CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Değişiklikler yanlış

Şampiyonluk için çok kritik bir haftaydı. Çünkü gerek Başakşehir gerekse Trabzonspor'un küme düşme hattında olan takımlarla zorlu karşılaşmaları vardı. Trabzonspor, ayağına gelen son şansı da ne yazık ki iyi değerlendiremedi. Çünkü takımlar soyunma odalarına gittikleri zaman Trabzonspor ile Başakşehir'in aralarındaki puan farkı 1'di.
Böyle bir durumda ikinci yarı Trabzonspor'un çok daha arzulu ve coşkulu bir başlangıç yapıp ikinci golü bulması gerekirken tam tersi bir takım sahada vardı. İlk yarıda öne çıkan iki isim: Abdulkadir Parmak ve Abdülkadir Ömür'dü. A.Parmak mücadele gücü yüksek ve de orta alanda ayakta kalan tek isimdi. A.Ömür ise sakatlıktan sonra ilk kez Ekuban'a yaptığı asist ve de oynadığı oyunla takıma önde en fazla katkı yapan futbolcuydu. Ama 1-0 öne geçtikten sonra yine her zaman olduğu gibi top rakibe geçtiğinde savunmada önemli yetersizlikler vardı.
İkinci yarı yenilen golde Sacko ile Novak eşleşmez. Sacko hava toplarında etkili bir isim. Sacko, Da Costa eşleşmesi daha doğru bir tercih olurdu. 1-1 den sonra ise ilerleyen sürelerde yapılan oyuncu değişikliklerine de bir anlam verebilmek zor. Gole gereksiniminiz olduğu bir maçta ilk kez iyi bir performans gösteren A.Ömür dışarı alınmaz.
Bir takımı şampiyon yapan en önemli etken savunmada gösterdiği yeterliliktir. Trabzonspor sezon başından beri bu konuda gerekli azmi gösteremediği için savunmada yapılan bireysel hatalar sonucunda Uğurcan'ın iyi performansına maçlara rağmen önemli puanlar yitirdi. Lig başlarken Trabzonspor'un bugün geldiği nokta bir başarı olarak değerlendirilebilirdi ama koşullar düşünüldüğünde şampiyonluk şansı sürekli gelmesine rağmen bir türlü değerlendirememesi de bir başarısızlıktır.

Sosa’da iş yok

Antalyaspor'un en önemli oyuncuları sakatlıkları ve cezaları nedeniyle yoktu. Yani şampiyonluk yolunda olan bir takımın, eksiklerle dolu olan bir rakip karşısında kendisine gerekli puanı alması lazımdı. Ama maç başlangıcı son derece olumsuz. Rakip rahatlıkla Trabzonspor'un üstüne gelen taraftı. Ve bunun sonucunda Ndiaye'nin hiç de gereği yokken yapmış olduğu anlamsız penaltı ile geriye düştüler. Kendi sahasında oynadığı bir maçta ve rakibi de eksik olmasına rağmen Trabzonspor, üretkenlikten uzaktı. Ne yaptığını bilmez bir haldeyken VAR ile gelen beraberlik golünden sonra daha olumlu bir oyun ortaya koyması gerekirken, orta alanda bir türlü organize olamama durumu öne çıktı. Sosa bu takımın lider oyuncusu ama savunmanın önünde boş toplar alıp kullanmak dışında yaptığı herhangi bir şey yok. Ndiaye ne savunmada ne de ofansif anlamda üretkenlikten yoksundu.
Abdülkadir Ömür'den de söz etmek gerek. Yetenekli bir isim ama sakatlıktan sonra bir türlü gerekli yeterlilikte değil. 'Yerli Messi' gibi söylemleri son derece sakıncalı buldum. Çünkü bu tür söylemler bir genç oyuncu için tehlikeli şeyler. Önce Abdülkadir Ömür olmak zorundasınız. Yani topla 3. bölgeye geldiğiniz zaman ürettikleriniz sizi öne çıkarmak zorunda. Öylesi maçlar var ki takım kötü oynadığında bireysel becerisi ile 3 puanı takımına getirebilecek yetenekte bir futbolcu Abdülkadir. Ama ne yazık ki beklentilerden son derece uzak.
İkinci yarıda ise Trabzonspor'un yediği ikinci gol rakibin taç kullandığı anda savunmasının yetersizliğinin en büyük göstergesi. Eksik Antalyaspor karşısında kazanamadıktan sonra şampiyonluktan söz etmek hayalcilik olur.

Oyun değil skor önemli

SON 4 haftaya girilirken dünkü sonuçtan sonra şampiyonluk yarışında iki takım kaldı. Başakşehir'in Antalyaspor maçında aldığı 3 puandan sonra Trabzonspor için yarışın içerisinde olmak adına mutlak kazanılması gereken bir maçtı. Rakip ise Başakşehir beraberliğinden sonra şampiyonluk yarışının içerisinde olmasa bile ikinciliği hedef seçen bir takım ama sakatlıklar ve cezalılar yüzünden kadro yetersizliği içerisinde olan Galatasaray. Onyekuru'nun da takımdan ayrılmasıyla çok kısıtlı bir kadro ile sahaya çıkmak zorunda kaldı sarı-kırmızılılar. Yani genel kanı Trabzonspor'un bu maç öncesi ağır basan takım olduğuydu.
Maçın başlamasıyla birlikte her iki takımın da savunmalarında sorunlar ortaya çıktı. Ekuban ile girilen gol pozisyonundan sonra Trabzonspor'un, orta alanda bir türlü organize olamamasından kaynaklı oluşan boşluklara savunmasının da yetersizliği eklendiğinde rakibe verilen gol pozisyonları var. Kırılma anı ise Feghouli'nin gördüğü kırmızı kart ve sonrasında kazanılan penaltı oldu. Trabzonspor, Sosa ile öne geçen taraf olmayı başardı. Böylesi ortamda bir kişi eksik mücadele etmek doğaldır ki son derece zor. Sosa'nın asistiyle gelen Novak'ın golü de ibreyi tamemen bordo-mavililerin lehine çevirdi.
Şu an oynanan oyundan çok, mutlak kazanılması gereken 3 puan gerçekten büyük önem taşımakta. Oyuncu performanslarında düşüşler son derece doğal. Dünkü maçta Trabzonspor'da öne çıkan orta alandaki oyunuyla Abdulkadir Parmak'tı. Artık şampiyonluk için kalan dört maçın kazanılması gerekiyor ama Başakşehir şu an daha önde olan taraf.
Yıllar sonra gelen Sörloth denen oyuncu var ki; gerek mücadele gücü, gerekse her maç elinden geleni sahaya sunması... Her zaman sahanın içinde olarak golü arayan, isteyen bir isim. Bugün gelinen yerin Uğurcan ile birlikte en büyük pay sahibi Sörloth.

Üzülmemek elde değil

Ekuban ve Nwakaeme gibi top üçüncü bölgeye geldiği zaman pozisyon üretme becerisi olan iki isim sakatlıkları yüzünden yok. Sezon başından beri kolay gol üretme becerisi olan takım için en önemli sorun. Abdülkadir Ömür de kendisinden beklenen performansı göstermediği için duran toplardan başka pozisyon ne yazık ki yok. Şampiyonluğa oynayan bir takım iki oyuncusundan yoksun olduğu zaman kenardan katkı yapabilecek isimleri yoksa dünkü sonuç normal. 3 aylık futbola verilen ara ve lig ile kupa maçları göz önüne getirildiğinde sakatlıkların ortaya çıkabileceği gerçeği var. 3. dakikada gelen golden sonra maçın çok rahat geçmesi beklenirken sorunlar ortaya çıktı. Orta alanda Sosa uzun bir aradan sonra tempo olarak düşük, Ndiaye fiziksel olarak mücadele gücü yüksek ama top kullanmada sorunları olan isim… Abdülkadir Ömür ortaya çıkması gereken futbolcu ancak gerekli yeterlilikte hâlâ değil. İlk yarıda da Sörloth yalnızları oynadı.
İkinci golü bulup rahatlamadığınız zaman küme düşme hattının içerisinde olan Ankaragücü gibi takımların doğaldır ki mücadele gücü artacaktır. Orta alanda bir türlü organize olamama Ankaragücü'nün daha fazla rakip alanda görünmesini sağlayan en önemli etkendi. Kendi sahanızda oynadığınız maçta rakibe üstünlüğü verdiğiniz anda hata yapma katsayınız artar. Sonucunda rakibe verilen penaltı ve gelen beraberlik golü. Rodrigues'in oyundan atıldığından maçın bitimine kadar geçen uzun süre aşırı telaş ve panik içerisindeydiler. Rakibin hatalarına bağlı bir oyun tarzı içerisinde olmak son derece yanlış bir anlayış. Alanya maçında kayıp olan iki puan kolay görünmekte. Ama her maçın kendi içinde zorluğu var. Kayıp giden iki puandan sonra şampiyonluk artık Başakşehir'e bağlı. Üzülmemek elde değil.

Kırmızı nerede!

Tam 3 puan geldi dediğiniz anda, Bakasetas her zaman yaptığı işi yaptı. Ve de son dakikada gelen gol… Erce Kardeşler için 'şampiyonluğu getiren isim' olarak yazıya başlayacaktım. Çünkü Uğurcan bu sezon başarıda en büyük pay sahibi ama bazı maçlar var ki şampiyonluk için arkanızda bekleyen oyuncuların da konsantrasyonu çok önemlidir. Erce Kardeşler 2. yarı Uğurcan'ın sakatlanmasından sonra oyuna girdi ve 3 net gol pozisyonunda çok başarılıydı. Sosa ve Nwakaeme gibi iki önemli oyuncudan yoksun böylesi zor bir Alanyaspor maçı… Sosa orta alanda bu takım için önemli bir isim. Ama Nwakaeme bana göre çok daha özel bir isim. Çünkü Nwakaeme top saklama becerisi olan, attığı goller ve asistlerle, dripling özelliği olan, bu takım için vazgeçilmez bir isim. Geldiği günden bu yana oynadığı oyunla bugüne kadar takıma katkı yapan oyuncuların başında. Sahada olsa Trabzonspor için bu maçın çok daha rahat geçme şansı vardı.
Topa sahip olmak, rakip alanda olmak, bir takım için önemli. Yalnız sonucu getiren üçüncü bölge… Abdülkadir Ömür attığı gol ve de ikinci yarıda yaptığı asist; bunlar hücum oyuncusu için önemli. Yalnız yeteneklerini düşündüğümüzde bana göre yeterli değil. İlk yarıda yenilen golde savunmanın yerleşme hatası, yenilen ikinci golde ise Ndiaye'nin Alanyaspor'un en iyi şut atan oyuncusunun karşısında anlamsız müdahalesi vardı. İlk yarıda Caulker'in Ömür'e yaptığı hareket kırmızı kart, 2. yarı ise Trabzonspor savunmasındaki Hosseini'nin hiç gereği yokken yaptığı hareketten aldığı kırmızı kartın profesyonel anlayışta yeri yok. Ligin boyu kısaldığı için maçın son dakikalarında gelen golle kaybedilen 2 puan şampiyonluk yarışı için büyük bir kayıp oldu. Yazık…

Övgüye değer

İlk maçta alınan 2-1'lik skor final yolunda önemli bir adımdı... Araya giren 3 aylık mecburi tatilden sonra karşılaşmalar devam ediyor... Kolay değil; bu kadar aradan sonra fiziksel anlamda istenilen düzeyde olabilmek gerçekten çok zor. Fakat bir başka gerçek var ki Trabzonspor; mücadele gücü, kazanma azmi ve sorumluluk anlayışıyla rakiplerinden bir hayli ileride bir takım. Dün bu gerçeği bir kez daha gördük. Maçın henüz 6. dakikasında Sörloth ile kazanılan golden sonra F.Bahçe topa daha fazla sahip oldu. Fakat topa sahip olduğu bölge ikinci bölgeydi. Üçüncü bölgeye gelindiği zaman Rodrigues ile atak girişimleri oldu. Trabzonspor ise orta alanı savunmaya yakın tutarak alanı kapatmaya çalıştı. Abdulkadir Parmak orta alanda takıma en fazla katkı yapan isimdi. İki kritik pozisyonda kademede başarılıydılar. Yenilen golde ise Parmak hiç gereği yokken kenarda basit bir top kaybı yaptı, Rodrigues-Hasan Ali birlikteliği ile Deniz Türüç golü buldu.
Trabzonspor'un en büyük özelliği, kolay gol üretebilen bir takım. Beraberlik golünden sonra Novak ile girilen iki net pozisyonu var. Bu arada Sörloth'a, Fenerbahçe ceza sahası içinde Serdar'ın yaptığı hareket penaltıydı. İkinci yarı Trabzonspor'un baskı altında kalmasının en büyük nedeni Nwakaeme'nin sakatlanarak oyun dışında kalmasıydı. Çünkü önde top tutan, rakibi eksilten ve top saklama becerisi olan futbolcuydu. Yerine giren Bilal ise tam bir hayal kırıklığı oldu. Abdülkadir Ömür de istenilen düzeyde olmadığı için yalnız kaldı. Ekuban rakibi en fazla zorlayan isimdi. Maçın sonlarında kenardan mükemmel dripling ile getirdiği topta Sörloth ile kazanılan gol Trabzonspor'u iyiden iyiye rahatlattı. İkinci yarıda üçüncü pozisyonu yakalayan Novak ise farkı getiren isim oldu. Gerek lig gerekse kupada başarıyı getiren en büyük etken Trabzonspor'un bir takım bilincine sahip olması. Gerçekten böylesi bir ortamda ortaya koydukları mücadele her türlü övgüye değer.

Ders çıkarın!

FUTBOLSUZ 3 aylık uzun bir süre. Kalan 8 hafta zorluklar her takım için fazla… Taraftarlarından yoksun ve de oyuncuların mental ve fiziksel anlamda maçlara konsantre olabilmesi bir hayli zor. Ama bu kadar olumsuz koşullara rağmen belirli bir hedefiniz varsa bunu gerçekleştirmek için sahada mücadele vermek zorundasınız. Şampiyonluk yarışında olan Trabzonspor için artık puan kaybının yaşanmaması öncelikli. Göztepe karşısında başlangıç son derece olumlu. Topa daha fazla sahip olan ve de oyunda üstünlüğü ele almaya çalışan bir yapı. Novak ve Ekuban ile girilen iki net gol pozisyonunda kaleci Beto önleyen isim oldu. Trabzonspor adına en iyi isim Pereira'nın Guilherme ile yaptığı ikili oyun ve sonrasında attığı pasla öne geçen taraf oluşu… 1-0'dan sonra ortaya çıkan görüntü Trabzonspor'un maçı rahatlıkla alabileceğiydi. Fakat oyunda üstünlüğü olmasına rağmen bazı oyuncular var ki istenilen performanstan uzaktaydılar: Abdülkadir Ömür ve Guilherme… 2. sarıdan gördüğü kırmızı karttan önce Hüseyin Çimşir'in, müdahale şansı var mıydı, 'Evet'. Çünkü yeni kural 5 oyuncu değiştirmek hakkı tanıyor. 10 kişi kaldıktan sonra Göztepe direnç gösterecek moral kazandı.
2. yarıya çıkarken oyuncu değişimi gerekirdi. Orta alanda sorun vardı. Ama Çimşir aynı takımla sahaya çıktı. Bireysel becerisiyle Sörloth'un kazandırdığı penaltı ile 2-0 öne geçtikten sonra ise Da Costa'nın anlamsız müdahalesi ile birlikte Göztepe'nin kazandığı penaltı golü. 2-1'den sonra ise Hüseyin Çimşir'in yaptığı oyuncu değişimi son derece yanlış. Çünkü Nwakaeme önde top tutan ve saklama becerisi olan bir isim. Abdülkadir Ömür ve Ekuban gibi oyunculardan birini tercih etse daha doğru olurdu. Alınan 3 puan futbolsuz geçen uzun süreçten sonra büyük önem taşımakta. Ama Hüseyin Çimşir'in bu maçtan çıkaracağı dersler olmalı. Özellikle de oyuncu tercihleri konusunda…

Trabzon’un kaderiyle oynandı

Şampiyonluk mücadelesi veren iki takım, sonuç birer puan. Önce bir gerçeği belirtmem gerekiyor, maçta 2 puanı kaybeden taraf Trabzonspor... Başakşehir ise kazançlı. Eğer maç seyircili olsa taraftarıyla bütünleştiğinde çok daha farklı sonuçlar alan Trabzonspor, bu maçtan da 3 puanı rahatlıkla alabilirdi.
Hüseyin Çimşir'in sahaya çıkardığı 11 ve de oyun anlayışı doğru. Abdulkadir Parmak yine orta sahada. Abdülkadir Ömür sağda. Nwakaeme, Sörloth'un arkasında, Ekuban ise solda. Ekuban'ı solda değerlendirmesi Başakşehir'in en güçlü tarafı olan sağ kenarı etkisiz kılmak içindi. Böylesi bir oyun kurgusu içinde ilk yarı oyunda uzun süre Trabzonspor'un rakip alanda göründüğü, özellikle sağ kenardan geliştirdiği ataklar var. Bir de Başakşehir'in çok adamla olduğu merkezden geliştirilen ataklarda ceza alanı içinde topla buluşmalarına rağmen final pası yetersizliği yüzünden sonucu değiştiremediler.
32. dakikada Skrtel'in, Nwakaemeye ceza alanı içinde yaptığı hareket net penaltı. Ama ne yazık ki ne hakem ne de VAR harekete penaltı diyemiyor. Bir takımın kaderiyle böyle oynanmamalı.
İkinci yarı ise Ekuban sağ önde, Nwakaeme solda, Abdülkadir Ömür ise Sörloth'a yakın. Ve de sorunlar baş göstermeye başladı. İlk yarıya göre Başakşehir sağ kenarı daha etkili kullanmaya başladı. Çünkü Nwakaeme'nin defansif anlayışı gerekli yeterlilikte değil. Sağ kenardan gelişen atak, savuma oyuncularının yerleşme hatası ve Demba Ba, Başakşehir'i öne geçirdi. Golden sonra da Trabzon'un yoğun bir baskı kurduğu üst üste kazanılan kornerlerden birinde Skrtel'in kendi kalesine attığı golle beraberlik geldi. 1-1'den sonra ise Trabzonspor adına A.Ömür'ün sakatlanması bana göre büyük bir şanssızlıktı. A.Ömür, tempoyu artıran ve de dripling özelliğiyle rakibi eksilten bir oyuncu. Sonuçta beraberlik Trabzonspor için şampiyonluk yolunda kayıp.

Trabzon için bu sezon o sezon

Başakşehir maçı öncesinde liderliği ele alma maçı. Hüseyin Çimşir'in sahaya çıkardığı ilk 11 herkes tarafından sürpriz olarak yorumlansa da bana göre son derece doğru bir karar. Abdulkadir Parmak, Sosa ile birlikte savunmanın önündeki ikiliden biri. Serkan gibi genç ve de mücadele gücü yüksek dirençli bir isim kenarda ve de Abdülkadir Ömür gibi oyunu hızlandıran bir isim sahada. Maçın başlangıcında daha önceki maçlarda göremediğimiz bir yapı ortaya çıktı. Ve de maçın en önemli ismi, daha önceki karşılaşmalarda performansından kuşku duyduğumuz Sosa'nın her zaman beklediğimiz gibi olduğu bir gece. Atılan ilk golde asist yapan ve de serbest vuruştan takımı rahatlatan isim.
Abdulkadir Parmak bu takım için bana göre çok önemli isim. Mücadele gücü yüksek ve de aldığı her topta öne oynamayı bilen bir isim. Obi Mikel'in kariyerine söylenecek herhangi bir şey yok ama Abdulkadir Parmak bu takımın orta sahasında olması gereken bir oyuncu. 2-0'dan sonra 3. golün yakalandığı anda çok büyük bir hata ve de yenilen gol. Trabzonspor'da önde öylesi yetenekli oyuncular var ki. Örneğin bir anda ortaya çıkıp sonucu değiştirebilen Nwakaeme... Ortada ilk yarı hiç yoktu ama ikinci devre Abdülkadir Ömür ile birlikte geliştirdikleri atak ve de ardından mükemmel gol. 3-1'den sonra oyunu kontrol eden ve de pozisyonlar bulan taraf yine Trabzonspor. Alınan 3 puan liderliğin tekrar el değiştirmesi açısından önem taşır ve de bu hafta kendi sahasında Başakşehir maçı daha farklı bir havada geçer. Fakat bu maçta Trabzonspor açısından en önemli olgu ise uzun yıllardan sonra şampiyonluk atmosferine giren bir takım olması. Görünen o ki 'Bu sezon o sezon' gibi. Zira sahada bunu gerçekleştirebilecek yetenekte bir takımı var Trabzonspor'un .

Gol verilmeliydi

90+2, VAR'la iptal edilen gol… Bana göre boşta kalan topa dokunan oyuncu Abdülkadir Ömür. Dokunduktan sonra onun ayağı, G.Antepli oyuncunun ayağı ile buluşuyor. Sonrasında gol iptal ediliyor. Ve de kaybolan 2 puan… Zirve mücadelesi veren bir takım için büyük kayıp. Yanlışlarla dolu bir oyun olmasına rağmen hakem golü verse 3 puanı alma becerisi gösterilecek.
Yanlışlara bakalım… Hafta içi yazdığım en önemli sorun, orta alanda rakipten top alan oyuncu yetersizliği… G.Antep, başlangıçta yakaladığı %100 pozisyonda yine her zaman olduğu gibi Uğurcan mükemmel refleksiyle başlangıçta geriye düşmeyi engelleyen isimdi. Tempo olarak son derece düşük, ayağa paslarla topa sahip olan Trabzonspor ama top 3. bölgeye geldiğinde pozisyon üretmekten son derece uzak. Topa sahip olmak bir takım için önemli ama yan ve geri pas olarak değil! Kamil Ahmet'in driplinglerle geldiği ve yaptığı asist, Ekuban'la öne geçtiği dakikada böylesi zorlu bir deplasmanda atılan golden sonra ikinci golü bulmak ve rakip çok adamla geldiğinde pozisyonlar üretmek doğaldır ki büyük önem taşır. İkinci yarı daha fazla rakip alanda kalıp topa sahip olmak gerekirken yapılan pas hataları ve de Gaziantep'in, Trabzonspor'un sol kenarından geliştirdiği ataklar ve de gelen beraberlik golü… Üzerine basarak belirtmeliyim ki Hüseyin Çimşir'in bazı oyuncularda ısrarcı olması, yanlış.
Guilherme kenar oyuncusu değil, Sörloth'un arkasında daha fazla katkı yapabilecek yetenekte… Kaybolan 2 puan ama eksikleri görmek gerek ve de Trabzonspor'un attığı 2. golün VAR'la iptal kararı verilmesi yanlış!