CANLI
SKOR
Ömer Üründül

Ömer Üründül

En büyük kazanç Aktürkoğlu!

Fenerbahçe, Kadıköy'de Sturm Graz karşısında rövanş için avantajlı bir skor elde etti. İlk 20 dakikada çok tempolu bir futbol sergilediler. Talisca ile erken skor avantajı yakalandı. Devre ortasından sonra yüksek tempoda düşüş başladı. Buna rağmen rakibe de tehlikeli atak şansı verilmiyordu. Taktik açıdan geride genişlik bırakmamakdoğru bir tercihti. Devre sonunda Greenwood'un mükemmel golüyle fark ikiye çıktı. İkinci yarı tahmin ettiğim gibi geçti. Fenerbahçe, fizik olarak oyundan düştü. İlk yarı top yapamayan Graz'ın zaman zaman oyunu kontrolü ettiğini, bazı tehlikeli atak girişimleri geliştirildiğini gördük. Sonra İsmail Kartal'dan hamleler geldi. İkinci yarıdaki kopuk futbolda rakiprisk aldığı için Fenerbahçe'nin seyrek ataklarında da üçüncü golün de gelebileceği 2-3 pozisyon gelişti. Hele hele uzatma bölümünde kaçan fırsat çok netti. Sonuçta 2 farklı skorla maç noktalandı. Fenerbahçe'ninikinci yarıda fiziksel açıdandüşmesi normal. Bu kadro yapısının tempoda devamlılık sağlaması mümkün değil. Guendouzi ve Kante ağır yükübaşarıyla taşıdılar. Skriniar son derece diriydi, yanındaki Ake'nin de işi biliyor olmasının Skriniar'ıdaha da rahatlattığı gerçek. Greenwood gerçekten çok kaliteli bir kanat forveti. Futbolu biliyor, az top kaybediyor, golü de mükemmeldi ama daha hazır değil. Dün gecenin en büyük kazancı Kerem'inperformansıydı. Müthiş koştu, en önemlisi detakım savunmasına verdiği üst düzey katkıydı.

Talisca&Asensio bir arada olmaz!

🔴 F.Bahçe, Sturm Graz karşısında ne yapar?
Bizim takımlarımız için rakip kim olursa olsun kolay maç yok. Zaten bunun örneklerini yıllardır yaşıyoruz. Bu da kritik bir karşılaşma. Fenerbahçe,Gornik Zabrze karşısında turu geçmesine rağmenbaşarılı bir görüntü ortaya koyamadı. "Henüz sezon başı, takımlar tam hazır değil" görüşüne katılmıyorum. Bizim takımlarımızdaki enbüyük eksiklik sistemsizlik. Avrupa'daki vasat altı takımların bile oturmuş bir sistemi var. Benim F.Bahçe ile ilgili geçen sezondan bu yana değişmeyen bir görüşüm var; dünya futbolu artık atletizmedöndü. Son Dünya Kupası'nda da bunun en net örneklerini gördük. Bana göre ne kadar yetenekli olurlarsa olsunlar, fiziksel yetersizlikleri nedeniyle Talisca ve Asensio'nun birlikte oynadığı maçlarda F.Bahçe, günümüz futbolunun gerektirdiği total futbolu ortaya koyamaz.

ÜÇ MESSİ OLSA SON 16 ZORDU!
🔴 F.Bahçe nasıl bir 11'le sahada olmalı?
Talisca oynayacaksa Asensio oynamamalı, Asensio oynayacaksa da Talisca oynamamalı. Zaten fiziksel olarak çok güçlü olmayan İrfan Can'la birlikte bu üç isim aynı anda sahada olduğunda, Gornik Zabrze maçındaki oyun içi sıkıntıların daha da arttığını gördük. Messi hâlâ dünyanın en iyi futbolcularından biri. 40 yaşına gelmesine rağmen Arjantin Milli Takımı'nda kazandığı toplarla üç-dört rakibini geçip 30 metrelik sprintler atabiliyor. Elbette savunma yönü zayıf. Ama şöyle bir örnek vereyim; Arjantin aynı andaüç Messi ile oynasa herhaldeSon 16'ya bile kalamazdı. Orta saha ise Fred, Guendouzi, İsmail Yüksek ve Bartuğ Elmaz dörtlüsünden seçilecek üç savaşçı oyuncudan oluşmalı. Aksi halde rakiplerin geçişoyunlarında ciddi sıkıntılar yaşanır.

PAVLİDİS, SİSTEMİ İŞLETEN BİR FORVET
🔴 Forvet için Yunan golcü Vangelis Pavlidis ismi öne çıkıyor. Benfica'da Kerem Aktürkoğlu ile birlikte oynadı. Faydalı olur mu?
Pavlidis bana göre sadece gol atan değil, aynı zamanda sistemi işleten bir santrfor. Sırtıdönük oyunu çok iyi oynuyor. Zaten Kerem Aktürkoğlu'nun performansını yukarı çekmek için de bu özelliklere sahip bir forvete ihtiyaç var. Bir anlamda Vedat Muriqi de benzer özelliklere sahip bir santrfor. Bence Kerem'in en çok geliştirmesi gerekenyönü, topla buluştuğunda aceleci davranmaması. Takım arkadaşlarıyla birkaç pas yaparak oyunu dengelemesi, bire bir pozisyonlarda ise doğru zamanda adam eksiltmeyi denemesi gerekiyor. Günümüz Avrupa futbolundaki üst düzey kanat oyuncularını örnek alarak bu yönlerini geliştirmeli.

STOPER VE SOL BEK TRANSFERİ DE GEREK
🔴 Fenerbahçe'nin şampiyonluk için kadrosu yeterli mi? Forvet dışında ihtiyaç var mı?
Ben, her şeye rağmen Fenerbahçe'nin bir stoper daha transfer etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun yanında kaliteli bir sol bek de alınabilir. Çünkü Oosterwolde, agresif oyuntarzı nedeniyle her maç kart görme riskitaşıyor ve bu alışkanlığından hâlâ vazgeçmişdeğil. Bu nedenle forvet transferinin yanı sıra savunmaya yapılacak takviyelerin de sezonun kaderini belirleyeceğini düşünüyorum.

İsmail Kartal kararları kendisi vermeli!

Fenerbahçe'nin takım tertibini öğrendiğim zaman bir hayli endişelendim. Rakip güçlü olmasa da ilk maçtan bir avantaj da olsa İrfan Can, Taliscave Asensio gibi defansif özellikleriolmayan oyuncuların birarada olması, bana göre önemlibir problemdi. Rakibin hediye ettiği penaltıyla çok erken gelen golün moraline rağmen Fenerbahçe çok sıkıntılı bir ilk yarı geçirdi. Hele hele devrenin son 12 dakikasında Gornik Zabrze'nin topa sahip olma oranının yüzde 85'i bulmasını kabul etmek mümkün değildi. Bir de üstelik son dakikada da skora denge geldi. Neyse ki İsmail Kartal,55-60. dakikaları beklemedenikinci yarıya iki değişiklikle başladı. İrfan Can Kahveci ve Asensio'nun yerlerine Greenwood ile İsmail'i aldı. Bu tabloda ikinci yarıda yine Fenerbahçe istenilen oyunu sergilemese de zaman zaman kısa bölümlerde baskı da yemesine rağmen net pozisyon vermedi. Bazı bölümlerde de oyunu kontrol altında tuttu ve turu geçti. Kaleci Mert de iyi bir maç çıkardı. F.Bahçe, Zabrze'ye iki maçta iki gol attı, biri penaltıdan, biri frikikten… Zaten buradan sonuç çıkıyor ki sezon başında genel görüntü iç açıcı değil. Çok tehlikeliSturm Graz maçı öncesi İsmailKartal'a bir tavsiyem var… Ülkemizde, fizik açıdan günümüz futboluna zıt kutup teşkil etseler de yıldız futbolculara karşı bir hayranlık var. Dün bazı gerçekler ortaya çıktı. Öncelikle Asensio'nundeğil oynamak, yürüyecekhali yoktu. Greenwood kaliteli biroyuncu şüphesiz, o da hazır değil. Son Dünya Kupası bize gösterdi ki takımdaki bütün oyuncular savaşmak mecburiyetinde. İsmail Kartal, medyanın etkisinde kalmadan kararları

Garantiye almalıydı

F.Bahçe, sezonun ilk resmi maçında 70 dakika takım halinde tempolu ve iştahlı bir futbol sergiledi. Bu uzun bölümde takımın en büyük artısıyardımlaşmalı ön alan baskısıydı. 3 orta sahanın da ikili mücadele özelliklerinin olması ve de fiziki güçleri, pres başarısını sağlayan en önemli faktördü. İlk yarıda adeta tek kaleye dönen maçta sürekli preste top kazanılmasına rağmen üretkenlik çok sınırlıydı. Bir net pozisyon vardı, gol de Talisca'nın güzel frikiği ile geldi. 2. devre tempo daha da arttı. Bu bölümde pozisyonlar fazlalaştı. Ama bir türlü ikinci gol gelmedi. İsmail Kartal, öncelikle iki hamle birden yaptı… Oğuz-Kerem değişikliği doğruyduama Bartuğ-Asensio değişikliğiyanlıştı. Bartuğ, bana göre takımın en iyisiydi… Hem gole yakın hem de müthiş pres yapıyordu. O çıktıktan sonra hem tempo düştü hem de ön alan baskısı sona erdi. Zaten mantıken düşünmek lazım, etkili hücum pres ana stratejiniz ise Talisca ve Asensio birlikte oynadığında bunu başaramazsınız. Semedo çok iyi kanatbindirmeleri yaptı. İki nedeni vardı; İrfan Can'ın ona uygun kanat forveti olması, ikincisi de Portekiz Milli Takımı ile uzun süredir kampta olması… SonuçtaF.Bahçe tek farkla rövanşa gidecek. İşi garantiye almak gerekirdi ama iyi mücadele etmekten ve disiplinli oynamaktan başka Gornik'in önemli artısını gözlemlemedim. İlk maç için ölçü olmaz ama acaba daha güçlü takımlar karşısında F.Bahçe böyle önde baskı uygularsa rakibin geçiş oyunlarında nasıl bir savunma güvencesi oluşturulacak, bu şimdilik soru işareti.

Sistem kazandı

Dünya Kupası finalinde İspanya uzatmada attığı golle şampiyon oldu… Şunu belirtmek gerek ki İspanya çok güçlü bir takım. En önemli özellikleri oturmuş, inanılmaz pas trafikleri. Buna rakipler bir türlü çare üretemiyorlar. İkinci büyük özellikleri de istedikleri gibi top kullanıp kaptırdıkları anda da müthiş bir takım presi uyguluyorlar. Yani hem oynuyorlar, hem oynatmıyorlar. Finalde de bunu gördük. Arjantin takımı kaleye gidemedi. Gole yaklaştıkları an 119 ve 120. dakikalar… Onun dışında kaleyi göremediler. Bu tabi Arjantin açısından çok önemli bir olumsuzluk. Böyle bir takım rakibi ne kadar güçlü olursa olsun hücumda kısır kalmamalıydı. Diyeceksiniz ki bu kadar üstün oyunda İspanya neden golü zor buldu? Çünkü Arjantin'in bu maçtaki tek artısı iyi savunma yapmasıydı. Bunu blok halinde fazla gömülmeden iyi yapınca İspanya'nın pozisyon bulmasını mümkün olduğunda azaltabildiler. Sonuçta İspanya zafere ulaştı. Kutlamak gerek. İspanya hocası Luis de la Fuenta çok pasif bir görüntüde olan Baena'yı çok geç çıkardı. Niko Williams girdikten sonra İspanya'nın hücum gücü daha da şekillendi. Bir önemli notum da şu; her zaman vurguluyorum futbolda sistem çok önemli. Hiçbir zaman büyük bir takım tek bir yıldıza endeksli olamaz. Şampiyonada formsuz bir Yamal'a karşı kazandılar. Bir başka örnek de Messi. Takımı organize olamayınca Messi de sahada kayboldu.

Alman futbolu iflas etti!

🔴 Almanya ve Hollanda'nın elenmesi şok etkisi yarattı. Bu iki ülke futbolunun geriye gittiği yorumlarına katılıyor musunuz?
Almanya 2016'dan beri yavaş yavaş düşüş dönemine girdi. Bu sene de Alman futbolu tam olarak iflas etti. Paraguay'a son 32 turunda elenmesi böyle bir ekol için utanç verici. Üstelik gruplarda da kötülerdi. Hollanda'yı ise Almanya'dan ayırıyorum. Onları aynı kefeye koymamak gerek. Çünkü son Avrupa Şampiyonası'nda yarı final oynadılar. Bu turnuvada elendikleri takım Fas, hiç de yabana atılacak bir takım değil. Üstelik Hollanda, Fas'a penaltılarla elendi.



🔴 Kuzey Afrika'da Fas futbolu realitesi var. Büyük bir yükseliş gösteriyor. Son 16'ya kalmaları şaşılacak bir durum muydu?
Fas son dönemlerde büyük yükselişte. 2026 Afrika Uluslar Kupası'nda final oynadı. Mahkeme kararıyla şampiyon oldu. Son Dünya Kupası'nda yarı final oynadılar. Her sene üstüne koyarak gidiyorlar. Bazı oyuncular yavaş yavaş bırakıyor ama yerine yenileri geliyor. Buna en iyi örnek Saibari. Başarılı teknik direktörleri bıraktıktan sonra da altyapı hocalarını göreve getirerek sisteme devam etmeleri doğru bir tercihti.

39 YAŞINDAKİ MESSİ'Yİ GENÇLER ÖRNEK ALSIN
🔴 Brezilya eskiden turnuvaların doğal favorisiydi. Turu zor geçtiler. Ancelotti kupayı alabilecek mi?
Brezilya her zaman güçlü bir ekiptir. Zamana zaman başarısız turnuvalar da geçiriyorlar. Bu şampiyonada Ancelotti'yi takımın başına getirdiler. Ancelotti'nin iki özelliği var. Deneyimli ve taktisyen. Bunun dışında şansı da olan bir teknik adam. Günümüz futboluna baktığımızda çok çabuk oynanan bir oyun var. Brezilya ağır oynuyor. Ama deneyimli futbolcuları var. Vinicius gibi çok önemli bir kanat forveti var. Bakalım neler olacak!

🔴 Kupada hâlâ Messi ve Ronaldo konuşuluyor. Ne dersiniz?
İkisini de takdir etmek gerek. Bana Messi mi Ronaldo mu diye sorduklarında benim tercihim 'Messi' oluyor. Ama Ronaldo da tartışmasız çok iyi bir oyuncu. 41 yaşında hâlâ aynı hırsla takımına katkı veriyor. Messi de çok büyük bir yıldız. O da 39 yaşında ciddi katkı yapıyor. 6 golle turnuvanın en çok gol atan iki isimden biri. Avusturya maçında 2 gol attı ve rekor kırdı. Gollerden daha çok 90 dakikada fizik olarak diri kalması önemli. 39-40 yaşındaki bir yıldıza bıktığımızda bu durumu gençlerin örnek alması gerekiyor.

TEPKİLERİ BIRAK EYLÜL AYINA BAK
🔴 Milli Takımımız evine döndü. Uluslar Ligi'ne az kaldı. Neler yapmalıyız?
Montella göreve geldikten sonra lider olarak Avrupa Şampiyonası'na katıldık ve çeyrek final oynadık. Uluslar B Ligi'nden A'ya çıktık. Dünya Kupası elemelerinde grupta ikincisi olup play-off sonunda 24 sene sonra Dünya Kupası'na katıldık. Buraya kadar olanlar çok önemli. Çok başarılı bir teknik adam performansı var. Ancak Dünya Kupası'ndaki başarısızlık bilhassa 2 maçtaki yenilgi tepkilere yol açtı. Bu da normal. Federasyon başkanı, doğal olarak teknik direktörünün arkasında duruyor. Bu tepkiler, Eylül'de başlayacak zorlu Uluslar Ligi maçlarında güçlü rakiplere karşısında ne gibi sonuçlar alırız, tepkiler devem eder mi, bunu milli takımın performansı gösterecek. Montella'ya tavsiyem, yanlış ısrarlarından vazgeçmeli. Grup maçlarında hatalarını gördük. Bazı gerçeklerimiz üzerinde tedbirlerimizi artırmalıyız. Nedir? Futbol atletizme döndü. Tempomuz uygun değil. Boy durumuna göre kalemize gelen duran toplarda her takım karşısında tepkiler yaşıyoruz. Ders çıkarmamız gerekiyor.

Buradan ders çıkarıp önümüze bakacağız

Bu maçta hiç olmazsa prestijimizi kurtardık. Tabii ki bu galibiyet, hem ilk 2 maçta aldığımız kötü sonuçları hem de Dünya Kupası'nda grup sonuncusu olarak turnuvaya veda ettiğimiz gerçeğini silmez…İddiasız maç, korakor mücadeleye sahne oldu. Karşılıklı ataklar vardı. Yine oyun başı kâbusu yaşadık. İlk 3 dakikada 2 pozisyon üst üste verip 3 pozisyonda golü yedik. Kısa süreli bir şoktan sonra, toparlanma süreci yaşadık. Arda'nın güzel golüyle skora denge getirdik. Daha sonra da Orkun ile öne geçtik. Bu golün yapılışı gerçekten mükemmeldi (FIFA golü Barış Alper'e yazdı). Daha sonra devreyi bitirdik… İkinci devrenin başı yine çok kısa sürede golü yedik. Ondan sonra sıkıntılı bir 20 dakika geçirdik. Ardından tekrar oyuna denge geldi. Montella uzun süre oyuncu değiştirmedi. Sonrasında yaptığı değişiklikler ise benim mantığımla bağdaşmadı. Ama sonuçta son saniyede Kaan'ın golüyle galibiyete ulaştık. Bu Dünya Kupası'ndan mutlaka gerekli dersleri çıkarmalıyız. Öncelikle ben ligimizde ve takımlarımızın Avrupa maçlarında zaman zaman yeri geldikçe vurguluyorum, dünya futbolu atletizme dönmüş durumda. Onun için kesinlikle fizik ve kondisyon olarak güçlü olacaksın ve bunda devamlılık sağlayacaksın. Bir diğer önemli eksiğimiz de kolay pozisyon vermemiz. Bu da günümüz futbolunda handikap teşkil ediyor. Bunlar üzerinde çalışmamız gerekiyor. Ayrıca kalemize gelen duran toplarda her zaman tehlike yaşamamız da ayrı bir sorun. Son maçta en çok Salih ve Ozan'ı beğendim.

Sosyal medyaya bakmayın

🔴 Avustralya karşısında büyük bir hayal kırıklığı yaşandı. Yoğun eleştiriler oldu, TFF başkanından da yanıt geldi. Ortalık bayağı karıştı. Bu durum takımı nasıl etkiler?

Bu tip olaylar doğal olarak duygusal olarak bizde fazla yansıyor. Çünkü bizim iki kötü alışkanlığımız var. İyi bir olayı çok abartmak... Olumsuz neticede ise tam tersi ağır eleştirilerde bulunmak. Tabii ki üzücü sonuç aldık ama Dünya Kupası'nda her zaman sürpriz sonuçlar çıkar. Diğer müsabakalara da baktığımızda çok inanılmaz sürprizlere sahne olan bir turnuva izliyoruz. Bütün bunları bir kenara bırakıp Paraguay maçına odaklanmalıyız. Her şey bu maça bağlı. Paraguay maçında yüksek motivasyon ve hırslı bir mücadeleyle en iyi sonucu almaya çalışmamız gerekiyor. Oyuncularımızın ve teknik heyetin sosyal medyadan uzak kalması, kulaklarını kapatması lazım.


🔴 Paraguay maçında nasıl oynamalıyız, takımın 11'i değişmeli mi?

Ben futbolcularımızın bu maçta her şeylerini verecekleri kanaatindeyim. Rakip de aynı düşüncede. O açıdan işin zorluk derecesi ortada. Takım tertibine gelince, Kenan'la başlayacağımız için Arda Güler'in forvet arkasında görev alması gerekiyor. Sağ bek konusunda tartışmalar var. Ama Avustralya maçında Zeki'nin performansının düşük olmasının nedeni oyun sisteminden kaynaklandı. Arda sağ önde oynayıp oradan merkeze girdiği için bu kulvar çoğu kez Zeki'ye kaldı. O yüzden de o bölgede sıkıntılar yaşadık. Zeki'nin önünde Barış veya Yunus oynadığı takdirde bu zaaf giderilir. Orta sahada da tahminimce Hakan'ın yanında İsmail veya Orkun'dan biri tercih edilecek.

🔴 Şu ana kadar Dünya Kupası'ndaki sonuçları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Her takım zorluyor. Net favoriler puanlar kaybediyorlar. Büyük takımlar zorluk yaşıyorlar. İspanya ve Portekiz'in neticeleri ortada. Diğer favori kazanan takımlar da çok zorlandılar. Örneğin Gana, Panama maçında öldü öldü dirildi. Büyük ihtimalle kaybedeceği maçı son saniyedeki kontratak golüyle kazandı. Böyle çok örnek var. Ama Dünya Kupası böyledir. Çünkü oraya gelen her takım, zayıf görünen takımlara bile kaybedecekleri bir şey olmadığı için sahaya bütün hırslarını mücadelelerini yansıtırlar zaten şu güne kadar da bunları gördük. Favori takımlardan bir tek İngiltere, Hırvatistan karşısında başarılı bir futbol oynadı. Benim 1 numaralı favorim Fransa, Senegal karşısında ilk yarıda kötü oynamasına rağmen ikinci yarıda gerçek kimliğine büründü. Messi'nin sürüklelidği Arjantin bildiğimiz gibi her zaman güçlü takım.

Göle’nin tertibi ve hamleleri doğruydu!

Fenerbahçe dün gece sezonun en hareketli ve en üretken maçlarından birini sergiledi. Bunun bana göre iki nedeni vardı. Birincisi; Başakşehir'in kötü oyunu ve bilhassa da alışılmış dışı takım savunmasındaki rahatsızlıklardı. İkinci nedeni Zeki Murat Göle'nin sahaya doğru takım tertibi sürmesi, oyun içinde de yerinde ve zamanında hamleler yapmasıydı. Ben sezon başından beri Fenerbahçe'nin mutlaka 3 koşan orta saha ile oynaması gerektiğini söylüyorum. Zaten ileri uçta gerek kanatlarda gerekse santrforda sorunlar var. Bu zaafı en aza indirmenin tek yolu koşan orta sahalardır. Guendouzi yoktu ama Kante, İsmail, Fred üçlüsü başarılıydı. Fred sahanın en iyisiydi. Takım hırslı olunca, orta saha da iyi çalışınca Talisca kalitesiyle hat-trick yaptı. Trabzonspor'un da beraberliğinden sonra Fenerbahçe ikinciliği büyük ölçüde garanti altına aldı. Sakatlıktan sonra Semedo'nun performansı çok düşük. Dün gece de bilhassa ilk devrede bu kulvar çok aksadı. Tedesco cephesinde kimsenin pek düşünmediği bir konu var. Çok mecbur kalmadıkça takımdaki 4 oyuncuya bakış açısı olumsuz. İsmail, Fred, Mert Müldür. Oğuz Aydın... 4 futbolcu da kesinlikle harcanacak isimler değildi. Başakşehir, tanınmayacak kadar kötü oynadı. Ne motivasyon ne taktik ne oyun disiplini yeterli değildi. Hakem Oğuzhan Aksu'yu takip ediyorum. Kumaşı iyi, aman bozulmasın.