CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Avcı’nın değişimdeki başarısı

Bu maçtan çıkarılacak ders 74 dakika bir takım bütünselliği içerisinde oyunda üstünlüğü olan ve rakibe oynama olanağı vermeyen, birlikte hareket eden bir yapı... 2-0'dan sonra ise oyun anlayışından kopma ve bireyselliğe dönme, ondan sonra da rakibin sizin ceza sahanıza daha fazla geldiği anlar... Abdullah Avcı, geldiğinde Trabzonspor'un puanı 6. Bugün gelinen nokta ise 12 maçta kalesinde 8 gol gören ve 27 puan alan bir yapıya dönüşme hiç tartışmasız bir teknik adam başarısıdır. Gençlerbirliği maçında da sezon başındaki kadrodan farklı yeni transfer Berat var. Yani aynı kadro ve de sezon başı görüntüsünden çok farklı yapıdaki takım.
Abdullah Avcı, ilk geldiğinde takım savunmasını öne çıkaran bir yapıyı kurmaya çalıştı. Ve de zaman içerisinde hücumda da daha organize olan bir yapıyla sonuçlar ortaya çıktı. Elindeki kısıtlı kadroya rağmen topa daha fazla sahip olan ve de takım savunmasını öne çıkaran bir yapıyı dünkü maçta bir kez daha gördük. Orta alanda Abdulkadir Parmak ve yeni transfer Berat, dünkü maçta öne çıkan iki isim. Abdulkadir Parmak, Abdullah Avcı geldikten sonra daha doğru bir oyun oynamaya başladı. Eksiği zaman zaman çok fazla dripling yapma isteği... Berat'ın ilk maçı olmasına rağmen olumlu görüntüler verdiği düşüncesindeyim. Pozisyon bilgisi istenilen düzeyde ve aldığı her topu öne oynama isteği onun gelişmeye açık bir oyuncu olduğunun kanıtı.. Trabzonspor'un attığı ilk gol ikili bir oyun.. Ekuban'ın mükemmel asisti ve de Djaniny ile gelen gol. İkinci golde ise Nwakaeme'nin usta işi bir asisti var. Oyunun son 10 dakikasında ise anlamsız bir panik ve telaş vardı. Hiç gereği yokken yanlış bir pas sonucu Gençlerbirliği'nin direncini artıran penaltı.
İkinci yarıda Marlon'a yapılan hareket yüzde yüz penaltı. VAR'ın devreye girmemesi ise büyük hataydı!

Oyun değil ama skor değerliydi

Abdullah Avcı ile Trabzonspor'da bir değişim yaşandığı gerçek. Bunun en önemli nedeni takım savunması. Geçen sezondan beri her maç rakiplerine pozisyon veren takımdan farklı bir Trabzonspor seyrediyoruz. Belki oynanan oyun istenilen düzeyde değil ama top rakibe geçtiğinde herkes verilen görevi en iyi şekilde yapmaya çalışmakta. Ankaragücü mücadele gücü oldukça yüksek bir takım. Her ne kadar şu an ligin en alt sırasında olsa bile böylesi rakiplere karşı ilk golü bulabilmek, kazanmak için büyük önem taşır. Geçen maçtan farklı olarak Abdullah Avcı'nın sahaya sürdüğü 11'de Ekuban sağ kenarda, Abdülkadir Ömür orta alanda... İlk yarıda orta alanda oynanan bir oyun, kale önü tehlikeleri yok denecek kadar az. Atak girişimlerinde sorunlar çok fazla. Bunun en önemli nedenlerinden birisi Baker, Abdulkadir Parmak ve Abdülkadir Ömür'den kurulu olan orta alanın bir türlü oyunda üstünlüğü alabilecek yeterlilikte olmamasıydı. Önde ise Afobe ne yazık ki yeterli değil. İlk yarı her ne kadar sorunlarla dolu olsa da oyunun son dakikalarında kazanılan serbest vuruştan Baker'ın frikikten attığı mükemmel gol ile skor üstünlüğünü ele geçirdi Trabzonspor. Sonuçta; önce Erzurum maçında alınan 3 puan ve ardından deplasmanda Ankaragücü karşısında her ne kadar oyun olarak istenilen düzeyde olmamasına rağmen kazanılan 3 puan değerliydi. Çünkü Trabzonspor için önemli olan, oynanan oyundan çok kendisini alt sıralardan kurtarabilmesi için gerekli sonucu almaktı. Bunu da dün gece başardı...

Lider stoper şart

İlk iki müsabakada alınan başarısız sonuçlardan sonra Yeni Malatyaspor maçı öz güveni yakalamak açısından önemliydi. Karşılaşma başlangıcı 20. dakikaya kadar temposuz, atak girişimlerinden yoksun bireysel girişimlerle bir yere gitmeye çalışan görüntüdeydi. Trabzonspor'un orta alanında aynı özellikte üç oyuncu vardı. Abdulkadir Parmak, Flavio ve Baker… Bu bana göre büyük bir sorun. Malatyaspor gibi takım olma bilincinden yoksun, sorunlarla dolu bir takım karşısında bile orta alan organizasyonunda problem olduğu gerçeği vardı. İlk kullanılan serbest atıştan gelen golle rakip, daha fazla risk alan bir yapıya büründü. Atılan ikinci gol tipik bir karşı atak golü ve bunda en büyük pay sağ kenar oyuncusu Serkan ve Baker'ın. 2-0 öne geçtikten sonra ise Malatyaspor çok adamla Trabzonspor sahasına geldiği anda çok büyük boşluklar verdi. Atılan üçüncü golde topu getiren isim Baker'dı. Fakat bu takım için olmazsa olmaz bir oyuncu olan Nwakaeme'nin de bireysel becerisiyle attığı mükemmel golle ilk yarı 3-0'lık skorla kapandı.
Alınan sonuç ve 3 puan, bundan sonraki haftalar için moral açısından önemli ama eksiklikleri görmek gerekiyor.
Orta alanda mücadele gücü yüksek ve de savunma tarafı öne çıkan bir oyuncuya gereksinim olduğu gerçeği göz ardı edilmemeli. Bir de ofansif anlamda katkı vermesi gereken ve de kendisinden çok şey beklenen Abdülkadir Ömür'ün bir an önce istenilen düzeye gelmesi gerekir. Savunmanın da stoper mevkiine lider özellikli bir oyuncu lazım.

Trabzonspor adımını doğru atmak zorunda

Trabzonspor'da takımdan ayrılan oyuncular aranır mı?
Başarılı bir sezon ama daha başarılı olabilir miydi? Bu soruya verilebilecek yanıt; evet… Geçen sezon kaçan şampiyonlukta en büyük neden, transferde yapılan yanlışlıklar. Sörloth'tan başka Trabzonspor'a katkı verebilecek bir oyuncu var mıydı? Sezon başı transfer edilen oyuncuları herkes alt alta yazsın. Şampiyonluk için, kenardan gelebilecek ve oyunu değiştirebilecek futbolcu zenginliğine sahip olmak gerekir. Özellikle pandemi sürecinden sonra Nwakaeme, Ekuban'ın sakatlanmasıyla oluşan boşluk bir türlü doldurulamadığı için gerekli puanlar bir türlü alınamadı. Bu sezon yapılan transferler hakkında şu an yorum yapma olanağımız yok. Yalnız geçen yılın en sorunlu bölgesi savunmanın göbeği ve de orta alanda Abdulkadir Parmak'a yardımcı olabilecek dirençli orta saha oyuncusu olmamasıydı. 21 takımlı ligde kupa maçlarını da düşünürsek transferlerin yeterliliği takımınızın ligdeki konumunu belirleme açısından büyük önem taşımakta.

AYNI ŞEYLERİ YAPIP FARKLI SONUÇ BEKLEMEK HATA!
F.Bahçe 11 transfer yaptı. Bu isimlerle hedefe ulaşabilirler mi?
BELKI de bu yıl Ali Koç için son şans. Hedef 4. yıldızı takmak ama Einstein'ın dediği gibi, 'aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemek aptallıktır.' Çünkü her yıl aynı film sahnede. Çok oyuncu transfer etmek başarının olmazsa olmaz şartı olarak sunulmakta. Son derece yanlış. Önemli olan 'takım olmak'. Her yıl sil baştan yapılan transferlerle bir yere varmak son derece güç. Yeni bir takım olmanın zorluğu olduğu gerçeğini kimse göz ardı etmemelidir diye düşünüyorum.

TAKIMIN KALBİ ORTA SAHADIR G.SARAY'IN KALP RİTMİ BOZUK
G.Saray'da taraftar, "transfer yok" diyor. Kadro geniş... Ne dersiniz?
BANA göre G.Saray'ın fazla transfere gereksinimi yok. Defans ve forvet hattı alternatifi var. Sorun orta alanda. Çünkü geçen sezon bu alanda önemli yetersizlikler vardı. Bir takımın orta sahasını kalp olarak düşünürsek ritim bozukluğu hâlâ devam etmekte.

REZERV LİG, GENÇLERİ VE YEDEKLERİ HAZIR TUTMALI!
TFF, Rezerv Lig kurulması kararı aldı. Sizce bu plan başarılı olur mu?
ÖNCE A2 ligi kuruldu, ardından U21 ligi yaptık ama istenen sonuç yok. Çünkü bu liglerin motivasyonları, sponsorları, izleyicisi yoktu. A takımda oynamayanların, kadroya giremeyenlerin, sakatlıktan yeni kurtulanların sahaya zoraki çıktıkları bir lig olmaktan öteye geçememişti. Rezerv Lig İngiltere ve İspanya'da amacına ulaşıyor. Eğer rezerv ligin amacı, hedef ağırlıklı olarak gençlerin oynatılması ve 11'lerde sakatlıktan dönmüş A takım oyuncularına da fiziksel anlamda hazırlanma şansı vermek olursa gelecek için umut vadedebilir.

Savunma uyumsuzluğunun sonucu

Her maç aynı senaryo. Öne geçtiği her maçta sorunlar yaşayan bir takım. Önce bir gerçeği vurgulamak lazım, şampiyonluğun yolu savunmanın ortaya koyacağı performans ile doğru orantılıdır. Yani savunmanın göbeği ve de onun önündeki oyuncu büyük önem taşır. Bu sezon Trabzonspor'un şampiyonluk yarışının içerisinde olmasında en büyük katkı kaleci Uğurcan'ın olağanüstü performansıydı. Dün görüldü ki savunmada yetersizliklerle dolu bir takım, 3-1 öne geçtiği maçta bile çok önemli bireysel hatalar yaptı. Yenilen ilk golde Ömer Ali'nin kenardan yaptığı ortada üç Trabzonsporlu oyuncu var ama rakipten bir kişi rahatlıkla golü attı. Yenilen ikinci golde ise Konyaspor'da oyuna girdikten sonra oyunun şeklini değiştiren Shengelia topa mükemmel vurdu ama kurulan baraj yanlıştı.
İlk yarıda iki kez gol pozisyonuna girdiklerinde araya atılan topta gelişen atak, Da Costa ve Campi'nin uyumsuzluğundan kaynaklandı. Dördüncü golde ise yine üç Trabzonsporlu'nun olmasına rağmen Thuram rahatlıkla kafayı vurdu. Bu maçta Abdülkadir Ömür, Ekuban ve oyundan çıktığı ana kadar Abdulkadir Parmak ve de Nwakaeme Trabzonspor'da öne çıkan oyunculardı. Hayal kırıklığı yaratan oyuncuların başında ise Ndiaye gelmekte. Transfer edildiği günden beri ne yazık ki istenilen performansı bir türlü ortaya koyamadı. Pandemi sürecinden sonra coşkuyu, kazanma azmini ve de takım olma bilincini sahaya bir türlü yansıtamadılar. Fiziksel ve mental anlamda hazır olmadıkları için ayaklarına gelen şansı kullanamadılar.

Değişiklikler yanlış

Şampiyonluk için çok kritik bir haftaydı. Çünkü gerek Başakşehir gerekse Trabzonspor'un küme düşme hattında olan takımlarla zorlu karşılaşmaları vardı. Trabzonspor, ayağına gelen son şansı da ne yazık ki iyi değerlendiremedi. Çünkü takımlar soyunma odalarına gittikleri zaman Trabzonspor ile Başakşehir'in aralarındaki puan farkı 1'di.
Böyle bir durumda ikinci yarı Trabzonspor'un çok daha arzulu ve coşkulu bir başlangıç yapıp ikinci golü bulması gerekirken tam tersi bir takım sahada vardı. İlk yarıda öne çıkan iki isim: Abdulkadir Parmak ve Abdülkadir Ömür'dü. A.Parmak mücadele gücü yüksek ve de orta alanda ayakta kalan tek isimdi. A.Ömür ise sakatlıktan sonra ilk kez Ekuban'a yaptığı asist ve de oynadığı oyunla takıma önde en fazla katkı yapan futbolcuydu. Ama 1-0 öne geçtikten sonra yine her zaman olduğu gibi top rakibe geçtiğinde savunmada önemli yetersizlikler vardı.
İkinci yarı yenilen golde Sacko ile Novak eşleşmez. Sacko hava toplarında etkili bir isim. Sacko, Da Costa eşleşmesi daha doğru bir tercih olurdu. 1-1 den sonra ise ilerleyen sürelerde yapılan oyuncu değişikliklerine de bir anlam verebilmek zor. Gole gereksiniminiz olduğu bir maçta ilk kez iyi bir performans gösteren A.Ömür dışarı alınmaz.
Bir takımı şampiyon yapan en önemli etken savunmada gösterdiği yeterliliktir. Trabzonspor sezon başından beri bu konuda gerekli azmi gösteremediği için savunmada yapılan bireysel hatalar sonucunda Uğurcan'ın iyi performansına maçlara rağmen önemli puanlar yitirdi. Lig başlarken Trabzonspor'un bugün geldiği nokta bir başarı olarak değerlendirilebilirdi ama koşullar düşünüldüğünde şampiyonluk şansı sürekli gelmesine rağmen bir türlü değerlendirememesi de bir başarısızlıktır.

Sosa’da iş yok

Antalyaspor'un en önemli oyuncuları sakatlıkları ve cezaları nedeniyle yoktu. Yani şampiyonluk yolunda olan bir takımın, eksiklerle dolu olan bir rakip karşısında kendisine gerekli puanı alması lazımdı. Ama maç başlangıcı son derece olumsuz. Rakip rahatlıkla Trabzonspor'un üstüne gelen taraftı. Ve bunun sonucunda Ndiaye'nin hiç de gereği yokken yapmış olduğu anlamsız penaltı ile geriye düştüler. Kendi sahasında oynadığı bir maçta ve rakibi de eksik olmasına rağmen Trabzonspor, üretkenlikten uzaktı. Ne yaptığını bilmez bir haldeyken VAR ile gelen beraberlik golünden sonra daha olumlu bir oyun ortaya koyması gerekirken, orta alanda bir türlü organize olamama durumu öne çıktı. Sosa bu takımın lider oyuncusu ama savunmanın önünde boş toplar alıp kullanmak dışında yaptığı herhangi bir şey yok. Ndiaye ne savunmada ne de ofansif anlamda üretkenlikten yoksundu.
Abdülkadir Ömür'den de söz etmek gerek. Yetenekli bir isim ama sakatlıktan sonra bir türlü gerekli yeterlilikte değil. 'Yerli Messi' gibi söylemleri son derece sakıncalı buldum. Çünkü bu tür söylemler bir genç oyuncu için tehlikeli şeyler. Önce Abdülkadir Ömür olmak zorundasınız. Yani topla 3. bölgeye geldiğiniz zaman ürettikleriniz sizi öne çıkarmak zorunda. Öylesi maçlar var ki takım kötü oynadığında bireysel becerisi ile 3 puanı takımına getirebilecek yetenekte bir futbolcu Abdülkadir. Ama ne yazık ki beklentilerden son derece uzak.
İkinci yarıda ise Trabzonspor'un yediği ikinci gol rakibin taç kullandığı anda savunmasının yetersizliğinin en büyük göstergesi. Eksik Antalyaspor karşısında kazanamadıktan sonra şampiyonluktan söz etmek hayalcilik olur.

Oyun değil skor önemli

SON 4 haftaya girilirken dünkü sonuçtan sonra şampiyonluk yarışında iki takım kaldı. Başakşehir'in Antalyaspor maçında aldığı 3 puandan sonra Trabzonspor için yarışın içerisinde olmak adına mutlak kazanılması gereken bir maçtı. Rakip ise Başakşehir beraberliğinden sonra şampiyonluk yarışının içerisinde olmasa bile ikinciliği hedef seçen bir takım ama sakatlıklar ve cezalılar yüzünden kadro yetersizliği içerisinde olan Galatasaray. Onyekuru'nun da takımdan ayrılmasıyla çok kısıtlı bir kadro ile sahaya çıkmak zorunda kaldı sarı-kırmızılılar. Yani genel kanı Trabzonspor'un bu maç öncesi ağır basan takım olduğuydu.
Maçın başlamasıyla birlikte her iki takımın da savunmalarında sorunlar ortaya çıktı. Ekuban ile girilen gol pozisyonundan sonra Trabzonspor'un, orta alanda bir türlü organize olamamasından kaynaklı oluşan boşluklara savunmasının da yetersizliği eklendiğinde rakibe verilen gol pozisyonları var. Kırılma anı ise Feghouli'nin gördüğü kırmızı kart ve sonrasında kazanılan penaltı oldu. Trabzonspor, Sosa ile öne geçen taraf olmayı başardı. Böylesi ortamda bir kişi eksik mücadele etmek doğaldır ki son derece zor. Sosa'nın asistiyle gelen Novak'ın golü de ibreyi tamemen bordo-mavililerin lehine çevirdi.
Şu an oynanan oyundan çok, mutlak kazanılması gereken 3 puan gerçekten büyük önem taşımakta. Oyuncu performanslarında düşüşler son derece doğal. Dünkü maçta Trabzonspor'da öne çıkan orta alandaki oyunuyla Abdulkadir Parmak'tı. Artık şampiyonluk için kalan dört maçın kazanılması gerekiyor ama Başakşehir şu an daha önde olan taraf.
Yıllar sonra gelen Sörloth denen oyuncu var ki; gerek mücadele gücü, gerekse her maç elinden geleni sahaya sunması... Her zaman sahanın içinde olarak golü arayan, isteyen bir isim. Bugün gelinen yerin Uğurcan ile birlikte en büyük pay sahibi Sörloth.

Üzülmemek elde değil

Ekuban ve Nwakaeme gibi top üçüncü bölgeye geldiği zaman pozisyon üretme becerisi olan iki isim sakatlıkları yüzünden yok. Sezon başından beri kolay gol üretme becerisi olan takım için en önemli sorun. Abdülkadir Ömür de kendisinden beklenen performansı göstermediği için duran toplardan başka pozisyon ne yazık ki yok. Şampiyonluğa oynayan bir takım iki oyuncusundan yoksun olduğu zaman kenardan katkı yapabilecek isimleri yoksa dünkü sonuç normal. 3 aylık futbola verilen ara ve lig ile kupa maçları göz önüne getirildiğinde sakatlıkların ortaya çıkabileceği gerçeği var. 3. dakikada gelen golden sonra maçın çok rahat geçmesi beklenirken sorunlar ortaya çıktı. Orta alanda Sosa uzun bir aradan sonra tempo olarak düşük, Ndiaye fiziksel olarak mücadele gücü yüksek ama top kullanmada sorunları olan isim… Abdülkadir Ömür ortaya çıkması gereken futbolcu ancak gerekli yeterlilikte hâlâ değil. İlk yarıda da Sörloth yalnızları oynadı.
İkinci golü bulup rahatlamadığınız zaman küme düşme hattının içerisinde olan Ankaragücü gibi takımların doğaldır ki mücadele gücü artacaktır. Orta alanda bir türlü organize olamama Ankaragücü'nün daha fazla rakip alanda görünmesini sağlayan en önemli etkendi. Kendi sahanızda oynadığınız maçta rakibe üstünlüğü verdiğiniz anda hata yapma katsayınız artar. Sonucunda rakibe verilen penaltı ve gelen beraberlik golü. Rodrigues'in oyundan atıldığından maçın bitimine kadar geçen uzun süre aşırı telaş ve panik içerisindeydiler. Rakibin hatalarına bağlı bir oyun tarzı içerisinde olmak son derece yanlış bir anlayış. Alanya maçında kayıp olan iki puan kolay görünmekte. Ama her maçın kendi içinde zorluğu var. Kayıp giden iki puandan sonra şampiyonluk artık Başakşehir'e bağlı. Üzülmemek elde değil.