CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Onu seyretmek büyük keyif...

Süper Lig'in ikinci yarıları çok zorlu geçer... Çünkü hem şampiyonluğa oynayan takımlar hem de küme düşme hattındaki takımlar için puan kayıpları sorunları beraberinde getirir. Başakşehir ve Fenerbahçe'nin aldıkları galibiyetten sonra Trabzonspor için mutlak üç puanlık bir maçtı.
Mücadelenin başlangıcında görüldü ki Kasımpaşa hücumu düşünen bir yapıyla sahaya çıktı. Ama bilindiği gibi takım savunması yetersiz olduğu için ligin en fazla gol yiyen takımlarından birisi. Trabzonspor gibi 5 ofansif oyuncu ile sahaya çıkan bir takıma karşı böyle bir oyun kurgusuyla sorunlar yaşamamanız olası değil. Maçın 24 dakikalık bölümünde Kasımpaşa'nın hücumda çok adamla geldiği anlar ve de hücumu sonlandırmadan kaptırdığı toplar var. İdeal bir Trabzonspor ortamının oluştuğu anlar.
Golün gecikmesinin en önemli sebeplerinden birisi Trabzonspor'un sağ kenarda hücum girişimlerinin olmayışı ve de bütün hücum girişimlerinin sol taraftan yapılmasıydı. Fakat 25. dakikada Sosa'nın attığı mükemmel golden sonra 30. dakikaya kadar önce Sörloth ardından Nwakaeme ile birlikte bir anda maç 3-0'a geldi ve Kasımpaşa'nın direnci tamamen düştü. İkinci yarı Fernandes'in kırmızı kartla oyun dışı kalmasıyla Kasımpaşa 10 kişi mücadele etmek zorunda kaldı ve de maç tam bir antrenman havasına büründü.
Şurası bir gerçek ki Trabzonspor'da hücumda çok özel oyuncular var. Nwakaeme ve Sörloth gibi...
Nwakaeme'yi seyretmek büyük keyif. Hem attığı goller hem de yaptığı asistle maçın en önemli oyuncusu oldu.

Ciddiyet şart!

Kayserispor, sezon başından beri sorunlarla boğuşan bir takım... Şu an teknik adam görevini bırakmış, oyuncuların büyük bölümü takımdan ayrılmış, genç ve deneyimsiz bir kadro ile dünkü maçta sahada yer almak zorunda kaldılar.
Böyle bir rakibe karşı ilk yarı çok daha farklı bir skor üretme şansı vardı.
Futbol ciddi bir oyun. Rakibi küçümsemek en büyük sorundur. Trabzonspor, 3. bölgeye geldiğinde ciddiyetten uzak görüntüler ortaya çıktığı için sadece 2 gol atabildi. Yenilen 2 gol ise sezon başından beri olduğu gibi amatör çerçevedeydi.
İkinci yarı Kayserispor'un çok adamla geldiği anlarda Trabzonspor, rakibin hatalarını iyi değerlendirdi. Sturridge ve Sörloth iş birliği ile gelen iki golden sonra farklı bir skor ortaya çıktı. Sörloth bana göre Trabzonspor'un ilk yarıda Süper Lig'deki bulunduğu yere en fazla katkı yapan oyuncu. Süper Lig ve Türkiye Kupası maçlarında attığı 15 gol ve yaptığı 6 asist var.
Kayserispor'da 2003 doğumlu Emre Demir oynadığı oyunla çok genç olmasına rağmen yarınlar adına büyük ümitler verdi. Trabzonspor, alınan 3 puanla birlikte ve uzun senelerden sonra ilk yarıyı 32 puanla bitirdi. Şampiyonluk yarışının içinde sezon sonuna kadar var olabilmek için ikinci yarı hazırlık döneminin iyi geçirilmesi ve eksiklerin giderilmesi gerekli. Obi Mikel ve Sturridge gibi deneyimli iki oyuncunun performanslarını artırmaları gerekmekte. Kimse bu gerçeği göz ardı etmemeli

Takımın ruhuna saygı duyulmalı

Antalyaspor gibi ligin alt sıralarından kurtulma mücadelesi veren bir takıma karşı kendi sahasında oynamak kolay değil. Sezon başından beri sakatlıklar ve cezalar Trabzonspor için her maç ayrı bir sorun. Bu maçta da Sosa'dan yoksun bir 11. Fakat sonuç 3-1 ve alınan 3 puan. Saha içinde Sosa'nın yokluğunda sorunlar öne çıktı mı? Evet. Orta alanda bu oyuncunun olmayışında Trabzonspor büyük bir baskı altında kaldı.
Fakat oynayan her oyuncu, yeteneği ne olursa olsun mücadele gücüyle takıma katkı yapma adına önemli işler yapıyor. Maçın başlangıcında Sturridge'nin asisti ve Sörloth ile gelen gol deplasman maçı için önemli. 1-0'dan sonra ise orta alan sorunları öne çıktı. Olması gereken yerler dışında önde oynayan oyuncuların geriye dönüşlerde yetersizlikleri Antalyaspor'a daha fazla atak yapma olanağı verdi. Bunun sonucunda Mikel'den seken topta Celustka ile Antalyaspor'un golü.
1-1'den sonra ise duran toplarda Trabzonspor'un en büyük silahlarından Yusuf Sarı ortaya çıktı. Kornerden Nwakaeme ile atılan ikinci golün en büyük pay sahiplerinden biri. Yusuf Sarı her geçen gün gelişme içerisinde olan bir isim. Bu maçta Trabzonspor adına en büyük kazanç savunmanın sağ kenarında yer alan Serkan. Oynadığı oyun ilerisi için ümit veriyor.
Alınan 3 puanla zirve yarışının içinde bir Trabzonspor var. Nereye kadar gidebilirler bunu şu an konuşmak zor ama bugün gelinen nokta; 'Takımın ortaya koyduğu ruha saygı duyulması gerekmekte.' Trabzonspor'un ve Beşiktaş'ın eski futbolcusu ve de çok sevdiğim ağabeyim Tuncay Mesçi'nin vefatını öğrenmenin üzüntüsü içerisindeyim.
Sevgili ağabeyime Allah'tan rahmet, yakınlarına ve de sevenlerine baş sağlığı diliyorum.

Kimin oynadığı önemli değil...

Sakatlıklar nedeniyle kısıtlı bir kadro içerisindeki Trabzonspor, kendisi için önemli olan maçta 3 puanı alma başarısı gösterdi. Kolay değil çünkü en önemli oyuncular yok. Bir de ligin başından beri oyunuyla ligi domine eden Alanyaspor karşısında 75 dakika 10 kişi bu başarıyı gösteriyorsunuz. İlk yarıya damga vuran isim hakem Abdulkadir Bitigen, henüz maçın 6. dakikasında Abdulkadir Parmak'ın Alanya ceza sahası içerisinde Alanyalı oyuncu ile girdiği pozisyonda faul vermesi gerekirken vermedi. Sonraki atakta Alanyasporlu oyuncunun eliyle oynadığı pozisyon bariz penaltı. İkincisi ise yine Abdulkadir Parmak'ın orta alanda ikili mücadele ettiği ve kırmızı kartla cezalandırdığı pozisyon. Parmak, topa hamle yaparak dokunduktan sonra rakibin bileğine bastı. Ama bu pozisyonda direkt bileğe hamle olmadığı düşüncesindeyim. Sarı kartla cezalandırılabilirdi.
10 kişi kaldıktan sonra ise ilk yarının sonuna kadar Alanya, Trabzonspor yarı alanında topa daha fazla sahip oldu. Girdikleri iki net gol pozisyonunu değerlendiremediler. İkinci yarı ise Trabzonspor oyunu kendi alanında kabul etti ve rakibe boş alan bırakmamaya çalıştı. Önde ise Nwakaeme ve Sörloth top ayaklarına geldiğinde top saklama becerileri ile arkadaşlarına yardımcı olan iki isimdi.
Böyle bir maçta duran topların Trabzonspor için pozisyon bulma açısından önemli olduğu gerçeği inkar edilemez. Kornerden gelen top ve ardından kazanılan penaltı ile öne geçtiler.
Ardından yine korner atışından gelen topla penaltıyı kazandılar. Golle sonuçlansa kalan sürede daha rahat oynama fırsatı elde edeceklerdi.
Ama bir başka gerçek var ki olumsuz koşullara rağmen bu takımda kim oynarsa oynasın elinden geldiğince mücadele ediyor. Maçı son dakikaya kadar bırakmıyorlar.

Doğru hamle farklı sonuç

Milli Takım dönüşlerinde bazı sorunların ortaya çıktığı gerçeği var... Puan kayıplarının en fazla yaşanabileceği haftalar bu hafta. Dünkü maç Trabzonspor açısından büyük önem taşıyan bir karşılaşmaydı. Çünkü alacağı 3 puanla yıllar sonra liderlik koltuğuna oturacaktı.
Maçın ilk 18 dakikalık bölümünde rakibi baskı altında tutan bir Trabzonspor vardı sahada. Gaziantep, 3-5-2 ile oyuna başladı. Topu Trabzonspor kazandığında 5-3-2'ye dönüş yaptılar. Ama orta sahadaki oyuncuları rakibe baskı yapmadıkları için Trabzonspor bu bölümde 2-0 öne geçti. Birinci golde Sörloth getirdi, Sturridge golü atan isimdi. İkinci golde ise Sturridge'nin mükemmel pasında Sörlath ağları havalandırdı. 2-0'dan sonra oyunda doğaldır ki tempo biraz düştü. Trabzonspor zaman zaman ayağa pas yaptı, farkı artıramamalarının en önemli nedeniyse hücumda final pası yetersizliği ve çabuk top kayıpları oldu. Bu arada kaleci Uğurcan'ın çıkardığı bir top varki eğer golle sonuçlansa Gaziantep 2. yarıya daha dirençli çıkma olanağı bulacaktı.
2. yarı başında önde pas hataları ve hücum oyuncularının geriye dönüşlerde sorunlar içinde olmaları yüzünden G.Antep daha rahat Trabzonspor ceza sahasına girdi ve de sonucunda golü buldu. 2-1'den sonra orta alanda zaaflar ortaya çıktığı için Sturridge'in yerine Doğan hamlesi doğruydu. 2-1'lik sonuç telaş ve paniğe neden olmaya müsaitti ama Sosa'nın mükemel vuruşu ve ardından Yusuf Sarı ile 4'ü bularak maçın skorunu ilan ettiler.
Gelinen noktayı kimse küçümsemesin. İnişler, çıkışlar olabilir ama en önemli olay oyuncuların sakatlanması. Gerek Avrupa gerekse lig maçlarında kısıtlı bir kadro ile mücadele etmelerine rağmen şu an ligin zirvesinde bir takım var.

Uğurlu eldiven!

TRABZONSPOR tarihinde Şenol Güneş en önemli kaleci olarak herkes tarafından bilinir. Uzun yıllardan sonra Trabzonspor, Uğurcan Çakır gibi gerçekten üst düzey bir bir kaleciye kavuştu. Dün bu gerçeği bir kez daha gördük. Eğer dünkü maçta Trabzonspor 3 puan aldıysa bunda en büyük pay Uğurcan'a aittir. 1-0'dan sonra özellikle maçın ikinci yarısında üç net gol pozisyonunu önleyerek takımını maçın içinde tuttu. Allah nazardan saklasın. Uzun yıllar hem Trabzonspor hem Ulusal Takım için büyük kazanç olacaktır.

Dünkü maçta alınan üç puan Trabzonspor'un geleceği için çok büyük önem taşımakta. Çünkü ağır bir saha ve böyle bir zeminde Sosa ve Nwakaeme gibi teknik becerisi yüksek oyuncuların bireysel becerilerini gösterebilme şansları son derece kısıtlı olmasına rağmen maçın ikinci yarısında başta Uğurcan olmak üzere mücadele güçlerini sahaya yansıttılar. Önce Sturridge'in asistinde Sörloth ve ardından bu sefer Sörloth'un asistinde Nwakaeme ile 2-1'lik galibiyeti alma becerisini gösterdiler.

Rizespor'un maçın başlarında kurduğu baskı ve ardından yenilen golde savunmanın göbeğinde oynayan Hosseini'nin hatası vardı. İkinci yarı oyuna giren Sturridge'in Sörloth'un attığı golde payı çok büyüktü. Ardından 30 metreden attığı şutun direkte patlaması şanssızlıktı. Görünen o ki milli maç arasından sonra daha farklı bir görüntü ile sahada yer alacak. Bu hafta yapılan maçlardan sonra bir başka gerçek var ki; şampiyonluğa oynayan takımlar içerisinde her türlü sakatlıklara karşın ortaya koydukları oyun, geriye düşmelerine rağmen maçı bırakmama ve de kazanma azmi ile Trabzonspor bir adım önde görünen ekip...

Kazanma kültürü

Beş maç, beş galibiyet... Artık görünüyor ki bu takımda kazanma kültürü oluştu. Çünkü geriye düştüğü maçlarda bile sonucu kendi lehine çevirme özelliği var. Maçın 11 dakikalık bölümünde Trabzon adına girilen iki net gol pozisyonunda, önce Abdülkadir Ömür ardından Ekuban fırsattan yararlanamadı. İlk yarı iki takımda da atakları organize eden iki isim vardı. Trabzon adına Nwakaeme, Malatya adına ise Adem Büyük. Malatya'nın her tehlikeli atağının başlangıcı oldu. Nwakaeme ise Trabzon adına oyunun lehine çevrilmesini sağladı. Önce beraberlik ardından ise Rodallega'ya yaptığı asist ve aldığı her topta Malatyaspor savunmasını güç duruma düşürerek büyük bir katkı yaptı. Bu yılın yükselen değeri.
Trabzon'un sorunlarının başında savunmasının ortasında oynayanların uyumsuzluğu gelmekte. Özellikle Hosseini bireysel hataları sıkça yapan bir isim. Hüseyin'le aralarındaki uyumsuzluk her maçta öne çıkıyor. Orta alanda ise Sosa tempoyu düşüren isim... Öne oynaması gereken pozisyonlar var ama yan pas yapmakta ısrarcı.
İkinci yarı Ünal Karaman'ın oyundan alması gereken isim Yusuf değil Sosa olmalıydı. Olumsuz koşullara rağmen Trabzon için bugün gelinen noktayı kimse küçümsememeli. Büyük bir öz veriyle mücadele eden bir takım olgusu içerisindeler. Bazı oyuncuların yetersiz kaldığı maçlarda, diğerleri öne çıkıp bir takım birlikteliği içerisinde olmaları bugün gelinen noktanın en büyük nedeni olsa gerek. Hakemin de çok başarısız yönetim gösterdiğini belirtmek gerek.

Takım oyunu

21 günlük ara futbolda uzun bir süre. Böylesi uzun bir süreden sonra takımların performanslarında sorunlar ortaya çıkar ama Trabzonspor açısından bu ara olumlu olarak değerlendirilebilir. Çünkü sakat oyuncular kadroya katıldı. Maçın başlamasıyla Trabzonspor, rakip alanda baskı ile topa daha fazla sahip olan taraftı ancak bu sezon her zaman olduğu gibi savunmadan çıkarken kaptırılan toplar vardı. Hüseyin Türkmen'in gereksiz yan pasının ardından Doukara golü attı.
1-0'dan sonra savunmanın arkasına atılan hatalı pasta Amilton ile direkten dönen top, maçın kırılma noktasıydı. Rakip alanda daha fazla topa sahip olmalarına rağmen kendi alanında çok adamla savunma yapan Antalyaspor karşısında pozisyon bulmakta zorlandılar. Fakat bazı oyuncular var ki bireysel becerileri ile size hayat verir. Nwakaeme, orta alandan çalımlarla getirdiği topu Yusuf'a verdi. Olcay Şahan da tekrar Nwakaeme'yi gördü ve beraberlik golü geldi.
İkinci yarıda, Trabzonspor büyük bir baskı ile maça başladı. Orta alanda Abdulkadir ve Yusuf, takıma en fazla katkı yapan isimlerdi. Abdulkadir Parmak, atılan ikinci golde vuruş tekniğini çok güzel konuşturdu. Yusuf ise aldığı her topta rakip savunma oyuncularını rahatsız etti. Fakat bu maçta anlatılması gereken oyuncu, sol kanatta takıma en fazla katkı yapan Nwakaeme idi. İlk seyrettiğim Galatasaray maçından sonra kendisi hakkında yapmış olduğum yorumda uzun yıllar sonra Trabzonspor'un iyi bir kanat oyuncusu kazandığını belirtmiştim. Attığı birinci gol, ardından ise Olcay Şahan'a attırdığı golden önce yaptığı driplinglerle getirdiği top takdire şayandı.

Kimine VAR kimine YOK

BU sezon VAR denen bir sistem Türk futboluna girdi. Ama VAR'ı bile kendinize benzettiğiniz bu maçta bütün çıplaklığı ile ortaya çıktı. Sakatlıklar ve transfer yasağı nedeniyle çok kısıtlı bir kadro ile bu maça çıkan Trabzonspor her türlü eksiğine rağmen mücadele gücünü sahaya yansıttı ama aynı filmi yine izledik.
1- Galatasaray'ın kazandığı penaltıyı 4-5 kez izlememe rağmen herhangi bir darbe görmedim. Yani penaltı değil.
2- 45. dakikada Diagne'nin Rodallega'ya yaptığı faul sonrasında ikinci sarı karttan kırmızı kart görmesi gereken pozisyonu hakem yine es geçti. Yani yine VAR, YOK oldu. 3- Nagatomo'nun ağzından yabancı dilde çıkan küfürler de duyulmadı nedense.
4- İkinci yarıda Galatasaray ceza sahası içinde Ekuban'ın ayağına gelen darbede hakemden, VAR'a da gitmesine rağmen nedense penaltı yorumu gelmedi!
Oyun için ise eleştirilerimiz var.
G.Saray gibi kendi sahasında üst düzeyde tempo yapan takıma karşı savunma ile orta alanı birbirine yakın kurmak ve boşluk bırakmamak gerekirken iki bölge arasına rakip oyuncuların çok fazla girip gol pozisyonu ürettikleri anlar var. Ayrıca Novak ve Pereira'nın yokluğunda iki kanattan da çok geldi Galatasaray. Özellikle ilk yarının 20 dakikalık bölümünde dönen topları da Galatasaraylı oyuncular aldığı için büyük bir baskı altında kaldı Trabzonspor. Oysa orta alanı kalabalık tutarak, tempoyu düşürmeyi denemeliydiler. Abdülkadir Ömür sağ kenara geçip Ekuban orta alana geldikten sonra ise rakip alanda daha fazla ayağa pas yapıp, Rodallega ile bulunan golün ardından Nwakaeme'nin kaçırdığı golle soyunma odasına 2-2 gitme şansını kullanamadı Trabzonspor. Aslında böylesi hakem hataları ile dolu bir maçı yorumlayabilmemiz de gerçekten zor. Hakem hataları olmasa dünkü sonuç ortaya çıkar mıydı? Her şeye rağmen müthiş bir mücadele örneği gösterdikleri için Trabzonsporlu futbolcuları tebrik ederim.

Meler faul verirken bile zorlandı!

Trabzonspor, Onazi ve Sosa gibi iki asından yoksun. Yani orta alanda takımın temel direği olan iki isim... Ardından Trabzonspor'a gelen transfer yasağı... Bunlar bir takım için olumsuz bir tablo. Kenarda oturan oyunculara baktığımızda Ibanez dışında diğerleri altyapıdan gelen, deneyimi eksik, genç oyuncular. Rakip Başakşehir ise Süper Lig'in lideri ve saha içi organizasyonu üst düzeyde bir takım. İşin gerçeği; iki takım arasında gerek oyuncu gerekse de oyun anlayışı olarak büyük farklar var.
Trabzonspor, oyuna istekli, arzulu başlayan taraf. Önde baskıyla rakibin geriden oyun kurmasını önleyen bir yapı ve rakipten kapılan toplar vardı. 20 dakika sonra ise Trabzonspor'da sorunlar baş gösterdi. Üçüncü bölgede daha farklı hücum organizasyonları gerekirken uzaktan şut denemeleri yanlış tercihti. Eğer orta alanda Sosa olsa Yusuf gerçek yerine geçse; ya da Sosa'nın yokluğunda Kamil Ahmet'in yanında Batuhan oynasa ve Yusuf da gerçek yerinde değerlendirilse acaba hücumda daha etkin görüntüler ortaya çıkar mıydı?
20. dakikadan sonra ise rakip alanda daha fazla gözüken Başakşehir iki net gol pozisyonundan sonra iki gol buldu. İkinci yarı ise erken yenilen gol farkı açtı ama Ekuban'ın golü daha olumlu oyuna teşvik etti. Özellikle Nwakaeme, Trabzonspor'un ataklarının odak noktasıydı. Yusuf'la hiç değilse maçı beraberliğe getirme şansı doğdu ama 4. golle umutlar tükendi.
Alınan sonuç beklentileri düşündüğümüzde bir hayal kırıklığı ama şu gerçeğin görülmesi gerek: Bütün olumsuz koşullara karşın sahada terinin son damlasına kadar mücadeleden vazgeçmeyen Trabzonsporlu oyuncuları kutlarım.
Hakem için ayrı bir paragraf açmak gerek. Bütün takdir haklarını Başakşehir lehine kullandı ve Trabzonspor sanki kendi sahasında değil deplasmanda oynayan taraftı. Sarı kartların verilmesi gereken pozisyonlar var ama nedense bırakın sarı kartı faulleri verirken bile zorlandı. Hakemler hakkında konuşmayı sevmem ama bu oyuncuların emeğine yazık değil mi?