CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Meler’den önce Meler’den sonra

Süper Lig ekipleri önceki gün İstanbul'da bir araya geldi. Bu toplantıya Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da katıldı. Kulüpler Birliği Başkanı olarak Ali Koç, zirve sonrası açıklamalar yaptı. Koç, "Kare kare izlediğimiz zaman Halil Umut Meler içimizi acıttı. Özellikle de ailesinin" dedi. Bu sözleri söylerken 1 ay önce yaptığı konuşma şüphesiz aklına gelmiştir. İçi daha da acımıştır!.. Türkiye'de günlerdir bu konu gündemde.. Hakemlere sahip çıkıldığı hiçbir dönem bu kadar olmadı. Meğerse hakemlerimize karşı toplumda büyük bir sevgi de varmış!. Bu duruma niye gelindi? Ne oldu? Demeye gerek yok artık... Herkes sorumlu! Özellikle de kulüpler.. Hakemleri elbette eleştirmeye her kesim devam edecek. Çünkü yapılan hataların bazen izahı olmuyor ama hedef gösterip topluma bir hakem nefreti yaymak umarım bundan sonra olmaz.



Hele de trollerin cirit attığı sosyal medya hesaplarında!.. Devlet en hızlı şekilde hareket ederek ardı ardına açıklamalar yaptı; adli makamları harekete geçirdi ve olayın iddianamesi de hazırlandı.. Artık top kulüplerde... Başkan ve yöneticiler açıklama yapmadan önce iğneyi kendine batırmalıdır. TFF de yaşananlara karşı eğer ortada bir hakaret varsa masaya yumruğunu vurmalı. TFF ne kadar güçlü olursa hakemler de o kadar güçlü ve özgür olur... Çok uzun yıllar sonra hakemlerin seslerini duyduk, demek ki dilsiz değillermiş. Halil Umut Meler olayında gösterdikleri hassasiyeti bundan sonra kendi kendilerine isim isim yapılan ağır eleştirilerde de gösterip tavır koymalıdırlar. Ve hakemler şimdi çok daha ön plana çıktı. Tek görevleri adaletli, kaliteli ve vicdanlı maç yönetmeleridir. Eğitim ve bilgilerinin sadece TFF seminerinde değil güncel olarak kendilerini yenilemelidirler.

Almanya’dan dünyaya gücümüzü göstereceğiz

TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ile gündemde öne çıkanları konuştuk

🔴 2024 için vizeyi aldık ama gruptaki son maçımız Galler'le. Salı günü deplasmanda kazanıp lider çıkabilir miyiz?
İnşallah... Galler maçında da iyi bir netice alıp; tarihimizde ilk kez lider olarak grubumuzdan çıkmak istiyoruz. Yönetime geldiğimiz günden beri futbolculara ve teknik ekibe şunu söyledik; hedefimiz, sadece 2024 yılında Avrupa Şampiyonası'na katılmak değil. Hedefimiz, Almanya'da yapılacak bu şampiyonada başarılı olmak. Almanya, Türkiye'den sonra en çok Türk vatandaşının yaşadığı bir ülke. Evimizde gibi oynayacağımız bu turnuvada, ilk önceliğimiz gruplardan çıkmak ondan sonra, Türk Milleti'ne daha büyük hedeflere koşma konusunda ümit vermek olacak.

2 ARALIK'TAKI KURA ÇEKIMİ İLE ŞEHRİMİZ BELLİ OLACAK

🔴 Almanya ile yarın oynayacağımız özel maça gelirsek, EURO 2024 öncesi oradaki havayı koklar mıyız?
80 bin kişilik statta oynanacak. 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası için de 2032 ev sahipliğimiz için de bir gözlem fırsatı. 2 Aralık'ta, 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası kuraları çekildikten sonra hangi şehirde oynayacağımız belli olacak. Orada, gerçekten de Türkiye'de oynuyor gibi olacağız. Trendyol'la birlikte, büyük organizasyonlar yapacağız. Vatandaşlarımız, gerek Türkiye'den gerekse Almanya ve çevresinden, Belçika'dan, Fransa'dan, Hollanda'dan, İngiltere'den, İtalya'dan, Avusturya'dan Almanya'ya maç seyretmeye gelecekler. Tüm dünyaya mesaj vermek için tek yürek olacağız. Şampiyonada, Almanya dışında en çok taraftarı olan ülke biz olacağız.




GAZZE'DE SUÇSUZ INSANLARA YAPILAN ZULMÜ KINIYORUZ

🔴 Dünya çok gergin, savaşlar var. İsrail'in katliamı var. Ne dersiniz?
Evet dünya zor günlerden geçiyor; bir tarafta Rusya-Ukrayna savaşı var. Son aylarda bizi derinden yaralayan, Gazze'de yapılan zulüm var. Büyük bir insanlık dramı yaşanıyor. Çocuklar katlediliyor, kadınlara, suçsuz insanlara, büyük bir katliam yapılıyor. TFF olarak bu olaylar başladıktan hemen sonra aldığımız kararla; bir hafta boyunca tüm profesyonel maçlarda Gazze'de hayatını kaybeden siviller için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Futbolcularımız ve hakemlerimiz kollarına siyah kol bantları takarak, "Gazze'de yapılan zulmü kınıyoruz!" pankartlarıyla sahaya çıktılar. Böyle bir ortamda biz, Türk Milleti'ne güzel günler yaşatmak istiyoruz.




F.BAHÇE'NİN DE G.SARAY'IN DA RIZASI VARDI

"Bu vizyoner bir açılımın ilk adımı. Oraya sadece gelir kaynakalrı için değil, Türk futbolunun menfaatleri için gidiyoruz."

🔴 Süper Kupa Finali neden Suudi Arabistan'da oynanacak? Hem Fenerbahçe hem de Galatasaray "Sanki bizim haberimiz yok' algısı yaptılar.
Ağustos ayında, iki finalist tarafa da sorarak, bu maçı yurtdışında oynama konusunda rızalarını aldık. Ve muhtelif ülkelerle görüşmeye başladık. Suudi Arabistan; transfer ettiği oyuncular, futbola yapılan yatırım, İtalya ve İspanya başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinin finallerine ev sahipliği yapma stratejileri gereği, hem maddi olarak hem de toplam seyredilebilirlik oranı olarak büyük bir atılım içerisine girdi. Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. Yıl kutlamalarını coşkuyla global arenada da bizlerle birlikte yaşatabilmek amacıyla Süper Kupa'yı, aralık ayında Dünya Kulüpler Şampiyonası'nı; Ocak 2024'te ise İtalya ve İspanya Kral Kupalarını düzenleyecek olan, en cazip teklifi yapan Suudi Arabistan'da düzenleme kararı aldık. Bunu her iki kulübümüzle de istişare ederek yaptık. Bazı sosyal medya kanallarında söylediklerimiz çarpıtılarak fevkalade yanlış bir algı servis edilse de, bu vizyoner bir açılımın ilk adımı. Oraya sadece gelir kaynakları için değil, Türk futbolunun menfaatleri için gidiyoruz. Hedefimiz, Türk futbol takımlarını da dünya vitrinine çıkarıp onların da küresel arenada markalarına, oyuncularına katkı sağlamak.




TFF BAŞKANI OLMAK ZOR İŞ

🔴 Kulüp başkanı olmak mı Federasyon Başkanı olmak mı zor? Kulüplerin, tamamen kendi çıkarlarını gözeten ve sizden o çıkarlara göre kulübü yönetmenizi bekleyen hararetli taraftarları var ve tek kriter, tuttukları takımın sezon sonunda şampiyon olması ya da başarılı olması. Bunu da doğal karşılamanız gerekiyor çünkü futbolun doğasında bu var. Federasyon Başkanı olarak, bizim hiç taraftarımız yok. Bu yüzden bir kulüp bizim hakkımızda bir açıklama yaparsa, o kulübün milyonlarca taraftarı önünde karşı taraf gibi algılanıyoruz. Bu nedenle bizim işimiz çok daha zor. Tekrar söylüyorum, bu koltuğa otururken neyin altına imza attığımızı bildiğimiz için bunu doğal karşılıyorum ama paydaşlarımızdan da aynı empatiyi göstermelerini nazikçe rica ediyorum.

2 ÜLKE FUTBOL, KÜLTÜR VE SANATLA BİRLEŞECEK

🔴 2032 için hazırlıklar başladı mı?
Bakanlıklarla ilgili görüşmeler yapmak için, 2032 ile ilgili komisyon kurduk. 2026 yılına kadar alınması gereken önemli kararlar var. Ülkemize en iyi hizmeti sunabilmek için bazı kademelerinde de İtalya Futbol Federasyonu ile birlikte çalışarak ilerliyoruz. 2032 Avrupa Şampiyonası için geçtiğimiz haftalarda aldığımız kararla ilgili 5 Bakanlığımızla birlikte ortak bir koordinasyon kurulu oluşturuyoruz. 5 bakanlık; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı. Diğer Bakanlıklarımızla da yine aynı şekilde yakın çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Örneğin; Adalet Bakanlığımız yakın çalışacağımız bakanlıklarımız arasında. Zaten bizim başvuru dosyamızda önce Cumhurbaşkanımız, ardından da tüm bakanlıklarımızın verdiği onaylar vardı. Bundan sonraki süreçte UEFA ile TFF arasında yürütülecek görüşmeler olacak.



🔴 İtalya ortaklığı Türkiye için ne demek?
İstanbul'da yapılan 2023 Şampiyonlar Ligi Finali organizasyonundaki başarımız ve UEFA'dan aldığımız takdir, stadyumlarımızın, havaalanlarımızın, karayollarımızın, spor ve konaklama tesislerimizin modernliği ve kapasitesi bu büyük organizasyonu almamızda en önemli unsurlar oldular. İki ülkenin köklü tarihi, derin kültürleri var. İki ülke de futbola tutku ile bakıyor. Bu ortaklık kamu diplomasisi, turizm, ekonomi, sanayi, ticaret, kültür, sanat gibi alanlarda da iki ülkenin birbirine katkı sağlamasına yol açacaktır. 'Futbol sadece futbol değildir' düşüncesinden hareketle sporun ve sanatın yumuşak gücünün ne kadar güçlü bir etki alanına sahip olduğunun bilincindeyiz. İtalya ile ortak ev sahipliğimizin ülkelerimizin dış ticaretine faydası olacak; birincisi ithalata-ihracata, ikincisi yabancı sermaye yatırımlarının artmasına, üçüncüsü de turizme ve ülkenin tanıtımına. İtalya, bizim en önemli 5. dış ticaret paydaşımız. 2022'de İtalya ile dış ticaretimize baktığımızda ihracatımız 12,4 milyar dolar; ithalatımız ise 14,1 milyar dolar gerçekleşmiş. Toplam dış ticaretimizde 26,5 milyar dolarla İtalya en çok ticaret yaptığımız 5. ülke konumunda. Biz, bu hacmi 9 yılda çok daha yüksek seviyelere taşıyabiliriz. İki ülkenin öne çıkan özelliklerini söylemek gerekirse; İtalya deyince akla markalar, markalar deyince akla tasarım geliyor. Türkiye ise son yıllarda sanayisi ve turizmi ile ön planda. Bazen derler ya, sosyal bilimlerde 2+2 her zaman 4 yapmaz; 6'da eder 8'de eder. Bunu yapmalıyız. Sermayesi ve imajı güçlü biriyle ortaklık yapmak güçlü bir ortaklık yapısını ortaya çıkartır.

BİR HAKEM İÇİN HAKEM CAMİASINI YAKMAYIN

🔴 Hakemleri eleştirmek ayrı, onları suçlamak ayrı diyorsunuz. Biraz açar mısınız?
Hakemlerimizi eleştirmek ile onları suçlamak, onlara hakaret etmek iki ayrı konu. Özellikle büyük taraftar desteğine sahip olan takımlarımızca her maçtan sonra, resmi ağızdan sarf edilen her cümlenin belli bir sınırı olması gerekir. Hakemler, bu oyunun önemli ve değerli bir paydaşıdır. Delilin varsa o başka mesele. Zan üzerie bu kadar hırpalanmayı hak etmiyorlar. Birkaç hakemin hatasını bütün hakem camiasına yüklemek adil ve doğru değil. Aksamalar var mı? Evet var. Bazı hakemlerimizin yorgunluğunu biz de görüyoruz. Yeni ve yaratıcı yollar denememiz gerektiğini kabul ediyoruz. İşte bu yüzden reform niteliğinde bir hazırlık içindeyiz. Kulüplerimizin, Kulüpler Birliği temsiliyetinde, kararların mutlaka içinde olacakları ortak bir icraat modelini büyük bir titizlikle çalışıyoruz. Önereceğimiz modelin hiçbir zaafı olmadığından emin olana kadar çalışmaya devam edeceğiz. Ama biz bu süreci inşa ederken, hakemlik müessesemizin itibarını korumaya lütfen azami özen gösterelim.

SERVET BEY'LE BİZZAT KONUŞTUM

🔴 Serdar Tatlı'nın, mektup olayı var. Yardımcı'nın bilgisine başvurulduğunu, cevap alınmadığını belirttiniz. Servet bey başka bir şey söyledi. Bu işin aslı nedir?
2021 yılında MHK Başkanlığından istifa eden Serdar Tatlı tarafından Nisan- Haziran 2022 tarihleri arasında TFF Başkanlığı görevini yürüten Servet Yardımcı'ya bir mektup verildiği iddia ediliyor. Bizden önceki bir konu. Gene de bize soruluyor. Mektubu ne gördük, ne de içeriği hakkında malumatımız var. Öğrendik ki dönemin Genel Sekreteri'ne verilmiş, kişiye özel bir mektup. O zamanki Genel Sekreter mektubu, Servet Bey'e kapalı zarf içinde açmadan ve TFF kayıtlarına almadan ilettiğini beyan ediyor. Bu durum üzerine ben Servet Bey'le konuştum. Servet Bey 'Bana kimse sormadı' diyor ama bizzat ben konuştum. Servet Bey bana mektubu aldığını söyledi. Ama içeriği ile ilgili bilgi vermedi. Biz de bunun üzerine "herhangi bir malumat alınamamıştır" dedik. Servet Bey, bir basın açıklaması yaparak, hakkında hiçbir şey yapma imkânımızın olmadığı bir konunun yeniden gündeme gelmesine vesile oldu. Bu açıklamadan sonra kendisini aradım ve neden böyle bir açıklamaya gerek duyduğunu sordum. Dedi ki, "Açıklamanız kamuoyunda beni zor durumda bıraktı, anlatımı yanlış anlaşılmaya müsaitti." Haklı olabilir. Belki daha nazik olmalıydık. Bu konuda arkadaşlarımı uyardım. Kurumsal bir yazışma göndermediğimiz doğrudur ama kendisi ile görüşmediğimiz doğru değil.

Jean Onana gerçekleri!

Onana aşağı Onana yukarı… Geldiği günden beri bu isim konuşuluyor. Kim transfer etti? Nasıl alındı? Neden alındı? Şenol Güneş aldırdı falan filan… Şimdi perde arkasına bir bakalım. Şenol Güneş, transfer döneminde yönetimden bir ön libero istemişti (Orta sahanın gerisinde görev yapan, 6 numara da diyebileceğimiz bölgede görev yapan oyuncu. Yani top kesen, defansif özellikleri güçlü, müdahaleleri doğru ve yerinde olan, takımı dengeleyen futbolcu). Bunun üzerine transfer heyeti, Güneş'e bazı isimler sunar. Güneş de ekibiyle bu futbolcuları paylaşır. Bu isimlerden biri de Burak Yılmaz'ın Lille'den takım arkadaşı Jean Onana'dır… Şenol hoca da Burak Yılmaz'a sorar. Eski milli futbolcu Onana'yı tanıdığını ve iyi futbolcu olduğu yönünde fikrini söyler. Sonra da oyuncu transfer edilir. Bugün futbolcuyla ilgili gereksiz bir tartışma var. Tamam adam yıldız değil ama o kadar vasat altı bir oyuncu da hiç değil… Onana olayı budur! Bilgi: 23 yaşındaki futbolcu, Fransa Ligue 1'de 3 sezonda 45 maça çıkmış. 3 golün yanı sıra 2 de asist yapmış.
Bu arada Beşiktaş ile 4 yıllık sözleşme imzalayan Jean Onana, yıllık 1.2 milyon Euro maaş alıyor. Genç oyuncu için siyah-beyazlılar, Lens'e 4 milyon Euro bonservis ödemişti.



MONTELLA'NIN GÜNDEMİNDE BURAK YILMAZ YER ALMIYOR
Burak Yılmaz, Beşiktaş'tan ayrıldı şimdi de 'A Milli Takım teknik heyetinde görev alacak' haberleri çıkmaya başladı. Sordum, soruşturdum. Burak Yılmaz, Montella'nın yardımcısı olacak mı diye! İtalyan teknik adam, göreve geldikten sonra 2 Türk isim gündeme gelmişti. Biri Nuri Şahin diğeri Burak Yılmaz… SABAH Spor'da bu haber yer almıştı. Daha sonra Beşiktaş'ta Şenol Güneş istifa edince, Burak Yılmaz "Evet" dediği Ay-Yıldızlı takımdan vazgeçti ve Beşiktaş'ın başına geçti. Şimdi Beşiktaş'la ilgili özel şeyleri paylaşan, Şenol Güneş'i eleştiren, Vincent Aboubakar'ı suçlayan ve "Keşke kalmasaydım Şenol Güneş sonrası" diyen Burak Yılmaz, A Milli Takım'ın gündeminde değil. Dolayısıyla Montella'nın ekibine katılacak haberlerin doğru değil.



10 NUMARA TESPİT

Erol Bulut'un SABAH SPOR'da yer alan dünkü röportajı günün en çok tartışılan sözleri oldu. Son zamanlarda sahalara veda edip direkt teknik direktör olan çok sayıda isim tartışmaların odağındaydı. İşte Erol hoca harika bir tespitte bulunmuş: "Pro-lisans diye bir şey var. O zaman onu niye veriyorsunuz. Emek verenler ne olacak. Kurallar iki günde değiştiriliyor, yabancılara lisans veriliyor. Özel kişilere veriliyor. O zaman çalışıp, emek vermenin ne anlamı var." Doğru söze ne demeli...



'KARAKTERİ ZAYIF, OMURGASIZ' SÖZLERİ MAHKEMEDE Mİ!
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sayın Ali Koç, geçen hafta yapılan Divan Kurulu'nda hakem camiası için çok ağır ithamlarda bulunmuştu. Ali Koç, Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ahmet İbanoğlu için de "Bir araştırma yaptık. Karakteri zayıf, omurgasız. Bu arkadaş mevkii seviyor, bilgilerimiz böyle" ifadelerini kullandı. Bu ağır sözlerin ardından 10 gün geçti. MHK olarak resmi bir açıklama duymadık. Ahmet İbanoğlu da bir açıklama yapmadı. Koç'un ağır hakaret içeren sözleri büyük tepki çekerken bir yazı yazmıştım geçen hafta "Hakemler hukuki hamle bekliyor" diye. Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ahmet İbanoğlu'nun kendisine yapılan hakaretlerden dolayı hukuki yollara başvurduğunu duydum. Hakemler hata yapıyorlar ve bunlar en ağır şekilde eleştiriliyor ama hiç kimsenin, hem özel hayata hem de kişiliğe yönelik kötü söz söylemeye hakkı yok...

Harikasın Konya, harikasınız çocuklar

2032 Avrupa Şampiyonası'na ev sahipliğini almanın coşkusunu, Hırvatistan'ı evinde yenerek katlayan A Milli Takım, Letonya karşısına EURO 2024 biletini kesmek için çıkmıştı. Önce bir şeyin altını çizmek gerek. Adı EURO 2032 için verilen statlardan biri Konya… Bunun ne kadar isabetli bir karar olduğunu dün gece canlı canlı yaşadım. Olağanüstü bir atmosfer vardı. Zemin mükemmeldi, hem de karşılaşma öncesi saatlerce yağan yoğun yağmura rağmen. Konyalılar hiç susmadılar. Gecenin parlayan yıldızı onlar. TFF, 2026'da sayıyı 5'e düşürecek. Konya'dan asla vazgeçmesin. Taraftarı, atmosferi, ulaşımı, kültür turizmiyle, mutfağıyla 2032'nin şehirlerinden biri olmayı hak ediyor. Gelelim maça… Stresli başladı. Bu da normaldi. Zaten Montella karşılaşma öncesi ısrarla sabır vurgusu yapmıştı. Şu oyuncu iyiydi, bu mükemmeldi diye satırlarım olmayacak. İki maçı da kazanan, kazanmak için her şeyini ortaya koyan bir oyuncu topluluğu gördük. Saha kenarında varlığını hiç unutturmayan bir hoca izledik. Futbolcular kadar Montella'yı da tribünden takip ettim. Enerjisi, oyuncularla olan diyaloğu, sevinç karelerindeki görüntüsüyle fevkaladeydi. Zaman zaman yüreğimizin ağzımıza geldiği anlar olmadı değil, itiraf edelim. Ama oyun disiplininden hiç kopmadık. Aradığımız, özlediğimiz de buydu. Disiplinle birlikte kalite de devreye girince dört muazzam gol izledik. Sayfadaki başlığımız gibi Avrupa Avrupa duy sesimizi… Geliyoruz Almanya. Bu yaza da damga vuracağız inşallah. Bize bu mutluluğu yaşatan, heyecanı tekrar hatırlatan Bizim Çocuklar'ın hepsini alınlarından öpüyoruz. Yolumuz açık olsun.

Sözleşmesi çok özel!

Montella, Ay-Yıldızlı ekibin yeni patronu oldu. Yarın Riva'da 3 yıllık sözleşmeye imza atacak. İsmi açıklandığı gün acaba Abdullah Avcı ya da başka bir yerli teknik adam mı takımın başına geçmeliydi gibi çok sayıda yorumlar yapıldı. Hatta komik komplo teorileri bile... Onları burada yazmayacağım. Habercilik işi sosyal medya sayesinde ayağa düştüğü için herkes bir şey yazıyor, sallayan sallayana. Montella ve Kuntz'la ilgili her detayı gün gün SABAH Spor'da okudunuz. Şimdi size bir detay daha vereceğim. İtalyan teknik adam ile yapılan sözleşmedeki önemli ayrıntıyı...



Türkiye'nin başında çok yabancı hoca görev aldı. Hiçbirinin sözleşmesinde bu yazmadı. Hatta 'Onlar niye Türkiye'de yaşamıyor, gidip geliyorlar' gibisinden de çok eleştiri oldu. TFF yönetimi, Montella ile yaptığı mukaveleye özellikle bir şeyi yazdırmış: "Görev yeri Türkiye'dir." Hocanın yurt dışı çıkışları da izne tabi tutulmuş. Ayrıca İstanbul'dan ev bakıyormuş. Montella'nın sürekli ülkemizde kalması özellikle tercih edilmiş. Önemli olan başarısı tabi ki. Umarız özlediğimiz Ay-Yıldız'ı görebiliriz.

BURUK'UN ALACAĞI RAKAM BELLİ OLDU!
Okan Buruk'un Galatasaray yönetiminden zam istediğini bu sayfalarda okudunuz. Sonra aldı başını bir tartışma gitti. Okan Buruk'un, 20 milyon TL olan ücretine zam istemesi kadar doğal ne olabilir. Bu takımı şampiyon yapmış, Şampiyonlar Ligi'nde gruplara taşımış bir teknik adam. Konuyu saptırıp Galatasaray'ı karıştırma gibi saçma sapan yorumların bile olduğu bir zaman dilimi geride kaldı.



Gerçek olan, bu durumu kimse inkâr etmedi. Galatasaray yönetimi ile Okan Buruk, görüşmelerini bir süredir devam ettiriyor. Taraflar 33 milyon TL ve bonuslar konusunda prensipte anlaşmış. Bu da 13 milyon TL zam demek. Bonusları da düşünürsek 50 milyon TL'ye ulaşan meblağ. Okan Buruk, her şeyin en iyisini fazlasıyla hak ediyor.

İŞİNİ TİTİZ YAPMAK DA MI SUÇ!
F.Bahçe yöneticisi Selahattin Baki, 1-0 kazanılan Alanyaspor maçı sonrası basın mensuplarına demeç veriyor. Ben birkaç cümlesini hatırlatacağım, "Biz daha önce 9 saniyede penaltısı iptal edilmiş, 4 dakika 17 saniye araştırılıp golü iptal edilmiş bir camiayız. Bugün de attığımız nizami gol ve demin size verdiğim örnekleri bize yaşatan hakemin bile tereddütsüz verdiği golü 3 dakika 44 saniye iptal etmek için niye uğraşıldı. Neler arandı? Ve niye bu detaylar ve dinamikler aranıyor?"



Selahattin Baki, bu sözlerle TFF ve MHK'ye mesaj veriyor, mobbing yapıyor bir nevi... Eski hakemlere bakılırsa Atilla Karaoğlan iyi maç yönetti. VAR odası da (Erkan Engin) oldukça titiz davranıp işini iyi yapmaya çalışmış ve doğru kararı vermiş. Durum böyleyken ne aranabilir iptal için. Bu tür açıklamalar ne F.Bahçe'ye ne de diğer takımlara hiçbir bir şey kazandırmaz. F.Bahçe, bileğinin hakkıyla 12'de 12 yapmış. Net olan bu!

Dümenin başına Montella geçti!

A Milli Takım'ın yeni teknik direktörü İtalyan Vincenzo Montella oldu. Önce bu sabah TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, Riva'ya davet ettiği Stefan Kuntz ve avukatı ile görüşüp, sözleşmeyi feshedecek. Alman teknik adamın mukavelesi Haziran 2024'te bitiyordu. Dolayısıyla da Kuntz'un alacağı bir tazminat olacak. Bildiğim kadarıyla teknik adam, aylık 100 bin Euro maaş alıyor. Biz gelelim yeni hocamıza…



LÖW TEKLİFİ KABUL ETMEDİ
Bu konuda çok şey yazılıp çizildi. Federasyon yönetiminin gönlünün Almanya Milli Takımı'nda 15 yıl görev yapan ve Dünya Kupası şampiyonluğu yaşayan Joachim Löw'de olduğunu duydum. Alman hoca ile irtibat da kuruldu, teklif yapıldı ama kendisi kabul etmedi. Olsaydı iyi bir seçim olacaktı. Her şeyden önce tartışma yapılacak bir hoca değil. Futbol kamuoyunun saygı duyup, önünde ceketini ilikleyeceği bir spor adamı. Geriye Abdulah Avcı ile Montella kaldı.



ÇALHANOĞLU'NUN ESKİ HOCASI
İki teknik adamla da federasyon anlaştı. Vincenzo Montella biliyorsunuz Adana Demirspor'da görev yaptı. Deprem zamanı bizimle birlikte acı çekti, insanlarımıza yardım elini uzattı. Çalışkan, oyuncularıyla ilişkisi kuvvetli olan bir teknik direktör. Her röportajında Türkiye'yi övdü. Adeta bir turizm elçisi gibi çalıştı. EURO 2032'yi de İtalya ile ortak yapmak için çalıştığımız düşünülürse İtalyan bir hocayı göreve getirmek mantıklı olur. Ayrıca Milli Takım kaptanımız Hakan Çalhanoğlu'nu 2017'de Milan'a transfer eden teknik adam. Beraber uyumlu bir şekilde çalışabilirler. Kariyeri de oldukça dolu ve başarılı. Tecrübeli bir isim.

TÜRK FUTBOLU İÇİN HAYIRLI OLSUN
Abdullah Avcı daha önce Milli Takım'da çalışmış bir teknik direktör.. Trabzonspor'u şampiyonluğa taşıdı. Ülke futbolunu ve gelişen dünyayı takip eden bir hoca. TFF yönetimi içinde 'yabancı' diyen olsa da Abdullah Avcı'ya destek veren grup da var. Ama yabancı tercihi daha ağır bastı ve Montella'da karar kılındı. İtalyan teknik adamla Milli Takım, yeni bir macereya yelken açacak. Bu karar, Türkiye ve Milli Takımımız için hayırlı olsun.

KALAN MAÇLAR
12 Ekim Perşembe
21.45 Hırvatistan-Türkiye
15 Ekim Pazar
21.45 Türkiye-Letonya
21 Kasım Salı
22.45 Galler-Türkiye

Kuntz’un gitmesi yetmez

🔴 A Milli Takım Teknik Direktörü Stefan Kuntz'un görevine son verilmesi artık an meselesi. Federasyonda görev yapmış tecrübeli bir isim olarak bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?



Bu rezaleti Kuntz'u feda ederek temizleyemezler. Çok değil 2 sene önce; Fransa, Hırvatistan, Norveç, Rusya ve Hollanda'yı yenmiş Milli Takım'da, Hollanda'dan farklı yenilgi aldı diye, abartılı biçimde kopartılan fırtına nedeniyle Şenol Güneş'in görevine son verildi. Ben de bunun bir ekip işi olduğunu düşünerek, kendimi sıyırmaya çalışmadan Milli Takımlar Sorumlusu görevimi anında bıraktım. Yerime, altımı oyan Hamit Altıntop geldi. Üstelik o zamanın parasıyla 40 bin dolar maaş talep ederek. Allah'tan Nihat Özdemir bu talebi reddetti.
Şimdi bu şartlarda gelen Hamit-Kuntz ikilisi neler yaptı, sayalım…



Faroe'ye yenildi. Ermenistan, Lüksemburg ve Gine'yle berabere kaldı, oyuncular TFF Başkanı'na kadar gidip, "Biz bu Kuntz'la çalışmak istemiyoruz" dediler. Bu işleri toparlaması gereken Hamit Bey, takım kadrosuna müdahale ettirmediği için Kuntz'la küs. Arkasından adam getirmeye çalışıyor. Abdullah Avcı ile anlaşıyor.
Şimdi bu tablonun neresinde gurur veya racon var? Bu işleri ne zaman bırakacağını bilmezsen, zor durumda kalırsın. Son 2 senedeki tablonun en büyük müsebbibi olan Hamit Altıntop, istifa etmek yerine, o görevi esas hak eden insanların önünü kesiyor.



TERİM'İ İSTEMEYEN İKİ İSİM VAR

🔴 Sayın Soydan, bunlar çok ağır ithamlar… Sizce yeni teknik direktör yerli mi, yabancı mı olmalı? Abdullah Avcı'nın ismi çok ön planda. Fatih Terim konuşuluyor ama yabancılar da gündemde. Görüşünüz nedir?
Sevgili Murat, ben bu sütunda sokak dedikodusu konuşmam, gerçekleri konuşurum, bunu herkes bilir. TFF geçen mart ayında Löw'e gitti ama anlaşamadı. Yerli olarak Büyükekşi, Fatih Terim'i istiyor, yardımcıları da Emre ile Arda olmak koşuluyla. Kadere bakın ki yönetimdeki 2 Galatasaraylı Yusuf Günay ve Hamit Altıntop, "Terim gelmesin, o gelirse bırakın soyunma odasını, bizi Riva'ya bile sokmaz" diyerek yönetimi Terim aleyhine etkiliyor. Onların istediği adam Abdullah Avcı. Milli Takım hiç kimsenin oyun alanı değildir. Başarısızlığı kabul edip istifa etmesi gerekenler, maalesef yeni oluşumu da çomaklayarak Milli Takım'ın geleceğini de ipotek altına alıyor.

SANKİ KULÜPLER DEFİNE BULMUŞ

🔴 Transfer dönemi sona erdi. Harcanan milyon Euro'lar inanılmaz. Bu dönemi nasıl yorumlarsınız? Ekonomik olarak etkisini nasıl yaşar kulüpler?
Akıl var, mantık var. Bu paraların altından kalkmak imkânsız. Bu tabloya bakınca 2 ihtimal geliyor aklıma: Ya bütün kulüpler Katar sermayesine satılacak, onun altyapısı hazırlanıyor, böyle bir borç başka türlü ödenmez çünkü ya da kulüplerin hepsi statların altında define buldu, açıklamak istemiyorlar. Bu sene şampiyon olan da dahil tüm kulüpler sezonu eksi bakiye ile kapatacak. Mantık bunun neresinde?

F.BAHÇE'NİN TEK RAKİBİ G.SARAY!

🔴 En iyi transferleri kim yaptı? Özellikle 4 Büyükler'e baktığınız zaman şampiyonluk adayınız kim?
Ben Fenerbahçeli Selim Soydan'ım. İçimden Fenerbahçe'nin şampiyon olmasını isterim tabii ki. Kalbimle değil beynimle karar vermem gerekirse, 5 senedir ilk defa ikisi de aynı şeyi söylüyor. Fenerbahçe şahane bir kadro kurdu. Mühendisliği de gayet yerinde yaptılar. Tek rakip Galatasaray tabii ki. Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki yoğun takvim sırasında tökezleme ihtimali yüksek. Fenerbahçe o periyodu hatasız geçerse büyük avantaj sağlar. Eğer bu periyot 5 puanın altında farkla sona ererse, avantaj Galatasaray'a geçer.



EĞER ESKİ ALİ KOÇ OLSAYDI ALTAY'I SATMAZDI

🔴 Altay Bayındır, Manchester United'a imza attı. Milli kalecinin gidişi ve yerine Livakovic'in gelişini nasıl yorumlarsınız?
Livakovic her büyük takımın almak istediği çok büyük bir kaleci. Unutmayın ki geçen sezon Fenerbahçe 44 gol yemiş ve hiçbir derbiyi kazanamamıştı. Bana göre Fenerbahçe'nin en isabetli transferi Livakovic'tir. Altay'ı tebrik ediyorum, Manchester United gibi büyük bir kulübe gittiği için ama bir yandan da Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray'a güzellik yapmış oldu Fenerbahçe.



Türkiye'de sıkça yapılan hatadır. İyi insanları iyi futbolcu sanırlar. Altay bence çok temiz, karakterli, düzgün bir çocuk. Fenerbahçe'ye para kazandırarak gitmeyi tercih etmesi, transferin yaşlı gözlerle gerçekleşmesi filan bunlar önemli değerler. Ama sırf böyle diye, Altay'ın kaybettirdiği puanları unutmak hata olur. Eski Ali Koç olsa duygusal davranıp Altay'la devam ederdi. Yeni sürüm Ali Koç hem Altay'la ağlıyor hem de parayı bastırıp yerine daha iyisini alıyor.

F.BAHÇE'YE BİR ERDEN TİMUR LAZIM

🔴 Özellikle büyük takımların yeni oyuncuları ile eskiler arasında maddi olarak ciddi bir uçurum olduğu söyleniyor. Hocaların aldığı ücretlerin bile yıldızların altında kalması dikkat çekiyor. Bu dengesizlik, yarışı nasıl etkiler?
Kulüplerin yönetim kurulları bu tarz sıkıntıları çözmek üzere seçilir. Şimdi Davinson Sanchez'in, Abdülkerim- Nelson ikilisinin aldığı paranın 2 katını kazanacak olması, Galatasaray için sıkıntı. Dzeko'nun aldığı paranın genel ortalamanın üstüne çıkması, Fenerbahçe'yi zorlar. Takım içi adalet en az kadro mühendisliği kadar önemlidir. Bu adaleti hangi yönetim kurulu daha iyi sağlarsa, o takım lehine ibre döner. Ben Erden Timur'un performansını beğeniyorum, geçen sezonki şampiyonluğun baş mimarı. Fenerbahçe yönetiminin de en az onun kadar mesai harcaması gerekiyor.



VOLKAN DEMİREL İLE GURUR DUYUYORUM

🔴 Volkan Demirel yaptığı açıklamalarda Muslera'nın kendisinden iyi olduğunu söyledi. Hatta Uruguaylı kalecinin jübilesinde Galatasaray kalesini koruyabileceğini de açıkladı. Ne diyorsunuz bunun hakkında?
İnsan kendine bir kadın seçmez, bir hayat seçer. Volkan'ın eşi Zeynep, kocasına mükemmel bir hayat arkadaşı oldu. Beraberce çok klas büyüdüler, her olaya bakışları takdiri hak ediyor. Volkan kaleciyken bu kadar olgun olabilse, Türkiye'nin en sevilen futbolcusu olurdu. Mükemmel bir açıklama. Volkan'la gurur duydum. Olur olur, bal gibi olur.

Bu sözlerle son 3 maça çıkamaz! Kuntz dönemi bitti

Milli Takım'da değişim için düğmeye basıldı... Önce biraz geriye gidelim; 1-1 biten Ermenistan maçının ardından Stefan Kuntz ağır eleştiriler almış, teknik direktör adayları bir bir manşetlere çıkmıştı. Fakat TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi bu iddiaları net bir biçimde yalanlayarak, "Hırvatistan maçına Kuntz çıkacak" demişti. Sonrası Japonya'ya 4-2'lik farklı yenilgi.. Aslında buraya kadar sorun yoktu. Yani Alman hoca görevine devam edecekti. Gelin görün ki Japonya maçının ardından yaptığı basın toplantısındaki sözleri bardağı taşırdı. Daha maç öncesi teknik adamını destekleyen Mehmet Büyükekşi'nin bile "Biz hocaya sahip çıkıyoruz, tüm eleştirilere karşı dik duruyoruz. Yanında nasıl kimse yokmuş.. Bu laflar söylenir mi" dediği belirtildi.



3 MAÇA KALSIN MI? HEMEN GITSIN MI?
Bu gelişmelerden sonra TFF yönetimi, Alman teknik adamdan desteğini çekiyor ve bir rota belirlemeye çalışıyor. 'A Milli Takım'ın gruptaki son 3 maçına Kuntz ile çıkalım mı çıkmayalım mı?' diye bir tartışma olsa da genel görüş, "Hocayı yollayalım. Bu sözleri söyleyen bir teknik adamın artık oyuncularıyla bir bağı olamaz. Bizi de suçladı" fikri ağır basıyor. Hocadan, Başkan Büyükekşi'nin de desteğini çektiği ve yolların önümüzdeki hafta ayrılacağı kaydedildi.




ABDULLAH AVCI İLE RİVA'DA GÖRÜŞÜLDÜ VE ANLAŞILDI
Peki Alman teknik adamın ardından kim göreve gelecek? İşte bu konu da ayrı bir tartışma konusu. Mart ayında Abdullah Avcı ile anlaşma sağlanmış ama son dakikada bu operasyon durdurulmuştu. Şimdi yine Avcı ismi gündemde. Zaten yerli bir teknik adam olursa Avcı bu koltuğa oturacak. Dün de yazmıştım. Sergen Yalçın'ın adı geçse de listede olmadığı ifade etmiştim. Ve Fatih Terim'in önemli bir seçenek olduğunu söylemiştim.

YABANCI BİR TEKNİK ADAM DA OLABİLİR
TFF yönetim kurulu, Abdullah Avcı için ortak noktada buluşuyor ama Terim için bu ortak uzlaşma yok... Yani Terim'e karşı olanlar var. Avcı'nın şansı yüzde 50. Yabancı teknik adamlar da gündemde. İsim konusunda bir çalışma yapılmaya başlandığını duydum ama yerli mi yabancı mı kararının net olarak verilmesi gerekiyor. Sonuç olarak önümüzdeki günlerde Stefan Kuntz ile yollar ayrılacak ve yeni milli takımın yeni hocası açıklanacak.

NE DEMİŞTİ?
KUNTZ
basın Japonya maçından sonra basın toplantısında "Benim sorumluluk alanım oyuncular. Ben, onlardan bazı şeyleri beklerim. Oyuncular da A Milli Takım için yüzde 100'ünü verecek seviyeye gelmeli. En çok canımı acıtan konu, futbolcularım %100'ünü vermiyorsa, bu canımı acıtıyor. Sahanın ortasında cevap verilir, röportajlarda değil. Kimse yanımda da olmuyor" açıklamasında bulunmuştu.

Futbolcular sevmiyorsa Kuntz takımda kalamaz

Kadın voleybolda yaşanan başarının ardından, Ay-Yıldızlı formayı giyen Sultanlarımız toplumun büyük sevgisini ve takdirini kazandı. Hemen ardından futbol takımımız önemli maçlara çıktı. Ermenistan'a karşı alınan beraberlik ve ardından özel maçta Japonya mağlubiyeti... Doğal olarak konu yine Kuntz ve geleceği oldu... Japonya karşılaşmasına kadar Alman teknik adam ile yola devam etmenin mantıklı bir tarafı olabilirdi. Sayın TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi de istikrara işaret etmişti. Lakin bir teknik adam, takımıyla ilgili suçlayıcı ifadeler kullanıyorsa bu iş bitmiştir. Yani artık dikiş tutmaz bu ilişki! Milli futbolcular ile hocaları Kuntz arasındaki kopukluk ve güven sarsıntısı yüzünden Avrupa Şampiyonası'nı kaçırmayalım. Peki ne yapalım? Bir an önce teknik adam değişimine gidelim. En sağlıklı yol bu… İki taraf da birbirine güvenmiyor.

ÇALHANOĞLU'NA 'SUS VE SAHADA KONUŞ' DEDİ!
Kuntz 'Bana sahip çıkmıyorlar' diye sitem ediyor. Haklılık payı yok mu? Var… Sahada ter döken öğrencileri, kenardaki hocasına destek vermiyor. Hakan Çalhanoğlu'nu da suçluyor, 'Sus ve sahada konuş' diyor… Hakan büyük yıldız ama sahanın dışıyla fazla ilgileniyor! Sonuçta TFF yönetimi acil olarak bir karar almalı. Abdullah Avcı, Sergen Yalçın ve Fatih Terim ismi cumadan beri medyada konuşuluyor.

BU AŞAMADA EN MANTIKLI SEÇİM FATİH TERİM OLUR!
ABDULLAH AVCI:
Bu görevi yapmaya hazır, istekli... Daha önce Ay-Yıldızlı takımı çalıştırdı. Aradan geçen zamanda Trabzonspor'u şampiyon yaptı, daha büyük bir deneyim kazandı. TFF yönetimi ortak bir noktada buluşacaksa, o hoca Avcı olur. Yönetimden Avcı'nın ismi çıkar..

FATİH TERİM: Milli takımlarda en uzun süreli görev yapmış isim. Başarılı da olmuş başarısız da. Bir efsane, bir marka. Kriz yöneten hoca.. Ağırlığı var.. TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi'nin de sıcak baktığı bir hoca. Ama yönetimde karşılık bulur mu bilmem.. Bu dönem göreve getirilecek en mantıklı tercih olur.

SERGEN YALÇIN: Ay-Yıldızlı takımı çalıştırabilir mi? Çalıştırır... Daha önce bu görevi yapmadı. TFF yönetiminde adı geçmiyor. Sadece medyada yazılıyor. Çok şans tanımıyorum.

YABANCI TEKNİK DİREKTÖR RİVA GÜNDEMİNDE YOK
Bu seçeneğin masaya geleceğini düşünmüyorum. Eğer Stefan Kuntz giderse, yerine yerli bir hoca gelir. Ama yerli de yabancı da getirseniz önemli olan istikrar. Sonuçta 2 yılda bir hoca değişmiş A Milli Takım'da..

HAMİT ALTINTOP GEREĞİNİ YAPMALI
Hamit Altıntop'a gelelim... Kuntz'u bu göreve getiren isimdi. Son zamanlarda aralarının iyi olmadığı söyleniyor. Yani Alman teknik adam giderse, Altıntop muhalefet etmez. Fakat takım başarısız olursa, o da Kuntz kadar sorumlu olur. Bir operasyon yapacaksa bir an önce yapmalı. Ya da çıkıp şunu söylemeli: "Kuntz ile yola devam edeceğiz. Milli takım sorumlusu olarak sonuna kadar hocamızın yanındayım."

SONUCA GELİRSEK:
Kısa vadede bir değişim olacağını sanmıyorum. Çünkü TFF Başkanı Büyükekşi, Hırvatistan maçına Alman teknik adamın çıkacağını söyledi. Yani noktayı koydu. Zaten lig maçları başlar, her şey unutulur..

İmdat çekici!

Atatürk Olimpiyat Stadı tribünleri boş, deplasman taraftarına bilet 750 TL! Atmosfer böyle olunca futbolcular da oyuna girmekte zorlanıyorlar. Ev sahibi takımın kararı önemli olsa da bu maç İstanbul'da başka bir statta oynayabilirdi. Karagümrük, "Küçük İtalya" modelinden vazgeçmiş ve geçen sezona göre çok daha zayıf bir kadroyla sahada.. Avrupa'da uygun adım yürüyen Beşiktaş ise rotasyon olmayan bir kadroyla sahadaydı. Ev sahibinde bir sağ açık olan Feghouli'nin orta sahanın göbeğinde, sağ bek Salih'in ise santrforda, Beşiktaş'ta ise Necip'in stoper, Onur'un ise sağ açıkta başladığını söylersek iki takımın da lige hazır kadrolarla gelmediği net anlaşılır. Geride kalan resmi maçlarda 3 Büyükler arasında en formda orta saha Beşiktaş'taydı. 4 gün önceki Bakü deplasmanı bu kadar yormuş olamaz, Salih kötü günündeydi ve ilk yarıda Kartal beklerinden yeterli hücum desteğini alamadı. Muleka'nın ezdiği pozisyonlarla gitti Beşiktaş soyunma odasına. Maç boyunca kaleye isabetli şutu olmayan Karagümrük, orta sahada iyi mücadele ediyordu ama ikinci yarının erken dakikalarında Aboubakar penaltıyı çok kötü kullanmasa erken pes ederlerdi. Kötü kullanmaktan öte gayri ciddi bir yaklaşımı vardı!. Önce Rebic ardından Amir'in oyundan alıp 4-2-4'e Semih takviyesiyle dönen Şenol Güneş, isabetli değişiklikliğiyle istediğini aldı. Sahanın yıldızı Gedson'du, top kaptı, ikili mücadelelerden galip çıktı, takımını öne taşıyan isimdi ve güzel oyununu golle süsleyip ilk 3 puanı Beşiktaş hanesine yazdırdı. Bu Gedson altın gibi adam.. Güneş'in forvetin iki kanadındaki verimsizliğe acil çare bulması gerekiyor çünkü bu ligde bu Karagümrük seviyesinde çok fazla takım yok.