Ömer Üründül

Ömer Üründül

Sergen Yalçın kazançlı çıktı

Dolmabahçe'de tempolu, bol aksiyonlu, zaman zaman gergin atmosferde geçen, zevkli bir 90 dakika izledik. Beşiktaş 90+1'de attığı golle çok önemli 3 puanı kazandı. Genelde hırslı, presli bir futbol sergilediler. Rakibi de hücum girişimlerinde oldukça zorladılar. Buna karşılık Başakşehir'in de çıkışları zaman zaman tehlikeler yarattı. Eğer Beşiktaş son bölümde skor dezavantajına düştükten çok kısa süre sonra beraberliği bulmasa çok ciddi bir yara almış olacaktı. Sergen Yalçın dün Cengiz olayında kazançlı çıktı. Onu istedi, aldı ve o da gal-i biyet golünü attı. Bundan sonrası Cengiz'e düşüyor. Çünkü kalitesi tartışılmaz ama özel yaşam önemli. Cerny çok iyi transfer. Her şeyden önce futbolu biliyor. Fizik olarak da hazır sayılır. Toure kuvvetli, adam eksiltebiliyor, fiziğini iyi kullanıyor. En büyük eksikliği, çok dağınık olması ama çok güzel bir gol attı.
Sergen Yalçın'ın iki ciddi problemi var. Abraham ve Rafa Silva fizik olarak bitik. Yapacağı en önemli şey, bir an evvel onları toparlayabilmektir. Zaten Rafa'yı oyundan çıkarması doğru bir teknik adam görüşüydü.
Sezona kötü başlayan Başakşehir, dün bir nebze daha iyi bir görüntüdeydi. Dün takımın başında olan Pezzaiuoli, başta Shomurodov olmak üzere Crespo ve Yusuf'u gereksiz oyundan alarak harakiri yaptı! Alper Akarsu'nun genel yönetimi çok başarılıyken son dakikada bir çuval inciri berbat etti. Dünyanın hiçbir yerinde Ba'nın pozisyonunda ikinci sarı gösterilmezdi.

Haksızlığa uğrayacak oyuncu değilim!

Zeki Murat Göle, kafasında Mourinho'ya teknik açıdan öyle bilenmiş ki, dün gece kadro seçimiyle bunu net bir şekilde gösterdi. Mourinho'nun kulübeye mahkum ettiği İrfan Can ilk 11'de, ayrıca yeni transferler Nene ve Alvarez'in ikisi de ilk 11'de. 3'lü defanstan 4'lüye dönüş, Oğuz da sağ bek. Fenerbahçe tempolu ve etkili ilk 45 dakika sergiledi. Bu baskı da 3 de gol bularak maçı orada bitirdi. Ancak unutulmaması gereken bir nokta var ki rakibi ligimizdeki birçok takım gibi kadro yetersizliği içinde. İkinci devre, Fenerbahçe ciddiyeti elden bıraktı. Fantezi oynamaya çalıştılar. Çıkmaya başlayan rakip karşısında 4 kişi defansif görevini yapmadı. Sonunda da 1 gol yediler. Ondan sonra tekrar kontrol Fenerbahçe'ye geçti. Oyuncu değişiklikleri ve de 3 puanla sonuçlanan skor.
Gelelim genel gözlemlerime; İrfan Can, 'ben haksızlığa uğrayacak oyuncu değilim' mesajını verdi. Oğuz, geçen maçlara göre daha olumluydu. Nene, bilekleri çabuk, kendine özgü yetenekleri olan bir sprinter. Ama pişmesi için daha çok zamana ihtiyaç var. Alvarez çok deneyimli bir ön liberodur. Fizik olarak hazır değil. O eksikliğini giderirse önemli bir oyuncu. Eğer kanatlar işler ve de takım iyi oynarsa En-Nesyri her zaman iyi bir golcüdür. Dün 1 tane çok net fırsatı kaçırdı ama2 gol attı. İlk gol çok kaliteliydi. Yönetime ivedilikle tavsiyem; zor olduğunu biliyorum ama çok disiplinli ve çok iyi bir hocaya ihtiyaç var.

Mourinho’nun tek olumlu katkısı yok

Yeri geldikçe vurguluyorum, bizim vasat takımlar karşısındaki maçlarımızda dahi favori rakiplerdir. F.Bahçe ile Benfica'nın bir incelemesini yapalım… Oturmuş saha düzeninde ve sistemde Benfica uzak ara önde. Fizik olarak da aynı şekilde. Doğal olarak zor bir maç. Ama futbolda çareler tükenmez. Doğru bir takım tertibi yapacaksın, iyi bir taktik plan uygulayacaksın ancak dün geceye baktığımızda F.Bahçe'nin hiçbir şekilde planı yok. Doğal olarak kontrollü ve savunma ağırlıklı oynayacaksın, ne kontratak yapabiliyorsun, rakibi karşılamada da sürekli alan bırakıp pozisyonlar veriyorsun. Duran toplarda F.Bahçe kullanıyor etki yok, Benfica'nın duran topta gol atabilecek sadece 3 oyuncusu var: Pavlidis, Otamendi ve Silva, her duran topta F.Bahçe defansı değil bu üç oyuncu topla buluşup vuruyor. İki rakip arasında her yönden bu kadar büyük fark olursa, rakibin kaçırdıklarını da göz önüne alırsak, tek farklı yenilgi bu şartlarda su götürür.
Oyuncuların performanslarına şöyle bir göz atarsak; ilk 45 dakika oynayan Amrabat sıfır, Fred oynarmış gibi yapıyor ama bir şey yok. Szymanski de kazandığı topların yüzde 90'ını kolayca kaybediyor. Semedo sakatlandıktan sonra Mert üçlü defans sisteminde sağ önde başarılı olacak bir oyuncu değil. Brown, Aursnes'in kulvarını kapatmasıyla hiçbir şey yapamadı. Bana göre uzun ayrılıktan sonra Livakovic, görevini yaptı. Son olarak şunu söylüyorum, bu Mourinho'nun Fenerbahçe'ye hiçbir olumlu katkısı yok. Beni kariyer ilgilendirmiyor. Tabii bu eşleşmenin en ilginç yönü, toplamda atılan tek golün Kerem'den gelmesi.

Okan Buruk çok şanslı bir hoca!

Galatasaray uzun zamandır alışılmış deplasman galibiyetlerine bir yenisini daha ekledi. İlk yarıda kontrol, tamamıyla Galatasaray'ın elindeydi. Hücum girişimleri tempolu değildi. Ama bir tarafta kaliteli ayaklar olursa karşıda da kısıtlı kadro varsa o zaman bütün avantaj senin lehine oluyor. Galatasaray ilk devrede skor avantajını da buldu. İkinci yarı başlar başlamaz hakem Alper Akarsu, Sane'nin yaptığı net faulüne 'devam' deyince Kayserili oyuncular durakladı ve Galatasaray'ı rahatlatan ikinci gol geldi. Ondan sonraki uzunca bölüm karşılıklı ataklarla geçti. Galatasaray farkı artırabilirdi ama Kayseri de çok önemli üç fırsattan birini değerlendirebilse belki de kolay maç zora girebilirdi. Son dakikada Osimhen farkı 3'e çıkardı. Sonuçta Galatasaray, bir 3 puanı daha hanesine yazdırdı. Torreira her zamanki gibi dinamo görevini kusursuz yaptı. Yunus ilk yarıda yüksek kalitesi ve oyun görüşüyle liderlik yaptı. Sane ve Osimhen çok önemli oyuncular ama fizik olarak hazır değiller. Tabi bu kadar kalitesi zayıf ligde güçlü oyuncuların olursa genelde istediğin sonuçları alıyorsun. Örneğin; dün gece takımın lokomotifi Barış Alper yoktu. Orta sahanın savaşçısı Lemina yoktu. Değişen bir şey olmadı. Gelelim Okan Buruk'a… Bir teknik adam deplasmanda iki farklı öndeyken çift santrfora dönmez. Eğer Cardoso net pozisyonu değerlendirse sonuç kestirilemezdi. Eren'in yapısı, kesinlikle kanat forveti görevine uygun değil ama ilk 2 golü attı. Okan hoca çok şanslı bir teknik adam.

Sakın Lizbon’da çift santrforla başlama!

Fenerbahçe, dün gece sahasında 3 puanı aldı ama sergilenen futbol kesinlikle tatmin edici değildi. İlk devre yoğun bir baskı vardı ancak hücum organizasyonları kısırdı. Bunun da en önemli nedenleri şöyleydi: Çift santrfor birbirleriyle uyumlu değil. Ayrıca orta saha da bu ikili santrforla yakın bağlantı kuramıyor. Rakip de kenarlarda tedbir alınca F.Bahçe'nin oyunu tıkanıyor. İlk yarıda Talisca'nın kendisiyle kavgası vardı. Gerekli gereksiz her yerden şut düşündü. Kenarlardan üç kolay ortayı, uzaklara ilgisiz yerlere attı. Bir de bu yarının en net pozisyonunda üstten auta gönderdi. Kendisi açısından neyse ki ikinci devrede 3. golü atarak biraz rahatladı. Zaten bu golden sonra F.Bahçe, daha kontrollü oynamaya başladı ama kısa sürede üst üste iki ciddi tehlike yaşamaları, Mourinho açısından düşünülmesi gereken konuydu. Bu maçta seyir zevki olarak aklımdaki ilk şey, Petkovic'in attığı mükemmel frikik golüydü.
Gelelim genel gözlemlerime… İsmail Yüksek, hem F.Bahçe hem de Milli Takım için önemli bir oyuncu. Ama Mourinho bunu anlamıyor. Dün ciddi maç eksikliğine rağmen kısa süre bocalasa da sonradan çok iyi görev yaptı İsmail. Ciddi sorunlardan bir tanesi ise sürekli hareketli oynuyormuş gözükmesine rağmen Fred'den hiçbir olumlu aksiyon hamlesi gelmedi. Oğuz görevini yaptı. Duran, topla hiçbir yumuşaklık sergilemiyor. Brown, F.Bahçe için önemli bir transfer. Mourinho'ya son tavsiyem, sakın ha Lizbon'da maça çift santrforla başlama.

Çift santrforla oynamak yanlıştı

İlk devrenin son 10 dakikasına kadar tek taraflı bir oyun izledik. Benfica tempolu oynuyor, pres yapıyor ve sürekli hücumu düşünüyordu. F.Bahçe sadece karşılama görevi yapıyordu. Tabi bunun nedenleri tartışılmayacak kadar açıktı. Bu tip Avrupa takımları, oyun düzeni ve fizik kondisyonu açısından bizim takımlardan daha önde. F.Bahçe'nin bu devredeki en büyük artısı, çok net pozisyon vermemesiydi. İkinci devre daha dengeli bir oyun izledik. F.Bahçe, ilk yarıdaki gibi mahkum oynamıyor buna rağmen üretemiyordu. Rakip 10 kişi kaldıktan sonra artık oyunun tek hakimi F.Bahçe'ydi. Eksik rakip karşısında Mourinho, stoperlerinden birini çıkararak Göztepe maçındaki hatasına düşmedi. Ama yoğun baskı golü getirmedi. Sonuçta iş rövanşa kaldı. Tabi ki avantajlı Benfica ama F.Bahçe'nin de şansı devam ediyor. Bilhassa rakibin orta sahadaki en önemli oyuncu Florentino'nun cezalı duruma düşmesi F.Bahçe için küçük bir avantajdır. Gelelim genel görüşlerime… Bu tip Avrupa takımları karşısında çift santrfor oynamak son derece yanlış. Hücumda yetersiz bir F.Bahçe izledik. Feyenoord maçını örnek gösterenlere şu iki noktada cevap veririm… Birincisi, o güne mahsus ekstra bir maçtı. İkinci haklılığımı gösteren etken de Göztepe deplasmanıdır. Bu düzende F.Bahçe, İzmir'de tek net pozisyon dahi bulamadı. Brown yine hırslıydı ama dağınıktı. Takımın oyun kurgusu yüzünden Semedo, bekleneni vermedi. Ben yine en çok Skriniar ile Amrabat'ı beğendim.

Tesadüf olmazsa G.Saray puan kaybetmez!

🔴 G.Saray sezona galibiyetle başladı. Gaziantep'teki kadroya bakarsak yeni olarak bir tek Leroy Sane vardı. Sarı-kırmızılı takım hakkında neler söylersiniz?
Galatasaray sezona farklı bir galibiyetle başladı. Ligimizin takımlarının genelde zayıf olmaları sebebiyle zaten G.Saray ile F.Bahçe'nin bu rakipler karşısında puan kaybetmeleri ya büyük teknik adam hatalarına ya da o günkü tesadüflere bağlı olur. G.Saray'da artık kadro yapısı da oturmuş durumda. Hiç zorlanmadan, tempoyu yükseltmeden kolay bir galibiyet elde edildi. Torreira her zamanki gibi orta sahanın bel kemiğiydi. Barış Alper de ön plana çıkan bir numaralı isimdi. Neden? Çünkü fizik açıdan bizim ligimizin üstünde olduğu için.

DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE O POZİSYONDA VAR DAVETİ GELMEZ
🔴 İlk maçtan hakem tartışmaları başladı. Ali Şansalan iki penaltı ve kırmızı kartı VAR yardımıyla verdi. Neler söylersiniz?
Benim senelerdir üstünde durduğum çok önemli bir konu var. Yeri geldikçe de tekrarlıyorum. Ülkemizde dünyada benzeri olmayan bir büyük takımlar olayı var. Medyada da böyle. Genelde kritikler büyük takımı tutan yazarlar tarafından yapılıyor. Eğer hakemler büyük takım lehine hata yapmışsa ses çıkmıyor. Aksi durumda da kıyamet koparıyorlar. İşte bu yüzden hem maçı yöneten hakemler hem de VAR'da görev yapanlar resmen korkuyorlar. Sarper Barış Saka da ilk icraatını yaptı. Dünyanın hiçbir yerinde ilk penaltı pozisyonu için VAR'a hakem davet edilmez. Eğer bu pozisyon Gaziantep lehine olsaydı, hakemi VAR'a çağırması sıfır ihtimaldi. Belli ki bu sezon da alışılmış biçimde kuvvetliler korunup zayıflar ezilecek. Ligde adalet kalmayacak. Bunun en önemli faturası da takımlarımızın karşısına Avrupa kulvarında çıkıyor.

BU ZEMİNLERDE MAÇ OYNANMASI YASAKLANMALI
🔴 Gaziantep'te saha zemini çok kötüydü. Hatta sakatlanan M'Bakata sezonu kapattı. Buna bir yaptırım gelmeli mi?
Futbolcular büyük tehdit altında. Bence TFF'nin, zemini uygun olmayan sahalarda maç oynanmasını yasaklaması lazım.

SANE İSTANBUL'A ÇOK HIZLI UYUM SAĞLAMIŞ
🔴 Leroy Sane ilk resmi maçında 90 dakika sahada kaldı. Alman oyuncuyu nasıl buldunuz?
Sane çok klas ve kaliteli bir kanat forveti ama benim her zaman yeri geldikçe vurguladığım bir konu var; günümüz futbolu artık atletizme döndüğünden kaliteli oyuncuların da yere sağlam basmaları lazım. Sane de İstanbul'a gelen birçok yabancı futbolcu gibi hem ligi küçümseyerek hem de buradaki rahatlığı görerek fizik olarak son derece düşüktü. Bir an önce toparlanmalı. Güçlü bir Sane, gerçekten çok önemli katkılar sağlar.

Fred kimliğinden çok uzakta

Bizim hiçbir takımımız, vasat Avrupa takımları karşısında favori değildir. Bunun da bana göre en önemli nedeni; her Avrupa takımının, yapılarına göre oturmuş bir sistemleri olması. Bir de tabii bize göre fiziki üstünlükleri… Dün ilk yarıda Fenerbahçe çok mahkum oynadı. Tempoyu ayarlayan, topa hakim olan, pres yapan, savunmayı zorlayan bir Feyenoord vardı. Ama takım savunmasının alan daraltarak dikkatli olması, rakibe tek şans golünden fazlasını vermedi. İkinci yarı daha dengeli, daha hücuma etkili çıkabilen bir Fenerbahçe gündeme geldi. Sonra Mourinho'dan iki hamle geldi. Ve maçın sonlarına doğru Amrabat'ın mükemmel golüyle skor kritik dakikada dengelendi. İşte bu golden sonra, o basit gol gerçekten yenmemeliydi. Sonuç olarak iş Kadıköy'e kaldı. Tabii ki zor bir maç olacak. Ne olursa olsun o ikinci gol Feyenoord'a önemli bir avantaj getirdi. Şimdi gelelim genel görüşlerime… Oosterwolde'yi takdir etmek istiyorum. Ağır bir sakatlık geçirip bir sene futboldan uzak kalıp sezon başındaki bu fiziksel performans önemli. Skriniar iyi oynadı. Bir önemli konu var… Fred artık kesinlikle çok önemli oyuncu kimliğinde değil. Oğuz Aydın dün gece çok kötü oynadı. Herhalde bunun nedenini kendi biliyordur. Duran'ın zamana ihtiyacı var. Yeni gittiğin bir takımda uyum süreci için en zor görev yeri santrfordur. Bana göre iddia ediyorum, Fenerbahçe'nin en iyi transferi Semedo'dur.