen Kante ile defansif özelliği ve temposu sıfır Talisca bir arada. Buna bir de devamlılığı olmayan, defansif yönü zayıf Asensio'yu ekleyince 10 kişisi koşan, basan bir rakibe karşı 3 kişi eksik oynuyorsun. Benim dün en üzüldüğüm futbolcu Guendouzi oldu. Yalnızlıktan, çaresizlikten canı çıktı. Sonuçta büyük teknik adam hatalarıyla Fenerbahçe, Avrupa'ya veda etti. Aslında 50. dakikadan sonra bu hafta oynayacakları Liverpool maçını düşünüp, frene basmasalar, Pereira da bol bol oyuncu değiştirmese maç tarihi bir hezimete giderdi. Ayrıca Tedesco'nun dün gece iyice anladım ki, İsmail ve Mert'e bir takıntısı var. Göreve geldiğinde uzun süre Mert'e hiç şans vermedi.Semedo, sakatlanınca oynamaya başladı, çok da iyi oynadı. Dün gece devrede günah keçisi onu ilan etti. İsmail de aklına 60. dakikada geldi.

Aslan payı Ersin’in

Futbol kalitesi vasat ama heyecanlı, pozisyonlu, gollü bir maç izledik. İlk yarı denk bir mücadele vardı. İki takım da kontrolü elden bırakmıyordu. İlk bölümde Başakşehir, biri direkten dönen 2 fırsat kaçırdı. Sonra Beşiktaş'ın, Cerny ile 2 tehlikesi vardı. Üretkenliğin sınırlı olduğu ilk 45 dakikada 2 büyük hatayla karşılıklı 1'er gol geldi. İkinci devre tempo yükseldi. Orta sahalar koptu. Başakşehir oyunu domine eden taraftı. Sayısız pozisyonlara girdiler. Ya kaçırdılar ya da Ersin'i geçemediler. Sonra Orkun'un hazırlanışı güzel golüyle Beşiktaş, skor dezavantajına düştü. Son dakikalarda Bertuğ ile beraberlik geldi ama uzatmanın son dakikasında Yusuf Sarı'nın hediyesiyle Beşiktaş çok zorlandığı maçta galibiyeti elde etti.
Beşiktaş'ın dün geceki galibiyeti çok iyi oynamasa da önemli. Çünkü zor bir rakibe karşı oynadılar. Yeni transferlerin hepsi görev aldı. Böyle bir tabloda maç içinde kale önü tehlikeleri yaşasa da kazanmak hiç kolay değildi. Oh, birinci sınıf bir santrfor değil ama faydalı. 1 gol attı, 2'inci golün de asistini yaptı. Olaitan mücadeleci, oyundan düşmüyor. Uzun taç atışları da bir silah. Bana göre 2-3 hafta içinde Murillo'dan önemli katkılar alınır. Dün geceki galibiyette aslan payı Ersin'indi. Başakşehir'in en şanssız ismi önemli golcüsü Shomurodov'du. Çok önemli pozisyonlara girdi ama maçtan gol atamadan ayrıldı. Başakşehir, iyi mücadele etti ama bu kadar çok fırsat kaçırırsan bu sonuca da katlanmak zorunda kalırsın.

Guendouzi tam bir profesyonel

Gençlerbirliği zor deplasmanda 'Açık oynayayım, önde pres yapayım' felsefesiyle maça başlayınca Fenerbahçe'ye elverişli bir ortam doğdu. Biraz hareketlendiler ve 17 dakikaya 3 gol sığdırdılar. Devre bu şekilde bitti. İkinci yarıda Gençlerbirliği tempolu ve atak başladı. Farkı da 2'ye indirdiler. Ondan sonra da arka arkaya tehlikeli hücum girişimleri gündeme geldi. Çünkü Asensio defans yapmıyor, Kante fizik olarak hiç hazır değil, Talisca da pres yapmıyor… Bütün iş takımın en başarılı ismi Guendouzi'nin üzerine bindi. Nihayet Tedesco uyandı, İsmail-Kante değişikliğini yaptı. Sonra Asensio ve Talisca'yı çıkarıp Fred'i de alınca, orta sahada Fredİsmail- Guendouzi üçlüsü hem takım savunmasını güvence altına aldı hem de tekrar Fenerbahçe'nin etkili atakları başlamış oldu. Sonuçta Fenerbahçe geceyi üç puanla kapattı. Şimdi gelelim genel gözlemlerime… Kante adeta yürüyerek oynadı. Herhalde ısınma döneminde. Çünkü çok kariyerli ve önemli oyuncu. Kısa sürede gerçek gücünü gösterecektir. Mert Müldür iyi çalıştı, Guendouzi gerçek bir profesyonel. Kerem attığı 2 golle moral kazandı. Oosterwolde genel olarak potansiyel bir kırmızı kart futbolcusu… Tedesco iyi düşünmeli. Oynarsa Trabzon'da maçı tamamlayamaz. Üstüne basa basa bir daha iddia ediyorum; Talisca'dan santrfor olmaz. Cherif için kısa sürede bir görüş veremem. Asensio'nun mükemmel asisti ve Oğulcan'ın fair-play'i takdir edilecek cinstendi. Dün gece verilen penaltı pozisyonunda dünyanın hiçbir yerinde VAR devreye girmez.

Hocanın yanlışları

Fenerbahçe dün gece ilk 35 dakika sahada yoktu. Kocaelispor taraftarını da arkasına alıp agresif bir oyunla F.Bahçe'yi oynatmıyordu. Onlar oyunu domine ediyorlardı ama üretkenlik sağlayamıyorlardı. Bu yarıda F.Bahçe ilk ciddi atağını 40. dakikadan sonra yaptı. O pozisyon iki kere üst üste heba edildi. Ama hemen sonrasında Asensio'nun mükemmel golü geldi.
İkinci devre yine sıkıntılı başladı. Tedesco 3 değişiklik yaptı. F.Bahçe iyi oynamıyor ama biraz zorlansa da skoru tutabiliyordu. Talisca-Fred değişikliğinden sonra takım rahatladı, kısa sürede de organize bir kontratak sonucu skoru garantiye alarak zor deplasmanı 3 puanla aştılar. Gelelim genel gözlemlerime; Dün geceki maça yine Tedesco'nun yanlışları damga vurdu. Böyle zor bir maça yine baştan Asensio-Talisca ikilisiyle başlıyorsun, bir de üstelik İsmail'in yerine maç eksiği olan Alvarez'i koyuyorsun. İlk çıkması gereken oyuncu Talisca. Bükreş'te 70 dakika oyunda kaldı hiçbir şey yapmadı. Dün gece de aynı görüntüdeydi. Ne zaman ki Talisca- Fred değişikliği yapıldı, takım rahatladı ve ikinci gol de hemen geldi. En-Nesyri çok etkisizdi ama F.Bahçe'nin oyunda kaldığı sürece tek organize hücum girişiminin olmaması da bir gerçekti. Guendouzi yine çok disiplinliydi ama İtalya'daki fizik gücünden biraz düşme olduğu ortadaydı. Sezon başından beri bir görüşümü iddialı vurguluyorum. Bilhassa zorluk derecesi yüksek maçlarda Talisca ile Asensio'nun baştan oynamaları ve uzun süre sahada kalmaları takımda ciddi sıkıntılar yaratıyor. Tabii ki fizik kondisyon açısından. Tedesco da bu konuda ısrarcı. Ben bir kez daha uyarayım dedim.

El Bilal Toure çok abartılıyor

Taraftardan tepki geleceği bilindiği için Beşiktaşlı futbolcular, dün geceye beklediğim gibi çok motive olmuşlardı. İlk dakikadan itibaren önde etkili baskı yaptılar. Belki pozisyon için organizasyon yoktu ama futbolcular, başta kaptan Orkun olmak üzere savaşıyorlardı. Ancak bir anda 50 metre arkada genişlikle ani bir kontratağa yakalanınca skor dezavantajına düşüldü. Ama Cerny, arka direkte boş pozisyonda attığı golle biraz kara bulutları dağıttı. İkinci yarı daha da baskılı oynayan Beşiktaş vardı. Konya gelemiyordu. Ama maçtaki kırılma anı bir hata sonucu Muleka'nın boş pozisyondaki aşırtması kaleyi bulamayışıydı. Sonra Sergen Yalçın'ın hamleleri geldi, baskı artı. Ve Orkun yoktan var eden galibiyet golüyle gemisini kurtardı. Gelelim genel gözlemlerime... Takımın en yetenekli oyuncusu Cerny, ama dün gece gol dışında hiçbir şey yapmadı. Yalçın'ın onu oyundan alması doğruydu. Mustafa, yetenekleri kısıtlı bir santrfor, az görev aldığı için eksiklerini gideremiyor. Ama çalışkanlığı ve presleriyle bana göre faydalı oldu. Salih de yorulana kadar çok iyi pres yaptı, çok çalıştı. Dün gecenin en büyük hayâl kırıklıklarından biri de Bilal Toure idi. Bu oyuncu çok abartılıyor. Ama ben aynı görüşte değilim. Mali'de bile yedek kalıyor. Çağdaş Atan kardeşime bir uyarım var. Takımın gidişatı hiç iç açıcı değil. Bunu sadece dün gece için söylemiyorum. Batuhan Kolak, zaten büyük takımı kolladı. Beklenen bir şey. Ama Asllani'nin yüzde yüzlük kırmızısına gözü önünde düdük çalıp sarı kart bile çıkarmayışı gerçekten kendi adına çok üzücüydü.

Gecenin adamı kaleci Ederson!

Fenerbahçe, dün gece 2 puan kaybettiği maçta genel görüntüsüyle çok kötü bir sınav verdi. Kapasitesi sınırlı FCSB, topu F.Bahçe'ye bırakarak oynadı. İlk 25 dakika oyunun tek hâkimiydi. Yüzde 66'lık topa sahip olma oranı vardı ama ciddi bir üretkenlik yoktu. Korner atışında İsmail Yüksek güzel bir kafa golüne imza attı. Ancak 25 ila 50. dakikalar arasında Fenerbahçe geçiş oyunlarından rakibe 6 pozisyon verdi. 5'ini Ederson kurtardı. 50'den sonra yine F.Bahçe oyunu domine ediyor ama net pozisyonlara yine FCSB giriyordu. Ederson 6. kurtarışını da yaptı ama 7'inci de pes etti. Buna rağmen son dakikada 1 gole daha engel oldu. Sonuçta F.Bahçe, kaybettiği 2 puanla daha zor rakiplerle eşleşti. Gelelim genel gözlemlerime… Kerem, 2 pozisyona girdi ve kaçırdı, onun dışında sahada yok. Bir tane çalım atamayan kanat forveti olur mu? Soldan kanat bindirmelerini ters ayaklı Mert Müldür yaptı. Semedo fizik olarak çok yetersiz. Nene ikinci sınıf bir kanat forveti. En-Nesyri çok istekliydi, çapraz koşular da yaptı. Bir tane geldi, vurdu ancak kaleci kurtardı. Fred idare ediyor, sorumluluk alacak güce sahip değil. İsmail çok takdir ettiğim bir oyuncu ama hala profesyonelliği öğrenemedi. Takım önde, güzel bir gol atmışsın, gereksiz bir sarı kart gördü. Devre sonunda da net ikinci sarı kartlık hareketi yaptı, hakem atladı. Talisca oynadığı sürece yürüdü. Tedesco'nun, İsmail çıktıktan sonra niye üçlü defansa döndüğüne anlam veremedim. Sonuç; F.Bahçe'yi gelecek için hiç iyi bulmadım.

Kıpırdayacak fırsat bulamadı!

Galatasaray'ın karşısında zor bir rakip vardı. Manchester City'nin belki direkt oynayan çok önemli 4 oyuncusu eksikti ama şiddetle 3 puana ihtiyaçları vardı. Bu tip maçlarda kolay gol yemeyeceksin, oyunu tutacaksın. Önce Haaland'a çok net bir pozisyon verildi, o değerlendiremedi. Sonra ise defans bloğu çizgi halinde önde yakalandı. Rakibin hem ilerde sprinter oyuncuları var hem da araya top atacak usta ayakları. Abdülkerim dönüp hareketlenene kadar Haaland üç metre fark atarak golü yaptı. Sonra ikinci gol de geldi. Galatasaray için artık işin daha zor olacağı görünüyordu. Neyse ki Doku sakatlanıp çıktı. İkinci yarı Galatasaray daha fazla rakip alanda gözüktü. Etkili atak girişimleri de oldu. Ancak sadece bir pozisyon bulabildiler. Buna karşılık Manchester'ın ani ataklarında dört ciddi tehlike yaşandı. Uğurcan kalesinde çok başarılıydı. Sonuçta Galatasaray sahadan yenilgiyle ayrıldı. Nasıl oynadılar dersek, kesinlikle ezilmediler. Ama şöyle bir gerçek var; yenilen iki gol dışında kalede yaşanan beş gol pozisyonu var. Bu tablo günümüzde kabul görmüyor. Bu maç bize gösterdi ki böyle güçlü sahneleri Türkiye ligiyle mukayese etmemek lazım. Ligimizin lokomotifi Barış, çıkana kadar kıpırdayacak fırsat dahi bulamadı. Yine en çok kafama takılan bir konu var. Takımın vazgeçilmez dinamosu Torreira bir problemi olduğu için ilk 11'de yok. Peki neden riske edilip iki farklı skor dezavanajı varken son 20 dakika oyuna giriyor? Mantıkla kesinlikle bağdaşmıyor. Galatasaray hedefi artık play-off'tan çıkabilmek.

Tedesco’ya yazar!

Tedesco, hem takım tertibinde hem de sonrasında yaptığı büyük yanlışlarla takımına çok önemli iki puan kaybettirdi. Öğrenmek istiyorum; nasıl bir geri dörtlü? Son haftaların başarılı ismi Mert Müldür kulübede, Yiğit Efe sağ bek. Semedo da ters ayaklı sol bek. Mert Müldür'e görev vermeyeceksin, o zaman bu dörtlü savunmada görev değişiklikleriyle doğruyu yaparsın. Semedo sağ bek, Oosterwolde sol bek, Yiğit Efe stoper. Bu şekilde en azından beklerden hücuma katkı alırsın. Fenerbahçe'de ilk defa kanatlar çalışıyordu ama beklerden ofansif katkı gelmiyordu. 90 dakikanın geneline baktığımız zaman Fenerbahçe rakibine göre topa sahip olmada rekora yakın bir oran tutturdu ancak üretkenlik çok sınırlıydı. Musaba, kenarlardan driplinglerle adam eksiltip top kesiyor ama pozisyon alan yok. Sonradan oyuna giren Duran'ın ne yaptığı her zamanki gibi belli değil. Her zaman vurguluyorum; Talisca'nın yapısı kesinlikle santrfora uygun değil. Fenerbahçe'de öyle bir santrfor sıkıntısı var ki, son bölümdeki yoğun baskıda iki kere gole yaklaşan Mert Müldür'dü. Tedesco'nun hamlede yine büyük hatası vardı. Kerem'i alıyorsun tamam, Musaba çıkar mı? Adam geçerek, sıfıra inen tek oyuncun. Sezon başından beri söylediğim bir önemli görüşüm daha var; Dün geceki gibi zorluk derecesi yüksek maçlarda Talisca ile Asensio'nun baştan başlayıp, sürekli birlikte oynamasına kesinlikle karşıyım. Dün gece gördük, ikisi de hiçbir şey yapmadı. Geçen haftaki yoktan var edilen 3 puanlık Alanya maçı da bu konudaki görüşüme bir başka canlı örnek. Bu arada Guendouzi, Göztepe karşısında en gayretli oyunculardan biriydi. Sonuçta çok önemli bir iki puan kaybedildi. Keşke her hakem büyüklerin maçında Cihan Aydın gibi objektif maç yönetebilse. Nerede o günler!

Jhon Duran zaten hep yerlerde

Tedesco'nun 56. dakikada yaptığı 2 değişikliğe kadar Fenerbahçe adeta sahada hiçbir varlık gösteremedi. Tabi ki Aston Villa güçlü bir Premier Lig takımı. Maçın da doğal olarak favorisiydi. Ama F.Bahçe'nin de kendi seyircisi önünde bir reaksiyon göstermesi lazım. Neden toplam 55 dakika maç kötü gitti? Öncelikli nedenler; sakatlıktan sonra hazır olmayan Semedo'nun bir de ters ayakla sol bek oynayınca pasif kalması ve Nene'nin sahada yokları oynamasıydı. Tabi ki rakip maçı domine ediyordu, skor avantajını da buldular. Talisca oyuna girdikten hemen sonra çok net bir pozisyon buldu ama ısınmadığından etkili vuramayıp kaleciyi geçemedi. Talisca arka arkaya 3 defa topla buluşup pas yerine gereksiz şutlar atmayı tercih etti. 3 şutu da adeta geri pas gibiydi. Bir tane de Kerem kaçırdı. Filelere giden bir top da ofsayt kararıyla iptal edildi. Rakibin değerlendiremediği 2 fırsat ve kaleci Ederson'un bir önemli kurtarışı vardı. F.Bahçe'de esas sorun şu; günümüz futbolunda üretkenlik için kanat forvetlerinin adam eksiltmesi ve devamlılığı lazım. Nene ile Kerem çalım atarak bir kişi dahi eksiltemediler. Bu durumda santrforlardan da fazla bir şey beklemek mümkün olmuyor. Duran zaten dengesiz girişlerle hep yerde. Takımın en iyisi İsmail'di. Zor maçlarda hırsı ve gücü ile ön plana o çıkıyor. Skriniar kalitesiyle bağdaşmayan gereksiz kart görerek cezalı duruma düştü. İyi ki VAR devreye girmedi!