CANLI
SKOR
Zeki Uzundurukan

Zeki Uzundurukan

Dağ devrildi de altında kaldık!

Oysa maç öncesinde ne kadar da ümitliydik…İspanya'nın dünyanın en iyisi olduğunu biliyorduk. Rakibin hakkını teslim ediyorduk da biz de iyi takımdık be Reşat abicim! Arda Güler'imiz, Kerem'imiz, Hakan'ımız, Kenan'ımız, Yunus'umuz vardı abicim! - Zeki kardeşim, bizim takım çoban aldatan kuşu misali, Gürcistan maçına göre değerlendiriyorsun! Bu İspanyollar'ın bize top göstermeyeceği belliydi! Fena dağıttılar bizi! Ah be Reşat Abicim! Kahroldum! Yenilirsin ama savaşarak… Dün Bizim Çocuklar, döküldüler sahada! Ne oldu bu çocuklara? Neden bu kadar zayıf kaldılar! Neden orta sahamız, defansımız elek gibiydi! Hücumcularımız sahada yok gibiydiler.
- Zeki kardeşim, bunu Montella'ya sormak lazım! Neden daha güçlü bir orta saha ile çıkmadı! Ya da bizim gücümüz bu kadar mı? Bu çocuklar, Konya'nın etli ekmeğinden daha fazla gol yediler! İspanya oynadı, biz seyrettik! Reşat abi, bu yenilginin bir faturası çıkacak mı? Bu ağır hezimet, hocaya mı yazar, yoksa takıma mı?
- Zeki dostum, Montella daha savunması güçlü bir takım çıkarabilirdi. Öndeki oyuncularımız top tutamadı, savunmaya yardıma gelmedi, film gibi İspanyollar'ın attığı golleri izledi. Hocamız da kenarda biçare… Faciaya seyirci kaldı. Nazar boncuğu olsun diyeceğim de… Olmaz be kardeşim! Bu kadar da gol yenir mi? İspanya ile bizim Milli Takım arasında bu kadar mı fark var? Konya'da tribünleri dolduran taraftarlara yazık! Dersimize iyi çalışmamışız. Ağustos böceği gibi saz çalmışız! Adamlar karınca gibi!
Gürcistan maçı bizi yanıltmış Reşat abicim! Uğurcan Çakır ile İspanyol oyuncuları arasında oynanan bir maç izledik! Peki ya Ardamız, Kenanımız, Hakanımız, Keremimiz, Yunusumuz ne yaptı? Neden bu kadar kötü oynadılar! Kafamda deli sorular var Reşat abi! Çıldıracağım abi! Stresten bir avuç saçım döküldü, maç notlarımın üzerine! - Bak Zeki kardeşim, bu İspanya, uzay takımı gibi! Neyle besleniyor bunlar! Neden bu kadar güçlüler; neden bu kadar çabuklar! Neden bu kadar gol attılar! Bu Yamal, Mars'tan mı geldi? Çocuk; jet gibi, çalım makinesi gibi…
Reşat abi, biz bugün 13 futbolcu ile sahaya çıksaydık bile bu İspanya'yı yenemezdik! Emek, alınteri, takım bütünlüğü, yetenek, güç, zeka… Ne ararsan var bu takımda! Bu maç uzun yıllar unutulmaz! Kabus gibi bir maç gecesi yaşadık! Sanki dağ devrildi de altında kaldım be Reşat abi! Keşke bir gol atabilseydik şu İspanya'ya! Kaybettik, yıkıldık, hüsrana uğradık! Ben yenilgiyi bile size yakıştıramazken; 6 yemek nedir be çocuklar! Bizim Çocuklar, çok üzdünüz bizi… Oturun, sıfır diyeceğim size!

Galatasaray'ın kod adı: Şampiyon!

Trabzonspor daha oyunun içine giremeden kalesinde golü gördü. Bu erken gelen golün şokunu uzun süre üzerinden atamadı Fırtına. Bordo-mavililerin en büyük hücum silahı Zubkov'un hatalı pasını iyi değerlendiren Galatasaray, Osimhen- Yunus Akgün ortaklığında topu Barış Alper Yılmaz ile buluşturdu. Barış da Uğurcan'ın uzanamayacağı köşeye topu bıraktı. Bu golde Mendy, Osimhen'e; Mustafa da Yunus'a hamle yapmakta geç kaldı. Galatasaray golü bulduktan sonra oyunu soğuttu. Trabzonspor da orta sahada güçlü bir duruş sergileyemeyince, uzun toplarla Galatasaray kalesinde gol aradı. Eren Elmalı, Zubkov'a adeta nefes aldırmadı, böyle olunca da Ukraynalı oyuncu, uzun toplar atmak zorunda kaldı. Ama isabet yüzdesi çok kötüydü.

Fırtına, ilk 45'te Nwakaeme'nin bireysel yetenekleriyle sol kanattan etkili olmaya çalıştı. Nwakaeme, neredeyse her pozisyonda Sallai'yi geçti. Ama Lemina ve Torreira, takım arkadaşlarının açıklarını o kadar iyi kapattı ki... Mustafa Eskihellaç'ın ilk bölümde hücuma hiçbir katkısı olmadı. Çünkü önündeki Nwakaeme top ayağına gelince oynadı, savunma yardımı olmadı. Bordo-mavililerin ilk yarıdaki en etkili oyuncusu Batagov'du. Lig maçında olduğu gibi G.Antep'te de Osimhen'i çok iyi etkisiz hale getirdi.

Batagov'un 44'te sakatlanıp çıkması Trabzonspor adına büyük şanssızlıktı. Trabzonspor, Banza'yı topla hiç buluşturamadı. Banza da oyunda kaldığı 59 dakikada tel tel döküldü. Yine de Trabzonspor ilk yarıda çok net bir pozisyon yakaladı. Ozan Tufan karşı karşıya pozisyonda Günay'ı geçemedi. Bu pozisyonda Davinson'un çok büyük bir hatası vardı. Aslında ilk yarı bir satranç maçı şeklinde geçti. Galatasaray golü erken bulmasına rağmen riske girmedi. İkiyi aramak yerine oyunu soğuttu. Trabzonspor da Galatasaray'ın bu tuzağından kurtulamadı. İlk 45'in özeti bu şekildeydi G.Antep'te...

Galatasaray ikinci yarıya golle başladı. Golden önce Osimhen'in rakibine bir faulü vardı. Ama VAR'ın da Cihan Aydın'ın da bu faule duyarsız kaldığını düşünüyorum. Uğurcan Çakır gibi usta bir kaleciye ise kapattığı köşeden bu golü yemek yakışmadı. Batagov'un çıkışı ile iyice rahatlayan Osimhen, yine golcülüğünü konuşturdu. Mustafa ilk golde olduğu gibi bu gol öncesinde de asisti yapan Yunus'a hamle yapmakta yine geç kaldı. Trabzonspor, iki farklı geriye düştükten sonra Fatih Tekke'den iki hamle geldi. Vişça ve Draguş oyuna girdi. Okay ve Banza çıktı. Okan hoca ise cesur bir hamle yaparak Sara'yı çıkarıp, Morata'yı oyuna dahil etti.

Yunus Akgün-Osimhen ikilisi, Trabzonspor'un kupa umutlarını bitirdi. Yunus üçüncü asistini yaparken, Osimhen de dubleye imza attı. İkinci yarıda Galatasaray'dan çok güçlü bir oyun izledik. Trabzonspor ise düz oyunculardan kurulu kadrosu ile Galatasaray'a çok fazla direnemedi. Üç defansif orta saha ile başladığın maçta üç gol yiyorsan, ortada bir yanlışlık vardır Fatih hoca! Osimhen zaten başlı başına bir takım. Boşuna demiyorum 'uzay golcüsü' diye! Bir sezonda Galatasaray formasıyla tüm kulvarlarda 35 gol atıp, Jardel'in rekorunu da tarihe gömdü! Kupada şampiyon olan Aslan, pazar günü de (yüzde 99,9) ligde şampiyonluğunu ilan edecek. Galatasaray, futbolda altın yıllarını yaşıyor! Okan Buruk da Türk futbolunun en başarılı teknik adamı olma yolunda hızla ilerliyor. Tebrikler Galatasaray!