CANLI
SKOR
Rıdvan Dilmen

Rıdvan Dilmen

Negredo, Cenk’in bile çok önünde!.

Dünün iki oyuncusu Babel'le Negredo'ydu.
Herkes Negredo ile Vagner Love'ı kıyaslıyor, o konuda şöyle bir benzetme yapabilirim; şu iki oyuncuyu ele alalım, Jardel'le Tanju… Jardel çok iyi gol vuruşlarıyla hatırlanır ama hareketleriyle ya da asistleriyle hatırlanmaz. Fakat Tanju, golcülüğünün yanı sıra asist de yapabilen bir oyuncuydu. Negredo ile Love'ın gol sayıları onlara göre daha düşük ama oyunu oynama biçimi bakımından benzetme yapabiliriz.
Vagner Love'da top kalmaz, ya golü çakar ya da abuk subuk bir şey yapar. Elli-elli… Negredo öyle değil...
Negredo iyi futbolcu.
İngiltere'ye giden Cenk'e göre dahi santrfor özellikleri daha fazla.
Şenol hoca daha hareketli bir oyuncuyla oynamak istediği için Trabzon'da Love'ı tercih etti. Negredo'nun üzerine giderse daha fazla verim alabilir.
Vagner'in iyi top atacak oyunculara ihtiyacı var. Elbette bu kadar karamsar olmamak lazım onun hakkında da ama Negredo oynarsa farklı bir şey olur, hem Talisca'nın hem Babel'in gol iştahını artırır.
Rakiplere göre tercihler söz konusu olabilir, bazen Love'ın da farklı işleri olabilir. Bayern'i 1-0 yapabilirdi.
Cenk bile olsa ben Negredo'yu tercih ederim. Şansını insanlar kendisi yaratır, Babel 20'li yaşlarda çok büyük yeteneklerden biriyken yavaş yavaş kaybetti ama Beşiktaş'ta kendini buldu. Şu gün Barcelona'nın sol kenarında oynayabilecek bir oyuncu. İkinci yarıya iyi başlamamıştı aslında ama toparladı kendini.
Beşiktaş kazanmak zorundaydı.
Nereye geleceğini çok iyi biliyordu ve final gibi gördüğü maçta haklı bir galibiyet elde etti. Beşiktaş 24. haftayı bitirdi. 8 haftada İstanbul dışında sadece Akhisar'a gidiyorlar.
Çok uzun bir süre seyahat yok onlar için. TEM'den, E5'ten giderler ancak Başakşehir ve Galatasaray deplasmanlarına… Fikstür öyle ki Galatasaraylı Fenerli, Fenerli Beşiktaşlı, Beşiktaşlı Başakşehirli olacak.

Kocaman kendisine ters düştü

Takımın adı Fenerbahçe ise kendi sahasında oynuyorsa ve üstelik şampiyonluk mücadelesi veriyorsa, taraftarın bu maça gelmesi gerekiyor... Soğuk ya da yağmur mazeret olamaz. Herhalde Fenerbahçe taraftarı sıcağı seviyor. Stattakileri hariç tutup, diğerlerine söylüyorum: Şampiyonluk havasında değiller. Beşiktaş'la oynanan Ziraat Türkiye Kupası maçından farklı olarak 6 değişiklikle çıktı sarı-lacivertliler sahaya. Üstelik Fenerbahçe'nin rotasyona uğramayan en iyi oyuncusu Hasan Ali Kaldırım'dı ilk yarıda. Akhisarspor, Süper Lig'de son 3 maçını kazanmış, üstelik hiç gol yememiş. 20 ila 30 dakikalar arasında mahkum oynadılar, onun dışında iyiydiler bu bölümde. İlk yarıda 2-0 geriye düşüyorsan, Kameni de 2 tane çıkarıyorsa bunun gerçekten mazereti yok.
Akhisarsporlu futbolcular yürekli oynadılar, mücadele ettiler. Okan Buruk hoca da cezası nedeniyle tribünde olmasına rağmen takımını doğru yönetti. Fenerbahçe'de herkesi eleştirebilirim ancak bir tek Hasan Ali Kaldırım'ı eleştiremem. Onu ayrı bir yere koyuyorum. Fenerbahçeli şunu hayal ediyor ve düşünüyor: "Takımın Türkiye Ligi'nde kontrollü oynamasını istemiyorum. Önde oynayalım, kontrataktan gol yiyelim."
Kendi sahanızda Akhisarspor ile oynuyorsanız daha büyük risk almanız gerekiyor. Devrede 4-4-2'ye dönebilirsiniz. Aykut Kocaman, Valbuena'yı diğer maçlarda 2-0'ı çevirmek için oyuna sokarken, daha önce kontrollü futbol için 11'e aldığı Aatif'ı sonradan dahil etti dün akşam. Akhisarspor karşısında Aatif ilk 11'de başlasaydı, sonradan Valbuena girecekti büyük ihtimalle. Aykut Hoca kendi içinde ters düştü. O zaman sistemlerle de oynamak lazım. Fenerbahçe, son 15-20 dakikada doldur boşalt oynadı. Kocaman'ın tabiriyle kaos futbolu. Fernandao'nun belki de en çok kafa vuruşu yaptığı maç oldu. Fenerbahçe yara mı aldı? Hem de büyük yara aldı. Şu anda ilk iki sıradaki Galatasaray ve Medipol Başakşehir'le puan farkı 6'ya çıktı. Son maçını kaybetmişsin... Sahaya çıkıp, tüm ruhunu ortaya koyacaksın.

FERNANDAO'YA YAPILAN PENALTI
Karşılaşmanın hakemi Arda Kardeşler, gördüğünü çaldı. Hata yaptı mı? Yaptı. Bana göre; Fernandao'ya yapılan hareket penaltıydı. Ama deplasman takımını ezdirmedi. Her stada böyle hakemler lazım. Vodafone Park'a da Türk Telekom'a da Trabzon'a da...

Bu çocuklar 15 yeseler kızmam

Maçtaki farklı skor nedeniyle Galatasaray'a bir şey söylemek doğru değil.
Frene bassınlar demek de haksızlık çünkü bu bir lig maçı, kupa değil.
Galatasaray'ın yediği gol sayısı da çok, o yüzden skora gitme arzusunu anlayabiliyorum.
İkili averaj eşit olursa genel averaja gitmek isterler.
Duygusallık kupa maçında olur, ligde olmaz. Karabük adına dramatik ama Galatasaray adına keyif verici bir maç geride kaldı.
Karabükspor 1. Lig'in takımını yaptı deniyor ama bu görüntü bir alt ligde de Karabük'ü bir yere götürmez. Burada ligin sonlarına gelirken Karabük de savunma pek yapamıyor, açık oynamaya çalıştılar ama doğal olarak keyif eziyete döndü. Bu kadar açık oynarsanız Galatasaray cezayı keser.
Karabükspor'da kendi kalesine gol atan Özgür Yılmaz, 32 yaşında, ikinci Süper Lig maçıymış. Bu duruma düşürenler utansınlar. Karabük'te sokağa çıkmasınlar.
Bu çocuklar 15 tane yese yine kızmam. Kaleci Çağlar'ı gördüğümde üzüldüm tabii ki duygusal bakınca ama bu duruma düşüldüyse suçlusu bu çocuklar değil, Karabükspor yöneticileridir. Paraları pullarını verme. Oyuncuları al sat, sonra çocuklar mı suçlu olacak? Kimse kızamaz onlara. Galatasaray da işini yapıyor, tabii ki oynayacak.
Galatasaray'da Gomis ilk golde sakatlanır gibi oldu, aldığı darbeden dolayı bacağını tuttu, sonra golleri sıraladı.
Sakatlanmasa, 25 tane atacak demek ki... Toplamda Gomis 24 oldu, bence gol krallığını artık garantiledi.
Arkasından Burak geliyor, 18 golü var. Gomis dışında bireysel analizin bir anlamı yok, okuyucularıma da saygısızlık olur. Nagatomo uçuyor, Mariano sağdan bindiriyor diye analiz yapamam böylesi bir maç için. Öyle anlar oldu ki Galatasaraylı futbolcular, kaleci Çağlar'la 3'e 1 kaldılar zaman zaman. İkinci yarıda Donk ve Selçuk'u çıkarıp sadece Fernando'yu sokarak farkı düşündü Fatih hoca. 7. santrada 3 kişi pres yapıyordu. Bunu da asla yadırgamıyorum.
Güle oynaya dönüyorlar.
Son olarak hakeme değinmek istiyorum.
1 dakika uzatma verip onu da oynatmamak niye? Skor hakemi ilgilendirmez ki, ne kadar gerekiyorsa o kadar uzatsınlar, maç oynansın.

Tarihe geçecek bir maç

Gergin bir pazarı geçmiştik. 1-0'dan dönüp, 3-1'i elde edip, "Ligde ben de varım" diyen moralli Beşiktaş ile sonuçtan çok oyundan demoralize olmuş F.Bahçe rotasyonla sahaya çıktı. Sahada iki hocanın da istemediği gergin bir ortam vardı. Özellikle Kocaman'ın istemediği 102.5 dakikalık, yorucu bir maç oynandı. Tarihe geçecek maçlardan ve oyunlardan biri oldu.
Aslında sakin başladı oyun. Sanki 3 gol yiyen kötü oynayan F.Bahçe yoktu sahada... Uzun zamandır oynamayan Mehmet Ekici de olmak üzere güvenli başladılar.
Kaleci dahil 4 savunma da rotasyonluydu.
Soldado da uzun süre sonra ilk kez sahadaydı. İki ayaklı maçta skor Fenerbahçe'nin lehine bitti. Bireysel anlamda Aatif ve Skrtel'in çok iyi performansı, iki takım oyuncularının mücadelesi vardı.
Her şey yolunda giderken, oyuncuların çok acemice yaptıkları saçmalıklar birbirlerine ikram şekilde gitti. F.Bahçe'de iyi oynayan Alper gereksiz bir kırmızıdan atıldı.
Buna rağmen Ekici'nin yaratıcı pasında Şener'le golü buldular. Şenol hoca pazar gününün yıldızı Quaresma'yı soktu, ilk yarıda olmayan Lens'in yerine ama başka bir Alper vakası çıktı Quaresma'dan. Şenol hoca, maçı çevirmek için soktu oyuna ama o 'çevirmeyelim' dedi. Kırmızı, oyunu hareketlendirdi. F.Bahçe'nin attığı ilk golde, Soldado'nun tek vuruş ustalığı vardı. Diğer üç gole bakıldığında ilki Mehmet Topal'dan hatayla başladı.
F.Bahçe adına atılan golde de enteresandır Vida'nın eline geldi öyle gol oldu.
Gol olmasa; kırmızı ve penaltı olacaktı.
Talisca'nın kafa vuruşunda da top Hasan Ali'den sekip ağlara gitti. Aykut hocanın akıllı davranıp 3. değişikliği yapmamasını Volkan'ın kartından sonra anladık. İş rövanşa kaldı... Bu sezon böyle bir karar alınmış herkes uymak zorunda. Derbilerde önümüzdeki yıl yapmaları gereken, deplasman avantajını kaldırsınlar. Deplasmandaki gol iki sayılmamalı. Gelelim TFF'ye... Maçı izlerken hiç mi üzülmediniz? Niye biliyor musunuz, 3 gün sonra F.Bahçe'yi Akhisar karşısına çıkarıyorsun. Ben G.Saray'ın, Beşiktaş'ın, Akhisar'ın dinlenmesini doğru buluyorum, tabii ki Beşiktaş Trabzon'la pazartesi oynayacak ama en azından F.Bahçe pazartesi 18.30'da oynayabilirdi.
Örneğin sezon sonunda puan puana girildiği zaman son iki haftalar aynı saatte başlayabiliyor. Eller vicdana konup futbolcuları da kulüpleri de korumak zorundasınız.

Güneş skora göre oynadı!

Fenerbahçe favoriydi ama ben ev sahiplerini hep yüzde 5-10 önde görüyorum. İki değerli teknik direktörün hocalığını izledik. Biri santim santim, kontrollü oynamaya çalışan bir hoca, diğeri de Şenol Güneş gibi dörtlü forvetle oynamaya alışmış, bunun için de öne doğru oynamaya çalışan bir teknik direktör. Daha emniyetli bir takım çıkarmıştı Güneş, B.Münih'te... Ne oldu farklı kaybetti. Dün akşam Pepe ve Talisca'nın olmaması ve Oğuzhan'ın son dakika problemi, ilk 15-20 dakika etkiledi.
Fenerbahçe'nin ofsayttan attığı gol, bütün planlarını bozarken, Şenol Hoca'yı gerçeklere doğru itti. İlk 11; Şenol Güneş'in takımı değildi.
1-0 geriye düştü, Talisca'nın pozisyonuna Babel'i attı. Kendi Beşiktaş'ına dönmeye başladı. Sonra biraz daha risk aldı 4-4-2 oynamaya başladı.
Derken Caner'i aldı. Yetmedi öne geçince Necip'i alıp skoru korumaya başladı.
Fenerbahçe beklendiği kadroyla çıktı. Sürekli oynayan Hasan Ali'yi geçen hafta skor 3-0 olduktan sonra çıkarmadı ve solaksız kaldı. Dün bir de üstüne İsmail sakatlandı. Aykut Kocaman taktik antrenörü; oyunun sonunda da çift santrfora dönmedi. Şener'i sağa Isla'yı sola aldı. İkisi de sarı kart.
O zaman Quaresma hamle yapınca geri geri gidiyorsun. Beraberlik şansı yakaladı ama onu da Medel engelledi. Fenerbahçe neyi yapamadı? Pas... Topu tutamadı Fenerbahçe.
Şenol Hoca skora göre oynadı. Hakem de skora göre maç yönetti. Fenerbahçe'nin attığı gol ofsayt. Penaltı pozisyonu fotoğraf penaltısı, hakem verir vermez. Fenerbahçe'nin yediği ikinci golden önce faul var. 2-1'ken Fenerbahçe'nin lehine fauller verdi alakası yok. Chelsea-Barcelona maçını yönetiyor ama Türkiye'deki maçları idare ediyor.
Beşiktaş kazanmayı daha çok istedi. Quaresma gibi iç saha süperstarı ile de sonuca gitti. Fenerbahçe'nin solaksız işi zordu bunun da zorluğunu yaşadı. Maçta uzatmaların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Quaresma'nın uzatmada attığı gol ikili averajı getirdi Beşiktaş'a. Kısaca her golün ayrı önemi var. Bir de bu maçın yarışa yansıması var. Fatih Terim ve Abdullah Avcı biri kazanacak deseler tercihlerini Beşiktaş'tan yana kullanırlardı. Başakşehir, Gençlerbirliği'ni yenerse 5 puanlık bir fark olacak hem Fenerbahçe hem de Beşiktaş'a... Hiç hafife alınacak bir fark değil.

11’e 11 oynansa da farklı olmazdı

Öncelikle Galatasaray taraftarlarını kutlayarak yazıma başlamak isterim... Cuma maçı olmasına rağmen hem kalabalık hem de coşkululardı. Tabii ki Fatih hoca da Kasımpaşa yenilgisiyle demoralize olan oyuncularının bir haftada toparlanmasında takımla fazla oynamayarak etkili oldu. Feghouli takıma dönünce, en doğru 11'le sahada yer alıp, önde baskıyla rakibi zorladılar. Bursaspor kırmızı kartla 10 kişi kalmasa, oyun 11-11 devam etseydi de Galatasaray'ın kazanacağı belliydi. Zaten rakip 10 kişi kalınca maç bitti. İkinci golle rahatlayan sarı-kırmızılılar için maçın ikinci yarısı formaliteye dönüştü.
Bursaspor, şampiyonluk yaşamış bir kulüp. Ama bu maçtan önceki 8 karşılaşmayı kazanamamış Bursaspor, Galatasaray'ın attığı ilk golden sonra mental olarak da tamamen çöktü. 10 kişi kalınca sistemi değiştirdiler. İlk şutlarını ise ancak 67. dakikada çekebildiler.
Galatasaray maça iyi başlasa da ilerleyen dakikalarda durağan bir oyuna geçiyordu ama dün en iyi yaptıkları şey coşkularını ve tempolarını maçın sonuna kadar sürdürmek oldu. Ofansif oyuncularla çok becerikli hücumlar yaparak bol pozisyon ve goller buldular.
Serdar Aziz'i çok beğendim. Rodrigues'in formu devam ediyor. Gomis de tek topların usta oyuncusu olduğunu dün bir kez daha gösterdi. Oyun koptuktan sonra Fatih Terim'in, Mariano'yu alması, "Seni unutmadım, aklımdasın" mesajıydı.
Şimdi Galatasaray'ın önünde deplasman fobisini yeneceği bir rakip var. Önümüzdeki hafta ligin son sırasındaki Karabük'ü yendikleri takdirde deplasmanla ilgili soru işaretlerini de hafifletmiş olacaklar. İç sahadaki 12 maçında 34 puan alan Galatasaray, deplasmanda tam tersi bir durum yaşıyor. Bunu zaten Fatih hoca da dillendirip, "Bir deplasman fobisi var galiba. Allah nasip eder Mayıs'ta şampiyon olursak gerekeni yaparız" demişti. Ama ben bu sözlere katılmıyorum. Galatasaray'ın da şansı en az rakipleri kadar var. Hesaplar kitaplar yapılıyordur ama Fenerbahçe'nin en az 4 puan önünde Kadıköy'e gitmek isteyecektir Galatasaray... Kendi oynayacağı 3 maç kadar Fenerbahçe'nin alacağı sonuçlar da önemli tabi.
Bülent Yıldırım doğru bir kırmızı kart gösterdi. Maç hakem için kolay geçti.

Galatasaray için facia bir durum

Galatasaray iç saha ve dış sahada iki farklı görüntü çiziyor... Kendi sahasında korkunç taraftar desteğiyle bir o kadar da oyuncuların iç saha performansıyla siyahla beyaz kadar farklı... Teknik direktör değişikliği de fark ettirmedi deplasmanda yaşanan sıkıntıyı. İstanbul içinde seyahat ettin, Florya'dan Kasımpaşa semtine geldin sadece oysa... Türk Telekom Stadı'nda ne oluyorlar bilemiyorum... Teknik Direktörü Fatih Terim'i eleştirmek istemiyorum çünkü transfer yapma yetkisi yok. Sadece Nagatomo'yu alabildi. Kulübün ekonomik yapısı gazete manşetlerinde son 10 gündür. Mustafa Cengiz ve Abdurrahim Albayrak'ın anlattıkları ilginç... 7 aydır para alamayan bir takım var. Yerli oyuncu çok olduğu zaman Selçuk, Yasin, Gökhan Gönül, Caner, Alper Potuk idare eder ama yabancı oyuncu bu durumu kabul etmez. Galatasaray deplasmanda altıncı mağlubiyetini aldı. Bu büyük bir takım için facia bir durum.
Galatasaray, 13 puan almış deplasmanda. Kendi evinde 31 puan... Aradaki fark 18... İçerde averajı 24, dışarda averajı -4...
Kasımpaşa iyi oynayarak kazanmadı. Dün sadece sakinliklerini beğendim.
Donk-Selçuk-Tolga... Bu orta saha ile nasıl kazanacaksın? Fatih Terim ne yaptı? Mariano'yu dinlendiriyor mu diye düşündüm. İki beki farklı oynamaya çalıştı. Her türlü çılgınlığı yaptı. Rus ruleti oynamaya başladı. 2'liye döndü... Sonra bir değişiklik yaptı Sinan'ı aldı. Oyunun sonunda 5 tane maviliye karşı kaleci Muslera ile iki Galatasaraylı kaldı. Serdar Aziz'in çıkma sebebini anlayamadım. Acaba bir sakatlık mı yaşadı.. Sahadaki en iyi oyuncunu çıkardın ve sistemi değiştirdin.
Gomis'in hastalığı psikolojik olarak da teknik heyeti ve doktoru da etkilemiştir. Allah şifa versin. Bir an da bayılıyorsunuz. Teknik direktör çıkarsam mı çıkarmasam mı diye düşünüyor o anda darmadağın oluyor. Allah korusun bir daha birşey olursa hemen çıkarması gerek.
Taktik, fizik, coşku Galatasaray'da hiçbir şey yoktu... Puanı hiç hak etmeyen bir oyun vardı.

Kocaman maçı cepte görüyordu

Alanyaspor geçen sene zaten ligin en çok gol yiyen takımlarından bir tanesiydi.
Şimdi de ikinci sırada. Dolayısıyla Alanya'da teknik adamlar değişmiş olsa da atakta sıkıntı yok ama gol yeme problemi var. Geçen hafta Konyaspor'a takılmışlardı. 11 maçta 1 maç kazanabilmişler.
Fenerbahçe de genelde kazanarak, yenilmeden devam ediyor. Normalde 40 bin civarı seyirci bekliyordum ama o kadar kişinin gelmemesi ilginç.
Bu şartlarda hele... 30 bin 600'de kalmış.
Son Gençlerbirliği maçından 7-8 bin fazladır İlk yarıda bütün gol pozisyonları gol olsa 3-3'tü. 0-0'ken Alanya'nın kaçırdığı, Kameni'nin de çıkardığı toplam 3 pozisyon var. Kalecinin ayağının iyi olması güzel, ayağıyla pozisyon çıkardı.
Kameni oynadığı maçlarda güvensizlik vermedi. Fark nerede diğer maçlara göre? Vurucuda... Giuliano fark yarattı.
İkincisinde de pası attı. Isla üçüncü haftadır iyiye gidiyor. Isla iyi oynadığı için devam ediyor ve Şener'i yedeğe attı.
İkinci golün başlangıcında Isla vardı ama esas Giuliano araya nefis oynadı, öldürücü pası o attı.
Geçen hafta Başakşehir maçından sonra Aykut hoca, "Lig yeniden başladı" demişti. Bu maçı cepte görüyordu bence. Zayıf karnı çok pozisyon vermek olan bir takıma karşı oynayacağı için Dirar'ı dinlendirdi. Giuliano'yu oyundan çıkardı. Valbuena'yla başlamasının sebebi de hem oyuncuyu kaybetmemek hem de "Haftaya yoksun, biliyorsun" demekti bence. Alanyaspor gerçekten çok pozisyon veren bir takım. İkinci yarı biraz daha pasla üstünlüğü ele aldı. Topal'ın 2 pozisyonu var. Josef'in 1 volesi var, bir de penaltı aldı. Bunlar önemli detaylar.
Osmanlıspor beraberliği sonrası oluşan görüntüden çok daha farklı noktadayız şu an. Kendi adıma hesaplarım, Beşiktaş'ın ekstra kayıpları dışında normal gidiyor. Galatasaray, Kasımpaşa'yı da yenerse, "Siz ne yaparsanız yapın" diyecektir.
4 haftalık periyodu baya uygun Galatasaray'ın. Fenerbahçe'nin de son 4 maçı böyle...
Son olarak averajlar dikkatimi çekti.
Genel averajlara iş kalırsa bir gol bile bela açabilir takımlara. Fenerbahçe +20, Beşiktaş +20, Galatasaray +21.
Bunlara dikkat etmek şart.

Talisca’nın cezası iptal edilmeli

TFF'nin görevi asıl şimdi başlıyor. Başakşehir'le Beşiktaş çekişmiyor artık, 4 takım var yarışta. Galatasaray kazandığı takdirde Beşiktaş'la 6 puanlık farka ulaşacak. Başakşehir kazanırsa o da 5'e çıkaracak, Fenerbahçe de 3 yapabilir. Rakip tek değil. Tüm hocaların basın toplantıları sertleşecek. 2 takımlı yarış biri de Başakşehir'se farklı olur. Şimdi yönetin bakalım. Eleştiri babında değil, işleri kolay değil diyorum.
Maşallah dediğin 2 gün yaşamaz ya, dünkü hakem Alper Ulusoy öyle oldu. İlk yarıda hakemi çok beğenmiştim. Onların performansı da çok kötüydü ikinci yarı. Maçın önüne hakem kararları geçecek. Konyasporlu Filipovic, sarı kartı varken Talisca'ya sarıldığı, çektiği hakemin avantaja bıraktığı pozisyonda nasıl olur da pozisyon bitince atılmaz?
Ben açıkçası ilk yarıda Tolgay'ın eline gelen topu penaltı olarak görmüyorum, görene saygı duyarım ama futbol oynamış birisi olarak elini çekerken topa yakalandığını düşünüyorum. Diğer pozisyonlar ise facia. Hakem nasıl gördüyse ayağa basan kişiyi Ali Turan yerine Talisca olarak gördü. Bu öyle bir hata ki hem bu maçı etkiliyor, sinirler bozuluyor, hem de Fenerbahçe derbisini… Hiçbir oyuncunun görmediği, sadece Jahovic'in gördüğü pozisyonda Pepe kafa-el karışık topu çizgiden çıkardı. Hakem bence kesinlikle görmedi ama ne yapayım görmediyse? Hakemin hataları ligin her kademesini etkiledi. Küme düşme hattını, zirveyi, Fenerbahçe derbisini… Hatta sonuncusunu söyleyeyim, Caner'in Volkan Şen'e son saniyede yaptığı da bence penaltı.
Bazıları sadece hata, göremediği pozisyonlar olabilir ama bazıları büyük yanlış... İlk yarı 3-0'a oynuyordu Beşiktaş, pozisyonları da buldu. İkinci yarı Love'ı çıkarmışken 1-1'e yakalandı. Son olarak adaletli olmak adına diyorum ki sarı kart kararı hatalı olan Anderson Talisca'nın cezası iptal edilmeli.
İspanya'da böyle bir şey var. Fenerbahçeliler bana kızmasınlar ama hakem hatalı, eğer kuralda varsa uygulansın. Yine de tespitimi söyleyeyim, bunu uygularlarsa da önüne geçemezler, Caner Erkin sonrası çıkan talimata döner!.

Büyük takımlar cezayı keser

Türk Telekom Stadı'nda Fatih Terim'in takımları 15 dakikada etkilidir. Galatasaray'ın içeride çok zorlanmayacağı belliydi. Beşiktaş'ın Karabük maçına benzer bir karşılaşma oldu. Büyük takımların rakipleri maçın kaderini belirler.
Anadolu takımları Antalya'nın Galatasaray'dan yediği ikinci golü ancak 3-0'da yemeli. Büyük takımdaki büyük oyuncular cezayı keserler. Tıpkı ikinci golde olduğu gibi kontradan üçü buldular.
Selçuk gibi, Belhanda gibi, Feghouli gibi savunma arkasında bu topları atılabilecek oyuncuları var.
Rodrigues gibi iyi koşular yapan bir isim var. Galatasaray kendi karakterini şöyle koyuyor, iki tane çabuk bekle oynamaya başladı. Mariano bence hala birinci sağ bekidir ama Linnes tercihi önemli. Şunu görüyorum, kontratağa yakalanmamak için çabuk bekler oyundaydı.
Gomis için Murat Kosova, "Gömis" demişti. Açılarını çok iyi alan oyuncu...
Genelde ayak üstüyle vuruyor. Vuruş stili ve pozisyon almasıyla çok etkili bir forvet. Penaltısız 17 golü oldu. Galatasaray'ın sorunu zaten içeride değil, deplasmanda. İçeride 31 gol, dışarıda 15 gol. Bu kadar fark olmamalı. Büyük takımlar fırsatları ancak bir kere teper, ikinci seferde lider olurlar. 46 golle en yakın rakiplerine 5 gol fark attılar.
Belhanda'yı kazanma yoluna gidiyor hoca. Belhanda lider özellikli bir oyuncu, burada istikrar yakalayamamıştı.
Hoca böyle yetenekli oyuncuları sever. Belhanda ve Feghouli konusunda ısrarcı olacaktır. Gereksiz bir kırmızı kart gördü tabii... Belhanda için bence ikinci sarı için yeterli bir durum göremedim.
Eğer küfür, hakaret ettiyse ki görmedik, direkt atması gerekir.
Hakemler işi uzatmadan oyunu başlatması lazım. Bana ikinci sarı biraz sıkıntılı geldi. İlk yarıda kazandı Galatasaray. Bu tip maçlarda 3-0 olduğu zaman antrenör devam der ama ne yaparsan yap oyuncuların psikolojik olarak rahatlığı oluyor.
Bu rahatlıkla 70'e kadar gitti.
Gomis'in direkten dönen bir topu var sadece. Klasik Galatasaray temposuyla başladıktan sonra gollerin kontradan gelmiş olması önemli. Ayrıca görüldü ki hoca Donk'la devam edecek.
Fatih Hoca eleştirildiği zaman bu tip oyuncularda ısrar da eder ayrıca.