CANLI
SKOR
Levent Tüzemen

Levent Tüzemen

En çalışkanı, en iyisi Beşiktaş’ı sırtladı!

Süper Lig'de bu sezon kadro derinliği olmayan takımlar ile pahalı transferler yapan takımların mücadelesine tanık olacağız. Kulüpler arasında oluşan derin makas, oyun kalitesini de olumsuz etkileyecek. Dar gelirli takımlar kompakt futbol anlayışı içinde "Önce durdur, sonra bir gol bul" anlayışıyla oynayacak. Zengin bütçeli takımlar ise sürekli kilit açmaya çalışacak. Geçen sezonki gücünden çok uzak olan ve golcü olarak Salih Dursun'u kullanan Karagümrük takımı kalabalık savunma anlayışı içinde oyunu yavaşlatarak, tempoyu yükseltmeyerek Beşiktaş'ı durdurdu. Masuaku kanatlardan sürekli yüklendi ve maç genelinde etkili ortalar yaptı. Aboubakar-Muleka ikilisi kalabalık savunma içinde kayboldu. Gedson Fernandes sürekli Beşiktaş'ı hızlı hücuma taşıma gayreti içinde oldu. Karagümrüklü oyuncular, hücum etmekten çok geriye, yana sürekli pas yaptı. İlk 45'te 35 kez topla buluşan Arjantinli kaleci Dituro maçın toplamında 59 kez ile rekor düzeyde geri pas aldı. İlk yarıda Karagümrük'ün "Ninni oyununa" ayak uyduran Beşiktaş ikinci yarı önde baskı yapınca pozisyonlar üretmeye başladı ve 48. dakikada Baniya'nın yaptığı penaltıyı Aboubakar atamadı, vuruşunu kaleci Dituro kurtardı. Her şeyi Şenol Güneş mi söylemeli? İlk yarı rüzgar altında oynayan ama ikinci yarı rüzgarı arkasına alan Beşiktaşlı oyuncular nedense şut atmayı denemedi ve gol için sürekli rakip ceza alanına girmeye çalıştı. Sahanın en iyisi ve en çalışkanı Gedson Fernandes, şifreyi çözdü ve dışarıdan attığı şutla Beşiktaş'ı zor gecede sırtlayıp 3 puan kazandırdı.

Milli maestro olmalı

VAR Protokolü şöyle diyor: "Bir maçta atılan bir golle ilgili ofsayt şüphesi varsa ve teknik bir arıza gereği çizgi çizilemiyorsa maçın hakemi ile VAR hakemi yardımcı hakemin kararına uymalıdır. "Dünyanın en iyi VAR hakemlerinden biri sayılan ünlü İtalyan hakem Massimiliano İrrati'nin maçı yöneten vatandaşı Fabio Maresca'yı VAR'a çağırması skandal bir karardır. Çünkü bu durumlarda yardımcı hakemin kararı geçerlidir. İtalyan yardımcı hakemi Danile Bindoni bayrak kaldırmadığı için gol geçerli sayılmalıydı. Göz kararıyla Milli Takım'ın iptal edilen golü için UEFA İrrati ile Maresca'ya ceza yaptırımında bulunacaktır.
Maça gelince; Kuntz'un ilk on biri ilk 45'te uyumlu değildi. Cengiz Ünder etkisizdi, ayağındaki topları kötü kullandı iki pozisyonda çok rahat olmasına rağmen Galler savunmasının arkasına iki kez koşu yapan Kerem'e pas atmadı. Salih Özcan ile Orkun Kökçü birbirini bozdu. Orkun verimsiz, Salih etkisizdi. Hakan Çalhanoğlu oyunu yönetme adına yalnız kaldı, yeterli desteği alamadı. Ferdi, Merih, Abdülkerim ile Zeki millilerin en etkili ismiydi. Pozisyon üretmek, topa hükmetmek ve etkili paslar atmak adına takımın Arda Güler'e ihtiyacı vardı. Üstelik Galler 10 kişi kalmıştı. Kuntz önce Umut Nayir'i aldı 60'ta da Arda ile Eren'i oyuna aldı. Bu hamlelerle Galler'i kalesine hapsetti. Oyunun ritmi, kontrolü, pozisyon zenginliği tamamen Milli Takım'a geçti. Hakan Çalhanoğlu penaltıyı kaçırdı. Umut Nayir'in golü iptal oldu. Yine de Umut Nayir'le golü bulduk. Arda Güler'in jenerik olacak güzellikteki golü ile mutlu olduk. Arda artık Milli Takım'ın maestrosu olmalıdır. Bu Arda çok yaman; çalım atıyor, adam geçiyor, ölçülü pas veriyor, adrese teslim yapıyor, şut atıyor, ayaklarıyla dans ediyor. Arda'da yeteneğin her çeşidi var. İyi ki Arda Türk olmuş.

Çok yakıştı

Galatasaray'a Cumhuriyet'in 100. yılında şampiyonluk gerçekten çok yakıştı. Bu şampiyonluğun çok uzun bir hikâyesi var. Öncelikle Dursun Özbek, Galatasaray'ın başına geçti, Okan Buruk'u göreve getirdi. Erden Timur'a transferi bırakıp, yıldız oyuncuları almasını sağladı. Camiaya sevgi iklimini aşıladı. Taraftara da şampiyonluk sözü verdi. Yönetim, taraftar, teknik ekip, futbolcular ve Florya'da çalışanlar kol kola girip Galatasaray ailesini oluşturdu. Galatasaray ne zaman aile olduysa şampiyonluklar ve kupalar kazandı.
Galatasaray, bir his takımı olduğunu gösterdi. Bir aile olarak halatı hep birlikte çektiler ve Galatasaray, 15. haftada yükseldiği liderlik koltuğundan bir kere bile düşmedi, hep kazandı. Buruk rekorlar kırdı ve oynattığı futbolla göz kamaştırdı.
Fenerbahçe'ye karşı uzun bir aradan sonra bir sezonda iki galibiyet almak, iki maçta da 3-0'lık sonuçlar elde etmek, hiç gol yememek başarıların en büyüğüdür. Kadıköy ve Nef Stadı'nda kazanılan zaferler, akıllı ve kaliteli oyunun, maçların sahada kazanıldığının tam bir belgesi oldu.
40 yıllık Galatasaraylı gibi oynayan İcardi, son haftalarda büyük sorumluluk alıp attığı gollerle takımı sırtladı. Kerem çalışkanlığı, Torreira cesur yüreği ile mükemmel performans sergiledi. Okan hoca, bütün takıma sevgiyi ve adaleti eşit dağıttı. Kulübede oturan isyan etmedi, sonradan oyuna girse dahi Barış Alper gibi bütün gücünü sahaya verdi. Mata ile Mertens liderlik yaptı. Muslera 6. şampiyonluğuna imza atarken, adı Galatasaray tarihine altın harflerle yazıldı. Atanla tutandan başlayan şampiyonluk serüveni son olarak Fenerbahçe galibiyeti ile taçlandı. Bu şampiyonluk Galatasaray ailesine hayırlı, uğurlu olsun. Avrupa'da kazanılacak başarıların yolunu açsın.

Mükemmel bir karaktere sahip

Galatasaray'ın şampiyonluğu ilan etmesi için Ankaragücü maçını yenmesi yetecek. Ancak Galatasaray taraftarı şampiyonluğa öyle inanmış ki tribünlerde ve localarda mahşeri bir kalabalık vardı. Eğer kurallar izin verseydi basamakları bile G.Saray yönetimi çok rahat doldururdu. Maçı izlerken sarıkırmızılılarda iki adam müthiş bir keyif verdi. İcardi tam bir golcü olduğunu kanıtladı. İkinci golden sonra tribünleri ayağa kaldırıp 'Aşkın olayım' şarkısını taraftarlarıyla birlikte söyledi. Kiralık bir golcünün böylesine aidiyet duygusunu sahaya yansıtması, taraftar tarafından baş tacı edilmesi, her oyuncuda görülebilecek bir karakter değildir.
Başkan Özbek, Erden Timur'a "Bu İcardi'yi Galatasaray'a al" talimatını vermelidir. Çünkü İcardi şampiyonluğa oynayacak bir takım için çalışkanlığı, mütevaziliği ve efendiliğiyle biçilmiş biridir. Torreira satılmamalıdır. Bir adam sahada 5 kişilik oynar mı? Tekmeye kafa uzatıyor, rakibin bacak arasından topu kapıyor, aklıyla topa hükmediyor, takımı yönetiyor. Galatasaray son yıllarda Torreira gibi genç, kaliteli ve yürekten oynayan bir ön libero bulamadı. Uruguaylı'nın yürekli oyunu, çalışkanlığı, İcardi'nin hırsı tüm arkadaşlarını maçta tuttu. Galatasaraylı taraftarlar ve futbolcular için şampiyonluk artık çok yaklaştı.
Özel not: İlk yarıda yine hatalı pas yapan Muslera'nın kendisini eleştiren Oliveira'ya tepki göstermesi ve kaptanlık bandını çıkararak içeri girmesi kariyerine ve kalitesine yakışmadı. İkinci olay da klasik tribün davetine katılmayıp doğrudan soyunma odasına gitti. Yönetim ve Okan Buruk bu duruma el koymalıdır.

Sabrın sonu Kerem Aktürkoğlu

G.Saraylı oyuncular maç boyu susmayan taraftarlarına oyun olarak yeterince keyif vermediler, üstelik İcardi'nin penaltı golünden sonra skoru artıracak tempoyu sahaya yansıtamadılar. Mertens'in kötü oyununa Okan hoca uzun süre dayandı. Maçın üç tane kader adamı vardı; Nelsson-Torreira-İcardi!
Torreira 90 dakika G.Saray'ı mükemmel yönetti. İki gole imza atan İcardi, takım 10 kişi kaldıktan sonra çalışkanlığını ve mücadele gücünü fazlasıyla ön plana çıkardı. Nelsson yaptığı kritik kurtarışla taraftarın haklı övgüsünü aldı. Maç boyu izlediğim bir oyuncu var: Kerem Aktürkoğlu. Yaptığı hatalara bakıp, kaptırdığı topları göz önünde bulundurursak kızıp oyundan alabilirsiniz. Sabrederseniz karşılığını da alabilirsiniz. İcardi'nin golünde yaptığı koşu ile verdiği pas, kalite kokuyordu. İcardi, yeterince bu pozisyonları alamadı ama gol vuruşu yapabilecek bölgede de tribünleri ayağa kaldıran bir vuruş sergiledi. İstanbulspor, müthiş mücadele ortaya koydu. Ama güçleri G.Saray'a yetmedi. Zaniolo'nun oyuna girdikten sonra yaptığı kırmızı kartlık hareket, kalitesine hiç yakışmadı ve arkadaşlarını 10 kişi bıraktı. Barış Alper'in oyuna girdikten sonra iki kişilik oynaması, fizik gücünü ortaya koyması, tekmeye kafa sokması alkışlanacak güzellikteydi.

OKAN BURUK SAKİN OLMALI
G.Saray stresli haftalar yaşıyor ama Okan hocanın daha sakin düşünüp kararlarında daha çabuk olması gerekir. Kazımcan'ın belirli bir stili yok. Sadece koşarak oynamaya çalışıyor, basit oynadığı sürece futbolunu büyütür. Riske girdiği sürece kendine ve takıma zarar verir. G.Saray, baskı altında oynadığı maçı 10 kişi kalmasına rağmen kazandı. Ve şampiyonluğa çok daha fazla yanaştı.

Kaleci alınmalı

Bu bir tesadüf mü bilemem ama Vodafone Park açıldığından beri her Beşiktaş maçında Muslera sürekli hata yaptı. Bir yazımda, "G.Saray'da herkes gider Muslera kalır" demiştim. Artık bu sözümün arkasında değilim. Eğer Muslera yaptığı hatalarda ısrar ediyor ve Galatasaray puanlar kaybediyorsa yönetim, kaleci arayışlarına girmelidir. Fizik olarak ağırlaşan ve çabukluğunu kaybeden Muslera Beşiktaş'ın ilk golünde topa çıkmadı. İkinci golde baskı altındaki Oliveira'ya yine pas atarak golü yedirdi ve takımının direncini kırdı. Okan Buruk, Karagümrük maçından sonra Beşiktaş maçında da oyuna müdahale etmede zayıf kaldı. Neden mi? İcardi'nin attığı gole kadar G.Saray daha iyi pas yaptı, Beşiktaş'ı sahasında tuttu. Ancak Saiss'ın golünden sonra oyunun hakimi, Şenol Hoca'nın öğrencileri oldu. Müthiş koşan, ikili mücadeleleri kazanan ve Beşiktaş'ı öne taşıyan Fernandes adeta 3 kişilik oynadı ve Okan Hoca önlem almadı. İkinci yarıda öncelikle sıfır katkıyla oynayan Mertens erken çıkmalıydı. Ayrıca bir oyuncunun çıkması için devre mi beklenmeli? Biz Mertens'in kötü oynadığını gördük, Okan hoca göremedi. Oliveira kötüydü ama "Golün sebebi sensin" dercesine oyundan almak hataydı. Midtsjö çok erken girmeliydi. Bu takımın kaptanı Kerem saha içinde kafasına göre oynamamalı. Attığı kötü paslardan sonra arkadaşlarına el-kol hareketi yapmamalı. İcardi attığı müthiş gole rağmen saha içinde "Yalnız adam" durumundaydı. Eğer Kerem ayağındaki topları doğru kullansaydı, İcardi daha fazla pozisyon bulurdu. 3 puanlık avantajı olan G.Saray için ipler hâlâ elinde. Yönetim derbi yenilgisinin travmaya dönüşmemesi için acilen moral toplantıları yapmalı. Sadece yürekten oynadığı için Torreira'yı kutluyorum.

Mertens yine göz kamaştırdı

Skor 1-1 iken iki kaliteli ayak İcardi ile Mertens'in işbirliği sonucu gelen akıl dolu gol Galatasaray'a sadece galibiyet yolunu açmadı, oyuncuların kafasında oluşacak baskıyı da aldı. Mertens'in ölçülü pasına doğru deparı atan İcardi'nin vuruşu mükemmeldi. Muslera, Abdülkerim, Torreria, Mertens ve İcardi'den oluşan Galatasaray omurgası, Kerem'in ve Rashica'nın çalışkanlığı ile Adekugbe'nin çabukluğunu, hücumdaki etkinliği buluşunca Galatasaray oyun üstünlüğünü hep elinde tuttu. Tüm ikili mücadeleleri kazanan Adekugbe pozisyon kaybı yapmadı üstelik Rashica'ya biri gol olan iki asist yaptı. Nelson'un riske girmeden oynaması ve baskı gördüğü anlarda panik yapmadan ayağındaki topu Muslera'ya aktarması çok doğruydu. Abdülkerim attığı güzel golün yanı sıra savunmadan hücuma yolladığı uzun paslar etkiliydi. Torreria yine sakindi, orta alanı kontrol ettiği gibi ayağındaki topları pasa dönüştürürken hangi arkadaşına atacağı konusunda çevre kontrolünü hiç terketmedi.
Galatasaray'ın oyununun beyni Mertnes yine aklını ve yüreğini sahaya koyarken, 35 yaşına rağmen rakibi kovalaması, önde baskı yapması göz kamaştırıcıydı. Barış Alper için Mertens büyük şans. Ne yazık ki, Barış çok süratli olmasına rağmen rakibi kovalamıyor. Ayrıca top ayağındayken basit oynamıyor. Barış genç oyuncu olarak Mertens'ten futbol oynama konusunda ders almalı. Okan Hoca, tedbir amaçlı oyundan çıkan İcardi'nin yerine keşke Zaniola'yı alsaydı. İtalyan yıldız çabukluğu, güçlü yapısı ve kaliteli tekniğiyle Barış'tan daha fazla katkı verirdi. Boey, kontrolsüz hareketle yaptığı penaltı sonrası ilk yarı bitimine kadar kafaca dağıldı.

Rashica takımı kanatlandırıyor

Kerem'in enfes pasını kovalayan ve İcardi'nin mükemmel golü ile sonuçlanan atağa kadar, Kayserispor önde yaptığı baskıyla Galatasaray'ın oyuna hakim olmasını engellemişti. İcardi, Galatasaray taraftarını sahanın içine coşkulu bir şekilde çekerken arkadaşlarını da müthiş ateşledi. Oyunun kontrolünü eline geçiren G.Saray, Kayseri'yi sahasına hapsedip müthiş pozisyonlar yakaladı. Rashica kanatlar için vazgeçilmez olduğunu gösterdi. Etkili ayaklarıyla rakip savunmayı bitiren çalımlar atarken mükemmel bir gole imza attı. Galatasaraylı oyuncuların inancı, öz güveni, coşkuları ve kazanma duyguları oyuna keyif olarak yansıdı. Torreira orta sahada ahtapot görevi yaparken rakipten müthiş top çaldı. Hücuma çıkıp bir de penaltı yaptırdı. Gecenin çalışkanı, gol için çırpınan Kerem frikikten Messivari bir gol attı. Oliveira nihayet sorumluluk alarak oynadı. Orta alanı maestro gibi yönetti. Mertens'e hareket alanı sağladı. Sürekli tek top oynayarak ve doğru pozisyon alarak Galatasaray'ı yönetti. İcardi'yi 3 gol attığı için alkışlamak yetmez. Arjantinli yıldız bazen 10 numara gibi oynuyor. Zaman zaman kanatlara geliyor, sırtı dönük kazandığı topları rakipten uzaklaştırırken arkadaşlarına pas olarak servis yapıyor. Galatasaray için artık dur durak olmayacak. Oyuncular kalan maçlar için Kayserispor önünde mükemmel bir start verdiler. Sadece gol şovu yapmadılar, futbol resitali de sundular. Oyun ve alınan farklı galibiyet rakiplerini psikolojik olarak olumsuz etkileyecektir. Zaniolo, Mancini'ye "Beni milli takıma al" mesajını yollayan harika bir gole imza attı.

G.Saray’ı doğrayana ödül VAR!

Konya-G.Saray maçında Ahmet Oğuz, Dubois'e kırmızı kartlık hareket yapıyor, VAR hakemi 2 hafta üst üste görev alıyor
Adana Demirspor karşısında Mertens'in ayağına basılıyor. Pozisyonu kaçıran Ali Şansalan arka arkaya maçlara veriliyor
Başakşehir maçında sonucu etkileyecek olaylar var. VAR hakemi Özgür Yankaya dev hatalara rağmen atama alabiliyor



Ligin başından itibaren G.Saray aleyhine yapılan hakem hataları, Lale Orta'nın MHK başkanlığında hatadan uzaklaşıp resmen bir operasyona dönüştü. Şimdi vereceğim örneklere sayın Lale Orta'nın nasıl bir cevap vereceğini merak ediyorum. Çünkü bu operasyonların sorgulanması gerekiyor, G.Saray aleyhine hata yapan hakemler, bırakın cezalandırılmayı 1 sonraki maça ödül olarak atanıyor. Ben iddiamda ısrarlıyım. 6222 sayılı yasa için savcılar, Türk futbolundaki hakem kaosu nedeniyle devreye girmeli. MHK ve bazı hakemler, her yönü ile sorgulanmalıdır. İşte örnekler;




KONYA-G.SARAY: 2-1
Ahmet Oğuz, Dubois'e kırmızı kartlık hareket yapıyor. Maç bitiminde Ahmet Oğuz hatasını bir bir anlatıyor. Hakem hocası İskoç Hugh Dallas, o pozisyonu şöyle yorumluyor: "Pozisyon kırmızı kart olmalıydı. Maçın hakemi terste kaldı ancak 4. hakem veya VAR mutlaka devreye girmeliydi." VAR'da görev yapan Serkan Tokat, sonrasında iki hafta üst üste görev aldı hatta Kasımpaşa-Trabzon maçında Kasımpaşa'nın nizami golünü VAR'dan iptal etti. Kritik hata yaptığı için dinlendirilmesi gereken Serkan Tokat, atamalarla ödüllendirildi.




G.SARAY-ADANA DEMİRSPOR: 2-0
Emre Akbaba'nın Mertens'e yaptığı sert hareket için Hugh Dallas şöyle dedi: "Pozisyon kırmızı kart olmalıydı. Hakem kaçırdı ama VAR neden devreye girmedi?" Pozisyonu kaçıran maçın hakemi Ali Şansalan, arka arkaya VAR ve AVAR görevleri aldı. Sakarya-Manisa maçında VAR, Sivas-Başakşehir maçında AVAR oldu. G.Saray-Adana Demir mücadelesinin VAR hakemi Bahattin Şimşek, cezaya bile girmedi, Eyüp-G.Birliği maçına orta hakem olarak atandı




G.SARAY-BAŞAKŞEHİR (KUPA): 2-3
Sonucu direkt etkileyecek, göz göre göre 2 dev hata yapıldı. Verilmeyen iki net penaltı, Başakşehir'in 2. golü öncesi net faul ve sarı kart vardı. Maçın VAR hakemi Özgür Yankaya, yaptığı dev hatalara rağmen Beşiktaş- Giresun maçına VAR olarak atanıp ödüllendirildi. Bu kez de Aboubakar'ın kırmızı kart görmesi konusunda hakemi uyarmadı. G.Saray- Başakşehir mücadelesinin orta hakemi Kadir Sağlam, hata yapmamış gibi F.Bahçe-Karagümrük karşılaşmasına AVAR olarak atandı.




FENERBAHÇE'YE HATA YAPANA CEZA VERİLİYOR
Demek ki MHK, G.Saray maçlarında hata yapan hakemleri başarılı bulmuş olacak ki hepsini yeni atamalarla ödüllendirdi. Adana Demirspor-F. Bahçe maçında hata yapan Ali Palabıyık ve Koray Gencerler o günden beri maç alamıyor. F.Bahçe itirazlarında haklıydı, Koray Gencerler'e sadece 1. Lig'de AVAR görevi verildi. Sonuç MHK, hakemlere şu mesajı veriyor: "G.Saray'a hata yapmaktan korkmayın, biz sizi ödüllendiririz. Ama G.Saray lehine hata yaparsanız maç vermeyiz!"

Tahrik mi ediyorsunuz!

Lale Orta yönetimindeki bazı hakemler ile VAR'da görev yapan isimler resmen G.Saray'a savaş açmış durumda. Ve göz göre göre operasyon yaparak G.Saray'ın altına dinamit koyuyorlar. Maalesef TFF bu hatalara seyirci kalıyor, hesap bile sormuyor. Zaniolo için maçı izleyen eski İtalyan hakem Roberto Rosetti, "G.Saray-Başakşehir maçını izlerken skandala denk geldim" açıklamasına bence UEFA kulak kabartmalı ve TFF'ye "Türkiye'de ne oluyor?" diye ültimatom vermeli. Rosetti, hakemlerin operasyon yaptığını belgeleyen söylemde bulunuyor: "G.Saray'ın verilmeyen penaltıları ve Başakşehir'in iptal edilmeyen golü sonrasında Türk hakemleri tur atlayan takımın ismini değiştirdiler." Marka değerinden söz eden TFF başkanı Sayın Mehmet Büyükekşi, Rosetti'nin sözlerini belge kabul edip Lale Orta'yı görevden almalı. G.Saray yönetimi, tüm görüntüleri toplayıp UEFA'ya ziyarette bulunmalı. Resmen bir takımın emeği, Lale Orta ve hakemleri tarafından gasp ediliyor. Acaba bu hatalarla tribünler tahrik mi edilmek isteniyor?

MADDİ VE MANEVİ ARAŞTIRILMALI
Eski hakem Fırat Aydınus'un şu açıklaması Lale Orta'nın gerçek yüzünü ortaya koyuyor: "Emre Akbaba'nın Mertens'in ayağa basmasında bütün kamuoyu kırmızı kartta birleşti." VAR seminerinde Lale Orta, dersi veren Tolga Özkalfa ve Pawel Gil, pozisyona 'sarı kart' demiş. Ayrıca VAR hakemini, "Karışmaman güzeldi" diye övmüş. Bu gücü Lale Orta ve ekibi kimden alıyor? Ciddi şekilde hatalar yapan hakemlerle Lale Orta, savcılık tarafından maddi ve manevi olarak araştırılmalı.