CANLI
SKOR
Zeki Uzundurukan

Zeki Uzundurukan

Gördünüz mü İcardi’yi!

Galatasaray, çok iyi başladığı maçta bir türlü golü bulamayınca, gereksiz bir telaşın içine girdi. Zaten Osimhen'in yokluğu nedeniyle adeta karaları bağlayan görüntüde bir sarı-kırmızılı ortam oluşmuştu maçtan önce.
Oysa Rakip Gençlerbirliği idi. Ligin en zayıf halkalarından birine karşı bu telaş, bu sakar futbol da neyin nesiydi ilk yarıda.
Bir de bunların üzerine ilk yarıda Lemina ve Singo'nun sakatlanıp çıkması, RAMS Park tribünlerinin adeta yüreğini ağzına getirdi.
İlk 45'te Barış Alper ve İcardi ile iki kez direğe takılan Galatasaray'da Sane ve Sara karşı karşıya pozisyonlarda cılız şutlar atınca tribünler adeta saç baş yolmaya başladı.
Bu kadar tahrip gücü yüksek Galatasaray kadrosu, Gençlerbirliği karşısında ilk yarıyı geride kapattı. Yenilen golde başta Sanchez olmak üzere bütün savunmanın kusuru var.
Uğurcan'ın yokluğunda kaleyi koruyan Günay, rakibin ayağında verdiği pasla yürekleri ağza getirdi.
Ama o Günay, ilk yarıda süper bir kurtarış yapmasını da bildi.
Galatasaray, yavaş oynadı, hep üçüncü bölgede göründü ama sahada bir lider oyuncu olmayınca panik butonuna basılmış bir şekilde koca bir 45 dakika oynadı.

Orta saha üretken olmayınca, Okan hoca ikinci yarıya İlkay hamlesini yaparak başladı.
Yusuf Demir kenara geldi.
Lemina'nın yerine giren Yusuf zaten hiçbir varlık gösterememişti.
İlkay'ın sahadaki varlığı ile ikinci yarıda kükreyen bir Aslan izlemeye başladık.
Galatasaray fabrika ayarlarına geri dönünce üst üste goller geldi. Önce Kazımcan'ın pasını İcardi gole çevirdi.
Ardından Sane'nin pasında adeta şimşek gibi rakip ceza sahasına giren İcardi vurdu, kaleciden dönen topu Barış Alper ağlara gönderdi.
RAMS Park tribünleri, Binbir Gece Masalları'nı yaşadı.
Galatasaray yüksek tempo ile oynayınca, G.Birliği'ni sahadan sildi.
Barış Alper dünkü maçta tam bir patlama yaptı.
İcardi için 'Kilolu, gitsin işe yaramaz artık' diyenlere 'Arkadaşlar eleştirdiğiniz oyuncu İcardi! Erken konuşmayın!' dedim hep.
Bu yorumları yapanlar, dün gördüler mi İcardi'yi!

Gençlerbirliği, sahada 10 kişi kalmasına rağmen oyundan hiç kopmadı ve ikinci golü buldu.
İkinci golde Günay'ın çıkıp topu alması gerekirdi. Galatasaray için Şampiyonlar Ligi maçı öncesinde iyi bir moral oldu.
İlk yarıdaki oyun, düşündürücü!
Ama ikinci yarıdaki futbol, daha iyiydi. Maçın son bölümünde Ahmet Kutucu'nun kaçırdığı bir gol var ki...
Kaçırmak daha zordu. Ahmet bunu başardı!
Cuma gecesi A Spor'daki yayınımda 'Barış Alper için patlama maçı olur.
İcardi de ikinci yarıda girer golünü atar' demiştim.
Maçı kafamda oynadığım için bu net detayları vermiştim.
Şimdi Galatasaray'dan salı günü bir Avrupa zaferi daha bekliyoruz.

İspanya’ya gününü gösterdik!

İspanya'ya karşı evimizde ideal kadromuzla çıkıp fark yemiştik. Aynı İspanya'ya karşı bol rotasyon yaparak sahaya çıktık ve futbol dersi verdik! Montella'nın Bursa'daki Bulgaristan maçının 11'ine göre İspanya karşısına 8 değişiklikle birlikte çıkmasını çılgınlık olarak yorumlayanlar oldu. Hak vermemek elde değil. Ama şu da unutulmasın! İdeal kadrodan oluşan A Milli Takım, görevini yaptı. Play-Off'a kaldı. Bu ideal 11'in İspanya karşısında yıpranmaması lazımdı. Sakatlık ve cezalı duruma düşme riskleri vardı. Montella bu riskleri göze almayarak doğru olanı yaptı. Bizim için Dünya Kupası yolunda iki maç var artık. Yarı final ve final maçı. Kadroyu bu iki maça sakladık. Ayrıca arka planda yedek bekleyen muhteşem takımı da görmüş oldu Montella ve bizler...

Yedek ağırlıklı kadromuz olağanüstü bir futbol oynadı. İspanya'ya karşı nasıl mücadele edilir bizlere gösterdi. Geriye düşmemize rağmen turnuva boyunca hiç gol yemeyen İspanya'ya deplasmanda goller attık. Kaleci Altay maç boyunca 7 net kurtarış yaparak, Uğurcan Çakır'ın arkasında güçlü bir yedek olduğunu gösterdi. Bravo Altay! Porto'da top koşturan 21 yaşındaki Deniz Gül, gol perdemizi açtı. Çok iyi mücadele etti.

İkinci yarıda Barış Alper Yılmaz'ın muazzam röveşatasını Unai Simon müthiş çıkardı. İkinci yarının başında dalga dalga İspanya kalesine yüklendik. 54'te İspanya karşısında 2-1 öne geçtik. Gol yemeyen İspanya'da takır takır goller attık. Salih Özcan, Orkun'un asistinde topa net bir vuruş yaparak Unia Simon'u çaresiz bıraktı. La Cartuja de Sevilla tribünleri bir anda sus-pus oldu.

Öne geçtikten sonra İspanya baskısını artırdı. Çağlar ve Samet'in hatası İspanya'ya beraberlik golünü getirdi. Ah be Samet, orada böyle ıska mı olur! Barış Alper'in füzesi ile 3. gole çok yaklaştık. Unai Simon, bu bazukayı kurtarırken adeta elleri kopuyordu! İspanya karşısında hem de deplasmanda ikinci yarıda topla gol kaçırdık! Unai Simon kalesinde devleşti. Dünya Kupası elemelerinde evinde hiç kaybetmeyen İspanya'ya az daha yenilgiyi tattırıyorduk. Biraz şans yanımızda olsaydı, tarihi bir destan yazacaktık! Helal olsun size Bizim Çocuklar!

Bu takım alkışlanır!

Kalplerimiz Bursa'da sahaya çıkan Ay-Yıldızlılarımız için atıyordu. Gözlerimiz Bursa'da; kulaklarımız Gürcistan'dan gelecek sürpriz bir sonuçtaydı.
Ama biz Bursa'da Bulgaristan karşısında öne geçtik. Grup lideri İspanya ise deplasmanda daha ilk yarıda Gürcistan karşısında farka gitti.
Deplasmanda tarihi bir farkla yendiğimiz Bulgaristan'ı bu kez Bursa'da muhteşem taraftarımızın desteği altında ağırladık.
Maça çok iyi başladık. Oyunun kontrolü hep bizdeydi. Aslında çok baskılı da oynadık. Ama üretken değildik. Çok fazla net pozisyon üretemedik.
Hakan Çalhanoğlu'nun füze gibi penaltı golüyle öne geçtikten sonra oyunu Bulgaristan ceza sahasında oynamaya başladık.

İlk yarıda Ferdi-Kenan ikilisi ile sol kanadı çok iyi kullandık. Kenan yine sahada jeneriklik işler yaptı. İki kez ceza sahasına çalımlarla girip, Kerem'e 'al da at' dedi.
Bu pozisyonlardan birinde Kerem topa çok kötü vurdu, ikinci pozisyonda ise Bulgaristan kalecisi Mitov topu köşeden çıkardı.
İkinci yarıya da yine tahrip gücü yüksek bir futbolla başladık.
Bulgaristan sadece kalesini savunmaya çalıştı. Hem de çok adamla defansta kalıp, bizden fark yememeye çalıştılar. Yine de ilk maça göre daha dirençli bir Bulgaristan vardı sahada.
Biz çok iyi bir Milli Takımız. Dünya Kupası'na gidip, tarih yazmak istiyoruz. Öyle de olacak inşallah!
Millilerimiz de sahadaki yürekli futbolları ile bunu ne kadar çok istediklerini belgeliyorlar.

Kerem Aktürkoğlu, maç boyunca sürekli golle burun buruna geldi. İkinci yarıda Oğuz'un bir ortası vardı ki Kerem'e...
İzlerken 'Kerem, bu da kaçar mı?' demekten kendimi alamadım. İkinci yarıda Bulgaristan'ın direkten dönen bir topu var ki... Donduk kaldık... Bizim adımıza bir şans anıydı bu.
Montella ikinci yarıda iki bekimizi birden (Zeki ve Ferdi) kenara alırken, Kaan ve Mert'i sahaya sürdü.
Bu iki değişikliğe gerek var mıydı? Bilemedim.
Bu arada Bursa'da Atatürk Spor Kompleksi'ni dolduran taraftarların coşkusu ve desteği gerçekten de muazzamdı.
Maçın yıldızı Kenan'ın maçın son bölümde kaçırdığı bir gol pozisyonu var ki... Biraz da şans olacak be kardeşim!
İkinci yarıda daha fazla pozisyon ürettik. Maç boyunca net gol pozisyonlarda beceri eksikliğimiz vardı.
Bizim bir türlü yapamadığımızı Bulgar futbolcu Chernev kendi kalesine attığı golle yaptı.
İspanya'ya karşı deplasmanda kazanmaya gideceğiz ama bir gerçek var ki... İspanya Avrupa'nın en iyisi...
Dünya Kupası yolunda Play-Off'u garantiledik. Biz de Dünya Kupası'na Play-Off'tan gideriz...

Teşekkürler büyük futbol ailesi

Türk Sporunun kalbi, Turkuvaz Medya tarafından düzenlenen Spor Zirvesi ve Fotomaç Süper Lig'in En İyileri Ödül Töreni'nde attı. Fotomaç Gazetesi olarak bu yıl altıncısını düzenlediğimiz 'Süper Lig'in En İyileri Ödülleri' spor zirvesine büyük renk ve kalite kattı. Ödüller, görkemli bir törenle sahiplerini buldu. Şampiyon Galatasaray, tam 9 Oscar ile törene damgasını vurdu! Turkuvaz Medya Spor Zirvesi'ne katılan Spor Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak'a, Futbol Federasyonu Başkanımız Sayın İbrahim Hacıosmanoğlu'na, Voleybol Federasyonu Başkanımız Sayın Mehmet Akif Üstündağ'a, zirvemize katılan kulüp başkanlarımıza, teknik direktörlerimize, futbolcu kardeşlerimize, panelistlerimize, sponsor ve katılımcılarımıza teşekkür ediyoruz. Fotomaç Gazetesi, Sabah Gazetesi ve A Spor'un öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz Spor Zirvesi'nde özel panellerimizle yine spor gündemini belirledik. Bu yıl 6.'sını düzenlediğimiz 'Fotomaç Gazetesi Süper Lig'in En İyileri' ödül töreni, yine büyük ses getirdi. Görkemli Spor Zirvesi'nde 'Büyük Spor Ailesi'ni bir araya getirmenin gurur ve mutluluğunu yaşadık.
Böylesine dev organizasyonları yapmak büyük çalışma ve cesaret isteyen bir iştir. Bu büyük zirveyi gerçekleştirmemizde bizlere yol gösteren, projelerimizi gerçekleştirmemiz için sınırsız imkanlar sunan, teşvik eden, her zaman dağ gibi arkamızda duran Turkuvaz Medya Grubu Başkan Vekili Sayın Dr. Serhat Albayrak'a teşekkür eder, saygılarımı sunarım! Durmak yok, yola devam! İnşallah yeni organizasyonlarla Büyük Spor Ailesi ile birlikte olmayı hedefliyoruz! Her ödül törenimizde yönetim kurulu ile birlikte yanımızda olan Galatasaray Başkanı Dursun Özbek'e, Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı'ya, Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas'a, Fenerbahçe yöneticileri Orhan Demirel ve Gürhan Taşkaya'ya, ödül alan sporculara katılımları için ayrıca teşekkür ediyorum. Turkuvaz Medya Grubu'nun üst düzey yöneticilerine, spor zirvesinde görevli tüm takım arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Spor zirvemizin ana sponsorluklarını üstlenen İddaa, Safiport, Türkiye Futbol Federasyonu, Türk Telekom, Trendyol ve Ziraat Bankası'na; destek sponsorlarımız Ekmas, Eminevim, Kiğılı ve Sarıyer Kola'ya teşekkür ederim. 2026 yılı yılında yapacağımız Spor Zirvesi'nde ve Fotomaç Süper Lig'in En İyileri Ödül Töreni'nde tekrar görüşmek üzere sevgiler, saygılar; mutlu ve huzurlu yarınlar dilerim...

G.Saray'ın şifrelerini Selçuk İnan çözdü

Kocaelispor'u Galatasaray'a karşı oynadığı muazzam futbol nedeniyle tebrik ediyorum.
Bu takım Selçuk İnan'ın eseri!
Galatasaray'a karşı nasıl oynanır ve kazanılır herkese gösterdi!
Galatasaray'ın bütün oyun şifrelerini çözmüş Selçuk hoca!
Kocaeli Stadı'nı tamamen dolduran ev sahibi takımının muhteşem taraftarını da alkışlamak lazım.
Galatasaraylı futbolcular ve teknik direktör Okan Buruk ise Kocaelispor maçını adeta çantada keklik olarak görmüşler.
Rakibi analiz etmemişler. Mesela Galatasaray dün sahaya 11 futbolcu ile çıktı ama 9 kişi ile mücadele etti.
Sane ve İcardi'yi ara ki bulasın!
Okan Buruk, sahada tel tel dökülen iki oyuncusunu kenarda adeta film gibi izledi.

Teknik adamların formsuz ve gününde olmadığı zamanlar olur.
Şampiyonlar Ligi'nde dağları deviren Okan Buruk, dün yenilgide büyük rol oynadı.
4-4-2 oyun anlayışı tutmadı, görüyorsun. İkinci yarıda neden ısrar ediyorsun! Çıkar İcardi ve Sane'yi...
Galatasaray fabrika ayarlarına dönsün!
Maçın daha üçüncü dakikasında Tayfur Bingöl ile gole yaklaşan Körfez ekibi, 'ben bu maçı kazanacağım' der gibi maça muazzam bir giriş yaptı.
Galatasaray ilk yarıda maça bir türlü giremedi. Orta sahada üstünlüğü Kocaelispor'a kaptırdı.
Kocaelispor, Lemina ve Torreira'ya çok iyi baskı yaptı. Adeta nefes aldırmadı. Bu iki oyuncuyu döndürmedi. Pas bağlantılarını kesti.

Selçuk İnan'ın öğrencileri, sahada basmadık yer bırakmadılar, kanatları iyi kapattılar. Barış Alper Yılmaz da o savaşçı kimliğinden çok uzaktı.
Sane kesinlikle maç seçiyor.
Şampiyonlar Ligi maçlarında adeta kükreyen Sane, dün Kocaelispor karşısında pençesiz aslan gibiydi.
Kocaelispor temaslı oynadı.
Oyundan hiç düşmediler. Olağanüstü bir savunma duruşu sergilediler.
Galatasaray'da Yunus Akgün dışında çalımlarla adam geçebilen oyuncu yok maalesef!
Dün Yunus'un yokluğu çok hissedildi. Osimhen yüreği ile mücadele etti. Ama onu da kaleden uzak tuttular, sert oynayıp, yıldırmaya çalıştılar.
Hava toplarının büyük bölümünü Kocaelispor savunması aldı.

Galatasaray, buna rağmen, göbekten rakip kaleye gidemeyince, sürekli ceza sahasına top şişirdi durdu. Galatasaray'ın bu oyun anlayışı, Kocaelispor'un işini kolaylaştırdı. Galatasaray ikinci yarıda baskılı oynadı ama net gol pozisyonlarına giremedi.
Şampiyonlar Ligi öncesi ve sonrası oynanan lig maçlarında Galatasaray'ın ligde sıkıntı yaşayabileceğini her fırsatta dile getirdim.
Dün böyle bir kaderi yaşadı Galatasaray. Bu sezon yenilgisiz bir şampiyonluk hedefleyen Galatasaray, ligin en zayıf halkalarından biri olarak gösterilen Kocaelispor'a kaybetti.

Bu arada Kocaelispor taş gibi bir takım olmuş. Selçuk İnan'a helal olsun! Bu Kocaelispor bırakın ligden düşmeyi, Galatasaray maçında olduğu gibi daha çok can yakar!
Galatasaray'da ise ayakların yere basması lazım. Ligde zayıf rakip olmadığını gördüler.
İki haftada 5 puan kaybetti Galatasaray! Zirvede puan farkı eridi.
Şampiyonluk adayları için kartlar yeniden dağıtıldı.

Trabzonspor'a 2. yarıda ne oldu

Trabzonspor, Alanyaspor maçının ikinci yarısında her hattı ile tel tel döküldü.
Papara Park'ta taraftar desteği ile oynuyorsun, öne de geçmişsin ilk yarıda.
Biraz cesur olsan, 2'yi hatta 3'ü bulacaksın daha ilk bölümde.
Ama bir oyun coşkusu, bir kazanma isteği yoktu Trabzonspor'un...
Ama Onuachu'nun golünden sonra 'maçı kazandık artık, bitse de tatile gitsek' havasında bir görünümü vardı Trabzonspor'un!
Fatih Tekke'nin oyun zora girdikten sonra hemen Muçi'ye sarılmasına hiç şaşırmıyoruz artık!
Ama o Muçi'nin her maçta kendisine çok güvenen hocasını hayal kırıklığına uğratmasına ne demeli!

İkinci yarıda Alanyaspor çok etkiliydi.
Özellikle de 50. dakikadan sonra maçın tek hakimi Alanyaspor'du!
Bordo-mavililer, Pereira'nın takımına o kadar çok pozisyon verdi ki...
Enes ile Onana arasında geçmeye başlayan maçta Alanyaspor'un golü adeta bağıra bağıra 'geliyorum' diyordu.
Trabzonspor önce orta sahayı kaybetti. Zaten Batagov ve Savic'in yokluğunda defans hattı evlere şenlikti.
Baniya, Hagi'nin jeneriklik golünde topa sırtını dönüyor. Bir stoper, rakip şut çekerken arkasını dönüyorsa eyvah eyvah!

Maalesef Savic ve Batagov'un alternatifi yok.
Yerine oynayan Baniya, Süper Lig seviyesinde değil. Okay da ruhen sahada değil.
Maç içinde Trabzonspor'a bir katkısı olmadı Okay'ın.
Haftada tek maç yapan Trabzonspor'un ikinci yarıda bu kadar oyundan düşmesi, öne geçtiği maçta evinde 2 puan kaybetmesi düşündürücü.
Bu kötü oyunla kazanılan 1 puana şükretmeli Trabzonspor!
Çünkü gerçekten bu sezonun en kötü ikinci yarısını oynadı bordo-mavililer!
Fatih hocaya soruyorum:
'Bu takıma ikinci yarıda ne oldu?' Milli maç arasına oynadığı futbolla kafalarda soru işaretleri bırakarak giriyor Trabzonspor... Alanyaspor'u ise tebrik ediyorum.

Gerçekten ikinci yarıda çok savaştılar. Galibiyeti bile kaçırdılar.
Hagi'nin oğlu İanis Hagi, Hagivari bir gol attı. Bu sezonun en güzel gollerinden birini izledik!
Ne de olsa babasının oğlu!

Osimhen suyu bile yakar

Osimhen ilk yarıda 42 yaşındaki Ajax kalecisi Pasveer'i geçemedi. Doğru bir anlatımla Pasveer, iki mucizevi kurtarış yaptı Osimhen'in vuruşlarında.
Galatasaray aradığı golü bir türlü bulamayınca, bu durumdan cesaret bulan Ajax, ilk yarım saatten sonra Galatasaray'ın üzerine geldi, birkaç pozisyon da buldu.
Aslında benim için Barış Alper Yılmaz'ın maça 11'de başlamaması, büyük sürpriz oldu. Evet Barış Alper uzun süredir eski formunda değil.
Ama Barış'ın bu takımın omurga oyuncularından biri olduğunu unutmamak lazım.

Sallai iyi niyetliydi ama Osimhen'i bir türlü topla buluşturamadı.

Galatasaray'ın buralara gelmesinde Osimhen kadar Yunus Akgün ve Barış Alper Yılmaz'ın da büyük rolü var.
Dün Johan Cruijff Arena'da sakat olduğu için Yunus yoktu.
Bu Galatasaray için büyük bir dezavantajdı. Bir de Barış Alper'in yokluğu nedeniyle ilk 45'te bütün yük Osimhen'in omuzlarındaydı.
Osimhen de iki pozisyonda kaleciyi geçemedi. Yine de Galatasaray ilk yarıda deplasmanda olmasına rağmen Ajax'tan daha iyi bir futbol ortaya koydu.
Ajax'ın gol silahı Weghorst'a Sanchez-Abdülkerim ikilisi adeta adım attırmadı.

Okan Buruk, ikinci yarıya başlarken Barış Alper Yılmaz hamlesini yaptı.

Aklın yolu bir. Doğru bir hamleydi bu.
Sara kenara geldi.
Sallai ikinci yarıda daha iyiydi.
Öne top taşıdı. Rakip kaleye şut attı. Barış'ın oyuna girişi, Sallai'yi de ateşlemiş oldu.
Galatasaray harika bir golle öne geçti. Lemina topu sürükledi, kanattaki Sane'yi servis yaptı. Sane de harika bir orta ile Osimhen'i gördü.
'Gol canavarı' Osimhen de Pasveer'i sonunda avladı. Çok büyüksün Osimhen!
Lemina harika bir maç çıkardı.

Sonrasında Barış Alper'in ortasında penaltımız geldi. Hakem Bastien, VAR uyarısı ile monitöre gitti ve penaltıyı verdi.

Osimhen penaltıdan duble yaptı. Bu golden sonra Johan Cruijff Arena'da Galatasaray taraftarının büyük coşkusuna şahitlik ettik.
Dünkü maçta şunu gördük!
Galatasaray'da Barış Alper formsuz da olsa oynar!
Çünkü Galatasaray'ı ateşleyen oyuncudur Barış! Yürek savaşçısıdır bu takımın!
Dün Barış Alper Yılmaz, Galatasaray'a iki penaltı birden kazandırdı.

Osimhen ikisi penaltıdan olmak üzere 3 gol birden attı. Hat-trick yaptı.

Ajax ne ki bu Osimhen var ya, suyu bile yakar!
Doktor olsa, kansere bile çare bulur!
Barış Alper öncesi, Barış Alper sonrası bir maç oldu. Barış girdi, Aslan kükredi! Hem de ne kükreme!
Aslan, Amsterdam'da Ajax'a pençesini attı.
Galatasaray ilk 24 derken, 4 maçta 9 puana ulaştı. Artık ilk 8 hesapları yapmalı Galatasaray!
Tebrikler Galatasaray!
Durmak yok, yola devam!

Kilit ve anahtar!

İki takım futbolcularını da ortaya koydukları müthiş mücadele nedeniyle tebrik etmek lazım. Özellikle de Trabzonspor'u! Bu statta böylesine taraftarın baskı yaptığı, sahadaki takımlarına enerji yaydığı bir ortamdan puan çıkarmak büyük iş.
İki takım da kazanabilirdi. Trabzonspor, genç ama mütevazı kadrosu ile Galatasaray'ı durdurmayı başardı. Sahada yüreği ile oynayan, kazanmayı çok isteyen bir Trabzonspor vardı. Galatasaray çok güçlü bir takım.
Bu statta yenemeyeceği takım yok. Dünya devi Liverpool'a top göstermeden yıkıp geçtiler.

Fatih Tekke dersine çok iyi çalışmış. Galatasaray'a hiç boş alan bırakmadılar. Kanatları Pina ve Mustafa ile iyi kapattılar. Sakatlanıp çıkana kadar Savic savunmaya liderlik yaptı. Batagov maçın yıldızıydı. Hatasız bir maç çıkardı.
Galatasaray, Trabzonspor'a 90 dakika boyunca bir üstünlük kuramadı. Osimhen, Barış Alper, Yunus Akgün ve Sane belki de kariyerlerinin en vasat futbolunu oynadılar.
Bunda Trabzonspor'un akıllı oyununun büyük payı vardı.

İlk 45'te iki takım adına sahanın en iyileri Savic ve Lemina'ydı. Savic, Osimhen'i; Lemina da Onuachu'yu iyi durdurdu. İki takım da duran toplardan etkili olmaya çalıştı. İki takımın da birer topu (Osimhen ve Zubkov) direkten döndü.
Yunus Akgün oyunda kaldığı süre içinde çok etkisizdi. Pina, Savic'ten sonra Trabzonspor'un etkili ismiydi.
Çok çalıştı, savaştı, Barış Alper'e nefes aldırmadı. Sane-Mustafa Eskihellaç eşleşmesinin genelde galibi Mustafa idi.
Muçi ilk yarıda çok etkisizdi. Çok top kaybı ile oynadı. İkinci yarıda biraz toparlandı.

Folcarelli, her zamanki standart futbolunu oynadı. Orta alanı ayakta tuttu. Oulai, şık çalımları, kıvrak hareketleri ile Galatasaraylı oyuncuları çok yordu. Galatasaray, maç boyunca ritmini bulamadı.
Çünkü Galatasaray'ın hızını kesen, oyununu bozan bir Trabzonspor vardı sahada.
İki takım da derbinin büyük bölümünü temposuz oynadı.
Aslında Okan hoca da Fatih hoca da maçı riske atmadı, kaybetmekten korktu.

Hakem Cihan Aydın, Bouchouari'ye gösterdiği kırmızı kartta haklıydı. Bouchouari oyuna yeni girmişsin. O hareket nedir Allah aşkına! Az daha takımını yakıyordun!
Fatih hoca her şey iyi güzel de.
Vişça'yı bu kadar yok saymanı doğru bulmuyorum.
Bouchouari yerine tecrübe abidesi Vişça'yı oyuna alsan, belki maçı kazanırdın. Oysa kilitlenen maçın anahtarı Vişça'nın cebindeydi.

Galatasaray, geçen yılki futbolunun gerisinde mücadele ediyor. Beşiktaş'tan sonra Trabzonspor derbisini de kazanamadı.
Trabzonspor ise dünkü futbolu ile zirve yarışının içinde olacağını bir kez daha gösterdi.
Satranç maçı gibi bir derbi oldu.
Gol sesi çıkmadı ama yürekli bir mücadele vardı sahada.
Bu derbiden çıkan sonuç, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ı iştahlandırdı.
Lider Galatasaray'ın yarışta iki puan kaybetmesi; Beşiktaş- Fenerbahçe derbisinin önemini daha da artırdı.
Enteresan bir şampiyonluk yarışı oluyor.

Sırada yılanlar ve timsahlar var

Bugüne kadar TFF Başkanlığı koltuğunda oturanlar, Türk futbolundaki bahis iklimini bilmiyorlar mıydı? Elbette ki biliyorlardı. Halının altını görüyorlardı, cesaret edip, kaldırmıyorlardı; başlarını kuma gömüp, adeta ölü taklidi yapıyorlardı. H H H İbrahim Hacıosmanoğlu'nun, göreve geldiği ilk günden beri hedefinde bu bataklık vardı. O, diğerleri gibi sinekleri öldürme kolaylığını seçmedi. Zor olanın peşinden koştu. 'Bahis Skandalı'nı ortaya çıkardı. Hakemlerle ilgili tek tek elindeki verileri bizlerle paylaştı. Hacıosmanoğlu, sadece sineklerle mücadele etmekle kalmaz! Onun hedefinde bataklıktaki yılanlar ve timsahlar da var! Son zamanlarda bazı hakemler iyice azmışlardı. Düdük çalıp, pozisyonu başlatıp, sonra 'unuttum' deyip geriye dönen hakem mi dersiniz? Nizami golü iptal eden hakem mi dersiniz? VAR Odası'nda kural tanımayan, görüp de görmezlikten gelen hakem mi dersiniz? Hepsine bir bir şahit olduk! Bıçağın ağzı gibi incelince sabırlar, İbrahim Hacıosmanoğlu, masaya yumruğunu vurup, yeter artık diyerek operasyonu başlattı. Artık cin şişeden çıktı. Bu işin geriye dönüşü yok! Disiplin sevkleri başladı. Herkes ektiğini biçecek. Perde arkasında bahis baronları varsa onlar da ortaya çıkacak. Belki de bu bahis skandalı hakemlerle sınırlı kalmayacak. Belki de futbolcu ayağı, teknik direktör, kulüp başkanı ayakları da ortaya çıkacak. Türk futbolundaki çürük elmalar artık temizlenecek.ÜRK futbolunda artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Gücün hukuku değil, hukukun gücü geçerli olacak. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, kimsenin girmeye cesaret edemediği bataklığa girdi. Türk futbolunda 'Temiz Eller Operasyonu'nu başlattı. Başkan Hacıosmanoğlu'nu tanırım. Her kulvarda da dile getirdim. Hacıosmanoğlu, yiğittir; merttir, doğrudur, eğilip bükülmez, mazlumun sesidir, adaletin yılmaz savunucusudur. Türk futbolu için bir şanstır Hacıosmanoğlu. Zaman beni haklı çıkardı. Ve Hacıosmanoğlu düğmeye bastı!


Bahis skandalında soruşturmalar derinleştikçe, belki de bazı hakemlerin yönettikleri maçlara bahis oynadıkları da ortaya çıkacak. Böyle bir durum olursa iş; biliyorsunuz ki şikeye girecek. Sahadaki alınterini yok sayıp, oynadığı bahis uğruna takımların canını yakan her kim varsa, en ağır cezaları almalı. Burada kulüplere de iş düşüyor. Herkes kendi kapısının önünü süpürmeli. Kulüp içinde de çürük elmalar varsa, onları da kulüpler temizlemeli. Bütün kulüpler, TFF Başkanı Hacıosmanoğlu'nun başlattığı 'Temiz Eller Operasyonu'na destek vermeli. Türk futbolunda halının altına el atıldı; perdenin arkasındakiler de bir bir ortaya çıkacak. Rakamlar korkunç! Bir hakem nasıl olur da tek başına 18 bin 227 kez bahis oynar! Yemeden içmeden, uyumadan, belki de sahada maçı yönetirken bile bahis mi oynamış bu hakem!
Bu bir hastalık, bu bir kumarbazlık! Gözü bahisten başka hiçbir şey görmemiş bu hakemin! 10 hakem de 10 binin üzerinde bahis oynamış. Vay vay vay! 7 üst klasman hakemi kim mesela? Önümüzdeki günlerde daha da hayretler içinde kalacağımız yeni skandallar ortaya çıkarsa hiç şaşırmam! Teşekkürler Sayın İbrahim Hacıosmanoğlu!