CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Viking şaşırmıştır!

Beşiktaş, 11'e 11 oyunda kendi sahasında değil de deplasmandaki bir takım gibiydi. Ön alan baskısı yapamayan, sürekli olarak geride bekleyen durumu vardı. Immobile maçın ilk devresinin çoğunu orta yuvarlakta geçirdi. Bu da takımın ne kadar geride durduğunu gösteriyordu. Sürekli yan pas, geri pas yapan oyuncular vardı. Musrati oyunu hızlandırmak bir tarafa geri pas yapıp durdu. Masuaku ters kanada paslarda devamlı hata yaptı. Mario da ön alanda topları ezdi. Samsunspor rakip yarı sahada 5-6 kişiyle baskı yaparken, Beşiktaş 2-3 kişiyle duruyordu. Kendi sahasında oynayan sanki Samsunspor gibiydi. Immobile ve Rashica'nın direğe takılan topları var. Samsunspor'un da iki kritik pozisyonunda Mert Günok başarılı oldu. Yine maçı kurtaran adam oldu.. Beşiktaş'ın savunmada, orta sahada ve hücumdaki eksiklikleri net görüldü. Takımın kanat oyuncusu yokluğu çekmesi bir kez daha gözler önündeydi.. Adı Kartal ama kanatları yok. Mario hiçbir şey yapamadı. Bir kez gol pozisyonuna girdi. Rashica 1-2 pozisyon hazırladı ancak bundan çok daha fazlasında doğru pas, doğru orta yapamadığı için Beşiktaş pozisyonlardan eli boş döndü. Rafa Silva karşı karşıya Okan Koçuk'a takıldı. Samsunspor 10 kişi kaldıktan sonra pozisyonlar arttı. Muçi çok fazla deneme yaptı, hareketli ve etkiliydi. Maçı tribünden izleyen Solskjaer, takımın neden bu kadar geride oynadığına şaşırmıştır. Beşiktaş'ta hızlı, topla mesafe kat edebilen bir kanat ve pivot santrfor transferi planı yapılıyor. Masuaku giderse bir de bek alınacak. Ancak hoca bu maçtan sonra belki orta sahaya da farklı bir profil isteyebilir. Samsunspor'un bir puan alarak evine dönmesi onlar adına mutluluk, Beşiktaş'ın kaybı ise siyah-beyazlılar için üzüntü vericiydi...

Köfte ekmek ve ayrana dönelim!

Süper Lig'de ilk yarı kavgayla gürültüyle bitti.. Aklımızda ne kaldı: Hakemler, VAR skandalları ve Galatasaray ile Fenerbahçe'nin bel altı açıklamaları.. İki kulüp birbirini ahlaksızlıkla suçlar boyuta geçti.. Tarihleri boyunca bu kadar birbirlerine salladıkları bir dönem olmamıştı.. Kurumsal yapılarını bir kenara bırakıp neler söylüyorlar birbirlerine.. Asırlık çınar oysa ikisi de.. İşte bu nedenle futbol adına çok da konuşacak bir şey yok özetle… Şimdi ikinci perde başlayacak.. Anadolu takımları isyan noktasına geldi.. Teknik direktörleri bir bir çıkıp, "Ligde sadece 2 takım yok" demeye başladı. Beşiktaş ve Trabzonspor'un yarış dışı kalması da aslında bu gerilimi büyüttü.. İki takım yarışta olsa Galatasaray ile Fenerbahçe birbirlerini bu kadar yemezdi.. Samsunspor transfer yapmadan sezona başladı ve 3. sırada.. Süper Lig'e yeni çıkan Göztepe ve Eyüpspor'un neler yaptıkları ortada! Teknik direktörleri sahada satranç ustası gibi rakibi ölçüp biçiyor, hamlesini yapıyor. Ama biz her gün "O yönetici onu demiş, o kulüp bunu paylaşmış, o hoca göndermede bulunmuş" polemiklerini konuşuyoruz. Bu oyun basit.. Herkes keyif almak istiyor.. Eskiden maçlara gitmek, o gün yaşanacak en büyük mutluluktu.. Çocuklar, babaları ve maç keyfi.. Yarım ekmek köfte ve ayran.. Üstüne bir de maç heyecanı.. Şimdi ne oldu! Acaba maç nasıl geçecek? Kavga mı olacak? Hakemler hakkımızı mı yiyecek? Yöneticiler ne diyecek? Bunları düşünen futbolseverin de zihni yoruldu artık. Köfte ekmek, ayran ve maç keyfinin olacağı bir ikinci yarı yaşansın.


G.SARAY İCARDİ'DEN ARTIK UMUDU KESTİ!
Galatasaray'da İcardi yerine önemli bir golcü aranıyor.. Her gün gazetelerde bir golcü haberi çıkıyor.. Okan Buruk özellikle İcardi'nin boşluğunun doldurulmasını istedi.. Yıldız futbolcunun sosyal medya paylaşımlarına bakarsanız oldukça mutlu.. Yeni sevgilisi de var.. Bu kadar fotoğrafın içinde bir kare çalışmasına, tedavisine dair bir şey yok.. Ameliyat sonrası nasıl bir tedavi süreci geçiriyor? Galatasaray'ın yapacağı en hayırlı şey, sözleşmesini dondurmak olur.. Bu Galatasaray'a fayda sağlar.. Oyuncu martta İstanbul'a dönecek.. Daha çok uzun zaman var.. Sonrasında sahalara dönüşü en erken Ağustos.. Uzunca bir zaman.. Osimhen sezon sonu gidecek.. Batshuayi zaten güven vermiyor.. İşte G.Saray'ın devre arasında yapacağı en önemli hamle, iyi bir golcü almak olur.


ADALI, 5 MİLYON EURO DAHA VERMEK İSTEMİYOR
Beşiktaş'ta teknik adam konusu krize doğru gidiyor.. Neden hâlâ hoca yok diye.. Bu kolay iş değil.. Başkan Serdal Adalı acele etmiyor.. 6 Ekim 2023 ile 15 Ocak 2025 arasında Beşiktaş, Serdar Topraktepe hariç 5 tane hoca değiştirdi. Santos ve Van Bronckhorst'a ödenen tazminat bedeli yaklaşık 5 milyon Euro.. Ödenmiş derken daha taksitleri var.. Dolayısıyla da Beşiktaş hem iyi bir teknik adam istiyor hem de yarın bir gün tazminat vermek istemiyor.. Tabii böyle bir durum için sözleşme yaparken karşı taraf ile bunu iyi analiz etmek lazım.. Ama hiçbir yabancı teknik adam da bir kuruşunu bırakmadan gitmez.. Özetle teknik direktör meselesi hassas iş…

Tadic, F.Bahçe’yi de yönetimi de kurtardı!

Fenerbahçe taraftarı yine yüreği ağzında bir maç izledi. Öldü öldü dirildi. Hiç kolay geçmedi Konyaspor deplasmanı. Maç seçme lüksü yok Fenerbahçe'nin. Çıkıp kazanacak... Tek yol, tek seçenek bu... Liderle arasındaki fark 11'di sahaya çıktıklarında. Galatasaray maçı bittikten sonra da bu oyuncular paylaşımlar yaptılar. Galatasaray karşılaşmasının hakemine isyan ettiler.. Ama oyun olarak o isyan sahada yoktu. Daha 25. saniyede gol yediler. Kötü oynayıp hayati bir maç kazandılar! Hepsi bu... Fenerbahçe amatör seviyesinde goller yedi. Günlerdir yazılıp çizilen stoper transferlerinin bir an önce yapılması şart olmuş... Zaten Konya maçını gördükten sonra yönetim hafta sonuna kadar stoperleri de bitirir, Talisca'yı da açıklar. Fenerbahçe'nin orta sahasını Konyaspor kolay geçti. Zayıf kaldılar. Sarı-lacivertli takım pas da yapamadı, oyun da kuramadı. Stoperleri de bu rolü oynayamadı. İki gol stoperlerden geldi ama Çağlar ve Djiku ikilisi hatalar yaptı. Bu arada Mert Müldür için kötü diyemem. Kanatları da iş yapmayınca Fenerbahçe'de her şey evlere şenlikti. Kadere bakın ki Tadic kurtardı; hani şu geçen hafta protesto edilen takımın en skorer adamı, yıldızı. Tadic yuhalanır mı? Takımın sahadaki lideri, duruşu olan adam! İşte o Tadic, Fenerbahçe'yi ipten aldı ipten... O sakinlik, o nefis vuruş. Toplam 9 gol, 12 asist. Son günlerin popüler konusu hakemler. Artık her maçta oyuncular birbirlerine öyle ağır fauller yapıyor ki... Düşman kardeş gibiler! Hakem de VAR da kartlarda uyudu. Çıkmayan sarı ve kırmızı kartlar vardı. VAR'a yabancı yetmez, ortaya da gelmeli!

Acilen sil baştan yapılması şart!

Skor olarak Beşiktaş kazandı ama oyun için bunu söyleyemeyiz.. Evinde taraftarı önünde 3 puan almak zorundaydı.. Yeni başkan gelmiş, takımın paraları hesaplara yatmış.. Yani söz sırası Beşiktaşlı futbolculardaydı. Ama gelin görün ki böyle bir tablo olmadı!.. İlk 30 dakika Beşiktaş yok, Mert Günok vardı.. Milli kaleci maçın yıldızı oldu.. Sonrasında gelen goller vardı.. Beşiktaş yine kaliteli ayaklarıyla golleri buldu.. İlk yarı bitmiş.. Skor üstünlüğü var.. İkinci devre Beşiktaş'tan taraftar daha farklı bir skor, daha iyi bir futbol beklerken hayal kırıklığına uğradı. Bodrum pozisyonları buldu, penaltısı verilmedi.. Buna rağmen golü de attı, farkı 1'e indirdi.. Hatta 102. dakikada direğin yanından top dışarı gitmese, skor 2-2 olacaktı. Bodrum maç boyunca Beşiktaş ceza sahası içine 42 defa girmiş, 17 şut atmış. Beşiktaş'ta bu rakamlar 21 ve 8... Yetenekli oyuncuları olsaydı konuk takım maçı kazanırdı. Beşiktaş, şansıyla ve Mert'in performansıyla 3 puanı aldı.. Fakat umut vermedi. Maçın özeti bu.. Beşiktaş savunma yapamıyor, Beşiktaş top rakipte iken panikliyor, topu alamıyor.. 4 pas üst üste yapamıyor.. Hücum seti yok.. Mücadele yok.. Büyük bir takım bunları yaşar mı? Yaşıyor.. Şimdi Sayın Adalı diyor ki: "Teknik adam için acele etmeyeceğiz.." Bu düşünce doğru olmakla beraber süreci de çok fazla uzatmamak lazım.. "Ya Serdar Topraktepe ile devam edeceğiz" deyin ya da yeni hocayı belirleyin.. Belirsizlik, takımı işte böyle etkiliyor.. Futbolcu kimle devam edeceğini bilmek ister.. Oyuncu topluluğu belirsizliği sevmez.. Papatya falı işe yaramaz.. Acilen takımın yeniden yapılandırılması gerekiyor.. Şu oyun ile Beşiktaş, Samsun'u yenebilir mi haftaya.. Yanıt yukarıda!

Montella’nın ajandası dolu, kafasını dağıtmayın

Beşiktaş'ta seçimin üzerinden iki hafta geçti, teknik direktör sorunu hâlâ devam ediyor. 1 dakika kaybedecek zamanı olmayan siyah-beyazlı kulüp, yeni hocasını belirleyemedi. Beş ay sonra tekrar bir seçim olduğu için belli ki çoğu isim göreve gelmek istemiyor. Yabancı teknik direktörler zaten kısa süreli görev almaz. Allah, Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı'ya kolaylık versin. İşi zor. Ben burada başka bir konuya değinmek istiyorum.. Kulüplerimiz her başı sıkıştığında Milli Takım Teknik Direktörü Montella'ya göz dikiyor. İtalyan teknik adamı göreve davet ediyorlar, teklifte bulunuyorlar. Sanki Milli Takım önemsizmiş gibi... Hem Ay-Yıldızlı ekibi çalıştırıp hem de bir takımda görev alan örnekler oldukça fazla var ama bu sağlıklı bir yapı değil. Zaten İtalyan hoca da bu tür tekliflere çok soğuk bakıyor.

Daha önce başka kulüpler de hocanın kapısını çaldı. Montella'nın artık çok önemli bir görevi var; Türkiye'yi Dünya Kupası'na götürmek. Bunu başarırsa bu ekibin başında kalacak, başaramazsa zaten yollar ayrılır. Mart'ta da Macaristan ile oynayacağımız karşılaşmalar var. Yani İtalyan hocanın ajandası dolu.. Dolayısıyla sürekli TFF'nin kapısını çalıp Montella'ya kanca atmayı artık bırakın! Gelelim Beşiktaş'a... Sergen Yalçın görevi reddetti.. Anladığımız kadarıyla Alman patentli teknik adam arayışları sürüyor, şu ana kadar olumlu bir sonuç yok. Şimdi Beşiktaş'ın önünde bir seçim var, başkanın bu seçime güçlü girmesi için daha önce de yazdığım gibi, futbol takımının iyi sonuçlar alması şart. Takım kötü giderse başkan seçimde zorlanır. Türkiye'de her şey sahadaki başarılar üzerinde yürüyor. Bu nedenle Beşiktaş'a marka ve lider bir hocayı getirmek şart, zaman geçiyor.

İYİ Kİ TÜRKİYE KUPASI VAR
Türkiye Kupası'nın grup maçlarının ilk bölümünü geride bıraktık. Heyecanı yüksek, bol gollü karşılaşmalar izledik. Maçların oynandığı şehirlerdeki heyecan, Süper Lig takımını gören futbolseverlerin mutluluğu kameralara net bir şekilde yansıdı. Kupa, gittiği bölgeleri, ilçeleri bayram yerine çeviriyor. Her nedense uzun zamandır kupaya bakış açısının bazı kulüplerimiz tarafından olumsuz olması kabul edilebilir bir şey değil. Bütün Avrupa'da liglerin dışında kupa maçları oynanıyor. Oldukça da heyecanlı geçiyor. Bizdeki karşılaşmalar da açık kanaldan; ATV'den ve A Spor'dan milyonlarca kişiye ulaşıyor. Çok da güzel maçlar oldu. Futbola doyduk, gole doyduk, genç isimleri gördük. Kendilerini göstermek isteyen oyuncuların iştahlarına, arzularına ve azimlerine şahit olduk. Yani bakılırsa, artı değeri oldukça fazla. Şimdi kulüplerimiz şundan dert yanıyorlar; işin gelir kısmı, oyunculara verilen maç başı ücretler ve diğer masraflar.. Bahaneleri bu. Fakat boşa yapılan transferler, çöpe atılan paralar, iptal edilen sözleşmeler, FIFA'lık olan dosyalar, ödenen tazminatlar, herhalde bunlar hesaba katıldığında bu bahsettikleri bahanelerin savunacak bir tarafı kalmaz. Türkiye'de Süper Lig kulüpleri bu kadar borç batağındaysa bunun nedeni Türkiye Kupası'nda oynanan maçlar değil başarısız yönetimler. İyi ki kupa var.


ALİ KOÇ, F.BAHÇE'NİN GENÇ TARAFTARLARINI ANLAMIYOR
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, iki saatlik bir toplantı yaptı ve uzun uzun anlattı.. Genel olarak bakıldığı zaman toplantının sonuçları, kullanılan ifadeler, düşünceler taraftarı tatmin etmedi. Sayın Başkan bu uzun basın toplantısında özellikle Mourinho'ya destek verilmesini istedi ve şartlar ne olursa olsun görevde kalması gerektiğinin altını çizdi. Bu önemli bir şey fakat Fenerbahçe'nin yapısında, camiasında başarı yoksa kimse görevde kalamıyor. Özellikle teknik adamlar. Ali Bey 11 tane hoca ile çalıştı..

Başkan taraftara sitem etti, eleştirdi. Hepsi için aynı ifadeyi kullanmadı ama tam olarak da Fenerbahçe taraftarının ruhunu anlayamadığını düşünüyorum. Özellikle gençler, Galatasaray'ın başarıları karşısında takımlarının da kupalar kazanmasını, şampiyonluk istiyor.. Fenerbahçe buna on yıldır hasret. Bugün 16-17 yaşındaki çocuklar, F.Bahçe'nin başarısızlığını hazmedemiyorlar. Bir şampiyonluk görmemişler. Yeni bir çağdayız, teknoloji inanılmaz, sosyal medya patlamış. Z kuşağı dediğimiz bu gençlerin ruhunu iyi anlamak lazım.. Onlar mutlu olmak, kupa görmek istiyorlar. Mourinho, Kasımpaşa maçında çocukların gözdesiydi. Onlarla çok güzel bir iletişim kurdu.. İcardi'nin çocuklar üzerinde estirdiği rüzgârı görüyorsunuz. Zaten tepkilerin odağında hoca yok, başkan ve yönetim var. Yani Sayın Başkan gençleri iyi anlayın.


UMARIM MAURO İCARDİ G.SARAY'A ZARAR VERMEZ
Galatasaray'ın yıldızı İcardi ile ilgili her gün sosyal medyada, Instagram hesaplarında binlerce yorum ve fotoğraf çıkıyor. Arjantinli golcünün özel hayatı tam anlamıyla bir magazin haline dönüştü. Ciddi bir ameliyat geçirdi. Nasıl bir idman yapıyor? Bu ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecini nasıl geçiriyor? Herhalde G.Saray'ın doktorlarının bundan haberi vardır. Her gün onlarca fotoğraf paylaşan futbolcunun tedavisi ile ilgili bir kareyi görmedik. Olabilir, paylaşacak diye de bir şey yok.

Fakat İcardi, Galatasaray'ın bir yıldızı, bir değeri ve çok maliyetli bir futbolcu (Yıllık 400 milyon TL ücret, uçak parası, ev kirası gibi). Böyle bir oyuncunun bundan sonraki tedavi sürecinin çok yakından takip edilmesi hatta bu sürecin İstanbul'da geçirilmesi şart. Futbolcu iki aydır ülkesinde. İstanbul'a ne zaman dönecek bilmiyoruz. Bütün Arjantin basını, işin magazin tarafını her gün enine boyuna işliyor. Oyuncunun söylemleri, aşkları, yeni sevgilisi derken sonuçta ilgi çeken popüler bir çift. Kulüp onun yerine şimdi forvet arıyor. Gelecek ismin maliyeti de çok yüksek olacak. Umarım ki Galatasaray bu süreçten zarar görmez.

Keşke sezon başında bu karar alınsaydı

Türkiye'de uzun zamandır kangren haline gelen hakem meselesi dönüp dolaşıp başa sarıyor. Sezon başından beri özellikle VAR'da yaşanan hataların ardından hem bu sütunlarda hem de A Spor'da yabancı VAR hakemlerinin görev yapması gerektiğini defalarca söyledim ve yazdım. Fakat TFF, bu konuda geri adım atmayacağını ve Türk hakemlerine sonuna kadar güvendiklerini her fırsatta beyan etti. Gelin görün ki ne hatalar bitti ne de yaşanan skandallar… O kadar karmaşık bir hale geldi ki kulüpler sırayla "Yabancı hakem istiyoruz" diye açıklama yapmaya başladı. Bu karar sezon başında alınsaydı belki de bugün bu kadar büyük bir kaos ortamı oluşmayacaktı. Şu anki Futbol Federasyonu, eski TFF yönetiminin bir devamı olmamak adına belki de yabancı VAR'a uzun süre direndi. Dört büyük kulüp ortak bir noktada buluşurken en çok Fenerbahçe yabancıların gelmesini istiyordu ve Türk futbolunda yabancı hakemler tekrar devreye giriyor. Şimdi kaos bitecek mi? Merak edilen soru bu. Elbette yine tartışmalar devam eder. Ama kulüpleri yöneten başkanların maçlardan sonraki bahanelerinin odak noktasında belki hakemler ikinci sıraya düşer… TFF'ye tavsiyem şu; geçen sene ülkemizde görev yapmış İtalyan, Portekizli, Hollandalı, Alman, İspanyol hakemlerle irtibata geçip şartlarımızı ve koşullarımızı bilen isimlerle devam etmek. Yeni isimlere gerek yok. Tabi en iyilerini getirecekseniz ona bir şey diyemem... Karar yarın açıklanır. Zaten pazar gecesi A Spor'daki yayınımda yabancı VAR kararını TFF'nin aldığını kamuoyuna ifade etmiştim. Hayırlı olsun.

Atama yapay zekada onay Danışma Kurulu’nda

Geride kalan yıl, futbolda en çok hakemler konuşuldu... Kulüplere bakarsak, yanlışı yapan hep hakemler ve bu yüzden hep şikâyetçiler... Mutlu olan yok... Aslında yıllardır durum aynı… Türkiye Futbol Federasyonu, radikal bir karar alarak, "Buyrun, hakemleri de yönetin, atamaları da yapın" dedi ve topu Kulüpler Birliği'ne attı. Kulüpler Birliği konuyu analiz etti. Başkan Ali Koç, "Biz bu işi destekliyoruz" dedi. MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, "Hakemlik şirketi" açıklaması sırasında "Şirket için yasal mevzuat değişikliği yapılana kadar bir Danışma Kurulu" oluşturulacağını söyledi. Peki bu sistem nedir? Gerçekten tüm kulüpler destekliyor mu? Bu Danışma Kurulu'nun hukuki gerçekliği var mı? Attıkları imzalar kabul olacak mı? Yarın birgün bir Süper Lig takımı ya da başka bir takım mahkemeye giderse ne olacak? Oldukça fazla soru var. Zaten kamuoyuna yeteri kadar bilgilendirme yapılmadı.
Özeti şu; TFF yönetimi "Biz artık bıktık... Alın topu siz oynayın" diyerek özellikle 4 büyük takıma hakem yönetimleri için "Artık ağlamayın" mesajı verdi. Hedef, ligin 20. haftası itibariyle bu Danışma Kurulu'nu hayata geçirmek.



4 BÜYÜK TAKIM NE DÜŞÜNÜYOR?
ŞİMDİ GELELİM 4 BÜYÜK TAKIMA…
SIRASIYLA GİDELİM:
FENERBAHÇE: Sisteme sonuna kadar destek veriyor. Yani 'Hakemlerin atamalarını, yönetimlerini bu kurul yapsın' diyor.
GALATASARAY: İşin aceleye gelmesini istemiyor. 'Yangından mal kaçırır gibi niye bir operasyon yapılıyor' görüşünde. Bu sezon bu sistemi istemiyor. Yeni sezonla birlikte başlamasından yana.
BEŞİKTAŞ: Daha başkan Serdal Adalı çok yeni. Dolayısıyla geçen günkü toplantıya Adalı sadece kısa bir süreliğine, mevkidaşlarıyla tanışmak adına katıldı. Şu an için Beşiktaş'ın konuyla ilgili olumlu ya da olumsuz bir tavrı yok. Çünkü önünde çok daha önemli meseleleri var. Futbol takımı birinci sırada.
TRABZONSPOR: Bu MHK'nın istifa etmesini istiyor. 'Bu başkan (Ferhat Gündoğdu) ve MHK varken biz yokuz' açıklamasını yapmasının yanı sıra net tavrını geçen gün yapılan toplantıda Kulüpler Birliği Başkanı Ali Koç'a da iletti.



YAPAY ZEKA MI KARAR VERECEK!
Yeni sisteme göre 5 kişilik bir yönetim kurulu olacak. 3 isim kulüplerden, 2 kişi de TFF tarafından. Bu Danışma Kurulu şöyle çalışmayı planlıyor: "Hakemlerin tüm verileri yapay zekaya yüklenecek. Yapay zekanın analizine göre kimin hangi maçı yöneteceğine karar verilecek. Yani kurul yapay zekayla çalışacak. (Eski TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi döneminde başlatılan uygulamayla hakem atamaları, yapay zeka ile yapılıyordu. Bir süredir manuel olarak gerçekleşiyor.) Mayıs ayına kadar bu kurul devam edecek. Sonra TFF Genel Kurulu'nda şirketleşme kararı alınacak." Plan bu… Danışma Kurulu'nun, FIFA ve UEFA'da karşılığı yok. Bu konuyu oraya nasıl anlatırlar bilmiyorum.

ATANACAK KİŞİLER KİM OLACAK?
Bu Danışma Kurulu, hakem tartışmalarını bitirecek mi? Elbette hayır. Bir kere canı yanan her takım bu sefer de kurul üyelerine "Bizi yaktınız" diyecek… Kurula atanacak kişiler kim olacak? Daha önce bir kulüpte ya da hakem olarak görev yapmış isimler mi olacak? Beşiktaş ve Galatasaray'ın istemediği bir isim üye olabilecek mi mesela? Ya da Fenerbahçe birini işaret ederse o mu üye olacak? Bir kere 4 büyük takım oraya bir temsilci vermeyecek ama atanacak 3 kişi önemli. TFF 'İsterseniz 5'ini de siz atayın' diyor zaten. İşin hukuki boyutu da tartışmalı... Danışma Kurulu adı üstünde danışılacak bir kurul. İcra yetkisi yok. Hakemlerin cezalandırılması, ödüllendirilmesi, UEFA ile ilişkiler... Bunlar nasıl olacak? Bu işleri sadece statüye göre TFF'nin bünyesindeki MHK yapabiliyor. Konu çok açıdan tartışmaya açık. Önerim: Alt liglerde deneme olabilir. Geçiş süreci en azından.

Ürettik, çalıştık gündem olduk!

Çok zor ve yoğun bir yılı geride bırakıyoruz.. 2024 özellikle futboldaki olayları, skandalları ve tartışmalarıyla anılacak.. Süper Lig'deki amansız yarış, gerilimler, saha içi ve saha dışı olayları... Haziran ayında başlayan Avrupa Futbol Şampiyonası, sonrasında Paris Olimpiyatları, Avrupa maçları ve tekrar Süper Lig... Türkiye Kupası serüveni.. Hiç nefes almadan geçirdik spor ailesi olarak bu yılı.. Eskiden maçlar oynanır, sonuçlar alınır ve diğer maçlara bakılırdı. Artık bunlar geride kaldı.. Sosyal medyası, tartışması, pozisyonları ve hakemler.. Herhalde 2024 yılında en çok hakemler gündeme gelmiştir.. SABAH Spor Servisi, kimsenin tarafı olmadan bir yılı daha devirmenin mutluluğunu yaşıyor. Hiçbir kulübe hizmet etmedik, etmeyeceğiz de... F.Bahçe, Galatasaray, Trabzonspor ve Beşiktaş'ta başkanlık seçimlerini yaşadık.. Net, tutarlı, dengeli ve şeffaf olduk. Çok çalıştık, çok güzel işlere imza attık.. Youtube, sosyal medya ve internet sitelerine ilham kaynağı olduk. Kurumsal olarak da spor dünyasında SABAH'ı başımız dik temsil ettik. Almanya'da düzenlenen EURO 2024'te 45 tane özel habere imza attık. Avrupa Şampiyonası'nı sokak sokak, maç maç izledik.. Sürekli gazetelerin tartışıldığı bir yılda yazılı basının da habercilikte nasıl öncü olacağını objektif, kaliteli ve özgün haberlerle gösterdik. Herkesin eline sağlık... Bu inançla 2025'e başlıyoruz.. Yeni yılın ülkemize ve milletimize güzellikler getirmesini diliyorum. Mutlu seneler...

Güçlü, kuvvetli, lider, karizma bir hoca şart!

Her iki adayla da A Spor ekranlarında bir araya geldim. Hem Hüseyin Yücel hem de Serdal Adalı'ya sorular ilettim.. Sayın Adalı seçimi kazandı, Beşiktaş camiasına hayırlı uğurlu olsun. Tebrik ederim... Kendisine yayında şunu sormuştum: "Beşiktaş, G.Saray ve F.Bahçe'nin çok gerisinde kaldı. Masada zayıf... Transferleri çok fazla konuşulmuyor, başarıları gündeme gelmiyor. Yeni Quaresma, Guti'ler Beşiktaş'ta yine olacak mı? Bunun sözünü camiaya veriyor musunuz?" Adalı bunun farkında olduğunu belirtirken, ikinci yarı itibarıyla özellikle önümüzdeki sezon Beşiktaş'ın, G.Saray ve F.Bahçe'yi geçeceğini ifade etti. Yeni Beşiktaş yönetiminin en büyük misyonu bu olmalı... Taze başlangıçlar her zaman heyecan verir. Futbol takımı ayağa kalkarsa kulüp de kendine gelir. Yeni başkanın üzerinde duracağı en önemli şey; futbol takımının tekrar Şah'a kalkmasıdır. Takım başarısız olursa Adalı da başarısız olur. Beşiktaş camiası inanılmaz bir demokrasi şöleni yaşattı. 13.158 kişiyi tebrik etmek lazım. Sayın Adalı, Sergen Yalçın ismini her konuşmasında dile getirdi. Yalçın, Beşiktaş için tek seçenek değildir ama en azından taşın altına elini sokarak hiçbir şart sunmadan sezon sonuna kadar göreve gelmelidir. Serdar Topraktepe büyük bir özveride bulunmuştur ama görevi bitmiştir. Beşiktaş'ın teknik direktörü saha içini analiz ettiği kadar saha dışı konularla ilgili de fikir beyan etmelidir. Bu bir güç ve liderlik göstergesidir.. Mesela Okan Buruk ve Mourinho bunu yapıyor ve etkili oluyorlar. Dolayısıyla da Beşiktaş'ın yeni teknik direktörü çok güçlü ve karizmatik bir figür olmalıdır. Son sözüm de Sayın Hüseyin Yücel'e.. Büyük bir fedakârlık gösterdi maddi ve manevi olarak… Kendini anlattı, sorulara çok açık ve net yanıtlar verdi… Ama Hasan Arat'ın bıraktığı enkaz yüzünden seçimi kaybetti.. Geçmiş olsun.. Görülmemiş bir fark atan Adalı'ya, camia çok önemli bir görev vermiştir. Bu fark da bunun göstergesidir.

Yabancının kapısı açıldı bombayı kucağa bıraktı!

Türkiye Futbol Federasyonu göreve geldikten sonraki süreçte en önemli hamlesini yaptı ve bombayı kulüplerin kucağına koydu.. Çok akıllıca.. Özetle TFF şunu dedi: "Buyrun en çok eleştirdiğiniz, yerden yere vurduğunuz hakemleri hem siz atayın hem de siz yönetin.. İster gençlerle ister yaşlı hakemlerle... Günahı da sizin, sevabı da.. İsterseniz yabancı VAR getirin, isterseniz komple yabancı kararı alın. Artık siz yönetin..." Evet, aynen bunu dedi TFF... Peki Kulüpler Birliği'nin tüm üyeleri bunu kabul edecek mi? Sanmıyorum... Karşı çıkanlar mutlaka olacaktır. Bunu hafta başında anlayacağız.. (Pazartesi toplantıları var). Özetle, 4 büyük takım sonuçlar iyi gitmediği zaman biliyorsunuz hep suçladıkları şey hakem hataları idi.. Şimdi bu hamle ile artık çok fazla şey söyleme lüksleri de kalmayacak.. Sonuçta patron kulüpler değil mi? Tabi bu 6 aylık deneme sürecinde neler olacak? Ne kavgalar, tartışmalar çıkacak.. Kurul üyeleri kim olacak? Hakem mi olacak! Kurulda illaki herkes bir şey söyleyecek... Bu kadar acele etmenin gereği yoktu... Sezon sonu daha sağlıklı bir yapı ile önümüzdeki sene bu işe başlanabilirdi. Şu an şirket olamıyorlar.. Şirket olmak içein TFF Genel Kurulu'nun kararı lazım. Bu da ancak Haziran ayında olacak. Dolayısıyla şu an geçici bir kurul yaptılar. Lig başlamış yine kural değişiyor!.. Hiç mantıklı değil.. Hayırlı olsun...