CANLI
SKOR
Levent Tüzemen

Levent Tüzemen

Buruk uyarılmalı!

Fantezi mi, ego mu, macera mı, şımarıklık mı; bilemem ama Konya'da yaşanan yenilginin kaybedilen baş sorumlusu Okan Buruk. G.Saray, şampiyonluk yolunda giderken kazanma alışkanlığını sürdüren istikrarlı kadroyu bozup 5 yeni adamı sahaya atmak akıl tutulmasıydı. Lucas-Oliveira ikilisini bozmak ise çılgınlıktı. Galatasaraylı oyuncular maç boyu kadro düzensizliğinin yarattığı uyumsuzluğu dakika dakika yaşadı. Futbol şansı ilk yarıda Galatasaray'ın yanındaydı ve Rashica'nın mükemmel golüyle içeri galip girdi.
Konyaspor oyuna Diouf'u aldığında Okan Buruk'un önlem almaması ve oyuna elini sokmaması yenilginin fitilini ateşledi. Diouf, Galatasaray savunmasının tüm dengesini bozdu. Okan Buruk adaletli davranmamanın bedelini ödedi. İcardi isteksiz, yorgun ve güçsüzdü. Ama Okan Buruk maalesef İcardi'yi oyundan alamadı. Gomis erken girebilirdi. Ciddi pas hataları ve top kayıplarıyla oynayan Berkan ile Oliveira'ya uzun süre dayanarak hata yaptı. Adekugbe gibi Diouf'u yakından tanıyan hızlı bir oyuncuyu kenarda tutmak ve pozisyon vermeye başlayan, geri dönemeyen Dubois'in yerine almamak Okan Hoca adına maçı okuyamamaktı. Abdülkerim'i meğer Nelsson toparlıyormuş. Abdülkerim ciddi pozisyon hatala yaptı.
G.Saray'ın 1-0'ı koruyacak oyunu sahaya yansıtamaması Buruk'un B planının olmadığının göstergesiydi. Şampiyonluk yarışında 1 puan bile çok önemli. Maç 1-1 iken ve Konya yüklenirken skoru korumayı düşünmeyip 3'lü savunmaya dönerek risk almak intihardı. Başkan Özbek teknik adamlara karışmaz ama birileri Okan Buruk'la konuşmalı.

Zaniolo zenginliği

Mertens'in oyunu şekillendirme adına Galatasaray için ne kadar önemli olduğunu Kasımpaşa maçında net gördük. Mata, Mertens'in görevini yapamadı, oyundan çıktı. Yerine görevi üstlenen Yunus başarısız oldu. G.Saray, Kasımpaşa'yı açabilmek için çok zorlandı. Mertens'in yokluğunda hücum oyuncuları başta Icardi olmak üzere pozisyon üretmekte zorlandı. Okan hoca çare olarak Zaniolo'yu oyuna soktu, Rashica'yı forvet arkasına koydu. Ve bir kez hızlı hücum eden Galatasaray, Zaniolo ile Kasımpaşa kilidini açtı. Mertens olmayınca Oliveira, Torreira ve Kerem gereksiz yere topla fazla oynayıp oyun kuruculuğuna soyundular. Zaniolo'nun gelişiyle Galatasaray hücum zenginliği kazandı. İtalyan yıldız topu ayağına her alışında arkadaşlarına etkili paslar attı, kendini rakibe unutturduğu gibi Rashica'nın ve Sacha Boey'in iyi oynamalarını sağladı. Zaniolo çevre kontrolünü mükemmel yapıyor. Topla buluşmadan önce hangi arkadaşı boşta diye bir göz atıyor. Sıkışık oyunu ters tarafa taşıdı, Galatasaray'ın ataklarını başlattı. Adekugbe'nin Türk olarak oynaması büyük avantaj. Kanadalı oyuncu maç içerisinde yorulmuyor, sürekli atağa kalkıyor, ayağındaki topları etkili kullanıyor ve ikili mücadeleleri kaybetmiyor. Muslera'nın sürpriz dönüşü sadece savunmayı değil diğer arkadaşlarının da özgüvenli oynamalarını sağladı. Kasımpaşa, golü yiyinceye kadar oyunu kilitlemek için kalabalık savunma yaptı. Zaniolo sonrasında Icardi, Kerem ve Gomis daha dikkatli olsalar skor yüksek olurdu. Rashica'nın forvet arkasında oynaması Galatasaray'ın etkili olmasını sağladı. Zaniolo'nun golünde de verdiği pas hem akıllıydı hem de topun şiddeti mükemmeldi.

Hücumdan taviz yok!

🔴 SORU: Alanyaspor karşısında takımı nasıl buldunuz? Öne çıkan, bekleneni veremeyen isimler kimler?
Alanyaspor-G.Saray maçı depremzedelere yardım amacıyla düzenlendi ama sahadaki mücadele kıran kırana oldu. Bazı pozisyonlarda sertlik yaşandı. Son transferlerle Okan hocanın elinin güçlendiğini ve iki takım çıkarabilecek noktaya geldiğini gördük. G.Saray, hücuma dönük oyun anlayışından taviz vermedi, oyuncular çok disiplinliydi, sürekli birbirlerine yardım etti. Verilen arada G.Saraylı oyuncular zihinsel bir boşluğa düşmemiş.




MİLOT RASHİCA TOPARLANMIŞ

🔴 Kazımcan Karataş: Kazım'ı sol bekte çok beğendim, müthiş mücadele etti. Hücuma katıldı, temaslı oyunda ayakta kaldı. G.Saray savunmasındaki hataları tek başına kademeye girerek önledi.
🔴 Yusuf Demir: Keşke kiralık gitseydi. Futbol sadece top ayağındayken oynanmaz. Topsuz oyunda da arkadaşlara destek vermek gerekir ya da savunmaya destek olunmalıdır. Yusuf topla oynama alışkanlığından sıyrılmalı ve topsuz oyunu öğrenmeli.
🔴 Okan Kocuk: Kaleci Okan yediği ilk golde hatalıydı, tutması gereken topu ayakla uzaklaştırmamalıydı.
🔴 Milot Rashica: Rashica'yı toparlanmış gördüm. Attığı golde vücut hamlesi ile topu önüne alması ve köşeye vurması mükemmeldi. Ama bazen egoist davrandı, oysa etkili ortalarla İcardi'yi pozisyona sokabilirdi.




ZANİOLO, İCARDİ'NİN SUSUZLUĞUNU GİDERİR

🔴 Zaniolo için ilk maçtan düşünceleriniz neler? Sizce hangi bölgede kullanılmalı?
Şimdiden hatırlatayım; Okan Buruk, cumartesi günü Adana Demirspor hazırlık maçında İcardi ve Zaniolo'yu birlikte oynatmalı. Alanya önündeki ilk 45 dakikada İcardi bir golcü değil, playmaker gibi görev yaptı. Çünkü kanatlardan yeterince beslenemedi. Rakibe önde baskı yaptı, istediği topları alamayınca orta sahaya gelip arkadaşlarına pas dağıtımına katkı verdi. Zaniolo'nun attığı gole bakalım… Kerem'in pası ne kadar güzelse Zaniolo'nun yaptığı koşu sonrasında kaleciden sıyrılma şekli, sendelemesine rağmen düşmemesi ve rakibin baskısına izin vermeden golü atması kalitesinin belgesiydi. Vücudunu akıllı kullanan Zaniolo, defans arkasına koşularda, ikiye bir yapacağı paslar sonunda buluşacağı toplarla rakip ceza sahası içinde pozisyon bulur, gol atar, asist yapar. En önemlisi, birlikte oynadığında İcardi'nin gol konusundaki susuzluğunu giderir. Zaniolo-İcardi ikilisi G.Saray'ı çok gol atan bir takım yapacaktır. İcardi, kanatlarda oynayan oyuncularla ne duvar pası yapabiliyor ne de gol üretecek pozisyon bulabiliyor. Zaniolo sadece İcardi'yi daha aktif hale getirmez, Kerem'i de pas üçgeninde verimli hale taşır.

Galatasaray’ın isyankârı Torreira!

G.Saray resmen sırat köprüsünden geçti. Okan Buruk'un Giresun'daki kadroyu bozması ilk yarı G.Saray'ın başını ağrıttığı gibi soyunma odasına yenik girmesine neden oldu. Rashica'yı oynatma uğruna sol beke Emre'yi koyup Dubois ile Barış'ı kulübede oturtması, G.Saray'ın sol tarafının felç olmasına sebebiyet verdi. Geraldo'yu scoutlar izleseydi, herhalde Avrupa'nın büyük kulüplerine transfer ederlerdi. Angolalı, Emre'nin başını çalımlarla döndürdü. G.Saray kalesinde Ümraniye'nin gollük pozisyonlar bulmasını sağladı. Emre'nin kötü oyunu, Rashica'nın etkisizliği takıma olumsuz olarak yansıdı. Buruk'un, 25'te Emre ve Rashica'yı oyundan almaması çok büyük hataydı. İkinci yarıya Yunus ve Dubois ile başlamak, Rashica ile Emre'yi çıkarmak Okan hocanın geç de olsa doğru hamlesiydi. Bu değişim, G.Saray'ın pas oyununa olumlu yansıdı ve Ümraniye kalesinde müthiş pozisyonlar bulmasına neden oldu. Abdülkerim akıllı bir gole imza atarken, İcardi'nin golünde de yaptığı ortada topu Arjantinli'nin kafasına oturttu. Ama sahada Torreira diye bir adamı hayranlıkla izledik. Herkesin açığını kapattı. Tüm ikili mücadeleleri kazandı, müthiş toplar çaldı. G.Saray'ın isyankârıydı. İcardi, panenka penaltısının dışında mükemmel bir kafa golü attı. G.Saraylı oyuncular, yaptıkları muhteşem dönüşle psikolojik olarak güçlendi ve öz güvenlerinin darbe almasına izin vermedi. Ümraniye'ye karşı kaybedilecek puan veya puanlar, G.Saray'a şampiyonluk yarışında ciddi çelme olurdu. Hakem Cihan Aydın'ı kutluyorum, yine mükemmel maç yönetti. Pozisyonlara yakındı. Şüpheli pozisyonların hepsinde VAR'la konuştu.

Yönetime ve Okan Buruk’a çağrı!

Jorge Jesus'un 'İyi olan takım değil gol atan takım kazanıyor' sözüne en güzel örnek Galatasaray oldu. Antalyaspor maçını izlemeye gelenler fark bekliyorlardı, ama kağıt üzerinde kolay görünen maç Galatasaray adına gel-gitlerle dolu oldu. Kazanılan 3 puan Galatasaray adına bir rekor getirdi. Bir önerim Okan Buruk'a bir önerim de yönetime var. Okan hoca öncelikle bu kadar gol sıkıntısı yaşamaması için hücum hattını İcardi'ye göre ayarlamalı. Rashica, Kerem bazen de Mertens kafasına göre oynamamalı. Bu oyuncular buluştukları toplarla İcardi'ye pozisyon hazırlamalı. Özellikle Arjantinli oyuncu attığı kafa golü öncesi Kerem'e şöyle dedi 'Beni görüyorsun çıkarmıyorsun. Ya ayağıma at ya kafama ortala' bu sözün ardından İcardi'nin kafayla attığı golün, mükemmel ortasının altında Kerem'in imzası vardı. İcardi'yi beslersen takım olarak mükemmel bir sofra kurarsın. 2- Galatasaray yönetimleri Diagne ve Falcao'ya inanılmaz paralar yatırdılar. Dursun Özbek ve yönetimi Özellikle Erden Timur, İcardi gibi bir golcünün bonservisini almak için çaba sarf etmeli. Okan Buruk oyuna uzun süre müdahale etmedi çünkü oyuncuları pas hataları yapıyorlar ama birbirlerinin yardımına koşuyorlardı. Mertens, Oliveira, Rashica vasatı geçemedi. Kerem çok dağınık oynadı. Seyirci kimin ne oynadığını görüyor. G.Saray'da Lucas Torreira gibi bir ahtapot vardı. Uruguaylı, sahanın her yerine bastı. Topla rakip arasına vücudunu mükemmel koydu, pozisyon kaybı yapmadı, pas hatası yaşatmadı.

Soru kalmadı!

G.Saray zor da olsa Alanyaspor'a karşı son yıllarda yaşadığı şanssızlığı kupada kırdı. Okan Buruk'un büyük cesaret göstererek derin rotasyona gitmesi kafalara "G.Saray turu bu kadroyla geçer mi?" sorusunu getirdi. Sonuç; Okan hoca başarılı oldu. Güvendiği oyuncularla ve sonradan yaptığı değişikliklerle kupada çeyrek finale yükseldi. Tam kadro sahaya çıkan Alanyaspor, ilk 15 dakikada farklı kazanacak pozisyonları Eduardo ile yakaladı ama ya vuruş beceriksizliğine ya da direğe takıldılar. Nelsson'un sürpriz kafa golü sonrası G.Saray bir anda oyuna hakim oldu. Ve Mertens'in mükemmel golü ile skoru 2-0'a getirdi. Belçikalı yıldızın kalite kokan golüne kaleci Runarsson fazlasıyla uzandı ama çaresiz kaldı. Skorun rehaveti olsa gerek 2. yarı G.Saray ancak 78. dakikada etkili olabildi. Alanya önde yaptığı baskıyla G.Saray savunmasına zor anlar yaşattı. Candeias'ın oyuna girmesi hücum zenginliğini Alanysapor'a getirdi. Okan hoca mutlaka bir sol bek almalı. Bu işin Emre Taşdemir ile yürümeyeceğini net bir şekilde gördük. Eğer Rashica destek vermese Emre, dağılırdı. Dubois kontrollü ve dengeli oynadı. Midtsjö sahanın çalışkanıydı. G.Saray'ın 2. yarıdaki etkisiz oyununun nedeni derin rotasyonun oyuncularda yol açtığı birlikte oynama alışkanlığının olmamasıydı. Alanya maçı, kaleci Okan adına psikolojik açıdan zordu. Kupada elendikleri Bakasetas ve Siopis'in de oynadığı takıma karşı ciddi hatalar yapmış, hatalı goller yemiş ve ağır eleştirilmişti. İlk 15 dakikada arkadaşlarının hatasından kaynaklanan pozisyonları kurtarmakta başarılıydı.

Maçın gizli kahramanı İcardi

Mertens'in yokluğu Galatasaray'ın hücum gücünü zafiyete uğrattı. 'Eğri gemi doğru sefer' tanımlamasının en etkili örneğini Mata'da gördük. İspanyol yıldız, pas bağlantılarında yoktu. Çok ciddi top kayıpları ve pas hataları yaptı. Galatasaray'ın en etkisiz ismi Mata, uzatmalarda iki gole imza attı. Eğer sahada basmadık yer bırakmayan Mertens oynasaydı, Galatasaray daha fazla pozisyon bulurdu. Özellikle İcardi, arkadaşlarından yeterli destek görmedi. Örneğin; Arjantinli yıldızın hava toplarındaki üstünlüğü bilinmesine rağmen Oliveira'nın duran topları sürekli ön direğe kesmesi hataydı ve bu ortalar hiç verimli olmadı. Galatasaray'ın ilk 3 golünün hazırlanışında İcardi'nin net dokunuşları vardı. Mata'nın attığı ikinci golde Tangocu'nun rakipten baskıyla kaptığı topu sert bir şuta dönüştürmesini kaleci Erce sadece çelebildi. Okan Buruk'un değişiklikleri yaparken ve 4'üncü golü atan Gomis'i oyuna alırken Fenerbahçe maçının yıldızı İcardi'yi oyunda tutup, çift forvete geçmesi doğru hamleydi. Erden Timur, iyi ki Lucas Torreira'yı almış. Melo ve Fernando'dan sonra en önemli transfer bence Lucas. Uruguaylı oyuncu çok dengeli oynuyor, topla rakip arasına girerken zamanlamayı çok iyi ayarlıyor, ayağındaki topları bilerek ve görerek etkili pasa dönüştürüyor, orta alanı gözleriyle radar gibi kontrol ediyor. Lucas ciddiyetiyle savunmayı rahatlattığı gibi hücum ile savunma arasında köprü kurulmasını sağlıyor. Kerem-Barış ikilisine bir önerim var; ceza alanında topla buluştuğunuzda şut atmadan önce çevrenize, "Boşta arkadaşım var mı?" diye bir göz atın. Çevre kontrolünü İcardi yaparken sizin attığınız gelişigüzel şutlar egoistçe oluyor.

Buruk artık ‘Winner hoca’

Okan Buruk, G.Saray'ın başına geçtiğinde camiada yer yerinden oynamıştı. Bir grup eski yönetici, başkan ve üyeler, G.Saray'a para kazandırmadan İnter'e giden Okan hocaya tepki koymuşlardı. Oysa o gün hem Okan Buruk'un hem de Emre Belözoğlu'nun istediği paralar çok yüksek değildi ve yönetim verebilirdi. Bu konuda büyük düşünmemeleri iki oyuncunun İtalya'ya gitmelerine neden oldu. Okan hoca, F.Bahçe'ye karşı son 4 maçını kaybetmedi. Üstelik Türkiye Kupası'nda F.Bahçe'yi yenip Akhisarspor ile şampiyon oldu. Başakşehir'i de seyircisi ve medyası olmamasına rağmen kurtlar sofrasında şampiyon yapmayı başardı. Son derbi galibiyeti Okan Buruk'u 'winner hoca' sınıfına taşıdı. G.Saray'ın Okan hoca ile en büyük şansı ne olacak; tarlasından yetişmiş, ayağı kırılmış 1.5 yıl oynamamış, oyuncuyken şampiyonluklar yaşamış, UEFA ve Süper Kupa ile birlikte birçok kupa kazanmış, en önemlisi G.Saray'a karşı kalbindeki aidiyet duygusunu hiç öldürmemiş. Bugün bu aidiyet duygusuna sahip olamayan teknik adamlar maalesef işlerine sadece profesyonel olarak bakıyorlar. G.Saray'ın derbideki başarısı, Okan hocanın oyuncularına verdiği öz güvenin, inancın ve desteğin eseridir. Kadıköy'e G.Saraylı oyuncular lider gittiler, psikolojik üstünlükleri vardı, attıkları sayılmayan iki ofsayt golünden sonra F.Bahçeli oyuncuların ve tribünlerin zihinlerine 'Bugün G.Saray bize gol atacak" fikrini yerleştirdiler. Bu anlayış Jorge Jesus'un vurguladığı gibi F.Bahçeli oyuncuları psikolojik olarak gerdi. G.Saraylı oyuncular, Kadıköy tarihinin en rahat oyununu sergilediler. Skor tabelasında 3-0 yazıyordu ama Barış, Rashica ve Kerem gol vuruşlarında iyi bir eğitime sahip olsalardı skor çok daha yüksek olabilirdi.

İyi ki İrfan Can alınmamış
Galatasaray'ın
rahmetli başkanı Mustafa Cengiz, o dönem Fatih Terim'in isteğiyle İrfan Can'ı transfer etmişti ama Başakşehir Kulübü ile ücrette anlaşamamıştı. O günkü görüşmeyi rahmetli Cengiz şöyle anlatmıştı: "Göksel Gümüşdağ beni aradı, 'Sizin ve F.Bahçe'nin teklifleri arasında uçurum var' dedi.




F.Bahçe
10 milyon Euro + 3 milyon Euro bonus, + sonraki satıştan yüzde 30 pay + Deniz Türüç ve Tolga Ciğerci'yi teklif etmiş. Göksel Bey bana böyle dedi. Sonra da ekledi: Cengiz Başkan benim yerimde olsan ne yaparsın?... Bu kadar maliyetli bir oyuncunun derbide yaptığı hareketi gördükten sonra benim fikrim, disiplin sorunu yaşayan İrfan Can'ı, G.Saray'ın o günkü yönetimi iyi ki transfer etmemiş.

Galatasaray kaçırmasın!
Beşiktaş'ın
devre arasında Dele Alli, Masuaku, Rosier, N'Koudou'yu takımdan göndermesi büyük yıkım yaratır. Ben olsam Masuaku, Rosier ve N'Koudou'yu asla yollamam. Weghorst'un gidişi gol yolları için dev bir kayıp olur. Gündemde Aboubakar var. Maalesef bir grup, Beşiktaş'ı sattığı gerekçesiyle bu transfere karşı çıkıyor. Beşiktaş yönetimi elinde imkân varken devre arasında sözleşmeyi uzatsaydı Aboubakar, Beşiktaş'ın golcüsü olarak hayatını sürdürecekti. Kamerunlu futbolcu, Beşiktaş'a dönerse birçok sorunu bitirir. Çünkü hem sprinter hem çalım becerisi yüksek, tekniği güçlü, iki ayağını iyi kullanan, kafayla da gol atma özelliğine sahip bir oyuncu. Beşiktaş almazsa hata yapar. Ben G.Saray yönetiminin yerinde olsam Aboubakar gibi bir golcüyü Seferovic'in yerine hemen transfer ederim.

Koç'un dedikleri lafta kaldı
F.Bahçe
Başkanı Sayın Ali Koç göreve geldiğinde Hürriyet Gazetesi şu manşeti atmıştı: Hayal satmayan, ezeli rakibini takdir eden yeni bir başkan modeli… Başkan Koç, "Kol kırılır yen içinde kalır" zihniyetini yıktı… Sayın Koç, SABAH Gazetesi'ni seçim öncesi ziyaret ettiğinde de bana büyük kulüpler arasındaki kavgayı bitirmek için çalışacağını, özellikle G.Saray ile olan ilişkileri düzelteceğini söylemişti.



Göreve geldiğinden itibaren TFF, Disiplin ve Tahkim Kurulu ile hakemler, Koç'un eleştirilerinden yüklüce payını aldı. Özellikle G.Saray da Koç'un hedefinden kurtulamadı. Bunu neden anlattım, ezeli rakibini takdir eden başkan modeli, meğerse laftaymış. Son derbiyi G.Saray 3-0 kazandığında Sayın Ali Koç, ezeli rakibini takdir etmek yerine eski defterleri açmayı uygun gördü.

Trabzon'a Nwakaeme lazım!
Abdullah
Avcı, Trabzonspor'dan istifa etmemeli, yeni bir oyun planı belirlemek için çalışmalar yapmalı. Bu oyunun içinde şampiyonluk getiren Nwakaeme modeli olmalı. Trezeguet, Visca, Abdülkadir gibi kanat oyuncuları tamamen sprinter kimliğe sahip. Nwakaeme, bir oyun lideriydi, topu önde tutuyor, arkadaşlarının hücumda çoğalmasını sağlıyor, rakibinin içinden geçen çalımları atıyor, hem gollere imza koyuyor hem de goller attırıyordu. Sörloth ve Cornelius'un transfer olmalarında, attığı gollere Nwakaeme'nin yaptığı asistler çok büyük pay sahibiydi. İmkân varsa Nwakaeme'yi geri getirmek için görüşür ve kiralama yoluna gitmeye tercih ederim ya da Nwakaeme türü bir kanat oyuncusunu devre arası alırım. Çünkü mevcut oyuncu grubuyla Trabzonspor'un görüntüsü mehter takımına benzer.

Liderler belli!

İskoçya ve Çekya maçları gösterdi ki; A Milli Takım, EURO 2024'e Hakan Çalhanoğlu ve Cengiz Ünder'in liderliğinde hazırlanacak. Sakatlık olmadığı sürece Stefan Kuntz kadroyu belirlerken önce Hakan-Cengiz ikilisini yazacak ardından diğer isimleri belirleyecek. İki milli maça kadar böyle etkili bir Hakan Çalhanoğlu izlemedim. Kuntz'un daha çok yurt dışında oynayan oyunculardan oluşturduğu A Milli Takım'ı Hakan bir orkestra şefi gibi yönetti. Kaptan sahanın her yerine ayak izini bırakırken, çok koştu, çok çalıştı, ısrarla rakibi kovaladı, rakipten top çaldı, atak kesti, arkadaşlarını hücuma taşıdı, etkili paslar attı ve alkışlanan futbolunu iğne deliğinden geçen bir vuruş sonucu golle süsledi. Cengiz Ünder'in alıştığımız bireysel yeteneğine dayalı futbolunun dışına çıktığını gördük. Cengiz'in, Hakan gibi pas oyununu tercih etmesi, kritik kilit paslar atması ve özellikle ilk golde ayağındaki topu Enes'in koşu yoluna bırakması akıl doluydu. İki maçta gözlemlediğim en önemli ayrıntı, Dünya Kupası nedeniyle verilen arada birçok oyuncu tatile çıkarken A Milli Takım'a çağrılan oyuncuların sahada görev yaparken, "Bu maçlar angarya" düşüncesinde olmayıp istekli ve coşkulu oynamalarıydı. Bu davranış alkışlanacak güzellikteydi. Kuntz, elindeki genç ve yetenekli kadronun kıymetini bilmeli ve acilen takıma kalıcı bir oyun anlayışı yüklemeli. Bir maç 3'lü diğer maç 4'lü savunma oynamak "Ezber oyun" kazanma alışkanlığına zarar verir.
NOT; Cüneyt Çakır'a Türk futboluna kazandırdığı gururlar adına teşekkür ediyorum. TFF'nin jübile yapması çok güzeldi. Keşke Çakır'ın yol arkadaşları Tarık Ongun ile Bahattin Duran da jübilede olsaydı.

Kartlar yeniden dağıtılacak!

Okan Buruk oyun planını, "Başakşehir top senin, goller benim olsun" anlayışı üzerine yapınca Galatasaray zor deplasmanı "Gol şov" yaparak kazandı. Kimsenin hesap etmediği 7 gollü gövdeli zaferi Galatasaray kazanırken topu Başakşehir'e bırakıp takım savunmasını çok akıllı yaptı, rakipten kazandığı topları Kerem ve Rashica ile hücuma hızlı taşıdı. Özellikle üç gole imza atan yani "Hat-trick" yapan Kerem maç boyu kabına sığamadı ve Okan Hoca'nın güvenini boşa çıkarmadı. İcardi'nin akıllı bir pasla Kerem'e attırdığı gol sahalarda sık görmediğimiz bir kalitedeydi. Torreira orta alanda basit top oynamayı hiç bırakmadı, hücuma çıktı, penaltı yaptırdı. Oliveira sıkışık oyunda ayağındaki topları hep ters kanada taşıdı. Boey ile önce Emre sonra Kazımcan Başakşehir'in kanatlardan Münir ve Traore ile planladığı hızlı ataklar için gereken alanları bırakmadı. İcardi'nin keyifi yerindeydi. Arjantinli yıldız maç boyu çok çalıştı, önde rakip savunmaya baskı uyguladı ve mükemmel kullandığı penaltıda vuruşu tam üst doksana yaptı. Galatasaray'ın daha az topa sahip olduğu oyunda Mertens futbolunu güzel bir golle süsledi. Abdülkerim ile Nelsson riske girmeden oynadı. Galatasaray'da her oyuncu taşın altına elini sokunca ortaya mükemmel bir takım savunması çıktı. Başakşehir, Avrupa maçları dahil ligde oyun anlamında hiç bu kadar etkisiz kalmamıştı. Galatasaray'ın Başakşehir gibi gövdeli bir takıma karşı kazandığı 7 gollü zaferi iki açıdan okumalıyız. 1- Şampiyonluk kartları şimdi yeniden karılacak. 2- Okan Buruk'un altını oymaya çalışanlar kafalarını kuma gömecekler.