1 puan kazanç değil
03 Şubat 2018, Cumartesi

RIDVAN DİLMEN

1 puan kazanç değil

Yarışta bir rakibin olsaydı bir puana kazanç derdim, üç rakibin varken bu beraberlik için söylenecek şey '2 puan kayıptır.' Oyuna baktığımızda normal bir sonuç çıktı. Şu bir gerçek ki Beşiktaş deplasmanlarda 17 puan kaybetti. Beşiktaş her maça rakibi ortak ediyor. Eskiden yanına yaklaştırmazdı. 'Bu bir puan şampiyon yapar' derler ama mesafe daraldı, 14 maç var... Galatasaray, Fenerbahçe ve Başakşehir kazanırsa ne olacak? Beşiktaş ikinci yarıda 4'e 2 falan yakalanıyordu. Beşiktaş'ın lisanslı 4 forvetinin 3'ü sahadaydı. Sadece Larin kadroda yoktu. Bu büyük kayıptır. Kazanç olarak görülemez bu vakitten sonra beraberlikler. İstersen Trabzon'a, istersen Bursa'ya git, bu böyledir. Hatta Beşiktaş için Fenerbahçe'yle beraberliği bile kayıptır. Galatasaray ve Başakşehir de işin içinde. Yarın bir gün averajla 1 puanla şampiyon olabilir mi, olabilir ama Beşiktaş 2 yıllık performansına göre iyi bir sezon geçirmiyor kesinlikle. Sakatlıklar da başladı.
Medel'i stopere çekebilir miydi diye maç içinde düşünenler olabilir ama Medel orta sahada 3 kişilik oynadı, sarı kartı cebinde olmasına rağmen… Medel her pozisyona yama yapabilecek gibi oynuyor, her yere yetişiyor. Quaresma falan gelmemeye başlamıştı. Gökhan Gönül kötü sezon geçiriyor, seyirci gayretiyle içeride oynuyor ama sakatlıklar etkilemiş görünüyor. Gökhan çıkıp Caner girince, Adriano sağa geldi ama bu değişiklik yüzünden Tolgay'ı da kullanamadın. Ne yapıp edip Gökhan'ın kuvvetlenmesi lazım… Açıkçası adaletli bir sonuç çıktı. Beşiktaş mesafeleri çok uzatıyor, gittili-geldili maçlar oynuyor. Beşiktaş kalitesiyle gol atıyor. Çok yumuşak gelen topa sert vurabiliyor Talisca, Adriano acayip bir şut çıkarabiliyor ama bütünlüğünü kaybetmiş durumda, iyi olmadığı gün puan kaybediyor. Yaş ortalaması 31.7 derken bunun altını özellikle çiziyorum hep. Oğuzhan 19 maçın belki 3'te 1'inde iyi top oynamıştır. Oğuzhan iyi başladı ama kötü bitirdi, düştü oyundan. 3 maçın 2'sinde iyi oynayan bir tek Pepe var. Geçen sezonlarda takımın tamamı buna yakındı. "Nasılsa şampiyon oluruz" düşüncesi vardı takımda, Şampiyonlar Ligi'nin de etkisiyle. Vida'ya en fazla "fena değil" diyebilirim, eh. Kontrollü oynayan bir takımdan geldi ama Beşiktaş öyle değil, direkt oynamaya çalışıyor. Maç trafiğine bakar mısın? Kupada turu geçerler, Fenerbahçe de geçer, iki tane derbi. Bayern Münih maçları da var. Öyle bir fikstürü var ki Beşiktaş'ın, buna vücut dayanır mı? U-34 ligiyiz zaten. Adebayor'un sözleşmesi 37, Eto'o'nun sözleşmesi 40 yaşında bitiyor. 33 yaşında Vagner Love transfer yaptı. Bu oyuncular için son durak, satışı da yok. Fiziksel olarak da lig olarak da düşüş yaşayacağız bu gidişle.
BİZE ULAŞIN