CANLI
SKOR
Metin Tekin

Metin Tekin

Sahanın yıldızı Oğuzhan’dı

Çok net bir Beşiktaş üstünlüğü vardı. Ama bu kadar harika bir ikinci yarı kolay kolay her takımın başaracağı ve oynayacağı bir sekans değildi. Yanılmıyorsam 3 gol ve kaçan 5-6 tane çok net pozisyonu vardı Beşiktaş'ın. İşte Beşiktaş oyununun gücü, Beşiktaş'ın hücum zenginliği tam da buydu. Ben maç önü değerlendirmemde Beşiktaş için "Sadece favori değil, maçın ağır favorisi" demiştim. Ama ben de bu kadarını beklemiyordum.
Evet, Beşiktaş belki Şampiyonlar Ligi yorgunu ama daha güçlüydü. Galatasaray'ın buna karşı bir planı olmalıydı ama bunu kesinlikle sahaya yansıtamadı. Tudor'un kafasındaki hiçbir anı oynayamadı Galatasaray.
Şimdi derbileri kazanamayan Tudor eleştirisi ayyuka çıkacaktır. Haklı olanlar da olabilir. Yüksek seviyedeki oyunların altından kalkamayan bir Galatasaray'dan söz edebiliriz. Fakat bu tabloda başaramayan olarak sadece Tudor'u görmek büyük bir yanılgı olur. Zira büyük resme baktığımızda bu tip oyunun altından kalkamayanın Galatasaray kadrosu olduğunu göreceksiniz. Esasında bu çok daha fazla düşündürücü Galatasaray için.
İnanın son yıllardaki derbilerde bu kadar net üstünlüğün oluştuğu, bu kadar çok pozisyonun üretildiği ki, burada "Bu nasıl kaçar?" dedirten pozisyonlardan bahsediyoruz, izlememiştim.
Bu performansın başrol oyuncuları vardı tabii ki... Haftalardır ilk defa şans bulan Oğuzhan, bana göre takımın en iyisiydi. Babel ve Cenk'in ona katılımı da önemliydi. Tosic'in savunmacılığının da ötesine geçen gol atma isteği bu harika Beşiktaş oyununun en önemli figürleriydi. Sahanın tek istediğini yapamayanı ise maalesef Quaresma idi.. Ama günün sonunda Beşiktaş'ın zirveye bir adım daha yaklaşmasının ötesinde, böyle bir oyunu oynayabildiğini göstermesi rakiplerine de önemli bir mesajdır.
Bu oyun coşkusunu sürdürebildiği takdirde son iki yılın şampiyonu Beşiktaş, bu yılın da en büyük favorisi...

Mesele skor değil iştah!

Genelde kupa maçı kadroları her takımda şans alamayan oyuncuların fırsat bulabildiği, lig kadrolarına kıyasla çok da güçlü olmayan kadrolardır. Fakat Beşiktaş'ın dünkü kadrosu savunma göbeğini bir kenara bırakırsak baya ciddi bir Şampiyonlar Ligi kadrosu gibiydi. Tabii ki bu oyuncuları oynatması çok doğal Şenol hocanın... Negredo gibi, Lens gibi... Şenol hocanın baktığı pencere bu oyuncuların maç devamlılığını sağlamak... Gerçekten Oğuzhan, Lens ve Negredo'nun ne kadar futbolu özlediğini bu maçta çok net bir şekilde gördük. Bu sonuç enteresan ve futbolda nadir görülen bir skor... Neredeyse bizim dönemde oynadığımız 10-0'lık skora ulaşacaktı tekrar Beşiktaş...
Peki esas soru şu: Bu skor ölçü müdür? Tabii ki değildir.
Buradan ölçü alıp "Negredo mükemmel, Beşiktaş şahane" demek doğru olmaz. Esas oyuncuların oynama coşkusunun olması diğer maçları adına önemli olduğunu düşünüyorum. Orkan Çınar'ın şans alıp gol atması da önemliydi.
Orkan bir soru işaretiydi Şenol hoca adına... Belki onu da alternatifler arasına koymuştur Şenol Güneş.
Tabii ki kazanmak, hele ki böylesine farklı kazanmak güzeldir ama dediğim gibi bu maçın en büyük artısı Negredo, Lens ve Oğuzhan'ın oynama coşkusudur. Kısacası harika bir antrenmandı. Ne için? Hafta sonundaki derbi için... 9-0 müthiş bir fark belki ama iş gelip o derbiye dayanıyor. Bu galibiyetten oraya taşınacaklar var mı? Çok zor, bambaşka bir karakterde, bambaşka hikayesi olan bir maç olacaktır Galatasaray maçı. Fakat sonuçtan bağımsız olarak Beşiktaş'ın derbinin ağır favorisi olduğunu düşünüyorum.

Lider gibi oynadılar

Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi seviyesindeki oyununda en önemli işlerin belki de başında mental gücü geliyor. Deplasmanda ya da içeride fark etmiyor. Geriye düşse de yakalansa da oyununu düşürmeden devam edebiliyor Şenol Güneş'in ekibi. Dün de bunu gördük. Evet, avantajlı çıkıldı maça ama çok kritik bir karşılaşmada 1-0 geriye düşülmüş. Oyun ve kendine güven anlamında seviye Şampiyonlar Ligi dahi olsa buna sahip bir takım Beşiktaş. Dün bunun çok büyük artılarını gördü takım. En kilit nokta buydu, bunu tüm grup aşamasına yayıp da söyleyebiliriz. Dünkü maçın özeti şu: Beşiktaş grup lideri gibi oynadı. Kenarlardan gitmeye biraz fazla çalışsa da merkezden pozisyonlar buldu. Savunmada çok az hata yapıldı ve oyun üstünlüğü hep Beşiktaş'taydı. Bu takımın niye lider olduğu sahada görülüyor.

O ANLARIN OYUNCULARI...
O ana kadar sahada etkin olamayan ki bunun en önemli nedeni Beşiktaş'ın kenardan oynayışıdır, Cenk Tosun ve Talisca... Cenk'ten harika işler ve sonunda gelen harika bir servis ve pas ve Talisca'nın orada bulunuşu işte bazı mevkiler ve oyuncular için sorunuz, "Bugün nasıl oynadı" değil, "Bugün neler yaptı" sorusu olmalıdır. Tıpkı Cenk ve Talisca gibidir. Bir parantez de Pepe'ye... Gerçekten bir oyuncuda özellikle savunmacıda deneyim ya da yaşanmışlık başka bir seviye oluşturuyor. Savunma anlamında kusursuz bir Pepe izledik. Niye transfer edildiği bir kez daha Şampiyonlar Ligi seviyesinde kendisi anlatmış oldu. Ben çok başarılı bir performans izledim.

TOLGAY MI OZİ Mİ?
Beşiktaş'ta her maçın sorusu, "Tolgay mı, Oğuzhan mı?" Bence Şampiyonlar Ligi seviyesinde Tolgay ile başlamak daha doğru. Burada dengeli bir orta saha oyununda Oğuzhan'ın önüne çıkıyor. Karar doğru..

PORTO'NUN HAKKI PORTO'YA
Porto'nun golündeki organizesyonu daha önce gördüm ama hep tek atışlarla yapılırdı. İlk kez Porto'da duran topun akan oyuna dönüştürülerek uygulanışına hayran kaldım. Harika bir organizasyondu. Hakkını vermek gerekir. Porto'nun hakkı Porto'ya...

MAÇIN ÖZÜ
Savunmada çok az hata yapıldı ve oyun üstünlüğü hep Beşiktaş'ta kaldı. Bu da siyah-beyazlıların neden grupta zirvede olduğunun göstergesiydi

Quaresma, Feyyaz ve ben...

Quaresma'nın futboldaki en büyük korkusu ceza sahası ve sonundaki kale... Dün akşam bir kez daha gördük ki buna penaltı da dahil. Birçok yetenekle donanmış, özel bir oyuncu olan Quaresma, 18'e girdiği an bir amatör oyuncuya dönüşüyor. Dikkat ederseniz 18 dışındaki frikikler, penaltıdan çok daha güvenli yaptığı vuruşlar... Bunu nereden mi biliyorum? Kendimden...
Bazı oyuncular vardır, Feyyaz Uçar gibi, ceza sahası onların en sakin olduğu yerlerdir. Evi gibidir hatta... Bir de benim gibi ceza sahasına girdiği an her şeyin zorlaştığı, telaşa dönüştüğü futbolcular vardır. Her şey karmaşıklaşır. Bunlardan biri de Quaresma. Dün akşam bir kez daha gördüğümüz gibi...

İKİ PUAN ÇOK BÜYÜK KAYIP
Babel, Quaresma, Cenk Tosun... Evet, zaman zaman Şampiyonlar Ligi ve lig sürecinde rotasyona evet ama bazen de dün akşam olduğu gibi bu üçlüden ikisini dışarıda bıraktığınızda hücum ve skor işini kotaramıyor Beşiktaş. Evet, kaçan penaltı çok belirleyiciydi ama ne yapıp edip bir şekilde Talisca'yla birlikte bu üçlüyü oyunun büyük bölümünde bir arada tutmalısınız. Dün akşam yapabildiği baskı, zaman zaman tempo vardı ama zaman zaman da Akhisar kontralarının etkili olduğu bir maç oldu. 12. haftanın sonunda zirveden kopmak istemeyen Beşiktaş için bu beraberlik büyük kayıptır.

ATACAK VAR, ÇÖZECEK YOK
🔴 Tam zamanında değişiklik: Skoru değiştirecek Cenk Tosun... (Dk.46)
🔴 Geç kalmış değişiklik: Oyunu çözecek değişiklik Oğuzhan Özyakup... (Dk.75)

TUTUNAMAYAN ADAM...
Fenerbahçe performansıyla transfer olurken beklenti çok yüksekti, belki istediği kadar şansı bulamadı ancak şunu kabul etmek gerekir ki olmadı, olduramadı Jeremain Lens...

MAÇIN ÖZÜ
Süper Lig'de 12'nci haftanın sonunda zirveden kopmak istemeyen Beşiktaş için Akhisar karşısında aldığı bu beraberlik büyük kayıptır.

Anların oyuncusu

🔴 Talisca, Monaco maçında kesik yedikten sonra dün gece çok aktif göründü. Bunda yedek kalmasının payı var mıydı?
Onu bilemiyorum ama bazı oyuncuların mevkileri, nasıl oynadığı değil ne yaptığı önemlidir. Talisca da böyle bir oyuncu.
Bana göre anların oyuncusu. Oyunun bütününde nasıl oynadı diye tartışabilirsiniz. Ama harika bir gol ve harika bir asist yaptı. Yani Beşiktaş'ın iki golünde katkısı var. Kaleye vurulan ikisi isabetli 4 tane de şut. Evet, 3 haftadır performansında dalgalanmalar vardı ama sonucunu anların belirlediği bu tip maçlarda bu tip oyuncuların sahada kalması gerekir. İşte Talisca da bunlardan biri.

🔴 Negredo'nun geçen hafta Alanya'da attığı galibiyet golünden sonra 'Beşiktaş lige geri döndü' demiştiniz. Bu galibiyetle Beşiktaş hangi mesajı verdi?
Çok önemli dönemdeki bir maçtı Beşiktaş için Göztepe deplasmanı. 12 bin kişilik ama deplasmanı ve taraftar baskısını çok iyi hissettiren bir statları var. Galatasaray'ın da kazandığı bir hafta farkı açmamak için kazanmak çok önemliydi Beşiktaş için. Şampiyonlar Ligi'ndeki işini hemen hemen bitiren Beşiktaş'ın devre sonuna kadar lige çok kuvvetli sarılacağını düşünüyorum. Zaten bu tip, Şampiyonlar Ligi'ne yakın maçlarda skoru bulup tempoyu istediği gibi ayarlaması Beşiktaş için çok önemli bir koz. Belki Beşiktaş taraftarı daha yüksek tempolu oyunlar bekleyebilir ama bu takvimde oynadığı maçlarda skoru alıp tempoyu kendisinin belirlemesi önemli.

🔴 Sahada en çok beğendiğiniz futbolcu kimdi?
Bana göre dünün öne çıkan en önemli iki futbolcusu Babel ve Talisca'ydı. Zaten Beşiktaş sonuç alırken özellikle bu arkadaki üçlünün, Babel, Quaresma ve Talisca'nın hücum anlamında ne yapacağı önemli oluyor. İleride de Cenk Tosun'un. Ben Tolgay'ı da çok beğendim. Bana göre Tolgay orta saha organizasyonu ve pas alışverişinde Oğuzhan'ın önünde. Ama yaratıcılık ve final pasına gelince de burada Oğuzhan'ın Tolgay'ın önünde olduğunu söyleyebiliriz.

Bu oyun liderliği hak ediyor

İlk defa 3'te 3'le başlanmış bir Şampiyonlar Ligi grup aşamasının ardından bunun sebeplerini dünkü Monaco maçında gördük. Evet, belki kazanamadı Beşiktaş ama oyunu ele alış bakımından grup liderliğini hak eden bir takım oyunu gördüm. Talisca yoktu, Oğuzhan onun yerine çekildi, Tolgay orta sahadaydı. Oğuzhan'ın o bölgedeki en iyi oyunu oynadığını düşünüyorum. Tolgay'ın da özellikle Şampiyonlar Ligi performansı Beşiktaş için çok önemli.
Tamam, kendi sahanızda oynuyorsunuz ama geriye dönüp bakıyorum... Hiçbir zaman uluslararası düzeyde kendi oyun gücünü bu kadar iyi anlatabilen bir Beşiktaş inanın izlemedim.
Belki oyunun son 5 dakikalık bölümünde pozisyon veren bir Beşiktaş vardı ama oyunun genelinde topa sahip olmada ve özellikle pas yapmada sezonun iyi oyunlarından biriydi.
Beşiktaş'ın şu an ligdeki konumu Şampiyonlar Ligi'yle kıyaslayınca aynı yerde olmayabilir ama kalitesi ligin üzerinde.
Grubun ilk maçından önce telaffuz ettiğim için söylüyorum.
Beşiktaş'ın, Bayern Münih, Barcelona, Real Madrid gibi majör takımlar hariç herkesle yarışa girebilecek kadro ve oyun kalitesi var. Özellikle bu beraberlik sonrasında da gruptan çıkmanın, hatta lider çıkmanın hakkı olduğunu düşünüyorum.
Bireysel performanslara gelirsek; kafamda geldiği gün çok soru işareti olan Babel'in bir kez daha bu seviyenin oyuncusu olduğuna şahit olduk.
Dün harika değildi belki ama bu seviyenin oyuncusu olduğunu gösterdi. "Büyük maçlarda oynayamıyor" denilen Oğuzhan öne çıktı. Bu takımda Avrupa markalı Talisca ve Negredo'nun kenarda oturduğunu varsayarsak; doğru kullanımla birçok şeyi hayal ettirebileceğini gördük.
Sonunda Monaco'nun da çok önemli bir kadro olduğunu söyleyemeyiz ama çok önemli bireysel yetenekler olduğunu söylemek yanlış olmaz.
İki maçta alınan 4 puan Beşiktaş'ın hangi seviyede olduğunun belgesidir.

Bu gol çok şey...

🔴 Negredo'nun golü neler ifade ediyor Beşiktaş için?
Çok şey ifade ediyor eğer bu sezonki ligi ele alıyorsak. Bana göre 87. dakikadaki Negredo'nun golüyle Beşiktaş 10. hafta itibarı ile ligin içinde kaldı. Yoksa bu maçın berabere bitmesi halinde ve bugün olası bir Galatasaray galibiyetinde bence Beşiktaş tamamen dışarıda kalacaktı. Negredo'nun ilk golünün bu kadar kritik ve önemli olması kendisi için de önemliydi. Negredo da bu golle oyunun içine girdi Beşiktaş'ta...
Çünkü Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'nde aldığı sonuçlarla oluşturduğu yüksek güven, ligde neredeyse dışarda kalmasına neden oluyordu.
Ama Beşiktaş'ın ihtiyacı olan şey tek bir galibiyet değil. Bir galibiyet serisi...
🔴 Quaresma'nın pozisyonu tartışma yarattı. Siz ne diyorsunuz?
Her ne kadar Quaresma kaleye değil 18'in dışına doğru yöneldiyse de yapılan hamle bana göre penaltıydı. Ama bütün maçın anlamını tek bir pozisyona bağlamak inanın çok doğru değil. Çok tartışılan Video Hakem Uygulaması (VAR) olsaydı bu pozisyonda ne karar verilecekti, merak ediyorum.
Öyle VAR ile de bu işleri çözmek kolay değil. O yüzden VAR gelecek dertler bitecek, adalet sağlanacak demek çok kolay değil.
🔴 Beşiktaş kollanıyor şeklindeki eleştirilerin hakemleri etki altında bıraktığına katılıyor musunuz?
Kollandığına da katılmıyorum bu cümleye de... Beşiktaş'ın kollanması ne demek? Yani hakemler oturup, bir karar verip 'Beşiktaş'ı ko-
🔴 layalım' mı diyorlar? Bu nasıl oluyor, bu kararı kim veriyor? Bu organizasyonu bana bir anlatsınlar.
Buna ben top oynarken de rastlamadım.
Nasıl yapılıyor bu işler ben görmedim 35 yılda... Tabii büyük hakem hataları da gördüm ama böylesine organize işler olduğuna ben inanmıyorum.

Benim notlarım: Fabri 7, Gökhan 5, Pepe 8, Tosic 7, Adriano 7, Atiba 7, Oğuzhan 7 (Dk.65 Tolgay 6), Quaresma 7, Talisca 6 (Dk.79 Negredo 7), Babel 7, Cenk 7 (Dk.90 Necip ?)

Lig başkadır

Maçın büyük bölümü pozisyonsuz geçmiş gibi gözükse de iki takım için de bunun farklı nedenleri olabilir. Elbette Beşiktaş'ı konuşurken Monaco maçı sonrası oynadığı bir maç olarak görmek lazım. Evet, Şampiyonlar Ligi kendi konsantrasyonunu yaratıyorsa lig maçları da bunu gerektirir. Monaco belki daha güçlü bir takım ama ligde de farklı oyunlar oynanır. Her maçın karakteri farklıdır, bunu unutmamak lazım. Beşiktaş'ın buna çok iyi adapte olması gerekir. "Daha güçlüyü yendim, ligde haydi haydi kazanırım" doğru bir mantık değil. Üretkenlik açısından Beşiktaş kendi ezberini oynamaya çalıştı ama iki kenar oyuncusu çok önemli. Quaresma tamam ama Lens'ten Babel performansı alamayınca hücum üretkenliği ciddi anlamda zaafa uğruyor. Başakşehir açısından baktığımızda da işini gerek oyun kurulumunda gerek hücum etkinliğinde pas marifetiyle yapmaya çalışıyorlar. Geniş alanda yaptıkları için topa sahip olma açısından başarılı oldu. Emre kusursuza yakın oynadı. Bu oyunu oynatan iki vazgeçilmez isim Emre ve Adebayor'dur. Son 20 dakika vitesi yükselten Başakşehir'in oyunu Beşiktaş'ın elinden alışını izledik. 88'de gol de geldi ama bu noktada Beşiktaş'ın reaksiyonuna karşılık veremediler.
Bireysel performanslara baktığımızda da Lens'in yetersizliği öne çıktı. Öyle pozisyon oldu ki geniş alanda sırf oynamasını anlaml ı kılan anlarda adam eksiltme sorumluluğunu taşıyamadı. Basit oynayınca kendi kimliğinden uzaklaşıyor. Bence en büyük sorunu bu oldu. Tolgay'ın işi Avrupa'da daha başka ama ligde daha çok öne oynaması gerekiyor. Bunu tam anlamıyla başardığını söylemek zor... Aynı yerde oynamak aynı rolde oynamaya gerek yok.
Beşiktaş'ın artık başarılı bir Şampiyonlar Ligi performansı var. Seyirci için bile öncelik oldu bu ama ligi bu kadar kolay bırakmamanız lazım. 8 ciddi bir puan farkıdır ve 4 maçtır üst üste kazanamayan oyun Beşiktaş'ın iki senelik macerasına tezat kalıyor. Evet, zaman zaman puan kaybı olur ama hemen ger-i ye dönen bir Beşiktaş'tı. Ligdeki güvenlerini olumsuz etkileyecektir. Artık Beşiktaş'ın ihtiyacı olan galibiyet değil, bir galibiyet serisi...

Hiç kalite yoktu

🔴 İki teknik adamın dünkü ilk 11 tercihlerini nasıl buldunuz?
Oyuncu tercihlerinde beklenen buydu ama Tudor'un 3'lü savunmayla başlamasına çok bir anlam veremedim. 8 hafta boyunca doğru oynayıp iyi sonuç aldığınız planda niye değişikliğe gidersiniz? Serdar'ın kenara gelmesi sonrasında da hemen 4'lü savunmaya döndü zaten. Maçtan önceki senaryomda baskı görecek Fenerbahçe'nin reaksiyonunu merak ediyordum. Baskıdan çok iyi paslarla çıkmadı ama baskıya tempoyla yanıt verdiler. Maçın karakteri böylece kaliteden çok mücadele gücüne bağladı. Bütün ilk yarı, hatta maç için bahsedebileceğimiz şey bu. Yapılanlardan çok yapılamayanlar vardı.

🔴 Cüneyt Çakır'ın kararları çok tartışıldı. Fenerbahçe'nin gol beklediği, iki tarafın da penaltı istediği pozisyonlar var. Sizce hakem maça etki etti mi?
Hakem kararlarının tartışılacağı birçok pozisyon oldu. Penaltıların hepsi elle ilgiliydi. Bana göre oyun kurallarının net belirleyemediği ve muallakta bıraktığı durumlar bunlar... Hem Serdar hem Neto'nun pozisyonu için bunu diyebiliriz. Fenerbahçe'nin attığı gol pozisyonu belki geçerli sayabilirdi ama tam kanıya varamadığım bir an bu. Net olan tek pozisyon Feghouli'nin attığı topta Hasan Ali'nin elle oynamasıydı.

🔴 Bu sonuç sizce ligin gidişatı için ne anlama geliyor?
Mücadele karakterli bir maçın sonuçta 0-0 biten ligdeki 9 haftadaki ikinci maç oldu. Kim bu sonuçtan faydalandı? Aykut Kocaman, "Kaybetsek dahi yarışın içinde kalırız" demişti. Bunun ışığında o da mutludur herhalde ama bence avantajlı olan Galatasaray. Ortada böyle bir puan farkı varsa kazanması gereken geride olandır. Fenerbahçe bunu başaramadı. Galatasaray'ın 8 haftalık performansından uzakta kaldığı, Fenerbahçe'nin üretemese de bu planı bozduğu bir maç oldu ama 8 puan ciddi bir farktır. Önemli olan Galatasaray'ın farkı korumasıdır.

Tudor üzülmez Kocaman yanar

Artık söz bitti ve derbi günü geldi çattı. Bu maçta skor kadar merak ettiğiniz başka bir şey var mı?
Tabii ki en önemlisi skor. Ama nasıl bir oyunla olacak onu merak ediyorum. Çünkü iki takımın geçmişteki futbollarına bakınca, Fenerbahçe için farklı bir oyun olacağını düşünüyorum. Bu sene ilk defa karşılaşacağı bir oyun olacak. Galatasaray'ın ise sezon başından bu yana aynı futbolla sahada olacağını varsayarsak, ilk defa, bir deplasmanda baskı ve tempoya karşı oynayacak bir Fenerbahçe izleyeceğiz. Bunun nasıl olacağı konusunda inanın benim de bir fikrim yok. Fenerbahçe'nin bu oyuna karşı tepkisi ve refleksi bana göre maçın skorunu belirleyecek en önemli etken. Benim maçtan önce en merak ettiğim konu, Fenerbahçe'nin, Galatasaray'ın sahasındaki güçlü oyununa nasıl bir tepki vereceği.

Galatasaray ve Fenerbahçe derbide nasıl bir sistemle oynamalılar?
Fenerbahçe için en önemli soru, baskıya karşı savunmadan pasla mı çıkacak ve bunu başaracak mı, yoksa rakibinin oyununu kıracak ama topa sahip olamayacağı uzun toplarla mı çıkış yapacak? Yani topa sahip olma şansının daha azalacağı ama daha garanti olan uzun topla çıkarlarsa bunu ne kadar becereceği Fenerbahçe'nin alacağı sonuçta etkili olacak. Şayet Fenerbahçe pas becerisiyle çıkabilirse Galatasaray'a büyük zaaflar yaşatır ve skoru da lehine döndürme şansı artar.

Tudor ve Aykut Kocaman'ı teraziye koyarsak kim ağır basar? İki teknik adamın artıları ve eksileri nedir?
Önce İgor Tudor'dan başlayalım.. Tudor, Karabük'ten Galatasaray'a gelirken, sarı-kırmızılı yönetime, "Neyi gördünüz de bu teknik direktör seçiminde bulundunuz?" sorusunu sormuştum. Bu soru Tudor kötü ya da yetersiz demek değil. Ama bugün yeni kadro ile beraber sezon başından bu yana kafasındaki oyunu şu ana kadar oynatabilen bir teknik direktör görüyoruz. Yani geçen seneki ve bu sene başında Avrupa'dan elenişe rağmen hemen ardından bu sezon ligde oynanan oyun ve alınan sonuçlarla güvenoyu almış bir Tudor var karşımızda. Tabii ki deneyim olarak Aykut Kocaman'ın gerisinde olsa da dikkat edin, futboldaki değişimleri ve gelişimleri hep genç teknik adamlar yapmıştır. Mourinho gibi Guardiola gibi… Hep gençlik dönemlerinde bunu başarmış isimler.. Tudor tam da bu dönemden geçiyor. Galatasaray'a oynattığı bu etkili oyunu, zorluk derecesi yüksek maçlarda da uygulanabilecek mi bunu göreceğiz. Fenerbahçe maçı da çok iyi bir test olacak.
Aykut Kocaman'a gelince, hepimizin bildiği gibi daha kontrollü oyunu tercih eden bir hoca. Oyununun kontrolü için topun kontrolünün kendisinde olmasını isteyen bir teknik adamdır. Bunu yapabilir mi, bu çok kolay değil. Ama çok iyi bildiği ve oynadığı bir oyun bu. Belki de topa sahip olmayı başarırsa Galatasaray'ın baskısını kırıp kazanabilme şansını artırır ama etkili olmak kaydıyla. Özetlersek Kocaman deneyimli… Tudor ise daha yeni fikirlere açık ve heyecan duyan bir teknik adam profili çiziyor.

İki takımın kulübesine bakınca hangi isimler size güven veriyor?
İkisinin de hem 11'lerinde hem de kulübede çok güçlü isimlere sahip olduğunu söyleyebiliriz. Kadroları geniş. Galatasaray'ın kadrosu, daha tahmin edilebilir bir kadro ama Fenerbahçe'de bir anlamda taktiksel olarak 2-3 oyuncu değişebilir. Diğer bir soru da santrfor tercihi olacak Fenerbahçe için. Ben ibrenin deplasman mantığı ve oyunu daha çok karşı sahada oynamayacağı için Janssen'e yakın olduğunu düşünüyorum. Ayrıca son haftalarda farklı bir profil çizen Ozan'ın da belirleyici isim olacağı kanısındayım.
Galatasaray'da ise Gomis ile söze başlamamak, hem de bir iç saha maçında, Fransız futbolcuya haksızlık olur. Gomis'ten sonra da Mariano'nun ve kenar beklerinin etkinliği Galatasaray'ın oyununa çok etkili olacağını düşünüyorum.

Bu maçın sonucu hangi teknik adamda sıkıntı yaratır?
Tabii ki Aykut Kocaman kaybederse sıkıntı yaşar. Tudor, Fenerbahçe'yi yenerse sadece puan değil prestij de kazanır camiada. Ama Aykut Kocaman, kaybederse fark 11'e çıkar. Bu ligde Fenerbahçe için başka işlerin başlayacağı anlamına gelir. Fakat Fenerbahçe'nin öyle bir özgüveni var ki tarihsel sürece baktığınızda bu maçlar için istediğiniz kadar senaryo yazın, psikoloji çok önemli. Bu da şunu getirir ki Galatasaray'ın olası bir geriye düşüşü, onları zor bir ortama sokar. O yüzden bana göre Galatasaray'ın geriye düşmeden maçı lehine çevirmesi gerekli. Bu maçta psikolojik faktörü bir kenara koyup incelemek çok anlamsız olur.

Son olarak beraberlik iki takımı da mutlu eder mi?
Galatasaray'da İgor Tudor puan anlamında çok üzülmeyecektir. Fenerbahçe'de Aykut Kocaman'ın maç öncesi 'Kaybetsek bile ligdeki yarışta olacağız' sözü ise beraberliğin hiç de kötü olmayacağı anlamına gelir sarı-lacivertliler açısından.