CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Sorunlarla dolu takıma motivasyon oldu

Başarısız sonuçlardan sonra ilk kez farklı bir 11'le sahaya çıkmak sorunları beraberinde getirmekte ama rakip ligin son sırasında yer alan Adana Demirspor. Maçın başında Muhammed Cham'la gelen gol ve 1-0'lık sonuç. Öne geçtikten sonra ise rakibin yetersizlikleri öne çıkmasına rağmen pozisyon üretmede bir türlü organize olamama durumu yaşandı. Bunun en önemli nedenlerinden birisi, iki kenardan da atak girişimlerinin yoksunluğu ve önlerinde kendisinden çok şey beklenen Simon Banza'nın istenilen performansını gösterememesi.
İkinci yarı ise Adana Demirspor'un mücadele gücünde sorunlar olduğu bir gerçek. Bu da ilk yarıya göre çok daha üretken bir yapıyı ortaya çıkardı. Rakibin savunmada yaptığı hatalarla gelen golleri öne çıkardı. Savunmanın yaptığı bireysel hatalar ve ardından gelen gollerle çok farklı bir sonuç ortaya çıktı. Önce Banza, ardından Cham'ın golleriyle farklı bir sonuç ve 3 puan geldi. Cham, 3 gol, 2 asistle yıldızlaştı. Sezon başından beri sorunlarla dolu olan Trabzonspor için bir moral motivasyon oldu. Ama bir başka gerçek var ki dünkü sonuç kimseyi yanıltmamalı. Çünkü rakip ligdeki mücadele eden takımlar içerisinde sorunları fazla ve yetersizliklerle dolu olan bir takım. Eksiklikler oyun anlamında hâlâ yeterli bir düzeye ulaşmak zorunda. Sonuç 3 puan ama farklı bir sonuç da olsa eksiklikler henüz giderilmiş değil.

Şenol Güneş’in de yapacağı bir şey yok

Ne yapılabilir ya da ne yapmalı? Trabzonspor'un içinden geçtiği süreç, tarihinde ne yazık ki yok! Bu da yapılan yanlışların özellikle kadro yapılanmasının kendi gerçekleri dışında olmasının en büyük sebebi olarak yorumlanmalı. Örnek, Savic, Nwakaeme ve Cham… Üç oyuncunun maliyetlerini herkes göz önünde bulundurmalı ya da Savic ve Nwakaeme'nin neden transfer edildiği ve geçen sezon oynadıkları liglerdeki performansları sorgulanmalı. Yanlışlıklar, sonucu belirleyen ya da bugünkü gelinen noktayı bize söyleyen en büyük bir olgu. Şu anda böyle bir süreçte Şenol Güneş'in yapabileceği ya da bir başka deyişle tekrar ayağa kaldırabileceği bir durum ne yazık ki ortada gözükmemekte.
Ç.Rizespor'a karşı maçın başlangıcında saman alevi gibi yapılan ataklar ve Visca ile gelen gol var. Golden sonra önde Banza ile Enis'in üretkenlikten uzak bir yapı içerisinde olmaları ve sezon başından beri her zaman belirttiğimiz orta alandaki sorunlar… Orta alanda Lundstram, Ozan ve Okay duran toplardan başka ofansif anlamda pozisyon üretmekten sorunlu. Böylesi bir üçlüyle maçı lehinize çevirme şansınız yok. Ç.Rizespor'un attığı ikinci ve üçüncü goller göz önüne getirildiğinde savunma oyuncularının yerleşme hataları öne çıkmakta. Gelinen noktada Ç.Rizespor karşısında alınan bu yenilgiden sonra çanlar Trabzonspor için çalmakta.

Trabzonspor’un sorunu ortada

Yıllardır süren iki takım arasındaki rekabet ortamı... Koşullarla ya da kadro zenginliği ile ilgili değil. Bu da maça daha farklı anlamlar yüklemekte. Trabzonspor ve Fenerbahçe'nin son durumlarını düşündüğümüzde sarı-lacivertlilerin daha önde ve avantajlı olduğu gerçeği var. Maça baskıyla başlayan bir Trabzonspor gerçeği gördük. Rakip alanda oynanan futbol ve de 20 dakikalık süreçte yakaladıkları pozisyonlar var. Nwakaeme'nin eski bildiğimiz potansiyeli olsa iki farkı yakalama şansı işten bile değil. 20 dakikadan sonra ise Fenerbahçe'nin oyun üstünlüğünü ele aldığı anlar ortaya çıktı. Sezon başından bu yana her zaman belirttiğim gibi Trabzonspor'un sorunlu bölgesi orta alan. Çünkü rakibi karşılama, mücadele gücü yüksek ve de rakipten top alma konusunda sorun yok. Fakat top Trabzonspor'a geçtiği zaman Bakasetas ve Hamsik gibi oyunculara gereksinim duyuluyor. Yenilen ilk golde En-Nesyri'nin kenardan getirdiği topta en büyük hata Eren'indi. Topa bakmak yerine rakibi kontrol etmek, bir savunma oyuncusu için olmazsa olmaz bir şarttır. 2-1'den sonra rakip alanda daha fazla topa sahip olmak gerekirken Fenerbahçe'nin kaybedilen topların ardından Trabzonspor'un sahasına daha fazla atak girişimlerini gördük. Yalnız Fenerbahçe'nin ikinci golünden önce İrfan Can'ın ceza sahası içerisinde yaptığı hareket bana göre faulle değerlendirilmeliydi. Bir başka yanlış ise F.Bahçe'nin kullandığı kornerde Banza'nın eline çarpan topun da penaltıyla değerlendirilmesi gerekiyordu. İlk yarı kornerden gelen Okay'ın attığı golde faul olarak değerlendirilen pozisyon ve Trabzonspor'un yediği ikinci golden önceki pozisyonların irdelenmesi gerekmektedir diye düşünüyorum. VAR'ın devreye girdiği ya da bir başka şekilde VAR'ın olduğu bir yerde ne yazık ki, kişiye ve takıma göre pozisyonları değerlendiriyoruz. Bu da güven ortamının bir türlü oluşturulamamasının en büyük nedeni.

Olmuyor, bir türlü olamıyor!

29. dakika bir kırılma noktası olarak futbolda değerlendirilebilir. Ama 29 dakikalık süreçte önde baskı yapan, yaptığı baskıyla top kazanan ve Trabzonspor'un özellikle sağ kenarından atak girişimleri yapan takım Göztepe'ydi. Yine sezon başından beri olduğu gibi kaleci Uğurcan öne çıktı. Kırılma noktası dedik çünkü 10 kişi kalmak bir takım için sorunları beraberinde getirmeli. Ama gel gör ki tam tersi bir görüntü ortaya çıktı. İlk yarı bitiminde Trabzon'un korneri yok! Şutu yok! Atak girişimi yok! Bunları bir kenara bırakalım, birbirini tamamlayan iki pası yok! Yokların bu kadar çok olduğu bir yerde oynadığınız oyunun görüntüsü ortaya çıkar. Ve 10 kişi kalan Göztepe'nin girdiği net gol pozisyonunda yine kaleci Uğurcan'ın başarılı kurtarışı vardı. İkinci devre yapılan oyuncu değişiklikleri ilk yarıya göre biraz daha rakip alanda oynamaya çalışan bir takımı ortaya çıkardı. Fakat orta alanda Cham'ın kaybettiği top sonrasında golü bulan taraf Göztepe oldu. Golden sonra Trabzonspor'un kazandığı penaltı ve gelen beraberlik… Golün geldiği dakika 64… Beraberlikten sonra ise girilen gol pozisyonları var. Ama son vuruş yetersizlikleri ya da aşırı telaş, pas-şut tercihlerinden ikinci golü bir türlü gerçekleştiremediler. Oyunun son dakikalarında ise yenilen golü amatör çerçevede değerlendirmek gerekir. Alınan sonuç ve ortaya konulan oyun büyük bir hayal kırıklığı ve şu an Trabzonspor'un geldiği nokta sıradan bile değil!

Cham hiç sorumluluk almıyor!

Yedi beraberlikle geçen 8 haftada, Trabzonspor'un galibiyet sayısı maalesef 1. Tarihine baktığımızda böylesi bir sezon başı yaşanmamış. Her büyük takım sezona başlarken, hedefi şampiyonluk koyar. Sıradanlaşmak, beklentileri karşılayamamak doğaldır ki sorunları beraberinde getirir. Bu da takımın öz güvenini ve de motivasyonu aşağıya çeker. Bu maç Trabzonspor için, şehrine umut verme maçıydı. Maçın başlamasıyla Trabzonspor'un stratejisi de ortayı çıktı. Uğurcan'ın daha önceki maçlardan farklı kendisine gelen topu, uzun kullanması ve de rakip alanda yapılan baskı oyun anlayışının amacıydı. Yalnız, önde baskı yapmaya çalıştığınızda savunmanın da orta alana çıkarak mesafeyi kısaltması gerekirken uzun bir süre oyun, 50-60 metrelerde oynandı. İki kenardan da organizasyonlu ataklar gerçekleşmediğinden Banza etkisiz gözüktü. Orta alanda ise Okay ve Ozan ofansif anlamda oyunda hiç gözükmedi. Oyunu yönlendirmesi gereken Cham ise kaptırdığı toplarla öne çıktı. Burada Cham için bir parantez açmam gerekiyor. Uzun bir süre almak için peşinden koştuğunuz, yüksek bir bonservis bedeli verip aldığınız bir oyuncu düşünün. Bu oyuncu sorumluluk almaktan uzak. Takıma katkısı son derece az, hem de beklentilerin uzağında kaldı. Tüm eksikliklere rağmen oyunun uzatma dakikalarında Visca ile gelen gol, umarım yarınlar için bir başlangıç olur.

Alınan sonucu eksiklere bağlamak yanlış olur!

Sakatlıkların çokluğu bir takım için sorun. Ama rakibin içinde bulunduğu konumu da düşünmek gerek. Kendi sahasında oynamama, taraftarından yoksun ve kısıtlı bir bütçe ile mücadele etmeye çalışan bir takım... Bunlar Hatayspor'un gerçeği. Böyle bir takıma karşı ne kadar sakatınız olursa olsun kadro bütünlüğünüzle mutlak bir oyun gücünüzü ortaya koymanız gerekmekte. İlk yarı yenilen gol, merkezden geldi. Yani Okay ve Lundstram'ın bulunduğu yerden. Aboubakar'ın yaya çıkardığı topta, Görkem ile gelen golde ne Lundstram ne de Okay ortalarda yok. İki kenardan Eren ve Malheiro'nun da ilk yarıda hücum aksiyonlarında katkıları az. Yapılan top kayıplarıyla birlikte rakip rahat oynama alanı buldu. Bu yüzden de orta alanı rahatlıkla geçip atak girişimleri yaptılar. Sorunların başında ise savunma ile öndeki oyuncular arasındaki 50-60 metrelik fark gelmekteydi. Kompakt bir yapı gerçekleşmediğinden böylesi sorunlar ortaya çıkıyor. Ayrıca bu kadar sakatın olduğu bir kadroda büyük paralarla transfer edilen Cham'ın kullanılmamasını da sorgulamak lazım. İkinci yarıda duran toptan Draguş'un asistiyle Banza'dan gelen gol var. Sezon başından beri eleştirilerin odağında olan Draguş bu maçta oynadığı oyunla ve yaptığı asistle takımı adına öne çıkan oyuncu oldu. Öz güven kazandığında büyük katkılar yapacak. Önde Draguş'tan sonra oyundan çıkana kadar Visca da iyiydi.

Kaçan penaltı Trabzon’un şansı

İki savunma oyuncusuyla yazımıza başlayalım; Pedro Malheiro ve Denswil. Sağ bek Malheiro'nun hiç gereği yokken yaptığı faul ve Konyaspor'un beraberlik golü. Maç 3-1'ken Denswil'in kendi ceza sahası içinde sorumsuzca, profesyonellikten uzak yaptığı hareket sonrası oluşan penaltının gol olmaması Trabzonspor'un şansıydı. Gol olsa kalan dakikalar çok daha fark bir yöne gidebilirdi. Sezon başından beri Trabzonspor zorlu bir süreçten geçiyor. Güven ve moral kazanmak için Konyaspor maçı mutlak 3 puan alınması gereken bir karşılaşmaydı. Başlangıçta Trabzonspor coşkulu, arzulu bir görüntüdeydi. Rakibe önde yapılan baskı ve de kaybettikleri topu kısa sürede alarak iki kenardan da geliştirilen ataklar öne çıktı. İlk kez rakibin boşluklarına sürpriz çıkışlar yaptı ve de savunma dengelerini bozdu. Çok adamla kapanan takımlara karşı duran toplar ve de uzaktan yapılan vuruşlar büyük önem taşır. Kornerden gelen topta Visca'nın mükemmel vuruşuyla Trabzonspor'un beklediği gol Visca'dan geldi. Visca; iki maçlık cezadan sonra ilk 11'de yer aldığı bu maçta takımının en önemli oyuncusu olarak öne çıktı. Gol dışında oynadığı oyunla da takıma büyük katkı yaptı. Yeni transfer Banza'dan da söz etmek gerek. Portekiz Ligi'nin en önemli golcülerinden birisi olarak kalitesini ikinci golündeki vuruşuyla gösterdi. Oyunun son 15 dakikasında Konyaspor'un etkili olduğu zamanlar var. Zaten ikinci golü de buldular. Bu maçta önemli olan 3 puanı almaktı, onu da sonunda başardılar.

Bu takımda lider oyuncu yok

4 maçlık bir süreç ama 3 puan alınan herhangi bir maç yok... Gaziantep maçı yeniden başlama ve 3 puanlarla yine düşünülen takım, arzu edinilen takım olma yolunda bir maç. Ama görünen o ki arzu edilen, beklentileri karşılamayacak bir oyun. Temposuz ve her zaman olduğu gibi top üçüncü bölgeye geldiği zaman üretkenlikten uzak bir oyun. Orta alan, her zaman belirttiğim gibi bir takımın kalbi. Kalpte ne yazık ki ritim bozuklukları devam ediyor. Ozan- Okay aynı özellikli iki isim. Top Trabzonspor'da iken üretkenlikleri hiç yok ve yeni transfer Cham... Beklentiler bu oyuncu için büyüktü. Ama temaslı oyunda hiç yok, sorumluluk almaktan çok uzak. Peki böyle bir orta alanda önde hücum organizasyonlarını nasıl gerçekleştireceksiniz? Bunun gerçekleşmesi ancak bireysel becerilerle olur. Önde Banza, orta alan ve kenarlardan destek alamadığı için etkili olamadı.
İkinci yarı oyuncu değişiklikleri oldu. Orta alanda rakipten dönen ikinci topların bir türlü alınamayışı göze çarptı. Sorunlar büyük çünkü rakip alanda ya da ceza sahası içerisinde bir türlü çok adam bulunduramama, sadece duran toplardan başka pozisyon üretememe… Görünen o ki şu an Trabzonspor'un elindeki oyuncu kadrosunu düşündüğümüzde Şenol Güneş'in işi bir hayli zor. Çünkü sorumluluk alan lider bir oyuncu yok. 5 maç mağlup olmamak önemli ama beraberliklerle arzu edilen bir takım görüntüsünden uzaklaşılır. Sorunlar büyük ve bu sorunların Trabzonspor'un kadro yeterliliğini düşündüğümüzde çözümü çok zor.

Savic niye alındı?

Şamil Ekinci, Trabzonspor'un efsaneye başkanı ve entelektüel bir isimdi. Kırşehirli olmasına rağmen kalben Trabzonluydu. Öyle bir Trabzon sevdalısıydı ki maddi manevi Trabzonspor'a her şeyini veren mümtaz bir kişilikti. Verdikleri kelimelerle anlatmak çok zor. Trabzonspor ve Türk futbolunun bana göre kaybı çok büyük. Kendisine Alllah'tan rahmet ve Trabzonspor camiasına başsağlığı diliyorum.
Maç kendi sahanızda ama futbolda doğruları yapan taraf Kayserispordu. Topa daha fazla sahip olmak önemli ama herhangi bir veriminiz yoksa sorunlar öne çıkıyor. İlk yarıda pozisyonları bulan, penaltıyı değerlendiremeyen ve ardından golü bulan yine Kayserispor'du. 1-0'dan sonra Kayseri, son vuruşlarda başarılı olsa farklı bir skor ortaya çıkabilirdi. Denswil hiç gereği yokken penaltı yaptı. Savic ise geçen yıl geldiği Atletico Madrid'de performansına bakılmaksınız 'Neden transfer edildi' anlamak mümkün değil. Trabzonspor'un yediği ilk golde hatası büyüktü. Bir de sol bek Eren, Milli Takım'da mükemmel bir performans gösterdi ancak dün Kayseri'nin geliştirdiği atakların birçoğu onun tarafından gerçekleşti. Sol bekteki oyuncunun ilk görevi savunmayı doğru yapmaktır. İkinci yarıdaki oyuncu değişiklerinden sonra Trabzonspor 2. golü kalesinden görmesine karşın bir direnç ortaya koydu. Önce Umut ardından Denswil ile beraberliği yakaladılar. 2-0'dan geriye dönüş önemli ama Şenol Güneş'in oyunda sorunları çözmesi gerekiyor.

Trabzonspor takdir edilmeli

Şenol Güneş ile yeni bir sayfa açan Trabzonspor için bu maç önemliydi çünkü iki takımın ligdeki sorunları ve oynadıkları oyunlar arasında büyük farklar vardı. Maça Trabzonspor arzulu, coşkulu bir başlangıç yaptı. Önde baskı, rakibi hataya zorlama... Fakat her şey bir anda tersine döndü. Hiç gereği yokken Visca'nın yaptığı anlamsız hareket ve gördüğü kırmızı kart. Doğaldır ki böylesi bir maçta uzun süre 10 kişi kalmak bütün planları altüst etti. Masuaku'nun yaptığı hareket sonucunda kazanılan faul atışı ve Okay ile gelen gol. 1-0'dan sonra oyunda Beşiktaş, üstünlüğü ele aldı. Trabzonspor'u kendi ceza sahası içerisine kadar itti. Orta alanda Okay ve Mendy mükemmel bir oyun ortaya koydu. Uğurcan ise sezon başından beri gösterdiği performansı bu maçta da sürdürdü ve 3 net gol pozisyonunu önleyen isim oldu. Yediği golde hatası yoktu. İkinci yarıda zaman geçtikçe fiziksel anlamda sorunlar öne çıktı. Trabzonspor adına en büyük eksiklik, rakip alanda topa daha fazla sahip olmamaktı ve topu rakibe vermekti. Sonuca bakmaksızın Trabzonspor'un bir takım bütünselliği içerisinde saha içi yardımlaşması gerçekten takdir edilmeli. Çünkü Beşiktaş gibi takıma karşı eğer böylesi bir mücadele gösteriyorsanız kutlamak gerekiyor. Gelelim maçın hakemi Ali Şansalan'a. Visca'ya kırmızı doğru ama karttan sonra tamamen sorunlarla dolu yönetti. Verdiği ya da vermediği fauller öne çıktı. Kötü bir yönetim sergiledi.