CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Gençler kurtaracak!

Bu hava şartlarında hem mücadele etmek hem de top oynamak kolay değildi. Allah'tan saha ısıtmalı olduğu için zeminde buz yoktu ve oyuncular eksi 7 dereceyi fazla hissetmediler… Ama tribündeki taraftarlar battaniyelere sarılarak mücadeleyi takip etmeye çalıştı! Donarak... Keşke gündüz oynansaydı da buna Sivasspor Teknik Direktörü Ömer Erdoğan itiraz etmeseydi.
Maça dönersek; Beşiktaş yarıştan kopmuş durumda ama prestij ve öz güven açısından kazanmalı, seri yakalamalı ve mücadele etmeliydi. Dün bunların hepsini yaptı. Ofansif olarak güçlü bir kadro ile sahaya çıksa da çok pozisyona girmedi. Sivas hep savunmayı düşündü, çok kapandı... Rafa Silva arandı... Sivas deplasmanında kazanmak, üç puanı almak umut ve güven verici ayrıntıydı. Kaleci Mert'in yaptığı hata dışında pozisyon bile bulamadı Sivas... Ağır tempoda giden bir maç oldu. Oyun yine o kadar çok durdu ki hafızalarda kalacak anlar pek olmadı.
Beşiktaş Teknik Direktörü Solskjaer, gençlere şans verdi. Cesaret örneği gösterdi. Transfer konusunda da Beşiktaş yönetiminin genç isimlere yönelmesi %100 doğru bir karardır. Galatasaray ve Fenerbahçe gibi parayı har vurup harman savurmaması lazım. Bu iki takım ekonomik olarak büyük risk aldı ama Beşiktaş'ın bu riski alacak opsiyonu ve kredisi yok. Mustafa Hekimoğlu'ndan daha çok faydalanması lazım Beşiktaş'ın... Norveçli teknik adamın da bunu yapacağını düşünüyorum. Mustafa gibi diğer genç isimleri de önümüzdeki maçlarda sahada göreceğiz.

Cuesta üzerinden yapılan operasyon

Galatasaray'ın Kolombiyalı stoper transferi Carlos Cuesta olay oldu. 50 binden fazla twit atılmış. Oldukça büyük bir rakam. Bu twitlerin hepsinde oyuncu istenmiyor, başkan Dursun Özbek ve yönetimi istifaya davet ediliyor. 'Böyle bir futbolcuya bu kadar para verilir mi? Niye Genk'ten adam aldınız' diye yorumlar yapıldı. Bu durum son yıllarda moda oldu. Bazı taraftarlar, sosyal medya hesaplarından istemedikleri oyuncuları, teknik direktörleri yazıp çiziyorlar. Kimi yönetimler bunlara teslim oluyor, bazıları ise aldıkları kararın arkasında duruyor! Son örnekte Galatasaray oyuncuyu transfer etti, imza attırdı, formayı giydirdi ve idmana da çıktı. Artık sonuç itibarıyla Galatasaray'ın bir oyuncusu. Burada yapılacak tek şey, Galatasaray taraftarının bu formayı giyen oyuncuya destek olması. Tepkiler öyle bir noktaya geldi ki Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk bile Boluspor maçından sonra oyuncuyu övdü diye hakarete uğradı. Hem de Süper Lig'de rekorlar kırmış, son iki yılın hocasına yapılıyor bütün bunlar... Yaşananlar bir operasyon mu, yoksa G.Saray'ın içinde düşmanlar mı var? Bu kadar twit atılıyorsa, bir oyuncu üzerinden böyle bir algı çalışması yapılıyorsa bunun çok da masum bir şey olduğunu düşünmek hayalcilik olur. Yani Dursun Özbek ve yönetimine açık ve net bir şekilde operasyon yapılıyor. Derin bir mesele aslında. Gerçek olan ise Galatasaray lider, Avrupa'da yoluna devam ediyor, Türkiye Kupası'nda maç kazanıyor. Oldukça da iyi transferler yaptı. Yani özetle şunu söylemek istiyorum, bu tür tepkiler, bu tür olumsuz düşünceler, gemileri yakmak camialara, oyunculara, hocaya, herkese çok fazlasıyla zarar verir. Bunu sadece Galatasaray yaşamıyor. Bir örneğini de Beşiktaş yönetimi, Cengiz Ünder ile tattı.. Beşiktaş taraftarı da Cengiz'i istemedi. Zaman zaman diğer takımlarda da bu tür olumsuz durumlar oluyor ama Galatasaray başarılı iken bunların yaşanmasına 'normal' demek anormallik olur.

YALAN DOLAN HÜRMET GÖRÜYOR!
Geçen hafta bir yazı yazdım, Türk futbolunun artık UEFA'da bir temsilcisi olmayacağını söyledim. Çok normal karşılandı. Bu durum çok enteresan geldi bana. Şenes Erzik 32 yıl görev yapmış, Servet Yardımcı 8 yıl UEFA masasında oturmuş ve artık Türkiye'nin uluslararası futbolda bir temsilcisi yok. Bunun normal karşılanması mı tuhaf yoksa Türk futbolu adına gündeme gelmemesi mi! Her şey saçma tartışmalarla tamamen reytinge odaklı... Bu kirli futbol iklimini algı oyunları ve yalanlar doldururken acı gerçekler malesef kimsenin ilgisini çekmiyor.

DERBİDE YABANCI HAKEM OLMAZ
Önümüzdeki haftalarda Galatasaray-Fenerbahçe karşılaşması var. Daha maç oynanmadan orta hakemin de yabancı olup olmaması tartışması gündemde… Fenerbahçe istiyor, Okan Buruk kapıyı açık bıraktı, Türkiye Futbol Federasyonu nasıl bir karar verecek merak konusu. Ben öncelikle şunu belirteyim, ilk maçı yerli bir hakem yönetmişken ikinci maçta yabancı bir hakemin olması doğru olur mu? İkincisi ise bu maça bir yabancı hakem atarsanız Türkiye'nin elindeki FIFA listesinde yer alan hakemlerin hepsine bu bir hakaret olur. O zaman bizim bu listedeki hakemlerimizin hiçbir anlamı, görevleri, yetkinliği kalmaz. Yani bu işin önünü alamazsınız, bundan sonra diğer kulüpler de 'Bizim maçlarımızı yabancı hakemler yönetsin' diye bayrak açarlar ve bu tartışmalar uzar gider. Dolayısıyla Türkiye Futbol Federasyonu'nun derbiye yabancı bir hakem atayacağını sanmıyorum. Atarsa da bu büyük bir yanlışlık olur.

Artık UEFA’da yokuz!

Farkında mısınız, 4 Şubat 2025 Pazartesi günü UEFA yönetimine aday olmak için son gündü... Aday göstermedik. Şenes Erzik (UEFA 1. Asbaşkanlığı ve FIFA İcra Komitesi Üyeliği, Kulüp Müsabakaları Organizasyon Komitesi, Kulüp Lisans Sistemi Komitesi, Fair Play ve Sosyal Sorumluluk Komitesi, FIFA üyeliği) ve Servet Yardımcı'dan (UEFA Yönetim Kurulu Üyesi) sonra artık UEFA'da bir temsilcimiz yok. Erzik, 32 sene bu görevi yaptı. Servet Bey, ikişer dönemden 8 yıl UEFA'da ülkemizi temsil etti. Çeşitli görevlerde bulundu. Türk futbolunun artık UEFA'da bir adamı 4 Nisan'daki seçimler öncesi yok. Kazanırdı ya da kazanamazdı ama bir aday çıkaramadık sonuçta. Bunun ülke futbolu adına çok büyük eksiklik olduğu gerçek. UEFA yönetimine ne kadar yakın olursanız olun orada bir temsilcimizin olmaması önemli bir kayıptır. Yazık oldu... Bu arada en azından iki görevlimiz var; UEFA Stratejik Operasyonlar Danışmanı Kadir Kardaş ve Yönetim Ofisi Kıdemli Müdürü İlker Uğur!


Markayı kim koruyacak!
Jose Mourinho ve Mauro İcardi sosyal medyada bilek güreşine girdiler... Portekizli teknik adam, pozisyonları paylaşıp, yorumlar yapıyor bir süredir!. Tabi ki konu Galatasaray... İcardi de kendisine bir değil, 5 paylaşımla yanıt verdi. Mourinho'nun 5.6 milyon, İcardi'nin 13.9 milyon takipçisi var. Bu iki arkadaş, Türk futbolunu milyonlarca kişiye direkt şikâyet ediyor. Şampiyonluk yarışı sosyal medyaya taşındı zaten!. Gaziantep-Galatasaray maçındaki penaltı pozisyonunu tartıştı taraflar!. Sanchez'in eline çarpan pozisyon için yüzde 90 eski hakemler penaltı değil yorumunu yapmış! Herkesin de bir yorumu var! Olabilir.. Ama kaos oluşturup, ülke futboluna dair olumsuz haber üretmenin kime ne faydası var!. Markayı kim koruyacak? (Not: Kulüpler Birliği ne iş yapar?)


Maç başlıkları ve troller!
Yine sosyal medyadan devam edelim... Yalan, dolan, algı ne ararsanız var orada. "Şampiyonluğa inanıyoruz" diye başlık atıyoruz.. Trol devreye giriyor. "Selçuk İnan, Galatasaray'a jest yaptı yani öyle mi" diye salak saçma yorumlar yapıyorlar. Selçuk İnan adam gibi adamdır... Medyada kelime oyunlarıyla ilgili maç başlıkları her zaman verilirdi ama şimdi bu sosyal medya fanatikleri hatta gazetecileri bile trol olmuş durumda. Resmen yalan kusuyorlar!


Yeni zemine ne oldu?
Konserler nedeniyle Beşiktaş Tüpraş Stadı'nın çimleri zarar görmüştü. Geçmiş Beşiktaş yönetimi, ligin bitmesiyle beraber zemini değiştirme kararı aldı ve zemin baştan aşağı söküldü. Yaz döneminde tüm zemin yenilendi. Aradan 5-6 ay geçmeden stadın zemini iflas etti. Beşiktaş geçen haftayı bay geçti. Dün gece de kupa maçını Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynadı. Neden? Zemin bakımda olduğu için... Şimdi sormak lazım, 1.5 milyon Euro'ya mal olan yeni zemin, 5 ayda nasıl iflas etti. Sorun ne? Baştan aşağı yenilenen stadın zemini bu kadar kısa sürede nasıl bozuldu...

F.Bahçe’ye hoca lazım!

Çok konuşulacak bir maçı daha F.Bahçe zor da olsa kazandı.. Tartışmalı bir maç oldu.. Bu hakem meselesi maçın yine başrolündeydi!. Konuşmak istemesek de ne yazık ki yine hakem kararları geceye damga vurdu.. Peki F.Bahçe ne yaptı? Sarı-lacivertli taraftar için takımını izlemek en acılı korku filmi gibi!.. Kadıköy'de evinde her maçını Fenerbahçe kötü oynuyor.. Özellikle de ilk yarıları.. Savunma desen savunma değil, orta saha yine aynı.. İki bölge arası o kadar açık ki.. Rizespor güle oynaya pas yaptı.. F.Bahçe'de herkes oturmuş, rakibi bekliyor.. Bu oyun tabi Mourinho'nun eseri! Oyuncuların birbirleriyle alakaları yok. Rize 2 gol atıyor, stoperler izliyor.. Amrabat ilk yarıda Fenerbahçe'yi 10 kişi bıraktı. Jose Mourinho'nun 3'lü oyun sistemi, Fenerbahçelilerin ömrünü yedi.. İkinci devre Tadic girdi. Rakip önce 10, sonra 9 kişi kalınca Fenerbahçe de kazandı.. Dzeko inanılmaz oynadı, dakika 100'dü.. Futbolcu hâlâ koşuyordu.. Kalitesini konuşturdu, F.Bahçe'yi de kurtaran adamdı.. 11'e 11 oynansa ne olurdu? İnsan bir tahmin yapamıyor.. Fenerbahçe'nin transferleri sahada.. Değişen bir şey yok.. Çünkü sorun Portekizli teknik adamda.. Aslında Fenerbahçe yönetimi bir hoca transferi mi yapsa!… Her hafta ölüp ölüp dirilen bir takım şampiyon olabilir mi? Çok zor.. Çünkü bu takımın eksileri, artılarından daha fazla. Her zaman böyle şansınızla maç kazanamazsınız.

Viking şaşırmıştır!

Beşiktaş, 11'e 11 oyunda kendi sahasında değil de deplasmandaki bir takım gibiydi. Ön alan baskısı yapamayan, sürekli olarak geride bekleyen durumu vardı. Immobile maçın ilk devresinin çoğunu orta yuvarlakta geçirdi. Bu da takımın ne kadar geride durduğunu gösteriyordu. Sürekli yan pas, geri pas yapan oyuncular vardı. Musrati oyunu hızlandırmak bir tarafa geri pas yapıp durdu. Masuaku ters kanada paslarda devamlı hata yaptı. Mario da ön alanda topları ezdi. Samsunspor rakip yarı sahada 5-6 kişiyle baskı yaparken, Beşiktaş 2-3 kişiyle duruyordu. Kendi sahasında oynayan sanki Samsunspor gibiydi. Immobile ve Rashica'nın direğe takılan topları var. Samsunspor'un da iki kritik pozisyonunda Mert Günok başarılı oldu. Yine maçı kurtaran adam oldu.. Beşiktaş'ın savunmada, orta sahada ve hücumdaki eksiklikleri net görüldü. Takımın kanat oyuncusu yokluğu çekmesi bir kez daha gözler önündeydi.. Adı Kartal ama kanatları yok. Mario hiçbir şey yapamadı. Bir kez gol pozisyonuna girdi. Rashica 1-2 pozisyon hazırladı ancak bundan çok daha fazlasında doğru pas, doğru orta yapamadığı için Beşiktaş pozisyonlardan eli boş döndü. Rafa Silva karşı karşıya Okan Koçuk'a takıldı. Samsunspor 10 kişi kaldıktan sonra pozisyonlar arttı. Muçi çok fazla deneme yaptı, hareketli ve etkiliydi. Maçı tribünden izleyen Solskjaer, takımın neden bu kadar geride oynadığına şaşırmıştır. Beşiktaş'ta hızlı, topla mesafe kat edebilen bir kanat ve pivot santrfor transferi planı yapılıyor. Masuaku giderse bir de bek alınacak. Ancak hoca bu maçtan sonra belki orta sahaya da farklı bir profil isteyebilir. Samsunspor'un bir puan alarak evine dönmesi onlar adına mutluluk, Beşiktaş'ın kaybı ise siyah-beyazlılar için üzüntü vericiydi...

Köfte ekmek ve ayrana dönelim!

Süper Lig'de ilk yarı kavgayla gürültüyle bitti.. Aklımızda ne kaldı: Hakemler, VAR skandalları ve Galatasaray ile Fenerbahçe'nin bel altı açıklamaları.. İki kulüp birbirini ahlaksızlıkla suçlar boyuta geçti.. Tarihleri boyunca bu kadar birbirlerine salladıkları bir dönem olmamıştı.. Kurumsal yapılarını bir kenara bırakıp neler söylüyorlar birbirlerine.. Asırlık çınar oysa ikisi de.. İşte bu nedenle futbol adına çok da konuşacak bir şey yok özetle… Şimdi ikinci perde başlayacak.. Anadolu takımları isyan noktasına geldi.. Teknik direktörleri bir bir çıkıp, "Ligde sadece 2 takım yok" demeye başladı. Beşiktaş ve Trabzonspor'un yarış dışı kalması da aslında bu gerilimi büyüttü.. İki takım yarışta olsa Galatasaray ile Fenerbahçe birbirlerini bu kadar yemezdi.. Samsunspor transfer yapmadan sezona başladı ve 3. sırada.. Süper Lig'e yeni çıkan Göztepe ve Eyüpspor'un neler yaptıkları ortada! Teknik direktörleri sahada satranç ustası gibi rakibi ölçüp biçiyor, hamlesini yapıyor. Ama biz her gün "O yönetici onu demiş, o kulüp bunu paylaşmış, o hoca göndermede bulunmuş" polemiklerini konuşuyoruz. Bu oyun basit.. Herkes keyif almak istiyor.. Eskiden maçlara gitmek, o gün yaşanacak en büyük mutluluktu.. Çocuklar, babaları ve maç keyfi.. Yarım ekmek köfte ve ayran.. Üstüne bir de maç heyecanı.. Şimdi ne oldu! Acaba maç nasıl geçecek? Kavga mı olacak? Hakemler hakkımızı mı yiyecek? Yöneticiler ne diyecek? Bunları düşünen futbolseverin de zihni yoruldu artık. Köfte ekmek, ayran ve maç keyfinin olacağı bir ikinci yarı yaşansın.


G.SARAY İCARDİ'DEN ARTIK UMUDU KESTİ!
Galatasaray'da İcardi yerine önemli bir golcü aranıyor.. Her gün gazetelerde bir golcü haberi çıkıyor.. Okan Buruk özellikle İcardi'nin boşluğunun doldurulmasını istedi.. Yıldız futbolcunun sosyal medya paylaşımlarına bakarsanız oldukça mutlu.. Yeni sevgilisi de var.. Bu kadar fotoğrafın içinde bir kare çalışmasına, tedavisine dair bir şey yok.. Ameliyat sonrası nasıl bir tedavi süreci geçiriyor? Galatasaray'ın yapacağı en hayırlı şey, sözleşmesini dondurmak olur.. Bu Galatasaray'a fayda sağlar.. Oyuncu martta İstanbul'a dönecek.. Daha çok uzun zaman var.. Sonrasında sahalara dönüşü en erken Ağustos.. Uzunca bir zaman.. Osimhen sezon sonu gidecek.. Batshuayi zaten güven vermiyor.. İşte G.Saray'ın devre arasında yapacağı en önemli hamle, iyi bir golcü almak olur.


ADALI, 5 MİLYON EURO DAHA VERMEK İSTEMİYOR
Beşiktaş'ta teknik adam konusu krize doğru gidiyor.. Neden hâlâ hoca yok diye.. Bu kolay iş değil.. Başkan Serdal Adalı acele etmiyor.. 6 Ekim 2023 ile 15 Ocak 2025 arasında Beşiktaş, Serdar Topraktepe hariç 5 tane hoca değiştirdi. Santos ve Van Bronckhorst'a ödenen tazminat bedeli yaklaşık 5 milyon Euro.. Ödenmiş derken daha taksitleri var.. Dolayısıyla da Beşiktaş hem iyi bir teknik adam istiyor hem de yarın bir gün tazminat vermek istemiyor.. Tabii böyle bir durum için sözleşme yaparken karşı taraf ile bunu iyi analiz etmek lazım.. Ama hiçbir yabancı teknik adam da bir kuruşunu bırakmadan gitmez.. Özetle teknik direktör meselesi hassas iş…

Tadic, F.Bahçe’yi de yönetimi de kurtardı!

Fenerbahçe taraftarı yine yüreği ağzında bir maç izledi. Öldü öldü dirildi. Hiç kolay geçmedi Konyaspor deplasmanı. Maç seçme lüksü yok Fenerbahçe'nin. Çıkıp kazanacak... Tek yol, tek seçenek bu... Liderle arasındaki fark 11'di sahaya çıktıklarında. Galatasaray maçı bittikten sonra da bu oyuncular paylaşımlar yaptılar. Galatasaray karşılaşmasının hakemine isyan ettiler.. Ama oyun olarak o isyan sahada yoktu. Daha 25. saniyede gol yediler. Kötü oynayıp hayati bir maç kazandılar! Hepsi bu... Fenerbahçe amatör seviyesinde goller yedi. Günlerdir yazılıp çizilen stoper transferlerinin bir an önce yapılması şart olmuş... Zaten Konya maçını gördükten sonra yönetim hafta sonuna kadar stoperleri de bitirir, Talisca'yı da açıklar. Fenerbahçe'nin orta sahasını Konyaspor kolay geçti. Zayıf kaldılar. Sarı-lacivertli takım pas da yapamadı, oyun da kuramadı. Stoperleri de bu rolü oynayamadı. İki gol stoperlerden geldi ama Çağlar ve Djiku ikilisi hatalar yaptı. Bu arada Mert Müldür için kötü diyemem. Kanatları da iş yapmayınca Fenerbahçe'de her şey evlere şenlikti. Kadere bakın ki Tadic kurtardı; hani şu geçen hafta protesto edilen takımın en skorer adamı, yıldızı. Tadic yuhalanır mı? Takımın sahadaki lideri, duruşu olan adam! İşte o Tadic, Fenerbahçe'yi ipten aldı ipten... O sakinlik, o nefis vuruş. Toplam 9 gol, 12 asist. Son günlerin popüler konusu hakemler. Artık her maçta oyuncular birbirlerine öyle ağır fauller yapıyor ki... Düşman kardeş gibiler! Hakem de VAR da kartlarda uyudu. Çıkmayan sarı ve kırmızı kartlar vardı. VAR'a yabancı yetmez, ortaya da gelmeli!

Acilen sil baştan yapılması şart!

Skor olarak Beşiktaş kazandı ama oyun için bunu söyleyemeyiz.. Evinde taraftarı önünde 3 puan almak zorundaydı.. Yeni başkan gelmiş, takımın paraları hesaplara yatmış.. Yani söz sırası Beşiktaşlı futbolculardaydı. Ama gelin görün ki böyle bir tablo olmadı!.. İlk 30 dakika Beşiktaş yok, Mert Günok vardı.. Milli kaleci maçın yıldızı oldu.. Sonrasında gelen goller vardı.. Beşiktaş yine kaliteli ayaklarıyla golleri buldu.. İlk yarı bitmiş.. Skor üstünlüğü var.. İkinci devre Beşiktaş'tan taraftar daha farklı bir skor, daha iyi bir futbol beklerken hayal kırıklığına uğradı. Bodrum pozisyonları buldu, penaltısı verilmedi.. Buna rağmen golü de attı, farkı 1'e indirdi.. Hatta 102. dakikada direğin yanından top dışarı gitmese, skor 2-2 olacaktı. Bodrum maç boyunca Beşiktaş ceza sahası içine 42 defa girmiş, 17 şut atmış. Beşiktaş'ta bu rakamlar 21 ve 8... Yetenekli oyuncuları olsaydı konuk takım maçı kazanırdı. Beşiktaş, şansıyla ve Mert'in performansıyla 3 puanı aldı.. Fakat umut vermedi. Maçın özeti bu.. Beşiktaş savunma yapamıyor, Beşiktaş top rakipte iken panikliyor, topu alamıyor.. 4 pas üst üste yapamıyor.. Hücum seti yok.. Mücadele yok.. Büyük bir takım bunları yaşar mı? Yaşıyor.. Şimdi Sayın Adalı diyor ki: "Teknik adam için acele etmeyeceğiz.." Bu düşünce doğru olmakla beraber süreci de çok fazla uzatmamak lazım.. "Ya Serdar Topraktepe ile devam edeceğiz" deyin ya da yeni hocayı belirleyin.. Belirsizlik, takımı işte böyle etkiliyor.. Futbolcu kimle devam edeceğini bilmek ister.. Oyuncu topluluğu belirsizliği sevmez.. Papatya falı işe yaramaz.. Acilen takımın yeniden yapılandırılması gerekiyor.. Şu oyun ile Beşiktaş, Samsun'u yenebilir mi haftaya.. Yanıt yukarıda!

Montella’nın ajandası dolu, kafasını dağıtmayın

Beşiktaş'ta seçimin üzerinden iki hafta geçti, teknik direktör sorunu hâlâ devam ediyor. 1 dakika kaybedecek zamanı olmayan siyah-beyazlı kulüp, yeni hocasını belirleyemedi. Beş ay sonra tekrar bir seçim olduğu için belli ki çoğu isim göreve gelmek istemiyor. Yabancı teknik direktörler zaten kısa süreli görev almaz. Allah, Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı'ya kolaylık versin. İşi zor. Ben burada başka bir konuya değinmek istiyorum.. Kulüplerimiz her başı sıkıştığında Milli Takım Teknik Direktörü Montella'ya göz dikiyor. İtalyan teknik adamı göreve davet ediyorlar, teklifte bulunuyorlar. Sanki Milli Takım önemsizmiş gibi... Hem Ay-Yıldızlı ekibi çalıştırıp hem de bir takımda görev alan örnekler oldukça fazla var ama bu sağlıklı bir yapı değil. Zaten İtalyan hoca da bu tür tekliflere çok soğuk bakıyor.

Daha önce başka kulüpler de hocanın kapısını çaldı. Montella'nın artık çok önemli bir görevi var; Türkiye'yi Dünya Kupası'na götürmek. Bunu başarırsa bu ekibin başında kalacak, başaramazsa zaten yollar ayrılır. Mart'ta da Macaristan ile oynayacağımız karşılaşmalar var. Yani İtalyan hocanın ajandası dolu.. Dolayısıyla sürekli TFF'nin kapısını çalıp Montella'ya kanca atmayı artık bırakın! Gelelim Beşiktaş'a... Sergen Yalçın görevi reddetti.. Anladığımız kadarıyla Alman patentli teknik adam arayışları sürüyor, şu ana kadar olumlu bir sonuç yok. Şimdi Beşiktaş'ın önünde bir seçim var, başkanın bu seçime güçlü girmesi için daha önce de yazdığım gibi, futbol takımının iyi sonuçlar alması şart. Takım kötü giderse başkan seçimde zorlanır. Türkiye'de her şey sahadaki başarılar üzerinde yürüyor. Bu nedenle Beşiktaş'a marka ve lider bir hocayı getirmek şart, zaman geçiyor.

İYİ Kİ TÜRKİYE KUPASI VAR
Türkiye Kupası'nın grup maçlarının ilk bölümünü geride bıraktık. Heyecanı yüksek, bol gollü karşılaşmalar izledik. Maçların oynandığı şehirlerdeki heyecan, Süper Lig takımını gören futbolseverlerin mutluluğu kameralara net bir şekilde yansıdı. Kupa, gittiği bölgeleri, ilçeleri bayram yerine çeviriyor. Her nedense uzun zamandır kupaya bakış açısının bazı kulüplerimiz tarafından olumsuz olması kabul edilebilir bir şey değil. Bütün Avrupa'da liglerin dışında kupa maçları oynanıyor. Oldukça da heyecanlı geçiyor. Bizdeki karşılaşmalar da açık kanaldan; ATV'den ve A Spor'dan milyonlarca kişiye ulaşıyor. Çok da güzel maçlar oldu. Futbola doyduk, gole doyduk, genç isimleri gördük. Kendilerini göstermek isteyen oyuncuların iştahlarına, arzularına ve azimlerine şahit olduk. Yani bakılırsa, artı değeri oldukça fazla. Şimdi kulüplerimiz şundan dert yanıyorlar; işin gelir kısmı, oyunculara verilen maç başı ücretler ve diğer masraflar.. Bahaneleri bu. Fakat boşa yapılan transferler, çöpe atılan paralar, iptal edilen sözleşmeler, FIFA'lık olan dosyalar, ödenen tazminatlar, herhalde bunlar hesaba katıldığında bu bahsettikleri bahanelerin savunacak bir tarafı kalmaz. Türkiye'de Süper Lig kulüpleri bu kadar borç batağındaysa bunun nedeni Türkiye Kupası'nda oynanan maçlar değil başarısız yönetimler. İyi ki kupa var.


ALİ KOÇ, F.BAHÇE'NİN GENÇ TARAFTARLARINI ANLAMIYOR
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, iki saatlik bir toplantı yaptı ve uzun uzun anlattı.. Genel olarak bakıldığı zaman toplantının sonuçları, kullanılan ifadeler, düşünceler taraftarı tatmin etmedi. Sayın Başkan bu uzun basın toplantısında özellikle Mourinho'ya destek verilmesini istedi ve şartlar ne olursa olsun görevde kalması gerektiğinin altını çizdi. Bu önemli bir şey fakat Fenerbahçe'nin yapısında, camiasında başarı yoksa kimse görevde kalamıyor. Özellikle teknik adamlar. Ali Bey 11 tane hoca ile çalıştı..

Başkan taraftara sitem etti, eleştirdi. Hepsi için aynı ifadeyi kullanmadı ama tam olarak da Fenerbahçe taraftarının ruhunu anlayamadığını düşünüyorum. Özellikle gençler, Galatasaray'ın başarıları karşısında takımlarının da kupalar kazanmasını, şampiyonluk istiyor.. Fenerbahçe buna on yıldır hasret. Bugün 16-17 yaşındaki çocuklar, F.Bahçe'nin başarısızlığını hazmedemiyorlar. Bir şampiyonluk görmemişler. Yeni bir çağdayız, teknoloji inanılmaz, sosyal medya patlamış. Z kuşağı dediğimiz bu gençlerin ruhunu iyi anlamak lazım.. Onlar mutlu olmak, kupa görmek istiyorlar. Mourinho, Kasımpaşa maçında çocukların gözdesiydi. Onlarla çok güzel bir iletişim kurdu.. İcardi'nin çocuklar üzerinde estirdiği rüzgârı görüyorsunuz. Zaten tepkilerin odağında hoca yok, başkan ve yönetim var. Yani Sayın Başkan gençleri iyi anlayın.


UMARIM MAURO İCARDİ G.SARAY'A ZARAR VERMEZ
Galatasaray'ın yıldızı İcardi ile ilgili her gün sosyal medyada, Instagram hesaplarında binlerce yorum ve fotoğraf çıkıyor. Arjantinli golcünün özel hayatı tam anlamıyla bir magazin haline dönüştü. Ciddi bir ameliyat geçirdi. Nasıl bir idman yapıyor? Bu ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecini nasıl geçiriyor? Herhalde G.Saray'ın doktorlarının bundan haberi vardır. Her gün onlarca fotoğraf paylaşan futbolcunun tedavisi ile ilgili bir kareyi görmedik. Olabilir, paylaşacak diye de bir şey yok.

Fakat İcardi, Galatasaray'ın bir yıldızı, bir değeri ve çok maliyetli bir futbolcu (Yıllık 400 milyon TL ücret, uçak parası, ev kirası gibi). Böyle bir oyuncunun bundan sonraki tedavi sürecinin çok yakından takip edilmesi hatta bu sürecin İstanbul'da geçirilmesi şart. Futbolcu iki aydır ülkesinde. İstanbul'a ne zaman dönecek bilmiyoruz. Bütün Arjantin basını, işin magazin tarafını her gün enine boyuna işliyor. Oyuncunun söylemleri, aşkları, yeni sevgilisi derken sonuçta ilgi çeken popüler bir çift. Kulüp onun yerine şimdi forvet arıyor. Gelecek ismin maliyeti de çok yüksek olacak. Umarım ki Galatasaray bu süreçten zarar görmez.

Keşke sezon başında bu karar alınsaydı

Türkiye'de uzun zamandır kangren haline gelen hakem meselesi dönüp dolaşıp başa sarıyor. Sezon başından beri özellikle VAR'da yaşanan hataların ardından hem bu sütunlarda hem de A Spor'da yabancı VAR hakemlerinin görev yapması gerektiğini defalarca söyledim ve yazdım. Fakat TFF, bu konuda geri adım atmayacağını ve Türk hakemlerine sonuna kadar güvendiklerini her fırsatta beyan etti. Gelin görün ki ne hatalar bitti ne de yaşanan skandallar… O kadar karmaşık bir hale geldi ki kulüpler sırayla "Yabancı hakem istiyoruz" diye açıklama yapmaya başladı. Bu karar sezon başında alınsaydı belki de bugün bu kadar büyük bir kaos ortamı oluşmayacaktı. Şu anki Futbol Federasyonu, eski TFF yönetiminin bir devamı olmamak adına belki de yabancı VAR'a uzun süre direndi. Dört büyük kulüp ortak bir noktada buluşurken en çok Fenerbahçe yabancıların gelmesini istiyordu ve Türk futbolunda yabancı hakemler tekrar devreye giriyor. Şimdi kaos bitecek mi? Merak edilen soru bu. Elbette yine tartışmalar devam eder. Ama kulüpleri yöneten başkanların maçlardan sonraki bahanelerinin odak noktasında belki hakemler ikinci sıraya düşer… TFF'ye tavsiyem şu; geçen sene ülkemizde görev yapmış İtalyan, Portekizli, Hollandalı, Alman, İspanyol hakemlerle irtibata geçip şartlarımızı ve koşullarımızı bilen isimlerle devam etmek. Yeni isimlere gerek yok. Tabi en iyilerini getirecekseniz ona bir şey diyemem... Karar yarın açıklanır. Zaten pazar gecesi A Spor'daki yayınımda yabancı VAR kararını TFF'nin aldığını kamuoyuna ifade etmiştim. Hayırlı olsun.