CANLI
SKOR
Levent Tüzemen

Levent Tüzemen

Akıllı oynadı

Sergen Yalçın, Beşiktaş'ı resmen yeniden düzenliyor. Futbolda "Kadro istikrarı" çok önemlidir. Sergen Hoca oyuncuların birlikte oynama alışkanlığını kazanması için kadro istikrarına önem veriyor. Beşiktaş'ın savunma hattı hariç hücum oyuncuları ile orta alan oyuncuları belirlenmiş. Beşiktaş ilk uyumu Bilal, Abraham, Silva ve Cerny'den oluşan hücum hattıyla yakalamış. Bu dörtlü hem hücuma hızlı çıkıyorlar hem de pas uyumu konusunda birbirleriyle ortak hareket ediyorlar. Beşiktaş'ın temposunda inişler ve çıkışlar var. Bu yüzden Sergen Hoca oyuncularına, "Topu rakibe verin. Biz kazandığımız toplarla hücuma çabuk çıkalım ve golü atalım" demiş. Beşiktaş bu anlayışı özellikle ilk yarıda başarıyla uyguladı. Sergen Hoca'nın dokunuşu sayesinde kendine gelen Rafa Silva kendi becerisiyle yarattığı pozisyonu golle bitirdi. Kocaelispor kalecisi Jovanovic'in hatasıyla oluşan atağı da Cerny gol yaptı.
Kocaeli takımı topa hakim olmasına rağmen pozisyon üretmekte zorlandı. İlk isabetli vuruşta Tayfur Bingöl golü attı. Beşiktaş'ın fizik gücü konusunda eksikliği var. Bu yüzden sürekli rakibi karşılayıp hızlı ataklarla Kocaeli kalesini tehdit ettiler. İkinci yarı Beşiktaş kendi kalesine fazla yaslanınca Kocaeli pozisyonlar üretti. Ama Beşiktaş savunması hata yapmadı. Beşiktaş akıllı oynadı, golleri bulduktan sonra coşkusunu kaybetmedi, enerjisini gücüne göre kullandı ve kaliteli ayakları sayesinde galibiyet serisi yakaladı.

Saygı duyacaklar

Singo'nun bireysel becerileriyle hazırladığı, büyük golcü Mauro Emanuel İcardi'nin topukla yaptığı vuruş, bu sezon 'En güzel goller vitrini'nde yer alacaktır.
Mauro İcardi'ye 'kilolu' diyenler, herhalde attığı golü görünce saygı duyacaktır.
İcardi, sakatlıktan dönmesine rağmen hala tek vuruş ustalığını korumayı sürdürüyor.
Singo ile Sallai'nin önlü arkalı oynaması akıllıcaydı.
Singo hücuma çıkarken onun boşluğunu sağ bek oynama pratikliği sayesinde Sallai hep doldurdu.

Ancak Galatasaray, bu birlikteliği Eren Elmalı, Barış Alper Yılmaz ikilisinde gerçekleştiremedi ve Alanyaspor sürekli Eren'in bölgesinden hücum girişimlerinde bulundu.
G.Saray, orta sahayı tamamen eline geçiremediği için Akdeniz ekibinden çok ciddi baskılar yedi.
Kaleci Uğurcan Çakır, kritik kurtarışlara imza attı ama en önemlisi, Ogundu'nun vuruşunda golü ayağıyla önlemesiydi.
Bayern Münih'teki Leroy Sane'yi ne zaman izleyeceğiz merak ediyorum.
Alman yıldız, sahada çok koşuyor görünüyor ama sorumluluk almıyor, ikili mücadelelere girmiyor, buluştuğu topları da hücuma hızla taşımak yerine en yakınındaki arkadaşına vermeyi tercih ediyor, hücumda bu yüzden etkisiz kalıyor.

Leroy Sane'nin performansına baktığımızda o bölgede oynamayı öncelikle Yunus Akgün hak ediyor.
Sara çok etkisizdi, ciddi pas hataları yaptı.
Galatasaraylı oyuncular, rakibe çok pozisyon verdiği ve iyi oynamadığı maçta yine kazanmasını bilip 7'de 7 yaptılar ve Okan Buruk'a da yeni bir rekor hediye etti.

Sane, Torreira’yı örnek alsın

Torreira'yı ayakta alkışlıyorum.
Uruguaylı yıldız, Konyaspor maçında G.Saray'ı adeta tek başına taşıdı. İkili mücadeleleri kazandığı gibi sürekli hücuma çıkıp destek verdi, mükemmel futbolunu jenerik olacak bir golle süsledi. G.Saray, Torreira'ya sahip olduğu için çok şanslı. Böylesine bir profesyonel kolay kolay sahalara gelmiyor. Leroy Sane bir dünya yıldızı ama Torreira'ya bakıp biraz daha kendini oyuna vermeli ve G.Saray'a destek olmalı.
Çünkü Sane, transfer edilirken G.Saray'a ciddi bir hücum gücü kazandırılacağı düşünülmüştü, uçup kaçan Sane'yi henüz göremedik. Okan hoca, Alman yıldızla görüşüp sorununun ne olduğunu öğrenmeli ve çözmeli.

G,Saray 6'da 6 yaparak kazanma alışkanlığını Süper Lig'de sürdürüyor. Gecenin yıldızlarından bir tanesi de Yunus oldu. Büyük yetenek Barış'ın hazırladığı ilk golde golü atmadan evvel çok soğuk kanlı davranıp rakibine çalımı attı, İcardi'nin golünde ise kaptanına verdiği topuk pası akıl doluydu.
G.Saraylı oyuncular, bir dünya yıldızı olan İlkay'ı daha çok anlamaya çalışsınlar. İlkay, gelişigüzel pas atmayan, aklını ayaklarıyla birleştirip oynayan bir oyuncu. İcardi'nin golü öncesi geriden attığı tek topun şiddeti mükemmeldi.

Barış'ın dönüşü, G.Saray'a hem mücadele gücü getirdi hem de enerjisini yükseltti. Okan hocanın Singo'yu sağ beke çekip Davinson Sanchez, Abdülkerim ikilisine geçmesi, akıllı bir hamleydi. Singo, hızlı, çabuk ve kuvvetli bir oyuncu.
Savunmada Abdülkerim ile mükemmel anlaştılar.

Hüsran gecesi

Şampiyonlar Ligi seviyesinde en fazla sahne alan Galatasaraylı oyuncular, takım olarak bu kadar kolay ve ucuz goller yememeli. İlk yarım saatte Frankfurt'a top göstermeyen, Yunus'la erken golü bulan İlkay'ın akıl dolu frikiğine kötü bir vuruş yapan Barış'a rağmen Galatasaray taraftarlarına güven verdi. Futbolda başarı ayrıntılarda gizlidir. Yunus'un gereksiz pas fantezisi pahalıya patladı, Frankfurt golü buldu, tribünleriyle birlikte bir anda morallendi. Yine Devler seviyesinde bir İtalyan hakem Guida böyle hata yapmamalı.

Torreira'nın rakipten temiz çaldığı topa rağmen İtalyan, faul düdüğü çaldı ve Barış'ın attığı kafa golünü resmen engelledi. Oysa bekle, golü ver, eğer bir hata varsa VAR'dan döner. Galatasaray'ın devreye berabere gireceğini düşünürken, öyle kötü iki gol yediler ki tribünlere adeta saç baş yoldurdular. Can'a bu kadar rahat vuruşu amatör maçta yaptırmazlar. Hayaller üç puandı sonuç hüsran oldu. Yenilen iki golde Sanchez'in pozisyon hataları vardı. Uyarıyorum; Galatasaray'ı rakip kaleye hızlı taşıyacak dediğimiz Sane böyle oynayacaksa sorun yaratır.

Dünya şampiyonu olmuş, Devler Kupası'nı kaldırmış, sayısız şampiyonluklara imza atmış İlkay, Galatasaray'ın saha içi öğretmeni olmalı, bütün takımı pozisyon bilgisi konusunda sürekli uyarmalı. Geçmişte bunu Mertens başarıyla yapıyordu. Yani Galatasaray'ın İlkay'ın liderliğine ihtiyacı var.

Alev alev

Barış Alper iyi ki döndü. Gelişiyle birlikte Galatasaray ruhunu da canlandırdı. Çünkü Barış oyuna girinceye kadar Cimbom, halı saha takımı görüntüsündeydi, uyumu yoktu, ritmi hiç yoktu. Pozisyon üretmekte zorlandılar. Sara ile İlkay'ın birlikte oynaması, G.Saray'ın doğru oyun kurmasına izin vermedi. Ayrıca Yunus-Sane ikilisi top ayaklarına gelince sahne almaya çalıştılar ama etkili olamadılar.

Eyüpspor'un oyun zihniyetinin 'savunmaya otobüs çekmek' anlayışında olması, G.Saray'ın pozisyon üretmesini de engelledi. Barış'tan önceki oyuna baktığımız zaman Eren, Torreira, Sallai ve Sanchez istekli, coşkulu ve çalışkandı. Bir atasözü şöyle der; sıcağa kar dayanmaz… Barış Alper, oyuna alev alev girdi, Eyüp savunmasını bir anda dağıttı, Galatasaray'a hücum zenginliği kazandırdığı gibi arkadaşlarını adeta bir uykudan uyandırdı, kazanma duygusu yüksek bir oyunun içine itti.

Okan Buruk ve Başkan Dursun Özbek'in Barış krizini tereyağından kıl çeker gibi halletmelerini kutluyorum. Çünkü Barış'sız bir Galatasaray'ı Şampiyonlar Ligi'nde düşünmek istemiyordum. Barış da küskün olmadığını hem tribünlere selam vererek gösterdi hem de oynadığı oyunla G.Saray'ın kazanmasına ciddi katkı sağladı.

Bir topu direkten dönen Barış Alper, 3 isabetli şut attı, 7'de 7 isabetli pas kullandı, ikili mücadelelerin 8'de 7'sini kazandı. Özellikle Yunus'a attırdığı gol kalite kokuyordu. Ayrıca Okan hocanın ilk 11'de Uğurcan'a yer vermesi çok akılcı bir hamleydi. İspanya karşısında 6 gol yemiş Uğurcan'ı kaleye koymamak, 'Ben sana güvenemem' anlamına gelir ve oyuncuyu psikolojik olarak etkilerdi.

Aslan ruhunu Barış Alper’le buldu

Barış Alper iyi ki döndü. Gelişiyle Galatasaray ruhunu da canlandırdı. Barış oyuna girinceye kadar G.Saray, halı saha takımı görüntüsündeydi. Pozisyon üretmekte zorlandılar. Sara ile İlkay'ın birlikte oynaması, G.Saray'ın doğru oyun kurmasına izin vermedi. Ayrıca Yunus-Sane ikilisi top ayaklarına gelince sahne almaya çalıştılar ama hiç etkili olamadılar. Eyüpspor'un oyun zihniyetinin 'savunmaya otobüs çekmek' anlayışında olması, G.Saray'ın pozisyon üretmesini de engelledi. Barış'tan önceki oyuna baktığımız zaman Eren, Torreira, Sallai ve Sanchez istekli, coşkulu ve çalışkandı. Bir atasözü şöyle der, sıcağa kar dayanmaz... Barış Alper, oyuna alev alev girdi ve G.Saray'a hücum zenginliği kazandırdığı gibi arkadaşlarını uykudan uyandırdı
Okan Buruk ve Başkan Dursun Özbek'in Barış krizini tereyağından kıl çeker gibi halletmelerini kutluyorum. Çünkü Barış'sız bir G.Saray'ı Şampiyonlar Ligi'nde düşünmek istemiyordum. Barış da küskün olmadığını hem tribünlere selam vererek gösterdi hem de oynadığı oyunla G.Saray'ın maçı kazanmasına ciddi katkı sağladı. Özellikle Yunus'a attırdığı gol kalite kokuyordu. Yunus keşke Barış'ın kendisine attığı pası, ikinci yarının başında Sane'ye de atsaydı. Ayrıca Okan hocanın ilk 11'de Uğurcan'a yer vermesi akılcı bir hamleydi. İspanya'dan 6 gol yemiş Uğurcan'ı kaleye koymamak, 'Ben sana güvenemem' anlamına gelir ve oyuncuyu etkilerdi.

Barış aranıyor

Galatasaray, Osimhen'e göre oynamıyor. Atletik, hızlı, fizikli, güçlü ve deparlı bir santrforunuz varsa onu kanatlardan yapacağınız ortalarla ya da araya atacağınız final paslarıyla beslemeniz gerekir. Okan hocanın Rize önündeki kadrosuna baktığımız zaman 5 oyuncunun sol, 5 oyuncunun da sağ ayaklı olduğunu gözlemledim. Birçok kulüpte bu tür dengeleri göremezsiniz.

Ancak kanatlarda görev yapan Yunus ve Sane'nin sol ayaklı olmalarının yanı sıra kısa paslarla oynamaya çalışıp orta yapmayıp düşünmemeleri Osimhen'i maç boyu olumsuz etkiledi. Geçen sezon Sallai ve Barış'tan Osimhen fazlasıyla destek almıştı. Osimhen, beklediği ortayı Abdülkerim'den aldı ve golünü attı. G.Saray, Barış'ı arıyor. Çünkü Barış'ın en büyük özelliği savaşçı olması, rakiple mücadele etmesi ve kazanma duygusunu ön plana çıkarmasıydı. Yönetim, Barış sorununu çözebilirse Okan hocanın eli eskisi gibi güçlenir. Şampiyonlar Ligi arifesinde Barış'ın bunca yıldır ekmek yediği kulübe de bir vefa borcu olduğunu düşünüyorum. Barış Şampiyonlar Ligi'ni oynamadan G.Saray'dan gitmemeli. Yönetim de Barış'ı ikna edebilecek ekonomik formülleri geliştirmeli.

Eğer Zaniolo gitmeyecekse Okan hoca onun hızını ve topu vuruş kalitesini daha fazla kullanmalı. Neden mi? Çünkü Sane beklenen form düzeyinde değil. Başka bir formül de Singo sağ bekte görev yapıp, Sallai kanatta kullanılmalı. Övdüğümüz Günay'ın yenilen golde Torreira'ya verdiği pas, akıl tutulmasıydı. Davinson 4.000 golüne imza atarak G.Saray tarihine adını yazdırdı.