CANLI
SKOR
Rıdvan Dilmen

Rıdvan Dilmen

Doğru değil güzel maç

Kulüpler Birliği'nin "2 dakika düşün" adlı kampanyasını örnek bir açıklama olarak görüyorum. Türkiye'nin genelinde Erzurum'undan Amed'ine, Ankaragücü'ne kadar problemler yaşanıyor. Kulüpler Birliği herkesle birlikte hareket etmek istiyor, hakem camiasının ve taraftarların hoşgörü içerisinde güzel maçlar oynamasını istiyor. Trabzonspor, 17 kulübe katılmayıp bir açıklama yapıp, "2 dakika yetmez, 2 yıl irdelenmeli" diyor. Kendi açılarından yüzde 100 haklıdır. Türk futbolunun içinde kimler varsa bakanından, yöneticisine kadar herkes bu durumu masaya yatırıp incelemeli. Amedspor'un yaşadıkları ortada. Hayat devam edecek, o yüzden Kulüpler Birliği ve Trabzonspor'un açıklamalarını çok önemsiyorum.
İki tarafın da kazanmak için oynadığı, güzel bir maç oldu. İki tane duran topun devamında gelen benzer goller vardı. Ne Hamza hoca ne de Riekerink maçı asla berabere bitirmek istedi. Bu da doğru oyun olmasa da güzel futbola götürdü maçı. Süper stat, kötü zemine rağmen iyi maç izledik. Bir futbolsever olarak teşekkür ederim. Doğru maçta iki takım da tok olur, 3 ya da 4'er pozisyon bulur en fazla... Ama bu da keyif verdi. Bursaspor hem geleceğin yatırımını yapıyor hem de büyük bir takıma karşı kazanmak istiyor. Hamza hoca da kazanmak istediğini belli etti. Galatasaray da Türkiye Kupası finalini riske etmeyeyim, açık oynayayım, garantiye gideyim diye oynadı. İki takım uzatmalarda dahi kazanabilirdi. Podolski, Yasin'e pas atmadığı için fırça atmasına rağmen uzatmalarda kendisi pas yerine şutu tercih etti. Kimse ona gelip benzer davranmadı. Galatasaray ve Bursaspor'un net pozisyonları vardı. Bursasporlu Jem Karacan'ın eline topun çarptığı pozisyon net penaltı. FIFA, bu kuralı netleştirir mi bilemem ama ben kale arkası hakemi olsam o penaltının çalınmasını sağlardım. Abilerimizle, tanıdıklarımızla oturduğumuzda dahi bu el konularında bir standart bulamıyoruz, herkesin farklı görüşü var. Collina da farklı şeyler söylüyor. Denayer'in pozisyonunu ayırıyorum, omzuyla da vurmuş olabilir, yorum yapamam ama bir futbol adamı olarak Galatasaray'ın bir penaltısı olduğunu düşünüyorum. Ben hakem seminerlerine de katılmak istiyorum bu açıdan. Elin doğal hali mi deniyor? Herkese göre farklı olabilir bu... Oyuncunun sakınması gerekiyor mu, gerekmiyor mu, o da tartışmalı. Collina, Egemen Korkmaz gibi kolunu arkaya saklayan oyuncular için de gereksiz demiş mesela. Futbol içerisinde çok anlık olaylar bunlar ve netleştirilmesi gerekiyor.

Belki de Pereira devam etmeli!

Trabzonspor çöküş içinde. 2010-11 sezonundaki gerginliğe yöneticilerin de katkılarıyla bugünlere gelindi. O günden bugüne F.Bahçe'ye 1 gol atabildiler. 8 maçtır F.Bahçe gol yemedi Trabzonspor'dan... Trabzonspor'un tarihi başarılarla doludur. Kaybetse bile pes etmezlerdi... Ama şimdi F.Bahçe'nin dış sahada en rahat oynadığı maçlar yıllardır Trabzon deplasmanı. Trabzonsporlu taraftarın da kafası karışık. Bir taraftar Nani'nin formasını istedi. Ama tepki alınca geri gönderdi. Mehmet Topal'a alkış aslında taraftarın kendi takımlarına protestosuydu.
Hami Mandıralı önce tedbir alıp sonra kazanmayı düşünmeliydi ama o sahaya öyle bir takımla çıktı ki sanki 5 atmaktı amacı. Güray-Mehmet Ekici-Muhammed-OkayÖzer ile Fenerbahçe'ye üstünlük kurması zordu. Öyle de oldu. Bir pozisyon, verilmeyen penaltı dışında 90 dakikanın kalanında Volkan'ın kalesine tek bir tehdit gelmedi. Antrenörler, özellikle bu ligde hiç kulüp çalıştırmayan antrenörler yanılgıya düşebilirler. Belli bir adaptasyon dönemi olur teknik direktörler için. Tempo, rakip analizleri, deplasman analizleri vs vs... Pereira bu dönemi uzatarak geçirdi.
Denizli ne demişti; "Ben bilmiyorum muyum Chedjou'nun orta saha oyuncusu olmadığını ama bu geçiş döneminde Donk ile birlikte oynatayım ki savunma zaafiyetini gidereyim."

ORTAYI GEÇ BULDU
Pereira da bu geçiş zaafiyetini yaşadı ama uzun sürdü. Yani Pereira sezon başında sadece hücum eden takımdan defans yapan takıma döndü. Ancak şimdi ortasını buldu.
Fenerbahçe'de Volkan Demirel-Alves- Kjaer ve Topal dışında bütün oyuncular kendilerini güvenilir ve güvende hissetmediler. Volkan'a şimdi bakıyorsunuz istediği gibi çalım atıyor son dakikalarda. Volkan neredeydi daha önce?... Deneme yanılma var ya işte... Markovic'e takıldı Pereira, Diego'ya da takıldı. Ama zaman geçti ve sürpriz kayıplar yaşandı. Taraftarın da haklı serzenişi oldu. Volkan'ı çok çabuk keşfedebilir, Nani'ye erken güven verebilirdi. O Nani'ye bugün bakıyorsunuz müthiş özgüven ile oynuyor. Çünkü Pereira onun bölgesini değiştirip, özgürlük verdi. "Bu takımın lideri ol" dedi. Bunun için ne lazım? Arkada iki tane emniyetli oyuncu lazım. Mehmet-Joseph, Mehmet- Ozan. Şimdi alternatif ile oynuyor Pereira... Volkan-Nani-Alper-Van Persie... Böyle iki maçta 7 gol attı F.Bahçe...
Ağustos'tan Nisan sonlarına geldiğimiz sürece baktığımız zaman üç bölümlük bir Fenerbahçe vardı. Değişimler de uzun sürdü. Özellikle ortadaki çok defansif takım kısmını uzun tuttu. İnsanlar şaşırabilir ama şimdi şöyle bir iddiam var:
Belki Pereira devam etmeli.

Cenk Tosun sezonun en önemli golünü kaydetti

Maça bakarsan yüksek kalite var mı? Hayır! Ama heyecan var mı? Var! Hatalar var mı? Var! Beşiktaş'ın ilk golünde İsmail'in ortasında Merthan Mario Gomez'e asist yapıyor... Ardından Alexis, elleri açık penaltı yapıyor ve ilk yarı 1-1 bitiyor.
Akhisar Belediye, ikili maçlarda Beşiktaş'a sadece bir puan verdi. Son anlarda Şenol Güneş'in değişiklikleri ile Akhisar bol geniş alan buldu. Şenol Güneş de böyle düşündü: Ya 4'ü de yiyeyim ya da 3-3'ü bulayım. Oyunun son bölümünde de Cenk Tosun'u Mario Gomez'in yanına aldı ve 3-3'ü buldu.
Akhisar, Beşiktaş'a en az pozisyon veren takım oldu. Doğru oynadılar, doğru oyun planı uyguladılar. Bu maçta mücadele de ettiler. Bir de ligimizde sırıtan bir santrforları var: Rodallega... Türkiye'de ligin ilk altısındaki her takıma golü var. 39 gol atmış takımda 19 golü var. Bu sezonun flaş oyuncusu...
Aslında Serdar Kurtuluş'un ekrana yansıyan gözyaşları, Beşiktaş'ın halini anlatıyor. Beşiktaş çok istiyor şampiyonluğu... Savaşıyor, mücadele ediyor ancak böyle olunca kendi oyunundan uzaklaşıyor.
Beşiktaş'ın Cenk ile attığı gol bu sezonun en önemli golüdür. Bu golle, Beşiktaş bir beraberlik hakkı kazandı. Cenk'e de bravo... Milli Takım ve Beşiktaş'ta bu kadar da yedek kaldıktan sonra gol atan, iş yapan başka oyuncu yok. 7 gol atan başka yedek var mı Türkiye'de?
Skor 2-2 iken ve Beşiktaş oyuna hükmederken Güneş sistem değiştirdi, "Bana 1 puan yetmez" diye. Quaresma'yı çıkardı, Cenk'i sağa koydu... En sonunda da Kerim'i aldı, Cenk'i forvete atarak son hamlesini yaptı ve golü de buldu.
Buna karşılık Akhisar Belediye belki 4 tane pozisyon vermedi Beşiktaş'a... Bu da onların başarısıdır.
Bu maçtan altı golün çıkması da enteresan. Merthan ilk golde rakibe asist yapıyor. Akhisar'ın attığı gollere bakıyoruz; ilki elle alınıyor ve penaltı... İkincisi Oğuzhan'dan başlıyor, üçüncüsü de öyle... Ama kalesini koruma hünerini göstermiş Akhisar. Soner'in direkten dönen şutu ise Vodafone Arena'da gol olurdu. Belki de maçtan önce zemini sulamamışlardır...
Bu maçın sonucu Başakşehir'i de Konya'yı da Osmanlıspor'u da Galatasaray'ı da yakından ilgilendiriyordu.
Beşiktaş'ın hücumdaki pozisyon becerisi, defansına yansımış değil. Hala uyumu yok... Kaleci Tolga'nın ayağı da çok iyi değil. Ona göre pozisyon almalı defans oyuncuları... Mesela İsmail, o pası atmamalıydı...
Sosa tecrübeli ve iyi frikik atan bir futbolcu. Maçın başında kazanılan serbest atışta Quaresma daha düşerken 'Ben atacağım' diyordu. Ama son haftalara giriyoruz ve en iyi frikikçi kim ise o atar. Sosa da son dakikada kazan-ı lan serbest atışta akıllı vurdu. Kaleci Fatih'in duruşuna bakın. Topun nereye gideceğini biliyordu. Ama Akhisar barajı çok uzun olduğu için Sosa topu fazla havalandırdı ve aşağı indiremedi.

***


AĞLAMAZLARSA ŞAMPİYON OLAMAZLAR!

Beşiktaşlı futbolcuların stresi, ağlamaları bize hoş geliyor ama milyonlarca Beşiktaşlı taraftar tırnaklarını yiyordu o sırada. Serdar Kurtuluş daha duygusaldı. Andreas Beck'in yerine oynadı, kramp girdi çıktı. "Eyvah inşallah yenilmeyiz" diye düşünüyordu. O da insan tabii ki, stres yapacak. Geçen sezon Galatasaray, maçlarını 1-0, 1-0 kazandı. Atletico Madrid de böyle şampiyon oldu İspanya'da...
Beşiktaşlı oyunculara da şunu söyleyeyim: Ağlamazlarsa şampiyon olamazlar... Böyle düşünmek lazım. Futbolcularda heyecan, panik olabilir ama o duygular da olmasa bu işi başaramazsınız... Stres her takım için geçerli ve ligdeki puan kayıpları da doğaldır. Fenerbahçe de kaybetti puanları böyle...

Büyük resme bakalım

Ne kadar demoralize olursa olsun, Fenerbahçe bu maçın favorisiydi. Savunmada lise son talebesi Gökhan'la başladı Ümit hoca, bunu da maçın başında söyledi. Kaldıramadığını düşündüğü için ilk yarı bitmeden de aldı ama bence devreye kadar beklemesi gerekliydi. Çocuk yıkılmıştır. Artık tamamen kopmuşlar, zaten önemli oyuncuları da eksikti. Van Persie de Fernandao da gol atsa taraftar mutsuz...
Fenerbahçe, geçen hafta Galatasaray maçını elindeyken verdi. Bir psikolojik bozukluk var. Fenerbahçe Kulübü'nü, takımını ve sezonu değerlendirmeyi ayırmak lazım... Fenerbahçe tribün olarak ikiye bölünmüş durumda. Tribünlerin tepkileri sonuca göre değişmeye başladı. İyi gidince beraber bağırılıyor ama bu ayrılıklar kötü durumda ortaya çıkıyor. Büyük bölüm yönetime sahip çıksa da bir bölüm de en ufak olumsuzlukta aleyhine bağırıyor.
Fenerbahçe'de Vitor Pereira iki kez karar değiştirdi. Yunanistan Ligi'ne benzetti burayı sezon başında hafif gördü. Onu ilk görünce ben gol bakımından 80'leri görebileceğini söylemiştim. Şu anda 48 golde... Bol forvetli oynuyorlardı. Bu Fenerbahçe çok gol atar ama çok da yer diye düşünüyordum. 4 forvetli oynuyordu. Bu ligi hafif görmüştü. Birincide yanıldığını anladığında ise bu sefer dönüşü çok sert oldu. Çok tok, pozisyonu zor veren ama zor da bulan bir görüntü buldu. Taktiksel gelişim buydu.
Oyuncular şampiyonluk yarışından baya uzaklaştıklarını biliyorlardı ama Sivas ne yapar diye bekliyorlardı. Şimdi bir fırsat daha geldi, belli mi olur, belki Akhisar'a takılır diyorlar. Eğer Beşiktaş, Akhisar'a takılmazsa bu Trabzonspor maçını da etkiler Fenerbahçelilerin. Bu ligin kaderi cumartesi günü Akhisar- Beşiktaş maçıyla şekillenir. Akhisar kazanır ya da puan alırsa Trabzon'a karşı sahaya farklı çıkarlar.
Eskiden tartışanlar, birbirlerine selam vermeyenler dün sarılıyordu. Van Persie ile Pereira'nın sarılması, sevinmesi doğru ama esas ondan önce yapılanlar yanlıştı. Biz de eleştiriyoruz ama sevinmektir doğrusu ama taraftarı da anlıyorum. Taraftar da ıslıkladı ve aslında dedi ki, "Siz bizi sezon boyunca manyak ettiniz, şimdi niye sarılıyorsunuz?" Hangisini tercih ederim, antrenörüne saygı duymasını tabii ki... Bir kızıyor, bir öpüşüyor, garip gözüküyor. Taraftar da bunu anlamadı. Protestoların Diego'ya yoğunlaştığını gördük, hafta içi bir demeci mi oldu bilemiyorum. Genele bakarsak Diego'nun iki yıldır gösterdiği performans kötü, verimsiz...
Fenerbahçe'de büyük resme bakarsak önemli bir başarısı var: Spor kulübü olması. Nisan ayında şampiyonluk yarışında hala var, Aragones dönemi haricinde hep yarışta oldu. Avrupa'da herkesin hedefini Galatasaray yükseltmiştir, şampiyon olarak. Kulüplerin vizyonunu ise sportif açıdan Fenerbahçe büyütmüştür. Erkek basketbol, kadın voleybol... Tabii ki yönetim de düşünmeli ve özeleştiri yapmalı, mesela devre arası iki tane yarım yamalak santrforla gitmeyeceğini görmesi lazımdı. Yine de kulüp olarak baktığımızda yönetim ve başkan en son ıslıklanacak kişiler.

Sonuna kadar hak ediyorlar

Beşiktaş kendisi dışında 17 takımın içeride attığı gollerin fazlasını deplasmanda attı. Rakibi Fenerbahçe 21 atmış dışarıda. Beşiktaş 32 atmış. Bu çok önemli... Türkiye rekoru kırmaya namzet bir görüntüsü var. 14 maçta 10. deplasman galibiyetleri oldu. Pozisyon vermedi neredeyse rakibine gol dışında. 4 deplasmanı var. Bir tanesinde puan aslanın ağzındayken kazandı. Bu istatistiklere göre hak ediyor mu? Hak ediyor. Göze hoş geliyor mu? O da tamam. Çok top dolaştırmıyorlar, orta yuvarlakta ya da birinci bölgede eveleyip gevelemiyorlar, apaçi gibi gidiyorlar, dikine oynuyorlar. Bugün Fenerbahçe kazansa dahi son 5 maçta 2 beraberlik kredisi duruyor.

2-0 SONRASI VİTES DÜŞÜRMEK DOĞAL
Beşiktaş'ın 2-0'dan sonra vitesi düşürmesi doğal. Necip'i alayım, nefesleneyim diye düşünmüştür hoca. Beşiktaş rölanti oynamıyor ki, eforlu oynuyor. Top sürerek daha çok yorulursunuz. Kerim sürer, İsmail sürer. Atiba dahi verir ve koşar. Bu tür değişiklikler ligin finaline gelirken çok doğaldır. Değişikliklerden yalnızca Gökhan'ın hazır olmadığını, biraz da moralsiz olduğunu gördüm. Bireysel olarak Beck böyle bir oyuncu. İsmail'i biraz daha toparlanmış gördüm. Marcelo'yu çok beğendim, ayak içini de iyi kullanıyor. Oğuzhan bölgesinde alanı tutarak top da kazanıyor. Oyun içinde kalıyorlar, kilitlenmiş durumdalar. Ligin mesafesi çok kısaldı ve şampiyonluk yolunda çok büyük bir avantaj elde ettiler. Maç sonrası Samandıra'da Fenerbahçelilerin morali biraz daha düşmüştür, bu da doğaldır. Penaltı tartışmasına gelirsek... İbrahim'in kontrolsüz geldiğine katılıyorum ama ayaklara bakarsak basan Gomez'in ayağı...
Bu penaltıyı tartışırım bu bakımdan. Faulse de net kırmızı kart değildi, kenara doğru gidiyordu. O yüzden sarı doğru olur. Cicinho'ya çok üzüldüm. Değerli oyuncu. Yaşı da geldi, Allah korusun. Hiç kompleks yapmadı, Real Madridli oyuncu geldi, Anadolu'da oldu. İnşallah çapraz bağ kopması değildir.
Sivas'ın zemini aslında kötü bir zemin değildir. Çapraz bağlar böyle olur.

***

ARTIK BEŞİKTAŞ HEP FAVORİDİR

Bizim 1988/89 sezonundan örnek vereyim, biz de hep deplasmanda kazanıyorduk. Beşiktaş'ın stadının yıkımda olması uzun vadede bir avantaj sağlayacaktı, geçtiğimiz yıllarda birçok kez yazdım. Bu sözümü unutmayın, bundan sonra Beşiktaş her sezon şampiyonlukta favori olacaktır. Başakşehir, Atatürk ya da başka statlar, fark etmiyor artık. Bugün Fenerbahçelisi de Galatasaraylısı da tarafsız bakanları da Beşiktaş'ın iyi top oynadığını söyleyecektir. Fenerbahçe de mücadele ediyor ama bir gerçek var ki göze hoş gelen, oynamaya çalışan bir takım var. Sezon başındaki güveni yok belki ama "Sivas'ta kazanmak zorundayım, oyunu da ben yönlendireceğim" diyebiliyor Beşiktaş. İkinci bölgeyi çok hızlı geçiyorlar. Bursaspor maçında atılan ikinci gol Beşiktaş'ın oynadığı futbolun tanımıdır.

Bu maçta en son Volkan çıkar

Fenerbahçe'nin son deplasmanlarına bakalım. Konya 0, Antalya 0, Bursa 1, Galatasaray 1 puan... Şampiyonluğa oynayan takım, 4 deplasmanında 10 puan kaybetmiş. Rakibi Beşiktaş'a bakıyorum, 4 puan daha önde aynı dönemde.
Çok açık söyleyeyim, ne Fenerbahçeli ne Galatasaraylılar kırılmasınlar, iki takım adına da üzülmesi gerekilen bir derbiydi. Fenerbahçe kalecisi bir kez yattı maç boyunca. Galatasaray prestij mücadelesi verdi ama Galatasaray eğer Volkan Demirel'i hiç yere yatıramadıysa bu duruma üzülmelidir. Fiziksel ya da taktiksel hiçbir anlayışı olmayan bir Galatasaray vardı. Fenerbahçe'yi şampiyon yarışından 2 puan geriye atmak derbi anlayışında sevinç yaratır, doğrudur ama maçtaki tablo üzücüydü. İlk yarıda Muslera en çok topla buluşan oyuncuydu. İlk 15 dakikada 17 kere topla buluşmuş, dünya tarihi böyle bir şey yazmıyordur. Fenerbahçe'ye bakıyorum, Pereira'nın değiştirmemesi gereken iki oyuncu vardı: Volkan ve Alper. Galatasaray alan bırakıyordu çünkü... Riekerink'e Fenerbahçe'den iki oyuncu çıkar desen bunu yapar, tam isabet. Galatasaray'da Donk çok formsuz, Olcan hemen hemen hiç hücuma çıkmadı ve şu Galatasaray'a karşı Fenerbahçe kazanamadı.
Şampiyonluk mücadelesi veren bir Fenerbahçe düşünün, puan kaybettiği maçta sarı kart görmemiş. Ben tekme atın demiyorum, mücadelenizi gösterirsiniz. Fenerbahçeliler izlerken, "Şampiyonluk gidiyor" hissiyatına kapılmış, can havliyle oynayan bir takım göremedi. Konsantrasyonu yüksek, şampiyonluğa oynayan oyuncu 40 metre topta ofsayta düşmez. Fenerbahçe oyuncuları yüzde 50-60 düşmüş. Şampiyonluk gitmiş gibi oynadılar. 70'lerde Volkan Şen alınıyor. Semih Kaya hayatında kaç kere çıkmıştır. "Volkan yoruldu" desek de ne olacak? Yorulduysa beki Semih de gitmiyor ki, köşede dursun orada. Alper'le Volkan çıktıktan sonra kat eden oyuncu var mı? Ayağa oynamak dışında hiçbir hüneri olmayan 8 oyuncu ile oynuyorsun. Rakip kalene gelmiyor. Kendi yarı alanından hücum yapmayan bir takıma karşı kart bile göremiyor Fenerbahçe. Fenerbahçe sokak kedisi gibi oynamıyor, tırmalamıyor. Fenerbahçe takımının iki tane çalım atabilen oyuncusu var, onlar da kenara geliyor.
Hakem maça göre yönetti. Podolski'nin pozisyonu Piero'ya göre 15 santimetreyle ofsaytmış. Kalkavan da idare etti.

Gerekirse 2-0 yenil!
F.Bahçe için bu derbi önde basması, sert oynaması, gerekirse de kontradan 2-0 mağlup olması gereken bir maçtı... İsterse 5-5 bitsin bu maç ama böyle olmaz. Mehmet Topal ile Souza sahadayken Ozan'ı kenardan sokuyorsan bir problem var. Burada bir tuhaflık var derim ben. Beşiktaş'ta ön liberodan birisi Oğuzhan oynuyor ya... Fernandao, Souza, Mehmet Topal, Kjaer, Alves... 4x100 takımı kursan bu oyunculardan hepsi girer ama hiçbirinin ayağa pas yapma dışında bir meziyeti yok. Bir risk alırsın. Oyuncu değişikliği yaparsın misal, Nani'yi alırsın, Fernandao'yu alırsın, gerekirse 1-0 yenilirsin ama hissettirirsin maçı istediğini... Sanki mukavelesinde yazıyor: Volkan, 70'ten sonra oynamaz! Ligin 28.haftası oynanmış, Avrupa maçlarını bile katmıyorum. İki tane santrforunuz var, gazetelerde hala parantezle yazılıyorsa golcünüz burada sorun var. Deplasmanda zor kaleye giden bir takım. Rakip ise Beşiktaş... Oynadıkları oyun farklı bir kere, Kızılderili gibi gidiyorlar. Quaresma'nın atılmasını doğru bulmuyorum ama bir hırs var, istek var en azından. Fenerbahçe'de bu yoktu.

Böyle G.Saray olmaz
Sahada kafa olarak, fizik olarak bitmiş bir G.Saray var. Gerçekten bu ne? Ben Galatasaray'ın kendi sahasında beraberliği bu kadar istediği maçı hiç görmedim. Futbolda rekabet çok önemli. Galatasaray taraftarı olsam rakibin dördüncü yıldızını engelledim, puan kaybettirdim diye sevinirim. Duygularımla sevinirim ama bir futbol adamı gibi düşünsem üzülürüm, gelecekle ilgili endişe ederim. Galatasaray sadece nakavt olmadı dün ama rakibine yumruk vurmaya takati olmayan, gardı düşmüş bir boksör gibiydi sadece. Taraftarın sevinmesi normal ama kulüp tarihinde görülmemiş bir derbiydi.

Bu yarış derbide kopabilir

Öncelikle stat hayırlı olsun, hem Beşiktaş hem de Türk futbolu için... Oyunun 60-65 dakikası iyi top oynayan Beşiktaş'ta skorun ve şampiyonluk baskısının etkisini gördük. Bu haftaya kadar bakalım, ben şu maça kadar iki bekini de çıkarıp değiştiren takım hatırlamıyorum. Beşiktaş'ın hücum oyuncularının kalitesi Fenerbahçe'den daha iyi, Fenerbahçe ise savunma oyuncuları bakımından Beşiktaş'tan daha iyi. Ne var ki Sosa son bölümde kilidi çözecek pası Oğuzhan'a vermedi. Hem de gördüğü halde vermedi. Kalitesi 60 dakika yüksek, kalan 34 dakika heyecanlı olsa da kalitesi düşen bir maç izledik.
Beşiktaş'ın ideal savunmasında Marcelo'nun yanında Alexis olur. İsmail'i biraz sürantrene gördüm, yorgun gibiydi. Eğer Hami Mandıralı falan değilsen 30 metreden vuran oyuncuya ben gol atsa bile, "Sevinç için bana gelme" derim. Çünkü bundan sonra 30 tane daha vurursun, takımı yakarsın. İsmail'in şutu da öyleydi. İsmail'i bence 10 dakika daha erken bile alabilirdi hoca. Derbinin skorunu yarın öğrenmiş olacağız. Fenerbahçe, şampiyon olmak istiyorsa yüzde 100 kazanmalı. Başka şansı yok. Beşiktaş yüzde 80'leri görür bu maç başka skorlarla biterse... Fenerbahçe, Beşiktaş ile arasındaki maçı kazanmış olmasına rağmen 3 puan geride kalmış durumda. Puan farkı yarın 6'da kalırsa Fenerbahçeli oyuncular da havluyu atarlar. Şampiyonluk yarışından kopma psikolojisi tamamen yerleşir. Bu Beşiktaş'ın puan kaybı yapmayacağı anlamına gelmez ama esas Fenerbahçe kaybetmeye başlar. Yarış kopar. Kazanırsan Sivasspor, Akhisar deplasmanları var diye hesaplara girersin, motive olursun.

BEŞİKTAŞ SAKİN KALABİLMELİ
Son olarak tartışmalı kararlara da değinelim... İlk izlediğimde hakemin penaltıda hata yaptığını düşündüm ama tekrarı izleyince fikrim değişti. Bunun dışında Barış Şimşek'in iki hatası vardı. Batalla ve Quaresma'ya ikinci sarı kartları eksikti. Son andaki Quaresma ve Hosogai kartları ise doğru. İlk anda vurdu zannettim Quaresma'yı, 3 hafta gidecek gibiydi ama tekrarda gördüm ki Japon oyuncu biraz süslemiş. Burada Quaresma gibi tecrübeli, önemli oyuncuların pozisyonları okuyabilmesi lazım. Eksik kaldı Sivasspor maçında. Hem Quaresma'nın hem de Beşiktaş'ın daha sakin kalması, kalabilmesi gerekiyor.

Yönetimin de zaafları var...

Ligin ilk yarısında Konyaspor 1-0 kazansa şu anda puanlar 56-57 idi... Bir tarafta 3 oyuncunun maliyeti kadar bir takım var: Konyaspor... Konya ortalama oyunculardan kurulu fakat doğru oynayan bir takım. Karşısında da ortalamanın üzerinde oyuncuları olan ama organize olmayan bir takım var.
Kocaman, Bursa'nın Ertuğrul Sağlam ile yaşadığı şampiyonluğu bir kenara alırsak böyle güç bir ligde ikinci yarıdaki serüveninde olağanüstü işler yapıyor. Ürkütücü bir deplasman oldu Konyaspor. Bu işte en önemlisi haddini bilmektir. Senin arabanın 140 km hızı varsa 150 için zorlarsan sanayiye gidersin. Konya'nın kadrosunda kalecisinden hücuma kadar tabi ki değerli isimler var... Ama bir bakın düşüşteki Ali Turan şimdi mükemmel. Aynı oyuncular Aykut Kocaman'dan önce de vardı. Santrfor Rangelov sahanın en iyisiydi.
Aykut Kocaman maç planını saniye saniye uyguladı. Bir tarafta da çok ciddi hücum planları olmayan bir antrenör ve kadrosu vardı.
Volkan Şen'i geçen hafta gördüğümde bana pubis sakatlığının olduğunu ve oyunun devamında zorlandığını, Avrupa Şampiyonası'ndan sonra da ameliyat olacağını söylemişti. Ama en iyi doktor oyuncunun kendisidir. Çıkana kadar F.Bahçe'nin en iyisiydi Volkan. Fernandao'nun kasığı da gidince organizasyonu dümdüz bir takım oldu F.Bahçe. Yani önlemi kolay bir takım haline geldi ki önlemin kralını alan bir takım vardı karşısında. Geçen haftaki puan kaybından sonra Mehmet Topal saha ortasında ağlıyorken Mehmet Güven tarafından teselli edilirken devreye Kasımpaşa girmişti. Fenerbahçe'nin hala şansı var ama şu an çok ciddi yara aldı. Ama Fenerbahçe'nin de bu sezonki geçmişine bakarsak niye yenildiğine çok çok üzülmemeli. Bu oyunla deplasmanda çok bile puan aldı Fenerbahçe. Fenerbahçe'nin 1-0'lardan ders çıkarmadığını, ligin sonunda zorlanacağını söylüyorduk. İki tane problemli santfroru var. Biri kilo problemi olan, açık alanda iş yapmayan ve yüklenirsen gol atacak Fernandao. Diğer tarafta soru işareti Van Persie. Ve Van Persie bu maçta yoktu. O zaman niye devre arasında transfer yapılmadı. Bu ciddi bir yönetim zaafıdır.
Antrenörün değişiklikleri de ilginç... Hasan Ali'yi çıkarıp, Caner'i aldı. Volkan ve Hasan Ali çıktıktan sonra F.Bahçe'nin oradan yediği darbelere bakın. Şampiyonluğa giderken oyuna Ozan girmez. Kenarda yoksa da gerekirse stoper sokarsın Alves'i atarsın santrfora...Bursa öyle şampiyon oldu. Ama başından sonuna kadar problem var Fenerbahçe'de...

Sakin kalan işi götürecek!

İkramlar başladı, iki takım da birbirine fırsatlar sunuyor. Beşiktaş'ta da son haftalarda düşüş vardı. Kazanıyorlardı belki ama bu tip maçları vardı. Mersin maçını söyleyebiliriz. Beşiktaş iki maçta Kasımpaşa'dan 1 puan alabildi. O da uzatmalarda atılan penaltı sonucundaydı. Her antrenör çalıştığı takıma hizmet eder. Rıza hocanın en çok kazanmak istediği maç bu maçtır. Haftaya da Aykut hoca için böyle olacak. Futbolculuk yapmış, kaptanlık yapmış, antrenörlük yapmış ama ekmek yediği yer, buraya saygısı için yenmek ister. Rıza Çalımbay için konuşulanları da ciddiye almıyorum.
Bir kere ben tercih yapsam kesinlikle Alexis'i oynatırım. Hadi başlattın ama devrede bir değişikliğe gidecek olsan Necip'in yerine onu alman lazım.
Beşiktaş'ın bir 4-2-3-1 kültürü var. Kanatları çizgiye basıyor. Kasımpaşa'nın fizikli stoperleri var, orta sahaları da diri. Şenol Güneş, Rıza Çalımbay'ın istediği her şeyi yaptı. Cenk'i soktu sola ama bağlasan durmaz, içeri girdi. Sosa sağda ama o da aynı. Olcay kötü oynuyor olabilir ama sistem arızaya uğradı. Kanattaki oyuncularınız mümkün olduğu kadar devam etmeli. Kerim'de ısrar etmeniz lazım. Oğuzhan ve Sosa varken 4-4-2 oynayamıyorsunuz, ancak 4-2-3-1 olabilir. Cenk'ten sol açık, son bölümde Mustafa'dan sağ açık yaratmaya çalışırsanız tüm topları verirsiniz, kontra yersiniz.
Beşiktaşlı oyuncuların Vodafone Arena'yı bir akşam önce gezmesi anlamsız. Belki motivasyon olsun diye yapılmış ama bırakın da önündeki maçı yaşasın takım. Kampa girmişsin.
Kasımpaşa 3 gol attı ilk maçta ama sadece 4 kere gelmişti. Dün akşam gerçekçi ve müthiş bir top oynadılar, 7-8 tane pozisyon ürettiler. Gomez ağır durumda şu an, çevik gözükmüyor. 24 kişilik kadrodaki iki çizgi oyuncunuz cezalıysa, sakatsa elinizdekilerle mümkün olduğu kadar maçı bitireceksiniz. Kerim'in erken çıkması bu yüzden doğru değildi. Kanatlarından vazgeçmeyeceksin. 4-2-3-1'i en iyi oynayan Beşiktaş kendi çarkına çomak soktu. Her kontratağı etkili oldu Kasımpaşa'nın. Sonlarda oyuna giren Koita, 3 tane karşı karşıya kaçırdı son bölümde. Neden? Taktiksel anlamda kalıbının dışına çıktı. Kasımpaşa sezonun en iyi oyununu oynadı, iğrenç dedikodulara da son verdi. Rıza hoca düzgün bir insandır, o da maç kazanmak ister, bunu da gösterdi.
Vitor Pereira büyücü değil. "Beşiktaş da puan kaybedecek" dedi, 24 saat içinde gerçekleşti. İki takımın da zorlu maçları var. Sakin kalan işi götürecek. Avantaj hala Beşiktaş'ta gözükecek. Ligin devre arasında tahminim ikili averaja kalma durumuydu. Bu hala olabilir. Bu yüzden Fenerbahçe'nin de bu avantajı var.