CANLI
SKOR
Mustafa Çulcu

Mustafa Çulcu

Ergün zorlanmadı

Rizespor topa sahip olmaktan çekinmeyen, klasik kapanan bir anlayıştan uzak, yüksek oranda olmasa da oyunu kontrol etmeye çalışan bir takım. Cesur hücumlar üretiyorlar lakin gol üretiminde sorun yaşıyorlar.
Fenerbahçe haftalar sonra Asensio'lu kadrosu ile erken golü bulmasına rağmen, kabul edilebilir bir oyun ve üstünlük kuramadı, üretemedi ve aksine çok pozisyon verdi.

Kerem'in hırsını anlayabiliyorum lakin çok top kaybı yapıyor. Ake'nin açıklarını kapayan Kante, çok çalıştı ancak zaman zaman da top kaybı yaptı. Guendouzi vasattı. Tam bir taktik savaşı ve oynatmama üzerine kurgulanmış, az pozisyonlu oyunun son bölümünde İsmail hoca doğru hamlelerle rakibi açtı ve Fenerbahçe farkı yakaladı.

Ozan Ergün gidenin verdiği ceza ile 2 Mayıs'tan bu yana büyük takım maçına çıkması yasaklısıydı!
Anthony Taylor ile önü açıldı. 20'de Mebude'ye kontrolsüz hareketinden Ake'ye ve 32'de Vedat'ın yüzüne ellerini illegal kullanan Mocsi'ye sarıları göstermedi. Hakemler sorun yaratmazlar, sorun çözerler. 26'da aktif alanda sahada 2 top var, oyunu oynatmak modern hakemlikte tartışmaları arttırır, kaliteyi ve güveni sorgulatır. Oyunu derhal durdurmalıydı ama o oynattı, sorun yaşamaması şansıydı! 38 ve 68'de Rizespor, 75'te Fenerbahçe penaltı bekledi, devam kararları doğruydu.

Hakemi zorlayan bir maç değildi. O da kartsız toplam 10 faulle maçtan başarılı çıktı.

Trabzonspor, 12 dakika içinde attığı üç golle maçı kazandı, deplasman fobisini de bitirdi.
Oğuzhan Çakır daha iyi yer almalı... Hayali fauller üretmemeli...

43'te yaşanan krizde gösterdiği reaksiyon ve rakibine kafa attığı için Melih'e kırmızı olayın başlamasına neden olan Watt'a sarı kart uygulamaları doğruydu. 45+4'te Mustafa ile mücadelesinde Coulibaly teması aldığında kendini kolay bıraktı penaltı yok, devam kararı doğru.
Oğuzhan Çakır, 3-4 faul hatası dışında başarılıydı. Kutlarım.

Cesur değildi

Galatasaray kanatlardan topu takip alana ve dip çizgiye kadar taşımakta zorlanmadı. Ancak içeride doğru açı veya pozisyon alan ne bir santrafor ne bir 10 numara ne de tamamlayıcı oyuncuyu topla bir türlü buluşturamadılar. Bu nedenle tüm ortaları Kasımpaşa savunması kolayca uzaklaştırdı. Galatasaray gol için her şeyi yapmasına rağmen Kasımpaşa savunması gol hunisine sokmayınca ancak ilk yarının son dakikasında duran toptan golü buldu. Kasımpaşa deplasmanda cesur ve kompakt oynayan enerjisini son dakikaya kadar saklayabilen oyunu bırakmayan bir takım. Kaleci Gianniotis çok başarılıydı. Torreira'nın ihracından kısa bir süre sonra Kasımpaşa beraberlik golü geldi. Trabzonspor mağlubiyetinden sonra mutlak kazanmak için Galatasaray gözünü kararttı elindeki tüm kozlarını oyuna aldı büyük takım olduğunu bir kez daha gösterdi ve galip gelmeyi bildi.

Halil Umut Meler ile haftaya başlamak doğru. Onun performansı diğer hakemlere örnek ve ışık olacak. Leao'ya ve Silva'ya çıkardığı sarılarla kendince maça bir yönetim çizgisi koydu. 14'te Galatasaray penaltı bekledi kollar kapalı doğal konumda devam kararı doğru. 40'da Sanchez'e çıkan sarıda sayısal olarak Kasımpaşalı oyuncu daha fazla ama Torreira da pozisyonun içinde mesafe kaleye 50 metre hakemin sarı yorumuna VAR da destek verdi. Bariz gol şansı kriterlerinin tamamı tam olarak oluşmuyor sarı doğru. Ali Yavuz'a çıkan sarı derslikti. 63'de Diarra'nın bariz gol şansını Torreira faulle engelledi, Meler çözemedi sarı verdi. VAR müdahalesi yedi OFR'den doğru kırmızı geldi. Elit hakem seviyesinde cesur ve standart değildi. Gariptir her kritik pozisyonda eli hep kulağında kaçak dövüşen boksör gibiydi.

Hakem zorlanmadı

Biz, ya çok öne çıkıyor savunma güvenliğini bırakıyoruz ya da çok geriye yaslanıyor, rakibe geniş alan bırakıyoruz. Modern futbolun gereği takım oyununda sıkıntılıyız. Bir oyun felsefemiz yok. Kaleci Uğurcan'ın kapattığı köşeden yediği erken golden sonra takım olarak doğaçlama oyuna döndük. Öne çıkan savunmamız, tam da Belçika'nın istediği arkada derin boşluklar bıraktı, geçişte etkili oldular. Biz önde baskı yaptığımızda, kazandığımız toplarla hücum geliştirdik lakin bu kez arkadan beklenen destek gelmeyince üretemedik.

Skor avantajı ile geriye yaslanan ve geçiş oyunu önceliği olan Belçika'nın geride bekleyip 'üzerime gel tuzağı' gibi duran bölümlerde daha etkili gözüktük. Üçüncü bölgede en fazla pas yaptığımız, en fazla aksiyon ürettiğimiz maç oldu. Ama beklenen golü bulamadık. Yediğimiz ikinci gol bütün umutlarımızı aldı, götürdü üçüncü gol ile bittik. Avrupa Uluslar A Ligi başka bir seviye...

Kıymetini bilmek ona göre hazırlanmak oyun geliştirmek gerekiyor. Montella'ya bu lig ağır geldi. 4-6-0 girdabından çıkamadı, inadından vazgeçemedi. Oyuncu değiştirmek farklı, rakibe ve akışa göre oyunu değiştirmek farklı. Çok kaliteli oyuncularımız var ama kaliteli ve doğru çağdaş oyunumuz yok. Dünya Kupası'dan bu yana futbolumuzda tükeniş ve çöküş devam ediyor. Montella için ayrılan sürenin sonuna geldik. Bu kötü süreç ve sonuçlar ona yazar.

Hint asıllı 34 yaşındaki Norveçli hakem Rohit Saggi, 3'üncü dakikada sözlü ikaz etti, 26'ncı dakikada ise aynı eylemi tekrarlayınca Lukebakio'ya ve 30'uncu dakikada ise Tielemans'a doğru sarı kartlar göstererek, oyunu kontrol altında tuttu. Karşılaşmada 24 faul, 7 sarı kart vardı. Maç 94.10 dakika oynandı. Top 62.21 dakika oyunda kaldı. Hakemi zorlayan pozisyon yoktu. O da maçı bozmadı. Gereksiz 2-3 sarı kart dışında başarılıydı.

Örnek performans

Biz bir önceki maçtan kalecimiz zorunlu olmak üzere 4 değişik isimle, İtalya ise savunma dörtlüsünün tamamı olmak üzere 8 değişik isimle ve bambaşka bir kadro ile sahadaydı.
Belçika maçının aksine iyi savunma ve önde baskı ile başlayan İtalyanlar top bizdeyken tüm bölgelerde ikili üçlü sıkıştırma yapıp topu geri kazandılar.
Daha istekli ve üretkendiler. İlk 27 dakikada yediğimiz 3 gol bizi şoka soktu.
Adam ve alan markajı yapamadık.
İtalyanlar ellerini kollarını sallaya sallaya kalemize gelerek pozisyonlar buldular.
Öyle ki sağ savunmacı Kayode bir asist bir gole ulaştı.
Geriden oyun kurucu Bastoni duran toplarda öne çıkarak modern futboldan örnekler verdi bir de gol buldu.
Biz ise savunmada çok hatalar yaptık. Enerji, istek ve tempomuz yoktu.
Ruhumuzu kaybettik. Montella'ya sormak gerekiyor, madem oyunu bu kadar geride kabul edip savunma yaparak başlayacaktın neden uyumlu savunma birlikteliğini bozup Abdülkerim ve Ferdi'yi kestin Ozan, Eren Elmalı ve sakatlıktan yeni çıkmış Orkun'la başladın?


Avrupa Uluslar A Ligi, milli takımların Şampiyonlar Ligi seviyesinde çok yüksek kalite.
Montella'nın bu kaliteye uygun farklı oyun anlayışlarını sahaya yansıtacak rakiplere göre değişen planları olmalı ve üretmeli.
İkinci yarıya güçlü oyunla meydan okurcasına istekli başladık golü de bulduk lakin yine kendi hatalarımızdan yediğimiz gol ile inancımızı kaybettik.
Oyun disiplininden koptuk bireysele döndük.
Saman alevi gibi bir parladık çabuk söndük, üzüldük.
İngiliz hakem Micheal Oliver 41 yaşında. 54'de penaltı beklentisi içinde aldatmadan dolayı Barış'a çıkan sarı doğru örnekti.
55'te Barış'ın golünde rakip kalecinin önünde aktif olan Oğuz Aydın ofsayt gol iptali doğru.
Evrensel ölçekte kendini kanıtlamış başarılarıyla tartışmaya kapalı, Türkiye'nin Collina'dan sonra en güven duyduğu ve uğurlu gelen hakemi.
Aileden gelen güçlü hakemlik kültürü ve mesleki mirası bu akşam bir kez daha sahaya yansıttı.
Çok başarılı, örnek performans gösterdi.

Milliler güven verdi

UEFA Uluslar A ligi ilk maçımızda Avrupa'nın en pahalı milli takımı Fransa karşısında top rakipteyken savunmada beşli, bu beşlinin önünde dörtlü yakın hat ve ileride Barış'ı bırakarak iyi mücadele ettik. Kanatlardan ve merkezden fırsat vermedik. Mbappe'yi Oğuz ile Olise'yi Ferdi ile iyi kapattık. Merkezde Rabiot ve Kone'nin oyun kurmasına Salih ve İsmail iyi engel oldu. Topu kazanıyoruz lakin saklamada ve sahip kalmada sıkıntılar yaşadık Arda dahil çabuk kaybettik. Kanat beklerimize stoperlerimiz Zeki ve Abdülkerim iyi destek verdiler. 27'de ilk defa organize ve kalabalık geldik, önce Barış iyi vuramadı sonrasında Arda'nın müthiş pası Ferdi'nin kafa şutunda kaleci Maignan başarılıydı. Atletik takım Fransa ilk yarının son 10 dakikalık bölümünde baskıyı arttırınca etkili olmaya başladı. Uğurcan'ın 43'de parmaklarının ucu ile kurtarışı olağanüstüydü.


Savunmada iyi kademeye giren millilerimiz Fransa'nın zayıf kanat bulup hücumla çökertmesine izin vermedi. İkinci yarıya daha özgüvenli bir oyunla girdik. İsmail'in kale önü yakaladığı fırsatın gol olmayışına üzüldük. Yüklendiğimiz dakikalardı. Uğurcan ile başlayan Abdülkerim ile devam eden geriden çıkış zorlaması gereksizdi. Mbappe affetmedi. Basit gol yedik. Direncimiz ve isteğimizin kırılmaması beraberlik golünü arayışımız yüksekti. Doğru ve başarılı oyunumuz devam etti. Dağılmadık. Farkın büyümesine izin vermemenin ötesinde beraberliği kaçırdık. Milli takımımızın Dünya Kupası'ndan sonra böylesine pozitif oyunla dönmesi güven verdi. 45 yaşındaki Elit kategori hakemi Alman Felix Zwayer kariyeri, başarıları ve geçmişte yaşadığı handikaplarıyla bildiğimiz bir hakem. Sakin, kararlı, otoriter ve oyuncularla iletişimi iyiydi. Basit temasları oynattı, topu oyunda tuttu. 31'de Barış Alper kendini çok kolay bıraktı öyle penaltı olmaz. Devam kararı doğru. Ülke futbolu, futbolcuları ve hakemlerimiz olarak basit temaslarda kolayı seçip mikroskobik faul aramak üretmek yerine savaşan temaslı çağdaş güncel oyuna dönmeliyiz. Yardımcıların açık ofsaytlarda beklemeden bayrak kaldırmaları çok doğruydu. 85'te kaleci Uğurcan ceza alanı dışında kol ile oynadığı gerekçesiyle VAR müdahalesi geldi, kırmızı gördü.

Penaltıyı vermedi

Amedspor önde kontrollü ve agresif baskı yaptı. Kaleci Nübel'in topu stoperlere ve beklere oynaması sonrasında takım halinde organize şok prese başlıyorlar ve bu pres ile golleri buldular. Çabuk oyuncularla savunma arkasına koşularla kontratak tehditleri oluşturdular. Savunmada sahayı çok iyi paylaştılar ve her mevkiide bir fazlaymış gibi görüntü verdiler. Orban'ın golleri ile puanları toplayıp ligde fark yarattılar. Beşiktaş kanatları ve merkezi kullanmak istedi olmadı. Geriden iyi çıkamadı pas oyununu kuramadı. Ceza alanı dışından iki şut şok goller gününde olmayan kaleci Nübel'i ve Beşiktaş'ı şoka soktu. Değişiklikler ikinci yarıda ön alanda etkili oldu. Top kayıpları, bireysel hatalar, yorgunluk, rotasyon Beşiktaş'ın mağlubiyetini getirdi. Amedspor coşkulu oyunla galibiyeti ve liderliği elde etti. Keyifli bir maç oldu. Ali Şansalan bire bir markajlı, agresif, temaslı maçta çok koştu. Amedspor ilk golü öncesinde Salih'e faul yok gol temiz. 35'te Amedspor ceza alanında Bates-Vlahovic mücadelesinde Bates lehine bir faul uydurdu. Oysa biraz dikkatli ve cesur olsa Vlahovic'e yapılan sahada penaltı vermeliydi ve rakibini tutarak bariz gol şansını ihlalden Bates'i ihraç etmeliydi. Ama savunma lehine faulü çaldı her şeyi bitirdi. 74'te Beşiktaş penaltı bekledi devam kararı doğru. 84'te Cisse'nin ilk sarısı tartışılır ama ikinci sarıdan ihracı doğru. 90+5'te kol profesyonelce genişliyor, bariyer oluyor ve net penaltı ama veremedi. VAR müdahalesi yedi.

***

Fenerbahçe-Eyüpspor maçında da hakem Kadir Sağlam maçın daha 30. saniyesinde pozisyonu VAR'dan daha iyi açıdan görüyor olmasına rağmen penaltıyı veremedi. VAR müdahalesi yedi. FIFA hakemine yakışmadı. Hakemlerimizin genci yaşlısı, acemisi ustası fark etmiyor. VAR'a yaslanmadan maç yönetmeyi öğrenmeliler. Penaltı öncesi Kerem'in ofsaytlık bir durumu yok. Hakemin Semedo- Yao mücadelesini avantaja bırakması doğru. Devamında Yao'nun kötü pasını Skriniar kesti, oyun devam etti ve 4. gol geldi. Gol temiz. Maçta diğer penaltı beklentilerinde devam kararları ve gol iptal kararları doğru. 88'de önce avantaja bırakması sonra Lukaku ve Anıl'a gösterdiği sarı kartlar örnek uygulamaydı.

Kolak güven sarstı

Trabzonspor'un yeni hocası Thomas Reis'in durarak bekleyerek değil, koşarak pres yaparak mücadele ederek maç kazanma felsefesi, 3 değişik isimle yaptığı rotasyon dokunuşu, ilk yarıda etkili bir oyun ve 3 golle etkisini gösterdi. Premier Lig'in son 10 yılına damga vurmuş Salah gibi bir yıldızın Trabzonspor'da olması, performansı muazzam. Onu seyretmek ayrı bir keyif. Galatasaray savunma güvenliğini düşünmeden ön alan baskısı ile duran topta ailecek 10 kişi rakip alana gidince, ilk uzun topta Salah cezayı kesti. Galatasaray, Barış olmadan çabuk hücum edemiyor, çizgiye inemiyor üretemiyor.
Bu maçta görüldü ki Sane artık Galatasaray için taşınması ağır maddi ve manevi yük boyutuna gelmiş. Hibrit 10 numara Yunus, tecrübe arayan Deniz ve eski günlerini arayan Leao ile hücum hattı hiçbir şey yapamadı ve sınıfta kaldı.
Trabzonspor daha ilk yarıda attığı 3 golle fişi çekti ve oyunu kontrol eden taraftı. Gecenin yıldızı Salah hat-trick ile oyununu taçlandırdı.

Trabzonspor oynadığı üstün oyun ve farklı skorla galibiyeti hak eden taraftı. Batuhan Kolak için tam bir sınav maçıydı. 10, 34 ve 54'üncü dakikalarda dönen toplarda bir tık bekleyip çevre kontrolü yapsa Trabzonspor lehine müthiş avantajlar vardı, ama kesti! Çaldığı faul sonrası Abdülkerim'in el hareketi ve Pina'ya faulünde Eren'e sarı kart göstermedi.
71'de Sane'ye yaptığı acımasızlık içeren ciddi faulden dolayı Saviç'e sarı değil, kırmızı kart verilmeliydi.
Okan Buruk tepki verip alanını terk edince kırmızı gördü.
85'te Ozan Tufan'a yaptığı acımasızlık içeren ciddi faulünde Lesley'e sahada kırmızı kartı göstermezsen hakemliğin tartışılır.
VAR müdahalesi yedi. OFR de izledi ve doğru kırmızı kart geldi.
Hakem öncelikle beden dili konusunda kendini geliştirmeli. Bu maçlardaki performans, hakemin futbol paydaşları tarafından kabulü olur. Son bölümde kırmızı kartlarda ve avantaj pozisyonlarında ona inananların güvenini sarstı.

Beşiktaş’ı kutlarım

Beşiktaş oyuna iyi başladı. Müthiş hücum organizasyonu ve pas trafiği ile golü de buldu. Ancak hızla çıkıp hücumda çoğalan Marsilya her pozisyonda Beşiktaş ceza alanına hep bir fazla geldi. Orta alan üstünlüğünü kısmen eline geçirince savunma arkasına atılan her topta Beşiktaş kalesinde tehlike yarattılar. Öne çıkan Emirhan ve Ouattara'nın bıraktığı derin boşluktan Abdallah beraberlik golünü buldu. Merkezden gelen ataklarda sarı kartla oynayan Agbadou rakibe pozisyonlar verdi. Sahanın gladyatörü Salih çok mücadele etti tüm açıkları kapattı müthiş oynadı. Hem santrafor hem bağlantı oyununu muazzam oynayan Vlahovic istediği topları alamayınca derine geldi. Aldığı toplarla oyunu kanatlara açtı. İlk golün benzeri pas organizasyonu ile Orkun'un önüne bıraktı ancak son vuruşta Orkun başarılı olamadı.


Agbadou ile Djalo değişikliği savunmayı toparladı. Artarak devam eden tutkulu tribünün sevgi desteği ile Beşiktaş coşkulu oyunla arka arkaya golleri buldu. Marsilya neye uğradığını şaşırdı dağıldı. Girenler çıkanlar attıkları goller ve oynadıkları futbol ile gözümüzün pasını sildiler modern futboldan örnekler verdiler. Bu kadar kısa sürede Beşiktaş'ta bu derece pozitif kimlik değişimi yaratan İtaliano'yu müthiş oynayarak farklı galibiyeti hak eden Beşiktaş'ı kutlarım. Avrupa Ligi'nde yolun açık olsun Beşiktaş. UEFA Hakem Kurulu Başkanı Roberto Rosetti İstanbul'da futbol atmosferini ve tutkulu seyirciyi bildiği için yeni gözdesi 35 yaşındaki İtalyan hakem Andrea Colombo'nun yanına tecrübeli 4. hakem Simone Sozza'yı da koyarak kuvvetli ekip göndermiş. Soğuk kanlı ve iyi bir karakter olan Colombo için net bir sınav maçıydı. Maçın 3 dakika geç başlaması yakışmadı. Agbadou'ya çıkan sarı doğru ve yeterliydi. Temaslı oyuna izin verdi. Sahada kayboldu, ne zaman ihtiyaç duyuldu, o zaman sahneye çıktı gereğini yaptı ve yine kayboldu. Modern hakemlikten örnekler verdi. Sınavı geçti. En kısa zamanda Elit kategoriye yükselir. Çok başarılıydı.

Rahat bir maçtı

Gaziantepspor cesur oyunla hem organize baskı yaparak hem de kazandığı toplarla Fenerbahçe kalesine çok çabuk giderek ilk yarım saatlik dilimde etkiliydi. Top Fenerbahçe'ye geçtiğinde ise adam adama bire bir eşleşme ile sert baskı yaptılar. Fenerbahçe bu bölümde topu önde tutmakta zorlandı. Oyuncular birbirlerine çok uzak kaldılar. Orta alanda konumlanma ve oyun kurmada sıkıntılar oldu. Son çeyrekte Fenerbahçe oyuna ağırlığını koydu. Greenwood, Kerim Çalhanoğlu'nun sert markajından kurtulmak için oyun içinde gezerek oynadı zaman zaman Kerem ile kanat değişikliği yaptı. Lukaku etkisizdi. Guendouzi öne çıkışlarında pozisyonlar buldu lakin son vuruşlarda başarılı olamadı. Abena savunmada çok iyi işler yaptı. İlk yarıda Fenerbahçe'nin hiç faul yapmaması da ilginçti!


İkinci yarı Fenerbahçe baskılıydı. Lakin üretemedi. Direkten dönen toplar sahanın iyilerinden Brown'un bindirmeleri maçın en çalışkan en iyi oyuncusu Greenwood'un çabaları ve İsmail hocanın hamleleri de sonucu değiştiremedi. Ligde şu ana kadar Fenerbahçe beklenen futbolu bir türlü oynayamıyor. İstenilen skorları bulamıyor aksine zorlanıyor. Mehmet Türkmen FIFA hakemi olmasına rağmen bir türlü yer alma, faul ve kart konusunda gelişim gösteremiyor! Ortada koşmak düdük öttürmek farklı oyunu okumak futbolu bilmek farklı. 25'de Arda'nın kaleciye ayak içi ile yumuşatarak pasını kaleci eline aldı ama hakem çözemedi. Meleke'ye 4'te gösterdiği sarı ise uydurma sarıydı. Maçta hakemi zora sokacak pozisyon olmaması şansıydı.