Belki de bu yüzden, birçok takımın bire bir hücumlarını size karşı kullandığını görüyoruz. Buna nasıl hazırlanıyorsunuz?
Bazı oyuncuları hedef alıyorlar, bu mantıklı. Peki bunu benim oyuncularıma söylemediğimi düşünebiliyor musun? Onlara sahte bir davranışla "Hayır, sen iyi savunmacısın" dediğimi? Hayır, sen hedefsin. Neden hedefsin? Bunu anlaman gerekiyor. Bire birde savunma yapabileceğini mi düşünüyorsun? O zaman baştan başlıyoruz. Topu sahaya atıp herkese nasıl yardım edebileceğimizi daha iyi görüyoruz. Oyun böyle. Nasıl biz rakiplere hücum etmenin bir yolunu arıyorsak, onlar da bize karşı hücum etmenin yolunu arıyor. Bu çok basit. Dürüst olmak gerekirse, daha iyi bire bir savunma yapmamız gerektiğini konuşuyoruz. Bu sorun yüzünden savunmada rotasyona gitmek zorunda kalıyoruz ve başka bir basketbol oynanıyor. Yine de oyuncularım bunun farkında. Geçmişte, Fenerbahçe'de değil, ilk idmanda oyuncularıma bire bir yaptırırdım. Bana bakınca da "Bak, sen hedefsin. Bakalım sana nasıl yardımcı olabiliriz?" diye konuşuyorum. Hücumda kalitesi olan ama savunmada o kadar iyi olmayan bir oyuncuya bunu anlatmanın bir yolu.
Saras da bu playoff eşleşmesinde taktiklerini çok fazla değiştirdiğini gördük. Aslında onun da taktikleri sizinkine benziyordu, pota altından başlayan bir oyunu vardı. Belki Milaknis'le perde çıkışı oyunları. Şimdi özellikle ikinci maçta çok şey değiştirdi. Daha çok kısalarıyla hücum etti, çembere gitti. Önce, eski antrenörü ve arkadaşı olarak onunla ne kadar gurur duyuyorsunuz? İnsanlara anlayışını değiştirebileceğini de gösterdi.
Onun gibi şaka yapmak istesem, "Bana artık Saras'la ilgili soru sormayın" derdim. Çünkü Kaunas'ta benim hakkımda sorduklarında öyle demişti. Saras harika bir dost. Söylediğin doğru, o da bazı ayarlamalar yapıyor. Bu da çok normal. Bence ikinci maçta ana sorunumuz Ulanovas'ın 10'da 10 atmasıydı. Bu bizim savunma yapmadığımızı gösterir. Tamam, bir maç oldu ve oraya gidip iki iyi maç oynadık. Hepimizin bazı ayarlamalar yaptığı doğru. Özellikle playoff'ta 48 saatte yeni bir maç var. Kendinizi başka bir şey yapmaya hazırlıyorsunuz.
Futbolu sevdiğinizi biliyorum ve soru da bununla çok alakalı. Tottenham Hotspurs - Ajax maçı. Ajax büyük bir avantaja rağmen finale kalma hakkını kaybetti. Sonrasında beIN SPORTS yorumcusu Jose Mourinho, "Ajax çok iyi bir felsefeye sahip. Onlara çok saygı duyuyorum ve onların felsefesinde oynanan maçları izlemek keyif veriyor. Ancak bu tip durumlarda felsefenizden vazgeçip stratejiye gitmeniz gerekiyor. Pochettino bunu yaptı, stratejiyi tercih etti, uzun bir forvet koyup rakibi yendi. Yani strateji, felsefeyi yendi." Siz bu tip bir duruma nasıl bakıyorsunuz? Jose Mourinho ile aynı fikirde misiniz?
Felsefenin ne olduğu şimdi konuşuluyor yani? Felsefe kazananın yanındadır. Bu iş böyle. Her şeyi konuşabiliriz, ancak maçı kazanınca "bu doğru yoldu" denir. Çok kolay. Böyle bir yorumu maçtan önce yapmalısınız. Maçtan sonra, biz "savaş bittikten sonra herkes general olur" deriz. Çok basit. Yine de iyi olan, insanların bunu tartışması, fikirlere sahip olması.
Yani siz Mourinho ile aynı fikirde değil misiniz?
Hayır, aynı fikirdeyim ya da değilim demiyorum. Mourinho çok iyi bir teknik direktör ve özellikle futboldan bahsederken en az herkes kadar fikirlerini söyleme hakkı var. Felsefe ve taktik oyunun bir parçası. Tabii ki felsefeye sahip olmak güzel. Tabii ki bazı değişiklikler yapmak güzel. Bu noktada ona katılıyorum. Bu daha önemli. Zaten biz bu sebeple bench'te oturuyoruz. "Felsefemle yaşar, felsefemle ölürüm" diye bir şey yok. Ben 120 sayı atmak istiyorum, ancak rakip 150 sayı atıyor. Bu iyi bir felsefe midir? Bunun iyi olduğunu düşünmüyorum. Ya da "60 sayı atıp rakibi 59 sayıda tutmak istiyorum." Bu mümkün değil. Ayarlamalar yapmak zorundasınız. Kaunas'taki ilk maç düşük skorla geçmişti ve maç biter bitmez, "Dördüncü maç böyle olmayacak" dedim. Ve en iyi şut attığımız maç oldu. %70 ile şut attık.
Futbol hakkında konuşuyorduk, aslında konuşmuyorduk ama oraya geldi. Ne tarz futbolu seversiniz? Çünkü izlemeyi sevdiğinizi biliyorum. Çim sahada tarzınız ne? Pas oyununu mu, direkt oyunu mu seversiniz?
Genellikle son dönemde Avrupa'yı domine eden takımların oynadığı futbolu beğeniyorum. Birçok iyi takım var. Şampiyonlar Ligi inanılmaz bir yarışma. Birçok sürpriz de var. Sevdiğim oyun tarzı... Senin söylediğine geliyoruz, bazı insanlar bundan bahsediyor. Felsefe ya da taktik... Biz alandan bahsediyoruz.