CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Tek tek yazıyorum: Karar nasıl alındı!

TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, SABAH SPOR'un 13 Şubat'ta duyurduğu yabancı hakem meselesini kamuoyuna dün resmen duyurdu. Öncelikle bu tarihten beri adım adım süreci takip ettik, sorduk soruşturduk ve büyük bir gazetecilik başarısına imza attık. Muhabirimiz Yunus Emre Sel'i özellikle tebrik ederim. Ogün Şahinoğlu'nu da...

TÜRK HAKEMİN OLMASINI İSTERDİM!
Yazdığımız haberleri ilk defa duyulmuş gibi paylaşan, satan, etkileşim alan sosyal medya hırsızlarına ise diyecek bir laf çok ama buradan yazamam! Bunları bir kenara bırakıp konumuza gelirsek... Futbol Federasyonu devrim gibi bir karara imza attı. Tüm sorumluluğu da aldı. Hayırlı olsun. Tabi ki Türk hakemlerine görev düşerdi ama gelinen noktada yaşanan kaos, durumu dayanılmaz boyuta geldi.

YÖNETİCİLERİN ÇOĞU 'YABANCI' DEMİŞ
Şimdi adının açıklanmasını beklediğimiz hakem üzerinden bir sürü spekülasyon olacak. Ki yapıldı. Galatasaray zaten Slavko Vincic'i istemediğini resmen TFF'ye iletti. TFF de bu talebi reddetti. Zor bir derbi olacak. Yönetmesi beklenen hakem büyük bir isim ve kariyer. Kimse sahadaki performansına bir şey diyemez. VAR, AVAR her şey kendi ekibi olacak. TFF Yönetim Kurulu'nun dün sabah yaptığı toplantıda her üye fikrini söylüyor. Başkana destek veriliyor ve karar çıkıyor.

ADAY SLAVKO VİNCİC DEĞİŞİR Mİ?
Bu süreçte UEFA Başkanı Ceferin de TFF'ye yardımcı oluyor. Geçen hafta Cenevre'deki buluşmada konu masaya geliyor. Daha sonra Slovenya Futbol Federasyonu ile yazışmalar yapılıyor ve Slavko Vincic işi bitiyor. İsmine diyecek bir şey yok. Galatasaray'ın baskısıyla TFF başka bir yabancı hakeme yönelir mi? Hiç sanmıyorum, ok yaydan çıkmış.

Derbi öncesi dev satranç!

Derbi için geri sayım başlarken herkesin merak ettiği konu yabancı hakem meselesi. Madde madde gidelim o zaman:

1- MERKEZ Hakem Kurulu yabancı değil, yerli hakemden yana.. Birinci aday da Halil Umut Meler... Fakat TFF son yaptığı toplantıda yabancı için prensip kararı aldı.

2- FUTBOL FEDERASYONU burada Galatasaray ve Fenerbahçe'den gelecek resmi yazıyı istiyor... F.Bahçe istekli, G.Saray ise tam tersi düşüncede.

3- ADI geçen yabancı hakem için en kuvvetli aday, Sloven hakem Slavko Vincic… (UEFA'nın en güvendiği hakemlerin başında geliyor. 45 yaşındaki FIFA kokartlı isim, son 10 yılda sayısız Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi karşılaşmaları yönetirken son 5 sezonda zorluk derecesi yüksek çeyrek, yarı ve final maçlarının da vazgeçilmezlerinden oldu. Geçen sezon Real Madrid'in Dortmund'u 2-0 yenerek Şampiyonlar Ligi'ni kazandığı mücadeleyi de yöneten Vincic, bu sezon Devler Ligi'nde 6 maçta düdük çaldı. Yunanistan Federasyonu'nun daveti üzerine 26 Ocak 2025'te Olympiakos- Panathinaikos derbisinde de sahadaydı.)

4- GALATASARAY, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ve Asbaşkan Acun Ilıcalı'nın açıklamalarına tepkili... Sarı-kırmızılı kulüp, "F.Bahçe istiyor diye hakem yabancı olmaz. Eğer TFF resmi bir karar aldıysa bize bildirmeli. Bizim muhatabımız TFF'dir..." görüşünde.

5- UEFA Başkanı Ceferin, TFF yönetimi ile özellikle son zamanlarda çok sık bir araya geliyor. Türkiye'de açılacak olan UEFA İrtibat Bürosu çok önemli.. Hakem meselesinde de Ceferin'in yardımcı olduğu iddia ediliyor.

6- EĞER Fenerbahçe resmi olarak ister, Galatasaray istemezse ne olacak? İşte bu en kilit soru.. Bu durumda TFF yerli hakem ile yola devam etmeyi planlıyor. Tabii burada yabancı hakemin kalitesi çok önemli bir kriter... TFF, Galatasaray'ın da bu öneriyi kabul edeceğini düşünüyor.

TFF, RİVA'YA ÇAĞIRDI
7- TFF
de dev derbi öncesi gerginliği azaltmak için harekete geçti. Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, iki kulübün başkanını yarın saat 13.00'te Riva'da toplantıya davet etti. Bu müsabakanın, hem ligimizin marka değeri hem de ülke futbolunun Avrupa'daki tanıtımı açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. Zirvede yabancı hakem konusunun da gündeme geleceği öğrenildi. TFF Başkanı'yla mahkemelik olan Dursun Özbek'in, toplantıya katılıp katılmayacağı merakla beklenirken G.Saray kulislerine göre Riva'ya gitmeyi düşünmüyor.

Maç seçmese zirvede yer alırdı!

İki takım da lig yarışından kopmuş ama işin ucunda prestij ve üst sıralar vardı.. Taraftarın ne kadar önemli olduğunu gösteren bir geceydi. Maçı çevirdiler adeta.. 1-0 geriye düşse de Beşiktaş oyuncuları motive etmek için gösterilen çaba etkisini gösterdi.. Özellikle ikinci devredeki destek Beşiktaşlı futbolcuları da kazanmaya itti.. Büyük maçları kazanan bir Beşiktaş var farkında mısınız? Yani okyanusu geçiyor ama derede boğuluyor.. Oysa şu büyük maçlarda oynadığı oyunu sezon başından beri sergilese herhalde şu anda Galatasaray ve Fenerbahçe yalnız kalmazdı.. Takım büyük maçları seviyor ama rakip zayıfsa havlu atıyor! Temposu yüksek ancak pozisyon zenginliği fazla olmayan bir maçtı.. Kimse kimseye temas etmedi.. Böyle kıran kırana bir maç oynanmadı.. İlk yarı Trabzonspor daha iyi ama ikinci devre sahada kaybolan bir bordo mavili ekip vardı.. Beşiktaş ikinci devre gaza bastı.. Bakın buradaki en önemli şey taraftardı.. Masuaku'nun ilk golde hata yapan Rafa Silva'ya golü attırması Beşiktaş'ı kendine getirdi.. Rafa Silva'nın vuruşu harikaydı.. Beşiktaş çok önemli bir maçı kazandı. Peki gelelim Trabzon'a... Neden deplasmanda gülemiyor bu takım? Öncelikle bunu irdelemek lazım. Taraftarın itici gücüyle evinde baskılı oynuyor çünkü hücumda top tuttuğu zaman etkili bir takım. Ama iş savunmaya, kontra futboluna gelince Trabzon orada yok. Visca dışında takımı hücuma hızlı çıkaracak kimse yok! Sonra bekle bakalım rakip hata yapsın da sen gol at... Beşiktaş maçında da aynısı oldu ve çekirge bir kez sıçradı. Sonra Kartal, Trabzonspor'un defosunu buldu. Sağ bek Malheiro'nun savunması zayıf. Stoper Batagov'un ayağı "İyi diyorlar" ama bir türlü göremedik nasıl iyi olduğunu!. Cham ve Ozan "Hocam bizi çıkar" gibiydi.. Şenol Güneş ikinci golü yiyene kadar değişilik yapmadı. Yani geç kaldı...

Şimdi ne olacak?

1-G.Saray-Adana Demir maçındaki sahadan çekilme kararına TFF'ye bir isyan olarak bakmak, yaşananları hafife almaktır. Türk futbolunda son 1.5 yılda acayip şeyler oldu, oluyor. Ne zaman ki G.Saray ile F.Bahçe şampiyonluk yarışında yalnız kaldılar, her şey zıvanadan çıktı. Yaşananları 27 yaşında FIFA olan ve kurtlar sofrasına atılan Oğuzhan Çakır ile dün ülkesine uçan Danimarkalı VAR hakemine yükleyemeyiz.
2-Türkiye Futbol Federasyonu, sağlıklı bir şekilde krizleri yönetemiyor. Peki ne yapmak lazım? Kangren olan her şey kesilmeli! Bunu TFF yönetimi yapabilir mi? Şu ana kadar olmadı.. Ama artık ameliyat zamanı! Yarın yönetim toplantısı var mesela...
3-F.Bahçe, G.Saray-Adana Demir maçında, "Biz yokuz. Bizi niye bulaştırıyorsunuz" diye isyan ediyor. Haklılar ama yaşanan kaostan dolayı hızla pozisyon alan takım da Fenerbahçe. Arka arkaya atılan mesajlar ve TV kanallarına sırayla çıkan yöneticiler şu mesajı veriyor: "Görüyorsunuz rakibimiz hakemlerle kazanıyor. Bakın yapı işte bu." Peki F.Bahçe'nin bu aksiyonları alması normal mi? Elbette normal! Ne demişti Ali Koç: "Bu sene işi sıkı tutacağız.. Fıtratımızda olmayan şeyleri de yapacağız.."


ARAŞTIRMA KOMİSYONU ŞART
4-Halil
Umut Meler, Ankaragücü başkanından yumruk yedi, Riyad'da Süper Kupa finali oynanmadı, Şanlıurfa'da ise yarıda kaldı. İstanbulspor, Trabzonspor maçından çekildi... Bunlar kısa süreçteki olaylar. Son halka Ali Sami Yen'de yaşandı. Komisyon kurulup bu skandalların perde arkasının A'dan Z'ye incelenmesi şart.
5-Mertens, ciddi şekilde hakemi aldatarak penaltıyı aldı. Ne orta hakem ne VAR iptal etti. Maçtak i tüm VAR konuşmaları açıklanmalıdır. Kamuoyu bunu bekliyor. Mertens gibi bir yıldıza da yaptığı bu aldatma hareketi hiç yakışmamıştır.


BAŞKAN KOÇ İSTİFA ETMELİDİR
6-Sürekli
marka edebiyatı yapan Kulüpler Birliği acilen toplanmalıdır. Fenerbahçe bu yarışın içinde olduğu için tarafsız bir başkan seçilmelidir. Ali Koç, Kulüpler Birliği Başkanlığı'ndan istifa etmelidir. Kulüpleri aynı masada toplayacak, sevgi ve saygı iklimini inşa edecek yeni bir isim ile Kulüpler Birliği yola devam etmelidir. Dağılmış bir masadan huzur çıkmaz.
7-Anadolu kulüpleri uzun zamandır 'Lig sadece Galatasaray ve Fenerbahçe'den mi ibaret' diye şikâyet ediyorlar. Bu iki markada para ve güç var. Taraftar var. Yani bugün yayın gelirleri fazlaysa bu iki kulüp sayesinde. Eğer isyan edecekseniz bunu çok önceden yapacaktınız.


UEFA ADIM ADIM İZLİYOR!
8-Avrupa
ve dünya basını yine keyifle bizi yazmış!. UEFA ve FIFA adım adım takip ediyor. Bu yaşananlar için UEFA'da bir dosyamız daha oldu. Bakın EURO 2032 ev sahipliği elimizden gidebilir! İtalya yarın bir gün çıkıp "Ben yapacağım tek başıma" derse ne olacak. Prestiji yüksek bir organizasyona ev sahipliği yapacak ülkede böyle futbol olaylarının yaşanmasını UEFA hoş karşılamaz. Üçüncü defa yazıyorum, Şenes Erzik gitti, Servet Yardımcı gitti... Artık temsilcimiz olmayacak UEFA yönetiminde, tehlike büyük. Yazık etmeyin..
9-Beşiktaş ve Trabzonspor ligde o kadar geride kaldı ki bu yaşananları uzaktan izliyorlar sadece. Galatasaray ve Fenerbahçe'nin ekonomik olarak çok gerisinde kaldıkları gibi masada da yoklar. Ülke futbolu için ses vermeleri şart..
10-TFF, standart cezaların dışına çıkıp yeni bir ceza yönetmeliği ile en ağır cezayı vermelidir ki bundan sonra bu tür olaylar yaşanmasın. Maçtan çekilen takım 2. Lig'e düşürülmeledir mesela! (Bilgi: Talimat gereği Adana Demir hükmen yenik sayılacak.. Hakemler ve G.Saray'ın masraflarını ödeyecek. Ayrıca para cezası alacak. Ve bunu bir daha yaparsa küme düşecek.)

Gençler kurtaracak!

Bu hava şartlarında hem mücadele etmek hem de top oynamak kolay değildi. Allah'tan saha ısıtmalı olduğu için zeminde buz yoktu ve oyuncular eksi 7 dereceyi fazla hissetmediler… Ama tribündeki taraftarlar battaniyelere sarılarak mücadeleyi takip etmeye çalıştı! Donarak... Keşke gündüz oynansaydı da buna Sivasspor Teknik Direktörü Ömer Erdoğan itiraz etmeseydi.
Maça dönersek; Beşiktaş yarıştan kopmuş durumda ama prestij ve öz güven açısından kazanmalı, seri yakalamalı ve mücadele etmeliydi. Dün bunların hepsini yaptı. Ofansif olarak güçlü bir kadro ile sahaya çıksa da çok pozisyona girmedi. Sivas hep savunmayı düşündü, çok kapandı... Rafa Silva arandı... Sivas deplasmanında kazanmak, üç puanı almak umut ve güven verici ayrıntıydı. Kaleci Mert'in yaptığı hata dışında pozisyon bile bulamadı Sivas... Ağır tempoda giden bir maç oldu. Oyun yine o kadar çok durdu ki hafızalarda kalacak anlar pek olmadı.
Beşiktaş Teknik Direktörü Solskjaer, gençlere şans verdi. Cesaret örneği gösterdi. Transfer konusunda da Beşiktaş yönetiminin genç isimlere yönelmesi %100 doğru bir karardır. Galatasaray ve Fenerbahçe gibi parayı har vurup harman savurmaması lazım. Bu iki takım ekonomik olarak büyük risk aldı ama Beşiktaş'ın bu riski alacak opsiyonu ve kredisi yok. Mustafa Hekimoğlu'ndan daha çok faydalanması lazım Beşiktaş'ın... Norveçli teknik adamın da bunu yapacağını düşünüyorum. Mustafa gibi diğer genç isimleri de önümüzdeki maçlarda sahada göreceğiz.

Cuesta üzerinden yapılan operasyon

Galatasaray'ın Kolombiyalı stoper transferi Carlos Cuesta olay oldu. 50 binden fazla twit atılmış. Oldukça büyük bir rakam. Bu twitlerin hepsinde oyuncu istenmiyor, başkan Dursun Özbek ve yönetimi istifaya davet ediliyor. 'Böyle bir futbolcuya bu kadar para verilir mi? Niye Genk'ten adam aldınız' diye yorumlar yapıldı. Bu durum son yıllarda moda oldu. Bazı taraftarlar, sosyal medya hesaplarından istemedikleri oyuncuları, teknik direktörleri yazıp çiziyorlar. Kimi yönetimler bunlara teslim oluyor, bazıları ise aldıkları kararın arkasında duruyor! Son örnekte Galatasaray oyuncuyu transfer etti, imza attırdı, formayı giydirdi ve idmana da çıktı. Artık sonuç itibarıyla Galatasaray'ın bir oyuncusu. Burada yapılacak tek şey, Galatasaray taraftarının bu formayı giyen oyuncuya destek olması. Tepkiler öyle bir noktaya geldi ki Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk bile Boluspor maçından sonra oyuncuyu övdü diye hakarete uğradı. Hem de Süper Lig'de rekorlar kırmış, son iki yılın hocasına yapılıyor bütün bunlar... Yaşananlar bir operasyon mu, yoksa G.Saray'ın içinde düşmanlar mı var? Bu kadar twit atılıyorsa, bir oyuncu üzerinden böyle bir algı çalışması yapılıyorsa bunun çok da masum bir şey olduğunu düşünmek hayalcilik olur. Yani Dursun Özbek ve yönetimine açık ve net bir şekilde operasyon yapılıyor. Derin bir mesele aslında. Gerçek olan ise Galatasaray lider, Avrupa'da yoluna devam ediyor, Türkiye Kupası'nda maç kazanıyor. Oldukça da iyi transferler yaptı. Yani özetle şunu söylemek istiyorum, bu tür tepkiler, bu tür olumsuz düşünceler, gemileri yakmak camialara, oyunculara, hocaya, herkese çok fazlasıyla zarar verir. Bunu sadece Galatasaray yaşamıyor. Bir örneğini de Beşiktaş yönetimi, Cengiz Ünder ile tattı.. Beşiktaş taraftarı da Cengiz'i istemedi. Zaman zaman diğer takımlarda da bu tür olumsuz durumlar oluyor ama Galatasaray başarılı iken bunların yaşanmasına 'normal' demek anormallik olur.

YALAN DOLAN HÜRMET GÖRÜYOR!
Geçen hafta bir yazı yazdım, Türk futbolunun artık UEFA'da bir temsilcisi olmayacağını söyledim. Çok normal karşılandı. Bu durum çok enteresan geldi bana. Şenes Erzik 32 yıl görev yapmış, Servet Yardımcı 8 yıl UEFA masasında oturmuş ve artık Türkiye'nin uluslararası futbolda bir temsilcisi yok. Bunun normal karşılanması mı tuhaf yoksa Türk futbolu adına gündeme gelmemesi mi! Her şey saçma tartışmalarla tamamen reytinge odaklı... Bu kirli futbol iklimini algı oyunları ve yalanlar doldururken acı gerçekler malesef kimsenin ilgisini çekmiyor.

DERBİDE YABANCI HAKEM OLMAZ
Önümüzdeki haftalarda Galatasaray-Fenerbahçe karşılaşması var. Daha maç oynanmadan orta hakemin de yabancı olup olmaması tartışması gündemde… Fenerbahçe istiyor, Okan Buruk kapıyı açık bıraktı, Türkiye Futbol Federasyonu nasıl bir karar verecek merak konusu. Ben öncelikle şunu belirteyim, ilk maçı yerli bir hakem yönetmişken ikinci maçta yabancı bir hakemin olması doğru olur mu? İkincisi ise bu maça bir yabancı hakem atarsanız Türkiye'nin elindeki FIFA listesinde yer alan hakemlerin hepsine bu bir hakaret olur. O zaman bizim bu listedeki hakemlerimizin hiçbir anlamı, görevleri, yetkinliği kalmaz. Yani bu işin önünü alamazsınız, bundan sonra diğer kulüpler de 'Bizim maçlarımızı yabancı hakemler yönetsin' diye bayrak açarlar ve bu tartışmalar uzar gider. Dolayısıyla Türkiye Futbol Federasyonu'nun derbiye yabancı bir hakem atayacağını sanmıyorum. Atarsa da bu büyük bir yanlışlık olur.

Artık UEFA’da yokuz!

Farkında mısınız, 4 Şubat 2025 Pazartesi günü UEFA yönetimine aday olmak için son gündü... Aday göstermedik. Şenes Erzik (UEFA 1. Asbaşkanlığı ve FIFA İcra Komitesi Üyeliği, Kulüp Müsabakaları Organizasyon Komitesi, Kulüp Lisans Sistemi Komitesi, Fair Play ve Sosyal Sorumluluk Komitesi, FIFA üyeliği) ve Servet Yardımcı'dan (UEFA Yönetim Kurulu Üyesi) sonra artık UEFA'da bir temsilcimiz yok. Erzik, 32 sene bu görevi yaptı. Servet Bey, ikişer dönemden 8 yıl UEFA'da ülkemizi temsil etti. Çeşitli görevlerde bulundu. Türk futbolunun artık UEFA'da bir adamı 4 Nisan'daki seçimler öncesi yok. Kazanırdı ya da kazanamazdı ama bir aday çıkaramadık sonuçta. Bunun ülke futbolu adına çok büyük eksiklik olduğu gerçek. UEFA yönetimine ne kadar yakın olursanız olun orada bir temsilcimizin olmaması önemli bir kayıptır. Yazık oldu... Bu arada en azından iki görevlimiz var; UEFA Stratejik Operasyonlar Danışmanı Kadir Kardaş ve Yönetim Ofisi Kıdemli Müdürü İlker Uğur!


Markayı kim koruyacak!
Jose Mourinho ve Mauro İcardi sosyal medyada bilek güreşine girdiler... Portekizli teknik adam, pozisyonları paylaşıp, yorumlar yapıyor bir süredir!. Tabi ki konu Galatasaray... İcardi de kendisine bir değil, 5 paylaşımla yanıt verdi. Mourinho'nun 5.6 milyon, İcardi'nin 13.9 milyon takipçisi var. Bu iki arkadaş, Türk futbolunu milyonlarca kişiye direkt şikâyet ediyor. Şampiyonluk yarışı sosyal medyaya taşındı zaten!. Gaziantep-Galatasaray maçındaki penaltı pozisyonunu tartıştı taraflar!. Sanchez'in eline çarpan pozisyon için yüzde 90 eski hakemler penaltı değil yorumunu yapmış! Herkesin de bir yorumu var! Olabilir.. Ama kaos oluşturup, ülke futboluna dair olumsuz haber üretmenin kime ne faydası var!. Markayı kim koruyacak? (Not: Kulüpler Birliği ne iş yapar?)


Maç başlıkları ve troller!
Yine sosyal medyadan devam edelim... Yalan, dolan, algı ne ararsanız var orada. "Şampiyonluğa inanıyoruz" diye başlık atıyoruz.. Trol devreye giriyor. "Selçuk İnan, Galatasaray'a jest yaptı yani öyle mi" diye salak saçma yorumlar yapıyorlar. Selçuk İnan adam gibi adamdır... Medyada kelime oyunlarıyla ilgili maç başlıkları her zaman verilirdi ama şimdi bu sosyal medya fanatikleri hatta gazetecileri bile trol olmuş durumda. Resmen yalan kusuyorlar!


Yeni zemine ne oldu?
Konserler nedeniyle Beşiktaş Tüpraş Stadı'nın çimleri zarar görmüştü. Geçmiş Beşiktaş yönetimi, ligin bitmesiyle beraber zemini değiştirme kararı aldı ve zemin baştan aşağı söküldü. Yaz döneminde tüm zemin yenilendi. Aradan 5-6 ay geçmeden stadın zemini iflas etti. Beşiktaş geçen haftayı bay geçti. Dün gece de kupa maçını Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynadı. Neden? Zemin bakımda olduğu için... Şimdi sormak lazım, 1.5 milyon Euro'ya mal olan yeni zemin, 5 ayda nasıl iflas etti. Sorun ne? Baştan aşağı yenilenen stadın zemini bu kadar kısa sürede nasıl bozuldu...

F.Bahçe’ye hoca lazım!

Çok konuşulacak bir maçı daha F.Bahçe zor da olsa kazandı.. Tartışmalı bir maç oldu.. Bu hakem meselesi maçın yine başrolündeydi!. Konuşmak istemesek de ne yazık ki yine hakem kararları geceye damga vurdu.. Peki F.Bahçe ne yaptı? Sarı-lacivertli taraftar için takımını izlemek en acılı korku filmi gibi!.. Kadıköy'de evinde her maçını Fenerbahçe kötü oynuyor.. Özellikle de ilk yarıları.. Savunma desen savunma değil, orta saha yine aynı.. İki bölge arası o kadar açık ki.. Rizespor güle oynaya pas yaptı.. F.Bahçe'de herkes oturmuş, rakibi bekliyor.. Bu oyun tabi Mourinho'nun eseri! Oyuncuların birbirleriyle alakaları yok. Rize 2 gol atıyor, stoperler izliyor.. Amrabat ilk yarıda Fenerbahçe'yi 10 kişi bıraktı. Jose Mourinho'nun 3'lü oyun sistemi, Fenerbahçelilerin ömrünü yedi.. İkinci devre Tadic girdi. Rakip önce 10, sonra 9 kişi kalınca Fenerbahçe de kazandı.. Dzeko inanılmaz oynadı, dakika 100'dü.. Futbolcu hâlâ koşuyordu.. Kalitesini konuşturdu, F.Bahçe'yi de kurtaran adamdı.. 11'e 11 oynansa ne olurdu? İnsan bir tahmin yapamıyor.. Fenerbahçe'nin transferleri sahada.. Değişen bir şey yok.. Çünkü sorun Portekizli teknik adamda.. Aslında Fenerbahçe yönetimi bir hoca transferi mi yapsa!… Her hafta ölüp ölüp dirilen bir takım şampiyon olabilir mi? Çok zor.. Çünkü bu takımın eksileri, artılarından daha fazla. Her zaman böyle şansınızla maç kazanamazsınız.