CANLI
SKOR
Metin Tekin

Metin Tekin

Çok yaklaştı

Risk gibi görünen forvetteki Babel ve orta sahadaki Atiba tercihleri Güneş'e istediğini verdi mi?
Ben risk olduğuna katılmıyorum açıkçası. Şenol Güneş için bir seçimdi. Güneş, zaman zaman önceki maçlarda da oyunun bölümlerinde Babel'i santrforda kullanıyordu. Burada önemli olan Şenol Hoca'nın bu tercihiyle hala "Benim net bir santrforum yok" demesi. Atiba'yı kullanışı ise orta sahada özellikle deplasmanda güvenilir bir oyuncu olması nedeniyle anlamlıydı. Çok iyi sonuç verdi mi dersek, ilk yarıya baktığımızda sahadaki kaliteli ve becerikli takım Beşiktaş'tı açıkçası. İkinci yarıda ise tamamen tersini gördük. Çok fazla top kayıpları ve oyunu kullanamayışı, Beşiktaş'ın en olumsuz yanlarıydı. Ama futbol dediğimiz gibi anların oyunudur. Babel çıktı, mükemmel bir vuruşla, olmayan bir pozisyonda oyunu 1-0'a getirdi.
Fenerbahçe penceresinden baktığımızda ise ilk yarıda Jailson ve Mehmet Topal ikilisiyle kontrollü oyun tercihi vardı Cocu'nun.. Ancak Kadıköy'de bir derbide, 50 bin kişinin önünde kontrollü oyun seçiminiz olsa dahi bunu uygulamanız mümkün değil açıkçası. İster istemez önde basan, tempoyla oynayan bir Fenerbahçe vardı sahada. Ama Fenerbahçe'nin kalitesi yetmedi. İkinci yarıda ise büyük bölümünde oyunu ele alan "Deplasmanda oynasam da ben senden daha iyi takımım" diyen bir Beşiktaş gördük. Buna karşılık ters taraftan gelen ortalarda çok önemli bir oyuncu olan Ayew'le beraberliği yakaladı Fenerbahçe. Günün sonunda baktığımızda ligin geleceği için Fenerbahçe açısından en kötü senaryo çıkmadı ortaya ve hâlâ Cocu ile devamı getiren bir sonuç çıktı. Beşiktaş ise, "Santrforu daha bulamasam da bu güçlü kadromla, liderin iki puan gerisinde olsam dahi ben en önemli şampiyon adayıyım" dedi.

Beceri çözdü

🔴 Babel ve Quaresma yokken Beşiktaş'ın hücumda yaşadığı sıkıntının sebebi nedir?
Kağıt üstünde baktığımızda ağır favori Beşiktaş'tı fakat futbolcular sahaya çıkıp oyun başladığında ilk 45 dakika böyle bir üstünlük ve favori oyunu göremedik. Tabii ki oyuncu kalitesi olarak Babel farkı önemlidir ama oyuncudan daha çok oyun farkından kaynaklanıyordu iki devre arasındaki fark. Sarpsborg'un bireysel beceri ile değil takım birlikteliği, fizik kalite ve koyu mücadele ile kendini ifade edeceğini biliyorduk. İlk yarıda tam da onların istediği gibi bir oyun oldu. İlk 45 dakikanın karakteri fizik kalite ve mücadele idi. Bunu ne ile yenebilirdiniz? İkinci yarıda olduğu gibi kalite farkı ve beceri ile... İkinci yarıda galibiyeti getiren faktör de bu oldu.
Babel vurur gibi yaptı, sola harika çekti ve topun altına girerek golü attı. Bu golden sonra oyunun bütün resmi değişti ve 3-0'a gelen oyunu gördük.
Beşiktaş'ın ilk yarı yapamadıklarından çok bardağın boş tarafına bakacak olursak bu seviyede bir takıma 3-4 pozisyon vermesi düşündürücüydü. Bu Avrupa Ligi maçından pazartesi derbisine neler taşıyabiliriz diye bakınca 'Cezalı Medel'in yerine kim oynayacak?' diye sorabiliriz. Ben Tolgay Arslan oynayacak diyorum. İkinci soru ise pazartesinin santrforu bu maçın sonunda Larin olacak mıdır? Bana göre bu çok büyük bir soru işareti.

🔴 Karius yine önemli kurtarışlar yaptı. Fabri'nin yeri doldu mu sizce?
Bir kalecinin en önemli görevi bu tip güç farkı olan maçlarda karşılaşmayı 0-0'da tutabilmesidir. Karius da gelen her pozisyonda yaptığı doğru işler ile Beşiktaş'a bu katkıyı yaptı. Şu ana kadar üç maçı var ki Karius'un, bana göre çok olumlu görüntüler sergiledi.

Sonuç almakla oynamak farklı

Trabzon mağlubiyetinden sonra her zaman "İç sahayı farklı oynarım" diyen G.Saray'ın Kasımpaşa karşısında ne yapacağı merak ediliyordu. Öyle bir ilk yarı izledik ki G.Saray'ın evinde oynadığını hiçbir an hissetmedim. Oyunu domine eden Kasımpaşa idi. Fakat tabiri caizse oynamakla işi bitirmek farklı şeyler. G.Saray ikinci yarıda 10 dakikada 3 pozisyon üretip maçı 3-0 yaptı. Oyunu oynayan değil her zaman olduğu gibi sonucu bulan kazanır.
Rodrigues'in olgunlaşmış oyunu ve bir kez daha ortaya çıkışı sonuca etki etti. İki tane üst düzey gol vuruşu izledik. İlk geldiğinde böyle bir oyuncu değildi. Etkili ve süratli bir oyuncudan vuruş kalitesi olan, iş bitiren bir oyuncuya dönüşmesine tanık olduk Türkiye'de.
Galatasaray açısından geleceğe dönük bakarsak, bu oyun çok yeterli gözükmüyor.
Önde Sinan Gümüş, forvette Eren, milli takımda parlayan Emre Akbaba oyunda kayboldu. Fatih hoca 'Bu kadroyla yürürüm' derse işi kolay olmaz. Geçen sene şampiyonluk, iç saha başarısıyla geldi.
Bu sene de bu başarı gelecekse bu etkinliği deplasman maçlarına taşımak zorunda.
Son olarak çok genç bir stoper izledik;
Ozan... Bir maçta kendinizi ifade etmek çok zordur, hele ki savunmacıysanız...
Yalnız Ozan'a dün öyle işler düştü ki; 18 yaşında olmasına rağmen tam bir geniş alan savunmacısı izlenimi vardı. Belki penaltı yaptı ama geniş alanda birebirlerde çok doğru işler yaptı ve Terim'e, "Artık ben de varım hocam" demiş oldu.

En büyük çözüm Ljajic

Partizan maçını bir kenara bırakıp, Antalyaspor ile oynanan son lig maçını baz alırsak, Beşiktaş hiç beklemediği bir iç saha yenilgisi almıştı.
Bu maçtan sonra siyah-beyazlılar için her zaman zorlu olmuş Bursa deplasmanının kolay geçmeyeceğini biliyorduk. Çünkü tribün coşkusuyla birlikte deplasmanı hissedeceği bir ortamdı. Özellikle ilk yarı oyunu mücadele maçına çeviren Bursaspor, kalite ve beceri ile iş yapması beklenen Beşiktaş'ı kendi istediği bir 45 dakika oynamaya mecbur bıraktı. İlk yarı olanlar hep Bursa'nın istediği şekilde gitti. Yeni ve biraz da havalı transferi Karius'un ilk yarıda güzel bir kurtarışı vardı. Devre arasına girerken oyunu sıfır sıfırda tutmayı sağladı.

İYİ İŞLER YAPMASI ZOR...
İkinci yarı oyunu öne taşıyan, Oğuzhan'ı geriye alan Beşiktaş, onun çok iyi ve kaliteli servisiyle istediği oyunu oynayamasa da golü bulmayı bildi. Bu mevkide çok dalgalanmalar olacaktır. Santrfor arkası oynattığınız Oğuzhan'ın orada bir şeyler yapması zor. Topu önüne alan bir Oğuzhan iş yapar. Onun için Adem Ljajic transferinin katkı sağlayacağını düşünüyorum.
Beşiktaş kalitesi; topu Necip'le karşılamak yerine Toygay'la pas işlerini yapmaktan geçer. Ama hocanın tercihi bu. Kendi sahasında aldığı yenilgi sonrası milli araya 3 puanla girme şansını elinden kaçırdı. En büyük çözüm yeni transferi Adem Ljajic olabilir. Oyunu başka bir yöne ve seviyeye taşımak için bu şart.

Skora değil oyuna göre

Dün akşamki ilk 20 dakika Beşiktaş için klasik bir Vodafone başlangıcıydı. Tolgay, Oğuzhan ve Medel ile pas kalitesi yüksek ve topu kaleye getirmede sorun yaşamayan bir Beşiktaş vardı. Hatta en iyi ilk 20 dakika diyebiliriz.
Soruna; golü bulamama penceresinden baktığımızda ise.... Golü Negredo atmasına rağmen santrfor sorunu diyebiliriz... Anca bence asıl sorun golü bulamamasından çok kalesinde 25 dakikanın sonunda gördüğü 2 goldü. Negredo ile hemen cevap verince acaba buradan maç döner mi düşüncesi oldu ve Şenol hocanın oraya müdahalesi geldi. Bana göre kötü oynamayan çok da iyi oynayan Tolgay farklı bir oyuna dönmek için kenara gelince Gökhan Gönül ile kenar ataklarına dönen Beşiktaş, oyunun hakimi oldu.
İkinci yarının başında da beklenen baskı, tempo ve kenar ortaları ile gol arayışıydı ve 56'da da aradığını buldu. Ama her şey iyi giderken bana göre Şenol hoca soyunma odasında ikinci yarı için kafasındaki ezberini çok çabuk hayata geçirdi. Vida'nın çıkıp Larin'in girmesi belki oyunun son bölümünde olabilirdi ama iyi giden oyuna böyle bir müdahale orta sahayı Antalya'nın geçebildiği bir oyun yapısına dönüştürdü. Zaman zaman sonuç sizi bu tip şeylere götürüyor ama sonucun nasıl gittiğini değil oyunun nasıl gittiğini görüp ona göre müdahale etmek her zaman daha gerçekçi oluyor. Beşiktaş dün bunu yaşadı. Evet son bölümde baskı vardı, tempo vardı ama buna telaş da karıştı ve Beşiktaş Vodafone'da beklenmedik bir şekilde ilk yenilgisini Antalyaspor'dan aldı.
Kalede Utku değil Tolga olsaydı ya da Karius olsaydı diye baktığımızda en fazla 3. gol için belki diyebilirsiniz. Genç kaleci Utku'nun yetersizliği değil şansızlığı oldu.

Oğuzhan bu takımda olmalı

🔴 Larin'i bir doksan dakika daha seyrettiniz. Beşiktaş'ın birinci santrforu olabilir mi?
Larin'den önce oyuna bakmak lazım. Beşiktaş maça deplasman mantığıyla başladı. İlk bölümde golü bulunca Partizan 'tamamdır' diyemeden Beşiktaş beraberliği sağlayınca skor da oyun da dengelendi. Ardından Beşiktaş'ın topa sahip olduğu bir oyun ortaya çıktı. Her iki takım için de pozisyon üretilmedi. Larin, pozisyon üretiminde takımı adına etki sağladı mı? Etkili olduğunu söylemek çok zor. Larin'in skor yapabilecek santrfor özelliklerini taşıdığını düşünmüyorum. Sırtını rakibe dönüp takımla oynamak için başka özelikler gerekiyor. Birinci santrfor Larin demek hiç de kolay değil açıkçası.. Bence Beşiktaş'ın hedefi Negredo ile vedalaşıp Şenol hocanın da kafasına yatan daha iyi bir golcü bulabilmek.. Şenol hoca, "Benim birinci forvetim Larin" diye oyuna başladı ama sanırım izlediği dört maçta pek de bu düşüncesinin arkasında kalamayacak gibi görünüyor.

🔴 Güneş'in orta sahada Oğuzhan'ı kesip Necip'i oynatmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Güneş'in, Erzurum maçında Oğuzhan'la başlayıp daha sonra devre bitmeden bu oyuncuyu çıkarması pek de gördüğümüz bir karar değildi. O da çok iyi biliyor ki, takım içi organizasyonu olarak değil, sadece oyuncu olarak baktığımızda Oğıuzhan donanım olarak Necip'in çok önündedir. Ama dün seçimini Necip'ten yana kullandı. Tolgay Arslan'ı da onun yerine oynattı. Tolgay da, Quaresma'nın ortasında kafayla golünü attı. Bir daha yapılabilir mi? Hiç sanmıyorum... Ben Oğuzhan gibi bir yeteneğin takım içinde olması gerektiğine inanıyorum. Günün sonunda skora baktığımda ise iç sahada çok rahat turu geçen bir Beşiktaş olacağını düşünüyorum.

Hücumcu orta saha arayışı

🔴 İlk yarı dökülen Beşiktaş'ın, ikinci yarıda değişen oyununu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Linz maçında skordan ziyade eleştirilen, oyun ve performanstı. Erzurum'da lig için ne yapacağı önemliydi. Beşiktaş öyle bir ilk yarı oynadı ki bu kadar net pozisyonlar verdiği ve kaleye gidemediği bir 45 dakika hatırlamıyorum. Beşiktaş'ın yapamadığı şey orta sahada pas işlerinde Medel ve Necip'in oyunu kuramayışıydı. Şenol hoca, 37. dakikada Oğuzhan'ı çıkarıp yerine Caner'i aldı. Sorulması gereken Oğuzhan mı kötüydü yoksa o mevkide mi verimsizdi? Bunu çok iyi ayırt etmek gerekir. Çünkü orta sahada becerikli oyuncu ile oynayacağım diyerek Oğuzhan ile Necip arasında Necip'i tercih etmek çok kolay değil. İkinci yarıda sadece oyuncu değil oyunu da değiştiren Beşiktaş, 4-4- 2'ye dönerek Babel'i de merkeze aldı. Topu orta sahada vakit geçirmeden kenara oynayarak Quaresma ve Caner'in kenar toplarıyla, ikinci yarının ilk 15 dakikası istediği işleri yapıp oyunu 1-1'e getirdi. Daha sonra Lens'i de oyuna alarak yaptığı hamlelerden istediği geri dönüşleri aldı. Erzurum oyuna ortak olacakken skoru 2-1'e getiren Beşiktaş, Quaresma'nın 3. golüyle de maçı kopardı. Lige 6 puanla başlamak çok önemli ama oyunun gücü hakkında her takımda olduğu gibi Beşiktaş'ta da 5. haftayı beklemek gerekir. Konu Negredo'ysa; Gomez, Demba Ba, Aboubakar ve Cenk gibi santrforlarla kıyasladığınızda performansı sorgulanır ama mevcut kadrodaki santrforlara baktığınızda Negredo diğerlerinin önünde gözüküyor.

Bu tribüne bu oyun olmamalı

Bu maçın bana göre kilit noktası herkesin tahmin edebileceği gibi oyunu 1-0'a getirebilmekti. Anahtar buydu. Bundan sonra oyunu döndürmek biraz macerayı da yanına alan bir Kadıköy havası yaratabilmekti ama Fenerbahçe ilk yarı boyunca daha kontrollü bir oyun tercih etti. 2-3 senedir Kadıköy oyunlarında zaman zaman vurgu yaptığımız gibi güçlü bir iç saha oyunu tercih etmeyen, oynayamayan bir Fenerbahçe görüyorduk. Teknik direktör Phillip Cocu ile beraber daha farklı bir oyun olup olmayacağı açıkçası bütün Fenerbahçe camiasının da merak ettiği bir konuydu... Özellikle bu seviyedeki maçlarda kontrollü oyun tamam ama Fenerbahçe kültürü ve iç saha oyunu daha farklı birtakım şeyleri göze alan yapıda olmalı. İlk maçta Benfica'nın hücum anlamında ne olduğunu gördük ama deplasmanda bana göre çok doğru bir savunmayla bu işi kurtaran bir Portekiz takımı izledik.
Oyuncu seçimleri anlamında önemli bir faktör Isla ile Şener rekabeti... Bu bölümde de ben Cocu'nun Isla tercihinin performansından çok CV'sinden kaynaklandığını düşünüyorum. Bana göre ilerleyen dönemde tercihi Şener'den yana olacaktır ki özellikle bu maç için hücumcu, dinamik bir Şener, Fenerbahçe adına fark yaratabilirdi.
Benfica deplasmanında bu maçta gol atmasına karşın forvette Alper Potuk tercihini iç saha oyunu çerçevesinde mantıklı bulmuyorum, Soldado bu açından daha doğru olabilirdi. Büyük resimde Cocu'nun kaybı göze alıp güçlü bir iç saha anlayışıyla çıkması gerektiğini düşünüyordum. Bu tribünün istediği ve hak ettiği oyun bu değil.

Tek hatası...

Beşiktaş'ın futbolu, ligin ilk haftasında en iyi oyun başlangıcıydı. Kendi sahasında oynadığını rakibi Akhisarspor'a sonuna kadar hissettirip, fizik kaliteye teknik becerileri de katarak çok iyi bir ilk yarı oynadılar. Daha farklı olabilirdi ama sonuçta maçı 2-0'a getiren bir Beşiktaş vardı sahada. Bu oyun Necip Uysal'ın büyük hatasına kadar sürdü. Sonrasında Akhisar'ın attığı gol sadece skoru 2-1'e getirmedi, Akhisar'ı oyuna da ortak etti. İlk yarıya oranla daha fazla topa sahip olup, öne doğru daha fazla üretken olan Akhisar oyunu vardı. Ama finalde Akhisar'ın aldığı risklerle birlikte son bölümde riskler alan Beşiktaş vardı fakat skor 2-1'de kaldı. Bireysel olarak geride kalan maça neler vardı diye bakarsak: Geçen yazdan farklı bir Lens tempo ve performansı, iyi bir başlangıç yapan Gökhan, bıraktığı yerden devam eden Babel ve Medel-Oğuzhan-Tolgay'dan oluşan, özellikle yorulana kadar Medel liderliğinde üretken bir orta saha...
Bütün bu saydıklarımızla paralellik kuramayan Larin.. Bence Larin'in en önemli özelliği; olması gereken yerde bulunmak ama oyun etkinliği açısından biraz geride kalan performansı var. Bir de Şenol Güneş hocanın adalet dağıtmak açısından stoper seçiminde Necip Uysal'ı kullanışı, orta saha olsaydı anlaşılabilirdi ama mevkisi olmayan yerde Necip ile başlamak, özellikle Enzo Roco varken hocanın belki de tek hatasıydı. Roco'nun Necip'in gerisinde olduğunu düşünmek bile istemem.