CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

4 önemli haber!

Portekiz yenilgisinden birçok ders çıkarmalıyız. Alt alta 100 madde yazılabilir. Karşılaşmanın ardından Almanya'da en çok eleştirilen isimlerin başında A Milli Takım Teknik Direktörü Montella geliyor. Alman basını da oynatılmayan oyuncular üzerinden yorum yapmış. Herkesin merak ettiği konu Arda Güler'in özellikle de Mert Müldür'ün neden oynamadığı... Turnuvanın en güzel gollerinden birine imza atan Mert Müldür'ün 11'de olmaması da şaşılacak bir durum olarak sayfalarda yer bulmuş. Yaşlılar takımı Portekiz'in, yürüyerek Türkiye'yi 3-0 yenmesine anlam veremeyen yabancı meslektaşlarımız bunun üzerinden yorum yapmış.



ARDA GÜLER'İN MR'I TEMİZ AMA KASIĞINDA AĞRI VAR
Gelelim Arda Güler olayına… Çok şey yazılıp çiziliyor. Arda'nın maçtan önce MR'ı çekilmiş. Genç futbolcu, kasığının ağrıdığını Milli Takım doktoruna söylüyor. MR'da bir soruna rastlanmıyor. Fakat oyuncu ağrısı olduğunda ısrar ediyor. Bunun üzerine Montella, böyle bir karar alıyor. İtalyan hocanın en çok eleştirildiği konulardan biri bu ama perde arkasındaki durumu da yazmak istedim. Tribünlerden ısrarla oyuna girmesine yönelik tezahürat gelince ağrısı olmasına rağmen sahaya çıkıyor. Hatta bir serbest vuruşta bacağını işaret ederek vuruşu arkadaşına bıraktı. Montella ile Arda arasında kriz varmış gibi inanılmaz dezenformasyon var. BU YAPILANLAR MİLLİ TAKIM'A İHANETTİR!!!



ROSETTİ'YE HAKEM TEPKİSİ: BU ADAM ŞİKEDEN CEZA ALMADI MI?
Portekiz maçının hakemi Felix Zwayer tepki gören isimlerden biri. 2005 yılında adı şikeye karışmış, sonrasında ceza almış bir hakem. Ama Almanya'nın en iyilerinden. Türklere karşı bir ön yargısı olduğu iddiası da var. Turnuvanın başından beri en çok sarı kartın gösterildiği karşılaşması olmuş. Hatta devre arasında Türkiye Futbol Federasyonu yöneticileri, hakemlerin patronu Roberto Rosetti'ye 'UEFA neden şikeye karışmış bir hakemi bizim maçımıza verdi' diye de sormuşlar. Rosetti sadece tebessüm etmiş. Zwayer'in kararlarına da bakarsak Başkan Mehmet Büyükekşi ve yönetimin verdiği tepkinin doğru olduğunu görebiliyoruz.



ZAFER TURLARIMIZI ALMANLAR SEVMİYOR
Almanya'da Türklerin büyük coşkusu var. Akın akın gelmişler. Alman polisi bundan büyük rahatsızlık duyuyormuş. Özellikle Gürcistan maçından sonra yapılan sevinç gösterilerinden dolayı gecenin ilerleyen saatlerine kadar mesaide kalmışlar. Bunu anlatan kişi Almanya'da görev yapan önemli bir vatandaşımız. Türklerin coşkusu, sokak gösterileri, arabaları ile yaptığı turlar nedeniyle Almanların rahatsız olduğunu farklı kesimlerden de duyduk. Yani bunun alt metni okunduğunda açıkçası gruptan bile çıkmamızı istemiyorlar diyebiliriz.

MERT'İN DİZLERİNDE PROBLEM VAR
Kaleci olayı da tartışılan konulardan biri. Mert Günok, Beşiktaş'ta bu sezon 45 tane maça çıktı. Beşiktaş kalecisi geçmişte dizinden ciddi problemler yaşamış bir isim. 35 yaşında olması itibarı ile de zaman zaman sakatlıklar geçiriyor. Milli Takım kampında dizinden ağrıları olduğunu ifade etmiş. Bunun üzerine Montella bu sezon sadece bir kez İngiltere'de kupa maçı oynayan Altay'ı tercih etmiş. Bu arada Uğurcan'ın da Trabzon'da 43 maçta görev aldığını belirtelim. Mert'in Çekya maçında oynayıp oynamayacağı belli değil. Altay'ın kötü performansı sonrası Uğurcan tercihi yapılabilir. Tabi daha müsabakaya üç gün var, bakalım zaman neler gösterecek.

Tarih birinci sıraya şampiyonu yazar

Müthiş bir sezon oldu. Her şey vardı. Bütün olumsuz şeylere rağmen hem Galatasaray hem de Fenerbahçe'yi tebrik ederim. İki kulüp de sonuna kadar mücadele etti, savaştı ve kazanan Galatasaray oldu. Türk futbol tarihinin aslında en gergin sezonuydu. Olaylar, skandallar derken çok şey yaşadık.. Sahada olan kazandı.. Aile olan, futbolu daha çok düşünen kazandı.

***

Okan Buruk, yeni bir apolet daha taktı.. Son ana kadar renk vermedi. Takımını, yıldızları, hele de İcardi'yi ve camiayı iyi yönetti. Büyük bir teknik adam olduğu kadar iyi bir iletişimci olduğunu gösterdi. Galatasaray tarihine geçti. Övgüyü fazlasıyla hak etti. Yeni sözleşmesi de hayırlı olsun, şampiyonluğu da.

***

Fenerbahçe için zor bir sezon oldu. Sarı lacivertli kulüp, son nefesine kadar bu işi götürdü. Bu takımın kahramanı da İsmail Kartal'dır. Hakkındaki tüm olumsuz şeylere rağmen ayakta kaldı. Son haftalarda daha da dik durdu. Yerine teknik adam aranırken bile… Fenerbahçe şampiyon olamadıysa bunun bir numaralı sorumlusu Ali Koç ve yönetimidir. Sayın Koç her sezon olduğu gibi herkesi suçladı, yıktı, yaktı. Estirdiği olumsuz hava takımı da etkiledi. Sayın Koç adına hüsran bir sezondu. Takım için değil ama...

***

Fenerbahçe için geçen hafta büyük zaferdi ama unutmayın ki tarih birinci sıraya şampiyonu yazar.. Galatasaray zaferiyle tüm ligi anlatmak sadece kendini kandırmaktır… Sonuç olarak bize bu heyecanı yaşattıkları için iki takıma da teşekkür ederiz.

Doğru hamle, ikramiye gibi sonuç

Beşiktaş, yakın tarihte evinde ligde mağlup ettiği Ankaragücü'ne, yarı finalin ilk maçında isabetli şut atamamıştı. O gün Ankaragücü'nün özellikle ilk yarıda golü bulmamış olması, siyah-beyazlıların ikinci devrede oyunu dengelemiş olması ve Rizespor maçını da son dakikada kazanırkenki iştahlı futbolu, final yolunda taraftarı önünde Kartal'ı favori yapmıştı. Dün gece ilk yarıda 6 hücumda kalan ve hayal kırıklığı yaratan Serdar hocanın takımı, 20 dakikada 5 hücum yediği Ankaragücü'ne rakibin bir bireysel hatasıyla cezayı kesti. Serdar Topraktepe, emaneti olan takımla elinden geleni yapmaya çalışıyor. Genç Semih en önde ezilirken ve sakatlık dönüşü kulübede oturan Gedson'a sahada ihtiyaç varken çok da beklemeyip ikinci yarıda hamle yaptı. Bu değişim doğruydu. Gedson takıma dinamizm kattı, topun hızını artırıp hücuma katkı verdi. Ezeli rakiplerinden ligde tarihi fark yiyen Beşiktaş'ın, onların erken havlu attığı Ziraat Türkiye Kupası'nda finale çıkmış olması elbette bir teselli ikramiyesi, fazlası değil.. Çünkü önlerinde kazanmaları gereken bir final var.. Ve diğer yarı finalin favorisi Trabzonspor'a karşı dün geceki futbol yetmez.. Bir parantez de Beşiktaş'ın vefakâr taraftarına açalım. Stadyumu doldurup takımlarını bitiş düdüğüne kadar desteklediler. Rakibe büyük baskı kurdular. Bu galibiyette onların da payı çok büyük…

Ah hocam ah!

İsmail Kartal'ın kadro tercihleri az kalsın ilk maçta büyük bir hezimet yaşamamıza neden olacaktı. Fenerbahçe teknik direktörü pazar günü oynayacakları Karagümrük maçını düşünüyor olacak ki elindeki 3 önemli futbolcuyu (Ferdi, İsmail ve Fred) kulübede maça başlattı... Bunu da karşılaşmadan önce şu sözlerle açıkladı: "Biraz mecburiyet biraz da strateji, 3 gün sonra bir maçımız var." Hocam bırak 3 gün sonraki maçı, hâlâ onu mu düşüyorsun? Yarı final ayağımıza gelmiş sen finale giderken sana ligi mi soracaklar! Karagümrük maçını TFF, "Erteleyelim" dedi yönetim kabul etmedi. Sana sordular mı bilmem ama sen hâlâ 'Karagümrük' diyorsun. Kulübedeki bu üç adam oyuna girince, Fenerbahçe oynamaya başladı. Maç da tek kaleye döndü. Orta sahayı geçmeye başladı Fenerbahçe! Bırakın 3-2'ye skoru getirmeyi 3-3 bile yapardık. 3 tane saçma gol yedik. Hırvat kaleci Livakovic'in yediği gollere bakınca sezon başından beri bakınca İrfan Can Eğribayat'a haksızlık yapılıyor.
Rakip 5 kişi ile basıyor, Fenerbahçe savunması ve kalecisi hâlâ o alanda kısa paslar yapıyor. "Gel, gol at" dedi, Yunan takımına açık açık. Adamlar da attı zaten… Böyle bir hata olur mu? Çağlar bu formsuzluğun ile EURO 2024'te nasıl oynayacaksın sen. Fenerbahçe dün gece İsmail Kartal'a rağmen tur şansını İstanbul'a taşıdı... Sarı-lacivertli takım, Kadıköy'de farklı kazanır ve yarı finale de kalır. Olympiakos çok kötü takım. Net olan bu... 11'deki yanlış tercihler ve savunmada yapılan hatalarla altın tepsi de az kalsın turu veriyorduk. Direkten döndük özeti bu… Uzun yıllar sonra Avrupa'da bir kupa kaldırmanın ümidini taşıyoruz. Umarım F.Bahçe tüm konsantrasyon ve enerjisiyle bu fırsatı iyi kullanır...

Birlik yok ayrılık çok

Kulüpler Birliği, her konuda olduğu gibi TFF'ye karşı başlatılan imza kampanyasında da birlik olamadı.. Başkanlar arasında toplantılarda fikir uyuşmazlıkları son derece doğal bir durum, fakat 'birlik' bir karar alır ve bu uygulanırdı. Ali Koç döneminde kulüplerin ortak noktada uzlaştığı konular bir elin parmaklarını geçmedi. Koç devam ediyor mu etmiyor mu? TFF seçimleri "Erkene alınsın" diye delege ve kulüpler noter huzurunda bir kampanya başlatıldı. Hedef, 130 imza toplayarak seçimli kongreyi bir ay sonra yapmak.

TFF İÇİN NİYE DAHA ÖNCE DÜĞMEYE BASMADINIZ!
Gerekçeleri de şuydu: "Biz Mehmet Büyükekşi'yi istemiyoruz. Temmuz değil haziran başında seçimi yapsın ve gitsin.. Temmuz geç olur. Ligler başlarken yeni bir kaos olmasın." Bu görüşe saygı duymak lazım oncak şunu da sormak gerekiyor... TFF'yi şimdi değil haftalardır istemiyorsunuz, niye daha erken hareket edip düğmeye basmadınız? Neyi beklediniz 8 Nisan'a kadar… Süper Kupa finalini mi? Yerel seçimi mi? Başka bir gizli gündem mi vardı? Sonuçta TFF, 18 Temmuz'u açıkladı.. Artık seçim süreci başladı..

9 TAKIM, TEMMUZ İÇİN İMZAYI KABUL ETMEDİ
Galatasaray, Trabzonspor, Başakşehir,
Konyaspor, Hatayspor, Çaykur Rize, Gaziantep, Kayseri ve Alanyaspor imza kampanyasına destek vermeyi tercih etmiyor. Bu dokuz kulüp "Zaten seçim kararı alındı" diyor. Fenerbahçe ve Beşiktaş, TFF'ye karşı birlikte hareket ediyor.. Bunun yanı sıra Karagümrük, Kasımpaşa, İstanbulspor, Sivasspor, Adana Demir, Antalya, Ankaragücü ve Samsun da seçimlerin erkene alınmasından yana... Pendik'in tavrı belli değil..

WHATSAPP YAZIŞMALARI ÖZEL OLMAKTAN ÇIKTI!
Şu ana kadar 130 imzaya ulaşılamadı.. Zaten bu imzaları toplamakla da iş bitmiyor.. Kongrede seçim kararı için de ayrı bir oylama olacak.. Tabi bir de alt ligler var. Onları hesaba katmıyorlar... Kulüpler Birliği'nin hedeflerine ulaşması için adı gibi birlik olması gerekiyor.. Whatsapp grubuna Mecnun Otyakmaz, "Mehmet Büyükekşi ile konuştum, aday olmuyor" diye mesaj atıyor.. Ve bu satırlar dışarıya sızıyor.. Varın siz düşünün birliği... Çok sayıda adayın adı geçmeye başladı. Yakında rakam 10'u bile bulur. İçlerinde değerli isimler var... Beklemek lazım, daha erken...

Dünyada ve özellikle de futbolda huzurun ve bereketin olduğu bir bayram dilerim..

Şimdi Fenerbahçe ne kazandı? Muhasebe zamanı!

Meslek hayatım boyunca yaşamadığım bir ilke dün gece olay yerinde tanıklık ettim. Şanlıurfa 11 Nisan Stadı'na 5 saat önce geldim. Fenerbahçe'nin bütün olumsuz açıklamalarına rağmen özel güvenlik, polis, stat çalışanları, kulüp görevlileri ve TFF, 21.30'a canla başla hazırlanıyordu. İftar vakti yüzlerce görevli, oruçlarını açtıktan sonra hiç ara vermeden hummalı çalışmalarına devam ettiler. Ortada büyük bir emek vardı. Şanlıurfa'ya indiğim andan itibaren sokak sokak dolaştım. Sağ olsunlar her yerde ilgi gösterdiler. Hepsinin şikâyeti aynıydı: "Fenerbahçe neden buraya gelmiyor biz Ali Koç'a ne yaptık." Gönül kırgınlığı kolay kolay geçmez. Ali Bey maçtan önce yaptığı basın toplantısında yine uzun uzun aynı şeyleri tekrarladı, camiasına seslendi. Cümlelerinden biri de şuydu; biletleri satın aldıklarını söyledi. Bu çok mu önemli, her şey para ile satın alınabiliyor mu! Isınmaya çıkan U19 oyuncularının yüzündeki ifade ve tedirginlik açık ve net bir şekilde belli oluyordu. İcardi'nin golünün hemen ardından sahadan çekildiklerinde, ben de görevim icabı çıkış tünelinin yanındaydım. Hepsinin yüz ifadesine odaklandım… Geleceğin yıldız futbolcularında mutsuz ve hayatları boyunca unutamayacakları bir ana tanıklık etmenin vermiş olduğu hüzün vardı. Sakın onları kahraman ilan etmeyin, bu daha da büyük bir kötülük olur. Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ve yönetimi bu kararı alarak birçok kesimi cezalandırmış olabilir ama bugün de şunu kendisine mutlaka sormalıdır; "Ben ne kazandım, bundan sonra Fenerbahçe için neler değişecek?" Son sözümüz de Galatasaray'a olsun… Şanlıurfa'ya geldiler, maç tatil olmasına rağmen sahada idman maçı yaptılar, tribünleri mutlu etmeye çalıştılar ve kupayı kazandılar. Bu cesareti gösterdikleri için tebrik ederim. Türk futbol tarihi Galatasaray'ı da yazacak Fenerbahçe'yi de. Her şey dün gece itibariyle arşivlere geçti.

Bu ceza kime! Depremzedeye mi, U19’a mı, futbolun aktörlerine mi?

Fenerbahçe yönetiminin, kararları kulübe ve camiaya fayda sağlaması için alması gerekir normalde… Soruyorum: Süper Kupa finaline U19 takımı ile çıkmak Fenerbahçe'ye ne kazandıracak? 17 Mart tarihinde Trabzonspor ile oynadınız, dün akşam da Adana Demirspor ile. Avrupa'daki Olympiakos maçınız ise 11 Nisan'da… Futboldan birazcık olsun anlayanlar, 25 günde 2 maça çıkmış iki takımın maç eksiği çekeceğini ve ritminin bozulacağını bilir. Süper Kupa ile Pire'deki deplasman arasında 4 gün var. Bu süreyi Samandıra'da idman yapıp geçirecek olan İsmail Kartal'ın da bu karardan mutlu olmadığına eminim. Ama sessiz kalır!…
Gelelim 2 sezon Türkiye Kupası'na katılmama fikrine. Karar demiyorum çünkü Fenerbahçe'nin 3 ay sonra seçimli kongresi var. Başkan Ali Koç, "Devam etmeyeceğim" dedi. Kulübü 3 kulvardan birinde 2 yıl boyunca mücadeleden uzak tutmak neyin aklıdır! Zaten bu kararı da Koç alamaz. Fenerbahçe'nin 3 ay sonra seçeceği yeni başkanı alır. Diyelim ki Koç oldu başkan, bu kez bir daha yeni yönetiminin genel kurul üyelerinden bu konuda muvafakatname alması gerekiyor.

İTALYA'DA KULÜP SAHİPLERİ BİLE BU KARARI ALMAZ!
İtalya'da futbol kulüplerinin başkanları
aynı zamanda patronlar. Sahibi ne isterse yapar diyen varsa baştan söyleyeyim: O takımların taraftarlarının kabul etmediği hiçbir kararı başkan patron olsa da alamaz. Bu iş X oyuncuyu aldım, Y'yi sattıma benzemez. Bizde seçimle koltuğa oturan başkanların tek başına alacakları kararlar değil bunlar.

ŞANLIURFA HALKINA AYIP OLMADI MI?
Şanlıurfa'da binlerce insan bu finali 2 aydır bekliyor. Hasılatı depremzedelere bağışlayacağınızı açıkladınız… A takım ile gelmese de o stat dolar. Ama bu yöre halkına ayıp ettiğiniz gerçeğini değiştirmez. Bir de diyorsunuz ki, "Evet hata ettik, Şanlıurfa'ya bir gün geleceğiz.."
Bir de gelelim U19'da forma giyen çocukların ruh haline. Bu çocuklar Fenerbahçe'nin geleceği öyle değil mi? Dün Erol Bilecik bu açıklamayı yaptıktan sonra emin olun o çocukların elleri ayakları titriyordur. Bunlar piyon mu? U19 takımı 90 dakika boyunca ezeli takımına karşı mücadele mi edecek yoksa olayı protesto şovuna dönüştürüp, kısa sürede başka bir planınınız mı var?

ALİ KOÇ 6, F.BAHÇE 117 YILDIR VAR
Bilecik'e göre de var! Önceki gün kongreye gelen üyeler, stadyumu terk ederken öfkeliydi. Bu karara ardından sosyal medyada binlerce Fenerbahçeli katıldı. Emin olun sesini duyuramayan milyonlar da Galatasaray'a karşı finalde genç oyuncular ile oynamanın manasızlığını dile getiriyorlar. Tekrar altını çiziyorum. 3 aydır farklı mekan ve zamanlarda başkanlığa devam etmeyeceğini açıklayan Koç, bu kongreyi kendisi için bir güvenoyu için mi düzenledi yoksa 6 yılın ardından ben gittikten sonra "Ne haliniz varsa görün" mü diyor yeni yönetime. Akil Fenerbahçeliler bence bu soruların yanıtını arasın. Sayın Koç 6 yıldır başkan, Fenerbahçe ise 117 yıldır var.

Yabancı hakemler işbaşı yapıyor!

Son haftalarda hakem hataları yine çok konuşulmaya başladı. Özellikle Fenerbahçe- Alanyaspor maçının hakemi Çağdaş Altay haftaya damga vurdu. Hataları büyüktü… Muhtemelen zayıf not aldığı için bir süre görev verilmeyecek. Maçın VAR hakemi Erkan Engin de yine başarısız isimlerden biriydi. Süper Lig'de bu hafta çok önemli... Yabancı hakem gözlemcileri mesailerine başlayacak. Bu yabancı hakemlerin ülkeleri Portekiz, Almanya, Hollanda, Kuzey İrlanda ve İngiltere... UEFA'nın eski elit hakemlerinden oluşan bu gözlemci grubunun notları, yeni dönemde hakem puanının yüzde 50'sine tekabül edecek. Yeni dönemde TV gözlemcileri olmayacak.




Stattaki maç gözlemcilerinin hakem puanına etkisi yüzde 30 olacak. VAR hakemleri ve maç hakemlerinden oluşan 119 kişinin anketiyle verilen notların toplam nota etkisi yüzde 20. Bu uygulama umarız hataları bitirir. TFF'nin bu radikal kararının fayda ve zararını önümüzdeki süreçte göreceğiz… Bu adımı bir futbolsever olarak destekliyorum.

ERYAMAN'I BIRAK AVRUPA'YA BAK!
Galatasaray bu gece Türkiye için de önemli bir maça çıkacak. Ligimizdeki son tartışmalar yüzünden bir Avrupa gecesi heyecanını daha yaşayamadık. Bir yanda hakem skandalları, diğer tarafta zemin sorunları ve arka arkaya yapılan suçlamalar… Avrupa'ya odaklanmamız gereken bir haftada kısır tartışmaları bir kenara bırakalım.. Galatasaray, günlerdir Ankaragücü maçının nerede oynanacağını tartışıyor. Ankaragücü yanıt veriyor. Kamuoyu da ne olacak diye bekliyor. Sonuç; SABAH SPOR'UN DÜN GAZETEDE duyurduğu gibi maç Ankara'da Eryaman Stadı'nda oynanacak. TFF bu kararı şüphesiz zeminle ilgili aldığı raporlara göre verdi. Temsilcimiz Galatasaray için zor bir gece olacak. Ve biz ülke olarak Avrupa maçlarının önemini anlatamıyoruz… Türkiye, ülke puanı sıralamasında 37.100 ile 9'uncu sırada yer alıyor. Galatasaray'ın bugün Sparta Prag ile oynayacağı karşılaşma, kritik öneme sahip. 11. basamakta bulunan Çekya, hem bu sene hem de önümüzdeki yıllar açısından en önemli rakiplerimizden. Türkiye'nin en yakın takipçisi ise 35.850 puanlı İskoçya… Şampiyonlar Ligi grup maçlarında sarı-kırmızılılar kaliteli maçlar oynadı ve iyi sonuçlar da aldı. Teknik direktör Okan Buruk'un Devler Ligi'nde, özellikle Bayern Münih maçlarında sahneye koyduğu cesur ve pozitif futbol Sacha Boey'e rekor bedelle Münih kapılarını açtı. Avrupa sınavları, hem futbolcuların piyasa yapması hem de yüksek satış bedelleriyle borç batağındaki kulüplerimize can simidi... Galatasaray ve Fenerbahçe'ye bu sezon çok iş düşüyor. Türk futbolunun marka ve prestij değerini, içerideki şampiyonluklar değil Avrupa'da havaya kaldırılacak bir kupa belirler...

KARTAL'A DÖRT ELLE SARILIN!
Fenerbahçe-Alanya maçından sonra tartışılan tek isim vardı; İsmail Kartal... İyi günde de kötü günde de birinci sorumlular ya baş tacı edilir ya da hedefe konulur. Bunlar futbolun doğal kanunu... Ali Koç, başkanlık koltuğuna oturduğundan beri 10 teknik direktör değiştirdi. Bunların içinde yerli de var, yabancı da... Dünyaca ünlü Jorge Jesus bile geldi. Ama hiçbirisi şampiyonluğu getiremedi.




Şimdi Kartal tartışılıyor... Kulüpten herhangi bir ismin tecrübeli hocaya destek açıklaması yaptığını duymadım. Hatta 'Mourinho gelsin' diyenler bile çıktı... Bütün bunların hepsi de F.Bahçe'nin içinden yapılıyor. Yani hocaya sahip çıkması gerekenler... F.Bahçe camiasının yapacağı tek bir şey var; İsmail Kartal'a dört elle sarılmak. Bence ötesi hüsran olur...

FUTBOLUN YENİ İHALESİ NASIL SONUÇLANIR!
Türkiye Futbol Federasyonu, Yayın İhale Komisyonu'nun tekliflerini değerlendirmek için dün toplandı. Bir süredir bu komisyon biraraya geliyor ve analizler yapıyordu. Teklifler artık verildi. Peki nasıl bir rakam ortaya çıkacak? İhale için en yüksek rakamı beIN SPORTS vermiş!. Söz konusu senelik paranın 130 milyon dolar olduğu kulislerde konuşuluyor. Ama buna Kulüpler Birliği ve TFF tatmin olmamış.. Sonuçta da teklifin yükseltilmesi için çalışmalar yapılıyor. Rakamın 150 milyon dolar olması halinde kulüpler ve TFF kanadı mutlu olacakmış. O rakam olur mu bilmem ama eski yayıncı ile hayat devam edecek gibi..

Kafamdaki soru işaretleri...

Kayseri'de çok da tadı tuzu olmayan bir maç izledik. Dikkatimi çeken notları madde madde yazmak istiyorum.
1-Sadece Eryaman Stadı değil ligimizdeki stadyumların yarısından fazlasının zemini kötü. Devlet, güzelim statları yapıyor ama kulüpler milyon Eurolar verdikleri oyuncularına güzel zemin sağlayamıyor. İvedilikle çözülmeli.
2-Beşiktaş; Muçi, Al-Musrati ve Worrall ile camiasına moral verdi.. Kayseri'deki bozuk zeminde yeteneklerini ve potansiyellerini gösteremediler. Özellikle Worrall top kontrolünde zayıf ve yavaş.. Belki ilk defa hayatında böyle bir zeminde oynadı. Bana Beşiktaş'ta fark yaratacak bir oyuncu gibi gelmedi.
3-F.Bahçe ve G.Saray'ın beklerinden aldığı hücum katkısına bir bakın… Trabzonspor'un yeni transferi Meunier, iki maçta iki asist yaptı. Ama Beşiktaş'ta bu mevkilerden bir katkı yok.. Ne Onur ne de Bakhtiyor hücuma destek veriyor. Bu, Beşiktaş'ın öndeki dörtlüsüne kendi aralarında işi bitirme mecburiyeti getiriyor. 4 kişi, 9 kişilik defansa ne yapabilir!
4-Al-Musrati bölgesinde marka bir isim. Ayağı temiz, iyi bir orta saha oyuncusu. Beşiktaş'a faydalı olacağına inanıyorum.
5-Muçi, ilk maçında iyi bir kumaş olduğunu belli etti. Ancak Santos sağ kanatta oynatıp dizginledi… Aynı tercihi bir önceki maçta da Semih'e yapmıştı. Ghezzal ve Rashica yok. Ancak ne Muçi ne de Semih sağ kanatta oynar..
6-Burak Yılmaz cesur oynattı. 14 hücum geliştirdiler. Son vuruşlarda doğru yapsalar rahat kazanırlardı.
Sonuç; Beşiktaş yarışta yok. Taraftarın bu sezondan beklentisi yok. Ama gelecek için hayaller kuruyorlar. Bu hayallerini Santos, gerçeğe dönüştürebilir mi bu konuda kafamda soru işaretleri var..

Bu sözler onu Beşiktaşlı yaptı!

Bu sezonun en çok dalgalanan, en çok yıpranan ve en çok fırtınalardan geçen takımı şüphesiz Beşiktaş… Böyle bir kulübü ayağa kaldırmak kolay değildi. 5 teknik direktör, 2 başkan ve 2 yönetim… Sonda yazacağımı başta yazayım; Fernando Santos, Beşiktaş'a ilaç oldu… Kartal'ın ağır ağabeyi… Beşiktaş oyun olarak çok büyük bir aşama kaydetmedi ama saha kenarında oyuncuların saygı duyduğu bir hoca var artık… Buradaki en büyük sıkıntılardan biri, otorite boşluğuydu. Portekizli teknik adamın verdiği demece bir bakalım; "Bizim stadımızda kimse bizden fazla koşamaz, bizim stadımızda kimse bizden fazla savaşamaz." İşte Beşiktaş'ı, camiayı anlamak buydu. Bu yeni teknik direktörün, Beşiktaş için sarf ettiği bir söz değildi elbette. Daha önce de çalıştırdığı takımlar için ifade ettiği ve taraftarın duymak istediği bir sözdü. Beşiktaş yönetimi, bu sözleri stadın duvarlarına yazmalı. Güzel bir motivasyon olur. Beşiktaş'ın önünde mayısa kadar değerli bir zaman var. 4 maç kazanırsa kupada finale kalabilir. Avrupa bileti almak ve kupa kaldırmak, bu kadar dalgalanmalardan geçen bir takıma büyük hediye olur.



FORMA DEĞERLİ, KAPRİS BİTTİ!
Santos, üç futbolcu talep ettiğini söyledi. 6 numara, 10 numara ve bir de stoper istiyor. Başkan Hasan Arat ve ekibi, bu talebe karşılık verecektir. Oyun olarak da Beşiktaş'ın ileriye giden bir gelişimi var. Bunun en büyük nedeni; kenardaki hocayı görünce topsuz oyunda bile pozisyon alan futbolcular var artık! Yani formanın pahalı olduğunu her futbolcu iyi biliyor.

BİR NOT!
Santos'un gelmesinin etkisiyle son 3 maçta kalesinde gol görmeyen Beşiktaş, istatistiklerde de rakiplerine üstünlük sağladı. Topa %49 ortalamay-ortalamayla hakim olan siyah-beyazlılar, 55 şut la ve 19 isabet değerinden 12 gol bula-bularak %63 başarı yakaladı. Rakibin 8 şutu rak engellenirken 22 hava topu kazanıldı, 37 top çalındı ve 17 pas arasıyla rakibin gelişmekte olan atağı engellendi.

DEPREMZEDELER İÇİN GÖREV SİZİN!
Riyad'daki Süper Kupa Galatasaray ile Fenerbahçe'nin yaşadığı pankart ve tişört sorunu nedeniyle ertelenmişti. İki kulüp, finalin yeni tarihi için ocak ve şubat aylarını kabul etmedi. TFF de bu nedenle bir tarih açıklayamadı. Mart ya da nisan için bir tarih verilebilir. 6 Şubat'ta Türkiye, binlerce insanını kaybettiği depremin yıldönümünü yaşayacak. Keşke o tarihte bir final olsa ve kazanımı da depremzedelere gitseydi. Yine de bu bağışı yapabilirler ki yapacaklarına da inanıyorum. Deprem bölgesini unutmamak lazım. Kulüplerimiz üzerlerine düşeni yaptı, fazlasını yapmaya devam etmeli. Bu arada; Arabistan'dan aldıkları yaklaşık 100 milyon TL'yi iade etti mi Galatasaray ve Fenerbahçe…