CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Beşiktaş bu iddiaları mercek altına almalı

Beşiktaş'ın son günlerde yaşadıklarını herhalde ne Türkiye'de ne de Avrupa'da başka bir kulüp tecrübe etmedi. İddialar yenilir, yutulur cinsten değil. Ağzımız açık şekilde takip ediyoruz. Beşiktaş'ta görevine son verilen Samet Aybaba'nın anlattıklarının her biri soruşturma gerektirecek iddialar. Beşiktaş camiası, bir inceleme yapmazsa, bu iddiaların gölgesinde yaşayamaz. Sayın Aybaba, kulüpteki ilişkileri, gruplaşmayı, yönetimin bölünmesini, transfer hatalarını, mobbingi, elektronik imzasının rızası dışında kullanılmasına kadar birçok iddiayı gündeme getirdi. Mayıs ayında yapılacak seçime kadar Hüseyin Yücel başkanlığındaki yönetimin işi gerçekten zor.

HERKES KENDİNE GÖRE YOL ÇİZMİŞ!
İddialar doğruysa ayrı bir kaos, yalansa da ayrı. Şimdi suçlamanın tarafları da yanıtlar veriyor, verecek de.. Tümden bu iddiaların bir şekilde araştırılması lazım. Bu göreve de Beşiktaş'ın disiplin kurulu, denetim kurulu, hangi kurul varsa bu işe el atması bir an önce gerekir. Camia da bunu ister. Bütün bu yaşanan süreçlerden sonra şunu anladık ki takımın elde ettiği sonuçların şu yaşanan durumlarla ilgili payı %20-%30… Zaten fokur fokur kaynayan bir kazan varmış. Herkes kendine göre bir transfer yolu çizmiş. Alınanlar, alınmayanlar, rakamlar farklı farklı icraatlara imza atılmış.

***


BRAD FRİEDEL TEKNİK DİREKTÖR BİLE OLMUŞ!
Hüseyin Yücel, sonuçta Hasan Bey ile göreve gelmiş bir yönetici, diğer görev yapan isimler de aynı şekilde… Beşiktaş'ta bu tür olaylar yaşanırken bunlar duyuldu mu duyulmadı mı, yönetim içinde ne gibi tartışmalar çıktı ya da neden bunlara imza atıldı, bütün bunları insan merak ediyor.




Brad Friedel'ın Beşiktaş'a gelmesi kaosun fitilini ateşlemiş belli ki. 37.000 Euro maaş ile başlamış. Artı yapacağı transferlerden yüzde 2.5 komisyon alacağına dair sözleşme yapılmış.. Hadi bu da yetmezmiş gibi takımın teknik-taktik işlerine karışmaya başlamış. Van Bronckhorst kadro kurmuş.. Bunlar şaka mı?

***


7 SAYFALIK MEKTUP 20 KASIM'DA YAZILMIŞ!
SAMET Aybaba, Sayın Arat'a 7 sayfalık bir mektup yazıyor.. Mektubu okudum. Özetle Aybaba yaptıklarını, transferleri, sorunları anlatmış.. Bu mektup 20 Kasım'da yazılmış. Dikkatimi çeken birkaç cümleyi sizinle paylaşacağım..
1-Joao Mario transferi ihtiyacımız olmayan bir bölgeye yapılmıştır. Joao kanat oyuncusu değildir ve yaş/fiziksel durum olarak merkez orta sahada oynayacak durumda değildir. Neden aldık?
2-Sezon başı Gedson Fernandes'i az kalsın satıyordunuz, bonservis gelirinin %50'sini alacak olmamıza rağmen karşı çıktım, bugün ya Gedson da olmasaydı? Merkez orta saha rotasyonunda da ne noktada olurduk düşünün.
3-Muçi ve Al-Musrati'ye verilen bonservis bedeli bizimle paylaşılmadı.. Bilseydik engel olurduk..
4-Neden transferde, futbol konusunda tecrübeli yöneticilerimiz Onur Göçmez, daha önce Beşiktaş'ta futbol şube sorumlusu olarak yer almış Mete Vardar ve Feyyaz Uçar gibi isimler varken Kaan üzerinden gittiniz!

BEŞİKTAŞ TARAFTARI BUNLARI HAK ETMEDİ
5-Bronckhorst, iyi ve pozitif bir teknik direktör. Yanlış yönlendirildiğini ve böyle devam etmesi durumunda başarı şansının olmayacağını biliyorum.. Keşke Samet hoca bu mektubu çok daha önce yazsaydı. Taraftar bütün bunları yaşamayı hak etmedi. Tek düşüncesi takımına destek olmak, sevinmek, bu güzel oyunu izlemek ve evine mutlu bir şekilde çocuklarıyla dönmekti.. Bugün Beşiktaş çok derin sorunlar yaşıyor. Siyah-beyazlı taraftarların güzel bir tezahüratı vardır: Yensen de yenilsen de taraftarın seninle... Şu anda camianın ve takımın en çok ihtiyacı olan şey bu slogan olacaktır...

Şimdi bu faturayı kim ödeyecek!

Beşiktaş Teknik Direktörü Giovanni van Bronckhorst, "Beğenmeyen maça gelmesin" demişti Frankfurt karşılaşmasından sonra.. Uyardık, "Böyle büyük laf etme, bak günü gelir sana bu sözleri hatırlatırlar" dedik.. "Beşiktaş inişe geçti, uçak düşüyor" dedik.. Uyardık, yazdık, çizdik.. Ama nafile, yönetim de uyudu hoca da.. Ve gelinen noktada 13 puan zirveden uzakta bir takım var.. Samsunspor'un transfer yasağı var, Beşiktaş gerisinde.. Eyüpspor lige yeni çıkmış Beşiktaş gerisinde.. Göztepe, Beşiktaş'ın önünde.. Şu puan tablosuna bakınca, Beşiktaş taraftarı kahroluyor zaten.. Yönetim dünya kadar para harcadı (Yaklaşık 70 milyon Euro). Ne olacak şimdi? Kim hesap verecek.. Nasıl ödenecek bu paralar! Sayın Hasan Arat seçime girerken, "Beşiktaş 3 sezondur Kasım'da havlu atıyor.. Böyle bir şey kabul edilemez" demişti.. Şimdi kendi başkanlığı döneminde Beşiktaş havlu attı!
Geçen sezon Kasım'da daha fazla puan toplamış Beşiktaş (22).. Bu sezon onun bile gerisinde kaldı (21).. Bu kadar yatırıma rağmen.. Şimdi Hollandalı teknik adam için "Sabır" dedik, "Beklensin" dedik de.. Nereye kadar beklenecek! Organizasyon yok, savunma yok, hücum yok, inanç yok, şut yok.. 6 maçta 1 galibiyet almış Beşiktaş.. Bununla mı sevinecek bu camia.. Milli arada ne yaptı bu takım! Hazırlık maçı bile oynamadı, takım ayakta duramıyor.. 5-6 gün izin yapmış.. Hücum edemiyor, savunma yapamıyor.. Her duran toptan gol yiyor Beşiktaş… Bunu kim çözecek? Hoca! Umut var mı! Yok.. Basın toplantısında diyor ki, "Ben şampiyon olacağız demedim." Sen hangi takımda çalıştığını bile bilmiyorsan, takımın başında da kalma.. O zaman Hasan Bey gereğini yapmalı!

Osimhen’e verilecek parayla Bankalar Birliği borcu ödenir

G.Saray gündeminin bir numaralı maddesi Osimhen: Bonservisi alınacak mı? Net olan tek bir şey var ki Galatasaray'ın bu futbolcuyu alacak parası yok! Ortada sponsorlar olduğuna yönelik haberler olsa da bu rakam 75 milyon Euro'yu bulmuyor. Peki G.Saray, Osimhen'i alacak mı? Bu sorunun yanıtı için önce Okan Buruk'un sözlerine bakalım: "Osimhen'in bir çıkış maddesi var, 75 milyon Euro'luk. G.Saray eğer oyuncuyu isterse her türlü şartı zorlayacaktır. G.Saray, Osimhen'in burada kalmasını istiyor." Şimdi bu sözlerin üzerinden gidelim; Okan hoca, 'Galatasaray şartları zorlayacak' diyor... Hangi şartlar! Sanki oyuncu 20-30 milyon Euro. 75 milyon Euro için Galatasaray'ın zorlayacağı bir şart yok ortada. Galatasaray, Osimhen'i ancak şöyle alır; Takımdaki önemli bir yıldızını verir, üstüne de para öder.




Bu parayı da verecek sponsor bulursa bu iş olur. Bunun dışında Osimhen transferi sadece hayal. Kulübün maaş ödemesi 120 milyon Euro! Bunu da unutmayın.. Peki G.Saray, Osimhen'i almalı mı? Türkiye'de kulüplerin mali durumu ortada. Dursun Özbek'in bu kadar büyük bir operasyonun altına imza atacağını düşünmüyorum. Eğer elinizde bu kadar büyük bir para kaynağı varsa önce Bankalar Birliği'nden çıkar Galatasaray. Bir oyuncuya vereceği parayla kaderini tayin etmez. Ya sakatlanırsa yarın bir gün! Bu paraya gider bir kulüp alır İngiltere'de, nice Osimhen'ler bulur, yetiştirir ve Galatasaray'a kaynak olur. Özbek'in, kulübü tarihi boyunca gördüğü en büyük borcun altına sokarak kaosa sürükleyeceğini düşünmüyorum. Bu işin gerçeği bu. Bunun dışındaki konular fantezi ve reyting sadece!

TÜRKİYE'DE TALİSCA AŞKI NE BÜYÜKMÜŞ!
Gelelim Talisca'ya… Yıldız futbolcuyu en güzel Beşiktaş eski başkanı Fikret Orman ifade etti: "Talisca'nın bonservisini neredeyse alıyordum. Talisca parayı çok seviyor. O yetenekle gittiği lokasyonlara bakarsanız anlıyorsunuz zaten. Bizim gibi duygusal bir ilişkisi yok, parayla onun işi." Adam Türkiye'den gideli 6 sene olmuş ama bitmemiş haberleri. Özellikle Beşiktaş her transfer dönemi almak için temasa geçmiş! Sonra Fenerbahçe... Bir ara Galatasaray… Arada bir de iki, üç mesaj atmış, millet aşka gelmiş. Talisca, akıllı adam. Türkiye şartlarını biliyor.




Nabza göre şerbeti veriyor. Şimdi Fenerbahçe'ye geliyormuş. Günlerdir manşet. Menajerine sorduk, "Yok öyle bir şey" dedi. Ama inanmadık, menajer alacağı paraya bakar. Sayın Orman, güzel analiz etmiş, kendisini; "Para… Para... Para..." Evet para varsa Talisca var. Kulüp hiç fark etmez. Arabistan'da 12 milyon Euro kazanıyor. Fenerbahçe 7-8'i verir mi? İmkânı var. Arabistan'ın parası bol ama vasat bir lig. Fakat isimler sahaya değil, tribünlere de transfer ediliyor. Bizde böyle bir alışkanlık da var. Fenerbahçe'ye hayırlı olsun! Anderson Talisca, Temmuz 2021'de transfer olduğu Suudi Arabistan ekibi Al-Nassr'da 102 maça çıkıp 76 gol, 10 asist katkısında bulundu.

TFF İZİN VERMEDİ!
Milli takım bugün önemli bir maça çıkacak. Rakip Karadağ.. İyi bir sonucu yüzde 99 değil yüzde 100 bekliyoruz.. Hocamız Montella ile ilgili birkaç satır yazmak istedim.. Kulis bilgisi diyelim..



İtalyan teknik adam özellikle yurt dışından gelecek tekliflere karşı tam kapalı değil.. Nitekim teklif de geliyor.. Roma hocamızı istiyor. Fakat TFF yönetimi Montella'nın gitmesine asla razı değil ve "Dünya Kupası'na beraber katılacağız" diyerek, noktayı koyuyor.. Bu arada mukavelede alacak takım için bir tazminat maddesi yok.

Hakan çıkmasaydı böyle olmazdı!

Kayseri, 11 yıl sonra milli takımına kavuştu. Tribünler harikaydı. Kayseri'nin havası bile bu mevsim için maç oynamaya son derece elverişliydi. İlk 10 dakika büyük baskı yedik. Galler nefes aldırmadı. Sonrasında aynı baskıyı biz uyguladık, rakibi kendi yarı sahasına hapsettik. Çok da fırsat yakaladık. Kaleye çok şut çektik ama sonuç noktasında hedefi tutturamadık. İkinci yarıda daha baskın olacağımızı düşünmüştüm. Fakat tam iyileşmeden maça çıkan Hakan Çalhanoğlu'nun ikinci yarıya çıkamaması oyun düzenini de bozdu. Bu bölümde Galler topa daha çok sahip oldu, ceza sahamıza sık sık girdi. Allah'tan onlar da son vuruşlarda bizim kadar başarısızdı. Bir gerçek var ki Barış'ın forvet gibi oynaması takımın düzenini etkiliyor. Cezalı Kenan Yıldız'ı aradık. Çünkü Kenan bir forvet. Milli Takım'ın kim ne derse desin organik bir forvete ihtiyacı var. Dışardan yaptığımız vuruşlar karavanaydı. Ceza sahasında rakibi zorladık ama final yoktu. Kale önüne kadar gelip, bitirici vuruşu yapabilecek bir ismi aradık. Barış'ın yerine giren ve en son 22 Mart'ta milli formayı giyen Enes de derdimize derman olmadı. Fakat son anlarda penaltıyı bulduk. Hem de 89. dakikada. Biz son dakikaları çok severiz ama Kerem o kadar kötü bir penaltı attı ki, galibiyet avuçlarımızdan gitti. Oysa Kerem kariyerinin en parlak günlerini yaşıyordu. Kerem'in yerine daha iyi penaltı atacak isim Orkun'du. Çünkü Orkun'un duran toptaki başarı yüzdesi oldukça fazlaydı.. Hakan ikinci 45 dakikada olsaydı penaltıyı atardı hem de daha verimli olurduk. İsmail çok top kaybetti. Özetle bir şey kaybetmedik. Son maçı alır yine gruptan lider çıkarız. Umudumuz büyük.

Yabancı hakeme kapılar açıldı!

Yabancı hakem konusunda TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu fikrinde yumuşadı. Hacıosmanoğlu, Hasan Arat'la yaptığı toplantı sonrası, "Kulüplerin bu konuda talebi var, Beşiktaş da istiyor. MHK seminerinde bakacağız, VAR'daki hataları kabul etmiyorum. Bu kadar desteğe rağmen hâlâ istediğimiz performansı alamıyorsak gereğini yaparız" dedi. Bunun anlamı şu: "Yabancı hakem kararı alacağız." Yabancı hakem uygulaması sezon başında devreye girse bugün bu kadar kavga, gürültü olmaz, kamuoyu bu konuyla meşgul olmazdı. VAR'a gelecek yabancı hakem, en azından tartışmaları azaltacaktır. Yoksa sabah, akşam hakem konuşmaları bitmeyecek. TFF doğru yolu buldu!.

HOLLANDALI KALSIN AMA HATALARI NE OLACAK!
Beşiktaş Teknik Direktörü Van Bronckhorst için başkan Hasan Arat, "Hocamızla devam edeceğiz" dedi. Sürekli hoca değiştirmenin Beşiktaş'a verdiği zarar ortada. Fakat sezona çok iyi başlayan ve parmak ısırtan Beşiktaş'ın neden bu hale geldiğinin de analizinin yapılması şart. 10 puanlık fark sonrası herkesin yorumu "Beşiktaş yarışa havlu attı" şeklinde. İşi zor... Galatasaray 10 puanlık kayıp yapar mı? Zor! Fenerbahçe kayıp yaşar mı? Olabilir… Peki Beşiktaş'ın kadrosu yeter mi? Hayır! Hollandalı çalıştırıcı, Beşiktaş kadrosu üzerinde ameliyatlar yapmaya başladı. Bir teknik adamın en önemli görevi; sadece sahaya sürdüğü 11'i değil, elindeki tüm oyuncularını hazır tutmaktır. İşte Beşiktaş'ta Van Bronckhorst'un en büyük kabahati bu... Kadrosonu kötü kullandı. Bunu düzeltebilecek mi?

WANDA: İCARDİ'NİN DİZİNDE SORUN VARDI
İcardi'nin futbol hayatı kadar, özel yaşamı da son zamanlarda sıkıntılı… Adı üstünde özel hayat. Bu bizi ilgilendirmez lakin geçtiğimiz günlerde Wanda Nara'nın, İcardi'nin kendisine attığı mesajı ifşa ederken kullandığı bir ifade oldukça dikkat çekiciydi ama üzerinde durulmadı: "O diz zaten uzun zamandır sorunluydu." Kast ettiği diz, İcardi'nin bağlarının koptuğu diz. Galatasaray çok önemli bir yıldızından bu sezon yararlanamayacak. Bunun hem maddi hem de manevi zararı çok büyük. Durum böyleyken Wanda Nara'nın ortaya attığı cümle dikkat çekici. Burada futbolcunun mu bir ihmali var, yoksa teknik heyet ve kulüp bazı şeyleri gözden mi kaçırdı? İcardi'nin dizindeki ödem dağılınca operasyon yapılacak. Ameliyat ve tedavisi İtalya'da olacak.

MONTELLA GİTMEK İSTERSE GİDER!
İtalya medyasının her manşetinde Montella ve Roma var. Deneyimli hocanın bir gün ülkesine dönmek istediğini zaten biliyoruz. Ailesi orada. Roma, 2024'te Mourinho, De Rossi ve İvan Juric'in görevlerine son verdi. Şimdi de Claudio Ranieri ile anlaşmak üzere. Bir diğer aday da Mancini. Montella'dan istediği yanıtı alamayan Roma belli ki farklı arayışlara girmiş. Montella başarılı bir teknik adam, teklif gelmesi de normal. EURO 2024 sürecinde yapılan bel altı eleştirilerden dolayı rahatsız olduğunu da biliyorum. Türkiye ve Milli Takım ile kuvvetli bağı olsa da ayrılırsa şaşırmam. 2026'ya kadar kalması dileğimiz tabi ki. Ama bu kadar saldırılara da çelik gibi yürek gerek.

Beşiktaş aşağı düşüyor, hocası izliyor!

Beşiktaş, Avrupa Ligi maçında Frankfurt'a yenilince ıslıklara kızan Van Bronckhorst, taraftar için, "Beğenmeyen maça gelmesin" demişti.. O gün dedim ki "Beşiktaş taraftarına böyle laflar etme.. Yarın bir gün işler kötü giderse, bu laf karşına çıkar protesto edilirsin.." Şimdi Hollandalı'ya, Beşiktaş anlatılmadığı için bu hatayı yapmış tercüman da çatır çatır çevirmişti bu sözleri.. Peki şimdi ne olacak! Dünkü skandal sonuçtan sonra.. Taraftar maça mı gelmesin! Futbol yok, mücadele yok! Beşiktaş uzun zamandır düşüşte.. Ajax maçından beri kan kaybediyor.. Kazansa da aşağı doğru yol alıyordu.. Bir hafta boyunca Beşiktaş hakemle yattı, hakemle kalktı.. Herkes hakemi konuştu.. Bakıyorsunuz her düdükte Beşiktaşlı futbolcular hakemin dibinde.. Takım da etkilenmiş geride kalan 1 haftadan.. Sen topunu oyna! Şimdi suçlu hakem mi olacak! Van Bronckhorst yine takımın ayarlarıyla oynamıştı. Savunma fantazileri... Ersin iyi oynadığı maçların ardından kulübeye çekilirken Muçi ile Semih'in kanatları zırt pırt değişiyordu.. Masuaku ilk golün asistini yaptığında kral adam olurken yenilen 3 golde onun bölgesinden gelmesi ise ayrı bir fiyaskoydu. Masuaku ikinci yarıda kafa olarak sahada yoktu. Hollandalı hoca da izledi! Kanat orgazisyonlarıyla Beşiktaş lige damga vuruyordu. Beşiktaş'ın kanadı yok! Sürekli bir arayış içinde.. Şampiyonluğa oynayan bir takım böyle plan yapar mı? Kanadın yoksa aynı formasyonla niye oynuyorsun? Teknik adam becerisi işte burada devreye girecek. Ama yok! Takım göz göre göre aşağı düşüyor. Reçeteyi yazacak kişi yetersiz.. Beşiktaş böyle giderse kasım ayında lige havlu atar.. Galatasaray ile puan farkı şimdiden 8... Geçen yıl da bu zamanlar F.Bahçe lider ve 31 puandaydı.. Beşiktaş'ın da 22 puanı vardı! Aktörlerin farklı, senaryonun aynı olduğu bu tablo iyi analiz edilmeli...

Mourinho kalmak ister de sistem izin verecek mi!

F.Bahçe Teknik Direktörü Mourinho, İngiliz Sky Sports'a verdiği röportajda önümüzdeki sene de Fenerbahçe'de görev yapacağını açıkladı ve 'Beni kimse buradan kopartamaz' dedi. Buna Fenerbahçeliler sevinmeli. Fakat Fenerbahçe'de özel bir durum var; 10 yıldır çekilen şampiyonluk hasreti. Portekizli hoca bu hasreti dindiremezse, teknik direktör değirmenine kurban gidebileceğini geçmişteki örnekler bize gösteriyor. Çünkü şöyle bir geriye gidersek, Ali Koç döneminde 9 teknik adamın Fenerbahçe'den gelip gittiğini görüyoruz. Durum böyleyken Mourinho'nun önümüzdeki sezon da takımın başında kalma hayaline dair, net bir yorumda bulunmak kehanet olur!




Türk futbolunda istikrar yok... Bunu Türkiye Futbol Federasyonu yönetiminde de net bir şekilde görebiliyoruz. Takımlar da teknik direktör değişimlerini o kadar sık yapıyorlar ki bakın 10. hafta geride kaldı operasyonlara her gün yeni bir isim ekleniyor. Elbette ki başarısız sonuçlarda birilerine fatura kesilecek. Günah keçileri de her zaman hocalar oluyor. Trabzonspor değişime gitti.. Konya, Bodrum, Kayseri, Hatay, Adana Demir… Daha 15 gün önce G.Sasaray'da "Okan Buruk istifa etsin" diye sosyal medyada kampanya vardı. Mourinho da alacağı 2-3 olumsuz sonuçta bu kampanyalarla karşı karşıya kalırsa şaşırmayın… Özetle; önümüzdeki sezona kim öle, kim kala.

G.SARAY AĞIR FAVORİ
Kadrosu ve özellikle golcüleriyle Galatasaray şu an ligin bir numaralı şampiyonluk adayı. 10. hafta itibariyle kimin şampiyon olacağına dair net bir şey söylemek elbette hayalcilik olur. Unutmayalım ki her hafta dengeler değişebiliyor. Ama bir gerçek var ki son iki yılın şampiyonu olan ve hocası Okan Buruk'la yola devam eden G.Saray'ın istikrarına bakarak şampiyonluk yarışında ağır bastığını görebiliriz.




F.Bahçe'yi Kadıköy'de yenmek, Beşiktaş engelini iyi futbol oynamadan kalite farkıyla aşmak sarı-kırmızılılara psikolojik olarak üstünlük getirdi. Anadolu takımlarının gücü ortada. Birkaçı hariç dökülüyorlar… Durum böyleyken ve derbilerin sonuçlarının şampiyonu belirleyeceğini düşünürsek G.Saray bu konuda çok başarılı. Dolayısıyla da "Şampiyonluğun 1 numaralı adayı G.Saray'dır" demek yanlış olmaz.

BEŞİKTAŞ, KADROSUNA ACİL TAKVİYE YAPMALI
Beşiktaş geçen sezon çok büyük sıkıntılar yaşadı. Adeta türbülansa girdi. Camia karanlık bir tünelden çıktı. Bugün gelinen noktada Beşiktaş'ın büyük bir aşama kaydettiğini, taraftarına şampiyonluk heyecanını tekrar yaşatmaya başladığını, futboluyla, golleriyle konuşulduğunu ve medyada daha büyük yer aldığını söyleyebiliriz. Şampiyon olmak kolay değil. Hele de Galatasaray ve Fenerbahçe'nin harcadığı rakamlar karşısında. Beşiktaş da iyi transferler yaptı. Buna rağmen kadro olarak hem Galatasaray hem de Fenerbahçe'nin gerisinde. Devre arasındaki transfer döneminde en az üç ya da dört takviye yaparsa Fenerbahçe ve Galatasaray ile kafa kafaya mücadele eder.

FOTOĞRAFLAR YALAN YAŞANANLAR GERÇEK
Spordaki şiddet her geçen gün daha da artmaya başladı… Sahada yumruk yiyen hakem, stat basan başkanlar, sahaya inen taraftarlar, medya mensuplarına yapılan saldırılar artık 3. sayfalarda manşet! Futbol dünyasında herkesin iliklerine kadar hissettiği gerilimli bir ortam var. Maç izlemeye giderken adli bir olayın içinde kalabiliyorsunuz... Daha bir süre önce dört kulüp başkanı futbol federasyonunda bir araya gelmiş, kamuoyu önünde bir fotoğraf vererek, dostluktan kardeşlikten bahsetmişlerdi… O gün, "Umarım samimidirler" diye yazmıştım. Bugün gelinen noktada bu tür buluşmaların samimiyetten uzak, sadece görüntü vermek için olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Lütfen artık çıkıp da "Aynı gemideyiz, marka değerini yükseltmeliyiz" gibisinden açıklamalar yapmayınız. Çünkü toplum ve futbolseverler hatta sporseverler, bunları inandırıcı bulmuyor... Öncelikle yapacağınız en doğru şey, sosyal medya hesaplarınızdaki dile ve üsluba dikkat etmek... En azından bunu yapın, lütfen! NOT: Ben bu yazıyı yazdığımda TFF, başkanlarla ilgili son açıklamasını daha yapmamıştı.

“Mourinho’nun arkasındayız” diyecek misiniz!

Fenerbahçe taraftarı hem başkan Ali Koç'a hem de Jose Mourinho'ya sallıyor.. Takımın durumunu umutsuz bir vaka gibi görüyor.. Benim çevremdeki tüm F.Bahçeliler, bu sezondan umutlarını kesmiş. Oysa kaybedilen bir şey yok ortada. Daha çok maç var.. Ama insan umudunu kaybederse, her şey biter.. İşte en önemli nokta da bu.. Portekizli teknik adamı, Türkiye ve F.Bahçe taraftarı bağrına bastı.. Lakin son basın toplantısında medyayı da ligimizi de aşağıladı.. Çok üst perdeden konuşuyor.. Neden takım böyle bunu açıklayamıyor.. "Siz merak etmeyin bu takım şampiyon olacak" diyemiyor.. Adam dertlenmiyor.. Onun için bugün Fenerbahçe var, yarın yok.. Bu kadar basit.. Başkan Ali Koç bir süredir yurt dışında idi, önceki gün döndü.. Herhalde bir Samandıra yapıp kendini gösterecektir.. Koç'un Portekizli adama "Neden takım böyle" gibisinden bir soru soracağını sanmıyorum.. Kaybedilen puanlar illa ki telafi edilebilir.. Biraz önce ifade ettiğim gibi; siz umudunuzu kaybederseniz işte bunun telafisi olmaz.. Şu anda yapılacak tek şey; çıkıp konuşacaksınız.. İşler iyi iken basın toplantıları yapıp şov oluyor.. Mesela şunu deyin: "Mourinho'ya güvenimiz tam.. Hocamızın sonuna kadar arkasındayız." Bakalım diyebilecekler mi!

ZALEWSKİ'NİN ACELESİ YOK, KALECİ LAZIM!
Beşiktaş en çok kalede sıkıntı yaşamaya başladı.. Kalesinde iki önemli isim var: Mert ve Ersin.. Milli takımımızın da kalecisi olan Mert ne yazık ki son senelerde oldukça fazla sakatlık geçirmeye başladı.. Bu sezon ise geride kalan 9 haftada 3 defa sorun yaşadı. Şimdi de yine omuz sakatlığı nedeniyle hem Lyon hem de Galatasaray maçında olmayacak. G.Saray maçı Beşiktaş için çok önemli.. Ersin de istikrarsız bir tablo çizerken o da sakat.. Beşiktaş'ın devre arasında yapacağı ilk iş; iyi, genç ve yıldız bir kaleciyi kadrosuna katmak.. Mert'in yaşı 35.. Evet bir kaleci için yüksek bir sayı değil ama bazen diz bazen omuz derken sürekli sakatlanıyor.. 2021-22 sezonundaki çapraz bağ sakatlığında 36 maç kaçıran milli oyuncu, Şenol Güneş ile birlikte yeniden sahalara dönüp milli takım formasını da sırtına geçirmişti.. Fakat sonrasında bir türlü istikrar sağlayamadı.. Beşiktaş İkinci Başkanı Hüseyin Yücel, "İstersek Nicola Zalewski'yi alırız" diyor.. Sayın Yücel, Beşiktaş'ın sürekli forma giyecek bir kaleciye daha çok ihtiyacı var.. Zalewski'nin acelesi yok!

OSİMHEN, OCAK AYINDA GİTMEYECEK!
Osimhen, G.Saray'da kalır mı? Bu çok merak edilen bir soru. Attığı son nefis gol sonrası sarı-kırmız-ı lı takımda kalma şansının daha da azaldığını düşünüyorum.. Ocak ayında Napoli'nin kapısını çalacak kulüp olur.. Birinci sırada da Juventus.. 75 milyon Euro'yu veren zaten transfer ediyor.. Tabii oyuncunun da rızası önemli.. G.Saray'da 6 milyon Euro kasasına koyuyor.. Fakat Osimhen, G.Saray'da mutlu. Ocak ayında bir yere gitmez.. Sezon sonunda zaten yollar ayrılır.. Özetle Türkiye'de futbolseverler golcü futbolcuyu bu sezon izler.

Paulista ve Rashica derbiye şart!

Öncelikle gündüz maçlarının keyfi bir başka oluyor.. Hava güzel, atmosfer harika ve bir de üstüne Cumhuriyet Bayramı coşkusu eklenince, Beşiktaş adına mutlu bir gün oldu.. İki yarısı farklı bir karşılaşmaydı.. Beşiktaş ilk devre iyi, ikinci yarı ise biraz terledi.. Konyaspor, 45 ile 65. dakikalar arasında sıkıntılar yarattı.. Mert'in kurtarışı ve isyanı vardı bu bölümde.. Kibar bir şekilde arkadaşlarını uyardı! Pozisyon verdi rakibe Kartal.. Bitirici, kaliteli ayakları olsaydı Konyaspor maça ortak olabilirdi.. Taraftarın baskısı ile sonunda Semih 11'de sahaya çıktı.. Penaltıyı yaptırdı.. Maçın kırılma anıydı.. Değerliydi.. Siyah-beyazlı takımı taşıyan önemli isimler var.. Birincisi Rafa Silva.. Attığı gol, sakinliği, kalitesi, duruşu ve yeteneği 100 üzerinden 100 olan bir isim.. Ama acımasız tekmelere maruz kalmaya devam ediyor.. Muçi vasattı, Gedson önemli fırsatlar kaçırdı.. Immobile, Kayserispor maçında attığı kafa golü dışında penaltıdan goller atıyor.. Akan oyunda gol bulamıyor.. Hollandalı teknik adam, Semih'i çıkartarak Al-Musrati'yi oyuna aldı.. Musrati ceza sınırındaydı.. Risk alarak Lyon maçının denemesini yaptı 4-3-3 ile.. Önce Lyon maçı ama ardından da G.Saray karşılaşması var.. Beşiktaş bir G.Saray maçıyla lig öncesi coşmuştu.. Şimdi rakibiyle ikinci bir final müsabakası oynayacak.. Bu futbolun üstüne çıkması lazım. Beşiktaş kadro olarak G.Saray'ın gerisinde.. Kötü fikstürü nedeniyle de yine Avrupa'da deplasmandan dönecek. Beşiktaş'ın bu stoper ikilisi (Emirhan-Uduokhai) G.Saray'ın ekmeğine yağ sürer. Derbiye Paulista ve Rashica'nın yetişmesi gerekiyor.