CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Kulüpler Birliği kriz masası kurmalı

Kış ayının en çetin günlerinde Türkiye, 6 Şubat tarihinin sabahına yüzyılın en büyük felaketiyle uyandı maalesef. Ülkemiz 10 ilde büyük bir yıkıma neden olan iki depremle sarsılırken, 85 milyonun yüreğine ateş düştü. Devletimiz büyük bir seferberlik başlatıp her yere yetişmeye çalışıyor. Türkiye'de bütün spor faaliyetleri durdurulurken kulüplerimiz de yardım kampanyaları başlattı. Gün; birlik, beraberlik ve dayanışma günü… Bu derin yaraları ancak ortak güç ve el birliği ile sarabiliriz.




Yardımların sağlıklı bir şekilde ulaşması için Kulüpler Birliği'nin harekete geçmesi ve sorumluluk alıp bu işi organize etmesi lazım. Türk futbol ailesi çok büyük bir aile. Başta Kulüpler Birliği olmak üzere bütün takımlarımız bir araya gelerek kriz masası kurmalı. Kulüplerimiz gerekirse Gençlik ve Spor Bakanlığı ile koordineli bir şekilde hareket etmeli, maddi ve manevi ne gerekiyorsa yapmalı. Başta 4 büyük kulübümüz olmak üzere Türkiye'deki spor kulüplerimiz Türkiye'nin en büyük sivil toplum kuruluşlarıdır. Acımız çok büyük, eleştiri yapacak, enerjimizi aşağı çekecek insanlara asla izin vermeyin. Türkiye çok büyük devlet, böylesi zor zamanları daha önce de yaşadı ve el birliği ile üstesinden geldi. Yüzyılın felaketinde herkes elini taşın altına sokarsa bu tarihi sınavı başarıyla verir, ateşten günleri hep birlikte atlatabiliriz. Depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dilerim. Yaralı vatandaşlarımıza da Allah acil şifalar versin…

Akademisyenliğe ara vermeli mi!

Merkez Hakem Kurulu Başkanı Lale Orta oldu ve yeni MHK dün işbaşı yaptı. Merkez Hakem Kurulu'na öncelikle başarılar dilerim. Ligin kalan bölümünde daha ateşli ve gergin günler bizi bekliyor. Artık sahada ve sosyal medyada olmak üzere 2 ayrı maç oynanıyor! Orta, bir akademisyen ve bir üniversitede ders veriyor. Bu görevine devam edip etmeyeceği belli değil. Görevi süresince affını istemesi daha mantıklı olur. Çünkü ders verdiği üniversitenin sahibi, büyük bir kulübün yöneticisi... Kendisinin de böyle bir karar alacağını düşünüyorum. Ligin bitişine kadar yapılacak adaletli hakem atamaları, kurulun en önemli icraatı olur.



'Türk kadınının neler yapabileceğini gösteren çok önemli bir mesaj'
Orta'nın ilk mesajını da sizinle paylaşmak isterim: "Hataları en aza indirgemek için çaba göstereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Hakemlerimizi daha eğitimli, donanımlı, fiziksel ve mental açıdan daha güçlü hale getirecek çalışmalar yapacağız. Türk hakemliğinin dünya arenasında daha iyi yerlerde temsil edilmesi için çabalayacağız. İsimler sembol, Türk hakemliğinin sürekli başarısı hedefimiz olacak. Bu görevin çok anlamlı ve önemli olduğunun bilincindeyim. Sadece futbol sahalarında değil sporun tüm alanlarında, toplumun tüm alanlarında Türk kadınının neler yapabileceğiyle ilgili önemli bir mesajdır."

Başkan bırakıyordu!
TFF yönetimi ile Kulüpler Birliği geçtiğimiz pazartesi günü İstanbul'da buluştu. Bu toplantının temel konularını bir gün önce yazmıştım. Kısaca hatırlarsak kulüplerimiz özellikle PFDK cezalarından dert yanmış ve TFF'nin bu işe el atması gerektiğini vurgulamıştı. TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi göreve geldiği günden proje üstüne proje geliştiriyor. Bunlardan biri güneş enerjisi santrali (GES)… TFF, bu proje ile 50 MW büyüklüğünde bir yatırım yapmayı planlıyor. Arazi bakılıyor uzun zamandır. İşte pazartesi günü yapılan toplantıda Büyükekşi, başkanlara bu projenin detaylarını açıklarken birkaç kulüp başkanı ise konuyu ısrarla hakemlere getiriyor. Ortam geriliyor ve TFF Başkanı, "Tamam o konuyu da konuşacağız. Bırakın da önce şu projeyi bir anlatayım" dese de tartışmalar bitmez.. Bunun üzerine Büyükekşi'nin, "Ben bırakayım o zaman" sözleri bomba etkisi yaratır.. Fakat diğer başkanların araya girmesiyle buz kesen ortam ısıtılır ve Büyükekşi'ye destek verilir. TFF başkanı olmak da büyük bir dert.. Kimseyi mutlu etme şansınız yok.. Allah kolaylık versin..

PFDK raporları açıklamalı!

Disiplin Kurulu'nun, G.Saray'a verdiği ceza olay oldu. Dursun Özbek, sözleri ağırdı: "F.Bahçe maçında tüm stat koro halinde bize sinkaflı tezahürat yaptı. Orada çıkan cezaya bakın. Hatayspor karşılaşmasından sonra bize verilen cezaya bakın. Oradaki gözlemci kafasını başka yere çevirip kulaklarını da tıkadı demek ki. Ayıptır ayıp. 40 bloğa yasak demek, yaklaşık 25 bin G.Saray taraftarı demek. Gelsinler bize Hatay maçında 25 bin kişinin küfür ettiğini göstersinler. Olacak iş midir bu? Ne hukuk var, ne adalet var, ne göz var, ne izan var." Bu sözler çok konuşuldu, F.Bahçe de tepki gösterdi. Gerçekten de bu cezalar neye göre veriliyor? Gözlemci neyi hesaplıyor? Bu cezanın mantığı nedir? Bir kombine alıyorum maça gidemiyorum. Tribünün bir kısmı küfür ediyor, bana da ceza çıkıyor. Böyle bir uygulama olur mu? Passolig o zaman neden var? Kimin ne yaptığı, ne söylediği, sahaya ne attığı belirlenmiyor mu? 'Dur şurada küfür var' deyip tribünü komple kapatmak hele de 25 bin kişiye mal etmek nasıl bir mantık!. Bu diğer takımlar için de geçerli. PFDK kendisine gelen raporları açıklamalı.. Ligde ateş git gide büyüyor. TFF gelişmeleri izliyor! Sakinlik lazım. Sosyal medyaya bakarsak yakında savaş çıkacak. TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi duruma el koymalı. MHK, PFDK ve Tahkim... Bu üç kurul da arızalı! Verdikleri kararlar kamuoyunu tatmin etmiyor! Net olan bu!

BÜYÜK HÜSRAN, ÇOK YAZIK!
Kulüpler paraları sokağa atmaya devam ediyor. 48 saatte bunun örneklerini yaşadık. F.Bahçe lisans bile çıkarmadığı Bruma için 4 milyon 250 bin Euro para ödeyecek. G.Saray; Torrent ve yardımcılarına 2 milyon 634 bin Euro tazminat verecek, eğer CAS'tan başka bir sonuç çıkmazsa. Bir de G.Saray'ın sorunlu olduğu Omar ve Babel var. Paralar çöpe gidiyor.. Yapılan yanlış transferler, kapı gibi sözleşmeler ve yaşanan hüsranlar... Çok yazık!

BİR FUTBOLCU İLE BAHAR GELMEZ!
Kısa vadede kurtardı. Beşiktaş'ın gündemi bir haftadır Kamerunlu futbolcu... Kimse "kupadan bu takım niye elendi?" diye konuşmuyor. Elde kaldı sadece Süper Lig. Beşiktaş için her maç bıçak sırtı. Weghorst, Beşiktaş'tan koşa koşa kaçtı. Bunu gidermenin tek yolu bilinen, sevinen bir ismi getirmekti. Beşiktaş da öyle yaptı ve Aboubakar'ı transfer etti. Bakıldığı zaman da herkes mutlu. Yani bir futbolcu ile bahar geldi Beşiktaş'a... Hayırlı olsun.

TRİBÜNLERE DÖNÜŞ VAR!
Covid-19 sürecinde yaklaşık 2 sene evde oturan tüketicinin pandemi sonrası daha fazla sosyalleştiğini gözlemliyoruz. Taraftarlar da 2022'de statlara akın etmiş gözüküyor. Deloitte'un Futbol Para Ligi Araştırması'na göre; 2022 yılında kulüplerin izleyici gelirleri 10 katından fazla arttı. Buna statların konser vb. gibi etkinliklerde de daha fazla tercih edilmesi eklenince, kulüplerin futbol dışı gelirlerinde de %15'lere varan ciddi bir gelir artışı yaşandı. Rapora göre en değerli ilk 30 listesine girenlerin 16'sı İngiltere Premier Ligi'nden. Premier Lig, finansal üstünlüğünü kanıtlayarak diğer ülkelere özellikle İspanya'nın iki dev kulübü Barcelona ve Real Madrid'e bir başarı hikâyesi sunmuş denilebilir. İspanya'nın iki markasının gelirlerinin henüz pandemi öncesi seviyelere ulaşamadığı gözleniyor. Listede Manchester City yine birinci… Real Madrid 713,8 milyon Euro ile Manchester City'nin ardından ikinci sırada; Liverpool 701,7 milyon Euro ile üçüncü, Manchester United 688,6 milyon Euro ile dördüncü oldu.
Listede en büyük sıçramayı Liverpool yaptı; kulüp yedincilikten üçüncülüğe çıkarak Para Ligi tarihindeki en iyi sıralamasına yerleşti. Liverpool, özellikle izleyici gelirlerinde önemli bir artış yakalamış. Üstelik kapasite artırımına yatırım yapan yöneticiler izleyici gelirini daha da arttıracak gibi… Rapora göre 2021/22'de ilk 20 kulüp, gelirlerinin yüzde 15'ini maç günü etkinliklerinden, yüzde 44'ünü yayınlardan ve yüzde 41'ini ticari kaynaklardan elde ederken bu oran 2018/19'da kaydedilen dağılımla neredeyse aynı oldu.

Spor artık bir diplomasi dilidir

Türkiye Futbol Federasyonu Stratejik Plan Tanıtım Toplantısı 'The Game Plan', Gençlik ve Spor Bakanlığı Riva Kamp ve Eğitim Merkezi'nde düzenlendi. Çalıştayın açılışında konuşan Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Türk futbolunun kısa, orta ve uzun vadeli strateji planının inşa edildiğini belirterek "Spor artık bir endüstridir, spor artık bir diplomasi dilidir, bir turizm kalemidir. Tüm branşları içine aldığınızda, yıllık yaklaşık 600 milyar dolarlık bir değer üretiyor. Başarılı olmak istiyorsak tüm parametreleri hesaba katmalıyız" dedi.

GÜNÜMÜZÜN FUTBOL TARZINA CEVAP VERMELIYIZ
Dünyanın önde gelen futbol kulüplerinin farklı coğrafyalara yöneldiğine dikkat çeken Kasapoğlu, "Real Madrid Beckham ile Uzak Doğu, Zidane ile Kuzey Afrika, Roberto Carlos ile Güney Amerika, Raul ile İspanya pazarına hakim olmuştu. Video oyunlarıyla ilgili yapılan bir araştırmada kullanıcıların en çok seçtiği kulüplerin, 5 büyük ligin şampiyon takımları olduğu ortaya çıkmış. Biz bu global akımın neresindeyiz, düşünmemiz lazım. Birçok spor branşında dünyanın yükselen yıldızı olmuş durumdayız. Futbolun da bu ivmenin içerisinde yer almasını arzuluyoruz" ifadelerini kullandı.




EN MODERN VE YENİ STADYUMLAR BİZİM ÜLKEMİZDE
Sahadaki başarının marka değerine dönüşmesi gerektiğini anlatan Kasapoğlu, Türkiye'de spor ekonomisinin büyütülmesi gerektiğini dile getirerek, "Avrupa'nın en modern, en yeni stadyumları, antrenman sahaları, altyapı tesislerine sahibiz. Son 20 yılda, Sayın Cumhurbaşkanımızın olağanüstü destekleriyle 36 adet stadyum inşa ettik. 6 adet stadın inşası devam ediyor. Bu özveriye daha fazla sporcu yetiştirerek, yetenekleri keşfederek, geleceğe yatırım yaparak cevap vermemiz lazım" diye konuştu.

KADIN FUTBOLUNA EĞİLMELİYİZ
Kadın odaklı spor politikasına da dikkati çeken Kasapoğlu, "Kadın sporcularımızın futbolda büyük potansiyelleri var. Dünya artık kadın futboluna yatırım yapıyor. Biz de orada olmalıyız. 2022 Kadınlar Avrupa Futbol Şampiyonası'nın tüm maçlarını 580 bin kişi takip etti. Kadın futboluna eğilmeli ve bu konuda yeni adımlar atmalıyız" şeklinde konuştu.



TOPRAĞA BİR TOHUM
ATIYORUZ
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi de Riva'daki toplantıda hedeflerinin Türk futbolunu bugünden daha iyi noktalara taşımak olduğunu söyledi. TFF'nin değil Türkiye futbolunun strateji planını hazırladıklarını belirten Büyükekşi, "Stratejiyi hazırlamak kadar bunu uygulamaya geçirmek ve sonuçlandırmak da önemlidir. Biz bugün burada toprağa bir tohum atıyoruz. Bunu büyütecek, besleyecek ve yaşatacak olan sizlersiniz. Türk futbolunun sorunlarını ve çözüm önerilerini içeren yol haritalarını birlikte oluşturacağız. Bu görüşmelerin ardından mayıs ayının başında çalışmamızı tamamlamayı planlıyoruz" şeklinde konuştu.

670 MİLYON GELİRE SAHİBİZ
Toplantıda TFF 1. Başkan Vekili İbrahim Burkay, 'Türk Futbolu Stratejik Çalışma Kapsamı' konulu konuşmasında şu mesajları verdi: Süper Lig ve 1. Lig toplam 850 bin seyirci kapasitesine sahip. Bu sayının 160 binini kombine satışı olarak gerçekleştiriyoruz. Toplamda da 6 milyon 870 bin passolig üyemiz var. UEFA'da 12. sıraya yükseldik. Kulüpler gelirler sıralamasında İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya, Fransa ve Rusya'nın ardından 670 milyon dolarlık geliriyle Türkiye geliyor."




GALATASARAY'DAN 5 YILDIZ TEPKİSİ
Türkiye Futbol Federasyonu'nun düzenlediği ve spor camiasının bir araya geldiği toplantıda Galatasaray Kulübü'nden hiçbir yetkili yer almadı. Sergilenen bu tavrın arkasındaki nedenin ise derbide yaşanan 'yıldız krizi' olduğu öğrenildi. Geçtiğimiz hafta sonu Kadıköy'de oynanan karşılaşmada Fenerbahçe'nin mixed zone alanına 5 yıldızlı logolarını bastırıp yayıncı kuruluş röportajlarının bu bölgede yapılmasını istemesi sonrası sarı-kırmızılılar, Federasyon'a şikâyette bulunmuştu. Alınan bilgilere göre, konuyla ilgili yapılan değerlendirme sonrası herhangi bir ceza verilmemesine kızan Galatasaray yetkilileri, dün gerçekleştirilen organizasyona katılmayarak TFF'ye bu konuyla ilgili tepkilerini gösterdi.




ESKİ BAŞKANLAR DA KATILDI
RIVA'DAKI organizasyonda Türkiye Futbol Federasyonu eski başkanları bir araya geldi. Salonda birbirlerini görerek selam veren Yıldırım Demirören ve Nihat Özdemir bir süre konuşurken, onlara eski milli futbolcu Arda Turan da katıldı. Üçlünün keyifli sohbeti objektiflere yansıdı.

CEFERİN'DEN VİDEOLU MESAJ
TÜRKIYE Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi ve Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Kasapoğlu'nun konuşmalarının ardından Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) Başkanı Aleksander Ceferin'in video mesajı yayınlandı. Ceferin, stratejik plan çalıştayını UEFA olarak desteklediklerini belirterek, Türkiye Futbol Federasyonu'na çalışmalarında başarılar diledi.

ÇOK SAYIDA PANEL YAPILDI
GÜN boyunca devam eden organizasyonda Portekiz Futbol Federasyonu İkinci Başkanı Mafalda Urbano, 'Stratejinin Önemi', UEFA İş Geliştirme Müdürü Oleksandr Kucheriavyi, 'En İyi Strateji Çalışma Örnekleri' ve UEFA Futboldan Sorumlu Başkanı Zvonimir Boban da 'Futbol Ekosistemi ve Gelişimi' isimli sunumlar gerçekleştirdi.

Beşiktaş’ı da Güneş’i de yaktı!

Wout Weghorst (18 maç-9 gol/4asist) arkasına bakmadan gitti, olan Beşiktaş'a oldu. Beşiktaş, takımın yıldızını kaybetti. Şimdi, '3 milyon Euro kazandım' demek kendini kandırmak olur. Sezonun en kritik zamanı Beşiktaş için. Önünde önemli maçlar var, ya yarışa tutunacak ya da havlu atacak. İşte böyle bir zamanda aklını çaldılar oyuncunun.



O da zaten gitmeye meyilli olduğu için yolları ayırdı. Şimdi Beşiktaş ya Türkiye'den ya da daha önce Süper Lig'de oynamış bir futbolcuyu getirmek için çaba gösteriyor. Olur mu olmaz mı bilmiyorum ama en kısa sürede birine imza attırması lazım. Bir yanda stoper ve sol bek arayan Beşiktaş, bu sürpriz gelişmeyle rotasını hücum hattına çevirdi. Yani evdeki hesap çarşıya uymadı.

HOŞ GELDİN TRANSFER DÖNEMİ!
Transfer dönemi başladı. Artık isimler havada uçuşacak. Mesela Galatasaray ile Fenerbahçe arasında Haji Wright çekişmesi başladı bile. Antalyaspor ellerini ovuşturuyor.



Oyuncuya kim çok parayı verirse oraya gidecek, ya Fenerbahçe ya da Galatasaray. Büyük takımlarımızın yıllardır bir transfer stratejileri yok. Genelde Anadolu takımlarının parlattığı futbolculara bol sıfırlı rakamlar döküyorlar. Türkiye'den gidip dönmek isteyen isimlere umut bağlıyorlar. Hoş geldin transfer dönemi.

PFDK'NIN BİLDİĞİ VAR DEMEK Kİ...
TFF
Hukuk Müşavirliği, Fenerbahçe-Galatasaray maçıyla ilgili olarak sarı-lacivertli takımı, 'mixed zone' alanında 5 yıldızlı logo kullanması sebebiyle 'Talimatlara aykırı hareketinden dolayı sportif ekipman talimatının 16. maddesi uyarınca" PFDK'ya sevk etmişti. Bu sevk özellikle Fenerbahçe tarafından tepkiyle karşılanmıştı. Biliyorsunuz bu konuda Fenerbahçe'nin 7 Mart 2021'de TFF'ye yaptığı başvuru var, 2 yıldır bekleniyor... Şimdi durum böyle iken Fenerbahçe 5 yıldızı uzunca bir süredir kullanıyor. Hatta Fenerbahçe Başkanı Ali Koç şu ifadeleri kullanmıştı: "Gelecek sezonki formaları ısmarladık, formalar hazır. Bu yüzden 2023-24 sezonundan itibaren armamıza 5 yıldızı koyacağız."



Bu tartışmalar alıp başını giderken TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ise, "Talimatlarda ne yazıyorsa, biz onu yaparız. Herkes istediği şekilde hareket edemez. Bu sadece yıldız değil, reklam alacağı zaman da öyle. TFF'den izin alınması gerekli, yoksa ceza uygulanır" demişti. Dün PFDK, Fenerbahçe'ye 5 yıldızdan dolayı bir ceza vermedi. Bunun açıklamasını şöyle yaptılar: "Fenerbahçe'nin, talimata aykırı eylemi nedeniyle sevk yapılmış ise de isnat olunan disiplin ihlalinin unsurları oluşmadığından CEZA TAYİNİNE YER OLMADIĞINA..." Bu kararla beraber 'mixed zone' dışındaki alanlarda da 5 yıldız kullanımının önü açılmış oldu. Herhalde PFDK'nın bir bildiği vardır.

Muhasebe zamanı!

13 maç oynamışlar, önlerinde alabilecekleri 69 puan ve aralarında 6 puan varken 'Trabzonspor kaybetse yarıştan koptu' cümlesi belki büyük harfle yazılmasa da taraftarının aklının bir köşesine takılırdı. Son şampiyon uzun aranın ardından bu önemli maça iyi hazırlanmıştı. Abdullah Avcı, orta sahasını daha diri tutmak adına Hamsik'i kulübede bekletip, Siopis-Bakasetas-Abdülkadir üçlüsünü sahaya sürdü. İlk yarıda yetenekli hücumcuların savunma duvarına çarptığı bir oyun izledik. Trezeguet, maç eksiği net belli olan Visca ve Fenerbahçe cephesinde İrfan Can ve önündeki iki forvet..
Trabzonspor'un maskeli stoperleri ve Siopis, rakibin hücumlarını eritirken Fenerbahçe'nin 90 dakikada isabetli şut çekemediği maçta tek tehlikesi King'in direğe çarpan şutuydu. Crespo'nun atılışı belirleyici ama Trabzonspor orta sahası, o oyundayken dişe dişe oynuyor ve Jesus'un takımının hiç olmadığı kadar hücumda verimsiz olmasını sağlıyordu. Fenerbahçe 10 kişi kalınca dörtlü defansa döndü ama üçlünün alışkanlığı ile öndeki defansın arkasına sarkan Maxi cezayı kesti.
Uruguaylı oyuncuya milli takımla 45 gün yaramış. Çok mücadele etti, güçlüydü. Yerine giren Umut Bozok net pozisyonları harcarken Fenerbahçe'de kenardan gelenler fark yaratamadılar. Umut'un yapamadığını Trezeguet yaptı ve maçı tabelada bitirdi. Fenerbahçe son 3 maçında 10 kişi kalmanın muhasebesini yapmalı. Trabzonspor ise ara öncesi iki beraberliğin ardından kazanması gereken maçı kazandı ama bundan da mühim olan geçen sezon olduğu gibi galibiyet serisi yakalayabilmek.

Küstah Messi!

AHMET ÇAKAR İLE KATAR 2022 SOHBETİ


WOUT WEGHORST'A TERBİYESİZLİK YAPTI


🔴 Messi'ye kibrinden dolayı tepkiler var. Weghorst'a 'Aptal' dedi. Sürekli agresif. Düzgün sporcu olmak mı, dünya yıldızı olmak mı?
Messi terbiyeli gibi görünen, beyefendi havası veren aslında küstah ve içten pazarlıklı bir tip. Bu tip kişilik özellikleri çok zor çıkar, çok sıkıntılı anlarda patlak verir. Messi'de de maç sonu Weghorst'a yaptığı o kibir dolu terbiyesiz hareketleri ile ortaya çıktı.




ARJANTİN LOBİSİ VAR

🔴 Portekizli Pepe 'Kupayı Arjantin'e versinler oldu olacak' dedi. Bu isyanda bir haklılık var mı?
Kısmen de olsa var. Örneğin; Arjantin- Hollanda maçında her ne kadar İspanyol hakem, Hollanda'nın elenmesinde herhangi bir rol oynamamış olsa da ancak eski bir hakemin anlayacağı şekilde zaman zaman Messi ve Arjantin'e dokunulmazlık tanıdı. Şunu çok iyi biliyoruz ki FIFA'da çok güçlü bir Arjantin lobisi var. Fakat lobiler de bir yere kadar.

FAS DEYİP GEÇME!

🔴 Hırvatistan ve Belçika'nın olduğu gruptan lider çıkan Fas, İspanya ve Portekiz'i eleyip yarı finale yükseldi. Neler söylersiniz?
Fas deyip geçmeyin. Aslında birçok oyuncusu çok çok önemli Avrupa takımlarında oynuyor. Üstelik atletik bir takım ve daha önemlisi şartları gereği kontratak futbolunu çok iyi tatbik edebiliyorlar. Önlerinde final için bir engel var, o da Fransa. Tabii ki kolay değil.




ARJANTİN-FRANSA FİNALİ OLUR

🔴 Dünya Kupası sizin için nasıl geçiyor? Yarı finalistler belli oldu. Finale kim kalır?
Dünya Kupası, her zamanki gibi. Güzel maçlar da var, çok sıkıcı olanlar da. Futbol, ortalamada vasatın üzerine çıkamıyor. Ama heyecan zaman zaman futbolseverleri televizyona bağlıyor. Her Dünya Kupası'nda olduğu gibi Katar'daki turnuvada da sürpriz takımlar yarı finalde. 1998'in sürprizi Bulgaristan'dı. 2002'ninki bizdik. Bir öncekinin Hırvatistan'dı ve final oynadılar. Bu senenin sürprizi ise yine Hırvatistan diyebiliriz ama asıl sürpriz; Fas'ın yarı finale çıkmış olması. Kağıt üzerinde Arjantin-Fransa finali gibi görünüyor ve sanki tekrar Fransa bir adım önde gibi intiba ediniyoruz. Fakat hiç belli olmaz. Bir bakmışsınız Dünya kupaları tarihinin reytingi en düşük Hırvatistan-Fas finali bile olabilir.

PENALTILAR YAZI-TURA GİBİDİR

🔴 Favori Brezilya elendi. Herkes 'Jesus takımın başına geçsin' diyor. Brezilya niye samba yapamadı?
Brezilya'nın elenmesi tamamen şanssızlık. Hırvatistan kalecisi devleşti, önemli goller kurtardı, uzatmada Brezilya golü buldu ama Hırvatistan bir kere gelip beraberliği yakalayınca da maç penaltılara gitti. Penaltılar yazı tura gibidir. Ne kadar büyük takım olursan ol, ne kadar iyi şutörlerin ya da kalecin olursa olsun elemek veya elenmek sadece 5-10 cm içindedir.




RONALDO'NUN HAZİN SONU

🔴 Ronaldo efsanesi bitti mi? Portekiz kazan gibi kaynıyor.
Maalesef Ronaldo efsanesi sona erdi. Tabii ki Ronaldo, profesyonel yaşamı ve başarılarıyla hem Portekiz hem de dünya futbolunda yerini aldı. Ama şu kesin, dünya futbolunun en mutsuz insanı Ronaldo ve onun için hazin bir son oldu.

FUTBOL, BASKETBOLA DÖNER

🔴 Katar'da hakemler her kayıp dakikayı oynatıyor. TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi de 'Tüm kayıp süreler maça eklenecek' dedi. Bizde maçlar 120 dakikaya çıkar mı?
Bunu yanlış buluyorum. Sakatlıklar, oyuncu değişiklikleri ve kasten vakit geçirmeler zaten ilave ediliyordu. Bu tür fazla ilaveler futbolu basketbola dönüştürür. Her devrenin sonunda 8-10 dakika ilave etmek anlamsız ve tehlikeli. Düşünün mesela, Süper Lig'de bir maçta ilave edeceksiniz, 90+10'da bir gol gelecek, ortalık karışacak. Takip eden bir maçta daha fazla vakit geçirme varken 90+5 ilave edeceksiniz, bu sefer de tartışmalar büyüyecek. TFF Başkanı'nın bu yaklaşımı manasız.




VAR'DAN ANLAMSIZ MÜDAHALE

🔴 Dünya Kupası'nda hakem yönetimlerini ve VAR'ı nasıl buldunuz? 'Bizimkiler de şundan ders almalı' diyeceğiniz noktalar var mı?
Asla yok. İyi hakemler, iyi yönetimler de vardı, kötü ve tuha f yönetimler de. Mesela, Tunus-Fransa maçında gol, ofsayt diye iptal edildi. Ama hakem ve yardımcısı golü vermişlerdi ve oyun başlamıştı. VAR müdahalesi sonradan geldi, gol iptal edildi. Golün iptal edilişi hakem hatası olarak kabul edilebilir ama oyun başladıktan sonra VAR ile golü iptal etmek tam bir kural hatasıydı. İspanyol hakem Mateu Lahoz, Hollanda-Arjantin maçını çok kötü yönetti. Bir ara kontrolü kaybetti, kartlar es geçildi, tam rezillik! Fransa-İngiltere çeyrek finalinde ise İngiltere lehine verilen ikinci penaltıda tuhaf şeyler yaşandı. Hakem direkt penaltıyı verse, fazla bir şey demem ama bu penaltıyı verdirmek için VAR müdahalesi protokole tamamen aykırı. Bugün dünyada birçok maçta böylesine tablolar yaşanırken hiçbirine VAR müdahale etmiyor ya da protokol gereği edemiyor. Ama Dünya Kupası çeyrek finalinde Kolombiyalı VAR hakemi, anlamsız ve hatalı bir VAR müdahalesinde bulundu.

4 BÜYÜKLER'E ETKİSİNİ ZAMAN GÖSTERECEK

🔴 Lige verilen ara, büyükleri etkileyecek mi?
Bunu şimdiden kestirmek mümkün değil. Fakat bu Dünya Kupası döneminde F.Bahçe çok iyi hazırlık maçları oynadı. G.Saray'ın önemli silahlarından biri olan İcardi sakat, Trabzonspor belli değil. Sonuçta baktığımızda etkileyip etkilemeyeceğini maçlar başladıktan sonra daha net şekilde göreceğiz.

Yabancı hakem zirvesi!

Kulüpler Birliği bugün yabancı hakem meselesini mercek altına alacak. İstanbul'daki merkezinde saat 14.00'te başlayacak toplantının birkaç önemli önemli meselesi var. 1- Ekonomi. 2- Yaban hakem. 3- Yabancı sayısı. Katar 2022 nedeniyle kulüpler ekonomik olarak 45 günlük durağan bir döneme girdi: 1- Mağazalardaki ürün satışları düştü. 2- Maç günü hasılatları yok. 3- Reklam ve sponsorluk gelirleri azaldı. Bir yanda bu gelişmeler yaşanırken oyuncu bonservis bedelleri ve futbolcu ücretleri ise ödeniyor. Bugün bu aranın ekonomik bilançosu üzerine çözüm yolları masaya yatırılacak. Diğer bir konu ise yabancı hakem meselesi... Futbol Federasyonu, VAR hakem kadrosuna yabancı hakem katılacağını daha önce açıklamış ve bu konuda Avrupa ülkeleriyle yazışmaların devam ettiğini belirtmişti. Bir kısım Süper Lig kulübü, VAR'da yabancı hakem meselesine sıcak bakarken diğer bir kesim ise sahada da yabancı hakem olsun fikrini savunuyor. Durum böyle iken bugün yabancı hakemle ilgili kulüp başkanlarına bir sunum yapılacak. VAR kadrosunun yetersiz olduğunu savunan bazı kulüpler özellikle ilk yarıda MHK ve TFF için sert açıklamalar yapmışlardı. Ligin ikinci yarısında VAR'da yabancı hakem konusunda bugün TFF'ye olumlu ya da olumsuz bir mesaj verilmesi bekleniyor.



Peki yabancı hakem olur mu? Madem 'yabancı hakem gelsin' diyenler var. O zaman ikinci yarıda maçlarda denensin!.. Gelecek hakemlerin kalitesinin nasıl olacağını bilmesek de Türkiye'nin bu tartışmaya nokta koyması için iyi bir fırsat.. Bakalım her şey düzelecek mi? (Düzeleceğini düşünmüyorum) Önemli olan sistem ve istikrar.. TFF Yönetimi hakem akademisi kurmanın planlarını yapıyor. Böylece MHK bu konuda devre dışı kalacak. Açıkcası hayata geçerse iyi olur. MHK sistemi düzeltemiyorsa, TFF düzeltmelidir… Eğer Futbol Federasyonu yönetimi bu değişimleri hayata geçiremezse bir gün kulüpler, yabancı başkan gelsin derse ne olacak! Yani bu işin sonu için devrim lazım..

Şenol Güneş başarmak zorunda

Süper Lig'de aranın başlamasıyla beraber herhalde bu süreçte en çok merak edilen takım Beşiktaş. Şenol Güneş tercihiyle gelen heyecanın Dünya Kupası sonrası devam etmesi elde edilecek başarılara bağlı. İlk göreve geldiği zaman bile Şenol hocanın üzerinde bu kadar stres ve baskı yoktu. Beşiktaş'ta herkes transfer beklese de Şenol Güneş, Antalya kampı sonrası oynanacak 3-4 maçın ardından karar verecek. Bu nedenle genç yetenekleri takip ediyor ve kampa 4 futbolcu götürecek. Akıllara madem gençler bu kadar önemli "Neden Serdar Saatçı (Braga/1.5 milyon Euro) ve Emirhan İlkhan (Torino/ 4.5 milyon Euro) gitti?" sorusu gelecek.



O günlerde Güneş olsaydı herhalde menajerler Ümraniye'de cirit atmaz ve bu gençler de Beşiktaş'ın bünyesinde kalırdı. Elin yabancı teknik direktörü Valerien İsmael hiçbir şeyi umursamadı. Bugün var, yarın yoktu ve nitekim paraları aldı gitti. Güneş için takımdaki birinci sorun; iletişim. Oyuncular arasındaki kopukluk. Bunu Antalya kampında tedavi etmeyi planlıyor. Mevcut kadroyu Güneş yapmadı. Eldeki malzemeyle neler olabileceğini Antalya kampı ve sonrasındaki maçlar belirleyecek. Ümraniye'ye hakim olan bir teknik kadro, başarı için bir basamak yukarı çıkabilir. Özetle Beşiktaş taraftarının beklentisi çok büyük ve Şenol Güneş de bunun farkında. Zaten başarısız olursa hoca da Ahmet Nur Çebi yönetimi de sancılı bir döneme girer.

VİSCA İLE BİRLİKTE ATMOSFER DEĞİŞİR
Bir takım için bazı özel futbolcular vardır. Mesela Trabzonspor'da Edin Visca... İlk yarı boyunca bordo-mavili takımın en çok aradığı isim oydu... Şimdi idmanlara başladı. Abdullah Avcı o bölgede Abdülkadir Ömür, Yusuf Yazıcı, Djaniny ve Trezeguet'yi denedi. Ama ne yapsa olmadı. Sağ kanat, "Ben Visca'yı istiyorum" diye bağırdı. Trabzonspor 45 günlük ara sonrası yolculuğa yeniden başlayacak. Üstelik de Fenerbahçe maçıyla.. Visca'nın dönüşüyle, Avcı'nın söylediği gibi takım canlanıp, bir de üzerine F.Bahçe maçı kazanılırsa geçen sezonki atmosfer geri döner.



SERVİSTE GEÇEN 3 SAAT
Keskin bir kalem, gazetecilikte referans noktasıydı. Yazıları, TV programları ve dergicilikte geçen yılları. Hıncal Uluç, "Bugün ne yazdı?" diye merak uyandıran bir adamdı. Bize eleştirilerini dört duvar arasında değil, köşesinde yapması bir tercihti. Canımız yandı ama her seferinde ders çıkarıp bir ustanın öğütlerini kulağımıza küpe yaptık. Nitekim bir gün kendisini servisimize davet etmiştik. Ekip olarak 3 saat beraber olduk. O öğütleri canlı canlı dinlemek hepimiz için güzel bir anıydı. Arkadaşlarım sormuştu, "Hıncal ağabey, gazeteler olmasa internet ve sosyal medya içeriik üretemiyor. Biz sayfaya iyi haberler koymak için saatler harcıyoruz. Bu haksızlık değil mi? Gazetecilik mesleği ucuzlamadı mı?" diye. Yanıt çok kısaydı: "Siz işinizi yapın. Bin adet gazete satılsa bile. Gören görür, okuyan okur." Allah rahmet eylesin.

Yürek ve akılla destek olmalıyız

Ekim ayı başında EURO 2024 kuraları çekilmeden önce A Milli Takım teknik direktörünün değişeceği yönündeki spekülasyonları bizzat TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi'ye sormuş ve "Doğru değil" yanıtını almıştım. TFF'nin Kuntz ve ekibine tam desteği var. Almanya'daki EURO 2024'e Alman teknik adamla gideceğimize inançları da tam. Spor medyası ile TFF'nin içindeki bazı isimlerin, artık bu teknik ekibe tam destek vermesi gerekiyor. Bugüne kadar olası bir olumsuz sonucun ardından yeni hoca arayışlarının bizi bir yere götürdüğü de yok sonuç olarak...

ÜÇLÜ SAVUNMA PROVALARI
Dünya Kupası play-off'unda Portekiz
karşısına üçlü savunmayla çıkmamız hataydı. Milli Takım'ın bu dizilişle pratiği yoktu. İskoçya ve Çekya'yı devirdiğimiz maçları üçlü savunmayla oynadık ve mart ayındaki eleme grubu maçlarında da bu dizilişten vazgeçmeyeceğiz gibi duruyor. Orta sahanın kanat bekleri, üçlü defansın kilit mevkileridir. Bu bölgelerde yeteri kadar oyuncumuz var. Avrupa'da da birçok milli takım üçlü savunmayla oynuyor. Keşke Ermenistan ve Hırvatistan karşılaşmaları öncesi 2 hazırlık maçı daha oynayabileceğimiz bir takvim olsaydı ama Dünya Kupası sonrası lig ve Avrupa Kupaları'ndaki yoğun fikstür buna müsaade etmiyor.

HER ŞEYİMİZ DÖRT DÖRTLÜK
Dünya Kupası başladı, biz yine yokuz. EURO 2024'te mutlaka yer almalıyız. Avrupa'da en yeni stadyumlar bizde, genç bir nüfusumuz ve milli takımda da genç ve yetenekli bir jenerasyonumuz var. Almanya'daki EURO 2024 büyük sahne ve orada gurbetçilerimizin desteğiyle 2008'deki hikâyenin bir benzerini yazabiliriz. Milli formayı sırtına geçiren her oyuncunun bunun önemini kavraması ve hakkını vermesi gerekiyor. Deplasmanda Ermenistan ve evimizde Hırvatistan maçlarıyla başlayacağız. Yüreğimiz de aklımız da bu takımla olmalı. Tek milli takımımız var. Net olan bu.