Kazanma zamanı!
Süper Lig'e verilen arada ne yazabiliriz? Milli takımın Romanya ile oynayacağı maç üzerine birkaç satır. Bizim takımın Romanya'yı elemek konusunda ortam da müsait güç dengesi de.Deplasmanda oynayacağı rakip kim olursa olsun final biletini alma konusunda çok istekli olacakları da şüphesiz. Çünkü bizim kaliteli çocuklarımız var. Arda Güler, Kenan Yıldız, Ferdi Kadıoğlu ve diğerleri.
Yıllardır kazanacağımız çok şeyi kaybettik. Naklen yayınları izlemekle yetindiğimiz Dünya Kupası finallerine neden katılamadığımızı sorgularken, talihsizlikten başka sözcük üretmedik. Artık kazanma zamanı. Giyilen formanın futbolculara yüklediği ideallerde özne sahaya yürek koymaksa, bütün futbolcular o yüreği ortaya koyacaktır. Koymak zorundalar.
Futbolun insani gerçeklerine gelirsek, Liverpool-Galatasaray maçındaki bir sahneyi öne çıkarmam gerekiyor. Galatasaraylı Lang sakatlanıp oyundan çıkarken, Liverpool taraftarının ayağa kalkıp sedyenin içindeki bir insanı alkışlamasını.
Ülkemizde böyle sahneler hayal.
Sakatlanıp oyundan çıkanlara yuh çekilirken, pet şişe atıldığını da gördük sövüldüğünü de.
Medyanın ve yöneticilerin oluşturduğu sisteme mahsuben, bizde insanlık kitabına pek uyulmaz. Bizde nefrete karşı sportmenliğin zaferini görmek için yeni sözcükler üretmeye bile ihtiyaç duyulmaz. Nasılsa herkesin kendine göre trolleri ve ağzından nefret cümlesi eksik olmayan yöneticileri var.
Cana saygı kimin umurunda?
Puan cetvelini sorgularsak, elbette Galatasaray büyük avantaj yakaladı ama lig bitmeden garanti şampiyon havasına sokuldu. Avantaj başka şey şimdiden sonucu ilan etmek başka. Ayrıca liderliği korumak onu elde etmekten daha çok emek ister.
Her şeyin bittiğini düşünmek kadar potansiyel bir tehlike de yoktur.
Ama medyada kolay yoldan popüler olmanın sırtından geçinen bir sistem varken hiçbir şey yadırganmıyor artık.
Duymak istediklerini söyleyenlere her zaman itibar büyük!
Elbette Galatasaray güçlü bir takım ama Osimhen'in yokluğunda çok şey kaybettiği bilinirken, kritik maçları kayıpsız kapatma ihtimalini yok sayamayız. Juventus'a 5 gol atan da bu takım Konyaspor'a yenilen de.
Ayrıca Fenerbahçe üzerine yoğunlaşan liderlik takibinde Trabzonspor'u da hesaba katmak gerekiyor. O yüzden ligin şimdiden bittiğini söylemek, yorumcu ağaların barda dinledikleri şarkıcıdan istek parça istemesi gibi bir şey!
Fenerbahçe ne yapar?
Bu sorunun cevabını futbolcularına toz kondurmayıp, meseleyi dış güçlerde arayanlar versin! Şapkadan tavşan çıkarmaya gerek yok, ruhlarındaki işçi tulumunu çıkarmayan adamlara ihtiyaç var! Çünkü bu takımın başına ne geldiyse, saha içinde kaçak dövüşenlerden, takımı elden ayaktan düşüren yöneticilerden geldi! Yine de çıkmadık canda umut vardır, herhalde birileri de bunun farkındadır! Yoksa kara bahtına yanmanın modası çoktan geçti!
Trabzonspor'u da kimse hafife almasın. Bazen güzel resim vermeden de konuşur futbol. Kurşun kalemle çizilen sade bir tabloyla! Fatih Tekke ustalığında, var olduklarının bilincinde olanlar yok olmayı reddetti. Bu takımın buraya kadar gelmesi bile çok büyük başarı. Onların bu sezonki başarısı da en az şampiyonluk kadar değerlidir.
Hakemlere gelince; hakemler futbol oynatmak için var olmalı futbolu ortadan kaldırmak için değil. Bıraksınlar da harika bir final koşusu izleyelim, durarak saklananları değil!
