CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Şimdi Fenerbahçe ne kazandı? Muhasebe zamanı!

Meslek hayatım boyunca yaşamadığım bir ilke dün gece olay yerinde tanıklık ettim. Şanlıurfa 11 Nisan Stadı'na 5 saat önce geldim. Fenerbahçe'nin bütün olumsuz açıklamalarına rağmen özel güvenlik, polis, stat çalışanları, kulüp görevlileri ve TFF, 21.30'a canla başla hazırlanıyordu. İftar vakti yüzlerce görevli, oruçlarını açtıktan sonra hiç ara vermeden hummalı çalışmalarına devam ettiler. Ortada büyük bir emek vardı. Şanlıurfa'ya indiğim andan itibaren sokak sokak dolaştım. Sağ olsunlar her yerde ilgi gösterdiler. Hepsinin şikâyeti aynıydı: "Fenerbahçe neden buraya gelmiyor biz Ali Koç'a ne yaptık." Gönül kırgınlığı kolay kolay geçmez. Ali Bey maçtan önce yaptığı basın toplantısında yine uzun uzun aynı şeyleri tekrarladı, camiasına seslendi. Cümlelerinden biri de şuydu; biletleri satın aldıklarını söyledi. Bu çok mu önemli, her şey para ile satın alınabiliyor mu! Isınmaya çıkan U19 oyuncularının yüzündeki ifade ve tedirginlik açık ve net bir şekilde belli oluyordu. İcardi'nin golünün hemen ardından sahadan çekildiklerinde, ben de görevim icabı çıkış tünelinin yanındaydım. Hepsinin yüz ifadesine odaklandım… Geleceğin yıldız futbolcularında mutsuz ve hayatları boyunca unutamayacakları bir ana tanıklık etmenin vermiş olduğu hüzün vardı. Sakın onları kahraman ilan etmeyin, bu daha da büyük bir kötülük olur. Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ve yönetimi bu kararı alarak birçok kesimi cezalandırmış olabilir ama bugün de şunu kendisine mutlaka sormalıdır; "Ben ne kazandım, bundan sonra Fenerbahçe için neler değişecek?" Son sözümüz de Galatasaray'a olsun… Şanlıurfa'ya geldiler, maç tatil olmasına rağmen sahada idman maçı yaptılar, tribünleri mutlu etmeye çalıştılar ve kupayı kazandılar. Bu cesareti gösterdikleri için tebrik ederim. Türk futbol tarihi Galatasaray'ı da yazacak Fenerbahçe'yi de. Her şey dün gece itibariyle arşivlere geçti.

Bu ceza kime! Depremzedeye mi, U19’a mı, futbolun aktörlerine mi?

Fenerbahçe yönetiminin, kararları kulübe ve camiaya fayda sağlaması için alması gerekir normalde… Soruyorum: Süper Kupa finaline U19 takımı ile çıkmak Fenerbahçe'ye ne kazandıracak? 17 Mart tarihinde Trabzonspor ile oynadınız, dün akşam da Adana Demirspor ile. Avrupa'daki Olympiakos maçınız ise 11 Nisan'da… Futboldan birazcık olsun anlayanlar, 25 günde 2 maça çıkmış iki takımın maç eksiği çekeceğini ve ritminin bozulacağını bilir. Süper Kupa ile Pire'deki deplasman arasında 4 gün var. Bu süreyi Samandıra'da idman yapıp geçirecek olan İsmail Kartal'ın da bu karardan mutlu olmadığına eminim. Ama sessiz kalır!…
Gelelim 2 sezon Türkiye Kupası'na katılmama fikrine. Karar demiyorum çünkü Fenerbahçe'nin 3 ay sonra seçimli kongresi var. Başkan Ali Koç, "Devam etmeyeceğim" dedi. Kulübü 3 kulvardan birinde 2 yıl boyunca mücadeleden uzak tutmak neyin aklıdır! Zaten bu kararı da Koç alamaz. Fenerbahçe'nin 3 ay sonra seçeceği yeni başkanı alır. Diyelim ki Koç oldu başkan, bu kez bir daha yeni yönetiminin genel kurul üyelerinden bu konuda muvafakatname alması gerekiyor.

İTALYA'DA KULÜP SAHİPLERİ BİLE BU KARARI ALMAZ!
İtalya'da futbol kulüplerinin başkanları
aynı zamanda patronlar. Sahibi ne isterse yapar diyen varsa baştan söyleyeyim: O takımların taraftarlarının kabul etmediği hiçbir kararı başkan patron olsa da alamaz. Bu iş X oyuncuyu aldım, Y'yi sattıma benzemez. Bizde seçimle koltuğa oturan başkanların tek başına alacakları kararlar değil bunlar.

ŞANLIURFA HALKINA AYIP OLMADI MI?
Şanlıurfa'da binlerce insan bu finali 2 aydır bekliyor. Hasılatı depremzedelere bağışlayacağınızı açıkladınız… A takım ile gelmese de o stat dolar. Ama bu yöre halkına ayıp ettiğiniz gerçeğini değiştirmez. Bir de diyorsunuz ki, "Evet hata ettik, Şanlıurfa'ya bir gün geleceğiz.."
Bir de gelelim U19'da forma giyen çocukların ruh haline. Bu çocuklar Fenerbahçe'nin geleceği öyle değil mi? Dün Erol Bilecik bu açıklamayı yaptıktan sonra emin olun o çocukların elleri ayakları titriyordur. Bunlar piyon mu? U19 takımı 90 dakika boyunca ezeli takımına karşı mücadele mi edecek yoksa olayı protesto şovuna dönüştürüp, kısa sürede başka bir planınınız mı var?

ALİ KOÇ 6, F.BAHÇE 117 YILDIR VAR
Bilecik'e göre de var! Önceki gün kongreye gelen üyeler, stadyumu terk ederken öfkeliydi. Bu karara ardından sosyal medyada binlerce Fenerbahçeli katıldı. Emin olun sesini duyuramayan milyonlar da Galatasaray'a karşı finalde genç oyuncular ile oynamanın manasızlığını dile getiriyorlar. Tekrar altını çiziyorum. 3 aydır farklı mekan ve zamanlarda başkanlığa devam etmeyeceğini açıklayan Koç, bu kongreyi kendisi için bir güvenoyu için mi düzenledi yoksa 6 yılın ardından ben gittikten sonra "Ne haliniz varsa görün" mü diyor yeni yönetime. Akil Fenerbahçeliler bence bu soruların yanıtını arasın. Sayın Koç 6 yıldır başkan, Fenerbahçe ise 117 yıldır var.

Yabancı hakemler işbaşı yapıyor!

Son haftalarda hakem hataları yine çok konuşulmaya başladı. Özellikle Fenerbahçe- Alanyaspor maçının hakemi Çağdaş Altay haftaya damga vurdu. Hataları büyüktü… Muhtemelen zayıf not aldığı için bir süre görev verilmeyecek. Maçın VAR hakemi Erkan Engin de yine başarısız isimlerden biriydi. Süper Lig'de bu hafta çok önemli... Yabancı hakem gözlemcileri mesailerine başlayacak. Bu yabancı hakemlerin ülkeleri Portekiz, Almanya, Hollanda, Kuzey İrlanda ve İngiltere... UEFA'nın eski elit hakemlerinden oluşan bu gözlemci grubunun notları, yeni dönemde hakem puanının yüzde 50'sine tekabül edecek. Yeni dönemde TV gözlemcileri olmayacak.




Stattaki maç gözlemcilerinin hakem puanına etkisi yüzde 30 olacak. VAR hakemleri ve maç hakemlerinden oluşan 119 kişinin anketiyle verilen notların toplam nota etkisi yüzde 20. Bu uygulama umarız hataları bitirir. TFF'nin bu radikal kararının fayda ve zararını önümüzdeki süreçte göreceğiz… Bu adımı bir futbolsever olarak destekliyorum.

ERYAMAN'I BIRAK AVRUPA'YA BAK!
Galatasaray bu gece Türkiye için de önemli bir maça çıkacak. Ligimizdeki son tartışmalar yüzünden bir Avrupa gecesi heyecanını daha yaşayamadık. Bir yanda hakem skandalları, diğer tarafta zemin sorunları ve arka arkaya yapılan suçlamalar… Avrupa'ya odaklanmamız gereken bir haftada kısır tartışmaları bir kenara bırakalım.. Galatasaray, günlerdir Ankaragücü maçının nerede oynanacağını tartışıyor. Ankaragücü yanıt veriyor. Kamuoyu da ne olacak diye bekliyor. Sonuç; SABAH SPOR'UN DÜN GAZETEDE duyurduğu gibi maç Ankara'da Eryaman Stadı'nda oynanacak. TFF bu kararı şüphesiz zeminle ilgili aldığı raporlara göre verdi. Temsilcimiz Galatasaray için zor bir gece olacak. Ve biz ülke olarak Avrupa maçlarının önemini anlatamıyoruz… Türkiye, ülke puanı sıralamasında 37.100 ile 9'uncu sırada yer alıyor. Galatasaray'ın bugün Sparta Prag ile oynayacağı karşılaşma, kritik öneme sahip. 11. basamakta bulunan Çekya, hem bu sene hem de önümüzdeki yıllar açısından en önemli rakiplerimizden. Türkiye'nin en yakın takipçisi ise 35.850 puanlı İskoçya… Şampiyonlar Ligi grup maçlarında sarı-kırmızılılar kaliteli maçlar oynadı ve iyi sonuçlar da aldı. Teknik direktör Okan Buruk'un Devler Ligi'nde, özellikle Bayern Münih maçlarında sahneye koyduğu cesur ve pozitif futbol Sacha Boey'e rekor bedelle Münih kapılarını açtı. Avrupa sınavları, hem futbolcuların piyasa yapması hem de yüksek satış bedelleriyle borç batağındaki kulüplerimize can simidi... Galatasaray ve Fenerbahçe'ye bu sezon çok iş düşüyor. Türk futbolunun marka ve prestij değerini, içerideki şampiyonluklar değil Avrupa'da havaya kaldırılacak bir kupa belirler...

KARTAL'A DÖRT ELLE SARILIN!
Fenerbahçe-Alanya maçından sonra tartışılan tek isim vardı; İsmail Kartal... İyi günde de kötü günde de birinci sorumlular ya baş tacı edilir ya da hedefe konulur. Bunlar futbolun doğal kanunu... Ali Koç, başkanlık koltuğuna oturduğundan beri 10 teknik direktör değiştirdi. Bunların içinde yerli de var, yabancı da... Dünyaca ünlü Jorge Jesus bile geldi. Ama hiçbirisi şampiyonluğu getiremedi.




Şimdi Kartal tartışılıyor... Kulüpten herhangi bir ismin tecrübeli hocaya destek açıklaması yaptığını duymadım. Hatta 'Mourinho gelsin' diyenler bile çıktı... Bütün bunların hepsi de F.Bahçe'nin içinden yapılıyor. Yani hocaya sahip çıkması gerekenler... F.Bahçe camiasının yapacağı tek bir şey var; İsmail Kartal'a dört elle sarılmak. Bence ötesi hüsran olur...

FUTBOLUN YENİ İHALESİ NASIL SONUÇLANIR!
Türkiye Futbol Federasyonu, Yayın İhale Komisyonu'nun tekliflerini değerlendirmek için dün toplandı. Bir süredir bu komisyon biraraya geliyor ve analizler yapıyordu. Teklifler artık verildi. Peki nasıl bir rakam ortaya çıkacak? İhale için en yüksek rakamı beIN SPORTS vermiş!. Söz konusu senelik paranın 130 milyon dolar olduğu kulislerde konuşuluyor. Ama buna Kulüpler Birliği ve TFF tatmin olmamış.. Sonuçta da teklifin yükseltilmesi için çalışmalar yapılıyor. Rakamın 150 milyon dolar olması halinde kulüpler ve TFF kanadı mutlu olacakmış. O rakam olur mu bilmem ama eski yayıncı ile hayat devam edecek gibi..

Kafamdaki soru işaretleri...

Kayseri'de çok da tadı tuzu olmayan bir maç izledik. Dikkatimi çeken notları madde madde yazmak istiyorum.
1-Sadece Eryaman Stadı değil ligimizdeki stadyumların yarısından fazlasının zemini kötü. Devlet, güzelim statları yapıyor ama kulüpler milyon Eurolar verdikleri oyuncularına güzel zemin sağlayamıyor. İvedilikle çözülmeli.
2-Beşiktaş; Muçi, Al-Musrati ve Worrall ile camiasına moral verdi.. Kayseri'deki bozuk zeminde yeteneklerini ve potansiyellerini gösteremediler. Özellikle Worrall top kontrolünde zayıf ve yavaş.. Belki ilk defa hayatında böyle bir zeminde oynadı. Bana Beşiktaş'ta fark yaratacak bir oyuncu gibi gelmedi.
3-F.Bahçe ve G.Saray'ın beklerinden aldığı hücum katkısına bir bakın… Trabzonspor'un yeni transferi Meunier, iki maçta iki asist yaptı. Ama Beşiktaş'ta bu mevkilerden bir katkı yok.. Ne Onur ne de Bakhtiyor hücuma destek veriyor. Bu, Beşiktaş'ın öndeki dörtlüsüne kendi aralarında işi bitirme mecburiyeti getiriyor. 4 kişi, 9 kişilik defansa ne yapabilir!
4-Al-Musrati bölgesinde marka bir isim. Ayağı temiz, iyi bir orta saha oyuncusu. Beşiktaş'a faydalı olacağına inanıyorum.
5-Muçi, ilk maçında iyi bir kumaş olduğunu belli etti. Ancak Santos sağ kanatta oynatıp dizginledi… Aynı tercihi bir önceki maçta da Semih'e yapmıştı. Ghezzal ve Rashica yok. Ancak ne Muçi ne de Semih sağ kanatta oynar..
6-Burak Yılmaz cesur oynattı. 14 hücum geliştirdiler. Son vuruşlarda doğru yapsalar rahat kazanırlardı.
Sonuç; Beşiktaş yarışta yok. Taraftarın bu sezondan beklentisi yok. Ama gelecek için hayaller kuruyorlar. Bu hayallerini Santos, gerçeğe dönüştürebilir mi bu konuda kafamda soru işaretleri var..

Bu sözler onu Beşiktaşlı yaptı!

Bu sezonun en çok dalgalanan, en çok yıpranan ve en çok fırtınalardan geçen takımı şüphesiz Beşiktaş… Böyle bir kulübü ayağa kaldırmak kolay değildi. 5 teknik direktör, 2 başkan ve 2 yönetim… Sonda yazacağımı başta yazayım; Fernando Santos, Beşiktaş'a ilaç oldu… Kartal'ın ağır ağabeyi… Beşiktaş oyun olarak çok büyük bir aşama kaydetmedi ama saha kenarında oyuncuların saygı duyduğu bir hoca var artık… Buradaki en büyük sıkıntılardan biri, otorite boşluğuydu. Portekizli teknik adamın verdiği demece bir bakalım; "Bizim stadımızda kimse bizden fazla koşamaz, bizim stadımızda kimse bizden fazla savaşamaz." İşte Beşiktaş'ı, camiayı anlamak buydu. Bu yeni teknik direktörün, Beşiktaş için sarf ettiği bir söz değildi elbette. Daha önce de çalıştırdığı takımlar için ifade ettiği ve taraftarın duymak istediği bir sözdü. Beşiktaş yönetimi, bu sözleri stadın duvarlarına yazmalı. Güzel bir motivasyon olur. Beşiktaş'ın önünde mayısa kadar değerli bir zaman var. 4 maç kazanırsa kupada finale kalabilir. Avrupa bileti almak ve kupa kaldırmak, bu kadar dalgalanmalardan geçen bir takıma büyük hediye olur.



FORMA DEĞERLİ, KAPRİS BİTTİ!
Santos, üç futbolcu talep ettiğini söyledi. 6 numara, 10 numara ve bir de stoper istiyor. Başkan Hasan Arat ve ekibi, bu talebe karşılık verecektir. Oyun olarak da Beşiktaş'ın ileriye giden bir gelişimi var. Bunun en büyük nedeni; kenardaki hocayı görünce topsuz oyunda bile pozisyon alan futbolcular var artık! Yani formanın pahalı olduğunu her futbolcu iyi biliyor.

BİR NOT!
Santos'un gelmesinin etkisiyle son 3 maçta kalesinde gol görmeyen Beşiktaş, istatistiklerde de rakiplerine üstünlük sağladı. Topa %49 ortalamay-ortalamayla hakim olan siyah-beyazlılar, 55 şut la ve 19 isabet değerinden 12 gol bula-bularak %63 başarı yakaladı. Rakibin 8 şutu rak engellenirken 22 hava topu kazanıldı, 37 top çalındı ve 17 pas arasıyla rakibin gelişmekte olan atağı engellendi.

DEPREMZEDELER İÇİN GÖREV SİZİN!
Riyad'daki Süper Kupa Galatasaray ile Fenerbahçe'nin yaşadığı pankart ve tişört sorunu nedeniyle ertelenmişti. İki kulüp, finalin yeni tarihi için ocak ve şubat aylarını kabul etmedi. TFF de bu nedenle bir tarih açıklayamadı. Mart ya da nisan için bir tarih verilebilir. 6 Şubat'ta Türkiye, binlerce insanını kaybettiği depremin yıldönümünü yaşayacak. Keşke o tarihte bir final olsa ve kazanımı da depremzedelere gitseydi. Yine de bu bağışı yapabilirler ki yapacaklarına da inanıyorum. Deprem bölgesini unutmamak lazım. Kulüplerimiz üzerlerine düşeni yaptı, fazlasını yapmaya devam etmeli. Bu arada; Arabistan'dan aldıkları yaklaşık 100 milyon TL'yi iade etti mi Galatasaray ve Fenerbahçe…

Bir teknik direktör takımı kötülemeyecek Santos gibi yapacak!

Beşiktaş, yeni teknik direktörü Fernando Santos ile iki maçta olumlu bir hava yakaladı. Takımın en büyük sorunu psikolojik olarak oyuncuların bir çöküş yaşamasıydı. Dünkü maçtan sonraki açıklamalara da bakarsak oyuncuların yüzlerine renk gelmiş. Kendilerine güvenmeye başlamışlar.. Hatırlarsanız Şenol Güneş, Burak Yılmaz ve Rıza Çalımbay döneminde yapılan açıklamalarda hedefe konan, taraftarın önüne atılan bir takım vardı. Özellikle Burak Yılmaz ve Rıza Çalımbay başarısızlıklarını böyle örtmeye çalıştılar. Oysa bu oyuncuların kaliteli oldukları bir gerçekti. Bugün Türkiye Semih Kılıçsoy'u tanıdı. Aboubakar belki de dönmeyecek... Zaten dönmeyi de hak etmiyor. Semih gibi Rashicha'nın performansı, Gedson'un kendine gelmesi, yeni genç yeteneklerden Demir Ege'nin kendine olan güveni ve diğer futbolcular.. Kolay değil... Yarıştan kopmuş ve beşinci teknik direktörüyle çalışan bir takımdan bahsediyoruz. Beşiktaş sezonu kaybetse de gelecek adına iyi bir temel atabilir. Portekiz Milli Takımı'ndaki asık yüzüyle bildiğimiz Santos dünkü maçtan sonra üçlü çektirdi. Bu görüntüler, Beşiktaş'taki aile ortamının tekrar yaşandığının bir göstergesiydi. Bu saatten sonra Santos'un başarılı olmasını bekliyorsanız taraftarın yapacağız tek bir şey var. Sabredecek, kayıtsız şartsız bu takıma destek verecek. Yoksa 6. hoca da gelir...



İCARDİ'NİN SUÇU YOK!
İcardi yine son günlerde en çok konuşulan, tartışılan oyuncu.. Ayağına ve yüzüne aldığı darbe nedeniyle sıkıntıları var ve şu an ülkesinde.. 20 gün oldu yüzüne darbe alalı.. Artık kontrol zamanı.. Dolayısıyla bugünyarın Türkiye yani İstanbul'da olması lazım. Birçok yıldız futbolcu geçirdiği ciddi sıkıntılar, ameliyatlar nedeniyle bir süre ülkesinde tedavi görebiliyor. Mesela Sergio Oliveira da Portekiz'e gitmişti.. Buradaki önemli nokta şu.. İcardi ayağına, sonra da yüzüne ciddi bir darbe aldı.. Bakambu'nun Afrika Kupası'na gideceği belli.. Transfer dönemi başladı.. Fenerbahçe, iki 6 numarası varken bile transfer yaparken Galatasaray bu kadar ihtiyacı olduğu bölgeye neden bir çalışma yapmadı? Kayserispor ve arkasından Trabzonspor maçları var ligde. Şimdi diyelim İcardi geldi hafta başı.. 3 haftadır idman yapmayan bir oyuncu Trabzonspor maçında da oynayamaz normalde. Maske de taksa.. İşte bu durumda sıkıntı büyüyor.. Sosyal medya coşuyor!

VATAN SİZE MİNNETTAR
Son dönemde gelen şehit haberleriyle derin üzüntüler yaşıyoruz. Ülkemizin bağımsızlığı, topraklarımıza olacak sızmaları önlemek ve bayrağımızın dalgalanması için şehit olan askerlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Sınırlarımızın hem içerisinde hem de dışarısında teröristlerle ve onları destekleyen iç ve dış mihraklarla (ülkeler) mücadeleye devam eden kahramanlarımıza Allah güç kuvvet versin.

Sahada yabancı sınırsız

BAKAN BAK, TFF VE KULÜPLER RİVA'DA BIRARAYA GELMİŞTİ.
Uzun
zamandır Türk futbolunda yabancı sayısı tartışma konusu... Kulüpler Birliği'nin bu konudaki farklı düşünceleri nedeniyle ortak nokta bulunamamıştı.. Süper Lig kulüplerinin bir kısmı, sınırsız yabancı isterken, bir bölümü 8+3 formülünün devam etmesini talep etmişti. Azınlıkta kalan bir grup ise yabancı sayısının 7'ye düşürülmesini istiyordu.



Önceki gün Riva'da Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak'ın da katıldığı önemli bir zirve yapıldı. Bakan Bey ayrıldıktan sonra kulüplerin görüşmesi devam etti. TFF yabancı sayısı konusunda kulüplere 2 öneri getirdi. 1- Kadronuzda toplam 12 yabancı isim olur. Sahada ise 11 yabancı oynayabilir. 2- Eski sistem devam eder: Toplam 14 yabancı ve sahada ise 8+3 formülü... Önerilerden 1 numaralı seçenek sıcak karşılandı ama resmi bir karar ya da oylama (Kulüpler arasında) yapılmadı. Gündemdeki konulardan biri de play-off oldu. Bir süre önce TFF, Süper Lig takımlarına önümüzdeki sezon için farklı seçeneklerle play-off önerisinde bulunmuştu. Kulüpler play-off'a sıcak bakmadıklarını bildirdiler.




YÜZDE 51 FEDERASYON
YÜZDE 49 KULÜPLER!
Türk futbolunun kanayan yarası haline gelen hakem konusu da hem TFF hem de Süper Lig kulüplerinin gündeminde. TFF, kulüplere yeni bir modelden bahsetmiş ve MHK'nin yönetiminde takım temsilcilerinin de olabileceğini iletmişti.



İngiltere ve Almanya'da olan model için kulüplere "MHK'nin yönetim kurulunda yüzde 51 TFF, yüzde 49 sizin temsilcileriniz olsun" teklifi sunuldu. Bu önerinin Kulüpler Birliği tarafından olumlu karşılandığı kaydedildi. Taraflar ilerleyen günlerde bir araya gelerek konunun detayları üzerinde fikir alışverişinde bulunacaklar.

MHK’nin %49’u kulüplere! Yabancı sayısı 12!

İki gündür SABAH Spor olarak bu görüşmenin haberlerine sayfalarımızda ve sosyal mecralarımızda yer veriyoruz. Çok önemli bir buluşmaydı. Hem federasyon hem kulüplerin, ortak yolda uzlaşmaları şarttı. Bu nedenle toplantıya Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak'ın katılması değerliydi. Nitekim Sayın Bakan, zirvenin temsilcilerine kısa ve net bir şekilde şu mesajı vermiş: "İnsanların futbol zevkine, keyfine çelme takmayalım. Hepimiz için toplumun huzuru, spor sevgisi önemli. Tatsız şeyler yaşasak da beraber üstesinden geleceğiz. İnsanları germeyelim. Açıklamalarımıza dikkat edelim." Elbette ki futbolda özellikle hakemlerle ilgili sorunlar devam ediyor. Fakat uzlaşmacı bir yapıda olmak şart. Sayın Mehmet Büyükekşi'nin de söylediği gibi önümüzde Avrupa Şampiyonası var. Milli oyuncularımızın performansı önemli. Gurbetten gelen isimlerin de öyle. İki olayla dünya basınına manşet olduk. Bir üçüncü olayı futbolumuz kaldıramaz. Yarın derbide yönetici ve başkanların dostluk mesajını hem maç öncesi hem de sonuç ne olursa olsun maçtan sonra vermeleri şart. Bu toplantı milat olmalı. Sayın Bakan'ın dediği gibi insanlar artık gerilmek istemiyor. Altı üstü bir oyun. Gelelim Sayın Bakan ayrıldıktan sonra devam eden toplantıdaki bazı detaylara… Uzun süredir Kulüpler Birliği ile TFF, yeni MHK yapısı üzerine müzakereler yapıyordu. Dünkü buluşmada MHK'nin yapısı için yüzde 51 TFF'den, yüzde 49 da Kulüpler Birliği'nden üyelerin olması konusunda bir fikir tartışmasının olduğu ve tarafların bu konuda uzlaştıkları öğrenildi. Rakamlarla ilgili kesin değerlendirme de önümüzdeki toplantılara bırakıldı. Masaya gelen önemli konulardan biri de yabancı sayısı… Biliyorsunuz uzun zamandır kulüplerin büyük bir kısmı sınırsız yabancı isterken, bir kısmı da mevcut kuralın (8+3) devam etmesinden yana tavır koyuyordu. TFF'nin, Kulüpler Birliği üyelerine "Maksimum 12 yabancıyla anlaşın ama ilk 11'de sınırlama yok" diye bir teklifte bulunduğu kaydedildi. Süper Lig başkanları bu öneriye sıcak baktı.

Riva’da tarihi buluşma! Artık ateşi söndürün!

Bugün Riva'da son zamanlarının en büyük toplantılarından biri olacak. Haberi dün SABAH Spor'da okudunuz. Türkiye Futbol Federasyonu, Kulüpler Birliği Vakfı ve Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak saat 14.00'te bir araya gelecek. Biraz geriye gidelim. Hakem Halil Umut Meler'e yapılan saldırı, arkasından İstanbulspor'un, Trabzonspor maçında takımı sahadan çekmesi ve yangına dönen futbol dünyası... Bugün ateşe su dökme günü... Yangının söndürülmesi şart. Daha önce de yazmıştım, futbolun en büyük düşmanı sosyal medya diye. Son 10 gündür inanılmaz şeyler yazılıp çiziliyor. Meslek ahlâkını bir kenara bırakıp taraflı yorum yapan onlarca kişi var.



Hakemler hedef, TFF hedef, futbolcular hedef... Kulüpler Birliği'nin yapı itibarıyla 2-3 gruptan oluştuğu görülüyor. TFF'ye karşı olan, yorum yapmayanlar ve beğenenler. Tabi ki herkesin aynı düşüncede olmasını beklemek hayalcilik olur. Lakin, "Futbol batsın, kaos olsun" zihniyetini savunmak ise en büyük kötülüktür bu ülkeye. İki skandal olayda da dünya basını bizi yazdı. Yazık değil mi? Biz niye bu haberlere konu oluyoruz. Bizim hakemlerimizi neden çevik kuvvet polisi sarıyor. Bu fotoğraf hoş mu? Bugün zirvede hem TFF tarafı hem de kulüpler tarafı söyleyeceğini söyler. Sayın bakanın da illaki taraflara söyleyeceği şeyler olur. Biraz sükûnet, biraz sabır ve bel altı değil, doğru dürüst eleştireler adına umarım yapıcı bir toplantı olur. Bizim buna ihtiyacımız var.



KADIKÖY'DE DE AYNI FOTOĞRAF OLSUN!
F.Bahçe Başkanı Ali Koç, hafta içinde Beşiktaş Başkanı Hasan Arat'ı ziyaret etmiş ve harika görüntüler vermişlerdi. Futbol adına hele de şu günlerde özlediğimiz bu kareleri tek tek alkışlıyoruz. Ama bu görüntünün devamını Fenerbahçe- Galatasaray maçında da bekliyoruz. Ali Koç ev sahibi, Dursun Özbek misafir. Futbol bayramı için Koç'un, Özbek'i en güzel şekilde ağırlaması şık bir hareket olur. İşte o zaman Arat ve Koç'un verdiği mesajların ne kadar samimi ve içten olduğunu görürüz. Bakalım nasıl olacak?

Özel konuşmaları anlatmak etik mi?

FIFA kokartı taşıyan eski hakem Ali Palabıyık, temmuz ayında kariyerini noktalamıştı. O günlerde TFF, "23 yıl boyunca ulusal ve uluslararası müsabakalarda görev alan hakemimiz Ali Palabıyık'a Türk futboluna hizmetlerinden ötürü teşekkür eder, bundan sonraki kariyerinde başarılar dileriz" diyerek bir açıklama yapmıştı. Aradan aylar geçtikten sonra Palabıyık, çeşitli platformlarda Riva'da yaşadıklarını anlatmaya başladı. Bu konuşmaların illaki hepsi özel şeylerdi ama futbol iklimi, 'vur abalıya' olunca Palabıyık da içini dökmeye başladı. İstifa ettikten sonra niye bunları anlatmadı bilmiyoruz!



Palabıyık, yaptığı büyük hatalar ile 4 büyük takımın da istemediği bir hakemdi. TFF sahip de çıktı. Hatta, "Bizim maçımıza vermeyin" diye açıklama yapan kulüpler dahi oldu. Şimdi sözlerinden dolayı destek veren kulüp temsilcileri var!.. Belli ki eski hakemimizin sırtını sıvazlayanlar ve gaza getirenler oldu.. Mesela teknik adamlar, ayrıldıktan sonra yaşadıklarını anlatıyorlar mı? İki kişi arasında geçen özel sohbetlerin paylaşılması meslek etiği olarak uygun değil. Ki söyledikleri yalanlandı ve konu mahkemeye taşındı.

RIZA ÇALIMBAY BIRAKMALI MI? KALMALI MI?
Rıza Çalımbay isteyerek, koşarak Beşiktaş için elini taşın altına soktu. "1 maç da olsa göreve gelmeye hazırım" demişti hoca.. Bugün anlıyoruz ki Başkan Hasan Arat, Rıza Çalımbay ile yola devam etmeyecek. 'En azından sezon sonuna kadar Rıza hoca devam etmeli' diye düşünen bir kesim vardı. Fakat yeni yönetim farklı bir anlayışta. İki tarafa da hak vermek lazım. Ancak büyük bir kariyere sahip olan, Süper Lig'de 628 maça çıkan Rıza Çalımbay ile 2-3 maç üzerinden anlaşma yapmak da hoş değil. Ben hocanın yerinde olsam görevi bırakırım. Mevcut yönetimin de önünü açarım. Yabancı bir teknik adam arayışı uzun zamandır var. Böylesi iki taraf için de hayırlı olur!




BU FOTOĞRAFLARI DAHA ÇOK GÖRMEK İSTERİZ!

F.Bahçe Başkanı Ali Koç, 6 yöneticisi ile Beşiktaş'ın yeni başkanı Hasan Arat'ı kulüpte ziyaret etti, başarı dileğinde bulundu.. İkili, medyanın önüne çıkarak fotoğraf verdi. Çok güzel hareketler bunlar... Kulüpler arasındaki bu tür ilişkilerin her daim olması lazım. Ali Bey; Galatasaray'ı, Dursun Bey de Fenerbahçe'yi ziyaret etmeli mesela... Türk futbolundaki kavga ortamının yumuşaması için bu tür ziyaretlerin kapsamı genişlemeli.

KULÜPLER BİRLİĞİ Mİ, KULÜPLER AYRILIĞI MI?
Kulüpler Birliği'nin TFF'ye karşı savaş başlattığı haberleri 3-4 gündür sosyal medyada yazılıp çiziliyor. Başkan Ali Koç'a bakarsak ne TFF'den ne de başkanından haz etmediği bir gerçek. Geriye dönüp açıklamalarına bakarsam, destek olup "TFF'nin yanındayız" söylemleri de var, "Bu TFF'den bir şey olmaz" söylemleri de. Dün dündür, bugün bugündür. Kulüpler Birliği'nin yapısına bakarsak Fenerbahçe'ye özelikle Beşiktaş ve Kasımpaşa destek veriyor. Bunun dışındaki Trabzonspor da TFF'ye karşı ama Fenerbahçe'nin yanında yer almıyor. Galatasaray, Başakşehir ve Kayserispor ise TFF'nin icraatlarını uygun buluyor. Ligin tepesinde iki takım var. Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki yarışa başka bir ortak olmaz. Bu iki takım arasındaki çekişme Kulüpler Birliği'nde de devam edecek. Biz gerilim bitsin istiyoruz ama hiç öyle bir hava yok! Gerçek olan bu!