CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Assolist sahne aldı

Maçı iki ayrı devre olarak yorumlamak gerekir. İlk yarı, çok önemli sorunları olan bir takım görüntüsü vardı. Bunun en önemli nedenlerinden birisi sahaya çıkan 11'den kaynaklanıyor. Bir takım için bazı oyuncular var ki olmazsa olmaz. Takımda bulunmadığında, Beşiktaş maçı gibi top rakip alana geldiğinde bu oyuncunun yapacağının yarısını yapacak başka bir futbolcu kadronuzda yoktur. Bu oyuncunun ismi Nwakaeme....
İlk yarının önemli sorunlarından birisi bu tercihti... İlk devrede dribling özelliği olan, adam eksilten ve top saklama beceresiyle önde çoğalmayı sağlayan oyuncunuz olmadığı için pozisyon üretmede sorunlar oldu. Orta alanda Sosa'nın çok etkisizliği. Guilherme ve Ekuban'ın üretkenlikten uzak performansları, top rakip alana gittiğinde çabuk yapılan top kayıpları Rizespor'un atak girişimlerini sağlayan unsurlardı. Yenilen gol de çok büyük hatalar zincirinin sonrasında geldi.
İkinci yarı ise, Nwakaeme'nin oyuna girmesinden sonra sahnedeki oyun tamamen değişti. Bizim bildiğimiz coşkulu, kazanma arzusu yüksek bir takım ortaya çıktı. Duran toptan gelen golden sonra Rizespor'u ilk yarıya göre büyük bir baskı altında tutan ve rakipten dönen ikinci topların hepsini alan bir Trabzonspor vardı sahada. İkinci atılan golden sonra ise Rizespor'un oyundaki direnci tamamen düştü. Ve de topa Trabzonspor daha fazla sahip oldu. Nwakaeme'nin ayağına aldığı her topta pozisyonlar ardı arkasına geldi. Yine Nwakaeme'nin getirdiği topla önce kazanılan penaltı. Yine bu oyuncunun getirdiği topla kazanılan 5. gol ve farklı sonuç. Kötü başlanan ama gereken puanın farklı bir skorla alındığı bir maç oldu. Fakat böylesi bir sonuçtan sonra bile eksiklikler göz ardı edilmemeli.

Böylesi bulunmaz

Trabzonspor'dan farklı olarak Beşiktaş'ın var olma maçı. 1 maç eksiğine rağmen Trabzonspor'un ligde aldığı puan 45. Yani Beşiktaş için var olma maçlarından biri. Her zaman olduğu gibi Trabzonspor için maçı yoktan var eden bir sim var: Sörloth... Orta alanda Atiba ile girdiği ikili mücadeleden sonra topun Trabzonspor'da olduğu ve de Ndiaye'nin pası ile buluştuğunda mükemmel bir vuruş ile öne geçen taraf Trabzonspor. Fakat golden sonra sorunlar ortaya çıktı.
Önce belirtmek gerek; ikili mücadelenin ve de takım savunmasının önemli olduğu bir maçta Sturridge gibi sezon başından beri Trabzonspor'a hiçbir katkı yapmayan oyuncu ile başlamak yanlış.
Orta alanda Doğan Erdoğan doğru bir tercih. Sturridge'in yerinde Ekuban olmalıydı. 1-0 önde olan bir takım rakibe yüzde 70 top oynama şansı veriyorsa doğaldır ki sorunlar fazla olur. Yani önde top tutma becerisi olan ya da her gelen topu rakibe veren oyucuların olduğu bir yapı. İlk yarıda Uğurcan'ın kurtardığı 3 net gol pozisyonu var. Uğurcan, Trabzonspor'u oyunda tutan ve de bu sezon geldiği noktada olmasını sağlayan en önemli isim.
İkinci yarı baskı altında kalan Trabzonspor'un yine hücumda hiçbir etkinliği yoktu. Art arda gelen, kaleci Uğurcan'ın hiçbir hatasının olmadığı iki gol ve ardından yapılan oyuncu değişiklikleri.
Ekuban, mücadele gücü yüksek ve rakip öne çıktığında patlama gücü ile rakibi eksilten oyuncu. Getirdiği top ve de bu yıl kendisi hakkında ne kadar övgü yaparsak hepsini hak eden Sörloth, sonucu belirleyen isim oldu. Atan ve tutanın performanslarıyla bugün gelinen nokta iyi değerlendirildi. Çünkü böyle bir kaleci ve de golcü başka bir zaman bulunmayabilir.

Kahraman Sörloth

2011 Nisan'ından sonra ilk kez yakalanan liderlik büyük takım için çok önem arz etmektedir. Bazı maçlar var ki hedefe ulaşabilmeniz için mutlak galip gelmeniz gerekmekte. Aynen dün olduğu gibi. Oyun başlangıcı, taraftarın coşkusuyla birlikte önde baskı, rakibi hataya zorlama ve ardından Sosa, Ndiaye ile gelişen atak ve Sörloth ile bulunan gol... Bu tür maçta 1-0 öne geçmek motivasyon ve de öz güven açısından büyük önem taşımakta. 1-0'dan sonra ise daha farklı bir oyun anlayışıyla sahada yer alması gereken Trabzonspor'da sorunlar baş gösterdi. Çünkü gördük ki topa daha fazla sahip olan taraf konuk takım Sivasspor'du...
Oyuncu performanslarını göz önüne getirdiğimizde Trabzonspor'da orta alanda Ndiaye, Guilherme ve de Sörloth'tan başka öne çıkan oyuncu yoktu. Özellikle Ndiaye çok kritik pozisyonlarda rakibin atak girişimlerine karşı koyan isim oldu.
Önde bir Sörloth var ki; attığı goller ve de ilk yarının son dakikalarında pozisyonun içinde olan isim yani ikinci golün hazırlayıcısı idi. Bir oyuncu takıma herhalde bundan fazla katkı yapamaz diye düşünüyorum.
İkinci yarı ise Sivasspor'un Trabzonspor ceza alanına daha fazla geldiği anlar var. Fakat final pası yetersizliği ve de bireysel anlamda üst düzeyde oyuncuların bulunmaması bir de Uğurcan ve de Trabzonspor savunmasının en iyi ismi Da Costa, karşılarına çıktığı için daha erken golü bulma şansını bir türlü yakalayamadılar. Alınan 3 puan bundan sonraki haftalar ve de bir maç eksiğine rağmen liderliği almak önemliydi. Fakat, liderliği yakaladığınız maçta düşünmeniz gereken daha sonraki haftalarda yapacağınız önemli karşılaşmaları hesaplamak zorundasınız.
Alınan 3 puan güzel ama oyun hiç de yeterli değil.

Şampiyonluk yarışında daha kuvvetli

Bazı maçlar var ki mutlak üç puan almak zorunluluğu vardır. Aynen dün geceki karşılaşma gibi. Çünkü şampiyonluktaki rakiplerinizden biri ile kendi sahanızda oynuyorsunuz ve mutlak üç puan almanız gerek. Alacağınız galibiyet size bundan sonraki maçlarda öz güveninizi arttırma açısından büyük önem taşımakta.
Nwakaeme takımda olsa dünkü maçta bu kadar baskıyı yemeyebilirdi Trabzonspor. Maçın daha 45. saniyesinde gelen şok bir gol ve rakip 1-0 önde. Böyle bir durumda tepkiyi vermek kolay değil. Çünkü kendisinden çok şey beklediğiniz oyuncuların performansları üst düzeyde değil. Obi Mikel ve Sosa gibi... Başlangıç 4-3-1-2 ama top rakip sahaya geçtiğinde Ekuban ile Yusuf Sarı üretkenlikten uzak bir görüntü içindeydi. Bir tek Sörloth vardı ki; dünkü maçın Trabzonspor adına hücumda en önemli ve takıma katkı veren oyunculardan biriydi. Buluştuğu her topu saklama becerisinin yanında attığı mükemmel gol ve ardından savunmasından bile top çıkardığı pozisyonlar var.
Maçın kilit oyuncusu ise herhalde Uğurcan Çakır idi. Çünkü inanılmaz kurtarışlara imza attı. Özellikle uzatmada kurtardığı bir pozisyon var ki; Kruse'nin altıpastan vuruşunda gole izin vermeyerek takımına 3 puanı getiren isimdi.
Beklentilerin dışında bir oyun ama yukarıda belirttiğim gibi bu maçta alınması gereken 3 puandı. Ve sonuçta Trabzonspor bunu başardı. Bordo-mavililer, bu sonuçla şampiyonluk yarışında çok daha kuvvetli bir duruma geldi ve ilerleyen haftalar için de moral depoladı.

Onu seyretmek büyük keyif...

Süper Lig'in ikinci yarıları çok zorlu geçer... Çünkü hem şampiyonluğa oynayan takımlar hem de küme düşme hattındaki takımlar için puan kayıpları sorunları beraberinde getirir. Başakşehir ve Fenerbahçe'nin aldıkları galibiyetten sonra Trabzonspor için mutlak üç puanlık bir maçtı.
Mücadelenin başlangıcında görüldü ki Kasımpaşa hücumu düşünen bir yapıyla sahaya çıktı. Ama bilindiği gibi takım savunması yetersiz olduğu için ligin en fazla gol yiyen takımlarından birisi. Trabzonspor gibi 5 ofansif oyuncu ile sahaya çıkan bir takıma karşı böyle bir oyun kurgusuyla sorunlar yaşamamanız olası değil. Maçın 24 dakikalık bölümünde Kasımpaşa'nın hücumda çok adamla geldiği anlar ve de hücumu sonlandırmadan kaptırdığı toplar var. İdeal bir Trabzonspor ortamının oluştuğu anlar.
Golün gecikmesinin en önemli sebeplerinden birisi Trabzonspor'un sağ kenarda hücum girişimlerinin olmayışı ve de bütün hücum girişimlerinin sol taraftan yapılmasıydı. Fakat 25. dakikada Sosa'nın attığı mükemmel golden sonra 30. dakikaya kadar önce Sörloth ardından Nwakaeme ile birlikte bir anda maç 3-0'a geldi ve Kasımpaşa'nın direnci tamamen düştü. İkinci yarı Fernandes'in kırmızı kartla oyun dışı kalmasıyla Kasımpaşa 10 kişi mücadele etmek zorunda kaldı ve de maç tam bir antrenman havasına büründü.
Şurası bir gerçek ki Trabzonspor'da hücumda çok özel oyuncular var. Nwakaeme ve Sörloth gibi...
Nwakaeme'yi seyretmek büyük keyif. Hem attığı goller hem de yaptığı asistle maçın en önemli oyuncusu oldu.

Ciddiyet şart!

Kayserispor, sezon başından beri sorunlarla boğuşan bir takım... Şu an teknik adam görevini bırakmış, oyuncuların büyük bölümü takımdan ayrılmış, genç ve deneyimsiz bir kadro ile dünkü maçta sahada yer almak zorunda kaldılar.
Böyle bir rakibe karşı ilk yarı çok daha farklı bir skor üretme şansı vardı.
Futbol ciddi bir oyun. Rakibi küçümsemek en büyük sorundur. Trabzonspor, 3. bölgeye geldiğinde ciddiyetten uzak görüntüler ortaya çıktığı için sadece 2 gol atabildi. Yenilen 2 gol ise sezon başından beri olduğu gibi amatör çerçevedeydi.
İkinci yarı Kayserispor'un çok adamla geldiği anlarda Trabzonspor, rakibin hatalarını iyi değerlendirdi. Sturridge ve Sörloth iş birliği ile gelen iki golden sonra farklı bir skor ortaya çıktı. Sörloth bana göre Trabzonspor'un ilk yarıda Süper Lig'deki bulunduğu yere en fazla katkı yapan oyuncu. Süper Lig ve Türkiye Kupası maçlarında attığı 15 gol ve yaptığı 6 asist var.
Kayserispor'da 2003 doğumlu Emre Demir oynadığı oyunla çok genç olmasına rağmen yarınlar adına büyük ümitler verdi. Trabzonspor, alınan 3 puanla birlikte ve uzun senelerden sonra ilk yarıyı 32 puanla bitirdi. Şampiyonluk yarışının içinde sezon sonuna kadar var olabilmek için ikinci yarı hazırlık döneminin iyi geçirilmesi ve eksiklerin giderilmesi gerekli. Obi Mikel ve Sturridge gibi deneyimli iki oyuncunun performanslarını artırmaları gerekmekte. Kimse bu gerçeği göz ardı etmemeli

Takımın ruhuna saygı duyulmalı

Antalyaspor gibi ligin alt sıralarından kurtulma mücadelesi veren bir takıma karşı kendi sahasında oynamak kolay değil. Sezon başından beri sakatlıklar ve cezalar Trabzonspor için her maç ayrı bir sorun. Bu maçta da Sosa'dan yoksun bir 11. Fakat sonuç 3-1 ve alınan 3 puan. Saha içinde Sosa'nın yokluğunda sorunlar öne çıktı mı? Evet. Orta alanda bu oyuncunun olmayışında Trabzonspor büyük bir baskı altında kaldı.
Fakat oynayan her oyuncu, yeteneği ne olursa olsun mücadele gücüyle takıma katkı yapma adına önemli işler yapıyor. Maçın başlangıcında Sturridge'nin asisti ve Sörloth ile gelen gol deplasman maçı için önemli. 1-0'dan sonra ise orta alan sorunları öne çıktı. Olması gereken yerler dışında önde oynayan oyuncuların geriye dönüşlerde yetersizlikleri Antalyaspor'a daha fazla atak yapma olanağı verdi. Bunun sonucunda Mikel'den seken topta Celustka ile Antalyaspor'un golü.
1-1'den sonra ise duran toplarda Trabzonspor'un en büyük silahlarından Yusuf Sarı ortaya çıktı. Kornerden Nwakaeme ile atılan ikinci golün en büyük pay sahiplerinden biri. Yusuf Sarı her geçen gün gelişme içerisinde olan bir isim. Bu maçta Trabzonspor adına en büyük kazanç savunmanın sağ kenarında yer alan Serkan. Oynadığı oyun ilerisi için ümit veriyor.
Alınan 3 puanla zirve yarışının içinde bir Trabzonspor var. Nereye kadar gidebilirler bunu şu an konuşmak zor ama bugün gelinen nokta; 'Takımın ortaya koyduğu ruha saygı duyulması gerekmekte.' Trabzonspor'un ve Beşiktaş'ın eski futbolcusu ve de çok sevdiğim ağabeyim Tuncay Mesçi'nin vefatını öğrenmenin üzüntüsü içerisindeyim.
Sevgili ağabeyime Allah'tan rahmet, yakınlarına ve de sevenlerine baş sağlığı diliyorum.

Kimin oynadığı önemli değil...

Sakatlıklar nedeniyle kısıtlı bir kadro içerisindeki Trabzonspor, kendisi için önemli olan maçta 3 puanı alma başarısı gösterdi. Kolay değil çünkü en önemli oyuncular yok. Bir de ligin başından beri oyunuyla ligi domine eden Alanyaspor karşısında 75 dakika 10 kişi bu başarıyı gösteriyorsunuz. İlk yarıya damga vuran isim hakem Abdulkadir Bitigen, henüz maçın 6. dakikasında Abdulkadir Parmak'ın Alanya ceza sahası içerisinde Alanyalı oyuncu ile girdiği pozisyonda faul vermesi gerekirken vermedi. Sonraki atakta Alanyasporlu oyuncunun eliyle oynadığı pozisyon bariz penaltı. İkincisi ise yine Abdulkadir Parmak'ın orta alanda ikili mücadele ettiği ve kırmızı kartla cezalandırdığı pozisyon. Parmak, topa hamle yaparak dokunduktan sonra rakibin bileğine bastı. Ama bu pozisyonda direkt bileğe hamle olmadığı düşüncesindeyim. Sarı kartla cezalandırılabilirdi.
10 kişi kaldıktan sonra ise ilk yarının sonuna kadar Alanya, Trabzonspor yarı alanında topa daha fazla sahip oldu. Girdikleri iki net gol pozisyonunu değerlendiremediler. İkinci yarı ise Trabzonspor oyunu kendi alanında kabul etti ve rakibe boş alan bırakmamaya çalıştı. Önde ise Nwakaeme ve Sörloth top ayaklarına geldiğinde top saklama becerileri ile arkadaşlarına yardımcı olan iki isimdi.
Böyle bir maçta duran topların Trabzonspor için pozisyon bulma açısından önemli olduğu gerçeği inkar edilemez. Kornerden gelen top ve ardından kazanılan penaltı ile öne geçtiler.
Ardından yine korner atışından gelen topla penaltıyı kazandılar. Golle sonuçlansa kalan sürede daha rahat oynama fırsatı elde edeceklerdi.
Ama bir başka gerçek var ki olumsuz koşullara rağmen bu takımda kim oynarsa oynasın elinden geldiğince mücadele ediyor. Maçı son dakikaya kadar bırakmıyorlar.

Doğru hamle farklı sonuç

Milli Takım dönüşlerinde bazı sorunların ortaya çıktığı gerçeği var... Puan kayıplarının en fazla yaşanabileceği haftalar bu hafta. Dünkü maç Trabzonspor açısından büyük önem taşıyan bir karşılaşmaydı. Çünkü alacağı 3 puanla yıllar sonra liderlik koltuğuna oturacaktı.
Maçın ilk 18 dakikalık bölümünde rakibi baskı altında tutan bir Trabzonspor vardı sahada. Gaziantep, 3-5-2 ile oyuna başladı. Topu Trabzonspor kazandığında 5-3-2'ye dönüş yaptılar. Ama orta sahadaki oyuncuları rakibe baskı yapmadıkları için Trabzonspor bu bölümde 2-0 öne geçti. Birinci golde Sörloth getirdi, Sturridge golü atan isimdi. İkinci golde ise Sturridge'nin mükemmel pasında Sörlath ağları havalandırdı. 2-0'dan sonra oyunda doğaldır ki tempo biraz düştü. Trabzonspor zaman zaman ayağa pas yaptı, farkı artıramamalarının en önemli nedeniyse hücumda final pası yetersizliği ve çabuk top kayıpları oldu. Bu arada kaleci Uğurcan'ın çıkardığı bir top varki eğer golle sonuçlansa Gaziantep 2. yarıya daha dirençli çıkma olanağı bulacaktı.
2. yarı başında önde pas hataları ve hücum oyuncularının geriye dönüşlerde sorunlar içinde olmaları yüzünden G.Antep daha rahat Trabzonspor ceza sahasına girdi ve de sonucunda golü buldu. 2-1'den sonra orta alanda zaaflar ortaya çıktığı için Sturridge'in yerine Doğan hamlesi doğruydu. 2-1'lik sonuç telaş ve paniğe neden olmaya müsaitti ama Sosa'nın mükemel vuruşu ve ardından Yusuf Sarı ile 4'ü bularak maçın skorunu ilan ettiler.
Gelinen noktayı kimse küçümsemesin. İnişler, çıkışlar olabilir ama en önemli olay oyuncuların sakatlanması. Gerek Avrupa gerekse lig maçlarında kısıtlı bir kadro ile mücadele etmelerine rağmen şu an ligin zirvesinde bir takım var.