CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Çok daha iyisini izleyeceğiz

St. Gallen, ligde ve de Konferans Ligi'nde başarılı sonuçlar alan, oynadığı her maçta gol üreten bir takım. Kendi liginde Young Boys ile karşılaştığı karşılaşmada da aldıkları 4-0'lık sonuç bunun en belirgin örneği. Böyle bir takıma karşı Trabzonspor'un ortaya koyduğu oyun, Rapid Wien maçından çok daha farklı. Dünkü maçta sahanın öne çıkan oyuncusu St. Gallen'in kalecisiydi. Çünkü kurtardığı 4 net gol pozisyonu ve de direkten dönen toplar vardı. Abdullah Avcı'nın sahaya sürdüğü 11 ve oyuncu tercihleri, Rapid Wien maçından çok farklı. Orta alanda Mendy, Okay ve de Bardhi önde ilk 11'de ilk kez Orsic ve Enis. Mendy, oynadığı oyunda görünen o ki mutlak orta alanda yer alması gereken bir isim. Çünkü rakipten top kazanmanın yanında Okay ile iyi bir ikili oluşturdular. Bardhi, bana göre tam bir profesyonel bir isim. Şans bulduğunda takıma önemli katkılar yapmakta aynen dün olduğu gibi. Bir başka isim var ki, takıma transfer edildiğinde çok fazla katkı yapmasını beklediğimi isimdi Orsic. Fakat geçen sezon başı yaşanılan şanssız sakatlık sonrasında ise bir türlü gerekli şansı bulamadı. St. Gallen maçında ise gördük ki şans verildiğinde ya da ısrarcı olunduğunda sahada kaldığı sürede takıma önemli katkı yapabilecek bir isim. Savunmada ise Denswil, iki kritik pozisyonda başarılı hamleleriyle öne çıkan oyuncuydu. Alınan sonuçtan çok oynanan oyun, ilerleyen günlerde çok daha farklı bir Trabzonspor seyredeceğimizi gösteriyor.

Pepe, takımını 10 kişi oynattı!

İlk yarı bitiminde Trabzonspor'un korneri yokken üçüncü bölgede de atak girişimleri yetersizdi. Asıl sorun rotasyonlu kadroydu. Denswil ve Mendy daima savunmanın ortasındaki iki isimdi. Trabzonspor'un oyun vurgusunda bu çok önemli. Çünkü bu ikili, defansta olumlu top kullanma becerisine sahipler. Sahaya çıkan ilk 11'de ise Fernandez ve Baniya var. Mendy orta alanda görev aldı. Trabzonspor'un ataklarının şekillendiği ve ofansif anlamda pozisyonların başlangıç yeri sağ kenardı. Meunier-Visca'ya, Bardhi yaklaşıyordu. Visca'nın kenarda oturduğu bu karşılaşmada sağda Pepe oynadı. Yani sahaya çıkan ilk 11, sorunların başlangıcını oluşturdu. Yenilen ilk gol, kaleci Uğurcan'ın hatası sonrası penaltıdan geldi. İkincisi; Baniya'nın ofsaytı bozmasından kaynaklı. Üçüncüde ise Fernandez kendi kalesine attı. Olumsuzluk içerisinde olan takımda ayakta kalan tek isim Bardhi oldu. Attığı mükemmel frikik golünün dışında ilk yarıda direkten dönen topu vardı.
İkinci devre yapılan oyuncu değişiklikleri var fakat Samsunspor'un oyuna kattığı direnç ve mücadele gücü Trabzonspor'a sonucu değiştirecek pozisyonları vermedi. Bu maçta bir kez daha gördük ki yüksek ücretlerle dünya yıldızı olarak gelen yabancılar var. Fakat bu oyuncuların çoğu sorumluluk almaktan uzak, Nicolas Pepe gibi! Dünkü maçta oynadığı oyunla sahada takımını ne yaz ki 10 kişi bıraktı.

Gerçeğe dönüş

Öyle bir ilk yarı ki Trabzonspor'un Abdullah Avcı geldikten sonraki en büyük hayal kırıklığı yaşadığı devre oldu. Çünkü ilk yarı bitiminde rakip alanda bırakın gol pozisyonu üretmeyi, pozitif anlamda atak girişimi bile yok. Sahaya çıkan 11 ofans ağırlıklı ama böylesi bir 11'i sahaya sürdüğünüz zaman önde top kaybı yapmamak zorundasınız. Top kayıpları olduğu zaman ise sorunlar öne çıkar. Gaziantep'in attığı birinci goldeki gibi... 1-0 geri düştükten sonra ise yine golde Berat gibi deneyimli oyuncunun yediği çalım var.
İkinci yarıda Trezeguet ve Umut girdikten sonra ise ilk yarıya göre kendi gerçeğine dönen bir Trabzonspor gördük. Onuachu'nun, Visca'nın getirdiği toptan sonra attığı golün ardından konsantrasyonu ve motivasyonu öne çıkan bir takım oluştu. Gaziantep'in 2-1'den sonra oyunu tamamen kendi alanında kabul etmesi ve hücumu hiç düşünmemesi sonucunda gelen ikinci golden sonra bordo-mavililer, oyunda tamamen üstünlüğü ele aldı. Hat-trick yapan Onuachu'nun attığı 3. golden sonra ise Gaziantep'in direnci tamamen düştü ve oyunu istediği gibi yönlendiren taraf Trabzonspor'du. Nijeryalı golcünün yokluğunda sorunlar ortaya çıkmakta fakat var olduğu her maçta geldiğinden beri takıma yaptığı katkı gerçekten çok fazla. Üçüncülük için alınan 3 puan doğaldır ki büyük önem taşımakta. Ama ilk yarıdaki görüntünün sorgulanması gerekmekte.

Bir oyuncudan daha fazlası!

Görünen o ki Trabzonspor'da sistem gün geçtikçe gelişmekte. Konyaspor maçında oyunu istediği gibi yönlendirdiler ve oyunun büyük bölümünde rakibe üstünlük kurdular. İlk yarıda Trezeguet'nin attığı mükemmel golün haricinde hücumda öyle pozisyonlar varken final pasını istenilen düzeyde yapabilseler, daha farklı bir skor ortaya çıkabilirdi. Savunmadan çıkarken yapılan presle ve rakipten dönen 2. topları alıp hücum girişimlerinde bulundular. Savunmada Mendy ve Denswil uyumlu bir ikili oldu. Yalnız Konyaspor'un attığı golde pozisyon hataları vardı. Oyunun ikinci yarısında penaltıdan sonra iki farklı öne geçince önde çabuk top kayıpları yapıldığı için Konyaspor daha fazla pozisyon üretmeye başladı. Direkten dönen topları oldu. Bazı oyuncular var ki takım için büyük önem taşır. Nwakaeme gibi bir fenomenden sonra transfer edilen Trezeguet, Trabzonspor için şu an geldiği noktada bir oyuncudan çok daha fazlası. Bu sezon oynadığı her maçta hücumda sorumluluk alan bir görüntü çizdi. Ve takıma en fazla katkı yapan oyuncuların başında geldi. Attığı kritik gollerle de takıma önemli puanlar kazandıran bir oyuncu oldu. Saygı duyulması gereken bir figür. Sonuç; alınan 3 puan üçüncülük için önemliydi. Ve bir diğer olumlu taraf da oyunda sorunlar her geçen gün daha da azalmakta. Trabzonspor her geçen gün bir takım olma yolunda ilerliyor.

Meunier etkisi

5 maçtır süren bir travma durumu… Mutlak kazanılması gereken bir 3 puan vardı. Uzun aradan sonra coşkulu bir başlangıç. Rakibi baskı altına alma, hataya zorlama ve rakip savunmasından çıkarken kazanılan toplarla atak girişimleri vardı. İlk yarıda Erce ve direkler gol pozisyonlarını önledi. Dünkü maçta Trabzonspor'u farklı kılan en önemli gerçek ise iki kenardan, ikili oyunlarla gerçekleştirilen atak girişimleri oldu. Her zaman eleştirdiğimiz Eren, bana göre dün beklentilerin üstünde bir performans sergiledi. İlk yarıda hücum girişimleri sol kenarın odak noktası oldu. Meunier ise çok kariyerli bir isim, yaptığı tercihler gerek ofansta gerekse savunmada hep pozitif. Ve Visca ile geliştirdiği olumlu atakları da gördük. Ayrıca Trezeguet'nin attığı golde asisti yapan isimdi. Orta alanda Mendy, Berat ve Bardhi daha önceki haftalara göre ceza sahasına yakın oynadı ve rakipten dönen topları alma konusunda başarılıydı. Bardhi uzun bir aradan sonra mükemmel bir gole imza attı. Bu da kendi öz güvenini yakalama açısından önemliydi. Görünen o ki Onuachu ve Pepe de katıldıktan sonra çok daha farklı bir takım ortaya çıkacak. Enis Destan ikinci yarıda iki kez gole yaklaştı. Birinde kale çizgisinden Kamil Ahmet, diğerinde ise kaleci Erce'yi geçemedi. Enis sonradan girdiği maçlarda daha etkili oluyor. Bir başka eleştirim ise taraftara. Taraftar demek taraf olmaktır. Önemli olan takımın geçirdiği kötü günlerde destek vermek ve takımla birlikte olduğunu hissettirmektir. Ama gelinen noktada, bu düşüncelerimizin tam tersini gözlemliyoruz. Yazık!

Zorunluluklar ve yetenekler

Hedef Türkiye Kupası ve Süper Lig'de üçüncülük… Bu hedeflere ulaşabilmek için mutlaka içinden geçtiğiniz süreçte çözüm üretmek zorundasınız. Fakat bir başka gerçek var ki; şu anki süreç çalkantılı. Sakatlıklar ve Afrika Kupası'na giden oyuncuları düşündüğümüzde bir sorun sarmalı ile karşı karşıya olan bir takım var. Ara transferde takımdan gidecek oyuncular da olacak. Doğal olarak böylesi bir süreçte sorunların yaşanılmaması kaçınılmaz. Ne kadar az hasar alacağınız ise görev verilen oyuncuların performansıyla doğru orantılıdır. Abdullah Avcı, Manisa maçında genç oyunculara şans verdi. Orta alanda Kerem, sol bekte Arif gibi… Maç başlangıcıyla rakibi baskı altına alan ve topa sahip olan Trabzonspor'du. Fountas'la golü erken buldular. Rakip kim olursa olsun böylesi maçlarda golü erken bulmak önemli. Fakat hücumda hiçbir üretkenliği olmayan rakip karşısında ise duran toptan baraj hatası kaynaklı yenilen bir gol var. Trabzonspor'un attığı 2. golde ise Enis'in öne mükemmel koşusu ve kafa vuruşu vardı. Enis, Trabzonspor'un geleceği olabilecek ve katkı yapabilecek bir genç. Gelişmeye açık ama mutlak oynamak zorunda! Şu gerçeği herkes kabul etmeli. Zorunluluklar yetenekli oyuncuları yıllardır bu takımda ortaya çıkardı. Örnekler kaleci Onurla yaşanılan sorunun ardından Uğur Can Çakır. Mehmet Ekici ile aynı yaşanılan sorunun ardından Yusuf Yazıcı. O halde gençlere güvenmek ve fazla şans vermek zorundayız.

Trabzonspor Onuachu’yu aradı

Bu maç kaybedilen 2 puan değil, kazanılan 1 puan olarak yorumlanmalı. Çünkü oyunda üstünlüğünü konuşturan, direkten dönen topları olan, pozisyon bulan taraf Antalyaspor'du. Sakatlıklar Trabzonspor için haftalardır sorun… Bir de bu maçta Onuachu'nun milli takıma gitmesi ve Bakasetas'ın sakatlığı eklenince doğaldır ki sorunların daha da büyümesine neden oldu. Bu 2 oyuncu, Trabzonspor'un gol yükünü çeken isimdi. Bu yüzden Abdullah Avcı, elinde yararlanabileceği oyunculardan bir 11'le çıktı.
Oyunun 2. dakikasında Fountas ile öne geçen taraf oldular. 1-0'dan sonra ise oyunu kendi alanında kabul eden, savunmayı kaleye yakın kuran bir Trabzonspor vardı. Yapılan işler ve takım savunmasını öne çıkarmak, deplasmanda öne geçtiğiniz maç için doğru. Fakat sorun ise top size geçtiğinde atak girişimlerinde istenilen düzeyde olamayışınız. İşte Onuachu, bu takım için buralarda ortaya çıkan isim. Enis son derece iyi niyetli, rakibe pres yapmaya çalışan bir forvet ama Onuachu gibi vücudunu kullanabilen ve top saklama becerisi olan bir oyuncu değil. Dönen ikinci topları Mendy ve Berat savunmanın arasına girdiği için Antalyaspor rahatlıkla aldı. Her iki kenardan da atak girişimlerini çok sayıda gerçekleştirdi. Yenilen golde ise sahanın bana göre Trabzonspor adına en iyi oyuncusu olan ve Güray'ın vurduğu topta çizgide golü önleyen Benkovic'in hatası vardı. Sonuçta alınan 1 puan, kadro tercihlerinde sorunlar yaşayan Trabzonspor adına küçümsenmemeli.

Onuachu çıkmaz!

Önce kendi gerçeğine yabancılaşan bir taraftar kimliğini göz ardı etme şansımız yok. Çünkü bir devrimi gerçekleştiren takım, bunu kendi öz kaynaklarıyla başardı. Abdülkadir Ömür altyapıdan çıkan yetenekli bir isim. Sakatlığından dolayı fedakârlık yaparak sahaya çıktı. İstenen performansı göstermeyebilir. Ama çıkarken tepki verilmesi nasıl yorumlanabilir? Yazık… Başakşehir oyunu kendi alanında kabul etti. Oyun stratejileri, tempoyu düşürerek hücum aksiyonlarının çok fazla gerçekleştiremediği bir yapıda. Böylesi bir süreçte geldikleri ilk pozisyonda Pelkas ile golü buldular. Ardından yine Pelkas'la geliştirdikleri ve gole yaklaşılan pozisyonları var. Trabzonspor ise topa rakip alanda sahip olan taraf. Ama yine 3. bölge sorunu yaşandı. Ön tarafta Onuachu bu takım için olmazsa olmaz. Durum 1-1 iken oyundan alınması yanlış bir tercih. Çünkü ilk yarı direkten dönen topu haricinde Mendy ile kazanılan golde büyük pay sahibi. Hücum girişimlerinin Larsen ve Visca ile sağ kenardan geldiğini gördük. Ama sol kanatta ise Eren ve Trezeguet, ofansif anlamda katkı yapmaktan uzaktılar. Orta sahada Bakasetas ve Abdülkadir Ömür beklentilerin altında kaldıkları için gol pozisyonunda üretkenlik sağlanamadı. Yenilen golde ise savunmanın yerleşme hatası öne çıktı. Beklentilerin uzağında bir oyun. Alınan bir puan normal olarak değerlendirilmeli. Ligin ilk yarısının son maçı ama bir başka gerçek var ki ikinci yarıda daha üst hedefler için yeterli bir oyun anlayışı ne yazık ki yok.

Avcı’nın işi kolay olmayacak

Teknik adam değişiminden sonra her takım, mutlak bir tepki verir ama dün bir kez daha gördük ki coşkusuz, tempodan uzak ve kendi evinde oynadığı karşılaşmada bile sahada oyunu kontrol etmekte zorlanan bir Trabzonspor vardı. Abdullah Avcı'nın işi hiç kolay gözükmüyor. Çünkü Trabzonspor'un tekrar ayağa kalkabilmesi, oyuncu performanslarının ve takım olma birlikteliğinin üst seviyeye taşınabilmesi zamana bağlı. Savunma oyuncularının birbirleriyle uyumu yeterli değil. İki bek Mehmet Can ve Eren, önlerinde oynayan Visca ve Bardhi ile atak girişimi gerçekleştiremediler. Yani kenarlardan da bir türlü istenilen toplar gelmediği için ileri uçtaki Onuachu hep yalnız kaldı. Abdülkadir Ömür ise destek vermesi gerektiği anlarda uzakta olduğundan pozisyon üretmekte sorunlar öne çıktı.
Orta alanda Mendy ve Berat, oyunun sadece savunma tarafında oynadılar. Özellikle Berat, Alanyaspor'un merkezden geldiği ataklarda yerini zaman zaman kaybetti. Trabzonspor'un attığı gol ise rakibin büyük hatası sonucu oldu. 3 puanı almak bundan sonraki haftalar için moral ve motivasyon açısından önemli ancak saha içindeki sorunların mutlak çözülmesi gerekiyor. Yoksa istikrardan yoksun bir sezon ortaya çıkacaktır. Özellikle top 3. bölgeye geldiğinde pozisyon üretmede yetersizlikler yine göze çarpıyor. Bunun çözülebilmesi için hücumda özellikle set oyununa karşı dribbling yapabilen futbolculara şans verilmesi lazım.