CANLI
SKOR
Metin Tekin

Metin Tekin

Meziyetli Talisca

Gökhan İnler ve Tolgay kenarda otururken Beşiktaş'ın, böyle bir zeminde Babel, Quaresma ve Oğuzhan üçlüsüyle çıkması riskli değil miydi?
Evet dediğiniz isimlerin hepsi de hücum anlamında önemli özellikleri olan oyuncular ama saha yerleşiminde ve oyunda öyle olmadı. Beşiktaş, özellikle skoru bulduktan sonra takım savunması anlamında Babel, Quaresma ve Oğuzhan taktik disipline sadık kalarak oynadılar. Bu yüzden Beşiktaş'ın takım savunması bir zafiyet göstermedi.
Çünkü ne zaman top rakibe geçtiyse geriye gelip savunmada yerleştiler. Beşiktaş, rakibin ne yapacağını değil, "Ben ne yapmalıyım" düşüncesini öne çıkaran bir takım.
Yani Osmanlı'nın oyununa karşı gardını alan değil, kendi oyununu sahaya yerleştiren ve kabul ettiren felsefeye sahipti. Bu da son derece mantıklıydı.

🔴 Talisca döndüğü ilk lig maçında golünü attı. Talisca'ya 10 numaradan daha çok ikinci bir forvet diyebilir miyiz?
Talisca'nın özelliklerine baktığımızda, oyunu organize etmekten çok skor üretmede ve pozisyona girmede yetenekleri olan bir futbolcu.
Biz klasik 10 numarayı anlatırken, pas yapan ve takım oyununu oynatan futbolcu diye bakarsak Talisca bu değil. Talisca'nın zaman zaman bu özelliklerini görüyoruz ancak skoru değiştirecek pozisyonlarını daha çok gördük. Talisca'nın vuruş özelliği çok fazla... Takımına da bu şekilde katkı sağlıyor. Zaman zaman belki oyundan kopuyor ama etkili olduğu anlarda skoru belirleyen isim oluyor. Bu da bence bir oyuncu için çok önemli bir meziyet.

🔴 Beşiktaş, forvet arayışlarını sürdürüyor. Sizce siyah-beyazlıların santrfor transferine ihtiyacı var mı?
Aboubakar'ın Afrika Kupası'na gitmesi nedeniyle Beşiktaş'ın böyle bir arayışı var ama ben Beşiktaş'ın önceliğinin santrfor olduğunu düşünmüyorum. Bu problemi, Cenk Tosun ve Babel'le çözebileceğini düşünüyorum. Çok iyi bir golcü bulursanız tabii ki alınabilir ancak sadece santrfor almak için transfer yapılmaz. Beşiktaş'ın dünkü futbolunda oyun sakinliğini ve skoru bulduktan sonra oyunun kontrolünü eline almasını çok iyi buldum. Ev sahibi takımda Ndiaye ve Musa Çağıran gibi önemli isimlerin olmayışı, Osmanlıspor'un organizasyonunu fazlasıyla etkiledi. Osmanlıspor o bildiğimiz çabuk, hızlı ve dikine oyun anlayışının altında kaldı.

Fark Volkan’ın!..

🔴 Fenerbahçe'nin oyuna başlangıç kadrosunu ve ilk yarıyı nasıl yorumluyorsunuz?
Van Persie'nin sakatlanması takımı etkiledi mi?
Zaten çok erken gelen bir sakatlıktı.
Belli ki maç öncesinde de Van Persie'nin hafif sakatlığı varmış...
Van Persie'nin oyundan çıkmasının, Fenerbahçe'yi etkilediğini söyleyemeyiz...
Çünkü golü atan, onun yerine oyuna giren Moussa Sow'du.. Fenerbahçe'nin bu sene yapabildiği şey iki kenarı çabuk kullanıp hücum etkinliğini sağlamaktı.
Yapamadıkları ise, Kadıköy'de bile olmasına rağmen orta sahaya hakim olmak ve set oyunu oynamak.
Gençlerbirliği, set oyunlarında etkisiz kalan Fenerbahçe karşısında, 'ileri gidebiliyorum, topu ileride tutuyorum' dediği an kontratakla golü yedi...

🔴 F.Bahçe'nin, kendi sahasında Gençlerbirliği'ne bu kadar pozisyon vermesinin ve mahkum oynamasının sebepleri nelerdir?
Oyun olarak değerlendirdiğimizde, ben uzun yıllardır Fenerbahçe'nin Kadıköy'de, bir rakibine karşı bu kadar mahkum oynadığını görmedim. Bu 3 puanda gecenin kahramanı zaman zaman çok övdüğümüz Fenerbahçe savunması değil, 5 net kurtarışla oyunu 1-0'da tutan kaleci Volkan Demirel'di...
Volkan'ın kurtarışlarıyla ayakta kalan Fenerbahçe, son dakikalarda Gençlerbirliği'nin de bütün riskleri almasıyla kontratakla iki gol daha buldu ancak bir iç saha maçında sergilenen bu oyun şampiyonluk yarışı için ne kadar umut verir bunu sorgulamak lazım... Özellikle orta saha yapılanmasında deplasmanda oynarken Alper'i kullanmak mantıklı olabilir ama iç saha oyununda orta sahayı ele geçirmek ve dar alanda oynamak adına Alper'den verim almak mümkün değil.
Alper mücadeleci bir futbolcu ancak hücum üretkenliğinde olduğunu söyleyemeyiz.
Günün özetinde; böylesi bir Kadıköy oyunuyla ve kaleci Volkan'ın çok önemli kurtarışlarıyla 3 puan Fenerbahçe için büyük bir şans...

Güçlü oyundan bireysel oyuna...

🔴 Beşiktaş öne geçmesine rağmen Kasımpaşa'nın skor bulmasına engel olamadı.
Siyah-beyazlılar dün neyi yanlış yaptı?
Geçen seneki Beşiktaş'ı tarif ederken öne geçtikten sonra siyah-beyazlılarla oynamanın çok zor olduğunu ifade ediyorduk çünkü 1-0'ı yakaladıktan sonra çok rahat üreten ve skor bulan bir Beşiktaş vardı. Oyunu koparıyorlardı, fişini çekebiliyorlardı. Hem oyun anlamında ve oyunun akışı açısından böyle olmuyor bu sezon. Bir gereksiz top kaybı, bir de savunma hatasıyla 4 dakikada 2 gol gördü kalesinde. Belki daha sonra oyunu tek kaleye çevirdi ama üretkenlik ve final anlamında başarısız oldu. Genel oyun anlayışına baktığımız zaman tamamen Cenk ve Aboubakar'la merkezde oynayan, Kerim girmeden önce kenarda yalnızca Quaresma'yı kullanan ve sağ kenarı tamamen Gökhan Gönül'ün etkinliğine bırakan bir oyun anlayışı vardı. Bütün bunlar Beşiktaş'ın üretmesine ve kazanmasına yetmedi.
🔴 Beşiktaş ligdeki ilk mağlubiyetini aldı. Peki bu düne has bir durum muydu?
Geçen haftaki Bursa galibiyetiyle gelen tekrar lige dönüşün sürdürülebilir olması çok önemliydi. Yenilginin geleceğini görmek başka bir şey ama geçen seneki oyun üretkenliği ve etkinliğinin çok farklı olduğunu görmek lazım. Sonuçlarda ne kadar etkili olup olmadığını lig sürecinde göreceğiz. Geçen seneki güçlü oyundan bu sene oyuncu odaklı performanslardan söz ediyoruz.
🔴 Beşiktaş'ta hücum elemanlarının bireysel performansları nasıldı?
Geçmiş maçlara göre daha çok oyunun içinde olmaya çalışan Oğuzhan vardı. Yeterli orta şut sayısı vardı tartışılır ama şut ve orta kalitesi çok tartışılırdı. İşi bitirecek skoru yapacak olan Cenk ve Aboubakar'ın savunma kalabalığı arasında kaybolduğunu dün akşam gördük.
🔴 Kasımpaşa'nın doğruları nelerdi dün?
Kasımpaşa tarifi net bir oyun oynadı dün. 0-0'a kadar savunacaklardı ve çabuk çıkacaklardı. Golü yemelerine rağmen ikinci yarının ilk 4 dakikasında buldukları iki gol bu fikrin devamını sağladı. Kimi zaman zorunluluktan derinde savunma yaparak Tunay, Koita, Eduok ile hücum etkinliğini sağlamaya çalıştılar. İkinci yarı çok baskı yemelerine rağmen istedikleri aldılar.

Baskı, tempo, 3 puan

🔴 Dinamo Kiev yenilgisi sonrası Beşiktaş'ın Bursaspor karşısındaki performansını nasıl buldunuz?
Bursaspor maçı önemli bir sınavdı. Çünkü Dinamo Kiev yenilgisi sonrası bu bir süreç mi yoksa sadece bir maçlık oyun muydu Bursa karşısında anlaşılacaktı. Nasıl kazandı diye bakarsak; çok önemli bir oyunla mı kazandı? Hayır... Ama baskılı, tempolu ve Vodafone Arena'yı kullanarak oynadığı bir oyun sonucu iki becerili iş Beşiktaş'a üç puanı rahat getirdi. Özellikle ilk yarım saat belki Bursaspor ayağa oynayarak savunmadan etkili çıkışlar yapabildi ama sadece bu dakikalardaydı. Ondan sonra Beşiktaş'ın oyunu ele aldığı, ileri yığdığı, baskı yaptığı ve golleri bulduğu anlardı.
Saha içine baktığımız zaman da önce ilk devre Atiba-Necip ile sonra da Tolgay'ı kullanarak oynadığını gördük Beşiktaş'ın... Devre arası Tolgay'ın oyuna alınması en doğru hamlesiydi Güneş'in...
Ben oyunumu pas işi ile belirleyeceğim diyorsanız kesinlikle Tolgay olmalı. Necip ile karşılarken varsınız, Gökhan İnler ile de bambaşka oynuyorsunuz. Bence kilit Tolgay ve Oğuzhan ikilisini yan yana oynatmakta.
Bu tabloya baktığımızda ben ilk yarı liderliğinin en büyük adayının Beşiktaş olduğunu düşünüyorum. Beşiktaş ile Başakşehir'in son iki maçına da baktığımızda bunu söyleyebiliriz. Bu önemli midir Beşiktaş için? Evet geçen sezonun şampiyonunun ilk yarının da lideri olması Beşiktaş açısından önemlidir.

🔴 Şubat'a kadar Beşiktaş'ın maç programı hafifliyor. Bu lige olumlu etki eder mi?
Bu düzey takımsanız ve üç kulvarda da varsanız takvimi oynamak zorundasınız. Şubat'a kadar bunu avantaja çevirebilirsiniz tabii doğru oyuncu kullanımlarıyla. Yani maç takviminden çok oyuncuların performansı açısından bakmak lazım Beşiktaş açısından.

🔴 Hakem kararları yine tartışılıyor.
Hakem Bülent Yıldırım sonuca etki etti mi?
İki penaltı kararının da doğru olduğunu düşünüyorum. Marcelo'ya kırmızı kart tartışması da var. Doğrusu futbolda rakibin üstüne basmayacaksınız. Marcelo'ya kırmızı kart gelebilir miydi? Evet... Ama bunun dışında iki penaltı kararının doğru olduğunu düşünüyorum.

Hakem kararıyla biten umutlar!

Tüm Beşiktaşlılar gibi büyük bir heyecanla oturdum ekran başına, Beşiktaş'ın tarihindeki belki de en önemli maçını izlemek için... Bu maçın 90 dakikasını değerlendirmenin hiç bir anlamı yok. Sadece penaltı ve kırmızı karta kadar olan bölüm anlatılabilir. Evet 30. dakikaya kadar geçenleri konuşalım... İlk golde Tosic'in niye bu kadar kolay çalım yediğini, niye bu kadar basit bir hata yaptığını uzun uzun tartışabiliriz. Tosic'in anlamsız çalımı Beşiktaş'ı 1-0 geriye düşürüp moralleri bozdu. O dakikadan sonra gergin bir Beşiktaş vardı ama topa sahip olmaya çalışan bir Beşiktaş da vardı sahada....
Ben her zaman hakem kararlarıyla maçın değerlendirilmesine karşıyımdır. Bir kararla maçın bitemeyeceğine inandım ama dün akşama kadar... Taraflı mı bakıyorum diye kendimi sorguluyorum ama benim anladığım penaltı pozisyonu şöyle: Beck'le, Kievli oyuncu, 18 içinde topa gidiyor... Omuz omuza gelen bir mücadele var ve ikisi de bu mücadeleden dağılarak çıkıp, yere düşüyorlar. Evet bu mücadeleden sonra kim kimin ayağına takılıyor değerlendirebilirsiniz ama karar kesinlikle devam olmalıydı. Beck'in ayağı takılıyor ama bu tamamen omuz omuza gidilen pozisyonun sonunda oluşan bir sahne ve buradan bir penaltı çıkıyor, o da yetmiyor yeni kurallarla bir de kırmızı kart veriliyor. Yani maç 30. dakikada Beşiktaş adına bütün hayallerle bitiyor. Ondan sonra 5-0 olmuş 6-0 olmuş hiçbir anlamı kalmıyor. Bütün bir maç, bir kararla kaybediliyor. Bundan sonra ne anlatsanız boş. Sonunda 9 kişi kalan bir Beşiktaş ve oyunun bitimini bekleyen karşılıklı iki takım.
İşin özeti; Beşiktaş'ın hayalleri hakem hatasıyla bitti. Bundan sonra UEFA Avrupa Ligi'nde yola devam edilecek. Bakalım konsantre olabilecek mi? Tabii ki Beşiktaş için öncelik Şampiyonlar Ligi'ydi. Şenol Güneş tüm söylemlerinde bunu ilk sıraya koyuyordu. Bu hayal kırıklığından sonra kendini lige bırakacaktır. Bu cümlenin doğrusu "Öncelik lig" olacaktır.

Sadece mücadele

Güneş ilk defa bir maçta planını beraberlik üzerine kurdu. Bu Şenol Hoca'nın felsefesinin dışında bir anlayıştı.

🔴 Şenol Güneş'in, Kadıköy'de Kerim Frei tercihini nasıl yorumluyorsunuz? Beşiktaş'ın ilk yarıdaki oyun planını nasıl buldunuz?

Şenol hoca Fenerbahçe derbisine uzun süredir kullanmadığı kenar oyuncusuyla yani Kerim Frei ile başladı. Sanırım Kerim'in hafta içindeki kupa performansı da bu kararda etkili oldu.
Ama bana göre kenar oyuncusu planında doğru, isimde ise yanlış bir tercihti. Olcay Şahan'la başlanması daha mantıklı olurdu.
Ancak planınız ne olursa olsun kaleye şut atmamak üzerine kurulamaz tabii...
Ama Beşiktaş ilk yarıda bir tane olsun kaleye şut atamadı, denemedi...
Beşiktaş'ın, ilk yarı düşüncesi orta saha marifetiyle topun kendinde kalması ve ondan sonra kaleye gidebilmekti. Belki top daha çok Beşiktaş'ta kaldı ama kaleye gitme adına bir kere olsun teşebbüs olmadı. Oyunun karakteri tamamen mücadele odaklıydı. Belirleyici olan teknik kaliteler ve beceri değil ikili mücadele ve yapılanmayanlardı. Asıl önemlisi ise Fenerbahçe'nin pozisyonlarının duran toplardan gelmesiydi.

🔴 İki takım da bir derbide 90 dakikayı kaleye isabetli şut atamadan bitirdi. Bu kısır futbolun getirdiği beraberliğin ardından şampiyonluk yarışı için bizi neler bekliyor?

Şampiyonluk yarışını dünkü maç üzerinden değerlendiremeyiz ama Fenerbahçe'nin; Galatasaray ve Beşiktaş maçlarında çok iyi yaptığı şey, gol pozisyonu vermeden iyi bir savunmayla kurgusuyla oynamasıydı. Şenol Güneş ise ilk defa bir maçta planını beraberlik üzerine kurmuştu.
Bu Şenol Hoca'nın oyun felsefesinin dışında bir anlayıştı. Maçın sonucunda beraberlik işinize yarayabilir ama bütün bir oyun planınızı beraberlik üzerine kuramazsınız. İki takımı da hücumdaki üretkenlik ve becerileriyle değil savunma anlayışları ve mücadele karakterlerinden değerlendirebiliriz.
Uzun lig maratonunda Beşiktaş ve F.Bahçe dünkü oyundan daha farklı oyunlarla yarışın içinde olacaklardır. Sonuç kime yaradı derseniz tabii ki Beşiktaş'a... Hakem Hüseyin Göçek'in de başarılı bir maç çıkardığını düşünüyorum. Atmosferi zorlu bir derbi için iyi bir performans sergiledi.

Başakşehir artık şampiyon adayı

🔴 İlk yarının büyük bölümünde istediğini yapan taraf Başakşehir gibiydi. Vodafone Areana'daki baskıya rağmen bunu nasıl başardılar?
Özellikle ilk 25 dakikalık bölüm Vodafone Arena'da oyunun hakimi tamamen Başakşehir'di. Topa sahip oldular, akıllı bir şekilde pasla çıktılar ve bu süreçte 3 pozisyon üretip Cengiz'le de golü buldular. Bireysel anlamda Cengiz'in etkinliğinden söz etmek mümkün ama oyunun kurulumu açısından belirleyici olan Emre Belözoğlu'ydu. Taa ki sakatlanana kadar... Emre'nin sakatlığı sonrası Beşiktaş'ın önde basma fikri hatata geçti.
Başakeşhir'in aynı etkinlikte oynaması mümkün olmadı ve oyun bu noktada değişti.
🔴 Beşiktaş geriye düştüğü maçlarda bir şekilde skor üretmeyi başarıyor. Bu durumu nasıl okumalıyız?
Geriye düştüğünüz durumda da skor üretebilirsiniz ama oyunu da kazanmanız lazım.
50'de gol bulduğunuz maçı koparıp almanız da gerekir.
Özellikle kendi sahanızda oynuyorsanız galip geleceksiniz.
Tabii ki skorun getirdiği bir baskı kuruldu, bunda Başakşehir'in hücuma çıkışlarının sekteye uğraması da etkendi. Şenol hocanın Olcay ya da Kerim'i son dakikalara kadar kullanmama tercihi nedeniyle Beşiktaş zaman zaman kenar oyuncu eksikliğini hissediyor.
Santrfor kimlikli Cenk bu özelliğiyle öne çıksa da kenar etkinliği azalıyor. Beşiktaş'ın baskıya rağmen pozisyon üretkenliği sağlayamadığını da gördük. Çarşamba günkü Benfica maçı sonrası böyle bir maça çıkmak zordur.
Moral olarak iyisinizdir ama fizik olarak yıpranırsınız.
Başakşehir'in ise özellikle ilk yarıdaki oyunu gidip Arena'da Galatasaray'ı yenmek, gelip burada Beşiktaş'la kafa kafaya gelmek hatta galibiyet kaçırmak hiç de kolay futbol işleri değil. Hakikaten çok gelişen ve oyunu çok öne taşıyan bir Başakşehir var.
🔴 Dünkü performanslar, zirve yarışı içinde olan iki takım için ne gösteriyor? İkisi de sonuna kadar gidebilir mi?
12 hafta az değildir. Referans sadece lider değil, liderliği getiren bir oyundan bahsetmek lazım. O yüzden Başakşehir bence artık şampiyonluk yarışının önemli bir parçasıdır.

Deneme-deneyim

Teknik anlamda bir rakibe karşı gardımı alacağım derken takımın doğrusundan vazgeçmek çok pahalıya mal oluyor

30 dakikada 3 gol yiyen Beşiktaş'tan ikinci yarıda rakibini ezip 3 gol atan Beşiktaş'a nasıl gelindi?
Futbolda bazen teknik adamlar kararlarını, deneme-yanılma yoluyla değil, deneyimleriyle vermeliler. Belki ilk yarıda Benfica karşısında 3-0 geriye düşmeyi buna bağlayamayız ama ilk yarıya sol savunmada Beck ve önünde Adriano tercihi ile başlaması, Şenol Hoca'yı ilk yarı için çözülemez bir duruma götürdü. İlk yarının bitimine doğru en son baktığımda Gökhan Gönül sol açıkta oynuyordu.
Bu kadar karmaşadan böyle bir sonuç çıkması bazen kaçınılmaz oluyor.
İlk 45 dakika bittiğinde başka bir şey daha oluyordu Vodafone Arena'da... O da 3-0'lık skora rağmen coşkulu Beşiktaş seyircisi futbolcularını tribüne çağırıyor ve bu maçın daha bitmediğini hatırlatıyordu onlara... İkinci yarıda doğru değişiklikler de gelince işler Beşiktaş için kolaylaştı... Şenol Hoca, "Oyunu tutar ve kontrollü oynarım" diye tuttuğu Adriano'nun bölgesine Cenk'i alıyor ve artık oyunu öne doğru taşıyordu.
Önce 3-1, sonra penaltı 3-2'ye taşıdı.
Aboubakar'ın golüyle de bana göre; Beşiktaş'ın tarihindeki önemli skorlardan biri oluşuyor ve maç 3-3'e geliyordu.
Avrupa'da daha önce Beşiktaş'ın yakalandığı skorları hatırlıyorum ama böyle geriden geldiği maçlar var mıydı bilemiyorum.
Bu puan, o kadar önemli ki; belki Şampiyonlar Ligi'nde son maçta bir üst tura çıkacaklar.
Futbolda bu tarz geri dönüşleri kolay kolay yakalayamazsınız. Saha içi doğrularının yanında sizi oraya taşıyan büyük bir tribün coşkusu da gerekir ki bu dün Vodafone Arena'da fazlasıyla vardı.
Hakikaten bu tip sonuçlarda taraftarın nasıl bir katkı yaptığını zaman zaman tartıştığımızda bir kez daha görmüş olduk.
Diğer gördüğümüz şey de teknik anlamda bir rakibe karşı gardımı farklı alacağım derken takımın doğrusundan vazgeçmek çok pahalıya mal oluyor.
Sanırım Şenol Hoca da bu anlamda farklı düşünecektir. Artık herşey Kiev'de Beşiktaş'ın ne yapacağına bağlı.

Dick Advocaat işini iyi yaptı

🔴 Advocaat'ın maç planını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Advocaat'ın oyun başlangıç planı ile 0-0 oyunu onun istediği gibi oldu ve doğruydu. Önde basarak başladı Fenerbahçe. Daha sonra orta sahayı kilitledi ve istediği pozisyonu da bulup oyunu 1-0'a getirdi. Zaten kafasındaki en önemli iş oyunu 1-0'a getirmekti. Ondan sonra istediği oyunu oynayacaktı ki öyle oldu. Galatasaray bütün bir 45 dakika boyunca bir kere bile rakip 18'de topla buluşamadı. Bunu sağlarken de kenarda Alper ve Volkan Şen'i savunma anlamında çok doğru kullandı. Topa daha çok sahip olmakla ilgilenmedi, baskı ve çabuk atağı önemsedi. Zaman zaman antrenör hamlelerinden bahsederiz. Bunu oyun ve oyuncu değişikliği ile yaparlar. Bazen oyuncuya hiç dokunmamak da bir antrenör, teknik adam işidir. Bence bu derbide Advocaat teknik adam işini iyi yapmıştır.
🔴 Riekerink'in maç planını ve oyuna hamlelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tabii ki işi daha zor olan Riekerink'ti ama kafasındaki Beşiktaş derbisindeki işleri yine yaparım fikri ve bunu sahada işler hale getiremeyişi çok da doğru bir oyun başlangıç planı olmadığını gösteriyor. Oyuncu değişikliklerine gelince de; tamam elindeki herkesi kullandı ama başlangıç 11'inde Serdar Aziz ve De Jong tercihi çok tartışılır. Evet, De Jong ile oyunun savunma yönünü sertleştirdi ama topa sahip olduğunda öne doğru beceri ile kullanma işini hiç düşünmemişti Riekerink veya sadece Bruma'ya bırakmıştı.