LEVENT TÜZEMEN-SADECE UĞURCAN
Galatasaray'a Avrupa'da ortaya koyduğu başarılardan dolayı teşekkür etmek gerekir. Devler arenasında ilk 24'e kalıp, ardından İtalyan devi Juventus'u 7 gol atarak elemek büyük bir başarıydı. Liverpool'u iki kez yenmek çok değerliydi. İngiliz medyası tarafından eleştirilen Arne Slot ve Liverpool'lu oyuncular, Galatasaray'a karşı müthiş bilenmişlerdi.
Gecenin en büyük sürprizi Polonyalı ünlü hakem Szymon Marciniak'ın şaşırtıcı sakatlığı sonucu dördüncü hakem Pawel Raczkowski sürpriz bir şekilde maçın baş hakemi oldu. Özellikle Arne Slot'u hiç bu kadar yedek kulübesinde öfkeli, tepkili ve kendini yerden yere atan bir durumda görmemiştim. Yaptığı hareketlerle değerli hocam Yılmaz Vural'ı bile geride bıraktı.
Galatasaray'da Victor Osimhen'in sakatlandıktan sonra oyuna devam etmesi büyük hataydı çünkü hiç katkısı olmadı. Osimhen'in sakatlandığı pozisyonda İngiliz rejisi tekrar bile vermedi. Penaltı kurtaran Uğurcan Çakır, Galatasaray adına gecenin en iyi oyuncusu olmasına rağmen ikinci yarı Liverpool'un gollerine yapabileceği hiçbir şey yoktu. İlk devre pas yapmakta zorlanan Galatasaraylı oyuncular, Liverpool baskısından kurtulamadıkları gibi rakip kalede pozisyon bile üretemediler. İkinci yarıda vites yükselten Liverpool, G.Saray'ı yenerken farklı skora da ulaştı. Penaltıyı kaçıran Salah ikinci yarı, resmen Liverpool'un lokomotifi oldu.
SERKAN KORKMAZ-GEÇMİŞ OLSUN
Her güzel şeyin bir sonu var. Ama son var, "son" var... Şampiyonlar Ligi başladığında ligin en değerli 24. takımıydı Galatasaray. İlk 16'ya kalan takımlar arasında da 15. idi temsilcimiz. Bir sezonda iki kez Liverpool'u (hem de gol yemeden) yenmek, İspanyol devi Atletico ile oynanan maç hafızalardan kolay kolay silinmeyecek anılar. Bu macera, farklı bir hezimetle bitmeseydi, zayiat bu denli büyük olmasaydı, maçla ilgili yorumlar tatlıya bağlanabilirdi. "Başarı" ve "başarısızlık" şıkları bu sezonki Avrupa karnesine dair yapılan bir ankette yeterli olmazdı, makul bir yenilgiyle final yapılabilseydi.