Görüş alanı!
09 Ocak 2026, Cuma

HAKKI YALÇIN

Görüş alanı!

Yarın Süper Kupa finali varken, Fenerbahçe ve Galatasarayın diğer takımlardan farklı olduğunu görüyoruz. Bu farkı ligin ikinci yarısında ligde tümüyle göreceğiz. Diğer takımlarla aradaki uçurumu sadece Fenerbahçe ve Galatasaray icat etmedi kuşkusuz.
Bunda rakiplerin kadro yetersizliği ve yanlışları da etken! Aslına bakarsanız altyapıya verilmeyen değerin transferde su gibi harcanan paralarla kardeş kardeş geçindiğini görüyoruz.

Bizler sadece skora değil dekora da bakıyoruz. O yüzden çok para harcamanın futbol kalitesine zenginlik kattığını söylemek haksızlık olur.
Çünkü Fenerbahçe ve Galatasaray'ın transferde harcadıkları parayla oynadıkları futbolun sadece "Türkiye çapında" olduğunu belirtmek zorundayız. Ayrıca boşa giden paralar da apaçık ortada. 5 milyon Euro'luk Musaba'ya bakınca Nene'ye verilen 20 milyon Euro'nun çöpe atıldığını görüyoruz.

Rüzgarın harfleri sessiz olsa da duymak isteyenlere çok şeyler söyler.
Sadece Nene değil, milyonlarca Euro alıp sahanın ortasında uyuklayan ağaları beyleri de görüyoruz, onları paraya boğanların garip hallerini de.
Teknik adam kaprisinin kulüplerdeki tahribatı büyük olduğu halde, batan gemilerin sorumluluğunu üstlerine almayanların yağ gibi üste çıktıklarını da görüyoruz.

Kir sadece elde ve cepte değil yürekte birikir. Meslek onurunu satan insanların yükselen değerin alçaklık olmasındaki paylarını da görüyoruz, kaç paralık olduklarını da!
Dün de söylemiştik bugün de söylüyoruz. "Hakemlerin yanlı idaresiyle değil sahadaki futbolcuların iradesiyle güzeldir kazanmak!" Olmayacağını bile bile hakemlerden adil bir yönetim talep ediyoruz. Bahis oynamayı meslek onuruna tercih edip, evlerine "haysiyetin cesedini" götürenlerin Türk futbolunu ve adaleti nereye götürdüklerini görüyoruz.

Haksız neticeler elde etmek için yaratılan sebeplerden kimlerin nemalandığını yıllarca izledik ve haykırdık ama nafile. Zorbalık ve kötülük bazılarının kanına karışmış asla sıfırlanmaz. Bu ülkede adam olmanın şartları değişti çünkü. Bazılarının parayı " o biçim" bulduklarını da görüyoruz, hayatın onların yaşaması üzerine kurulduğunu da. Hayat kavgasında onuruyla ayakta kalmaya çabalayan insanlar azap çekerken, kara para kasalarının ve dolandırıcıların nasıl korunduğunu görüyoruz.

"Hiçbir şey" olmaması gerekenlerin "her şey" olduğu bir futbol medyası üretildi. Sosyal medyadaki asalak salgınını da inkar etmeyelim.
Gazetecilik mesleğinin kuklalar ve trollerle hangi boyuta geldiğini de.
Ekranlarda ha spor programı ha televizyon dizisi. Çocukları zehirleyen o kadar çok insan var ki! O sevgisiz insanların gözlerindeki nefreti saklamadığını da görüyoruz, kirli tencerelere uymak için yuvarlanan kapakları hiçbir suyun paklamadığını da!

Para her şeyi yendi, insani duyguların beslenmesi durduruldu. Sessiz harfleri bile kan kokan adamların pis nefesleri kapladı ortalığı. Böylelerinin yere düşen insanı kaldırmak için kolları geri çekilirken, parayı görünce kuyruklarının nasıl uzadığını görüyoruz!
O yüzden geçmişe taşıdığımız anlamlarla, bugünkü gerçekler arasında yalanın ve kötülüğün zaferi ortada duruyor. İşin en acı yanı; ahlaksızlığın ve kötülüğün bu denli ayakta durmasıyla güzelliklere oturacak yer kalmadı. Bu ülkede insanın güzel olanını az görüyoruz kötü olanını çok. "Gelecek adına umut var mı?" derseniz, bende zerre kadar yok!

BİZE ULAŞIN