ARDA Turan'ın gazeteci Bilal Meşe'ye saldırması Türkiye'nin gündemine oturdu. Hemen hemen herkes Arda'nın karşısında yer aldı. Açık açık yazayım. Arda Turan'ı çok severim ve çok değer veririm. Ama bu Arda Turan'ın yaptığı davranışı onayladığım anlamına gelmez. Ne saldırısını onaylıyorum, ne de özür dilememesini. Bu noktada Arda'nın karşısında olduğumu ifade etmeliyim. Ama bir gazeteci olarak da Arda Turan gibi bir yıldızın bu saldırıdan sonra ne düşündüğünü merak ettim. Söz bugün Arda Turan'ın...
2016 Avrupa Şampiyonası'nda gazetecilerle Fatih Terim'in kamptaki sohbeti, sonrasında atılan 'prim manşetleri' ve ardından Arda'nın yuhalanması Milli Takım'da son yılların en büyük kaosunu yarattı. Arda, kendisinin 'paracı' diye hedefe konulmasının kaynağı olarak hep Terim ile gazetecilerin sohbetini gördü. Sonrasında takıma çağrılmadı, Terim ağır sözlerle 'halktan özür dilemesi gerektiğini' söyledi.
HER ŞEY PARİS'TE BAŞLADI
Euro 2016 Fransa. Milli Takım'ın Paris kampı. Ve Hırvatistan maçı öncesi. Milli takım kampında Fatih Terim ziyaretçileri var. Gazeteciler… Terim ile birlikte oturuyorlar. Masada Terim'in birlikte çalıştığı isimler de gelip gidiyor. Arda ve arkadaşları bu görüşmeye tanık oluyorlar. Hatta gazetecilerin bir kısmı futbolcularla da sohbet ediyor. Bu sohbet toplantısının Türk Futboluna damga vuracağını henüz o sırada Arda Turan dahil hiç kimse bilmiyor.