CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Beşiktaş aşağı düşüyor, hocası izliyor!

Beşiktaş, Avrupa Ligi maçında Frankfurt'a yenilince ıslıklara kızan Van Bronckhorst, taraftar için, "Beğenmeyen maça gelmesin" demişti.. O gün dedim ki "Beşiktaş taraftarına böyle laflar etme.. Yarın bir gün işler kötü giderse, bu laf karşına çıkar protesto edilirsin.." Şimdi Hollandalı'ya, Beşiktaş anlatılmadığı için bu hatayı yapmış tercüman da çatır çatır çevirmişti bu sözleri.. Peki şimdi ne olacak! Dünkü skandal sonuçtan sonra.. Taraftar maça mı gelmesin! Futbol yok, mücadele yok! Beşiktaş uzun zamandır düşüşte.. Ajax maçından beri kan kaybediyor.. Kazansa da aşağı doğru yol alıyordu.. Bir hafta boyunca Beşiktaş hakemle yattı, hakemle kalktı.. Herkes hakemi konuştu.. Bakıyorsunuz her düdükte Beşiktaşlı futbolcular hakemin dibinde.. Takım da etkilenmiş geride kalan 1 haftadan.. Sen topunu oyna! Şimdi suçlu hakem mi olacak! Van Bronckhorst yine takımın ayarlarıyla oynamıştı. Savunma fantazileri... Ersin iyi oynadığı maçların ardından kulübeye çekilirken Muçi ile Semih'in kanatları zırt pırt değişiyordu.. Masuaku ilk golün asistini yaptığında kral adam olurken yenilen 3 golde onun bölgesinden gelmesi ise ayrı bir fiyaskoydu. Masuaku ikinci yarıda kafa olarak sahada yoktu. Hollandalı hoca da izledi! Kanat orgazisyonlarıyla Beşiktaş lige damga vuruyordu. Beşiktaş'ın kanadı yok! Sürekli bir arayış içinde.. Şampiyonluğa oynayan bir takım böyle plan yapar mı? Kanadın yoksa aynı formasyonla niye oynuyorsun? Teknik adam becerisi işte burada devreye girecek. Ama yok! Takım göz göre göre aşağı düşüyor. Reçeteyi yazacak kişi yetersiz.. Beşiktaş böyle giderse kasım ayında lige havlu atar.. Galatasaray ile puan farkı şimdiden 8... Geçen yıl da bu zamanlar F.Bahçe lider ve 31 puandaydı.. Beşiktaş'ın da 22 puanı vardı! Aktörlerin farklı, senaryonun aynı olduğu bu tablo iyi analiz edilmeli...

Mourinho kalmak ister de sistem izin verecek mi!

F.Bahçe Teknik Direktörü Mourinho, İngiliz Sky Sports'a verdiği röportajda önümüzdeki sene de Fenerbahçe'de görev yapacağını açıkladı ve 'Beni kimse buradan kopartamaz' dedi. Buna Fenerbahçeliler sevinmeli. Fakat Fenerbahçe'de özel bir durum var; 10 yıldır çekilen şampiyonluk hasreti. Portekizli hoca bu hasreti dindiremezse, teknik direktör değirmenine kurban gidebileceğini geçmişteki örnekler bize gösteriyor. Çünkü şöyle bir geriye gidersek, Ali Koç döneminde 9 teknik adamın Fenerbahçe'den gelip gittiğini görüyoruz. Durum böyleyken Mourinho'nun önümüzdeki sezon da takımın başında kalma hayaline dair, net bir yorumda bulunmak kehanet olur!




Türk futbolunda istikrar yok... Bunu Türkiye Futbol Federasyonu yönetiminde de net bir şekilde görebiliyoruz. Takımlar da teknik direktör değişimlerini o kadar sık yapıyorlar ki bakın 10. hafta geride kaldı operasyonlara her gün yeni bir isim ekleniyor. Elbette ki başarısız sonuçlarda birilerine fatura kesilecek. Günah keçileri de her zaman hocalar oluyor. Trabzonspor değişime gitti.. Konya, Bodrum, Kayseri, Hatay, Adana Demir… Daha 15 gün önce G.Sasaray'da "Okan Buruk istifa etsin" diye sosyal medyada kampanya vardı. Mourinho da alacağı 2-3 olumsuz sonuçta bu kampanyalarla karşı karşıya kalırsa şaşırmayın… Özetle; önümüzdeki sezona kim öle, kim kala.

G.SARAY AĞIR FAVORİ
Kadrosu ve özellikle golcüleriyle Galatasaray şu an ligin bir numaralı şampiyonluk adayı. 10. hafta itibariyle kimin şampiyon olacağına dair net bir şey söylemek elbette hayalcilik olur. Unutmayalım ki her hafta dengeler değişebiliyor. Ama bir gerçek var ki son iki yılın şampiyonu olan ve hocası Okan Buruk'la yola devam eden G.Saray'ın istikrarına bakarak şampiyonluk yarışında ağır bastığını görebiliriz.




F.Bahçe'yi Kadıköy'de yenmek, Beşiktaş engelini iyi futbol oynamadan kalite farkıyla aşmak sarı-kırmızılılara psikolojik olarak üstünlük getirdi. Anadolu takımlarının gücü ortada. Birkaçı hariç dökülüyorlar… Durum böyleyken ve derbilerin sonuçlarının şampiyonu belirleyeceğini düşünürsek G.Saray bu konuda çok başarılı. Dolayısıyla da "Şampiyonluğun 1 numaralı adayı G.Saray'dır" demek yanlış olmaz.

BEŞİKTAŞ, KADROSUNA ACİL TAKVİYE YAPMALI
Beşiktaş geçen sezon çok büyük sıkıntılar yaşadı. Adeta türbülansa girdi. Camia karanlık bir tünelden çıktı. Bugün gelinen noktada Beşiktaş'ın büyük bir aşama kaydettiğini, taraftarına şampiyonluk heyecanını tekrar yaşatmaya başladığını, futboluyla, golleriyle konuşulduğunu ve medyada daha büyük yer aldığını söyleyebiliriz. Şampiyon olmak kolay değil. Hele de Galatasaray ve Fenerbahçe'nin harcadığı rakamlar karşısında. Beşiktaş da iyi transferler yaptı. Buna rağmen kadro olarak hem Galatasaray hem de Fenerbahçe'nin gerisinde. Devre arasındaki transfer döneminde en az üç ya da dört takviye yaparsa Fenerbahçe ve Galatasaray ile kafa kafaya mücadele eder.

FOTOĞRAFLAR YALAN YAŞANANLAR GERÇEK
Spordaki şiddet her geçen gün daha da artmaya başladı… Sahada yumruk yiyen hakem, stat basan başkanlar, sahaya inen taraftarlar, medya mensuplarına yapılan saldırılar artık 3. sayfalarda manşet! Futbol dünyasında herkesin iliklerine kadar hissettiği gerilimli bir ortam var. Maç izlemeye giderken adli bir olayın içinde kalabiliyorsunuz... Daha bir süre önce dört kulüp başkanı futbol federasyonunda bir araya gelmiş, kamuoyu önünde bir fotoğraf vererek, dostluktan kardeşlikten bahsetmişlerdi… O gün, "Umarım samimidirler" diye yazmıştım. Bugün gelinen noktada bu tür buluşmaların samimiyetten uzak, sadece görüntü vermek için olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Lütfen artık çıkıp da "Aynı gemideyiz, marka değerini yükseltmeliyiz" gibisinden açıklamalar yapmayınız. Çünkü toplum ve futbolseverler hatta sporseverler, bunları inandırıcı bulmuyor... Öncelikle yapacağınız en doğru şey, sosyal medya hesaplarınızdaki dile ve üsluba dikkat etmek... En azından bunu yapın, lütfen! NOT: Ben bu yazıyı yazdığımda TFF, başkanlarla ilgili son açıklamasını daha yapmamıştı.

“Mourinho’nun arkasındayız” diyecek misiniz!

Fenerbahçe taraftarı hem başkan Ali Koç'a hem de Jose Mourinho'ya sallıyor.. Takımın durumunu umutsuz bir vaka gibi görüyor.. Benim çevremdeki tüm F.Bahçeliler, bu sezondan umutlarını kesmiş. Oysa kaybedilen bir şey yok ortada. Daha çok maç var.. Ama insan umudunu kaybederse, her şey biter.. İşte en önemli nokta da bu.. Portekizli teknik adamı, Türkiye ve F.Bahçe taraftarı bağrına bastı.. Lakin son basın toplantısında medyayı da ligimizi de aşağıladı.. Çok üst perdeden konuşuyor.. Neden takım böyle bunu açıklayamıyor.. "Siz merak etmeyin bu takım şampiyon olacak" diyemiyor.. Adam dertlenmiyor.. Onun için bugün Fenerbahçe var, yarın yok.. Bu kadar basit.. Başkan Ali Koç bir süredir yurt dışında idi, önceki gün döndü.. Herhalde bir Samandıra yapıp kendini gösterecektir.. Koç'un Portekizli adama "Neden takım böyle" gibisinden bir soru soracağını sanmıyorum.. Kaybedilen puanlar illa ki telafi edilebilir.. Biraz önce ifade ettiğim gibi; siz umudunuzu kaybederseniz işte bunun telafisi olmaz.. Şu anda yapılacak tek şey; çıkıp konuşacaksınız.. İşler iyi iken basın toplantıları yapıp şov oluyor.. Mesela şunu deyin: "Mourinho'ya güvenimiz tam.. Hocamızın sonuna kadar arkasındayız." Bakalım diyebilecekler mi!

ZALEWSKİ'NİN ACELESİ YOK, KALECİ LAZIM!
Beşiktaş en çok kalede sıkıntı yaşamaya başladı.. Kalesinde iki önemli isim var: Mert ve Ersin.. Milli takımımızın da kalecisi olan Mert ne yazık ki son senelerde oldukça fazla sakatlık geçirmeye başladı.. Bu sezon ise geride kalan 9 haftada 3 defa sorun yaşadı. Şimdi de yine omuz sakatlığı nedeniyle hem Lyon hem de Galatasaray maçında olmayacak. G.Saray maçı Beşiktaş için çok önemli.. Ersin de istikrarsız bir tablo çizerken o da sakat.. Beşiktaş'ın devre arasında yapacağı ilk iş; iyi, genç ve yıldız bir kaleciyi kadrosuna katmak.. Mert'in yaşı 35.. Evet bir kaleci için yüksek bir sayı değil ama bazen diz bazen omuz derken sürekli sakatlanıyor.. 2021-22 sezonundaki çapraz bağ sakatlığında 36 maç kaçıran milli oyuncu, Şenol Güneş ile birlikte yeniden sahalara dönüp milli takım formasını da sırtına geçirmişti.. Fakat sonrasında bir türlü istikrar sağlayamadı.. Beşiktaş İkinci Başkanı Hüseyin Yücel, "İstersek Nicola Zalewski'yi alırız" diyor.. Sayın Yücel, Beşiktaş'ın sürekli forma giyecek bir kaleciye daha çok ihtiyacı var.. Zalewski'nin acelesi yok!

OSİMHEN, OCAK AYINDA GİTMEYECEK!
Osimhen, G.Saray'da kalır mı? Bu çok merak edilen bir soru. Attığı son nefis gol sonrası sarı-kırmız-ı lı takımda kalma şansının daha da azaldığını düşünüyorum.. Ocak ayında Napoli'nin kapısını çalacak kulüp olur.. Birinci sırada da Juventus.. 75 milyon Euro'yu veren zaten transfer ediyor.. Tabii oyuncunun da rızası önemli.. G.Saray'da 6 milyon Euro kasasına koyuyor.. Fakat Osimhen, G.Saray'da mutlu. Ocak ayında bir yere gitmez.. Sezon sonunda zaten yollar ayrılır.. Özetle Türkiye'de futbolseverler golcü futbolcuyu bu sezon izler.

Paulista ve Rashica derbiye şart!

Öncelikle gündüz maçlarının keyfi bir başka oluyor.. Hava güzel, atmosfer harika ve bir de üstüne Cumhuriyet Bayramı coşkusu eklenince, Beşiktaş adına mutlu bir gün oldu.. İki yarısı farklı bir karşılaşmaydı.. Beşiktaş ilk devre iyi, ikinci yarı ise biraz terledi.. Konyaspor, 45 ile 65. dakikalar arasında sıkıntılar yarattı.. Mert'in kurtarışı ve isyanı vardı bu bölümde.. Kibar bir şekilde arkadaşlarını uyardı! Pozisyon verdi rakibe Kartal.. Bitirici, kaliteli ayakları olsaydı Konyaspor maça ortak olabilirdi.. Taraftarın baskısı ile sonunda Semih 11'de sahaya çıktı.. Penaltıyı yaptırdı.. Maçın kırılma anıydı.. Değerliydi.. Siyah-beyazlı takımı taşıyan önemli isimler var.. Birincisi Rafa Silva.. Attığı gol, sakinliği, kalitesi, duruşu ve yeteneği 100 üzerinden 100 olan bir isim.. Ama acımasız tekmelere maruz kalmaya devam ediyor.. Muçi vasattı, Gedson önemli fırsatlar kaçırdı.. Immobile, Kayserispor maçında attığı kafa golü dışında penaltıdan goller atıyor.. Akan oyunda gol bulamıyor.. Hollandalı teknik adam, Semih'i çıkartarak Al-Musrati'yi oyuna aldı.. Musrati ceza sınırındaydı.. Risk alarak Lyon maçının denemesini yaptı 4-3-3 ile.. Önce Lyon maçı ama ardından da G.Saray karşılaşması var.. Beşiktaş bir G.Saray maçıyla lig öncesi coşmuştu.. Şimdi rakibiyle ikinci bir final müsabakası oynayacak.. Bu futbolun üstüne çıkması lazım. Beşiktaş kadro olarak G.Saray'ın gerisinde.. Kötü fikstürü nedeniyle de yine Avrupa'da deplasmandan dönecek. Beşiktaş'ın bu stoper ikilisi (Emirhan-Uduokhai) G.Saray'ın ekmeğine yağ sürer. Derbiye Paulista ve Rashica'nın yetişmesi gerekiyor.

Galatasaray yeni hoca aradı mı?

Sergen Yalçın, Beşiktaş'ı şampiyon yaptı. Sonrasında istifa etmek zorunda kaldı. Abdullah Avcı, Trabzonspor'u yıllar sonra zirveye taşıdı ve o da gitmek zorunda kaldı. Son günlerin en çok tartışılan ismi de Okan Buruk. Fenerbahçe maçını kaybetse bugün Galatasaray'ın başında yüzde 90 olmayacaktı. Kulislerdeki bilgiye göre Galatasaray yönetimi, bir B planı hazırlamış ve Hırvatistan Teknik Direktörü Zlatko Dalic ile bir kahve içmiş. Şu ana kadar bu iddiayı yalanlayan olmadı. Sonrası Fenerbahçe maçı Kadıköy'de kazanılınca her şey rafa kalkmış. Dalic, Galatasaray'a gelir miydi bilmem ama bir temas, sohbet olduğuna göre de ciddi ciddi B planı olarak düşünülmüş. Bunu Okan Buruk da biliyormuş. Teknik adamların kaderleri pamuk ipliği gibi. İstersen arka arkaya 10 kez şampiyon yap, yine kelle koltukta çalışıyorsun. Bakın Okan Buruk neler söylemiş daha dün: "Bazen her maçı son maçım diye düşünüyorsunuz. İnandıklarınızı yapmalısınız…" Gerçekten de öyle. Bir varmış bir yokmuş.

EİNSTEİN'IN BİLE BEYNİ YANARDI!
Şimdi size bol rakamlı bir yazı yazacağım. Şu yabancı futbolcu işi biliyorsunuz her sene değişiyor. 2000'de bu karar 5+1 ile başlamış. Sonrasında her sezon erozyona uğramış. Tabi bu yıla gelene kadar. Papatya falı açılmış. Formülleri görünce insanın aklına Einstein geliyor. Onun bile içinden çıkamayacağı rakamlar! 5+4+2, 6+2+2, 6+0+4, 14, 14+2, 8+6+3 olmuş mesela. Daha da var. Ama hepsini yazarsam kafamız yanar. Bu işin istikrarı hiç olmamış. TFF bir şey yapmak istemiş ama kulüpler "Aman durun… Elimizde çok yabancı var, nasıl yollayacağız" demişler. TFF de kulüplerin sesine kulak vermiş. Şimdi yeni TFF de diyor ki "Ben sınırsız bırakacağım ama kriter getireceğim." Ortada dolaşan kriterler var ama bunların geçerli bir tarafı yok. Muhtemelen yaş, Milli Takım gibi şeyler gelecek. Malum takımlar seviyor 35 yaş üstü futbolcu almayı da. Şimdi sınırsız olmasına gelirsek bu yanlış bir uygulama olur. Zaten yabancı çöplüğü ile başımız dertte, siz tamamen sınırsız bırakırsanız…

VAN BRONCKHORST BAŞARILI MI?
Beşiktaş Başkanı Hasan Arat, geçtiğimiz günlerde Giovanni van Bronckhorst için övgü dolu sözler sarf etti: "Gio hocamız ve teknik ekibimiz sayesinde mükemmel bir ahenk kazandık. Beşiktaş taraftarı bu takımı seviyor. Bizim en büyük güvencemiz, taraftarımızdır. Biz de sorumluluklarımızı yerine getirmeye çalışıyoruz." Geçen sezon dip yapmış bir takımı toparlamak elbette kolay iş değil.. Şu ana kadar Beşiktaş bu süreci iyi geçirdi.. Ama bir nokta dikkatimi çekti.. Beşiktaş geçen sezon Şenol Güneş ile ilk 12 maçında (Lig ve Avrupa) 9 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 yenilgi almış.. 2.41 puan ortalaması yakalamış.. Yani her şey harika gidiyormuş.. Van Bronckhorst ise 7 galibiyet, 3 beraberlik ve 2 mağlubiyet elde etti. Puan ortalaması 2... Hollandalı teknik adam iyi işler yapıyor ama yolu uzun. İlk haftalara bakıp hayalci olmamak lazım.

Takımı da hocayı da artık yıpratmayın!

Şimdi herkes hem Milli Takım'ı hem de teknik direktörü Vincenzo Montella'yı göklere çıkarıyor.. Bir bakıyorsunuz; "Böyle kötü hoca olur mu? Hemen kovun", bir bakıyorsunuz dünyanın en iyi teknik adamı muamelesini görüyor.. Yani siyah beyaz! Almanya'da EURO 2024 hazırlıklarını yaparken bir video Türkiye'de olay olmuştu.. Hadi hatırlayalım o anı! Filmi geriye saralım.. Milli Takım, Çekya hazırlıklarına başlar.. İdman sahasında ısınma çalışmaları sonrası taktik çalışmalarına geçildiği sırada, Arda Güler eline yelek alır.. Bu sırada Vincenzo Montella o bölgeye gelir.. Arda Güler'in elinden yeleği alan Montella, Yusuf Yazıcı'ya yeleği uzatır..



KAVGA YOK, SAYGI VAR!
İşte bu görüntülerin üzerine ses montajı yapan akıllar, Türkiye'yi milli maçları öncesi kaosa sürükler.. Oysa İtalyan teknik adamın Arda ile hiçbir sorunu yoktur ve genç yıldızı dinlendirmek için bunu yapar.. Sosyal medya ve bazı medya gruplarında fırtınalar koparken, dönemin TFF yönetimi de yerden yere vurulur.. Bu bir operasyondu.. Montella için kâbus dolu günlerdi o günler.. Neyse ki sonra bir kriz olmadığı ortaya çıkınca, Arda da Montella da rahat bir nefes alır.. Bugün İtalyan teknik adam, Ay-Yıldızlı ekip ile büyük başarılara imza atıp ilkleri yaşatıyor.. Arda Güler ise sahada klasını konuşturup Real Madrid taraftarını çıldırtıyor.. Çünkü Ancelotti onu oynatmıyor. Genç bir takımımız var.. Başarılı, aslanlar gibi de mücadele ediyor.. Sahada kavga etmiyor, iç çekişmeleri yok. "Prim prim" diye yaygara yapmıyor.. Teknik adamı saygı görüyor.. Boş konuşmuyor.. Seviyeli eleştirilere yanıt veriyor.. Sonuç olarak takım başarılı, takımın patronu olan Montella da başarılı..

PASAPORTA BAKMAYIN!
Şimdi diyeceğim şu: Bu hocanın da bu çocukların da moralini bozmayın, sosyal medyanıza kurban etmeyin.. TV'lerde "Sen hoca değilsin" diye yaygara yapmayın.. Daha fazla izlenmek için Youtube'da tiyatro sergilemeyin.. Bizim takımımız, bizim gençlerimiz.. Hatta bir grup diyor ki; "Milli takıma da yerli teknik adam gelsin." TFF Başkanı diyor ya, kendi evlatlarımız ile yola devam edeceğiz, yabancı olmayacak! (Hakemler) Yerli ya da yabancı, önemli olan o kişin başarısıdır.. Yani eğer yerli hakem bu işi yapamıyorsa tabii ki yabancı hakem de gelebilir.. Pasaporta göre değil icraata göre hareket etmek lazım..

DÜNYA TAKIMLARI BİZLE!
SONUÇ
: Bir santrfor dışında her şey var bu Ay-yıldızlı ekipte.. Hepsi dünya yıldızı.. Juventus, Roma, İnter, Benfica, Real Madrid, Brighton gibi takımlarda oynuyor. Yıldız gibi parlıyor, ülkelerini başarıyla temsil ediyorlar..

BIRAKIN KAYIKÇI KAVGASINI!
Gelelim G.Saray ile F.Bahçe arasındaki son 2 yıl ve ilk 8 hafta hakem hatalarına bakalım tartışması, hodri meydanı, ne derseniz deyin tam bir kayıkçı kavgası… Daha bir hafta önce 4 kulüp başkanı Riva'da TFF Başkanı Hacıosmanoğlu ile kahvaltı etmiş, sonrasında da kamuoyuna güzel mesajlar iletilmişti. O gün bir yazı yazmıştım; "Samimiyseniz destekliyoruz." demiştim. Değilmişsiniz! Bu iki kulüp arasındaki çekişme yine futbol iklimini gerecek boyutta. Mesela küme düşen takımlar da dese ki bizim de son 8 yılımıza bakılsın. Ne olacak? Ortaya attıkları teklifin akılla mantıkla alakası yok.

Cezalar kulüplere ve isimlere göre mi?

Son zamanlarda en çok tartışılan konulardan bir tanesi futbol federasyonu disiplin kurulunun verdiği cezalar. Bu kararlara Beşiktaş'tan büyük isyan var. A Spor'da konuşan Beşiktaş Asbaşkanı Onur Göçmez, yardımcı antrenör Serdar Topraktepe'ye verilen cezayı kabul etmediklerini açıkladı. Beşiktaş'a hak vermek lazım… Çünkü Serdar Hoca, yaptığından dolayı ceza aldıysa karşısındaki teknik adama da aynı cezanın uygulanması gerekirdi. Eylem karşılıklıydı. Hadi bunu bir kenara bırakıyorum, Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ile ilgili de hukuk kurulu tehditten sevk yaptı ama Disiplin Kurulu 117 bin TL ceza kesti. İşin bir başka tuhaf boyutu bu para cezası, Okan Hoca'nın söylediği iddia edilen sözler hakem ve gözlemcilerin raporlarına yansımadığı gerekçesiyle Tahkim Kurulu tarafından kaldırıldı. Sevk mi yanlıştı yoksa disiplin kurulu mu cezayı yanlış verdi. Böyle bir şey olunca da Beşiktaş'ın isyan etmesi normal. Cezaların standardı nedir? Kime göre ceza veriliyor? Kulübe göre mi, teknik adamlara göre mi? Beşiktaş'ın ve diğer kulüplerimizin adalet olarak içlerinin rahat olması için bu Profesyonel Disiplin Kurulu'na, TFF yönetiminin acilen el atması gerekiyor. Ortada bir gariplik var...




YABANCI EĞİTMEN DE OLMASIN!
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, VAR ile ilgili tartışmalara noktayı koydu. Çok net bir açıklama yaptı Sayın Başkan. Dedi ki "Biz kendi evlatlarımıza güvenmeye devam edeceğiz." Katılıyorum ama kendi evlatlarımıza güvenmeye devam edeceksek kendi eğitmenlerimize de güvenmeye devam etmeliyiz o zaman! TFF'de Hakem Gelişim Direktörlüğü'ne getirilen Portekizli Vitor Melo Pereira ve ekibi gibi hakem hocalarının da görev yapmaması lazım. Öyle değil mi!




SEMİH İÇİN ORTAK KARAR ALMIŞLAR!
Bu Semih Kılıçsoy konusunda hem Beşiktaş Teknik Direktörü Giovanni van Bronckhorst hem de A Milli Takım hocası Montella herhalde ortak noktada buluşmuş. İkisi de genç futbolcuya şans vermemek için fikir birliğine varmış belli ki. Hollandalı teknik adam diyor ki "Ben onla sık sık konuşuyorum. Çok yakınız, aramızda hiçbir sorun yok." Zaten aranızda bir sorun olduğunu düşünen yok. Kamuoyunun tartıştığı Beşiktaş'ta bu bölgede ihtiyaç varken neden bu çocuğa şans verilmiyor. Bir şekilde Montella da önceki gece oynanan maçta Semih'e şans vermemeyi tercih etti. Hocam oynatsana çocuğu. Beşiktaş'ta şans bulamıyor bari sen şans ver. Elimizdeki değerleri aşağı çekmek için bu kadar uğraşmayın.

Samimiyseniz destekliyoruz!

Avrupa'da geçen hafta dökülen takımlarımız kısır çekişmeler nedeniyle bu başarısızlığı yaşadılar.. Oysa ülke olarak Avrupa'da oynayacağımız maçlara gereksiz polemiklerle girmesek herhalde daha güzel sonuçlar alınırdı. Ülke puanında elimizdeki avanta kaybetmeye başladık.. Şimdi Riva'da yapılan toplantı elbette önemli.. Bir kere TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu tek tek başkanları arayarak bu toplantıyı ayarlamış.. Fotoğraf harika.. Çaylar, kahveler eminim ki güzel sohbetler de olmuştur.. Ara ara tartışmalar olsa da.. TFF Başkanı diyor ki, "Türk futbolunun marka değerini layık olduğu yere taşımak hepimizin sorumluluğu… Sahada rakip olacağız ancak maçlar bittikten sonra ortağız." Harika bir söylem.. Güzel güzel kamuoyu önünde ihtilal çağrıları yapılıyor.. Futbolsever buna inanıyor mu! Burası büyük soru işareti.. Özellikle son 15 gündür birbirlerini suçlayan, her türlü hakareti yapan Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe kulüp başkanları birbirlerine neler dediler neler! Yazdılar çizdiler.. Sonra ne oldu, sosyal medyada millet birbirine girdi.. Şimdi biz toplandık, sorun yok deyip beraber aile fotoğrafı vermek ne kadar samimi… 24 saat geçmeden yine aynı şeyleri yaşayıp birbirlerini suçladıklarını görürsek ne olacak! Garantisi var mı? Bin defa buluşun hiçbir şey değişmez.. Bu toplantıları destekliyoruz.. Ama!.. Dışarıda farklı bir tablo çizmeyin.. Gencecik insanları sosyal medyada birbirlerine düşman etmeyin lütfen..