CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Övgüye değer

İlk maçta alınan 2-1'lik skor final yolunda önemli bir adımdı... Araya giren 3 aylık mecburi tatilden sonra karşılaşmalar devam ediyor... Kolay değil; bu kadar aradan sonra fiziksel anlamda istenilen düzeyde olabilmek gerçekten çok zor. Fakat bir başka gerçek var ki Trabzonspor; mücadele gücü, kazanma azmi ve sorumluluk anlayışıyla rakiplerinden bir hayli ileride bir takım. Dün bu gerçeği bir kez daha gördük. Maçın henüz 6. dakikasında Sörloth ile kazanılan golden sonra F.Bahçe topa daha fazla sahip oldu. Fakat topa sahip olduğu bölge ikinci bölgeydi. Üçüncü bölgeye gelindiği zaman Rodrigues ile atak girişimleri oldu. Trabzonspor ise orta alanı savunmaya yakın tutarak alanı kapatmaya çalıştı. Abdulkadir Parmak orta alanda takıma en fazla katkı yapan isimdi. İki kritik pozisyonda kademede başarılıydılar. Yenilen golde ise Parmak hiç gereği yokken kenarda basit bir top kaybı yaptı, Rodrigues-Hasan Ali birlikteliği ile Deniz Türüç golü buldu.
Trabzonspor'un en büyük özelliği, kolay gol üretebilen bir takım. Beraberlik golünden sonra Novak ile girilen iki net pozisyonu var. Bu arada Sörloth'a, Fenerbahçe ceza sahası içinde Serdar'ın yaptığı hareket penaltıydı. İkinci yarı Trabzonspor'un baskı altında kalmasının en büyük nedeni Nwakaeme'nin sakatlanarak oyun dışında kalmasıydı. Çünkü önde top tutan, rakibi eksilten ve top saklama becerisi olan futbolcuydu. Yerine giren Bilal ise tam bir hayal kırıklığı oldu. Abdülkadir Ömür de istenilen düzeyde olmadığı için yalnız kaldı. Ekuban rakibi en fazla zorlayan isimdi. Maçın sonlarında kenardan mükemmel dripling ile getirdiği topta Sörloth ile kazanılan gol Trabzonspor'u iyiden iyiye rahatlattı. İkinci yarıda üçüncü pozisyonu yakalayan Novak ise farkı getiren isim oldu. Gerek lig gerekse kupada başarıyı getiren en büyük etken Trabzonspor'un bir takım bilincine sahip olması. Gerçekten böylesi bir ortamda ortaya koydukları mücadele her türlü övgüye değer.

Ders çıkarın!

FUTBOLSUZ 3 aylık uzun bir süre. Kalan 8 hafta zorluklar her takım için fazla… Taraftarlarından yoksun ve de oyuncuların mental ve fiziksel anlamda maçlara konsantre olabilmesi bir hayli zor. Ama bu kadar olumsuz koşullara rağmen belirli bir hedefiniz varsa bunu gerçekleştirmek için sahada mücadele vermek zorundasınız. Şampiyonluk yarışında olan Trabzonspor için artık puan kaybının yaşanmaması öncelikli. Göztepe karşısında başlangıç son derece olumlu. Topa daha fazla sahip olan ve de oyunda üstünlüğü ele almaya çalışan bir yapı. Novak ve Ekuban ile girilen iki net gol pozisyonunda kaleci Beto önleyen isim oldu. Trabzonspor adına en iyi isim Pereira'nın Guilherme ile yaptığı ikili oyun ve sonrasında attığı pasla öne geçen taraf oluşu… 1-0'dan sonra ortaya çıkan görüntü Trabzonspor'un maçı rahatlıkla alabileceğiydi. Fakat oyunda üstünlüğü olmasına rağmen bazı oyuncular var ki istenilen performanstan uzaktaydılar: Abdülkadir Ömür ve Guilherme… 2. sarıdan gördüğü kırmızı karttan önce Hüseyin Çimşir'in, müdahale şansı var mıydı, 'Evet'. Çünkü yeni kural 5 oyuncu değiştirmek hakkı tanıyor. 10 kişi kaldıktan sonra Göztepe direnç gösterecek moral kazandı.
2. yarıya çıkarken oyuncu değişimi gerekirdi. Orta alanda sorun vardı. Ama Çimşir aynı takımla sahaya çıktı. Bireysel becerisiyle Sörloth'un kazandırdığı penaltı ile 2-0 öne geçtikten sonra ise Da Costa'nın anlamsız müdahalesi ile birlikte Göztepe'nin kazandığı penaltı golü. 2-1'den sonra ise Hüseyin Çimşir'in yaptığı oyuncu değişimi son derece yanlış. Çünkü Nwakaeme önde top tutan ve saklama becerisi olan bir isim. Abdülkadir Ömür ve Ekuban gibi oyunculardan birini tercih etse daha doğru olurdu. Alınan 3 puan futbolsuz geçen uzun süreçten sonra büyük önem taşımakta. Ama Hüseyin Çimşir'in bu maçtan çıkaracağı dersler olmalı. Özellikle de oyuncu tercihleri konusunda…

Trabzon’un kaderiyle oynandı

Şampiyonluk mücadelesi veren iki takım, sonuç birer puan. Önce bir gerçeği belirtmem gerekiyor, maçta 2 puanı kaybeden taraf Trabzonspor... Başakşehir ise kazançlı. Eğer maç seyircili olsa taraftarıyla bütünleştiğinde çok daha farklı sonuçlar alan Trabzonspor, bu maçtan da 3 puanı rahatlıkla alabilirdi.
Hüseyin Çimşir'in sahaya çıkardığı 11 ve de oyun anlayışı doğru. Abdulkadir Parmak yine orta sahada. Abdülkadir Ömür sağda. Nwakaeme, Sörloth'un arkasında, Ekuban ise solda. Ekuban'ı solda değerlendirmesi Başakşehir'in en güçlü tarafı olan sağ kenarı etkisiz kılmak içindi. Böylesi bir oyun kurgusu içinde ilk yarı oyunda uzun süre Trabzonspor'un rakip alanda göründüğü, özellikle sağ kenardan geliştirdiği ataklar var. Bir de Başakşehir'in çok adamla olduğu merkezden geliştirilen ataklarda ceza alanı içinde topla buluşmalarına rağmen final pası yetersizliği yüzünden sonucu değiştiremediler.
32. dakikada Skrtel'in, Nwakaemeye ceza alanı içinde yaptığı hareket net penaltı. Ama ne yazık ki ne hakem ne de VAR harekete penaltı diyemiyor. Bir takımın kaderiyle böyle oynanmamalı.
İkinci yarı ise Ekuban sağ önde, Nwakaeme solda, Abdülkadir Ömür ise Sörloth'a yakın. Ve de sorunlar baş göstermeye başladı. İlk yarıya göre Başakşehir sağ kenarı daha etkili kullanmaya başladı. Çünkü Nwakaeme'nin defansif anlayışı gerekli yeterlilikte değil. Sağ kenardan gelişen atak, savuma oyuncularının yerleşme hatası ve Demba Ba, Başakşehir'i öne geçirdi. Golden sonra da Trabzon'un yoğun bir baskı kurduğu üst üste kazanılan kornerlerden birinde Skrtel'in kendi kalesine attığı golle beraberlik geldi. 1-1'den sonra ise Trabzonspor adına A.Ömür'ün sakatlanması bana göre büyük bir şanssızlıktı. A.Ömür, tempoyu artıran ve de dripling özelliğiyle rakibi eksilten bir oyuncu. Sonuçta beraberlik Trabzonspor için şampiyonluk yolunda kayıp.

Trabzon için bu sezon o sezon

Başakşehir maçı öncesinde liderliği ele alma maçı. Hüseyin Çimşir'in sahaya çıkardığı ilk 11 herkes tarafından sürpriz olarak yorumlansa da bana göre son derece doğru bir karar. Abdulkadir Parmak, Sosa ile birlikte savunmanın önündeki ikiliden biri. Serkan gibi genç ve de mücadele gücü yüksek dirençli bir isim kenarda ve de Abdülkadir Ömür gibi oyunu hızlandıran bir isim sahada. Maçın başlangıcında daha önceki maçlarda göremediğimiz bir yapı ortaya çıktı. Ve de maçın en önemli ismi, daha önceki karşılaşmalarda performansından kuşku duyduğumuz Sosa'nın her zaman beklediğimiz gibi olduğu bir gece. Atılan ilk golde asist yapan ve de serbest vuruştan takımı rahatlatan isim.
Abdulkadir Parmak bu takım için bana göre çok önemli isim. Mücadele gücü yüksek ve de aldığı her topta öne oynamayı bilen bir isim. Obi Mikel'in kariyerine söylenecek herhangi bir şey yok ama Abdulkadir Parmak bu takımın orta sahasında olması gereken bir oyuncu. 2-0'dan sonra 3. golün yakalandığı anda çok büyük bir hata ve de yenilen gol. Trabzonspor'da önde öylesi yetenekli oyuncular var ki. Örneğin bir anda ortaya çıkıp sonucu değiştirebilen Nwakaeme... Ortada ilk yarı hiç yoktu ama ikinci devre Abdülkadir Ömür ile birlikte geliştirdikleri atak ve de ardından mükemmel gol. 3-1'den sonra oyunu kontrol eden ve de pozisyonlar bulan taraf yine Trabzonspor. Alınan 3 puan liderliğin tekrar el değiştirmesi açısından önem taşır ve de bu hafta kendi sahasında Başakşehir maçı daha farklı bir havada geçer. Fakat bu maçta Trabzonspor açısından en önemli olgu ise uzun yıllardan sonra şampiyonluk atmosferine giren bir takım olması. Görünen o ki 'Bu sezon o sezon' gibi. Zira sahada bunu gerçekleştirebilecek yetenekte bir takımı var Trabzonspor'un .

Gol verilmeliydi

90+2, VAR'la iptal edilen gol… Bana göre boşta kalan topa dokunan oyuncu Abdülkadir Ömür. Dokunduktan sonra onun ayağı, G.Antepli oyuncunun ayağı ile buluşuyor. Sonrasında gol iptal ediliyor. Ve de kaybolan 2 puan… Zirve mücadelesi veren bir takım için büyük kayıp. Yanlışlarla dolu bir oyun olmasına rağmen hakem golü verse 3 puanı alma becerisi gösterilecek.
Yanlışlara bakalım… Hafta içi yazdığım en önemli sorun, orta alanda rakipten top alan oyuncu yetersizliği… G.Antep, başlangıçta yakaladığı %100 pozisyonda yine her zaman olduğu gibi Uğurcan mükemmel refleksiyle başlangıçta geriye düşmeyi engelleyen isimdi. Tempo olarak son derece düşük, ayağa paslarla topa sahip olan Trabzonspor ama top 3. bölgeye geldiğinde pozisyon üretmekten son derece uzak. Topa sahip olmak bir takım için önemli ama yan ve geri pas olarak değil! Kamil Ahmet'in driplinglerle geldiği ve yaptığı asist, Ekuban'la öne geçtiği dakikada böylesi zorlu bir deplasmanda atılan golden sonra ikinci golü bulmak ve rakip çok adamla geldiğinde pozisyonlar üretmek doğaldır ki büyük önem taşır. İkinci yarı daha fazla rakip alanda kalıp topa sahip olmak gerekirken yapılan pas hataları ve de Gaziantep'in, Trabzonspor'un sol kenarından geliştirdiği ataklar ve de gelen beraberlik golü… Üzerine basarak belirtmeliyim ki Hüseyin Çimşir'in bazı oyuncularda ısrarcı olması, yanlış.
Guilherme kenar oyuncusu değil, Sörloth'un arkasında daha fazla katkı yapabilecek yetenekte… Kaybolan 2 puan ama eksikleri görmek gerek ve de Trabzonspor'un attığı 2. golün VAR'la iptal kararı verilmesi yanlış!

Assolist sahne aldı

Maçı iki ayrı devre olarak yorumlamak gerekir. İlk yarı, çok önemli sorunları olan bir takım görüntüsü vardı. Bunun en önemli nedenlerinden birisi sahaya çıkan 11'den kaynaklanıyor. Bir takım için bazı oyuncular var ki olmazsa olmaz. Takımda bulunmadığında, Beşiktaş maçı gibi top rakip alana geldiğinde bu oyuncunun yapacağının yarısını yapacak başka bir futbolcu kadronuzda yoktur. Bu oyuncunun ismi Nwakaeme....
İlk yarının önemli sorunlarından birisi bu tercihti... İlk devrede dribling özelliği olan, adam eksilten ve top saklama beceresiyle önde çoğalmayı sağlayan oyuncunuz olmadığı için pozisyon üretmede sorunlar oldu. Orta alanda Sosa'nın çok etkisizliği. Guilherme ve Ekuban'ın üretkenlikten uzak performansları, top rakip alana gittiğinde çabuk yapılan top kayıpları Rizespor'un atak girişimlerini sağlayan unsurlardı. Yenilen gol de çok büyük hatalar zincirinin sonrasında geldi.
İkinci yarı ise, Nwakaeme'nin oyuna girmesinden sonra sahnedeki oyun tamamen değişti. Bizim bildiğimiz coşkulu, kazanma arzusu yüksek bir takım ortaya çıktı. Duran toptan gelen golden sonra Rizespor'u ilk yarıya göre büyük bir baskı altında tutan ve rakipten dönen ikinci topların hepsini alan bir Trabzonspor vardı sahada. İkinci atılan golden sonra ise Rizespor'un oyundaki direnci tamamen düştü. Ve de topa Trabzonspor daha fazla sahip oldu. Nwakaeme'nin ayağına aldığı her topta pozisyonlar ardı arkasına geldi. Yine Nwakaeme'nin getirdiği topla önce kazanılan penaltı. Yine bu oyuncunun getirdiği topla kazanılan 5. gol ve farklı sonuç. Kötü başlanan ama gereken puanın farklı bir skorla alındığı bir maç oldu. Fakat böylesi bir sonuçtan sonra bile eksiklikler göz ardı edilmemeli.

Böylesi bulunmaz

Trabzonspor'dan farklı olarak Beşiktaş'ın var olma maçı. 1 maç eksiğine rağmen Trabzonspor'un ligde aldığı puan 45. Yani Beşiktaş için var olma maçlarından biri. Her zaman olduğu gibi Trabzonspor için maçı yoktan var eden bir sim var: Sörloth... Orta alanda Atiba ile girdiği ikili mücadeleden sonra topun Trabzonspor'da olduğu ve de Ndiaye'nin pası ile buluştuğunda mükemmel bir vuruş ile öne geçen taraf Trabzonspor. Fakat golden sonra sorunlar ortaya çıktı.
Önce belirtmek gerek; ikili mücadelenin ve de takım savunmasının önemli olduğu bir maçta Sturridge gibi sezon başından beri Trabzonspor'a hiçbir katkı yapmayan oyuncu ile başlamak yanlış.
Orta alanda Doğan Erdoğan doğru bir tercih. Sturridge'in yerinde Ekuban olmalıydı. 1-0 önde olan bir takım rakibe yüzde 70 top oynama şansı veriyorsa doğaldır ki sorunlar fazla olur. Yani önde top tutma becerisi olan ya da her gelen topu rakibe veren oyucuların olduğu bir yapı. İlk yarıda Uğurcan'ın kurtardığı 3 net gol pozisyonu var. Uğurcan, Trabzonspor'u oyunda tutan ve de bu sezon geldiği noktada olmasını sağlayan en önemli isim.
İkinci yarı baskı altında kalan Trabzonspor'un yine hücumda hiçbir etkinliği yoktu. Art arda gelen, kaleci Uğurcan'ın hiçbir hatasının olmadığı iki gol ve ardından yapılan oyuncu değişiklikleri.
Ekuban, mücadele gücü yüksek ve rakip öne çıktığında patlama gücü ile rakibi eksilten oyuncu. Getirdiği top ve de bu yıl kendisi hakkında ne kadar övgü yaparsak hepsini hak eden Sörloth, sonucu belirleyen isim oldu. Atan ve tutanın performanslarıyla bugün gelinen nokta iyi değerlendirildi. Çünkü böyle bir kaleci ve de golcü başka bir zaman bulunmayabilir.

Kahraman Sörloth

2011 Nisan'ından sonra ilk kez yakalanan liderlik büyük takım için çok önem arz etmektedir. Bazı maçlar var ki hedefe ulaşabilmeniz için mutlak galip gelmeniz gerekmekte. Aynen dün olduğu gibi. Oyun başlangıcı, taraftarın coşkusuyla birlikte önde baskı, rakibi hataya zorlama ve ardından Sosa, Ndiaye ile gelişen atak ve Sörloth ile bulunan gol... Bu tür maçta 1-0 öne geçmek motivasyon ve de öz güven açısından büyük önem taşımakta. 1-0'dan sonra ise daha farklı bir oyun anlayışıyla sahada yer alması gereken Trabzonspor'da sorunlar baş gösterdi. Çünkü gördük ki topa daha fazla sahip olan taraf konuk takım Sivasspor'du...
Oyuncu performanslarını göz önüne getirdiğimizde Trabzonspor'da orta alanda Ndiaye, Guilherme ve de Sörloth'tan başka öne çıkan oyuncu yoktu. Özellikle Ndiaye çok kritik pozisyonlarda rakibin atak girişimlerine karşı koyan isim oldu.
Önde bir Sörloth var ki; attığı goller ve de ilk yarının son dakikalarında pozisyonun içinde olan isim yani ikinci golün hazırlayıcısı idi. Bir oyuncu takıma herhalde bundan fazla katkı yapamaz diye düşünüyorum.
İkinci yarı ise Sivasspor'un Trabzonspor ceza alanına daha fazla geldiği anlar var. Fakat final pası yetersizliği ve de bireysel anlamda üst düzeyde oyuncuların bulunmaması bir de Uğurcan ve de Trabzonspor savunmasının en iyi ismi Da Costa, karşılarına çıktığı için daha erken golü bulma şansını bir türlü yakalayamadılar. Alınan 3 puan bundan sonraki haftalar ve de bir maç eksiğine rağmen liderliği almak önemliydi. Fakat, liderliği yakaladığınız maçta düşünmeniz gereken daha sonraki haftalarda yapacağınız önemli karşılaşmaları hesaplamak zorundasınız.
Alınan 3 puan güzel ama oyun hiç de yeterli değil.

Şampiyonluk yarışında daha kuvvetli

Bazı maçlar var ki mutlak üç puan almak zorunluluğu vardır. Aynen dün geceki karşılaşma gibi. Çünkü şampiyonluktaki rakiplerinizden biri ile kendi sahanızda oynuyorsunuz ve mutlak üç puan almanız gerek. Alacağınız galibiyet size bundan sonraki maçlarda öz güveninizi arttırma açısından büyük önem taşımakta.
Nwakaeme takımda olsa dünkü maçta bu kadar baskıyı yemeyebilirdi Trabzonspor. Maçın daha 45. saniyesinde gelen şok bir gol ve rakip 1-0 önde. Böyle bir durumda tepkiyi vermek kolay değil. Çünkü kendisinden çok şey beklediğiniz oyuncuların performansları üst düzeyde değil. Obi Mikel ve Sosa gibi... Başlangıç 4-3-1-2 ama top rakip sahaya geçtiğinde Ekuban ile Yusuf Sarı üretkenlikten uzak bir görüntü içindeydi. Bir tek Sörloth vardı ki; dünkü maçın Trabzonspor adına hücumda en önemli ve takıma katkı veren oyunculardan biriydi. Buluştuğu her topu saklama becerisinin yanında attığı mükemmel gol ve ardından savunmasından bile top çıkardığı pozisyonlar var.
Maçın kilit oyuncusu ise herhalde Uğurcan Çakır idi. Çünkü inanılmaz kurtarışlara imza attı. Özellikle uzatmada kurtardığı bir pozisyon var ki; Kruse'nin altıpastan vuruşunda gole izin vermeyerek takımına 3 puanı getiren isimdi.
Beklentilerin dışında bir oyun ama yukarıda belirttiğim gibi bu maçta alınması gereken 3 puandı. Ve sonuçta Trabzonspor bunu başardı. Bordo-mavililer, bu sonuçla şampiyonluk yarışında çok daha kuvvetli bir duruma geldi ve ilerleyen haftalar için de moral depoladı.