Maça Galatasaray hemen hemen doğru bir onbir ve doğru dizilişle başladı. Tek eleştirim, Yasin'in yerine Sinan'ın tercih edilmesiydi. Kendi hataları da var, durmadan yere düşüp kıvranmak, hakemle oynamak gibi.. Ama bana sorarsanız, Bruma dahil, Galatasaray'ın elindeki en büyük yetenek o. Bir zamanlar "Arda bu takımın Messi'si.. 50 milyon dolar eder" dediğimde bana gülerlerdi.
Onun değerini anlamayan Riekerink'ten (ondan önce de Hamza) hiç destek değil, köstek gördüğü, en iyi oynarken oyundan alındığı ve kendine güveni sıfırlansın diye hocaları tarafından harcandığı halde, çıkıyor, oyununu oynuyor. Maça onunla değil, Sinan'la başlamak aslında Sinan'ı da harcamaktı, öyle de oldu.
Mesele doğru 11 yapmak değil. Doğru oynatmak.. Maçtan önce 3 gün yazdım nasıl oynanması gerektiğini.. "Hızlı ve hücuma dönük.. O kahrolası yana ve geriye oynarsanız, Fener sizi bırakır, kendi kendinizi yorun diye.. Arada top kaptırdınız mı da, ya gol olur, ya penaltı" diye yazdım. "Savunma futbolu oynar, oyunu kendi yarı sahanızda kabul ederseniz, yenilirsiniz.