CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Uğurlu eldiven!

TRABZONSPOR tarihinde Şenol Güneş en önemli kaleci olarak herkes tarafından bilinir. Uzun yıllardan sonra Trabzonspor, Uğurcan Çakır gibi gerçekten üst düzey bir bir kaleciye kavuştu. Dün bu gerçeği bir kez daha gördük. Eğer dünkü maçta Trabzonspor 3 puan aldıysa bunda en büyük pay Uğurcan'a aittir. 1-0'dan sonra özellikle maçın ikinci yarısında üç net gol pozisyonunu önleyerek takımını maçın içinde tuttu. Allah nazardan saklasın. Uzun yıllar hem Trabzonspor hem Ulusal Takım için büyük kazanç olacaktır.

Dünkü maçta alınan üç puan Trabzonspor'un geleceği için çok büyük önem taşımakta. Çünkü ağır bir saha ve böyle bir zeminde Sosa ve Nwakaeme gibi teknik becerisi yüksek oyuncuların bireysel becerilerini gösterebilme şansları son derece kısıtlı olmasına rağmen maçın ikinci yarısında başta Uğurcan olmak üzere mücadele güçlerini sahaya yansıttılar. Önce Sturridge'in asistinde Sörloth ve ardından bu sefer Sörloth'un asistinde Nwakaeme ile 2-1'lik galibiyeti alma becerisini gösterdiler.

Rizespor'un maçın başlarında kurduğu baskı ve ardından yenilen golde savunmanın göbeğinde oynayan Hosseini'nin hatası vardı. İkinci yarı oyuna giren Sturridge'in Sörloth'un attığı golde payı çok büyüktü. Ardından 30 metreden attığı şutun direkte patlaması şanssızlıktı. Görünen o ki milli maç arasından sonra daha farklı bir görüntü ile sahada yer alacak. Bu hafta yapılan maçlardan sonra bir başka gerçek var ki; şampiyonluğa oynayan takımlar içerisinde her türlü sakatlıklara karşın ortaya koydukları oyun, geriye düşmelerine rağmen maçı bırakmama ve de kazanma azmi ile Trabzonspor bir adım önde görünen ekip...

Kazanma kültürü

Beş maç, beş galibiyet... Artık görünüyor ki bu takımda kazanma kültürü oluştu. Çünkü geriye düştüğü maçlarda bile sonucu kendi lehine çevirme özelliği var. Maçın 11 dakikalık bölümünde Trabzon adına girilen iki net gol pozisyonunda, önce Abdülkadir Ömür ardından Ekuban fırsattan yararlanamadı. İlk yarı iki takımda da atakları organize eden iki isim vardı. Trabzon adına Nwakaeme, Malatya adına ise Adem Büyük. Malatya'nın her tehlikeli atağının başlangıcı oldu. Nwakaeme ise Trabzon adına oyunun lehine çevrilmesini sağladı. Önce beraberlik ardından ise Rodallega'ya yaptığı asist ve aldığı her topta Malatyaspor savunmasını güç duruma düşürerek büyük bir katkı yaptı. Bu yılın yükselen değeri.
Trabzon'un sorunlarının başında savunmasının ortasında oynayanların uyumsuzluğu gelmekte. Özellikle Hosseini bireysel hataları sıkça yapan bir isim. Hüseyin'le aralarındaki uyumsuzluk her maçta öne çıkıyor. Orta alanda ise Sosa tempoyu düşüren isim... Öne oynaması gereken pozisyonlar var ama yan pas yapmakta ısrarcı.
İkinci yarı Ünal Karaman'ın oyundan alması gereken isim Yusuf değil Sosa olmalıydı. Olumsuz koşullara rağmen Trabzon için bugün gelinen noktayı kimse küçümsememeli. Büyük bir öz veriyle mücadele eden bir takım olgusu içerisindeler. Bazı oyuncuların yetersiz kaldığı maçlarda, diğerleri öne çıkıp bir takım birlikteliği içerisinde olmaları bugün gelinen noktanın en büyük nedeni olsa gerek. Hakemin de çok başarısız yönetim gösterdiğini belirtmek gerek.

Takım oyunu

21 günlük ara futbolda uzun bir süre. Böylesi uzun bir süreden sonra takımların performanslarında sorunlar ortaya çıkar ama Trabzonspor açısından bu ara olumlu olarak değerlendirilebilir. Çünkü sakat oyuncular kadroya katıldı. Maçın başlamasıyla Trabzonspor, rakip alanda baskı ile topa daha fazla sahip olan taraftı ancak bu sezon her zaman olduğu gibi savunmadan çıkarken kaptırılan toplar vardı. Hüseyin Türkmen'in gereksiz yan pasının ardından Doukara golü attı.
1-0'dan sonra savunmanın arkasına atılan hatalı pasta Amilton ile direkten dönen top, maçın kırılma noktasıydı. Rakip alanda daha fazla topa sahip olmalarına rağmen kendi alanında çok adamla savunma yapan Antalyaspor karşısında pozisyon bulmakta zorlandılar. Fakat bazı oyuncular var ki bireysel becerileri ile size hayat verir. Nwakaeme, orta alandan çalımlarla getirdiği topu Yusuf'a verdi. Olcay Şahan da tekrar Nwakaeme'yi gördü ve beraberlik golü geldi.
İkinci yarıda, Trabzonspor büyük bir baskı ile maça başladı. Orta alanda Abdulkadir ve Yusuf, takıma en fazla katkı yapan isimlerdi. Abdulkadir Parmak, atılan ikinci golde vuruş tekniğini çok güzel konuşturdu. Yusuf ise aldığı her topta rakip savunma oyuncularını rahatsız etti. Fakat bu maçta anlatılması gereken oyuncu, sol kanatta takıma en fazla katkı yapan Nwakaeme idi. İlk seyrettiğim Galatasaray maçından sonra kendisi hakkında yapmış olduğum yorumda uzun yıllar sonra Trabzonspor'un iyi bir kanat oyuncusu kazandığını belirtmiştim. Attığı birinci gol, ardından ise Olcay Şahan'a attırdığı golden önce yaptığı driplinglerle getirdiği top takdire şayandı.

Kimine VAR kimine YOK

BU sezon VAR denen bir sistem Türk futboluna girdi. Ama VAR'ı bile kendinize benzettiğiniz bu maçta bütün çıplaklığı ile ortaya çıktı. Sakatlıklar ve transfer yasağı nedeniyle çok kısıtlı bir kadro ile bu maça çıkan Trabzonspor her türlü eksiğine rağmen mücadele gücünü sahaya yansıttı ama aynı filmi yine izledik.
1- Galatasaray'ın kazandığı penaltıyı 4-5 kez izlememe rağmen herhangi bir darbe görmedim. Yani penaltı değil.
2- 45. dakikada Diagne'nin Rodallega'ya yaptığı faul sonrasında ikinci sarı karttan kırmızı kart görmesi gereken pozisyonu hakem yine es geçti. Yani yine VAR, YOK oldu. 3- Nagatomo'nun ağzından yabancı dilde çıkan küfürler de duyulmadı nedense.
4- İkinci yarıda Galatasaray ceza sahası içinde Ekuban'ın ayağına gelen darbede hakemden, VAR'a da gitmesine rağmen nedense penaltı yorumu gelmedi!
Oyun için ise eleştirilerimiz var.
G.Saray gibi kendi sahasında üst düzeyde tempo yapan takıma karşı savunma ile orta alanı birbirine yakın kurmak ve boşluk bırakmamak gerekirken iki bölge arasına rakip oyuncuların çok fazla girip gol pozisyonu ürettikleri anlar var. Ayrıca Novak ve Pereira'nın yokluğunda iki kanattan da çok geldi Galatasaray. Özellikle ilk yarının 20 dakikalık bölümünde dönen topları da Galatasaraylı oyuncular aldığı için büyük bir baskı altında kaldı Trabzonspor. Oysa orta alanı kalabalık tutarak, tempoyu düşürmeyi denemeliydiler. Abdülkadir Ömür sağ kenara geçip Ekuban orta alana geldikten sonra ise rakip alanda daha fazla ayağa pas yapıp, Rodallega ile bulunan golün ardından Nwakaeme'nin kaçırdığı golle soyunma odasına 2-2 gitme şansını kullanamadı Trabzonspor. Aslında böylesi hakem hataları ile dolu bir maçı yorumlayabilmemiz de gerçekten zor. Hakem hataları olmasa dünkü sonuç ortaya çıkar mıydı? Her şeye rağmen müthiş bir mücadele örneği gösterdikleri için Trabzonsporlu futbolcuları tebrik ederim.

Meler faul verirken bile zorlandı!

Trabzonspor, Onazi ve Sosa gibi iki asından yoksun. Yani orta alanda takımın temel direği olan iki isim... Ardından Trabzonspor'a gelen transfer yasağı... Bunlar bir takım için olumsuz bir tablo. Kenarda oturan oyunculara baktığımızda Ibanez dışında diğerleri altyapıdan gelen, deneyimi eksik, genç oyuncular. Rakip Başakşehir ise Süper Lig'in lideri ve saha içi organizasyonu üst düzeyde bir takım. İşin gerçeği; iki takım arasında gerek oyuncu gerekse de oyun anlayışı olarak büyük farklar var.
Trabzonspor, oyuna istekli, arzulu başlayan taraf. Önde baskıyla rakibin geriden oyun kurmasını önleyen bir yapı ve rakipten kapılan toplar vardı. 20 dakika sonra ise Trabzonspor'da sorunlar baş gösterdi. Üçüncü bölgede daha farklı hücum organizasyonları gerekirken uzaktan şut denemeleri yanlış tercihti. Eğer orta alanda Sosa olsa Yusuf gerçek yerine geçse; ya da Sosa'nın yokluğunda Kamil Ahmet'in yanında Batuhan oynasa ve Yusuf da gerçek yerinde değerlendirilse acaba hücumda daha etkin görüntüler ortaya çıkar mıydı?
20. dakikadan sonra ise rakip alanda daha fazla gözüken Başakşehir iki net gol pozisyonundan sonra iki gol buldu. İkinci yarı ise erken yenilen gol farkı açtı ama Ekuban'ın golü daha olumlu oyuna teşvik etti. Özellikle Nwakaeme, Trabzonspor'un ataklarının odak noktasıydı. Yusuf'la hiç değilse maçı beraberliğe getirme şansı doğdu ama 4. golle umutlar tükendi.
Alınan sonuç beklentileri düşündüğümüzde bir hayal kırıklığı ama şu gerçeğin görülmesi gerek: Bütün olumsuz koşullara karşın sahada terinin son damlasına kadar mücadeleden vazgeçmeyen Trabzonsporlu oyuncuları kutlarım.
Hakem için ayrı bir paragraf açmak gerek. Bütün takdir haklarını Başakşehir lehine kullandı ve Trabzonspor sanki kendi sahasında değil deplasmanda oynayan taraftı. Sarı kartların verilmesi gereken pozisyonlar var ama nedense bırakın sarı kartı faulleri verirken bile zorlandı. Hakemler hakkında konuşmayı sevmem ama bu oyuncuların emeğine yazık değil mi?

İşte bu ruh başarıyı getirir

Galatasaray ile Fenerbahçe'den sonra Beşiktaş maçında üç puanı almaya dakikalar kala yenilen gol ve 2-0 öne geçtikten sonra beraberliğe razı olmak... Ama bir başka gerçek var ki; Trabzonspor'un ortaya koyduğu mücadele gücü ve uzun yıllar sonra dönen takım ruhu, hiç de küçümsenmemeli. Şu an ilk 11'de oynayan altyapıdan gelen 4 oyuncusu varken, Sosa'nın sakatlanmasıyla sahaya giren Batuhan da altyapının ürünüydü. Zorunluluktan oluşan bu takım, bir gerçeği ortaya çıkardı: Kendi gücünü potansiyel kılmak. Takım olma bilinci, bu takımı başarıya iten en büyük güç. Gelinen nokta tarihsel kimliğine kavuşma...
Yani oyuncuya dayalı sistemden ayrı, paylaşma duygusu yüksek bir yapı. Sonuç ne olursa olsun birlikte oynama, sorumluluk alma ve sonuna kadar mücadele... Örneğin Uğurcan dün takımın en iyisiydi. Vida'nın kafa vuruşunda kurtardığı yapacaklarının herhalde en önemli göstergesi olsa gerek. Maçın ilk 20 dakikasında mükemmel bir Trabzonspor vardı. Nwakaeme'nin direkten dönen topunun ardından Rodallega ile golü bularak soyunma odasına moralli gittiler.
Beşiktaş kenarları daha iyi kullanabilmek adına Caner ve Gökhan'ı oyuna aldıktan sonra devrenin başında Nwakaeme'nin mükemmel vuruşu ile 2-0 öne geçen Trabzonspor oldu. Bundan sonra ise yapılan en önemli yanlış, savunmayı kaleye yakın kurmak ve de ayağa pas yapılması gereken yerde gelişi güzel topu uzaklaştırmak oldu. Yusuf gibi becerikli ayakların ortaya çıkması gerekirken aşırı telaş ve panik nedeniyle uzatmada yenilen golle Trabzonspor 2 puanı bırakmak zorunda kaldı.

Çilingir Abdülkadir

İki haftada alınan 6 puan, rakip ligin en zorlu ekiplerinden birisi olan Konyaspor... Bu maçta özellikle ikinci yarıda ortaya konan oyun ve alınan sonuç Trabzonspor'un doğru yolda olduğunun en büyük göstergesi olsa gerek. Konyaspor, alan savunmasını iyi yapan takımların başında geliyor. Trabzonspor ilk yarıda Abdülkadir, Pereira ve Yusuf'un sağ kenarda kurdukları pas trafiğiyle atak girişimlerinde bulunmasına rağmen bir türlü gereken üretkenlik sağlanamadı. Konyaspor'un ise Jahovic'le net gol pozisyonları var. İlk yarı Trabzonspor'un üretken olamamasının en önemli sebeplerinden birisi sol kenarda Nwakaeme ile Novak'ın ofansif anlamda katkı yapmamaları kaynaklı... İkinci yarı ise daha farklı, coşkulu bir şekilde rakibin üzerine giden bir Trabzonspor vardı. Maçın kilidini çözen isim Abdülkadir oldu. Abdülkadir bana göre sezon başından beri gerçek potansiyelini ilk kez bu maçta ortaya koydu. Yaptığı driplinglerle sıkışan ve pozisyon bulmakta zorlanan Trabzonspor'da öne çıkan oyuncu oldu. Yaptırdığı penaltı ve ikinci golde Ekuban'a yaptığı asistle maçın tartışmasız en iyi oyuncusuydu.
Alınan 3 puandan sonra artık daha farklı hedefler düşünülmeli çünkü şu an gelinen noktada Trabzonspor'un geçtiğimiz yıllara göre takım olma yolunda büyük mesafe kaydettiğini düşünüyorum. Diğer takımları göz önüne getirdiğimizde gerek oyuncu kalitesi, gerek oyun anlayışı, gerekse sonradan oyuna giren isimlerin katkısıyla üst sıralarda kendisine yer bulabilecek takımların başında geliyor Trabzonspor. İlk yarının son iki maçı sezonun kalanı için de önemli rol oynayacaktır...

Nihayet virajı döndü!

Bu maçın başlığı neden nihayet? Çünkü geçen yıldan beri büyük maçlarda başarılı sonuçlara imza atan Trabzonspor, ardından oynadığı maçlarda puan kaybı yaşadı. Örneğin bu yıl Galatasaray'ı yendikten sonra Alanyaspor deplasmanında 3 puan alsa daha farklı bir konumda olabilirdi. Onun için bu maçı, bir kırılma maçı olarak görmek gerekiyor. Kayserispor gibi haftalardır kötü sonuçlar alan bir takıma karşı alınan 3 puanın önemi büyük. Maçı iki bölümde değerlendirmek lazım. 70. dakikaya kadarki bölüm ve sonrası... 70. dakikaya kadar ikinci bölgeye sıkışan ve kale önü tehlikelerinin az olduğu bir oyun... Her iki takım da gol pozisyonu üretme konusunda yetersizler. Trabzonspor'un Yusuf ve Sosa ile direkten dönen iki topu var. Maça 6 ofansif oyuncu ile başlamasına rağmen Trabzonspor, bir türlü hücumda gerekli organizasyonları yapamadı. Onazi, orta alanda çok önemli bir isim. Bunu bütün çıplaklığı ile gördük. Çünkü Onazi olduğunda Yusuf; rakip alanda etkili olan ve topla buluşan isim olarak öne çıkıyor. 70. dakikadan sonra ise Ekuban'ın ikinci forvet olarak oyuna girmesi ve Abdülkadir'in sağ kenara çekilmesiyle ilk yarı üretkenliği olmayan kenarlar, daha etkili olmaya başladı. Sağ kanatta Pereira, Yusuf ve Abdülkadir ile geliştirilen ataklar golün habercisi oldu. Rakibi büyük bir baskı altına alarak hataya zorladılar. İlk gol duran toptan geldi. Trabzonspor, önce Ekuban ardından da maçın son saniyelerinde Amiri ile gelen ikinci golle hak ettiği 3 puanı alan taraf oldu.

Muhteşem Trabzonspor

Maçın özeti; kaçan penaltı, 2 gol ve sayısız gol pozisyonu. Her yönü ile mükemmel bir Trabzonspor vardı. Mücadele gücü yüksek, takım savunması üst düzeyde ve yetenekli oyuncuların sorumluluk aldığı bir Trabzonspor. Orta sahada Sosa tam bir maestro gibiydi. Oyunu yönlendiren ve sahada basmadık yer bırakmayan Sosa, attığı mükemmel golle takımına en fazla katkı yapan oyuncuların başında geldi. Sosa'nın en büyük yardımcısı Onazi idi. Çünkü Sosa'nın önde kaldığı pozisyonlarda mücadele gücü ile rakipten en fazla top kapan, atak girişimlerini başlatan isimdi Onazi.
Trabzonspor atak girişimlerinin çoğunu sağ kenardan gerçekleştirdi. Pereira, Abdülkadir ve Yusuf, aralarındaki pas bağlantıları ile rakibin dengesini bozdu. İkinci yarıda Trabzonspor'un ilk golünde sağ bek Pereira'nın mükemmel ortasında sol bek Novak'ın kafasını izledik. Bu maçta bir başka gerçek var ki; Abdülkadir ve Yusuf gibi Trabzonspor'un yarınlarında önemli pay sahibi olacak oyuncuların özgüvenleri olduğu zaman takıma yaptıkları katkı. Yusuf, rakip alanda aldığı her topu olumlu kullandı, Fenerbahçe kalesini attığı şutlarla zorlayan isimdi. Ve her şeyden önemlisi Ayew, Trabzonspor ceza alanı içinde topla buluştuğunda golü önleyen isimdi Yusuf. Bu iki isim ve büyük bir maçta ilk kez Trabzonspor forması giyen Hüseyin ile kaleci Uğurcan gibi genç oyunculara gelişimlerinde yardımcı olunmalı. Çünkü bu gençler, Trabzonspor'un yarınları. Hak edilerek kazanılan üç puanın yanında daha farklı bir skor da ortaya çıkabilirdi. En büyük eksiklik ise gol pozisyonlarının değerlendirilememesi ve yenilen golden sonra rakibe son 5 dakikalık bölümde baskı fırsatı verilmesiydi.

Hayal kırıklığı

Yeni Malatyaspor sezon başından beri oynadığı maçlarda topu rakibe bırakarak oynamaya çalışan bir takım. Takım savunması da üst düzeyde ve çabuk.
Çıkışlarda önde yetenekli oyuncuları ile sonuca gittikleri birçok maç var. İlk yarının 35. dakikasına kadar Trabzonspor rakip alanda topa daha fazla sahip oldu.
Pereira, Olcay ve bu ikiliye yaklaşan rakibin sol kenarından geliştirilen ataklarda Rodallega ile girilen net gol pozisyonu var. Artık günümüz futbolunda kenarlara indiğinizde topu gelişi güzel ortalamak yerine arkadaşınız ile buluşturmak zorundasınız. Pereira, ardından Sosa çizgiye indikleri birçok pozisyonda final pasını gerekli şekilde yapmadılar. 36. dakika ise maçın kırılma anı olarak öne çıktı. Onazi'nin yaptığı hata sonucunda Guilherme, Yeni Malatyaspor'u öne geçirdi. Ardından iki dakika sonra geliştirilen atakta Aleksic'in mükemmel vuruşu geldi. Ama Toure'nin yenilen ikinci golde büyük hatası var. İkinci yarı ise kelimenin tam anlamı ile büyük bir hayal kırıklığı. Serbest vuruşta Aleksic'in attığı golde baraj ve kaleci hatası vardı. Yine ilk yarıdaki gibi iki dakika sonra kornerden gelen topta savunmanın sezon başından beri yan toplardaki yetersizliği Boutaib'e gol şansını getirdi.
4-0'dan sonra Trabzonspor, mental direncini kaybetti. Bu maçın anlatılması gereken oyuncusu ise Malatyasporlu Guilherme oldu. Sezon başından beri yükselen formu her maçta yaptığı katkı ve bu maçta attığı 2 gol ve 2 asisti ile sahanın en iyisi olarak öne çıktı.