2006'da FourFourTwo'ya verdiğin röportajda "İtalya'da taraftar maçı izlerken hata yapmanı bekler, İngiltere'deyse 'Güzel bir şey olsun da alkışlayalım' düşüncesi var" demiştin. Türkiye'deki taraftarın düşüncesi ne?
Türkiye'de farklı bir karma var ve tribünlerimiz bu ikisini de barındırıyor. Mesela Norveç toplumuyla ilgili net kalıplar çıkarabilirsiniz ama Türkiye için bu mümkün değil. Özellikle büyük takımların tribünlerinden gidersek; sabırsız, her oyuncuyu Ronaldo zanneden, her gençten Messi olmasını bekleyen, her kaleciden Neuer performansı uman bir anlayış var! Türkiye'nin ve futbolun gerçeklerine hakim bir başka grubun olduğunu inkar edemeyiz fakat ancak yüzde 30'da kalıyorlar. Tribünler biraz da toplumumuzun yansıması.
Kariyerin boyunca "Şunu da beceremedim" dediğin bir şey var mı? Sakin kalmak, daha fazla gol atmak vs.
Beceremediğim çok şey var. Hagi gibi frikik atamam, topun dönmeden gitmesini arkasından izlemeyi beceremem. Ronaldo'yla oynarken onun bileğinden mi, kalçasından mı, bacağından mı, neresinden çalım attığını görüp aynısını yapmayı beceremem. Kendimi hep limitlerini çok iyi bilen ve bunun zirvesini zorlayan bir oyuncu olarak tanımlarım ama benim limitim Hagi'nin frikiği, Ronaldo'nun çalımı kadar değil. Bazı yetenekler doğuştandır.
Kariyerinde yaşadığın en büyük onurlardan biri, heykelinin dikilmesi miydi?
Bunu pek kimse bilmiyor! Yedikule'de ilk kez top oynamaya başladığım parka adım verildi ve bir de heykelimi yaptılar. O zaman Inter'de oynuyordum. Birçok futbolcu artık PR şirketleriyle çalışıyor, bir tweet bile atacak olsalar onaydan geçiyor. Ben o zaman da olduğum gibi davrandığımdan gazeteci falan çağırmamıştım. Açılışını belediye çalışanları ve ailemle yaptık. Fenerbahçe'ye transfer olduğumda gözlerimi oymuşlar! Mermer heykelin gözlerini! Canları sağ olsun. Sonra belediye restore etti.
Bildiğin üç dil ve futbolculuk kariyerinin haricinde geleceğin için nasıl yatırımlar yaptın? Sonrası için neler planlıyorsun?
2002 Dünya Kupası'ndan sonra bize B lisans verilmişti ve Fenerbahçe'deyken de A lisansımı aldım. Teknik direktörlük yapmak istersem yurt dışında bir-iki senelik eğitim almak ve lisansımın kapsamını genişletmek istiyorum ama aklımda spor yöneticiliğiyle de alakalı, Türkiye şartlarıyla örtüştüremediğim projeler var.