Sosyal, işletme ve idari anlamda beklediklerinden daha kötü bir yapıyı gördüklerini, bozulmuş, zorda kalmış bir işletme anlayışıyla karşılaştıklarını söyleyen Hacısalihoğlu, "Ben birçok dönem yöneticilik yaptım, hiç bu kadar ilgi, destek, yardım etme arzusu görmemiştim. Bu sevindirici, bizleri teşvik eden, yüreklendiren bir davranış. Ama şartlar da tabii ki çok zor. Biz bu şartların arkasına sığınmayacağız. Bunlardan yakınıp enkaz edebiyatı yapmayacağız" ifadesini kullandı.
SADECE İYİ OYUNCULAR BAŞARI İÇİN YETMEZ
50'nci yılda şampiyonluk parolasıyla yola çıkıldığını ancak birkaç oyuncu ile şampiyon olunamayacağına dikkat çeken Hacısalihoğlu, "Şampiyon bir anlayışla, bir ekiple olunur. Sadece iyi oyuncularla şampiyonluk gelse kolay. Mesela Real Madrid'in her sene şampiyon olması lazım ama olamıyor. 2011'de o çalışmalar sonucu bize göre takımımız, kupası verilmedi ama şampiyon oldu. Kadrodaki herkesin şampiyonluğa hazırlıklı, gayretli olması lazım. Malzemecisinden, masöründen, hocasından, futbolcusuna, yönetimine, başkanına kadar. Hatta kulüp personelinin, taraftarının, basının şampiyonluk için hazırlıklı, katkılı olması şart" dedi.
"Trabzonspor taraftarları sadece bordo-maviyi sevmiyor. Kendilerinin bordo-mavisini seviyor, bunu anlamak lazım. Şayet bir bordo-maviye aşık olacaksak her sene Barcelona şampiyon oluyor. Zahmetsiz, külfetsiz. Bizim bordo-mavimiz, bizim takımımız, bizim çocuklarımız olacak. Tabii ki bugünün imkan ve şartları doğrultusunda yabancı, yerli oyunculardan da yararlanacaksın ama kendinden de bir parça olacak. Dikkat edilirse son dönemlerde taraftarın ilgisi, sevgisi arttı. Bunun sebebi iki tane genç arkadaşımızın takımı zaman zaman sırtlaması, zaman zaman katkı sağlamasıdır. Bu artarak devam edecektir."