CANLI
SKOR
Metin Tekin

Metin Tekin

Yeni kadro şart

İzlanda yenilgisi sonrasında nasıl bir takım buldunuz?
Artık sonucu önemli olmayan maçların klasikleşen, farklı 11'i ile sahadaydık. Evet, topu ele alan, oyunu oynayan biz olduk ama Finlandiya özellikle 1-1'i yakaladıktan sonra maçı kazanacak iki tane net pozisyon buldu. Ardından Cenk ile yine öne geçtik ama sonuçta 2-2 ile Dünya Kupası elemeleri macerasını sonlandırdık. Ama buradan geleceğe dönük anlamlar çıkarmak, yorumlar yapmak çok da anlamlı olmayacaktır açıkçası. Bundan sonraki hedefimiz 2020'deki Avrupa Şampiyonası artık. Peki bundan sonra ne olacak? Lucescu ile tamam mı devam mı? Bütün bunların cevabını da önümüzdeki günlerde alacağız.
Lucescu'nun sahaya sürdüğü 11'i İzlanda maçı ile kıyasladığımızda, özellikle savunmada Ömer'i kullanması 'Niye daha önce değil de şimdi?' sorusunu akla getirdi. Diğer bir soru da önce aklına gelmeyen Oğuzhan'ın daha sonra kadroya girip bütün maçlarda yer almasıydı. Lucescu'nun bu tercihleri bazı çelişkileri de beraberinde getirdi. Ama dediğim gibi artık hedef 2020 Avrupa Şampiyonası ve bunun için belki yeni bir kadro gündeme gelecektir.
Ampute Milli Takımı'nın başarısından sonra A Milli Futbol Takımı'na ağır eleştiriler oldu. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Evet, A Milli Takım başarısız olmuştur, Dünya Şampiyonası finallerine gidememiştir. Ampute Milli Takımı da gerçekten önemli bir sonuca imza atmıştır ama bunları ilişkilendirmek, bunlara beraber bu yorumları getirmek çok gerçekçi bir yaklaşım değil. Sadece A Milli Futbol Takımı'nı eleştirmek için kullanılan argümanlardır. İki takımın yaptıkları, performansı çok farklı işlerdir ve profesyonel hayatta çok farklı şekilde değerlendirilmelidir. Ama en nihayetinde hedef koyduğumuz finallere gidememenin yanısıra grupta 4. olmuş bir takım konumundayız. Bu da 2002'den sonra Türk futbolunun gidemediği 4. Dünya Kupası anlamına geliyor. Artık daha gerçekçi daha organize hedefler koymamız gerektiğini anlamalıyız. Özellikle de İzlanda'nın bu gruptan birinci olarak çıkması, geleceğe dönüş orta ve uzun vadeli yatırımlar yapmamız gerektiğini görmemizi sağlamalı artık.

Bu takımın forveti Cenk’tir

Tabii ki önceki haftaya göre üç oyuncudan farklı oyuna başlamak, Beşiktaş gibi oyun ezberi olan bir takım olsanız bile, bundan takımın etkilenmediğini söylemek kolay değil. Bunda en önemli fark da orta sahada Oğuzhan, Talisca ile oynamak yerine Medel, Tolgay ikilisi ile oynamaktı. Kendi sahasında topa sahip olan, set oyunları fazla olan Beşiktaş'ın yerine orta sahayı daha hızlı geçen ve hücum etkinliklerini çabuk ataklarla sergileyen bir Beşiktaş gördük. En önemli fark buydu. Beşiktaş, mücadelenin ve hızlı geçişlerin fazla olduğu maçta oyuncu kalitesinde öne geçmesine ve ikinci yarıda skor üstünlüğü yakalamasına rağmen, Trabzon 2-2'yi yakaladı. Dün bir kere daha gördük, Beşiktaş'ın santrforu artık Cenk Tosun. Üç gün önceki Cenk Tosun ve dün Negredo'nun performansı bunu gösteriyor. Cenk'in sahaya girip, oyunda olmadığını söyleyebilirim ama Negredo'nun oynadığı 60 dakikada futbolu ile bu değişikliğin olması kaçınılmazdı. Bundan sonraki dönemlerde, Negredo oyun başlangıçlarında değil, oyunun bölümlerinde oynayacak bir isim gibi görünüyor. Dün neden Beşiktaş kazanmadı diye bakarsak: Bence en önemli nedeni yazının başında da dediğimiz gibi orta sahada sahip olamadığı toptu. Evet bazen topa çok fazla sahip olmanız gerekmez ama dünkü oyunda ve özellikle ikinci yarıda Trabzonspor'un üstün oyununda 2-2'ye kadar Beşiktaş'ın topa sahip olamayışı puan kaybının en önemli nedeniydi. Bireysel performanslardan da söz edersek Gökhan'ın oynaması ve Lens'in heyecanı önemliydi. Medel'in sağ bek sonrası orta sahadaki performansı da soru işareti oluşturdu. Bana göre dünün en iyisi kim derseniz cevabım Lens olur.

Seviye atladı

🔴 Porto'dan sonra Leipzig karşısında da net bir galibiyet... Beşiktaş için artık ikinci tur göründü diyebilir miyiz?
Şampiyonlar Ligi'nde bir Türk takımı için en iyi başlangıcı Beşiktaş yaptı. Üst üste iki maçını kazandı. Porto deplasmanında oynanan ilk maçın sonunda da oyuna ve skora bakarak Beşiktaş'ın gruptan çıkacağını söylemiştim. Dün alınan galibiyetle bu perçinlendi. Gruptan çıkma işini artık yüzde 50 halletti diyebiliriz.

🔴 Rakibin genç ve Avrupa tecrübesi olmaması dünkü oyunda etkili miydi? Yoksa Beşiktaş artık makine gibi işleyen bir takım mı?
Oyuna bakınca Leipzig'in dinanizmi ile Beşiktaş'ın deneyiminin karşılaşmasıydı 90 dakika. Oyunu böyle değerlendirebiliriz. Maçın başlangıç düdüğü ile çok iyi bir tempo yakalayan Beşiktaş vardı. Sonra 25. dakikada bunu dengeleyen bir Leipzig ve devre bitmeden 2-0'ı bulan bir Beşiktaş oyunu izledik. İkinci yarıda Leipzig'in genç kadrosu, oyunu ele aldı ama maçı bitirmek için Beşiktaş'ın deneyimi öne çıktı. Bu baskıyı yedikten sonra pasla topa sahip olmak en iyi çözümdü ama doğru savunmak Beşiktaş'ın aldığı sonuçtaki en önemli etkendi. Tabii ki Fabri'de... Beşiktaş için 'makine gibi işlemek' tabirini kullanmasak da güçlü bir takımdan bahsedebiliriz. Kendi sahanızda olsanız da bu oyunu oynamak kolay değil. Beşiktaş başka bir seviyeye doğru gidiyor.

🔴 Öne çıkan isimler kimler oldu?
Beşiktaş'ta artık herkes çok iyi... Beşiktaş, takım olarak övgüyü hak ediyor. Porto deplasmanından sonra kendi sahanızda bir Alman takımını yenmek ki Beşiktaş ilk kez tarihinde bir Alman takımını yendi. Tam burada şuna bir kez daha vurgu yapmak istiyorum ki kadro kalitesi ve oyunla başka bir seviyeye giden Beşiktaş izliyoruz. Çünkü en büyük sahne Şampiyonlar Ligi'dir ve Beşiktaş bu sahnede oynadığı iki maçta da kusursuzdu. İlk yarıda Oğuzhan, Babel ve Talisca organizasyonu ve buna katılan Quaresma etkisi öne çıktı. Savunma merkezinde Atiba... Bir tek bakıldığında Fenerbahçe maçındaki performansı da dahil Medel'in oyunculuğuna sözüm yok ama sağ bekliği biraz soru işareti doğuruyor.

Başka bahara

🔴 Ali Palabıyık çok konuşuldu maç öncesi... Nasıl bir yönetim gösterdi?
Maç sonrası daha da çok konuşulacak bir yönetim gösterdi. Özellikle ikinci yarıda verdiği kararlarla ve pozisyon yorumlayışı çok yetersizdi. Beşiktaş'ın verilmeyen penaltısı, kırmızı kartlar.. Kısaca dün akşamın kötüsü maalesef Ali Palabıyık idi... Ben penaltı ve kırmızı kartlar açısından bunu söylemiyorum diğer verdiği faul kararlarının inanın çoğu yanlış yorumlardı.
🔴 Beşiktaş'ın 11 ve 10 kişilik performansları nasıldı?
İlk yarıya baktığımız zaman; birbirine sürprizi olmayan, topa sahip olunca set oyunu oynayan ve yerleşik orta saha ile rakibini kendi sahasında karşılayan penaltıya kadar pozisyonsuz bir oyundu. Evet, Beşiktaşlılar ben iyi takımım diyordu kendi kendine belki ama bunu açıkçası ilk yarıda göstermiyordu sahada. Ve oyunun esas belirleyicisi, maç anı değişkenleri dediğimiz kırmızı kartlar oldu.
İkinci yarı 10'a 10 giderken oyunu Beşiktaş ele aldı, pozisyonlar buldu hatta gol de buldu! Ama olmayan ofsayta takıldı. Beşiktaş ancak takımlar 9 kişi kalınca gole ulaştı ama bu puan almaya yetmedi.
🔴 Quaresma için ne dersiniz?
Gerçekten oyun sorumluluğu olmayan oyuncularla bu oyunu oynamak teknik adamlar için de çok zor bir iş. Quaresma'nın dünkü kırmızı kartı bunun tipik bir örneği. Oyun sizin değil Beşiktaş'ın oyunu. O yüzden yapamadıklarınızla, başaramadıklarınızla kendi hırslarınızı kontrol edememek profesyonel futbolla, futbolculukla kesinlikle bağdaşmaz. Bazen kırmızı kart görmek zorunda bile kalabilirsiniz ama tabii ki böyle değil. Ama şu bir gerçek ki Beşiktaş'ın şu anki oyunu ve takım gücünün tarihsel süreci değiştireceğine inanıyordum dün geceki maçta ama bunu değiştirmek başka bir bahara kaldı.
🔴 Sahada kimleri beğendiniz?
Öne çıkan oyuncu kesinlikle yoktu ama sadece ikinci yarı ayakta kalan Babel vardı. Zaman zaman, yine ikinci yarı için söylüyorum Oğuzhan'ın öne çıkışı puana yetmedi. Fenerbahçe'de ise klasik başrol, çıkana kadar yine Valbuena'nın idi.

Bir twit attı Orman kovdu

QUARESMA'NIN golünün ardından Beşiktaş'ın resmi Twitter hesabı üzerinden, "Quaresma Konyasporluların içinden geçip golünü attı" ifadeleri kullanıldı. Atılan bu mesaj, kısa bir süre sonra silindi ancak sosyal medyada büyük tepki çekti. Konuyu maç sonrası öğrenen Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, hesabı yöneten çalışanın görevine son verdi. Konyaspor Kulübü'nün resmi hesabı da bu mesajın altına, "Tebrikler Efendi Beşiktaş" notunu düştü.

*********************

Kazasız, kayıpsız döndü

🔴 Porto dönüşü oyun ve skor olarak Beşiktaş'ı nasıl değerlendirirsiniz?
Tabii ki Porto dönüşü olarak düşünmek Beşiktaş'ı çok doğru olur. Fenerbahçe ve Galatasaray gibi haftada bir oynayan olağan rakipleriyle kıyasladığınız zaman bir Avrupa ayağı olan takımdan bahsediyoruz.
O yüzden bu tip dönüşlerde mühim olan genel oyun performansından çok maçın belli bölümleri ve sonucudur ki bunu başarmış bir Beşiktaş vardı dün gece. Çok mu şahane oynadı, hayır... İşi gördü mü, evet..
Zaten bu tip dönemlerde olması gereken de bu Beşiktaş için.
İki, üç oyuncu değişikliği ile istediği performansı yakalayan bir Beşiktaş gördük dün akşam. Önemli olan da burada Avrupa ve lig devamlılığını sağlamasıydı Beşiktaş'ın.
🔴 Bireysel olarak takımda kimler öne çıktı?
Bireysel olarak ben Tolgay'ı çok beğendim açıkçası orta sahada. Atiba yine işini gören oyuncuydu. Ama olağanın dışında oyuna farkılılık katan Quaresma oldu.
Özellikle attığı golle... Genelde çalımlarının sonunda bir orta veya asist beklerdik ondan. Bu sefer gol vuruşu oldu yaptığı. Esasında oyun repartuarını genişletse, adam eksiltmeyi kenarda değil merkezde yapabilse bu golleri çok daha fazla bulabilir ama bu yaşına kadar bunu yapabilmiş değil. Ancak dün akşamki golü gerçekten harika bir bitirişti.
Günün yıldızı da gol ve diğer unsurları ile Quaresma oldu...
🔴 Beş maçta 13 puanlık performans ve derbi öncesi Beşiktaş'ı nasıl buldunuz?
Geçen sezonla da kıyaslamak lazım. O zaman da ilk yarıda bir takım gel-gitlerden, istenen oyunun oturmadığından bahsetmiştim.
Bu sezon da yavaş yavaş belli bir seviyeye çıkan bir takım görüyoruz. 13 puan tamam mıdır, tamamdır. 5 hafta sonunda 8 puan toplamış bir rakibe gidiyor Beşiktaş.
Avantaj mıdır, evet avantajdır... Bana göre; derbide zorluğu yaşayacak taraf, sahaya 5 puan geride çıkacak olan Fenerbahçe olacak. Onların da gelişen bir oyunu var ama Türkiye'de içerde-dışarda Beşiktaş ile oynamak ve yenmek kolay değil... Ki bu derbinin sonucu Beşiktaş'tan çok Fenerbahçe'yi ilgilendiriyor.

"İki, üç oyuncu değişikliği ile istediği performansı yakalayan bir Beşiktaş gördük. Avrupa ve lig devamlılığı önemli..."

Oyun kalitesi skordan değerli

🔴 Beşiktaş, düne kadar hiç gol yememiş Porto'ya 28 dakikada 2 gol attı ve çok güçlü bir oyun yapısıyla rakibini çökertti. Kartal, bunu nasıl başardı?
Ben maçtan önce de söylemiştim... Beşiktaş, artık bu seviyedeki maçları çok rahat oynayacak deneyim ve kalitede bir takım. Bunu dün akşam bir kez daha gördük. Özellikle ilk yarıda deplasmanda daha fazla topa sahip oluşu, etkili ve kaliteli atakları ve iki golü buluşu, Beşiktaş'ın oyun gücünü anlatan göstergelerdi. Belki, Medel oyuna girene kadar yani 45'ten 65'e kadarki bölümde Porto'nun atak devamlılığına izin verdi ama o dakikadan sonra tekrar oyunu kontrol edip skoru 3-1'e getiren bir Beşiktaş performansı vardı. Şampiyonlar Ligi'nde deplasmanda 3 puan almak hiç kolay iş değil. Ancak Beşiktaş, dün akşam bunu başaran bir takım gücü ortaya koydu.
Bireysel performanslara baktığımızda Cenk ve Talisca'nın performansları çok önemliydi. Savunma anlamında ise Atiba ve Pepe müthiş bir oyun sergiledi. Dediğim gibi maç boyunca 20-25 dakikalık bölüm hariç hep Beşiktaş'ın istediği gibi oynandı oyun. Bu oyun kalitesi, skordan da değerli bir Şampiyonlar Ligi performansı. Bir tek Şenol Güneş'in dokunuşlarında anlayamadığım, Quaresma çıkarken neden Lens değil de Negredo oyuna girdi? Ancak siyah-beyazlılarda vasatın altında hiç oyuncu yoktu.

🔴 Devler Ligi'ne Porto galibiyetiyle başlayan Beşiktaş'ın grupta bundan sonraki serüvenini nasıl görüyorsunuz?
Dünkü sonuçlara baktığımızda grubun avantajlı takımı Beşiktaş diyebiliriz.. Belki çok erken ama ben Beşiktaş'ın bu deneyimli oyunuyla kesinlikle gruptan çıkacağını düşünüyorum. Dün akşam bunun bir çok güçlü ipuçlarını gördük. Beşiktaş'ın dün kazanırken, sürpriz bir sonuçla değil çok doğru ve kaliteli bir oyunla kazanması ümitlerimizi artıran önemli bir etkendi.

Yemiyorlarsa atmasınlar da!

- Karşıda zor gol yiyen, istim üstünde bir rakip olacak. Beşiktaş bu profildeki bir takıma karşı nasıl oynamalı?
Beraberlik bence iyi bir sonuç olur. Gol yememesinde sorun yok, yeter ki gol atmasın! Espri bir yana, Şampiyonlar Ligi'nde beraberlikle başlamak önemli sonuçtur. Özetle şunu söylemek istiyorum: Bayern Münih, Real Madrid, Chelsea gibi elit takımları ayırırsak her takımla oynayabilecek kalitede ve deneyimde bir ekip Beşiktaş... O yüzden Porto galip gelinebilir bir deplasman bile olabilir. Bu Beşiktaş'ın oyun gücü ve kalitesini gösterir.

- Beşiktaş'ın henüz tam formunu bulamadığı yönünde yorumlar var. Siz Porto önünde Beşiktaş'ın şansını nasıl görüyorsunuz?
Çok formda bir Beşiktaş'tan bahsedemeyiz tabii ki ama daha ligin başı... Ligin biraz daha demlenmesi gerekiyor. Tam ideal bir dönemde oynanmıyor Porto'yla ama yavaş yavaş gelişen bir oyun yapısı var. Artık deneyimli bir takım. Bu oyunları 2 senedir oynayan bir takım. O yüzden Beşiktaş için sorun olacağını düşünmüyorum. Şampiyonlar Ligi platformu çok daha farklı bir oyunu da beraberinde getirir. Özellikle Kiev maçını dışarıda bırakırsak deplasman mantığındaki maçları doğru oynadığını düşünüyorum. Ligde hazır değil diyebilirsiniz ama bu Devler Ligi'nde geçerli olacak anlamına gelmiyor. Çok umutluyum.

- Bireysel olarak öne çıkabileceğini düşündüğünüz oyuncular var mı?
Bireysel olarak bakarsak sağ bek hakikaten sorun olabilir. Birliktelik ve devamlılığın önemli olduğu bir bölge savunma... Sağ bekte Necip'e 'tamam' diyemedim açıkçası. Adriano yetişir mi, merak ediyorum. Gökhan Gönül düzelene kadar özellikle de Şampiyonlar Ligi seviyesinde Beşiktaş'ın en büyük problemi gibi gözüküyor. Önde kimler kullanılacak dersek son maça rotasyon gözüyle bakmak lazım. Porto maçına Cenk ve Quaresma ile başlayacağını düşünüyorum. Lens ve Negredo yedekte olur.

En hazırı Babel Lens soru işareti

Dün akşamki oyun başlangıcında Şenol hoca, Beşiktaş taraftarının performansını çok merak ettiği Lens ve Negredo ile başladı. Sağ bekte de Necip tercihi ile başlamıştı. Ama ilk 20 dakikalık bölümde topu Talisca ile orta sahanın arkasında buluşturup iki üç tane net gol pozisyonu buldu ve bu bölümde bir gol atıp, oyunun tüm resmini değiştirebilirdi. Fakat sonuç değişmeyince bundan sonra oyun Karabükspor'un istediği gibi mücadele karakterli bir maça dönüştü. Kırmızı kart ile Tosic atılana kadar hep savunma orjinli oynayan, kazandığı toplarla hızlı çıkmaya çalışan ama bunlarda da pek başarılı olamayan Karabükspor, ilk defa rakibi 10 kişi kalınca 'oyunu ben oynarım' iştahına geldi ve son bölümde bunu izledik. Beşiktaş oyunun ilk bölümlerinde kontrol kendindeyken golü bulamadı daha sonra Oğuzhan'ın mükemmel asisti ile oyunu 1-0'a getirdi. Oyuncu değişikliklerine gelince, oyunun gidişatı, hocanın tercihlerini değiştirdi. Cenk'i iki kez almaya çalıştı ama alamadı. Cenk sonradan da oyuna giremedi. Beşiktaş, son bölümlerde pozisyon verdi ama Fabri'nin performansı skoru korudu. Oyuncu performanslarına bakarsak Babel'in en hazır oyuncu olduğunu gördüm. Lens'in geniş alanlar bulamayınca neler yapacağı bence büyük soru işareti. Fizik olarak hazır olmayan Negredo'nun santrfor kültürü ve oyun aklını ben beğendim, belki çok iyi bir performans değildi ama yapabileceklerini hissettirdi. Ama maçın en iyi performansı şüphesiz Karabükspor'da stoper Dany ve Beşiktaş'ta da savunma anlamında Pepe'ydi. Pepe'nin bu oynama iştahı Beşiktaş için çok önemli. Özellikle Şampiyonlar Ligi'nde... Beşiktaş kolay başlayıp, zor gözüken maçı kazanmayı başarmış oldu ve değerli bir 3 puan aldı.

1-0 mantığı bize yaradı

🔴 Ukrayna maçında çok eleştirilen kadroda değişikliklere gidildiğini gördük. Değişen oyunda bunun etkisi mi vardı?
Evet, Ukrayna maçına göre 11'de farklı isimler vardı. Kaan, Nuri, Oğuzhan gibi... Cesaretli diyebileceğimiz oyuncu seçimleri bunlar... Oyunun genelini değerlendirirsek ise iki takımın da birbirine sürprizi yoktu diyebiliriz. Beklendiği gibi oynadılar, ta ki gole kadar... Çok dengede bir oyun gördük. Aslında özetle tipik bir 1-0 maçıydı. 1-0 mantığındaki bu kritik karşılaşmayı alan taraf biz olduk. Tamamen bir denge oyunuydu. Ukrayna maçından daha mı iyiydik? Tabii ki çok daha iyiydik. Yalnızca skor değil, oyun olarak da bir önceki maçın çok önündeydik diyebiliriz.

🔴 Bireysel performansları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Vasatın altına düşen bir oyuncu görmedim. Belki Arda Turan'dan çok yeterli ya da etkili bir performans görmedik. Emre Mor'un daha önce girmesi daha iyi olabilirdi. Ben Lucescu'nun geç kaldığını düşünüyordum. Kaan Ayhan çok doğru bir pozisyon oyunu oynadı. Ne zaman öne çıkması gerekiyor, ne zaman geride kalması gerekiyor, bunu iyi biliyor. Yaratıcı olmayabilir ama isteneni yapan bir sağ bek performansı vardı. Çabukluğu değil ama doğru pozisyon oynamayı Şener yerine onda gördük. Hakan, Nuri ve Oğuzhan'ın aynı anda kullanılması tercihi, dengeli savunmamız ve Cenk-Burak ikilisini aynı anda kullanmak olumlu sonuç verdi.

🔴 Bu galibiyet hem Hırvatistan'ı 2 puan mesafede tuttu, hem de Ukrayna'yı averajda yakaladık. Sizce şansımız nedir?
Her türlü sonucun alınabileceği bir grupta çok değerli olduğu kesin. Şansımızı diğer maçlara taşıdık. Artık kaderimiz İzlanda ve Finlandiya maçlarına kaldı. Olur mu? Neden olmasın, tabii ki olabilir, çıkabiliriz.

2-1’le yetinmek!

Beşiktaş'ta Şenol Güneş'in oyuncu devamlılığı sürüyor... Bunu normal karşılayabilirsiniz. Lens gibi Medel gibi Negredo gibi oyuncular kenarda ve geçen senenin kadrosuna Pepe takviyesi var. Esasında Beşiktaş, oyun başlangıcı olarak iyiydi. Golü erken buldu. Skor eşitlense de yeniden öne geçmeyi bildi ama sonuç tehditkardı... Skor bir farkta kaldığı sürece rakibi hep oyunun içinde tutarsınız. Kasımpaşa maçında da aynen böyle oldu. İkinci yarı topa sahip olan Beşiktaş vardı ama rakip de bastırıyordu. Bu sorun yaratmıyor gibi göründü ancak sahanın en çok isteyen ve isyan eden oyuncusu Trezeguet ile Kasımpaşa 2-2'lik skoru yakaladı. Oyunu değiştirme mantığında olan Güneş, Lens ve Medel'le oyunu değil pozisyonu değiştirebildi. Oğuzhan'ın oyun liderliğinin olduğu bir maçtı o ana kadar karşılaşma. 2-2'den sonraki isyanı fazla değildi Beşiktaş'ın. Belki ligin başı oluşu, bu refleksi yaratmadı. Negredo'yu son bölümde Cenk'le kullanmayı denedi ama istediği sonucu alamadı.
Bireysel performanslara baktığımızda uzak vuruşlardan gelen iki gol dışında savunmanın zaafiyet göstermediğini ve orta sahanın da görevini yaptığını söyleyebiliriz. Ön bölge oyuncuları çok da efektif değildi. Beşiktaş 2-1'lik skorun yeteceğini düşündü ama tek farklı sonuç her zaman oyun ne olursa olsun tehlikelidir.
Oyun olarak Beşiktaş'ı çok da eleştirmeye gerek yok. Bir Negrodo, bir Medel'i belki zaman zaman daha geniş zamanlarda kullanılacak Lens'i takımda görmek farklılıklar yaratabilir. Bunu zorluk derecesi yüksek maçlarda belki de Şampiyonlar Ligi'nde daha net göreceğiz.
Oğuzhan'ı da Tolgay'ı da beğendiğimi söylemeliyim. Babel'in de etkili oyunu, Beşiktaş'ın öne çıkanlarıydı. Tabii ki iki uzak vuruşta kaleci Fabri'nin yeterli reaksiyonu gösteremediğini gördük. Futbolda çok mantıklı bir yorum olmasa da hakikaten Kasımpaşa'nın Beşiktaş'a ters geldiğini bu sezon başlangıcında bir kez daha gördük.