CANLI
SKOR
Fatih Doğan

Fatih Doğan

Sözleşme performansı

Beşiktaş, Belçika'dan yorgun dönen ve bu yüzden de ilk 11'inde değişiklikler yapmak durumunda kalan Başakşehir'i boş geçmeyerek çok kritik bir üç puan kazandı. Alınan net galibiyette ve düşük tempoda oynanan oyunda 35. dakikada Adnan Januzaj'ın kırmızı kart görmesinin etkisi var.
Siyah-beyazlı takımın ilk yarıda önde çoğalmakta sorun yaşadığını, Aboubakar'ın, açılış golünü atmasına rağmen ilk yarıda ileride yalnız kaldığını söyleyebiliriz. Bunun nedeni Beşiktaş orta sahasının ritimsiz ve temposuzluğu. Zaman zaman bireysel zaman zaman takım olarak organize ataklar geliştirseler de güçlü bir performanstan uzaktılar.
Sezon başından bu yana akan oyunda hücuma yeterli katkısı yok diye eleştirdiğimiz Masuaku bir asist, bir golle dün beklediğimiz performanstan enstantaneler sundu. Umarım bu "11'de 25 kez çıkarsa opsiyonlu sözleşme uzar" performansı değildir! Ardından Redmond ve Cenk'le kaçan net gollerden sonra Başakşehir'de Emre Belözoğlu orta sahaya müdahele etme ihtiyacı duydu. 58'de Alexic'in yerine Mahmut hamlesi yerindeydi. İlk yarı sakatlanan Tayyip Talha'nın yerine giren Saiss ile Colley'yi birlikte sağlıklı test etmek için rakibin 11 kişilik performansını izlemek gerekebilir. Ağır kalma ihtimalleri oluşabilir.
Redmond'un birkaç haftadır kaçırdığı goller, oyuncunun değerine gölge düşürüyor. Mücadele ruhuna kalite ve gol katmazsa o da Dele Alli gibi gidecekler listesine adını yazdırır. Her şeye rağmen bu galibiyet ve üç puan ortaya konan oyundan çok değerli.

Enerjim var umudum yüksek

Beşiktaş'ta ikinci dönemini geçiren Şenol Güneş ve ekibi, Antalya kampını bitirip İstanbul'a döndü. Antalya'da önemli izlenimlerim oldu.. Futbol camiası, özellikle Beşiktaşlılar Şenol Güneş sonrası takımdaki değişimi merak ediyor. "Beşiktaş'a Güneş doğdu, ne zaman etkisini hissettirecek? Takımın son durumu nasıl?" sorularına yanıt bulmak için Antalya Belek kampında Beşiktaş'ın idmanlarını, maçlarını izledik. Şenol Güneş hocamla da eski günleri yad ettik. Gündemle de ilgili bize ışık tutan keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Şenol hocayı beklediğimden enerjik ve gençleşmiş buldum. İdmanlar, maçlar art arda devam eden futbolcu "rehabilite" toplantılarına rağmen 70 yaşında ama müthiş enerjik buldum. Hocam "41 kere maşallah benden daha dinamik, hırslı ve motive gördüm. İşin sırrı nedir?" dediğimde; "Çok iyiyim şükür, kilom aynı ama enerjim yüksek. Umudu yaşatmak, bir hedefe odaklanmak ve başarmak için çok çalışmak insanı formda tutuyor" diye cevap verdi. Hocayı 30 yıldır tanırım, kafası rahat olunca ve çalışmaya yoğunlaşınca bu görüntüye bürünüyor.



KATAR'DA OLMAK İSTERDİM
Güneş: "2002'de üçüncülük yaşamış Türkiye'nin hocası olarak gitmek isterdim."
"Oyun temposuyla, sürpriz sonuçlarıyla keyifli bir Dünya Kupası izledik. Unutulmazlar arasına girecek turnuva. Grup maçları ve sonrasında Güney Amerika-Avrupa finali olacak gibiydi. Brezilya yada Arjantin'den biri olabilir diye düşünüyordum. Arjantin, Suudi Arabistan maçıyla kötü başladı ama telafi edip finale kadar geldi. Fas, Fransa karşısında golü erken yemese belki finale daha çok yaklaşabilirdi. Ama son Dünya Şampiyonu Fransa çok kaliteli, soğukkanlı ve güçlü bir takım. 2002'de Dünya üçüncülüğünü yaşamış Türkiye'nin teknik direktörü olarak 2022'de Katar Dünya Kupası'nda olmayı çok isterdim. Ama süreç ve şartlar sizi bazen hedeflerinize götürmüyor."

'BEŞİKTAŞ'IN İSKELETİNİ KURACAĞIZ'
Kendi yorumlarımızı paylaştıktan sonra takımın durumunu sorduğumuzda, "Kamp dönemi çok verimli geçti. Fiziksel bir altyapı oluşturmaya, taktik düşüncemiz ile oyun felsefemizi anlatmaya çalıştık. Planımız Beşiktaş'a uyumlu yapı oluşturmak. Kadromuz ne kadar geniş de olsa hedefim iyi oyunculardan iskelet oluşturmak ve onun üzerine gelişmek" dedi.



TAKIM OLMAK İÇİN ÇALIŞMA YAPIYORUZ
"Beşiktaş'ta böyle bir iskelet için yeni transferler gerek, sakatlıklar nedeniyle böyle bir iskelet göremiyorum" dediğimde, "Haklısın. Savunmada, orta sahada, hücumda bunun sıkıntılarını görüyoruz. Bunun için çok çalışmaya, birlikte kazanma kültürünü oluşturmaya ihtiyaç var. Futbolcularıma oyun sistemini anlatırken takım olma yolunda çalışmalar yapıyoruz" yanıtını verdi.

ALIŞKANLIKLARI DEĞİŞTİRECEĞİZ
Şenol hocaya 1-0 galibiyetle biten Westerlo maçının ikinci yarısında verilen 4 pozisyonu sorduğumuzda ve Giresunspor maçında en iyi performansı izlediğimizi söylediğimizde, şu yanıt geldi: "Evet son maç daha iyiydik. Oyunun ikinci yarılarında kopmalar oluyor. Bunun fiziksel olduğu kadar alışkanlıktan da kaynaklandığını düşünüyorum.. Maçı kazanmaya yönelik düşünen, rakibe oyununu kabul ettiren ve oyun üstünlüğünü sonuçla bütünleştiren bir takım olmayı arzuluyoruz. Bunu takıma benimseteceğiz."



HERKES TAKIMA KATKI YAPACAK
Beşiktaş'ın hangi sistemle oynayacağı yönündeki sorumuza ise Şenol hoca şu sözlerle cevap verdi: "Genelde 4'lü savunmayla oynuyoruz, oynayacağız. Zaman zaman 3'lü de oynadık. Eldeki oyunculardan takım içinde ne şekilde randıman alırız diye düşünüyoruz. Günümüzde bu sistem değişiklikleri saha içerisinde anında olabiliyor. Sisteme takılmamak, iyi oyuna, verimli oyuna odaklanmak önemli. Futbolun temel ilkeleri olduktan sonra bu sistem işi kolaylaşır. Herkesin takıma katkı yapması gerekiyor, bu ana felsefemiz."

JOSEF'E ÖZEL MESAJ VERDİ
Kampın yıldızları olarak Gedson ve Redmond'u gördüğümüzü söylediğimizde, "İnisiyatif alıyorlar ve iyi bir kamp dönemi geçirdiler" diye onayladı hoca. Güneş, Josef'ten beklentilerinin büyük olduğunu, sakatlık sonrası yavaş yavaş %80-90'ını verebilecek bir performansa ulaşmasını beklediğini söyledi. Ghezzal'ın tam kapasiteyle şubattta döneceğini düşünen Güneş, Atiba, Mert Günok ve Umut Meraş için ise "Kadromuzda bulunan her oyuncudan maksimum faydalanacağız" ifadelerini kullandı.



VALERİEN İSMAEL'İ ELEŞTİREMEZSİNİZ!
"Her hocanın kendi sistemi, kendi doğruları olur. Valerien İsmael de öyle. Eleştiremezsiniz. Zaman zaman toplarla çıkmak ya da topu rakibe bırakıp önde hataya zorlayıp sonuç üretmeye çalışmak bir tercihtir. Ama ben orta sahayı güçlendirip, top kontrolünü elimize alarak rakibe pres yapmayı tercih ediyorum. Bu tercih hem bütün oyuncuların oyuna katılmasını hem de enerjinizi 90+'ya yaymanızı sağlar. Futbolcular topla oynarken yorgunluk hissi fazla yaşamaz."

SAİSS VE FAS'IN YAPTIĞI ÇOK BÜYÜK BİR BAŞARI
"Saiss'in kaptanlığını yaptığı Fas'ın bu kadar güçlü rakibin arasında çok büyük başarısı var. Katar'a giden bütün oyuncularımı kutladım."
Dünya Kupası'na giden futbolcularına da değinen Şenol Güneş, şu ifadeleri kullandı: "Saiss'in kaptanlığını yaptığı Fas'ın, bu kadar güçlü rakibin arasında çok büyük başarısı var. Dünyanın en iyi 4 takımı arasına girmek, belki de dünya üçüncüsü olarak hatırlanacak bir başarı. Saiss, Weghorst başta olmak üzere Atiba, N'Koudou bütün oyuncularımı kutladım. Sonuçtan bağımsız orada olmak da önemli bir durum."

SONUÇLARA BAKMIYORUZ
Şenol Güneş takımına da inanıyor ama ayakları yere sağlam basıyor: "Başlangıca göre iyiyiz ama bana göre hâlâ işin başındayız. Biraz daha dikkatli olup, daha çok istersek çok daha iyi olacağımızı düşünüyorum. Beşiktaş'ın yapısına göre arayışlarımızı deneme şansımız oldu. Oyuncuları değişik mevkilerde, sistemi ise kendi içinde değiştirerek oynadık. Arkadaşlarımızın da buna olumlu cevabı vardı. Maç sonuçlarına bakarak takımı değerlendirmek istemiyorum. Çünkü hazırlık maçının sonuç olarak değil oyun olarak anlamı var."

YOLUMUZ DAHA UZUN
"Beşiktaş'ın hedefi her zaman şampiyonluk. Biraz geride olabiliriz. Ama uzun bir yol var. Rakiplerimizin ne yaptığından ziyade önce bizim ne yapacağımız önemli. Takım olmayı, kazanmayı bir an önce alışkanlık haline getirmeliyiz. Bu yarışta sonuna kadar mücadele edeceğiz."

DELE ALLİ HİÇ SORUN ÇIKARMIYOR
Güneş, performansı düşen bazı oyuncuların geçmişte kendisiyle yeniden çıkışa geçtiğini, Dele Alli'den de böyle bir çıkış beklediğimizi söylediğimizde şu yorumu yaptı: "Her hoca katkı verir. Bir oyuncu iyi olacaksa kendisi alır. Önce o istemeli. İsteyip başarılı oluyorsa, başımızın üstünde yeri var. Benim için en kariyerli isimle genç oyuncu arasında fark yok. O farkı oyuncu oluşturur. Transfere kadar bu oyuncular bizim oyuncularımız. Yeni bir oyuncu olmayacak. Örneğin Dele Alli iyi çalışıyor. Çalışmıyor, sorun çıkarıyor diyemezsiniz. Daha verimli olmasının yollarını arıyoruz."

Umut verdiler!

A Milli Takımımız'ın tarihinde ilk kez Diyarbakır'da maç oynamasını anlamlı ve değerli buluyorum. İskoçya karşılaşması kadim şehir Diyarbakır'a çok yakıştı. Galler provası için İskoçya ile maç almak da doğru bir planlama… Rakibin 11'inde Premier Lig'den 7 oyuncu vardı. İskoçya karşısında ciddi, verimli ve iyi bir hazırlık maçı oldu. Kuntz; Çağlar'ın soluna Cenk, sağına Ozan Kabak'ı koyarak 3-4-3'ü denedi. Oyunun hem liderliğini hem de savunma yükünü Hakan Çalhanoğlu'na vermesi dikkat çekti. Kaptana yardımcı olarak takımdaki en iyi 6 numara Salih Özcan beklenirken, Orkun'la ikilemesi orta saha direnci açısından riskliydi. İkinci yarı Orkun-Salih değişikliğini görünce Kuntz, teknik kapasitesi yüksek bir takımla neler yapabileceklerini görmek istemiş olabilir. İlk yarı sahanın en iyi ve en verimli ismi Hakan Çalhanoğlu'ydu. Kaptan 6, 8 ve 10 numara mevkilerini üçü bir arada kahve tadında sundu. Takımın temposundan, rakibe baskısından keyif aldım. Sakatlanan Ferdi'nin yerine oyuna giren Eren, soldan bindirip karşı karşıya kaldığı pozisyonda golü atsa maça ayrı bir hikâye yazabilirdi. Ya da sağdaki Cenk'i görüp çıkarabilse çok daha şık olurdu. Milli Takımımız'da Çağlar'ın geri üçlünün ortasındaki liderliğini, Cenk Özkaçar'ın soğukkanlılığını, Ozan Kabak'ın gol denemelerini beğendim. Hücumdaki hırslı ve baskılı oyunumuzu biraz daha organize yapabilsek gol sayısını artırabilirdik. McGinn'in golü üçlü oynamanın risklerini hatırlatsa da, ikinci yarı yorgunluk belirtileri, kondisyon seviyemize dikkat çekse de "umut vadeden" iyi bir hazırlık maçı çıkardık.

Sonuna kadar İsmael!

Valerien İsmael'i ve çağdaş futbol diye sunulan çağ dışı futbolu ile ilgili yazmaktan yoruldum! 'Büyük takım çalıştırma yetenekleri gelişmemiş. Giydiği smokin 2 beden büyük geldi' diye ısrarla uyarılar yazdıkça trajikomik eleştirilerle karşılaştık.
Bu yüzden yeni şeyler söyleyeyim 'Sonuna kadar Valerian İsmael' diyenler sonuna kadar gitsin. Beşiktaş şampiyonluk şansını kaybedene, hatta sezon sonuna kadar devam etsin. O zaman kimin, hangi şekilde Beşiktaş'a ne ölçüde zarar verdiğini ayrıntılarıyla ortaya koyma imkânı elbet bize gelecektir
Hatay mağlubiyetiyle hocayla ilgili iki konuyu yazmadan geçemeyeceğim. Beşiktaş, Muleka'nın pası, Weghorst'un golüyle maça 1-0 önde başladı. Muleka asisti, oynatıldığı ve haftalardır verimli olamadığı kanattan değil oynatılması gereken forvet arkasında yaptı. Bu gol bile İsmael'in yanlış tercihlerinden birine vurgu yapıyordu.
İkinci takıntısı 85 dakika oyunda tuttuğu Masuaku. Bu sefer Umut Meraş'a güzellik yaptı, 90'dan 5 dakika önce adlı. Hakikaten algılayamıyorum! Kötü Masuaku bir de kornerlerin hatta duran topların başına geçiyor. Başka kullanılacak isim yokmuş gibi oyuncuya özel bir anlam yükleniyor. Bir fark oluşturuyor mu? Haftalardır göremiyorum! Sürekli duran topların başına geçmesi oyuncuya ödül, Beşiktaş'a ceza!
Sol bek çalışmıyor, sağ bek tek başına yetmiyor. Gol atması için kanatlardan beslenmesi gerekecek Weghorst'u sakatlıktan döndürüp 11'de sahaya sürüp sistem yanlışlarına devam ediyor. Hep aynı ezber, hep aynı vasatlık. 84'te Tayfur'u, 86'da Umut Meraş'ı oyuna alarak maçı kazanmayı hayal ediyor. Bunun mantığı nedir? 'İsmael, Masuaku'yu da al git!' diyecektim, vazgeçtim demiyorum!

Kuntz’la milli belirsizlik!

Stefan Kuntz'un yönettiği Türkiye ne oynuyor ve ne vadediyor? Kocaman bir belirsizlik! Garip bir boşluk. FIFA sıralamasında 125. sıradaki Faroe Adaları'na 2-1 yenilmek, Kuntz'un soğuk şakalarından biri gibi!
Milli Takım'a dönelim. Kaleciler formsuz. Hata üstüne hata yapıyorlar. Bir fark oluşturmadılar. Defans hattı yolgeçen hanı. Ne kalite var ne uyum. Fransa, İtalya, Hollanda ve Portekiz gibi takımlarla eşleştiğimizde bu anlayışla ve formla ne oynayacağımızı düşünmek bile istemiyorum. Forvet hattı sadece formsuzluk değil uyumsuzluk ve kalitesizlik sorunu yaşıyor. Orta sahamız dün çok kötüydü! Kuntz'un deneme tahtasına dönmüş. İlk kez bir arada oynayan ama kendi takımında bile oynamayan Berkan ve bu mevkide forma giymeyen Ferdi ile orta sahada garip şeyler deniyor. "Ne de olsa Faroe Adaları" diyerek! Ama ne üst üste 3 pas ne de iyi savunma yapılmadığını anlamak için 2 gol mü yememiz gerekiyor? "Ben yaptım oluyor?" demek için Yunus'u forvet arkasında, en iyi çıkışını 8'de yapan İrfan Can sağ açıkta, sağ açık Ferdi 8'de oyuna başlıyor. İlk maçta hata yapan Eren yine 11'de oynatılırken Rıdvan'a 2 dakika bile çok görülüyor. Milli Takım'ın şu tablosuna bakınca Salih'in ve Cenk'in alınmamasının bir kez daha rezalet olduğu tescil edildi. 2-1'lik yenilgiyi hava soğuk, çim sentetik diye açıklamayın. Asıl Kuntz'un kararları ve maalesef Milli Takım'ın oyunu bireysel ve sentetik… Gerçekçi cevaplar ve çözümler şart…

Kendi kendine kaos üretiyor!

Beşiktaş'ta Valerien İsmael'e haklı eleştiriler var. Zaman zaman biz de eleştiriyoruz. Özellikle geçen hafta Beşiktaş-Başakşehir maçından sonra bunlar şiddetlendi. Sert eleştiri yapanlardan biri de duayen gazeteci Faik Gürses idi. Faik Abi'yi ayrıcalıklı kılan, öne çıkaran bir ay önce "Beşiktaş'ın ve Başkan Ahmet Nur Çebi'nin baş iletişim danışmanı olarak açıklanmasıydı. Hem bu göreve gelip hem takım hocası ve kaptanını yerden yere vurunca akıllara şunu getirdi: "Bu ifadelerin başkanla bir ilgisi var mı?" Faik Gürses'i iyi tanırım, bildiğini yazar ama başdanışman olduktan sonra yazmalı mı? Yazarsa ne yazmalı? Tartışma konusu... Görevi tevdi edenler böyle bir ön uyarı yapmış mı, görev tanımı çizmiş mi, bu yeterlilikte mi o da ayrı... Beşiktaş'ın iletişim yapılanmasına, stratejilerine Beşiktaşlı olmayanların söz hakkı ne kadar, ayrı bir problem...
Kritik soru ve takımı içten içe saracak mesele şu; "Başkanın başdanışmanı, Valerien İsmael ve kaptan hakkında bunları yazıyorsa yönetimin hocayı gönderme planı mı var?" Bu şüphe, bu konu 4-5 gündür Nevzat Demir Tesisleri'nin içinde var. Şimdi gelin bu fotoğrafı gördükten sonra İstanbulspor beraberliğini teknik taktik açıdan açıklayın.
Necip'in yerine Tayyip Talha, Emre Bilgin'in yerine Ersin'in başladığını gördükten sonra Valerien İsmael, Souza dahil ideale yakın bir kadro ile çıktı sahaya. Sonuç 2 puan kaybı... Valerien İsmael'e duyduğum güvensizlik artarak devam ediyor. Sonuçta kararları veren, hata yapan kalecileri, oyuncuları ve sistemi hazırlayan o... Ancak dünkü kaybı İsmael'le açıklamayı hakkaniyetli bulmuyorum, daha fazlasının olduğuna inanıyorum. Beşiktaş'ta bir şekilde kaos oluştu. Siyah-beyazlı yönetim, takım içini sarsacak bu tarz iletişim kazalarında net tavırla çözüm üretemezse kaosların içinden çıkamaz.