CANLI
SKOR
Metin Tekin

Metin Tekin

Şenol Hoca’yı anlayamadım

Bayern Münih maçı öncesi en çok merak edilen şey Şenol Güneş'in nasıl bir kadro ile maça çıkacağıydı. Herkesin bir düşüncesi vardı. Mesela ben Quaresma ile başlamayacağını düşünüyordum... Ama Gökhan Gönül'ü yedek soyundurması ve Adriano'yu yerinde oynatmaması soru işaretiydi... Sonuçta oyuncularını en iyi tanıyan isim Şenol Güneş ve kendince bir planı vardı.
Maçı anlatırken kadrodan değil, hiç de fena gitmeyen Beşiktaş'ta Vida'nın atılışının tüm dengeleri değiştirdiğini söyleyebiliriz.
Bayern Münih deplasmanının ne kadar zor olacağını zaten biliyorduk üstüne bir de Vida'nın kırmızısı ile 10 kişi kalış tamamen oyunda mahkumiyeti getirdi ve maç tek kaleye döndü.
Bundan sonra gidip yapabilecek bir golü değil de yemememiz gereken golleri konuşmaya başladık. Almanya'da Bayern Münih karşısında 10 kişi ile rövanş için avantajlı sonuç almak zordu, öyle de oldu.
Zaten oynamasını beklemediğim Quaresma'nın 90 dakika oyunda kalmasına da çok şaşırdım.
Caner-Gökhan değişikliği ile Şenol Hoca neyi planladı onu anlayamadım. Ama maçı tüm özeti dediğimiz gibi Vida'nın atılmasıydı.
Bundan sonra ayakta kalmak çok zor işti ve olmadı. 5-0'lık sonuçtan sonra "Futbol bu her şey olabilir" gibi cümleler kullanmak imkansıza konuşmak gibi olur. İkinci maç artık mümkün olmayan bir rövanş gibi görünüyor.
Rövanşta eleneceksiniz ama bir şekilde böylesine imkansız şeylerde de ayakta kalınması gerektiğini göstermesi gerek futbolcuların.
Futbolculuk dönemimizde biz de Dinamo Kiev'e aynı sonuçla ilk maçta 5-0 yenilmiştik. O zaman hocamız olan Milutonovic, ikinci maçta şöyle bir konuşma yapmıştı bize... "Futbolda her şey olur, hiç bırakmayın asılın gibi lafları geçin. Bugün bu takımı elemeniz mümkün değil ama bana nasıl futbolcu olduğunuzu değil, imkansıza karşı nasıl mücadele ettiğinizi ve nasıl bir insan olduğunuzu gösterin" demişti. Beşiktaş da rövanşı aynen bu mantıkla oynamalı.

Her maç bir final aslında

Konyaspor maçı öncesi konuşulan şey Beşiktaş'ın zorlu bir seriye başladığıydı... İçinde Bayern Münih ve Fenerbahçe'nin de olduğu bu seri öncesi evet Konyaspor maçı bir başlangıçtı ama bence bu periyoda bir seri olarak bakılmamalı. Beşiktaş'ın yapması gereken özellikle her maçın final olduğunu düşünmek...
Çünkü bunu bir süreç olarak düşünürseniz işin içinden çıkamazsanız. Özellikle yenen golden önceki Love-Vida değişikliği bunun örneğiydi. Şenol hoca bu hamleyi yaparken sanki gelecek maçı düşündü.
O yüzden başarı için maça kilitlenmeniz ve o anı düşünmeniz gerekir. Yapılması gereken sadece buydu. Bu nedenle de Şenol Hoca, Fenerbahçe derbisini düşünerek ceza sınırındaki oyuncuları oynatmamalıydı eleştirilerine katılmıyorum.
Ofansif bir kadro vardı ama ilk yarı hiç de böyle olmadı.
Beşiktaş oyunu kuramamasına rağmen pozisyonları buldu.
Çok güçlü bir oyun değildi ancak net pozisyonlar bulan bir Beşiktaş vardı. Yapamadığı şey topu kaleye atmaktı.
Maçın kaderini belirleyen, kötü bir yönetim gösteren Alper Ulusoy'du... Hatalı olmasından daha çok yetersizliğini ortaya koydu.
Özellikle Talisca'ya verdiği sarı kart gerçekten hatalı kararın ötesinde yetersizliğinin kanıtıydı.
Aynı şekilde Pepe'nin eline çarpan topta da aynı yetersizliği gösterdi.
Fenerbahçe maçı öncesi çok önemli eksikler oldu. Merkez savunmada Pepe ve bu formuyla Talisca'nın eksikliği hissedilecek ama 'kadro gücüm var' diyorsanız bunun üstesinden gelmeli Beşiktaş.
Bireysel performanstan bahsetmek gerekirse Lens bir türlü başlayamadı.
Hala takıma yabancı gibi... Bayern Münih kadrosunda Lens'in olacağını düşünüyordum ancak bu haliyle zor görünüyor. Uzun haftalardır şans bulamayan Tolgay oyunda geri kaldı. Beşiktaş'ın 3 kulvardaki yolculuğunda hedefe ulaşabilmesi için Babel'in de bir dönem yakaladığı forma artık ulaşması gerekiyor.

Negredo kaybediyor!

Yoğun fikstür öncesi Karabükspor maçı Beşiktaş için kolay bir futbol akşamı oldu. Açıkçası dün sahada iki taraftan bahsetmek çok zordu. Beşiktaş'ın yaptıkları ve yapamadıkları... Dünkü 90 dakikanın hikayesi buydu. Çünkü Karabükspor, siyah-beyazlı takıma karşı ne direnebildi ne de gollere tepki verebildi.
Beşiktaş açısından baktığımızda belki kolay maçtı ama aslında bazı oyuncular için çok önemliydi. Mesela Negredo... Sahada kaldığınız 56 dakikada 3 net pozisyondan yararlanamazsanız rekabete girdiğiniz yeni transfer Vagner Love'a formayı yavaş yavaş bırakıyor gibi gözükürsünüz.
Şenol hocanın saha içi müdahalelerine baktığımızda oyun performansına göre değil gelecek maçlara göre hareket ettiğini gördük. Medel'i orta sahada Atiba ile beraber görmek önemliydi. Bunu daha önce Osmanlıspor maçında yaşamıştık. Medel çabuk oyunuyla iyi iş çıkarmıştı. Dün de olumlu sinyaller verdi. Bu ikiliyi Bayern karşısında da izleyebiliriz.
Dün akşamdan kalanlar; Talisca'nın usta işi dokunuşlarla kaydettiği güzel golleri... Negredo'nun kaçırdıkları ve Vagner Love'ın ilk golleriyle tribünleri coşturması... Oğuzhan diriydi ama Karabük karşısında tam olarak istediklerini yapamadı.
3-0'dan sonra Beşiktaş'ın oyunu düşürdüğünü gördük ama yine de usta ayaklarıyla 2 gol daha buldu. Ligde ilk etapta Başakşehir-Fenerbahçe maçı önemli. Ardından Beşiktaş'ın gideceği Konya deplasmanı var. Konyaspor'un ligdeki yeri yanıltıcı olur. Konyaspor maçı çok zorlu geçecektir. Ardından Şampiyonlar Ligi'nde Bayern Münih maçı oynanacak. Elbette Şampiyonlar Ligi, ligden çok daha farklı olacaktır.

Kredisi bitti!

🔴 Puan kaybı Beşiktaş'ı bundan sonraki haftalarda nasıl etkiler?
Lig yarışında büyük bir darbe aldı Beşiktaş. Çünkü olası bir Başakşehir, Galatasaray ve hatta Fenerbahçe galibiyetleri Beşiktaş'ı lig yarışında çok geride bırakacaktır.
Tamam, hep Beşiktaş'ın gücünden bahsediyoruz ama bir şekilde bunu sahada oyuna ve skora da yansıtmaları lazım ki lige sarılabilsin. Ben artık bu maçtan sonra Beşiktaş için lig seyrinin, ligdeki hedefinin zora girdiğini düşünüyorum.
Çünkü hiçbir kredisi kalmadı bu yarışta.

🔴 Jeremain Lens ile Negredo neden 'Biz bu takımın oyuncusuyuz' performansını gösteremiyorlar?
Evet Lens ile Negredo'nun performansı yeterli değildi ama dün akşamki Beşiktaş'ın oyunu bundan önemliydi. Maçtan önceki öngörüm Bursaspor'un bir şekilde yenilmemeyi başaracağıydı. Ve bunu beceri ile yapmadılar. Tempo ve mücadele ile topu öne taşıdılar. Hücum zenginliklerini bununla yarattılar. En olmayacak senaryo ise Beşiktaş'ın öne geçip Bursaspor'un buradan ayağa kalkmasıydı ve bu oldu.
Golü bulan Beşiktaş mücadelenin hiçbir bölümünde pas oyunu ile kontrolü ele alamadı ve maçı tempo ile kora kor mücadeleye bıraktı.
Böyle olunca da Beşiktaş, Bursaspor seyircisini de maçın içine çekti. Burada da özellikle ikinci yarıda Lens ve Love ile kaçan goller de Beşiktaş'ın erken geri dönüşüne engel oldu.

🔴 Şenol Güneş'in oyuna müdahaleleri sizce yerinde miydi?
Bu oyunda Tolgay'a çok ihtiyaç duyduğunu düşünüyorum Beşiktaş'ın. Bana göre kenar ortalarından çok merkezde pas işi ile yapacağı organizasyonlara ihtiyacı vardı Beşiktaş'ın ve bunun için Tolgay gerekliydi ama onu düşünmedi Şenol hoca. Caner, Love ve Mustafa Pektemek ile oyuna müdahale etti. Uzatmada da olsa Negredo ile golü buldu Beşiktaş ancak 1 puan da çok yeterli değil. Çünkü ligin seyri yukarıyı yakalamasını zorlaştırıyor Beşiktaş'ın.
Özellikle defansta Vida bende büyük soru işaretleri yarattı. Beşiktaş seviyesinde olup olmadığı çok tartışılır.

Santrfor gibi

🔴 Quaresma ve Talisca iş birliği devam ediyor. Bu ikilinin uyumu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Aslında buna tam olarak bir iş birliği diyemeyiz.
Kenar ortaları seven bir Quaresma ve santrfor arkasında servisten daha çok 18 içi koşularıyla kendisini anlatan bir Talisca vardı sahada. Bu ikilinin bireysel özelliklerinden kaynaklanan bir birliktelik izledik.
Anlaşmaya bu açıdan bakmak lazım. İki haftadır skoru bulan Talisca açısından çok olumlu görünen bir tablo var. Ancak işe Beşiktaş açısından bakacak olursak çok düşündürücü bir durum. Negredo'nun performansı yetersiz kalıyor. Beşiktaş'ın hücum yollarındaki etkinliğini, üreten oyuncu sayısını çeşitlendirmesi lazım.
Dünkü oyuna baktığımızda 2-0 çok kolay geldi. İlk devrenin neredeyse tamamı Beşiktaş'ın kontrolünde oynandı. Son dakika hariç kalelerinde hiçbir tehdit yaşamadılar. Bu Beşiktaş'tan değil, Kasımpaşa'nın etkisiz oyunundan kaynaklandı. İkinci yarıda ise Kasımpaşa etkisini artırdı. İkinci yarıda pozisyonları bulup da skoru bulamazsanız işte böyle rakibi son dakikaya kadar maçın içinde tutarsınız. Beşiktaş geçtiğimiz yıllarda da bunu çok yaptı. Dün akşamki maçta da bir türlü maçı koparamadılar. Bunu Beşiktaş adına en büyük olumsuzluk olarak gösterebiliriz dün gece adına. Oyun belki bir bütündür ama goller anlardır. O yüzden maçı bitirmek istiyorsanız, bu anları çok iyi değerlendirmeniz gerekir.
🔴 Alvaro Negredo dünkü maçta da beklentiyi karşılayamadı...
Belki Vagner Love gelir gelmez ilk 11'e girmez ama böyle devam ederse Negredo'nun 11'deki yerini kaybedebileceğini söyleyebiliriz.
Deplasmanda oynanan maçta 11 şansı, Vodafone Park'taki maçta 11 şansı...
Eğer buna gerekli cevabı veremiyorsa tekrar şans bulması zorlaşır. Bu şartlarda Beşiktaş'ın Negredo'dan verim alması da çok daha zorlaşacaktır. Çünkü giden yedek bıraktı, gelen de yedek bırakırsa bu hem Negredo hem de Beşiktaş açısından büyük sıkıntı yaratır. Ama şunu unutmamak gerek;
Beşiktaş zorlu bir kulvarda ve başarılı olmak istiyorsa Negredo'nun da kazanılması gerekir.

Bu Talisca farklıydı!

🔴 Talisca iki gol attı. Özellikle lig maçlarındaki oyunu nedeniyle çok eleştiriliyordu. Dün çok iyi oynadı.
Oyuncunun performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Antalya'da çok farklı bir Talisca vardı.
Gerek oynama isteği gerekse becerili işleri ve attığı iki golle Beşiktaş takımında neden olması gerektiğini anlatan bir oyun izletti.
Santrfor arkasında belki servis anlamında istenen verimi alamıyorsunuz ama santrfor arkası koşuları ve özellikle gol vuruşları çok etkili bir oyuncu. Dün akşam Beşiktaş maçı kazandıysa, en büyük faktör Talisca'dır.
🔴 Savunmada ciddi hatalar yapıldı...
Dün akşamın Beşiktaş açısından öndeki 6'lı belki oturmuş kadroydu ama defans dörtlüsü ilk defa birlikte oynadı. Bunun zaaflarını da oyun içinde zaman zaman gördük.
Ben Antalya'nın bu kadar çok pozisyon bulacağını düşünmüyordum.
Özellikle ilk yarının bir bölümü ve ikinci yarının başlarında çok etkili geldiler. Tabii ki burada ilk defa oynayan Vida'nın performansını değerlendirmek gerekir. Zaman zaman rakibe yakın oynamakta sorun yaşayan ve topu oyuna sokarken de istenilen seviyede olmayan bir Vida izledik. Çünkü Tosic ile kıyasladığımızda Tosic'in çok daha önde olduğunu söyleyebilirim.
Negredo'ya gelince... Cenk'ten sonra henüz bir takviyesi olmayan Beşiktaş'ın ilk santrforu o olacak.
Ama Beşiktaş gibi bir takımın alternatifi Mustafa Pektemek olan bir kadro ile hedeflerine ulaşması pek kolay değil. Dönüp baktığımızda Başakşehir'in 4 tane santrforu olduğunu görüyoruz. Bu anlamda mutlaka iyi bir alternatif bulmalı Beşiktaş. Negredo'nun da zaten dünkü performansı çok tatmin edici değildi. Ayrıca Beşiktaş'ın lig yarışındaki en büyük handikabı, Başakşehir kazandıkça siyah-beyazlıların hep 9 puanlık bir fark riskiyle maçlarına çıkmasıdır. Bu da takım üzerinde baskı yaratır. Beşiktaş kritik maçları oyun gücü olarak alabilir ama olası bir puan kaybında farklı bir psikolojiye düşebilir. Yani bu tabloda Beşiktaş'ın işi hiç de kolay değil.

Değişimin şifresi Ocak’tan sonra

🔴 Terim'in gelişiyle Galatasaray'ın futbolunda bir farklılık gördünüz mü?
Galatasaray'ın Fatih Terim'in üzerinde bir fark yaratmasını bekliyorsak ikinci yarının maçlarına bakmamız gerekecek. Bir maçlık oyunla farkı anlamamız mümkün değil.
Bu seneki lig çizgisine baktığımızda çok güçlü iç saha oyunları oynadı Galatasaray. Evet, 1-0 geriye düştü ama baskısıyla, temposuyla ve seyircisinin itmesiyle maçı çevirmeyi bildi. Tabii ki değişimlerden zamanı gelince bahsedeceğiz ama bunun için ikinci yarıyı beklememiz lazım.

🔴 Galatasaray'ın çok eleştirilen iki ismi Feghouli ve Belhanda'nın performanslarını nasıl buldunuz?
Nasıl bir oyun, nasıl bir kadronun olacağını ikinci yarı göreceğiz. Fatih Terim, sadece iki gündür takımın başında yer alıyor. Aynı kadroyla mı, aynı dizilişle mi, aynı mantaliteyle mi oynayacak ikinci yarı cevabını vereceğiz.
Bu maç özelinde evet Feghouli'nin coşkusu çok fazlaydı.
Belhanda tercihi nasıl olacak ikinci yarı cevabını bulacak.
Dünkü oyuna baktığımızda çok coşkulu bir Galatasaray performansı izledik. Göztepe ilk yarıda 10-15 dakika pas yaptı, iyi alan daralttı ve skor avantajını da eline aldı. Ama oyunun devamında böyle bir şansı olmadı.
Galatasaray, çok iyi bir ön alan baskısı yaptı ve Göztepe savunmadan çıkmakta zorlandı.

🔴 Galatasaray'da sol bekte Denayer tercihini nasıl buldunuz?
Bu da sadece dün akşamki Göztepe maçı özelinde düşünülmüş bir tercih. Bütün bunlar ikinci yarı Fatih Terim'in anlayışına göre şekillenecek.
Dün Yasin Öztekin'in skora etkisi, Feghouli'nin daha coşkulu oyunu. Ndiaye'nin orta saha performansı ve Maicon'un harika frikik golü Galatasaray adına öne çıktı.
Galatasaray, ilk yarıyı ikinci kapattı ama her şey ikinci yarı belli olacak. Galatasaray'ın yaptığı Fatih Terim hamlesi 'benim kadrom iyi Tudor sonuç alamadı' demektir. Ama sol bek mevkiine bir transfer olacaktır diye düşünüyorum.

Planı olan kazandı

Evet, Sivas maçında da oyunun hakimi yine güçlü oyunu seçen Beşiktaş'tı ama Samet Aybaba'nın farkı, net bir planının olmasıydı. Bazen kendinizden daha güçlü, becerikli ve yetenekli takımları bir plan dahilinde yenebilirsiniz. Topun hakimi Beşiktaş'tı, belki oyunun genelinde de bu böyleydi ve oyuna hakimlerdi ama ama planı olan kazandı. Bazen daha zayıf olmak planı uygulamayı etkilemez.
Sivas ekibi güçlü ve etkili bir savunma yaptı. Oyunun geneline yaymakta sorun yaşasalar da çabuk ataklar geliştirebildiler. Ayrıca bir de duran toplar... Etkili olarak bir tane dahi bulmuş olsalar dahi bu fırsatı iyi değerlendirdiler.
Oyunun genel hikayesi böyleydi. Dün akşamın özeline gelirsek aradan geçen saatlere rağmen hala Negredo niye çıktı, anlamış değilim açıkçası... Zaman zaman Şenol hocanın harika yönettiği, götürdüğü maçları gördük ama bunu anlayamadım. Kenar ortalarında etkili bir santrfordan faydalanma ihtimalinden niye bu kadar çabuk vazgeçti hoca? İki santrforlu oyun oynama şansından Şenol hoca çok erken vazgeçti diye düşünüyorum.
Bunun yanı sıra dünkü oyunun gereği Oğuzhan'dı, oyunun gereği bazen maçın getirdiğinden farklı olur. Daha erken bir Atiba-Oğuzhan değişikliği lazımdı. Adeta Ozi'nin bölgesinde oynayan bir Atiba izledik. Orada sürprizleri daha çok olan Oğuzhan'ı daha uzun süre kullanmak gerekirdi. Bir de bir takımın 35-40 tane orta yapmış olmasını iyi oyun diye değerlendirmek doğru değil. Orta ile değerlendirirseniz diğer fırsatlardan vazgeçtiğinizi gösterir. En iyi oynadığınız Galatasaray ve Osmanlıspor maçlarında sadece kenar orta değil, merkezdeki pas oyunuyla bunu çeşitlendirmişti.

270 dakika...
Beşiktaş'ın kısaca deplasman, açarsak etkili ve güçlü savunmalar fobisi artık ayyuka çıktı. Yeni Malatya, Kayseri ve şimdi de Sivas. Son 3 lig deplasmanında oynadığınız 270 dakikada sadece iki gol atabilmişsiniz. Bunlar da penaltıdan gelmiş. Bu sorgulanması gereken bir durum.

Farkın nedeni keyif almak

Şenol Güneş rotasyon yaptı. Medel ve Negredo 11'de başladı. Tecrübeli çalıştırıcının kadro tercihini nasıl buldunuz?
Elindeki zengin kadronun içinde değişiklik yapacaktır. Önemli olan doğru zamanda rotasyona gitmek. Dün ilk defa Medel- Atiba orta sahasını seyrettik. Atiba bu kez farklı olarak öne doğru oynayan bir rol aldı. Medel ise 'Atibacılık' rolündeydi. Ben Medel'in kusursuz oynadığını düşünüyorum. Ayrıca rotasyonda ilk kez Negredo, Babel-Quaresma-Talisca orta sahasıyla birlikte oynadı. Beşiktaş gerçekten oyun gücünü yakalayınca rakiplerine karşı çok net bir üstünlük kuruyor. Dün de bunu Osmanlıspor karşısında gösterdi. Beşiktaş için sadece farklı sonuç olmadı, keyif de alan bir takım vardı sahada. Bu keyif alış da hücum zenginliğini beraberinde getiriyor. Bu tabloda Negredo da gol atmadan maçı bitirmek istemezdi ki, sonunda aradığı fırsatı bulup ağları havalandırdı.

Sağdan soldan dün orta yağmuru vardı Beşiktaş'ın. Sadece ilk yarıda 26 orta yaptı. Konya maçında ise 90 dakikada 27 orta yapmış. Bu farkı neye bağlarsınız?
Ortaların niteliği önemlidir. Yani etkili orta yapmanız gerekir. Beşiktaş adına dün ilk yarıda maçı çözen etkili ortalardı. Galatasaray'a karşı alınan 3-0'lık galibiyette ise merkez hücumlarla kazandılar. Beşiktaş hem kenar ortaları hem de merkez hücumları iyi yapabilen bir takım.

Babel hat-trick yaptı...
Babel'in çok yetenekli olduğunu biliyordum ama transferinde oyuncunun bireysel oyununda acabalarım vardı. Ama takımla birlikte oynayan, çok iyi bir Babel izliyoruz. Bunu sadece Osmanlı maçı için değil, geldiği günden bu yana gerek Süper Lig gerekse Şampiyonlar Ligi'ndeki performansı için söylüyorum. Sadece sonucu alırken değil oyunu kurarken de takımın önemli aktörlerinden biri.

Hayal kurulabilir

Şenol Güneş, öncelikle doğru zamanda doğru yerde ve son derece normal bir rotasyona gitti. Şampiyonlar Ligi'nde liderliğini önceki maçta garantiledi, ligde hafta sonu müthiş bir derbi galibiyeti aldı ve yarışına devam dedi. Bu hamlelerin sonunda da Güneş, bazı oyuncularını dinlendirme kararı aldı. Beşiktaş için rotasyonda bundan daha doğru zaman olamazdı. Liderliği garantileyip üstüne üstelik bir de rotasyonlu geldiğiniz Almanya deplasmanından üç puanla dönmek, başarıyı perçinlemek anlamına gelir. Güneş doğru isimlerle doğru rotasyonu yaptı.
Öncelikle Tolga'nın harika bir maç çıkardığını belirtelim. Ligde şans bulamamasına rağmen, yaptığı kurtarışlar kendisi adına büyük bir başarı. Gösterdiği performansla "Ben işimi yapıyorum" mesajını verdi. Fabri'ye bir mesaj gönderdiğini düşünmüyorum. Bugün Beşiktaş teknik heyeti ve yönetimi, bu performansa çok sevinmiştir. Çünkü bu performans, Beşiktaş'ın iyi iki kaleciye sahip olduğunu gösterdi.
Tolga Zengin, uzun süredir oynamamasına rağmen çok iyi bir performans ortaya koydu. Oğuzhan Özyakup, Galatasaray derbisinden sonra bir kez daha kendisini sahada anlattı. Lig maçlarında gösterdiği performansla eleştirdiğimiz Lens, geniş alan bulduğu zaman nasıl oynayacağını bir kere daha bize gösterdi. Caner Erkin, uzun bir aradan sonra hala sıcak olduğunun izlerini bize verdi. Orkan'ın da kendini oyun anlamında çok iyi ifade ettiğini söylemek lazım. Hatasız bir 20 dakika oynayan Orkan vardı. Bu da ileriki günler için iyi bir mesaj.
Öncelikle "Kim çıkarsa çıksın" klişe lafı futbol gerçeklerinde çok doğru bir laf değil. Majör takımlar dediğimiz Münih, Chelsea, Real Madrid gibi takımlar çıkmadığı müddetçe Beşiktaş bu yolda birçok şeyin hayalini kurabilir. Bugün Almanya'da ligde ikinci olan bir takımı deplasmanda rahat bir şekilde yeniyorsanız, gücünüzü iyi ve net bir şekilde anlatıyorsunuz demektir.