CANLI
SKOR
Metin Tekin

Metin Tekin

Demlenmeye üç hafta var

Öncelikle seyirci cezasına değineyim. Cezalar caydırıcı oldukça anlam kazanır ve o yüzden vardırlar. Yıllardır verilen seyircisiz cezalarının hiçbir caydırıcılığı olmadığını gördük. Bu cezaları kişiselleştirmedikçe ve bunu uygulamadıkça futbolu anlamsız kılan boş tribünleri, izlemeye devam edeceğiz. Bu uygulamayla kulübü değil futbol oyununu cezalandırıyoruz. Fark çok büyük oluyor tempo olarak... Vodafone Park'ta bunu bir kez daha gördük.
Maçın temposu düşüktü ama bunların klasik sezon başı maçları olduğunu göz önünde bulundurmak gerekir. Benim düşüncem 3 ya da 4. haftada oyunların demlendiğini göreceğiz. O zaman değerlendirmek daha doğru olur. İstenilen oyun değil ama bu seyircisiz ortamda istediği sonuç oldu Beşiktaş adına. Oyun gelişmezse, yukarıya taşınmazsa tabii ki sorun olur ama kenardaki Medel, Lens, Negredo gibi oyuncuların zenginliğiyle de bu oyun yukarı taşınır. Dünkü maçta oyunu Antalya'nın savunma anlayışlı oyunu belirledi. Agresif, adam adama savunması ve stoperlere yapılan presle uzun oynatmaya çalışmaları oyunun karakterini çizdi. O yüzden çok kaliteli ve teknik becerinin önde olduğu bir maç izleyemedik. Takım oyunları hakkında yorum yapmak için 4. haftayı beklemeliyiz.
Cenk'e gelirsek... Tabii ki futbolun doğasıdır, gerçeğidir bu. Birinci oyuncu olarak transfer edilenler yine şansı alacaktır. Yavaş yavaş Negredo daha öncelik alabilir. Tek santrfor oynandığında bu doğaldır. Kendini hazır tutması Cenk için büyük bir özellik oldu. Geçen sene 31 maçta oynadı. Bu sene de Negredo'yla beraber önemli ve verimli bir oyuncu olacaktır. Beşiktaş'ın oynayacağı maç sayısı bu sene daha da artabilir. Fakat Negredo bir şekilde Cenk'ten rol çalacaktır. Yalnız aldığı ve gole çevirdiği penaltının da tartışmalı olduğunu söyleyebiliriz.
Son olarak kafalarda belki Pepe'nin yaşıyla ilgili soru işareti vardı ama çok diri, parmak ucunda ve oyun iştahı çok yüksek bir oyuncu izledim. Çok önemli bir iş yaptı Beşiktaş Pepe'yi alarak.

Oyuncu kalitesiyle...

F.Bahçe'yi nasıl buldunuz?
Maç öncesi Aykut hocanın bir demeci vardı; "Oturmuş bir takımla, yeni oturmaya çalışan bir takımın mücadelesini izleyeceğiz" diye... Evet Graz'ın seçtiği bir oyun planı vardı. Ama Fenerbahçe'nin oyunu istenilen seviyede olmasa da oyuncu kalitesiyle işini gördü. Bu hazırlık dönemlerinde, bu tip resmi maçları oynarken oyunlarınızı geliştirmekten çok, sonuca odaklı oynamalısınız bir kayıp yaşamamak için. Fenerbahçe'de öyle yaptı. Dirar ile topa sahip oldu ve topun kendisinde kalmasını sağladı. Valbuena ile oyun kurdu, Alper ile etkili oldu. Esasla dünkü maçın özeti oyuncu bazında buydu. Ben bu dönem için Fenerbahçe'yi Graz karşısında yeterli buldum. Sadece oyun olarak değil, oyuncu katkısına da ihtiyacı var Fenerbahçe'nin.

Advocaat'ın Fenerbahçe'si ile Kocaman'ın Fenerbahçe'si arasındaki farklar neydi?
Oyuncu tipleri kesinlikle farklıydı. Geçen sene Volkan Şen ve Lens gibi çabuk oyuncularla oynarken, bu sene iki kenarı da daha orta saha özellikli ve topun kendisinde kaldığı oyuncu profilleri ile oynadı. Burada da Hasan ve Şener'e hücum anlamında önemli işler düşüyor. Yine orta sahada Josef, dün oynamadı ama Mehmet Topal ve Ozan ile rakibini karşılamak istiyor Fenerbahçe. Rakibe basarken de Alper, Valbuena ve Dirar'ı kullanıyor. Ama yeni sezonda iki kenar oyuncunun istekleri ve performansları, bu seneki oyunda çok belirleyici olacak.

Oyun kurma sıkıntısı hala devam ediyor mu?
Bu sene orta alanla değil; Valbuena ve Dirar ile bu işi çözmek istiyor Fenerbahçe. Yani orta alan sorununu kenarlarla çözmek istiyor. Şu an oyunu çözme anlamında Valbuena çok başarılıydı.Ama Valbuena'yı dar alanda kullanmalısınız. Eğer Valbuena ile geniş alanda oynarsanız, etkiyi kaybedersiniz.

Kimleri beğendiniz?
Oyunu çözme konusunda Valbuena, Alper ve rakibi karşılamada Skrtel ve Josef de Souza öne çıktı. Genç Ahmethan; çalıştı, koştu, bastı... Faydalıydı ama Fenerbahçe santrforu olmak daha fazla özellik gerektirir.

F.Bahçe'nin oyunu istenilen seviyede olmasa da oyuncu kalitesiyle işini gördü. F.Bahçe'yi Graz karşısında yeterli buldum

Acı bir resim!

Östersunds'un Galatasaray'a karşı tek bir avantajı vardı. Ligin 14. haftasında bulunması, oynama devamlılığı ve alışkanlığının olmasıydı. Diğer bütün faktörler Galatasaray'ın lehineydi. Oyuncu kalitesi, kulüp büyüklüğü, tecrübe... Fakat Galatasaray'ın lehine gözüken hiçbir unsurun sahada karşılığı yoktu. Galatasaray'ın en büyük dezavantajıysa liginin uzak olmasıydı. Bana göre bütün maçın oyununu ve sonucunu etkileyen bu iki faktör oldu. Esasında baktığımızda bu meseleyi çözecek fark oyuncu kalitesiydi ama bunu hiç hissedemedik. Çok yavaş pas yapan bir Galatasaray vardı ve geçen sezondan hiçbir fark yoktu. Tolga ve Selçuk'la oyun kurmaya çalışıyor, iki kenarda Bruma da gitmişken Yasin ve Rodrigues'i kullanıyor, bana göre asla oynayamayacağı bir mevki olan 10 numarada Sinan yer alıyordu. Yeni transfer Gomis'in ise atletik özelliklerini göstermesi ve yapacağı koşular bekleniyordu. Bırakın 2 gol yemesini, bir tek gol pozisyonu bile oluşturamadı takım. Bunlar tabii ki dünkü maçın Galatasaray açısından acı resmiydi. Bireysel olarak baktığımızda ise yeni transfer Maicon'un iki golde de yaptığı hamle yanlışları Galatasaray'ın geçmişten beri süregelen problemlerinin devam edeceğini düşündürdü. Hep yanlış yerlere döndü.
Evet, tabloya baktığımız zaman çok kötümser bir yorumda bulunabilirsiniz. "Bu seneki kadrodan hiçbir şey olmaz" diyebilirsiniz ama bu kötü oyuna rağmen bu çıkarımlar için çok erken. Evet, Avrupa kupalarında eleme dahi olsa, güç farkı dahi olsa 2-0 önemli bir avantajdır. Yine de şunu söylüyorum, bu kadar kötü oyuna ve bunun verdiği ipuçlarına rağmen Galatasaray'ın turu geçeceğine inanıyorum. İnanın, sezon başı işleri çok yanıltır ama yine de enseyi karartmaya gerek yok. Östersunds, Galatasaray'dan çok aşağıda bir takım. İkinci maç için en büyük güvencem bu.

Marcelo alternatifi bulunduysa gider!

Marcelo uzun zamandır Lyon kulübü ile görüşme halinde. Brezilyalı futbolcunun olası satışını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Burada önemli olan Marcelo satışından gelecek gelir ve bu gelirin nasıl kullanacağı. Eğer Beşiktaş scout ekibinin Marcelo'nun ayrılığı sonrası aklında, listesinde bir stoper tercihi varsa ve bundan eminse tabii ki satışın olması siyahbeyazlılar için bir kazanç olur. Ancak transferde şöyle bir gerçek var, yeni oyuncu her zaman risk yaratır… Marcelo'nun denenmiş ve güvenilir olması Şenol Güneş adına büyük avantaj… Eğer 10 milyon Euro gibi bir rakamda satış olursa bu, gelecek olan paranın kullanımı çok daha mantıklı olur…

Beşiktaş takımının yeni sezon öncesinde size göre hangi mevkilerde takviyeye ihtiyacı var?
Beşiktaş'ın şöyle bir kritik durumu var: Aboubakar ve Talisca'nın geleceği ne olacak? Bu iki kiralık oyuncunun durumu yapılacak transferlerde büyük rol oynayacak. Eğer bu iki isim takımda kalırsa, mevcut kadro yapısını da göz önüne alırsak, sadece stopere takviye yeterli olur (Caner Erkin'in de sakatlık dönüşünü düşünmeliyiz). Tabii çok güvenilir bir santrfor bulunması halinde takviye sayısı ikiye de çıkabilir. Ama dediğimiz gibi öncelik Aboubakar ve Talisca'nın elde tutulması şartı… Ancak bu iki isim veya birisi ayrılırsa transferde senaryo değişir.

Aboubakar'ın durumu belirsizliğini koruyor. Olası bir ayrılıkta Beşiktaş takımı güç kaybına uğrar mı?
Aboubakar'ı geçen sezon gittikçe artan bir form grafiği altında izledik. Evet vuruş özellikli anlamında eksikleri olabilir ama Kamerunlu oyuncunun atletik yapısı ve forvet özellikleri, olumlu bir yatırım. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi yeni oyuncunun her zaman bir soru işareti vardır… O yüzden emin olduğunuz oyuncularda devam etmek her zaman avantajdır. Transfer sadece performans değil maliyet/performans orantılıdır. Aboubakar'ın takımda tutulması, olumlu bir hamle olur.

Sizce Beşiktaş'ın kalesinde takviyeye ihtiyaç var mı? Fabri ve Tolga ile bu iş sürer mi?
Geçen sene, özellikle Lyon maçını gözümüzün önüne getirdiğimizde Fabri için aklımızdan 'Acaba?' diye sorular gelmişti. Ancak Fabri'ye siyah-beyazlı taraftarların güveni oldukça yüksek. Bir de kulübede Tolga gibi deneyimli bir eldiven var. Bence bu da önemli bir güvence Beşiktaş için…

Kosova maçı ölçü olamaz!

Kadro seçimi ve oyunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kime sorarsanız sorun Türk Milli Takımı'nın net bir 11'ini söyleyemez.
Tamamen Fatih hocanın seçimleri ile ilgili bir 11'di. Gençlerle deneyimli isimlerin ideal bir karışımı gibi düşündü herhalde hoca. Evet, tabii ki sonuç alındı ama oyun tamam mıydı? Bu da bir çok soru işaretleri barındırıyor. Sebebi de Kosova'nın bu kadroyu test edecek bir rakip olmamasıydı.
Ama benim görüşüm uluslararası arenada çok da yeterli güçte bir 11 olmadığı yönünde. Çünkü genel olarak bu seviyedeki takımlarda ideal 11 hep ezbere sayılır. Yani devamlılık başarının olmazsa olmazıdır milli takımlarda.
¦ Grupta 11 puana ulaştık ama Hırvatistan, Ukrayna ve İzlanda'dan 7 puan almalıyız kağıt üstünde. Şansımızı nasıl görüyorsunuz?
Bu grupta zaten Eylül ve Ekim aylarında oynanacak maçlarda belirlenecekti her şey. Bizim için en önemlisi de bana göre ilk maç olan Ukrayna deplasmanı.
Ukrayna'nın da Finlandiya deplasmanında galip gelmesi, o maçı bizim için düğüm mücadelesi yapacaktır. Ama çok farklı karakterlerde iki maçtan bahsediyoruz.
Kosova ve Ukrayna maçları gerek zorluk derecesi gerekse tarihleri açısından birbirinden farklı. Sezon sonu olan Kosova maçının aksine Ukrayna ile sezon başında oynayacağız. Eğer son maçımızı ölçü alacaksak seçilecek 11 konusunda; ben bu kadronun Ukrayna deplasmanında çok yeterli olacağını düşünmüyorum açıkçası.
¦ 90 dakikada gözünüze çarpan isimler kimlerdi?
Genç diye baktığımızda Çağlar Söğüncü, Cengiz ve Yusuf olarak gözüküyor kadroda. Diğerleri deneyimli isimler.
Çağlar'a bir defans oyuncusu olarak çok yorum yapamıyorum ama ben Cengiz'ten gerek milli takımlar seviyesinde uluslararası arenada ve kendi ligimizde çok umutluyum. Yani benim öne çıkaracağım oyuncu Cengiz olacaktır bu maçta,Yusuf'un da onunla beraber milli takımın geleceğinde önemli olacağını düşünüyorum ama dediğim gibi bir çok oyuncudan bahsedemiyorum. Emre Mor da bir ara öne çıkmıştı ama şu an şans alamıyor.
Umuyorum Cengiz'in performansı devamlılık gösterir. Ama en sonunda Kosova maçı ile değerlendireceksek ölçü müdür?
Kesinlikle değildir. Düğüm ve çözüm Ukrayna ile İzlanda maçlarıdır.

Grubumuzda düğüm ve çözüm Ukrayna ile İzlanda sınavlarıdır. Bu kadronun gelecek maç için yeterli olacağını düşünmüyorum.

Doğru olan kazandı

Beşiktaş'ı şampiyon yapan, rakiplerinden ayıran farkı neydi?
Tabii ki kadro kalitesi... Yani kaliteli oyuncuların en fazla olduğu takım Beşiktaş'tı... Tabii ki bu da yetmezdi. Burada teknik adam katkısı devreye girecekti. Beşiktaş bunu da en iyi yapan takım oldu bu sene. Çünkü kontrollü oyunlar daha güvenceli ama sıkıcı oyunlardır. Güçlü oyunlar ise yaratıcı ve daha etkili oyunlardır. Bana göre; şampiyonluk hedefi olan takımın da seçeceği oyun, güçlü oyun olmalıdır tıpkı Beşiktaş'ın yaptığı gibi.
Yani bu oyundaki esas düşünce, sayısal ve kalite anlamında etkili olarak hücum etkinliğini artırmaktır. Beşiktaş'ın seçtiği oyun ve yarattığı fark işte buydu. Beşiktaş ve Başakşehir bunu en iyi uygulayan takımlardı.
Tabii ki teknik adamın kurduğu bu oyunu uygulayacak olanlar da oyunculardı. Tıpkı Oğuzhan gibi, tıpkı Talisca gibi, tıpkı Babel gibi, tıpkı Quaresma gibi...

Gelecek sezon Şampiyonlar Ligi'nde başarı için neler yapılmalı?
Beşiktaş için en önemli şey kiralık oyuncuların akıbeti.. Doğru bir oyuncu planlaması ile ki zaten bütün sportif başarılarda bu birinci madedir; bu anlamda Beşiktaş son üç senedir fireler vermesine rağmen çok önemli işler yaptı. Ama Şampiyonlar Ligi hedefi, bu sene bir kez daha gördük ki, bu güçlü oyunları uluslararası seviyede de oynayabilmeniz için de daha fazla kaliteli oyuncuya ihtiyaç var. Bu da bir gerçek. Beşiktaş özelinde baktığımızda ise olmazsa olmaz stoper, bana göre bir kenar oyuncusu ve bir de orta sahadır. Ama tabii ki bunların seçiminde önemli olan mevcut kadronun önüne geçebilecek oyuncular olmasıdır. Sadece nicelik olarak değil nitelik olarak doğru işler yapılmalıdır. Beşiktaş'ın özellikle bir tık daha iyi takımla Avrupa Ligi'ni hedef alması hiç de hayalcilik değildir.

Sezonun öne çıkan isimleri kimdi?
Böyle sezonlarda başlangıç değil nasıl bitirdiğiniz önemlidir. Ama bu sezonki Beşiktaş'a baktığınızda; Avrupa Ligi'nden elenmeye neden olan isim olmasına rağmen Şenol hocanın kaleyi Fabri'ye vermesi ve onun devamlılığı, Oğuzhan'ın sezona kötü başlayıp iyi bitirmesi, tam finale gelirken 'Atibasız ne yapar bu takım?' derken Tolgay'ın katkısı, Quaresma'nın oyun olgunluğu ve verimliliği, Marcelo'un savunmadaki dengesi ve 'İyi bir stoper mi? Hayır. İyi oynuyor mu? Evet...' diyebileceğiniz Tosic'in performansı. Tabii ki Aboubakar, Cenk ve devre arası gelen Babel'in katkıları... Gökhan Gönül tecrübesi de artı...
Ama bana 'İki oyuncu söyle' derseniz; bu hikayede, bazı maçları kaçırmasına rağmen Talisca yeteneği ve Atiba gücüydü...

Doğru oyun ve fark

🔴 Beşiktaş neleri doğru yaparak farka gitti?
Büyük resme baktığımızda Beşiktaş'ın dün akşamki oyununda önceliği topa sahip olup pas yapmaktansa, tıpkı Kasımpaşa'nın yaptığı gibi pas yapıp rakip kalede etkili olmaktı. Bana göre Beşiktaş'ın oyun planı anlamında en büyük doğrusuydu bu. Farklı skorun da bu sebepten oluştuğunu düşünüyorum. Tabii ki bireysel beceriler de bunun belirleyicisidir. Çünkü teknik adam planı yapar ama bunu futbolcular uygular sahada..Tıpkı Aboubakar, Talisca ve Oğuzhan gibi...

🔴 Quaresma zaman zaman topla çok oynadığı için eleştirilse de yine sürekli onun kanadından yüklendi Beşiktaş. Portekizli için ne söylersiniz?
Bana göre futbolda topla fazla oynamak diye bir kavram yoktur; yanlış oynama diye bir kavram vardır... Eğer doğru oynuyorsanız, doğru işleri yapıyorsanız istediğiniz kadar çok oynayın topla... Hatta mümkünse daha da fazla oynayın. Quaresma'nın da top kayıpları tabii ki oluyor ama onun mevkiindeki bir oyuncu bu sorumluluğu almak zorunda. Benim Quaresma'yı eleştirdiğim tek nokta; kafasında kale ve gol düşüncesi olmayışıdır. Özellikle bunu sol kenardan gelen Beşiktaş ataklarında 18'de bulunmayışı teknik anlamda en büyük eksikliğidir. Ama dün gece Beşiktaş'ı farklı galibiyete taşıyan etkenlerden biri de Quaresma'nın sağ kanattaki etkinliğiydi...

🔴 Beşiktaş şimdi maç fazlasıyla lider. Bu Başakşehir üstünde psikolojik baskı yaratır mı bugün Trabzonspor karşısında?
Tabii ki yaratır..Tıpkı Başakşehir'in kazanıp, Beşiktaş'ın Fenerbahçe maçını beklemesi gibi. Ben son 4 haftanın aynı saatte oynanmasını çok daha mantıklı buluyordum ama son iki haftayı artık aynı saatte oynatır federasyon. Ama bunu karşılıklı yaşadıkları için adaletsizlikten bahsedemeyiz. Yine de puanı cebinize koyduğunuzda rakip üzerinde baskı oluyor. Özellikle Başakşehir'in Trabzonspor ile deplasmanda oynayacağını düşünürsek; onlar için kolay olmayacağını da söyleyebiliriz. Ama ligdeki puan durumunu bir kenara koyar, futbol perncerisinden bakarak, "Trabzon mu, Başakşehir mi" dersek daha iyi olan Başakşehir diyebiliriz. Bugünkü maç ne olur deseniz de, bunu herkes gibi ben de bilmiyorum.

Virajı döndü

🔴 Son 3 maçta 16 gol yiyen Bursaspor karşısında Beşiktaş, ilk yarıda oyuna hükmetmekte zorlandı. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Son üç haftada tabii ki çok formsuz ve yetersiz bir Bursaspor vardı.. Ama her maçın ayrı karakteri vardır kuralı bu maçta da işledi.. Bursaspor, kendi saha avantajı ve taraftarıyla birlikte oyunu eline alamadı ama savunma direncini, özellikle ilk yarıda çok iyi gösterdi. Çünkü böylesine maçlarda bazen güç farkından daha çok psikolojik ortamlar mücadelenin seyrini belirliyor. İlk 45 dakika böyle oynandı... Ancak dakikalar ilerledikçe daha güçlü olan taraf yani Beşiktaş, oyunu eline aldı. Ardından pozisyonları ve golleri de buldu. Yani Bursaspor'un son üç haftadaki tablosu çok kötü olabilir ama seyircisi ile barışma maçında bu direnci göstermeye çalıştı. Bu nedenle dünkü maç Beşiktaş'ın şampiyonluk yolundaki en zor karşılaşmasıydı.
🔴 Şenol Güneş'in 63. dakikada yaptığı Atiba-Cenk değişikliğinden sonra gol geldi. Bu hamleyi nasıl yorumluyorsunuz?
Şenol hocanın değişikliği çok doğal bir hamleydi... Orta sahadan savunma özellikleri olan Atiba'yı oyundan çıkardı. 4-4-2'ye geçip son bölümde iki santrforunu birden kullandı. Belki oyunun başında bunu düşünmezsiniz ama maçın gidişatına göre böyle hamleleri yaparsınız. Zaten ilk gol de Aboubakar'ın asisti, Cenk'in de koşusu ve vuruşuyla geldi. İkinci golü de Aboubakar kendi attı. Genelde galibiyete ihtiyacınız olduğu zamanlarda bu gibi değişikler golü bulmak amacıyla yapılır.
🔴 Beşiktaş, bu kritik galibiyetle ligde son 3 hafta kala avantajı eline geçirdi. Şampiyonluk yarışını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tabii ki Beşiktaş avantajlı ama fark bir maçlık mesafede oldukça ve Başakşehir kazandıkça her an her şey tersine dönebilir. Gelecek hafta Trabzonspor- Başakşehir maçı çok önemli. Beşiktaş- Kasımpaşa maçı göreceli olarak daha kolay görünse bile ben şampiyonluk yarışının son haftaya kadar devam edeceğini düşünüyorum. Son olarak şunu belirtmek isterim; Beşiktaş adına dün en tehlikeli durum Quaresma'nın ilk yarıdaki gereksiz gerginliği ve bunun da pahalıya mal olabileceği gerçeğiydi.

Kredisi tükendi

🔴 Beşiktaş için bu beraberlik ne ifade ediyor?
Artık sadece iki puan önde olduğu gerçeği ile baş başa kaldı Beşiktaş... Başakşehir ile puan farkının 1'e indiği an herkeste bir 'Acabalar' doğal olarak başladı. Bunu ancak bir türlü çevirebilirdi Beşiktaş; o da Fenerbahçe galibiyeti ile... Ve bunu da başarıyorlardı az daha ama artık futbolun cilvesi diyelim uzatma dakikalarında galibiyeti kaçırdılar. Bundan sonra ligde kalan hafta sayısı 4 ve puan farkı da en yakın rakibi Başakşehir ile 2. Bu pencereden baktığımızda da Beşiktaş artık sadece 2 puanlık bir avantaja sahip ve ikili averaj da rakibinden yana... Yani artık kaybetme lüksü yok...

🔴 Sahadaki mücadeleyi nasıl yorumluyorsunuz?
Maç önü öngörümde güçlü olanla, planı olan iki tarafın maçı demiştim. Dün akşam güçlü olan, güçlü oyun kazanmaya çok yaklaştı. Zaman zaman bunun tersi de olabiliyor ve dün de oldu.. Maçın genelinde savunurken değil ama öne çıkma düşüncesinde istediğini yapamayan bir Fenerbahçe vardı sahada. Ama şampiyonluklar güçlü oynayanların varabildiği hedeflerdir. Doğru planlı bir oyunla maç kazanabilirsiniz ama şampiyonluk güçlü oynayanların ulaştığı hedeftir.
Oyuna baktığımızda ise Oğuzhan, Talisca ile Babel'i de beğendim ama en etkili ve istekli olanı Quaresma idi. Herkesin kafasında Atiba'sız Beşiktaş'ın ne yapacağı vardı. Tolgay-Oğuzhan ikilisi de kağıt üstünde defansif zaafları olabilir düşüncesini getiriyordu akıllara ama uygulamada topa sahip olarak bu anlamda bana göre hiç sorun yaşamadılar birkaç pozisyon dışında.

🔴 Advocaat'ın Hasan Ali-İsmail tercihleri için ne dersiniz?
Oyunun başlangıcına gelirsek ve Fenerbahçe ne yapabilirdi diye bakabilirsek kadro sürprizi iki bekti. Bundan verim aldı mı? Kesinlikle hayır. Çünkü Hasan Ali'yi sağ beke alarak iki kişinin yerini değiştiriyorsunuz. Sanki sağ bekte Ozan Tufan ile başlaması daha olumlu olurdu Fenerbahçe için. Bir de her ne olursa olsun bu planlı oyunda ben Emenike ile başlamanın daha doğru olaceğını düşünüyorum çok etkisiz Van Persie'nin yerine..
Oyun olarak ligin en güçlü iki takımı şimdi son 4 haftada kıran kırana bir şampiyonluk mücadelesi verecek: Beşiktaş ve Başakşehir.. Ve dediğimiz gibi Beşiktaş sadece iki puanlık bir avantaja sahip.

Prestijli sonuç!

🔴 Herkes Beşiktaş'ın kazanıp, işi bitirmesini beklerken, karşısında maça fırtına gibi başlayan Başakşehir buldu. Siz ne bekliyordunuz, ne buldunuz?
Maç önü değerlendirmemde Beşiktaş'ın 7 puan farkı cebine koyup Başakşehir'le oynamasının avantajı olduğunu ve bunun rahatlığıyla işinin kolay olacağını düşündüm. Beşiktaş'ın 20 dakika boyunca, maça başlayamaması ve Başakşehir'in 3-0'ı bulması maçı bitirdi.
Beşiktaş'ın bu sezonki performansından kısa bir bölüm bile göremedik koca 90 dakikada.
Tabii ki bu skorda Başakşehir'in doğruları da vardı. Önde basma düşüncesi ve geçen sezonki oyununu hatırlatan çabuk oynama planı, defansif zaafları getirdi. Başakşehir, sadece sonucun değil oyunun da net galibiydi.
Belki şampiyon olamayacak ama Fenerbahçe'yi bir, Galatasaray'ı 2 maçta da yenmesi, Beşiktaş'ı bir maçta yenip, bir maçta berabere kalması bu sezonun en iyilerinden birisi olduğunun göstergesi. Dünkü sonuç Başakşehir için sadece farkın 4'e inmesi değil, prestijli bir galibiyet alması açısından da önemli.
🔴 Dört günde hem Fenerbahçe'ye hem de Beşiktaş'a 2'şer gol atan Cengiz için ne dersiniz?
Fenerbahçe ve Beşiktaş'a aynı hafta üst üste iki maçta 2'şer gol atmak yıldız oyuncu belirtisi ve performansıdır. Bir de Cengiz'in 19 yaşında olduğunu düşünürsek, önemli bir yıldız olma yolunda ilerliyor. Dün de başarılı bir performansı vardı. Beşiktaş'ta Şenol hoca; Aboubakar'ı, Cenk'le birlikte oynattı.
Demba Ba'yı bile aldı ama oyun zaten 45 dakikada bitmişti. İkinci yarıya birşey kalmadı.
Oğuzhan'ın hiç sahne alamayışı, Quaresma'nın etkisizliği, Talisca'nın vuruş pozisyonları yaratamaması sonucu getirdi.
🔴 Fenerbahçe derbisi öncesi bu skor Beşiktaş'ı nasıl etkiler?
Derbi artık önemli bir hal aldı. Futbol böyle bir hikaye. "Fenerbahçe maçında şampiyonluk turu atar mı acaba" derken, "Şampiyon olacak mı acabaya" getirir durumu.
🔴 Cüneyt Çakır'ın skora etkisi oldu mu?
İkinci goldeki ofsayt en büyük hatası. O da zaten skorun açılmasına neden oldu.

Başakşehir için sadece farkın 4'e inmesi değil, prestijli bir galibiyet alması açısından da önemliydi.