CANLI
SKOR
Mustafa Çulcu

Mustafa Çulcu

Tebrikler F.Bahçe

Fenerbahçe'de rakip savunma arkasına yapılan her koşu, atılan her topta gol pozisyonu geldi. Yine böyle bir pozisyonda Brann'ın 6 milyon euro ile piyasa değeri en yüksek oyuncusu Helland'ın arkasına atılan topta EnNesyri'yi kaçırınca faulle durdurmak zorunda kaldı. Bu pozisyon bariz gol şansı idi ve hakem tereddütsüz kırmızı kartını çıkardı ve doğru karardı. Bir eksik kalan Brann 4-4-1'e döndü. Fenerbahçe oyunu çok iyi domine etti, goller arka arkaya geldi. Talisca'nın gecesi oldu adeta, hattrick yaptı. Golleriyle soğuk Norveç'i ısıttı. Fenerbahçe'nin piyasa değeri Brann takımının nerdeyse 9.5 katı. Bu alınan farklı galibiyet büyütülmemeli. Fenerbahçe için olması gereken bir galibiyet. Kazasız geçilmesi harika. Şimdi hedef Aston Villa maçı. Tebrikler ve başarılar Fenerbahçe... Fransız hakem Willy Delajod 33 yaşında ve UEFA 1. Kategori hakemi. Maçı tam saatinde başlattı. Maçın hemen başında Mert ile Castro'yu sözlü ikazı ve 14'te Brown'a gösterdiği sarı kart ile otoritesini ortaya koydu. 19'da Helland'a bariz gol şansı olan En-Nesyri'yi düşürünce doğru kararla kırmızı kartını çıkardı. Pozisyona kulübeden sözlü itiraz, teknik direktör Frey Alexandersson'a da sarı kartını gösterdi. Hakemin önünde olmasına rağmen 55'te elini-kolunu İsmail'in yüzüne illegal kullanan Holm'e sadece faul verip sarı göstermemesi kabul edilemez! 80'de Oğuz'un şutunda Pallesen'in sağ kolu açık, topun önüne bariyer oluyor. Net penaltı ama veremedi. Pozisyon hakemin tarif ettiği gibi değil. VAR hakemi Eric Wattellier ve hakem Willy Delajod büyük hata yaptı. Fransız hakemler net penaltıya Fransız kaldılar...

Galatasaray'a yakışmadı

Galatasaray oyuna çok iyi başladı. Karşısında beklenenden daha yumuşak bir rakip buldu. Organize ataklarla rakip ceza alanına girdi pozisyonlar üretti. İlkay, Osimhen ve Barış ile çok önemli fırsatlar yakaladı. Final vuruşlarında başarılı olsalardı daha ilk yarı skoru yakalamıştı. Sağda Sane, solda Barış ilk yarıda çok istekli ve etkiliydi ama ikinci yarı ara ki bulasın! İlkay sakatlık dönüşü bir türlü istenen ve beklenen maç ritmini yakalayamadı. Monaco, Ligue 1 ve Şampiyonlar Ligi'nde inişli çıkışlı bir performansa sahip. Galatasaray hücumlarında ileride sadece Balogun'u bırakıp tüm oyuncular topun arkasına geçerek savunma yaptı. Galatasaray'ı üzerine çekip arkada derinlik yaratıp uzun toplarla toplarla hücuma kalabalık çıktılar. Önde 4 oyuncu ile baskı yaptılar. Akliouche takımın pas trafiğini yöneten oyun aklı ve jokeri. Zakaria'nın penaltı vuruşunu Uğurcan müthiş kurtardı. Monaco'nun kullanacağı korner öncesinde sakatlanan Uğurcan'ın değişikliği zamanlama ve teknik olarak ne kadar hatalı olduğunu, zaten oyuna girerken sinirli olan Günay'ın henüz motive olamadığını ve ilk topta golü yediğine tanık olduk. Bu değişiklik kornerden sonra yapılamaz mıydı? Golde Abdülkerim zıplamadı bile Balogun üzerinden vurdu.

İlk yarı ile ikinci yarı arasında siyahla beyaz kadar farklı bir Galatasaray seyrettik. Golden sonra oyun Monaco'nun kontrolündeydi. Osimhen en kötü maçını oynadı. Galatasaray'da yarım hazır durumda olan Yunus ve İcardi hamleleri de fayda etmedi. Seyirci baskısı yok ilk yarıda tamamen sana teslim olmuş böylesine yumuşak bir deplasmanda Monaco'ya mağlup olmak Galatasaray'a yakışmadı. Danny Makkelie, 42 yaşındaki Hollandalı elit hakem iyi bir kariyere sahip. Asıl mesleği polis. Önceki yıllarda ülke hakemlerimize Jaap Uilenberg ile birlikte gelip VAR eğitimleri vermiş futbol ve ülke kültürümüzü çok iyi bilen, bizleri iyi tanıyan biri. Maç iyi başladı. Kararları ve tutumu ile güven verdi. İlk yarıyı 8 faul ile tamamladı. 48. dakikada Sanchez hamlede geç kalınca Minamino'ya yaptığı faul net penaltıydı ama hakem sahada "devam" dedi. Doğru VAR müdahalesi geldi. OFR de izledi penaltı ve sarı kartı verdi. İkinci yarı faul sayısı arttı. Toplamda 28 faul, 3 sarı kartla başarılı bir hakem performansı seyrettik.

Tempoya ayak uyduramadı

Beşiktaş maça önde baskıyla ve coşkulu başladı. Ancak ilk atakta Gökhan'ın bireysel hatasından golü Gaziantep buldu.
Bayo, boş alan vermeye boş bırakmaya gelmeyen atletik bir oyuncu. Beşiktaş geriye düşmesine rağmen oyunu bırakmadı aksine tempoyu daha da yükseltti.
Bu kez Gaziantep kalecisinin hatasından Toure ile beraberlik geldi.
Beşiktaş hücum oyuncuları son vuruşlarda biraz daha becerili skor farklı olurdu. Her iki takımda pas hataları yaptı.
Final vuruşlarında kalite düşük kaldı.
Jota sakatlanıp çıkınca ikinci yarı Abraham ile Beşiktaş saha kurulumu değişti. Toure sola geldi. Bayo ile Gaziantep tekrar öne geçti ama Beşiktaş'ın arzusu hiç düşmedi.
Tribünlerdeki boşluklar her ne koşul olursa olsun takımını asla yalnız bırakamayan Beşiktaş seyircisine yakışmıyor. Çok keyifli heyecanlı çekişmeli bir maç seyrettik. Beşiktaş kazanmak için her şeyi yaptı olmadı.

Kadir Sağlam FIFA hakemi lakin büyük maçlarda ara ki bulasın! Bu sezon ilk büyük takım maçı Alanya- Beşiktaş (2-0) olmuş.
Sonra Anadolu takımlarının maçında gezmiş Süper Lig'de 8.maçı ve İstanbul arenasında ilk büyük takım maçı ve yine Beşiktaş! Psikolojik olarak kulüplere saç baş yolduran hakemlerin performanslarını dibe çeken VeTAS'ın iflas eden atamaları. Topu oyunda tutma isteği başlangıçta iyi gözüktü oyun kızışınca zorlandı. Gaziantep'in golünde teknolojiye inanmak zorundayız.
İlk yarı uzatma dakikalarında Abena'nın Jota'ya yaptığı faul açık bir penaltı ama hakem veremedi.
Klasik ülke hakemlik yapısı noter olarak VAR'ı işaret etti. Büyük hakem olmak istiyorsan bunu sahada kendin vereceksin. Atletik değil maşallah pehlivan gibi olmuş. Maçın temposuna ayak uyduramadı. 39 faul, 9 sarı kart, 2 sarı da kulübelere çıktı.

Tuhaf kartlar çıktı

Her iki takım orta alanda karşılıklı top kayıpları yaptı. İlk yarıda olduğu gibi oyuna hakim olan Trabzonspor, son haftaların golcüsü Muçi ile ikinci yarıya golle başladı.

Golden sonra roller değişti, Göztepe risk aldı, yoğun baskı yaptı. 67'de Trabzonspor savunması etten duvar oldu, inanılmaz bir golü önledi.
Trabzonspor kontratak futboluyla ikinci golü buldu. Bir eksik kaldı, Göztepe'nin golü geldi. Müthiş çekişmeli heyecanlı keyifli bir maç seyrettik. Trabzonspor son iki haftanın en karlı takımı olarak İzmir'den çok mutlu ve şen dönüyor. Bu başarıya şapka çıkarılır.
Atilla Karaoğlan şüphesiz ligin en deneyimli isimlerinden ama kafası karışık. Maçın başında Pina'ya arka arkaya yaptığı faullerin ikincisinde Miroshi'ye gösterdiği sarı kart derslikti. Sonra basit temaslara uydurma fauller çaldı, çıkarması gereken kartları çıkarmadı, sonra tuhaf kartlar çıkardı!

15 'te Serdar'a kontrolsüz faulünde Efkan'a sarı çıkmalıydı, çıkmadı! 22'de Olaigbe topla oynayan Cherni faulle umut vaat eden atağı kesen hani sarı?
İlginçtir; ilk yarıda Trabzonspor lehine 12 faul olurken Göztepe lehine ilk ve tek faul 45 de oldu!

55'te Göztepe penaltı bekledi, Zubkov'un kolu kapalı penaltı yok, devam kararı doğru. Onuachu'ya gösterdiği sarı karta katılmıyorum. Elkol illegal kullanıma girmez. Burada ikili mücadele esnasında rakip sarıp sarmalamış kurtulma çabası içinde yaşanan bir zorunlu temas. Bu sarı hatalı. 78'de Juan'a yaptığı faulle bariz gol şansını engellediği için Pina'nın ihracı ve frikik doğru. Pozisyonun incelenmesi ve sonuçlanması oyunun tekrar başlaması 6.30 dakika sürdü. Delikanlılık yaptı, Onana'ya sarı gösterdi karttan sonra alkışladı ama Atilla Karaoğlan'ın ikinci sarıdan kırmızıyı çıkarmaya ne ekibinin ne de kendisinin yüreği yetmedi.

Standardı yoktu

Fenerbahçe derbiden 6 farklı isimle Asensio sağda, Oğuz solda, Talisca 10 numarada ve forvette Duran ile başladı.
Talisca ile Duran oyun içinde mobiller gezerek oynuyorlar.
Semedo sakatlanınca kurulumda zorunlu değişim oldu. Fenerbahçe'nin oyun ritmi kayboldu. Fred ve Alvarez, Başakşehir'in orta alan yetenekli ayakları Shomurodov, Harit ve Fayzullayev'i kovalamaktan hücuma ve oyun kurulumuna yeterince katkı sağlayamıyorlar.
Sürekli topun ve rakibin peşinden koşuyorlar. Başakşehir daha ritimli ayağa pas yapıyor. Başta Kemen olmak üzere yetenekli hücumcuları Fenerbahçe savunmasını zaman zaman zorladılar.
Fenerbahçe bir türlü beklenen tempoyu yapamayınca Tedesco'dan tempolu oynayabilecek 3 oyuncu hamlesi ile duran toptan Skriniar'ın golü geldi. Oyunu hiç bırakmayan zaman zaman daha etkili olan Başakşehir beraberliği yakaladı.
Sıkıcı temposu düşük oyunun hakkı da beraberlikti.

Deniz Kayatepe genç, tecrübesi eksik bir hakem. Fenerbahçe'nin 4'te Duran ile penaltı beklediği pozisyonda ve 22'de Başakşehir'in penaltı beklediği pozisyonda devam kararları doğruydu.
Hakemlikte maçı başlatmak ve bitirmek sanattır.
İlk yarıyı bitirişine baktığımızda tecrübesizliği belli oldu.
Hakemin bazı faul yorumlarında ve kart uygulamalarında olması gereken standardı göremedik.
67'de En-Nesyri açık ofsayt gol iptali doğru. Başakşehir'in golü temiz.
Önceki geceki Mehmet Türkmen faciasından sonra, genlerinde hakemlik aşkı bulunduğunu bildiğim Deniz Kayatepe tecrübe kazandıkça bize daha iyi olacağı mesajı verdi.
Sakin yönetimi ilaç gibi geldi.

Türkmen’in tükenişi

Galatasaray derbideki ilk 11 ile sahadaydı. Zaten bu aralar başka seçeneği de yok. Galatasaray'da İlkay, Barış, Sane ve her zamanki gibi Osimhen çok istekli ve etkiliydi. İlkay bu akşam Torreira ile yan yana, Sara önde 10 numara gibi yer aldı ama yakın oynadılar. Galatasaray rakibini üstüne çekerek savunma arkasına attıkları uzun toplarla Barış, Sane ve Osimhen ile geçiş aradı.

Samsunspor ilerde top tutmakta zorlandı. Sol kanat beki Tomasson'un bölgesinnde geldiğinden bu yana en iyi maçını oynayan Sane orayı otobana çevirdi, iki gol de buradan geldi. Sanchez karşısında Musaba gibi bir güçlü atletik oyuncu olunca zorlandı. Ntcham'ın oyuna girmesiyle Samsunspor'da top kayıpları azaldı. Emre Kılınç'ın yükselen performansı ile ikinci yarıda golleri buldular. 60'tan sonra oyunda daha etkili oldu Samsunspor. Maskeli süvari Osimhen jeneriklik golüyle uzatmalarda Galatasaray'ı ipten aldı.

Mehmet Türkmen'in yer alma, oyunu okuma ve ikili eşleşme mücadelelerini çözme sorunu devam ediyor. Barış- Zeki eşleşmesinde Zeki'nin futbol dışı rakibi durdurmalarında mutlak sarı kart çıkmalıydı ama göstermedi. Sanchez'e faulünde Tomasson'a, yine Sanchez'e faulünde Musaba'ya çıkarması gereken sarılar çıkmadı. Faullerde hatalı yorumları ve daha önce yönettiği Fenerbahçe-Kocaeli maçında olduğu gibi cebindeki kartları düşürme savrukluğu devam etti. 66'da Kazımcan'ın ayağına Makoumbou basıyor, pozisyon Galatasaray lehine penaltıydı. Hakem devam dedi, VAR'ı dinledi ama VAR karışmaz. 90+7'de Samsunspor penaltı bekledi. Kazımcan'ın sağ kolu bedenden açık genişliyor, topun geçişine engel oluyor. Pozisyon penaltı. Hakem görüyor ama veremedi yine. VAR'a yaslandı. VAR'dan beklediği destek gelmedi. Mehmet Türkmen yerinde sayıyor. Yerli yabancı mentörlerle gelişimini hızlandırmalı.

Derbiyi idare etti

Her iki takımda kontrollü ve güvenli oyunu tercih etti.
Oyuncular da kendi alan güvenliğinden sorumlu risk almadan başladılar. Kanat bekleri orta alanı geçmediler bile. Fenerbahçe'nin sürekli geriye, kaleciye kadar uzanan pas tercihleri, liderliği isteyen takımın oyun tercihi olamaz.
Galatasaray, 27'de Sane ile ilk şutu attı, 28'de ikinci şutta Sara ile golü buldu. Galatasaray topa sahipken ve hücumdayken İlkay ile Osimhen etkili olamadılar.

Tedesco bu maça iyi hazırlanmamış, Fenerbahçe bu oyunla zorda olsa uzatmalarda beraberliği buldu. Korkunun derbiye faydası yok. Zevksiz temposuz kalitesiz bir derbi seyrettik.

Yasin Kol, son 6 derbide 4 kez sahada. Maça basit temaslara fauller çalarak oyunu keserek başladı.
Semedo'ya gecikmeli ve avantaj sonrası Lemina'ya gösterdiği sarılar doğru.
Sane'ye kontrolsüz hareketinden dolayı Brown'a sarı göstermeliydi, göstermedi.
Fenerbahçe'nin attığı gol öncesi Skriniar topu koluyla oynuyor, hakem görüyor ama işi ülke ikliminde klasik uygulama VAR'a bırakıyor. VAR müdahalesi doğru.

45+5'te Barış ile kaleci Ederson mücadelesi temiz, penaltı yok.
Galatasaray kulübesini sözlü ikazı disiplin açısından ne kadar doğruysa; devre arası kendisine itiraz eden Abdülkerim'e ve Fenerbahçeli idari menajere kart çıkarmaması o derece yanlıştı. 66'da hakem ne yaptı, ne karar verdi, anlayabilene aşk olsun!
Skriniar'ın Sara'ya hareketi net sarı (borderline )ama ne faul verdi ne sarı çıkardı.
Fenerbahçe ayaktayken oyunu niye durdurduğu belli değil. Sonra hakem atışı ile başlattı.
İtiraza gelen kaleci Ederson'a sarı doğru. Maçı VAR'da Ali Şansalan yönetiyor. Muhtemelen APP için hakeme "oyunu durdur" dedi. Rezil bir uygulama yaptılar.

Yasin Kol'un performansı futbol iklimimize uygundu.
Büyük derbiyi yönetemedi, idare etti.

Yazık oluyor

Beşiktaş önde baskı ile başladı.
Ama bu baskı büyük takım kalitesinde ve temposunda değildi. Jota Silva çok istekliydi, golle moral buldu. Orkun ve Cengiz bireysel yetenekleri ile öne çıkan oyuncular oldu. Gecenin en dikkat çeken organizasyonu Beşiktaş'ın korner başarısıydı. Jurasek ise akıllara zarar, yaptığı hataları amatör oyuncu yapmaz. Asla Beşiktaş'ın oyuncusu olamaz.
Karagümrük gücünü ve konumunu bilerek yerleşik ve kalabalık savunma ile oyunu geride karşıladı. Oyun ve oyuncu kalitesine baktığınızda ligin sonuncusu Karagümrük ile Beşiktaş arasında makas bu kadar dar olmamalı. Bu akşamki galibiyet kimseyi aldatmasın...

Karagümrük yerine başka bir takım olsaydı Beşiktaş'ı çok ciddi sıkıntılar bekliyor olurdu.
Halil Umut Meler'i geçen haftaki kötü performansından sonra bu maça verenler sanırım akıl tutulması yaşıyor veya futbolun paydaşları ile alay ediyor. Adam iki haftada VAR'a gidip gelirken yoruldu, neredeyse uber çağıracak!

Bu maçı da VAR'da Cihan Aydın kurtardı ama Halil Umut Meler'i gömdü. 54'te Enzo Roco net olarak elle oynuyor, pozisyon penaltı.
Beşiktaş'ın ofsayt gerekçesiyle iptal edilen golünde karar doğru. Verdiği, vermediği fauller, kartlar, oyuncularla iletişimi, baba hakemliğe soyunması, kaşlarını çatarak otoriter gözükme çabası hakemlik adına kalitesiz görüntüler.
Maalesef Halil Umut Meler maçlarda kontrol ve şuur kaybı yaşıyor. Bu ruh haliyle başarılı olması mümkün değil. Kendine olan güvenini yitirmiş.
Biz zaten Hail Umut Meler'e olan güvenimizi çoktan yitirmişiz. Oysa yetenekli bir hakemdi.
Yazık oluyor...

Hakemliği bilmiyor

Trabzonspor savunmasında Batagov-Okay ikilisinin uyumsuzluğu ciddi sıkıntı oluşturuyor. Orta alanda Oulai- Bouchouari ve Muçi'nin teknik kapasitesi yüksek ama ikili mücadele gücü yumuşak olunca Konyaspor bunu avantaja çevirdi, golü buldu.
Topun arkasına geçip 4-1-4-1 ile rakibi karşıladılar. İkili mücadelelerde top kazanımlarında üstündüler.
Ancak geriye fazla yaslanınca oyuna iyi başlayamayan Trabzonspor'a kalecinin hatası ile oluşan penaltı golü ile hayat öpücüğü verdi.
Onuachu tek kişilik dev kadro, mahallenin çocukları ile top oynayan abi gibi. Bunun üstüne bir de Muçi'nin jeneriklik golü gelince ikinci yarı seyirci de çoştu. Muhteşem bir Trabzonspor ve keyifli bir maç seyrettik.

Alper Akarsu geçen sezon Trabzonspor-Hatayspor (1-2) maçında saçma sapan bir yönetimden sonra ilk defa Trabzonspor maçında. Futbolu da hakemliği de bilmiyor.
Basit temaslarda oyunu devam ettirmek başka kabak gibi faulleri atlamak başka. 31'de Muleka'ya kontrolsüz giren Oulai net sarı ama hakem olay mahallinde döndü dolaştı, sufle de gelmeyince kart çıkaramadı ve durumu idare etti.
Ceza alanı ön çizgisinde Muçi'yi net kontrolsüz faul ile indirdiler oyunu devam ettirdi. Trabzonspor lehine penaltı hakemin sahada çözeceği çok kolay bir pozisyon.
Muçi topla oynayan kaleci yerde kayarak gelen topa temas edemeyen rakibi indiren olmuş.
Net penaltı ama veremiyor! Çünkü yürek, bilgi, beceri, yeti yok. Kolayı seçiyor VAR'dan gelsin diyor.
VAR pozisyonu kurtardı, hakemi bitirdi. 54'te Oulai'ye yaptığı ilk harekette Bardhi'ye zaten sarı olmalıydı vermedi devamı bir de topsuz temaslı tekme savurdu. Net kırmızı ama hakem kart yerine yeni yöntem geliştirdi el sıkıştırdı barıştırdı! VAR da uyudu...
Konyaspor'un 89'da attığı iptal edilen golde yardımcıya ve VAR'a güvenmek zorundayız. Skor rahatlayınca hakemin eksiklikleri kamufle oldu.

Duran’a yanlış kart

UEFA'nın, Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi'nde başarılı seri yakalamış ve ilk 8 hedefi olan ülkemizin 2 değerli takımının çok kritik salı ve perşembe maçlarına aynı ülke hakemlerini göndermesi kafaları karıştırdı! Hani UEFA'nın olmazsa olmazları saygınlık, güvenirlilik ve marka değeri nerede kaldı? Burgos'un topu oynatma isteği yüksek ancak zaman zaman oyunun içinde kalıyor. Acemi beden dili sergiliyor. Hatta telaşlı ve panik güven vermiyor. 23'te Semedo-Keita mücadelesinde Fenerbahçe penaltı bekledi devam kararı doğru .Sarısı olan Yiğit Efe 54'te Zachariassen'e faulünde ikinci sarıyı görebilirdi! Uzatmalarda Duran'a çıkan kırmızıya asla katılmıyorum çünkü kafa atmıyor, kafa kafaya didişme var, sarı yeterliydi. Oyun son dakikalar sertleşince kontrolde zorlanan Burgos'un stili, fauller ve kart uygulamalarının kalitesi çok düşüktü. Bu nedenle sakin giden oyun gerildi, 8 sarı, 1 kırmızı, 24 faulle oyunu zor tamamladı!enerbahçe oyuna iyi başlayamadı.İlk dakikalar saman alevi coşkusu vardı o kadar. Rakip alanda topu tutmayı ve orada baskı kurmayı beceremedi tempoyu yükseltemedi. Rakip kalabalık savunma yapınca dış şutlarla gol aradı. En-Nesyri iyi başladı topu sakladı fauller aldı ve stoperleri hırpaladı sonra silik kaldı oyundan alındı. Ferencvaros şüphesiz Macar futbolunun en istikrarlı takımı. Önde Varga ve Yusuf'u besleyerek etkili oluyorlar. Ferencvaros'un antrenmanda bile bu kadar serbest vurdurulmayacak kafa golüne ''Ne oluyor'' derken Talisca ile gelen erken cevap moralleri yükseltti. İspanyol hakem Ricardo De Burgos, UEFA 1. kategori hakemlerinden. 39 yaşında diş teknisyeni.