CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Turu geçen takım şampiyonluk ipini de göğüsler

Türkiye nefesini tuttu, Fenerbahçe-Galatasaray maçını bekliyor. Süper Lig'de dengeler değişti. Her hafta psikolojik üstünlük ya Fenerbahçe'ye ya da Galatasaray'a geçiyordu. Sarı-kırmızılı takımın mağlup olması, Fenerbahçe'yi iştahlandırdı. Neden mi? Türkiye Kupası'nda Fenerbahçe, Kadıköy'de ezeli rakibini elerse şampiyonluk yolunda da ciddi bir avantajı, bonusu cebine koyar. G.Saray'da şimdi yine eleştirilerin odağında Okan Buruk var. Bir hafta övülüyor, bir hafta yerden yere vuruluyor... Ortası hiç yok... Dolayısıyla Kadıköy'de kaybederse Okan Hoca kendisi adına ağır bir tablo ile karşı karşıya kalır. Burası gerçek... Aynı şey Jose Mourinho için de geçerli... İki hocanın da eline pahalı ve parıltılı kadrolar verildi... Onun da durumu Okan Buruk'tan farklı değil ama hakaretlere uğramıyor!



MHK'NİN MESAJI ÇOK NET!
İki teknik adam için de kupadaki erken final önlerindeki yol haritasını çizecek. Portekizli çalıştırıcaya göre Galatasaray'ın işinin daha zor olduğunu düşünüyorum. Demek istediğim şu; Kadıköy'de, coşkulu taraftarının önünde favori olan takım Fenerbahçe... Mourinho'nun oturmuş ve uyumlu bir oyun sistemi var. Ne kadar eleştirirsek eleştirelim bu sistem sırıtmıyor... Oyuncular üzerindeki hakimiyeti ve etkisi üst seviyede... G.Saray'da ise Osimhen ve Barış hariç bütün takımda ciddi bir form düşüklüğü var. Antalyaspor maçı skor olarak aldatıcıydı... Bunun etkilerini Beşiktaş maçında gördük. Neredeyse sezon bitecek, Buruk hâlâ takımını oturtmuş değil... Belirli bir oyun gücü yok. Osimhen'in sırtına binmiş gidiyor... Aslan'ın en önemli silahı yine Nijeryalı yıldız olacak. Kadıköy'de sadece golcü futbolcunun performansı yetmez. Bütün takımın iyi oynaması lazım.
Türkiye açık kanalda muhteşem bir finali takip edecek. Tabiri caizse hayat duracak. Ve bir kazanan olacak... Daha önce yazmıştım; bu maçın sonucu ligin şampiyonunu da belirleyecek. Beşiktaş derbisinde Yasin Kol'un performansı umut verince MHK yine ilk defa kariyerinde bir derbi yönetecek Cihan Aydın'ı kupaya atadı. Bu şunun göstergesi: "FIFA kokartı olsun veya olmasın biz bütün hakemlerimize güveniyoruz, her hakemin arkasındayız." Umarım hakem şansı yanında olur...

Dersine çalışan teknik adam kazandı!

Maçın kaderini iki teknik adam belirledi.. Beşiktaş ligdeki iki karşılaşmayı kaybedince, Galatasaray maçı puandan çok bir prestij mücadelesiydi. Norveçli teknik adam Solskjaer, 4-6-0'la herkesi şaşırtmış olsa da planı çok iyi işledi. Özellikle Morata'lı kadrosuyla Galatasaray orta sahasının yumuşaklığını düşünüp, takım göbeğini kalabalık tuttu. Gedson Fernandes gibi hareketli, savaşçı bir futbolcunun yanında Chamberlain ve Joao Mario ile işin teknik kısmını hallederken en uçta Rafa Silva'yı konumlandırıp orta alan mücadelesini kazandı. Kanatta görevlendirilen Muçi de on numara menşeliydi. Dolayısıyla oyunun kalbinin bu bölge olacağını önceden biliyordu. Galatasaray'ı kanatlara mahkum etti… Ya Okan Buruk.. Adeta akıl tutulması yaşadı. Deplasmanda olmasına rağmen, hızlı hücum yapabilen oyunculara sahip Beşiktaş'a karşı hem Morata'yı hem Osimhen'i aynı anda sahaya sürdü. Morata'nın ritimsiz ve katkısız oyunu sebebiyle Osimhen iki kişilik oynadı… Üstüne bir de takım 10 kişi kalınca Osimhen bu sefer 3 kişilik performans gösterirken çok yoruldu, tükendi gitti.. Paulista da adeta ikizi gibi izledi onu ve adım attırmadı. Sahada hem oyun hem de istek olarak Beşiktaşlı oyuncular rakibine büyük üstünlük kurdu. Futbolcular, sessizliğin hakim olduğu zamanlarda tribünleri de ateşledi. Rakip 10 kişi olsa da tedbiri hiç elden bırakmadılar. 'Hücum pres işte böyle yapılır' dercesine ders verdiler… Bu satrancı Solskjaer kazandı. Özetle Beşiktaş ligdeki kartların tekrar açılmasına neden olacak bir maçı kazandı.. En mutlu takım ise Fenerbahçe oldu.

Takımın gizli lideri Oğuz!

İlk yarıda F.Bahçe maçı kazandı, ikinci devre kaybetti.. İlk bölümde istekli, arzulu, ciddi ve iştahlı bir takım vardı.. Sarı-lacivertli takım, G.Saray ile önemli bir kupa maçı oynayacağı için de farkı bulduktan sonra ikinci yarı kendini sıkmadı, geri vites yaptı. Mourinho ilk defa İrfan Can'ı 10 numara oynattı.. Yusuf, Skriniar ve Mert stoper üçlüsü görev yaptı.. Skriniar hem golünü attı hem de geriden oyunu mükemmel kurdu. Oğuz Aydın... Milli Takım'ın yeni yıldızı son ana kadar koştu, oyunu hiç bırakmadı. Doğru yer ve zamanda golü attı.. Sağ-sol, her yerde vardı. Enerjisi ve coşkusuyla takımının adeta gizli lideriydi. Portekizli teknik adam, 2. yarı Talisca, En-Nesyri, Kostic ve Szymanski gibi isimleri kenara aldı.. Tamamen rotasını G.Saray maçına çevirdi.. Kalede İrfan Can Eğribayat'ın olması da sürprizdi.. Çok da iyi oynadı.. Livakovic'i ya G.Saray maçına saklamak istedi ya da "İki kalecim de her an hazır olmalı" düşüncesiyle Bodrum maçında farklı bir tercih yaptı.. F.Bahçe için artık en önemli saat bugün 20.30... Beşiktaş'a dua edecek! Bodrum'a gelirsek; 3 önemli oyuncusu Bardhi, Fredy ve Ajeti'yi 2. yarıda oyuna aldı Morais.. Bu tercih eleştiri konusu oldu. Fredy ikinci yarının yıldızı oldu.. Bodrum, F.Bahçe'yi değil kupadaki Trabzonspor ve ligdeki Alanya maçını düşünüyordu sanki! İkinci yarı bu 3 yıldızın girmesiyle kıpırdandı Bodrum.. Çok pozisyon buldu.. İşte bu bölümde de maçı Bodrum kazandı.. Sonuçta tabelada kazanan F.Bahçe oldu.. Burada oyuna değil artık 3 puana bakılır zaten..

%51 yerli... TFF kararını artık açıklamalı

Milli maçları geride bıraktık. Çok önemli iki maçı kazasız atlatıp futbol adına güzel bir oyun sunarak sonuca gittik.. Uluslar Ligi başladığı zaman B'den C'ye düşerek büyük hayal kırıklığı yaşamıştık.. Şimdi A'ya çıktık.. Önemli olan burada kalmak ve dev takımlarla mücadele etmek.. Bu prestij açısından çok önemli.. Şimdi tekrar kendi ligimizin atmosferine dönüyoruz.. Kavgasından, geriliminden bıktığımız atmosfere.. Önce Beşiktaş-Galatasaray maçı, sonrasında kupada Fenerbahçe- Galatasaray derbisiyle sıcak günler bizi bekliyor.. Bayram oldukça tempolu ve heyecanlı geçecek.. 1 aydır Beşiktaş-Galatasaray maçını yerli mi yabancı hakem mi yönetecek diye tartışmalar var.. Bu konuyu bu sayfalarda işledik.. Sorduk, soruşturduk.. Hem TFF kaynaklarından hem de Merkez Hakem Kurulu cephesinden 'yabancı hakem değil yerli bir hakem ile bu maçların oynanacağ ı yönünde görüş hakim' dedik.. Konu TFF yönetimine de iki defa geldi.. Sadece bir yönetici çekimser (ismi bende) kalırken diğer yönetim kurulu üyelerinin bir kısmı 'yabancı', bir kısmı da 'yerli olsun' dedi..B aşkan İbrahim Hacıosmanoğlu tamamen yerli bir hakemden yana.. Şu an ortada böyle bir tablo var.. Yani Beşiktaş-Galatasaray karşılaşmasını yerli bir hakem yönetecek.. Beşiktaş tabii bunu istemiyor.. Zaten Başkan Serdal Adalı da birçok kez açıklama yaptı.. Dün de Beşiktaş Kulübü sert bir bildiri yayınlayarak adeta aba altından sopa gösterdi.. Galatasaray daha ortadan gidiyor.. "İyi hakem olduktan sonra yerli ya da yabancı fark etmez" düşüncesinde.. Artık bu tartışmaların son bulması için resmi bir açıklama şart. Her gün papatya falı açmanın kimseye faydası yok. Milli Takım ile güzel bir rüzgâr yakalamışken futbolun dibine yeni dinamitler yerleşmemesi lazım. TFF yönetimi bugün tekrar bir değerlendirme yapacak. Kararlarını kamuoyu bekliyor ama şurada derbiye 5 gün kaldı. Bu işleri aceleye de getirmemek lazım.

3-4 gömlek üstünüz, sahada gösterdik!

İki maçta iki güzel sonuçla halkımıza mutlu geceler yaşattı çocuklar. Hak ettiğimiz yere ulaştık. Zirvede büyük takımlarla büyük oyunlar oynayıp ülkemize nice mutlu zaferler tattırırlar inşallah. Macaristan açıkçası tur umuduyla çıkmıştı sahaya. Özellikle taraftarı çok ateşliydi, yaptıkları şovlarla takımlarına inanıyorlardı ama arada bir fark vardı. Bizim futbolcularımız, onların 3-4 gömlek üstünde. Yani kalite vardı kalite..
1- İlk maçtan farklı bir diziliş ve anlayış vardı. İstanbul'daki karşılaşmada Barış Alper'e forvette Kerem eşlik ederken, ileride ikili oynadılar. Ancak bu maçta skorun da avantajıyla Kerem tek, Arda ise 10 numarada merkezi kalabalık tutan oyuncuydu.
2- İsmail maçın ilk bölümünde zaman zaman pas hatası yaptı ve alan kapamada zorlandı. Ancak penaltıyı getiren oyuncu oldu.
İkinci yarıda ise Montella, Salih tercihiyle orta sahadaki güvenliği artırdı.
3- Millilerin hücum hattı, dinamik ve geçiş hücumuna elverişli. Nitekim ikinci golde Kerem'in geçişini, Oğuz'un pasında kaliteli bir bitirişle Arda sağladı.. Arda liderliği ve takımı motive etmesiyle de ön plana çıktı..
4- Szoboszlai sürekli Arda ile oynadı. Rahatsız etmeye, kızdırmaya çalıştı ancak cevabını en güzel şekilde Arda'dan aldı.
5- Macarların ilk yarıda Uğurcan'a takıldığı iki pozisyon vardı. Maça tutunmalarına Uğurcan engel oldu. Kaleyi bırakmaz artık..
6- Takımdaki arkadaşlık duygusu çok üst seviyede. Bunu Avrupa Şampiyonası'nda da görmüştük. Bu birliktelik devam ediyor…
7- Samet savunmada soru işaretiydi ancak Abdülkerim ile iyi bir ikili oldular. Samet hatasız bir oyun çıkardı.
8- Alman hakem Zwayer, tribün baskısına aldırış etmeden gördüğünü çaldı, penaltımızı tereddütsüz verdi. Örnek bir hakemlik gösterdi herkese…

Yüzde 90’dan 99’a çıkıyoruz!

Türk medyası, G.Saray-F. Bahçe maçını bir yabancı hakemin yöneteceğini de derbide Sloven Vincic'in düdük çalacağını da bu sayfalardan öğrendi. Emeğe saygısı olanlar kaynak verirken bazıları da özel haberi gibi satış yaptı. Şimdi yine bir yabancı tartışması var. Dün SABAH Spor'da Yunus Emre Sel'in haberine göre, Beşiktaş-Galatasaray maçını yerli bir hakem yönetecek. Bunu hem TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu istiyor hem de Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu. Zaten MHK Başkanı, "Ben yabancıya karşıyım. Ama kararı TFF verir" diyor.

İki başkan da kapının azıcık bir kısmını açık bıraksalar da YÜZDE 99 Türk bir hakem maçta görev yapacak. Adaylar da Halil Umut Meler, Atilla Karaoğlan ve Ali Şansalan. Beşiktaş'ın olası bir Türk hakeme tepki vereceğini geçen hafta yazmıştım. Siyah-beyazlı kulüp, hâlâ TFF'nin kendilerine resmi yazı göndermesini bekliyor. Ya Beşiktaş'ın yabancı hakem talebi olumlu karşılık bulacak ya da başvurusu reddedilecek. Gelişmelere bakarsak da Beşiktaş'ın önerisi kabul görmeyecek.

GALATASARAY İSE SESSİZ!
Başkan
Serdal Adalı, mevcut yönetimi destekleyen isim. Her açıklamasında da övüyor TFF'yi. Başkan olduktan sonra Riva'ya gidip Hacıosmanoğlu ile poz verdi. Bu sağlam bağlar ya devam edecek ya da soğuk savaş dönemi başlayacak. G.Saray ise sessiz. Bir tercihi yok. Özetle siz SABAH Spor'u takip etmeye devam edin.

Beşiktaş’a olumlu yanıt verilmezse büyük sıkıntı yaşanır

Beşiktaş bugün Futbol Federasyonu'ndan yabancı hakemle ilgili bir karar bekliyor. Bununla alakalı da geçtiğimiz günlerde bir açıklama yapmıştı. Konuyu hatırlatalım; G.Saray-F.Bahçe maçını yabancı bir hakemin yönetmesinin ardından, Beşiktaş da Galatasaray ile oynayacakları karşılaşmada özellikle Sloven hakem Slavko Vincic'in görev yapmasını istemişti… Sonrasında federasyona resmi olarak bir başvuru yapmıştı. Bugün federasyonda yönetim kurulu toplantısı var. Konu masaya gelir mi gelmez mi bunu gün içinde göreceğiz. Beşiktaş'ın beklentisi özellikle Galatasaray'la oynayacağı maçta yabancı hakemin düdük çalması.

Geçen hafta TFF yönetimi, hakemlere bir iftar verdi. Burada başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, masasında oturduğu hakemlere, "Artık bu yabancı işi bitti. Bundan sonraki maçlarda yerli hakemlerle yola devam edeceğiz" türünden bir cümle sarf etmiş. Tabi bu resmi bir açıklama değil, masada yapılan bir sohbet sadece... TFF kanadı böyle düşünse de Fenerbahçe, Beşiktaş ve bazı kulüpler yabancı hakem konusunda ısrarcı. Bugün yapılacak toplantıda konu ile ilgili nasıl bir karar çıkar ya da çıkmaz bilemiyoruz ama önümüzdeki süreçte kulis bilgilerine göre yönetim kurulunda yeni istifalar yaşanırsa hiç sürpriz olmaz. Çünkü bu yabancı hakem meselesiyle ilgili farklı görüşler var. Ben, TFF yönetiminin Beşiktaş'ın isteğine olumlu yanıt vereceğini düşünüyorum. Sonuçta Galatasaray- Fenerbahçe maçında bu karar uygulandıysa bundan sonraki süreçte de diğer kulüplerin böyle bir tasarrufta bulunma hakları var… Adaleti savunan TFF kanadı da bunu yapmalıdır.


ŞENOL GÜNEŞ GİDERSE DERTLER BİTER Mİ!
Trabzonspor çok sıkıntılı bir süreçten geçiyor… Uzun zamandır sorunları var. Ne yaptığı transferlerden yararlanabiliyor, ne oyun olarak istikrar var, ne de sonuç… Tabii ki herkes faturayı Şenol Güneş'e kesiyor. Bu tür durumlarda teknik direktörler bedeli öder, normali bu. Şenol hoca, bir türlü arzuladığı şeyleri yapamadı. Bu tabloda tek sorumlu olamaz, oyuncular da problemli…

Ya birbirlerini ya hocalarını ya da yaşadıkları ortamı sevmiyorlar. Ciddi derecede motivasyon kayıpları var. Hatayspor maçında yenilen gollere baktığınız zaman bunu açık ve net bir şekilde görüyorsunuz. VIP salondan sinema filmi izler gibi pozisyonları ve golleri seyrettiler. Bir doku uyuşmazlığı olduğu gerçek. Yönetim de çare olamıyor, çözüm bulamıyor. Futbolu yönetmek zor iş. O zaman Şenol hoca gibi oyuncular ve yönetim de bu tablonun sorumlusudur. Çözüm yeni bir teknik direktör mü? İşte burası karışık bir durum. Alacağınız her karar bir sonraki adımda sizi bağlayacak ve belki de daha büyük kararlar almanıza neden olacak. Bu sebeple sağlıklı düşünmek, ince eleyip sık dokumak lazım. Lig bitiyor. Arda Turan, Çağdaş Atan, Fatih Tekke sizce şifa olur mu!


NWAKAEME'NİN MEKTUBU!
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, oyunculara mektup yollamış. Bu isimlerden biri de Nwakaeme. Oyuncu sakat. Trabzonspor'a katkı yapsın diye alındı ama fiyasko transferlerden biri oldu. Bir ay daha yok deniyor, başkan oyuncularını motive etmek istiyor. Açıkçası çok da büyük özveride bulundu maddi anlamda. Ama bunun karşılığını hiç alamadı. Durum böyleyken Nwakaeme'den beklenti içerisinde olmak da bana göre hayalcilik. Hadi şimdi geçirdiği sakatlıklara ve performansına iyi bakalım:

🔴 Nwakaeme sezon başında 2 yıllık sözleşme imzaladı. Senelik 1.5 milyon Euro maaş + 500 bin Euro imza parasıyla 2 milyon kazanıyor. Yaklaşık 80 milyon TL...
🔴 Sakatlığı yüzünden 12 maçta oynayamadı. Toplamda 6 kez sorun yaşayan oyuncu, geçen sezonki (5) sakatlığını sezon bitmeden geride bıraktı.
🔴 Forma giydiği 19 maçın 9'unda ilk 11'de sahada yer aldı. 2 gol-3 asist gerçekleştirdi.
🔴 Trabzonspor'a geldiği günden bu yana maçların %37'sinde sahada yoktu.

Avrupa değil, F.Bahçe birinci sıraya yazıldı!

Galatasaray, Avrupa'dan elenirken Fenerbahçe 'devam' dedi. Sarı-kırmızılı takımın bu vedası ilk defa normal gibi karşılandı. Oysa Şampiyonlar Ligi olarak yola çıkıldı. Avrupa Ligi şampiyonluğu derken de havlu attılar. Galatasaray, tarihi boyunca Avrupa kelimesini öne koyan bir camiaydı. Bu sefer Avrupa'yı değil, Fenerbahçe'yi birinci sıraya koydular. Kimse maçın rövanşında Galatasaray'ın turu atlayacağına inanmıyordu. Ne Okan Buruk ne de futbolcular… Sonuç itibarıyla "F.Bahçe'yi yenelim, şampiyon olalım" fikri ağır bastı. Avrupa fatihi Galatasaray günlerinden bugünlere gelmek vizyon olarak alt bir basamağa düşmektir. Hem şaşırtıcı hem de üzücü.

TFF'NİN TEK YANLIŞI!
Önce derbiyi yabancı bir hakemin yöneteceğini sonra da Sloven Vincic'in maça atandığını yazdık. Türkiye Futbol Federasyonu tarihi bir karar verdi. Tüm sorumluluğu aldı günahıyla, sevabıyla… "İki takımdan talep gelirse yaparız" dendi ama bu uygulanmadı. Galatasaray rahatsız, Fenerbahçe mutlu. Maç bittiğinde Galatasaray yenerse, "Hani yapı vardı, sizi yabancı hakemle de yendik" diyecek. Fenerbahçe kazanırsa, "Yapısız bir yabancı hakemin yönetimi olunca adaletli bir şekilde kazandık" yorumunu yapacak. Hakem için atıp tutmaya gerek yok bu arada. Kariyerse kariyer. Diğer konular magazin. TFF'nin buradaki tek hatası, bu sezon başında "Biz derbilere yabancı hakem ile çıkacağız" deseydi bugün hiçbir tartışma olmazdı. Serdal Adalı da çıkıp "Biz de yabancı istiyoruz" demezdi.

YARIN ŞU ANA KADAR GÖRÜLMEMİŞ ÖNLEMLER İSTANBUL'DA ALINACAK
İki
takımın da müthiş yıldızları var. Hava yolları gibi yüksekten uçan iki golcüleri olacak sahada: Osimhen ve En-Nesyri… Hangisi daha yükseğe çıkacak. Hangisi kaç gol ya da goller atacak. Sahadak i futbol kadar tribünler de tarihi bir sınav verecek. Hakem yabancı. Sahaya bir şey atıldığı zaman bizimler ne olursa olsun devam ettiriyor ama elin oğlu öyle yapmaz. Dolayısıyla da Galatasaray taraftarının yapabileceği bir taşkınlık maçı tatil ettirebilir. Bu güzel derbinin tamamen sahada oynanmasını diliyorum. İstanbul emniyeti de bu maç için binlerce polis görevlendirecek. Kadıköy'den Aslantepe'ye kadar her yerde polis görev yapacak.