CANLI
SKOR
Metin Tekin

Metin Tekin

Güneş’in hatalarıyla kaybetti

1- Beşiktaş yenilgiyi hak etti mi?
İlk yarının oyun başlangıcına baktığımızda Galatasaray'ın alışılmış önde baskılı, tempolu oyunundan ziyade dengeli ve kontrollü bir görüntü vardı sahada. İlk yarıda mücadele vardı ama beceri ve kalite yoktu. Maçın geneline baktığımız zaman sorduğunuz sorunun cevabı olarak;
Galatasaray'ın maçı skorun yanı sıra oyun anlamında da hak ettiğini söyleyebiliriz. Beşiktaş 10 kişi kalınca da zaten farklı bir oyuna dönüldü. Beşiktaş'ın oyununu etkileyen en önemli faktörlerden biri Negredo'nun sakatlanmasından sonra Şenol Güneş'in Lens tercihiydi
Kabul edelim ki Lens'ten bir türlü verim alamayan bir Beşiktaş var. Ve devre arasında apar topar alınan Vagner Love'ı böyle ihtiyaç duyulan bir maçta bile oynatmayacaksınız niye bu transfer? Ayrıca bu değişiklikle Babel'i de kenardaki etkinliğinden alıp santrforda stoperlerin içine atmak zorunda kaldınız.
Maçın başlangıcında Tolgay ve Medel'in iyi olacağını düşünüyordum ama verimsiz kaldılar. Oyun kurulumunda olumsuz olarak Tolgay'ın da etkisi vardı. Bu işi sadece Medel yapmaya çalıştı.
Özellikle ikinci yarıya başlarken Oğuzhan'ı kullanmamak da bana göre bir oyuncu seçimi yanlışıydı. Beşiktaş ikinci yarının başında bir 10 dakika oyunu ele aldı ama skor 2-0'a geldikten sonra ve 10 kişi de kalınca yapacağı çok bir şey kalmadı açıkçası.

2- Maçın kırılma anı sizce neydi?
Birkaç kırılma anı vardı. Skor 0-0 iken Negredo'nun kaçırdığı pozisyonda vuruş tercihini çok yanlış yapması, artı 1-0 iken Babel'in Muslera ile karşı karşıya kaldığı ve atamadığı pozisyon. Ki Babel gibi bir vuruş ustası bile yanlış yaptı. Bence bu iki pozisyon, Beşiktaş açısından oyunun kırılma anları idi. Ha Beşiktaş skoru 1-1'e getirse sahadaki oyunu çok farklı bir yere getirebilirdi ama günün sonunda iç saha oyunlarını çok iyi kullanan ve gerçekten önemli bir tribün katkısı ile oynayan Galatasaray bu zor maçı kazanmayı bildi.
Bitime 3 hafta kala bu kıyasıya yarışta Beşiktaş'ın artık 4 takım arasında en dezavantajlısı olduğunu çok rahat söyleyebilir.

Düşünürken kolay ama...

Beşiktaş'ın hafta içinde Fenerbahçe ile oynadığı kupa maçında çıkan olaylar ve karşılaşmanın tatil edilmesinin bu maça etkisi olduğunu zannetmiyorum. Beşiktaş, Yeni Malatyaspor karşısında maça çok iyi bir oyun başlangıcı yaptı, yüksek tempo sonunda da 13. dakikada da Negredo'nun golüyle 1-0'ı buldu. Sonrasında 7-8 dakika bu etkili oyununu devam etti. Bir futbol klişesidir ama 'İkiyi bulamazsanız işiniz zorlaşır.' İşte Beşiktaş da tam bunu yaşadı. İkiyi bulup oyunu farklı bir yere taşıyamadığı gibi Malatya aynı disiplinle oyunda kaldı. Oyun etkinliğini ilk yarının bir bölümünde eline geçirdi ve akabinde de golü buldu.
İkinci yarıda Beşiktaş'tan hızlı bir çıkış bekliyorduk ama sendeledi... Sonrasında yakalanan 2-3 pozisyonda son dakikaların telaşı, 'İç sahada puan kaybı yaşanır mı?' diye düşünmesini beraberinde getirdi. Ama yine Talisca, Beşiktaş'ın gerildiği maçta işi çözen isim oldu. Belki gole kadar istediklerini yapamayan bir Talisca vardı ama yine kafayla golünü atıp takımını yarışta tuttu.
Dün gece bireysel performanslar tatmin edici değildi... Babel'in inanılmaz top kayıpları, her zaman etkili ve verimli etkiler yapan Caner'in yan topları ve kenar ortaları istediği gibi kullanamayışı, haftalar sonra iç sahaya çıkan Quaresma da istediği işleri yapamadı ta ki son dakikadaki golüne kadar. Oğuzhan'ın iyi başlayıp kötü gidişi... Vida, 'Top kaleye yaklaştıkça rakibin içine girmelisiniz' mantığından ters davranıp Pereira'ya atışı yaptırdı ve tabii ki Fabri'nin de büyük hatası vardı.
Bu kıyasıya yarışta herkes gibi biz de kalan maçları önümüze alıp, ahkamlar kesebiliyoruz... 'Beşiktaş'ın tek maçı kaldı, o da Galatasaray', 'Galatasaray'ın tek zorlanacağı maç Beşiktaş', 'Başakşehir kimseye şampiyonluğu vermez', 'Fenerbahçe kaybetmez'... Ama bu işin içinde yaşayanlar biliyor ki kazanmak için gol atmak gerekir ve bu da kolay değil. Galatasaray'ın Alanya maçı ve dünkü Beşiktaş karşılaşması kolay mücadele olmadığını kanıtladı. Kimse Beşiktaş'ın, Malatya karşısında bu kadar zorlanacağı tahmin etmiyordu. Yarış kıyasıya devam.

Futbolu bitiriyoruz

Uzun zamandır söylüyorum; bu güzel futbol oyununu bitirecek iki şey var: Şike ve şiddet. Dün akşam Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan Ziraat Türkiye Kupası yarı final rövanş maçında da şiddetin futbola nasıl zarar verdiği bir kez daha çok açık bir şekilde görüldü. Gerilim ve yaşananlar karşılaşmanın yarıda kalmasına neden oldu. Bunun neden olduğunu söylemek veya "Şu tahrik etti, şu yüzden" demek, bence dünyanın en gereksiz bahanesidir. Beşiktaş'ın kazandığı köşe vuruşlarında başlayan, daha sonra kulübeye sıçrayıp Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş'in yaralanmasına kadar uzanan olaylar silsilesi taraftarların futbola etkisini açık bir şekilde gösterdi. Yaşananları sadece Fenerbahçe seyircisi üzerinden değil, bazı futbol seyircilerinin yaklaşımı olarak değerlendirmek gerekiyor. Bu işler böyle devam ederse ne bu oyunun seyredeni kalır ne de heyecanı ve zevki... Ben şu yaklaşıma da karşıyım; her şey Fenerbahçe'nin lehine gidiyor, rakip 10 kişi kalmış, 0-0'lık sonuç sarılacivertli takıma Türkiye Kupası'nda finale çıkması için yetiyor... Neden taraftar bunları yapıyor? Tam tersi de yaşansa, seyirci bu taşkınlıkları aklına getirmemeli. Skora gidişata göre değil, taraftarın naturasında bu olmalı.
Gelelim, dün akşamki olayların başlamasında etkili olan nedenlerden Pepe'nin kırmızı kart görmesine... Portekizli futbolcu, yerden kayarak bu hareketi yapsa, o zaman çok net sarı karttan bahsedebiliriz. Ancak havadan yani yüksekten sıçrayarak müdahalesi hareketin şiddetini artırdığı için hakem Mete Kalkavan'ın verdiği kırmızı kartı doğru karar olarak görüyorum.

Babel kalitesi

🔴 Zor geçmesi beklenen Akhisar deplasmanında Beşiktaş'ı nasıl buldunuz?
Beşiktaş her iki yarıda da oyun başlangıçlarını golle yaptı. İlk golde Akhisar'ın oyun anlayışı değişmedi ama ikinci golden sonra oyunu biraz daha öne taşıyan bir ev sahibi izledik. İki tane de net pozisyon buldular.
Ama Beşiktaş çok da oyun kurmaya gerek kalmadan skoru 3-0'a getirdi. Çok zor gözüken bir deplasmanı kolay bitirdi diyebiliriz.
Burada da bence bütün oyuncuların katılımı değil özellikle Caner ve Medel'in iştahlı oyunları ve Babel'in vuruş kalitesi işi iyice kolaylaştırdı Beşiktaş için.
Bazı maçlar vardı, Beşiktaş'ın çok daha iyi oynayıp skoru alamadığı... Ama oyuncu kalitesi zaman zaman oyun gücüne ihtiyaç duymadan kazanabilen bir Beşiktaş yaratıyor.

🔴 Babel (12 gol, 4 asist) için Talisca'nın (12 gol, 4 asist) gölgesinde kalıyor diyebilir miyiz?
Skora yüksek katkı yapan iki başarılı oyuncudan bahsediyoruz. Ama Talisca bazı maçlarda skoru tek başına yakaladığı için öne çıktı. Babel'in de kalitesinden her zaman bahsediliyor zaten. 3-4 haftalık sallandığı bir dönem oldu ama formunun yine yükseldiğinden bahsedebiliriz.
Zaten Beşiktaş'ın kalitesini anlatırken, Negredo'yu bir kenara bırakırsak ilerde Babel-Talisca-Quaresma gibi oyun anlamında olmasa da skoru çözen kaliteli bir üçlüden bahsediyoruz.
Talisca'nın genç olması ve oyuncu özellikleri onu bir adım öne atıyor olabilir. Ama performans olarak Babel'in de onun kadar katkısı vardır Beşiktaş'a...

🔴 Bu sonuç Galatasaray-Başakşehir maçını nasıl etkiler?
Yani son 6 haftaya girerken, 5 gollü Göztepe ve ardından 3 golle kazanılan bir Akhisar deplasmanı Beşiktaş'ın finişe kafası rahat girdiğini ve oyun iştahının yüksek olduğunu gösteriyor. Şenol Güneş, "Biz rakiplere değil de kendimize bakıyoruz" dese de bundan sonraki resmi görmesi için G.Saray-Başakşehir maçı büyük önem taşıyor. Gerçekten şampiyonluk için çok önemli bir karşılaşma olacak. Yarışta kalan bu dört takımdan hangisi hiç de kolay olmayan altıda altıyı başarırsa, şampiyonun da o olacağını düşünüyorum.

Güvenli oyunla kazandı

Şampiyonluk yarışındaki Başakşehir, dün akşam belki çok yüksek skorlu bir galibiyet almadı ama çok güvenli bir oyunla kazandı ve çok önemli bir 3 puanı cebine koydu. Başakşehir'in en önemli futbol anlayışı, içeride ve dışarıda topa sahip olmak, pas marifetiyle de karşı kaleye gidip pozisyonlar üretmektir. Başakşehir dün üretkenlik anlamında belki istediği şeyleri yapamadı ama yüksek kaliteli pasla topa sahip olmak kolay bir iş değildir. Güvenli ve güvenilir bir oyunla maç fazlasıyla liderliği kapan bir Başakşehir gördük sahada...
Bireysel performanslara baktığımızda fiziksel ve atletik özelliklerini kaybetse de oyun aklı ve oyun kalitesiyle yaşlandıkça zirve yapan bir Emre Belözoğlu'nu izledik. Geçtiğimiz sezonlarda golleriyle ön plana çıkan Visca, bu sezon ise asistleriyle göze çarpıyor. Dün de yaptığı çok güzel asistle gelişimini gösterdi.
Performansını çok beğendiğim Caiçara, geriden oyun kurmada etkili bir isim olarak önemli işler yaptı. Dört takım arasındaki şampiyonluk yarışında tribün desteğinden yoksun olan tek takım olan Başakşehir için bu hedefe ulaşmak inanın hiç de kolay bir iş değil. Taraftar desteğinden yoksun olmak avantaj gibi görünse de buna kesinlikle katılmıyorum. Tribün desteği olmadan bu yarışı kovalayan bir takım olmadı. Bu dezavantajına rağmen Başakşehir, son 6 haftaya şampiyonluk yarışının tam ortasında giriyor. Bu çok değerli ve önemli futbol işleri... Evet, Başakşehir'i sempatik bulmuyor olabilirsiniz ama sahanın içinde iyi oynayan ve oyun felsefesini çok iyi oturtan değerli bir teknik adam olan Abdullah Avcı'dan da bahsetmemiz lazım.

Teknik direktörlerin hikâyesi!

🔴 Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman'ın derbideki performansını ve hamlelerini nasıl buldunuz?
Dün akşamki maçı değerlendirdiğimizde her zaman böyle fotoğraflar görüyoruz. Bazen, futbolcuların kendi kaderlerini çizdiği bazen de teknik adamların düşünceleri damga vurur maçlara... Dün akşamki maç son 10 dakikaya kadar tamamen teknik direktörlerin hikâyesiydi. Aykut Kocaman'ın penceresinden baktığımızda, evet kendi sahasında oynuyordu ama sonuçta 6 puan farkla lider takıma karşı oynuyordu. Kocaman'ın her zaman en baskın futbol görüşü önce tedbiri elden bırakmamaktır... Dün akşam da böyle oldu. Oyuna başlangıcı tedbirli, güvenli ve korumalıydı.
Ama karşılaşmada o kadar denge vardı ki oyunun bütününü oynayan Fenerbahçe idi, anları değerlendirmesi gereken ise Galatasaray'dı.
İki takımda bu anlamda önemli fırsatlar yakaladı ama skoru bulamadı. Kontrollü başlayan Kocaman, ikinci yarıdaki adım adım hamleleriyle önce Soldado ile birlikte Fernandao'yu oynattı.
Daha sonra Valbuena'yı oyuna katan Kocaman'ın, kararları futbol görüşünde büyük riskler taşıyan kararlardı. Ancak kendi sahasında istediği sonucu alamadı.

🔴 Galatasaray'ın hocası Fatih Terim'in, kadro ve taktik tercihlerini nasıl yorumluyorsunuz?
Fatih Terim'e gelince, maç öncesi kadroya bakıp bu oyunu ele alıp oynamak isteyen bir kadroyla çıktı sahaya. Fatih hocanın düşüncesi doğruydu ama oyunun şifrelerinde onun da kafasında kontrollü oyun vardı. Oyunun bütününü değil anlarını oynamak isteyen bir Terim vardı. Kadıköy'de bu kararı vermek ve böyle oynamak bana göre Fatih hocanın doğrusuydu. Maçın bitiminde kimin istediği oldu derseniz, bana göre kesinlikle Fatih Terim'in istediği oldu.

Artık skor daha önemli

🔴 Beşiktaş'ın oynadığı futbolu genel olarak değerlendirebilir misiniz?
Tabii ki skor istenilen seviyede değildi ama özellikle oyun baskısı anlamında iç saha oyunuydu. Skor daha yüksek olabilir miydi? Evet olabilirdi. Özellikle ilk yarıda da pozisyonlar buldu. Ama iki haftalık, özellikle Fenerbahçe iç saha maçı ile karşılaştırdığımızda onun gerisinde olduğunu söyleyebiliriz ama üçte üç yapan bir Beşiktaş var. Kalan 9 haftada oyunlar sadece ileriye dönük önemli ama artık skor odaklı maçların başladığı döneme girildi.

🔴 Negredo'nun ilk 11 başladığı maçlarda kulübeden girdiklerine göre daha verimsiz olması hakkında düşünceniz nedir?
İki haftada kulübeden girip etkili olan Negredo var.. Maça ilk 11'de başlamakla, sonradan oyuna girmek çok farklı performanslar ister. Bu nedenle yetersiz bir Negredo performansı izledik. Beşiktaş'ın golcüsü için düşüncem Şenol hocanın penceresinden baktığımızda Love ve Negredo'dan birine doğrudan formayı vermek değil, haftalık performanslara göre 11'i belirleyecektir. Böyle de verim sağlayabilirsiniz.

🔴 Beşiktaş 'ta üretkenlik sorunu olduğunu düşünüyor musunuz?
Beşiktaş'ta üretkenlik sorunu olduğunu düşünmüyorum. Çünkü Beşiktaş hep öne doğru oynayan bir takım. Belki zaman zaman skor yapma anlamında sorunlar yaşıyor ama bunların haftalık olduğunu düşünüyorum.

🔴 Dün akşamın öne çıkan oyuncuları kimlerdi?
Ben dünkü maçın öne çıkan oyuncularının Tolgay, Talisca ve Atiba olduğunu düşünüyorum. Gökhan'ın da iyi bir performansı vardı. Ama dün akşam pas alışverişinde Tolgay vardı. Talisca'nın ise hep söylediğim gibi nasıl oynadığına değil ne yaptığına bakacaksınız. Biraz böyle değerlendirmek lazım. Dün maç 1-0 bitti ve golü Talisca attı.

🔴 Önümüzdeki hafta oynanacak Başakşehir karşılaşmasında nasıl bir futbol bekliyorsunuz?
Beşiktaş'ın kalan dokuz haftadaki en önemli maçlarından biri önümüzdeki hafta oynayacağı Medipol Başakşehir karşılaşması olacak. Bu maç şöyle önemli; Medipol Başakşehir'den puan alanlar Başakşehir'in oyununa göre oynayan takımlardı. Beşiktaş ise kendi bildiğini oynayacaktır. Bu durumda nasıl bir senaryo ortaya çıkacağını ben de çok merak ediyorum.

Lens bu değil!

Fenerbahçe ile oynanan iki zorlu maçtan sonra Beşiktaş'ın kadrosunu ve performansını nasıl buldunuz?
Beşiktaş'tan bir gün önce oynayan Fenerbahçe'nin çok etkilendiğini gördük bu iki maçtan. Ama dün akşamki maçın hiçbir anında Beşiktaş'ın bununla ilgili problem yaşamadığını söyleyebiliriz. Bunun da takımın oyun gücünden geldiğini düşünüyorum. Çünkü yeterliliğiniz, oyun ve oyuncu kaliteniz varsa yoğun bir fikstür temposunda oynasanız dahi işi kotarabiliyorsunuz. Bunu dün akşam Beşiktaş'ta bir kere daha gördük.
Oyunun hiçbir anında ne fiziksel ne de kafa olarak bu iki maçın zaaflarını yaşadı.
Lens için görüşünüz?
Tabii ki Lens'in bundan daha iyi oynayabileceğini düşünüyorum, özellikle üretmek anlamında.
Ama şunu gördük ki taktik disipline, oyun devamlılığına sadık bir Lens vardı dün akşam. Evet, Quaresma kadar yaratıcı ve hücumda etkili değildi ama 4-5 pozisyon hatırlıyorum ki; kendi yarı sahasına gelmiş, ikili mücadele kazanmış bir Lens görüntüsü kafamda. Bu da önemli. Ama hayal edilen Lens bundan daha fazlası tabii. 3-4 haftadır eleştirdiğimiz Babel ise işi bitiren isim oldu.
Beşiktaş yarışta psikolojik avantajı ele geçirdi diyebilir miyiz?
Fikstüre baktığımız zaman Fenerbahçe ile içeride Trabzonspor ile deplasmanda üst üste oynuyorsunuz. Araya bir de Fenerbahçe ile kupa maçı sıkıştırdığınızda gerçekten zorlu bir süreçti Beşiktaş için. Ama bu iki maçta alınan galibiyetler, şampiyonluk yarışında gerçekten çok önemli.
Beşiktaş, belki üç puan geride ama oyun anlamında, oyuncu gücü anlamında en iyi takım Beşiktaş söylemleri yapılıyorsa, bu demek değildir ki şampiyon Beşiktaş ama bunun psikolojik bir avantaj olduğu aşikar bence. Ama dediğimiz gibi daha 10 haftalık bir bölüm var ki; klişe bir deyişle köprünün altından daha çok sular akar şampiyonluk yarışında.
Beşiktaş'ın Galatasaray ve Başakşehir deplasmanlarında alacağı sonuçlar şampiyonluk yarışında belirleyici olacaktır.

Anlamak çok zor

🔴 Beşiktaş'ın daha fazla pozisyona girmesine ve rakibinin de son bölümde 10 kişi kalmasına rağmen devreye 2-1'lik geride girmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
İlk yarı Beşiktaş'ın daha fazla pozisyona girdiğini tabii ki söyleyebiliriz. Ama ister istemez 4 gün önceki lig maçını akıllara getiriyorsunuz. Fenerbahçe'nin olumlu yönde daha farklı oynadığını söyleyebiliriz.
Ve bunu da 10 kişi kalmasına rağmen önde kapattığı bir ilk yarıyla gördük. Evet doğru Beşiktaş'ın daha fazla net pozisyona girdiğini gördük ama sonuç Fenerbahçe lehine oldu. 4 gün önceden farklı olarak iki takım dün daha başka 11'lerle sahadaydı. Kadro farkı tabii ki etkilemiştir ama bu fark ilk yarıda Fenerbahçe lehine oldu.

🔴 Pazar günkü derbinin tersine Beşiktaş ikinci yarıda Volkan'ın kırmızısına kadar pozisyona girmekte zorlandı. Yanlış olan neydi?
İkinci yarıya oynanan futboldan ziyade yaşanan anlamsız gerginlik damgasını vurdu.
Beşiktaş'ın skor olarak geride olmasına rağmen ikinci yarı çok farklı olacağını düşündü herkes.
Ama gelgelelim 4 gün önce derbide harika oynayan, iki golle yıldızlaşan Quaresma'nın anlamsız, gereksiz öfke kontrolünü yapamayan acemi bir futbolcu gibi kırmızı kart görmesi ikinci yarının kaderini belirledi. Bir kişi fazla oynamak çok büyük avantaj olacaktı ama Beşiktaş bunu Quaresma yüzünden kullanamadı.
Talisca ikinci yarıda golün dışında sahne alamayınca Beşiktaş pozisyon üretemedi.
Volkan'ın 76'da anlaşılamayacak şekilde atılmasına acemilik mi dersiniz ne derseniz deyin inanamıyorum. Bir futbolcunun bu şekilde kart görmesinin karşılığı yok. İnanılır gibi değil. Volkan'ın kırmızı kartından sonra Beşiktaş uzatmayla birlikte 25 dakika yüklendi ve bir gol buldu. 2-2 ile Fenerbahçe rövanş için avantajlı sayılabilecek bir skor elde etti.
Bu arada maçta neden bu kadar gerilim oldu anlamak çok zor.

🔴 Quaresma'nın kırmızısı Beşiktaş'ın ligdeki durumunu nasıl etkiler?
Ligi etkileyecektir ama Beşiktaş kadro derinliğiyle bunu bir şekilde tolere edebilir.
Tabii ki, Quaresma'nın alternatifi olan Lens'in bir türlü istenen kıvama gelemeyişi de soru işareti yaratıyor.

Başrolde Quaresma

🔴 Beşiktaş'ın 11'ini nasıl buldunuz?
Oğuzhan'ın son andaki hastalığı ve cezalılardan sonra eldeki en iyi kadro ile çıktı maça Şenol Güneş... Ama hesapta olmayan şey Tolgay'ın o pozisyonu oynayamamasıydı. Santrfor arkası bir oyuncunun stoperlerin arasına girip top alması Beşiktaş'ın ileri çıkamaması demekti. Maça iyi başlayan Fenerbahçe karşısında ben ancak 20. dakikada karşılaşmanın Vodafone Park'ta olduğunu anladım. İlk 20 dakika Fenerbahçe iyiydi.
Beşiktaş oyunu kuramadı fakat Güneş çok doğru bir teknik adam hamlesi ile oyuncu değiştirmeden pozisyonları değiştirerek maça damga vurdu. Babel'i santrfor arkasına alarak 4-4-2'ye dönen Güneş'in bu hamlesine Fenerbahçe cevap veremedi.
Bundan sonra çok net pozisyon üretemese de oyunu tamamen ele alan bir Beşiktaş vardı. Özellikle ikinci yarıda, 70'inci dakikaya kadar tek kaleye dönen bir maç izledik. Burada Güneş'in bir hamlesi daha geldi ve tamamen hücuma dönmek anlamına gelen Vida-Negredo değişikliğini yaptı. Yüksek tempoda bu oyunu oynamaya çalıştı Beşiktaş ve bunda da başarılı oldu. Beşiktaş özellikle ikinci yarıdaki oyunu ile "Lig yarışında güçlü olarak varım" dedi. Quaresma da burada yaratıcılığı ve çok alışmadığımız bitiriciliği ile başrol oynadı. Esasında oyun başlangıcına bakınca Fenerbahçe'nin daha farklı olacağını düşündük ama golü bulduktan sonra Fenerbahçe klasik kendi yarı alanında bekleyen ve karşılayan bir takıma döndü. Maçı almadan önce oyunu almaya çalışsa belki daha farklı bir Fenerbahçe izleyebilirdik.

🔴 Cüneyt Çakır için ne diyeceksiniz?
F.Bahçe'nin golü ofsayt ama genel hakem performansına baktığımızda zor ve gergin bir maçın üstesinden geldi Çakır. Cüneyt Çakır iki takım için de hatalar yaptı ancak yine de bu maçı ve atmosferi yönetecek ilk isim oydu. Sonuçta bir kere daha şunu gördük ki; güvenli ve kontrollü oyunlar sıkıcıdırlar. Etkili ve yaratıcı oyunlar ise bana göre tercih edilmeli. Futbolda seyir keyfi anlamında, özellikle bu misyonu yüklenen takımlar için seçilmesi gereken modeldir bu. Güvenli ve kontrollü oyunlar değil...