CANLI
SKOR
Ömer Üründül

Ömer Üründül

Hocanın hataları

Tedesco'nun efendiliği, sadece oyunla ilgilenmesi ve sahadaki duruşuyla Fenerbahçe'ye yakıştığını belirtmiştim. Ancak ne yazık ki ciddi teknik hatalarda ısrar ediyor. Sezon başından beri yeri geldikçe vurguladığım gibi fizik güçleri yetersiz, devamlılıkları olmayan, defansif yönleri zayıf futbolcular yetenekli de olsalar günümüz futbolunda birlikte oynamaları eşyanın tabiatına aykırıdır. Böyle birçok uygulamanın işe yaramadığını gördüğü halde Tedesco ısrar ediyor.
İlk yarıda 10 dakikalık bir parlamadan sonra Fenerbahçe oyunu rakibine teslim etti. Kalesinde çok tehlikeli ataklarla karşılaştı. İkinci yarıda da değişiklikler kadar gidişat böyleydi. Sonra hamleler başladı. Fenerbahçe duran topta gol buldu. Ama sonra ilginç bir golle 3 puanı kaçırdı. Tedesco'nun Talisca-Asensio ikilisini oynatma yanlışının dışında diğer hatalarına gelecek olursak; madem bu ikiliyle risk alıyorsun, en önemli savaşçın İsmail niye yedekte? Semedo sakatlanıyor. Milli takımda oynayan Mert Müldür kulübede. Galatasaray derbisinden sonra herkes 'İlk 11'de Jhon Duran oynar' diyordu. Fakat dün de gördük ki performansı 11 için yetersiz. İleriye dönük bir önemli problemse Kerem'in durumu. Böyle bir oyuncu nasıl bu kadar düşüş yaşar? Nuri Şahin, Başakşehir'i futbol olarak çıkışa geçirmiş. Dün bana göre iki takım adına da sahanın yıldızı Kemen'di.

Galatasaray için 1 puan kazanç!

Dün gece her yönüyle çok kötü futbol sergileyen F.Bahçe, uzatma bölümünde beraberliği kurtardı. İlk devreye bakıyorum; 40 dakika boyunca bütün kontrol G.Saray'da. İyi bir saha parsellemesi ile F.Bahçe'yi oynatmıyorlar, kalelerine yaklaştırmıyorlar ve de fırsat buldukça pozisyon kokluyorlar. F.Bahçe 2-3 pas yapamıyor, hücumda adeta sıfır, sürekli her sıkışan Ederson'a geri pası yapıyor. Adeta bir devrede rekor kırdılar. 2. yarıda G.Saray, biraz daha savunma ağırlıklı oynamaya başladı. Buna rağmen F.Bahçe'den organize bir atak yok. Tabii eksik G.Saray yorulunca F.Bahçe'nin baskısı arttı. Ama ne ilginçtir ki kaleyi bulan ilk şut Alvarez'den adeta geri pası gibi, dakika 87'de. En sonunda Levent'in ortasında Duran beraberliği kurtaran golü attı. G.Saray son saniyede yediği gole üzülecek ama deplasmanda 1 puan da onlar için önemli bir kazanç. Öne çıkan isimler; Torreira, Lemina ve Sara… Bir de en çok takdir edilmesi gereken de çok uzun süre sonra şans bulan ve böyle bir derbide sahaya çıkan Kazımcan'dı. F.Bahçe'de Kerem çok kötüydü, adeta hiçbir şey yapmadı. Nene'nin performansı düşüktü. En-Nesyri çıkarken protestolara uğradı ama taraftar şunu düşünmeli, En-Nesyri oynadığı sürece F.Bahçe ne duran top kullanabildi ne de kanattan orta geldi. Asensio 60 dakika sahada yoktu. G.Saray yorulunca biraz kendini gösterdi. Bir takımın eğer defans bloğu çeşitli nedenlerle değişirse bu ciddi problemdir. Buna ilaveten Osimhen ve İlkay'ın fizik olarak hazır olmadığını göz önüne aldığımızda G.Saray'ın dünkü futbolunu başarılı buldum.

Asensio-Talisca birlikte olmazzz

Bütün dünyada bazı teknik direktörlerin özel takıntıları var. Bu takıntılar işe yaramasa da ısrar ederler. Bir örnek de Tedesco... Sezon başından beri vurguluyorum; çok yetenekli de olsalar fizik güçleri yeterli olmayan, devamlılıkları olmayan, pres özellikleri yetersiz kalan iki oyuncuya birden orta sahada görev vermek atletizme dönen günümüz futbolunun istediği ilkeye zıt kutup teşkil ediyor. Dün geceki Asensio-Talisca birlikteliği… Tabii ki, 15-20 dakikalık sürelerde birlikte oynayabilirler. Fenerbahçe, ilk değişikliklere kadar sahada son derece pasif bir görüntüdeydi. Hücum gücü çok sıkıntılı, tempo çok düşük, takım savunması arızalı. Tedesco, arkadan hamlelere başladı. Önce üç değişiklik birden yaptı, bunlardan bir tanesi Asensio'ydu. Sonrasında ilginç bir takım tertibi oluştu. Oğuz orta sahada, Brown sol açık… Genç Yiğit Efe sakatlandıktan sonra bu kez orta saha; Semedo, Oğuz, Talisca oldu. İlk değişikliklerden sonra Fenerbahçe skor dezavantajına düştü. Buna rağmen beraberliği bulduğu gibi, son bölümde görev yerleri tamamen değişik futbolculara rağmen tek kale oynadı. Tedesco'nun yaptığı ilk 11 tercihi neyse ki üç puan kayıpla bitmedi. Bir önemli görüşüm daha var; Duran'ın ne yaptığını anlamak mümkün değil. Güçsüz bir Duran'ın her zaman kırmızı kart potansiyeli olduğunu söyledim. Dün o da gerçekleşti. Dünkü maç bence eğer Tedesco'yu ders niteliğinde olmazsa, derbi rakibinin eksiklerine rağmen çok zor geçer. Ferencvaros teknik direktörünün takımının en başarılı oyuncusu Yusuf'u oyundan alması da doğrusu çok ilginçti.

Ederson ustalığını konuşturdu

Fenerbahçe dün gece 38. dakikaya kadar pozisyon üretemedi. Tedesco kenardan 'önde pres pres' diye bağırıyordu. Hem Talisca hem Asensio gibi fiziksel sıkıntıları olan yeteneklere bir de İsmail olmayınca nasıl önde baskı yapacaksın. Sonra Fenerbahçe, Asensio ile skor avantajını yakaladı. Kısa süre sonra da çok organize kontratak golü attılar. Bu golün başlangıç ustası kaleci Ederson'du. İkinci devre açılan rakibi, karşısında çok rahat bir oyun sergiledi. Pozisyonlar buldu 2 gol attı ama 2 de gol yedi. Sonuçta 90 dakikayı 3 puanla tamamladılar. Nene gittikçe takıma ısınıyor bu önemli. Kerem ikinci devre çok iyi oynadı. Bilhassa rakip katı savunmayı bırakınca istediği ortam oluştu. Fred'te ciddi bir toparlanma gördüm. Eğer mili arada daha da güçlendirse F.Bahçe için büyük kazanç olur. Nasıl oldu da Tedesco, Mert Müldür'ü son 25 dakikada hatırlayabildi. Tedesco'nun üstünde durması gereken bir önemli konu da Kayseri'nin 2 gol atıp, 4 de net pozisyon bulması. Şimdi gelelim son paragrafa. Tedesco, Talisca ile Asensio'yu birlikte oynatmaya takıntılı. Bu ikiliyle birçok olumsuzluklar yaşandı. En son örnek de Beşiktaş derbisi. Rakip 1 kişi eksik diye ikinci devre Talisca'yı aldı. F.Bahçe, Duran'ın golü dışında hiç pozisyon bulamadı. Okan Buruk, İcardi takıntısıyla en sonunda çekirge sıçramayıp başını ağrıttı. Bakalım Tedesco da aynı tuzağa düşecek mi?

Madalyonun diğer yüzü

Tedesco, Viktoria Plzen'in çok koşan, sert oynayan ve kendine özgü bir düzeni bulunan takım olduğunu işaret etmişti. Ama ben dün gece sahaya sürdüğü takım tertibini ve ondan sonra yaptığı mantığımla bağdaşmayan bazı hamleleri çok yadırgadım. İkinci devrenin ortasına kadar Fenerbahçe rakibinden büyük bir baskı yedi. Rekor sayıda korner ve uzun taç attılar.
İsmail, Alvarez ve Skriniar yönetimindeki geri dörtlü müthiş bir direnç gösterdiler. Kaleci Ederson da ciddi katkılar verdi. Tedesco, hamlelerinde İsmail'i de oyundan çıkardı. Her zaman vurguluyorum, bana göre Talisca ile Asensio birlikte oynamaz. Üstelik her pozisyonda güçsüzlükten yere düşen Talisca'nın 90 dakika oyunda kalması da ayrı bir konu. İnanılmaz koşan, pres yapan rakip biraz yorulunca F.Bahçe atak şansları buldu, oyunu domine etmeye başladı. En net pozisyonu Fred kaçırdı. Bazı kişiler benim eleştirdiğim oyuncu değişikliklerinden sonra oyun gücünün arttığını söyleyebilir. Ama madalyonun öbür yüzüne bakalım. Son 20 dakikada kontrataklardan Plzen 3 net gol pozisyonu yakaladı. Sonuçta maç beraberlikle noktalandı.
Ben Tedesco'yu Oğuz'u oynatmadı diye eleştiriyordum. Dünkü Oğuz felaketini gördükten sonra sözümü geri aldım. Gelelim son saniyeye; Duran'a yapılan çok net bir penaltı var. Rakip net biçimde şortundan sert bir şekilde çekti, VAR çağırdı. Hakem yüzde yüzlük penaltıyı vermeyip Duran'ın aleyhine faul çaldı. Tam bir skandal karar.

Tedesco galibiyeti kendine yazmasın

Beşiktaş'ın bilhassa prestij mücadelesi için dün geceki maça üst düzeyde motivasyonla çıkıp sahaya sınırsız enerji yansıtacağını tahmin etmek kolaydı. Ama bunu göz önüne almayan bir F.Bahçe vardı. 26. dakikaya kadar oyunu domine eden Beşiktaş ve de iki gol… Artık saha içi dengeler ev sahibi lehineydi. Ve o andaki görüntü, farkın da artab-i leceğiydi. Ama sahneye Orkun çıktı. Tam bir harakiri! Beşiktaş iki farklı skor avantajına sahipti, ilk yarı skoru tutabilse direnci de artacaktı. Ama F.Bahçe iki gol buldu. Artık 2 . yarıda her şey F.Bahçe lehineydi. Ama F.Bahçe'nin bu yar-ı da sergilediği futbola olumlu bir yorum getirmek mümkün değil. Hiçbir adam eksiltme, kanat ortaları, verkaç yok. 20-25 rölanti pasla topa sahip olup üretemeyen bir takım. Hatta 1-2 de tehlike atlatmazlar mı… Artık maç böyle bitecek zannedilirken sahneye Duran çıktı. Sırf kendi emeği ile fantastik bir gole imza atıp takımını zafere taşıdı. Benim son haftalarda methettiğim Tedesco bu galibiyeti sakın kendine yazmasın. Orkun'a teşekkür etsin! Dün gece niye son derece maç eksiği olan Levent oynadı? Nene ne yapıyor bilinmez! Oğuz bu takımın önemli oyuncusudur, son bölümler hariç kulübeye mahkum. İsmail ise her zamanki gibi müthiş oynadı. Kerem Aktürkoğlu çok verimsizdi. Defalarca Ederson'a ikazda bulundum; 'Geriden riskli top atma, bu takım M.City değil' diye. Beşiktaş dün lige havlu attı, fazla eleştirmek istemiyorum ama Sergen Yalçın haklı bir kırmızı karttan sonra niye kart gördü? Takım-ı nın başında bulunamadı, tribüne çıktı! İki kere TV'deki programlarımda eleştirmiştim 'Neden Mert Günok'tan kaptanlık alınıp Orkun'a verildi' diye.. Bu konuda da haklı çıktım.

Trabzonspor istediğini elde etti

Futbol kalitesi düşük bir maç izledik. İlk devre genel beklentinin dışında bir saha içi görüntüsü vardı. Trabzonspor'un geride oyunu kabul edip, geçiş oyunlarını düşüneceği bir plan beklenirken, G.Saray bilhassa iç sahada alışılmış, etkili önde baskıyı uygulamadı. Savunma güvencesini ihmal etmeyince sürekli hücumu düşünen Trabzonspor üretemezken, G.Saray ani çıkışlarla genişlikler yakaladı. Bu yarının bir diğer ilginç yanı da Trabzon'un kornerleri verimsiz, G.Saray'ın da ilk 3 korneri biri kıl payı ofsayta takıldı, biri de direğe çarptı. İkinci devre, dengeler tamamen değişti. G.Saray önde basmaya, tempoyu yükseltmeye ve oyunu domine etmeye başladı. Ama ofansif varyasyonlarda bir planprogram yoktu. Daha çok Sane ağırlıklı sağ kanattan ataklar gelişti. Trabzon'da Muçi, bir iki kontratak yakaladı ama kötü kullandı. Sonuçta Trabzonspor istediğini elde etti. Ayrıca son 6 resmi maçtır Galatasaray'a kaybediyordu ve o tılsımı bozmuş oldu. Trabzonspor ikinci yarıda fizikten düştü. Büyük beklenti olan Onuachu çok verimsizdi. Birkaç kritik top kaybetse de genç yetenek Oulai müthiş bir yıldız olma yolunda.
Okan Buruk, tahmin ettiğim gibi gol gelmeyince İcardi ile çift santrfora döndü. Şansına çok güvendiğinden bir de Ahmed Kutucu hamlesi yapayım dedi. Ahmed de oyuna girer girmez az kalsın gol attırıyordu. Lemina çok iyi oynadı. Aynı Onuachu gibi Osimhen de performansıyla beklentileri karşılayamadı.