CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Rotasyon hataydı, Aslan isteyince cezayı kesiyor!

Maçı, favori olan takım G.Saray kazandı.. Trabzonspor için bir sürpriz sonuç acaba olur mu diye bekleyenler olsa da buna Muslera izin vermedi.. 2 farklı devre vardı.. Bu sezon birçok maçta eleştirilse de Uruguaylı kaleci dün G.Saray'ı ilk perdede oyunda tutan isimdi.. Bir libero gibi 23 tane uzun top attı.. Geceye damga vurdu... 50 isabetli pas yapmış Muslera (Galatasaray yönetiminin 1 yıl daha yıldız kaleciyi tutmasını tavsiye ederim.. Kaleci bulmak kolay iş değil). Trabzonspor bol rotasyonlu kadrosuyla kupa finalini düşünse de bitiricilikte eksikti.
İkinci devre roller değişti.. Galatasaray, 3 puanı istiyordu.. Kalitesi vardı, iyi oyuncuları vardı.. Vitesi yükseltti.. Lider olduğunu hatırladı.. Duran top silahını kullandı ve işi bitirdi. Abdülkerim baktı artık Trabzonspor gelmiyor, çıktı kafayla golü buldu.. G.Saray arka arkaya kornerler attı.. Trabzon çaresiz kaldı. Sonrasında Morata da fişi çekti.. Artık bir 1 puan ve şampiyonluk... Trabzonspor evindeki coşkulu taraftarına hüzün yaşattı. Kupa finali çarşamba günü... Fatih Tekke'nin rotasyon yapması kumardı. Bu maçı kazansaydı kupa için de takım öz güven depolayacaktı. Unutmayalım ki G.Saray, Kadıköy'de F.Bahçe'ye karşı oynadığı kupa maçından zaferle ayrıldıktan sonra o moralle şampiyonluk için gaza basmıştı. Özellikle büyük mücadelelerde kazanmanın verdiği motivasyon yorgunluğu unutturur. Tekke'nin Trabzon'a kupayı getirmesi artık şart oldu!..

Galatasaray’ın Devler Ligi planı!

Yabancı futbolcu kuralının değişmesi için Galatasaray, Tahkim Kurulu'na başvurmuştu.. Şampiyon olması halinde doğrudan Devler Ligi'ne katılacak olan ve sükseli transferler kovalayan sarı-kırmızılılar 14 yabancı içindeki iki futbolcu için olan yaş sınırının kaldırılmasını istiyor.. Lisansı geçici olarak çıkartılan İcardi ile birlikte kadrosunda 15 yabancı bulunduran Galatasaray'da kiralık isimlerden Jakobs ve Frankowski'nin zorunlu opsiyonları kullanılacak.. Yani takımda kalacaklar.. Yine kiralık gönderilen Zaniolo, Nelsson, Köhn, Cicaldau ve Morutan ise sezon sonunda geri dönecek. Muslera ve Mertens'in gidecek olacağını düşünürsek, Galatasaray yabancı sayısında sıkıntı yaşayacak. G.Saray dışında Tahkim'e dilekçe veren ve itiraz eden başka kulüp yok. Bu durumda yabancıda şartların değişeceğini sanmıyorum.. Çünkü Kulüpler Birliği toplantısında Galatasaray'ın bu durumu destek görmemiş..

MOURİNHO SON SÖZÜ SÖYLER!
F.Bahçe'nin divan kurulu, 8 gündür konuşuluyor.. Bu toplantıdan iki önemli sonuç çıkmıştı: 1- Ali Koç seçime gitmiyor ve görevine devam edecek.. 2- Jose Mourinho seneye de takımın başında olacak.. Birinci seçenek kesin.. İkinci seçecek ise 'yüzde 100 kalır' diyemiyorum!.. Hocasına destek verip ne olursa olsun takımın başında kalacak diyen çok sayıda başkan, teknik direktörünü kovdu.. Mourinho, bugün Beşiktaş'ı yenemezse, o kalma ihtimali yüzde 50'ye düşer.. Daha Fenerbahçe'nin oynayacağı maçlar var.. Şampiyonluk şansı mucize ötesi.. Durum böyle ama alınacak sonuçlar Portekizli teknik adamın da kaderini çizer.. Fakat önemli bir detay var burada.. Mourinho'nun kalmak ya da gitmek umurunda değil.. Portekiz Futbol Federasyonu kapısında yatıyor.. İngiltere'den 2 teklif var.. Yani Fenerbahçe, "Hadi yollarımızı ayrılım" dese hiçbir sorun olmaz, para-pul işi çözülür, herkes kendi yoluna gider.. Yani Ali Koç'un açıklamalarına bağlı değil hocanın durumu.. Mourinho son sözü söyler!

OSİMHEN, F.BAHÇE, TRABZON YA DA BEŞİKTAŞ'TA OLSAYDI...
Önce Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, spor yöneticileriyle sohbet toplantısında transfer durumuna ilişkin açıklamalarda bulunmuştu ve şöyle dedi: "75 milyon Euro maliyetli oyuncu alma hedefimiz de hayalimiz de yok.." Dün de Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, "Osimhen, Galatasaray'a 15'e gitti, 20 verip 'Bize gel diyebilirdim" ifadelerini kullandı. Nijeryalı futbolcu herkesin dilinde.. Aslında Osimhen, G.Saray'ın rakiplerinde olsaydı bugün yarışın içinde olurlardı. Ekonomi işin bahanesi! Şimdi neredeyse tek başına G.Saray'ı şampiyon yapacak.. Durum böyle iken Fenerbahçe, transfer döneminde kafa karıştırmak için bir hamle yaparsa şaşırmam.. Yaklaşık 200 milyon Euro (vergilerle) maliyeti var.. Yani Türk parasıyla 8.5 milyar TL.. Galatasaray'ın tüm finans gücünü bir futbolcuya harcayacağını hiç düşünmüyorum.. Dolayısıyla siz onun keyfini sürün ve gollerini izleyin.. Bu ifade doğru!

Yabancı kuralı değil adı kuralsızlık olsun!

Bu yabancı futbolcu kuralı biliyorsunuz sürekli değişiyor.. Adı kural ama ortada bir kural yok.. Kuralsızlık demek daha doğru olur.. Her TFF yönetimi ayrı telden çaldığı gibi kulüplerin baskısı ile de her sezon başka bir şey uygulanıyor.. Ne yapılırsa yapılsın bu da hiçbir kulübü mutlu etmiyor sonuçta.. En çok Galatasaray şikâyetçi.. Başından beri de sınırsız olsun diyor.. Galatasaray gibi düşünen kulüpler de var.. Şişire şişire yabancı futbolcu transferi yapıyorlar, sonra da "Elimizde 15-20 yabancı var.. Bu kuralı bir daha değiştirelim, bizi kurtarın" diye isyan ediyorlar.. Peki başarı ne? Türkiye Süper Ligi'nde şampiyon olmak.. Avrupa o hiç yok.. Hep 'vah vah elendik'.. Önümüzdeki maçlara bakalım! 1977-78 sezonunda iki yabancı ile başlamış her şey.. Sonra 3, 4, 5 derken 14'e kadar ulaşmış.. Formüller müthiş.. Beyin yakıyor.. Birkaçına bakalım zihnimiz yansın biraz: 3+1, 5+1+2, 6+0+4, 6+2, 5+3, 8+6+3, 8+6 ve 12+2… Bu formüllerin hepsi kural diye anlatılmış ama hiç kural olmamış.. Zaten kulüpleri yönetenler de artık bu formülleri unutmuştur.. Kurala uyan da yok.. Yabancıların futbolumuza getirdiği değer, keyif elbette önemli.. Süper Lig'e de bir anlam katıyorlar.. Fakat her kulübün yaptığı yabancı transferlere bakarsak, çoğu FIFA'lık olmuş dosyalar ve arka arkaya gelen transfer yasakları.. Son bir haftada 7 kulübe daha ceza geldi.. Bakın Galatasaray, Tahkim Kurulu'na başvurmuş, yaş kriteri ve 2025-26 sezonu kuralı değişsin diye.. Aslında yabancı sayısını sınırsız yapın ve kural olarak bunu açıklamayın.. Ömür boyu sınırsız kalsın.. Böylece hiçbir sorun olmaz!

Osimhen gelmeseydi şampiyonluğa koşamazdı

Beş maç kaldı Galatasaray ve Fenerbahçe için.. Galatasaray hâlâ yoğurdu üfleyerek yiyor.. Hem Başkan Dursun Özbek hem de Okan Buruk, "Biten bir şey yok.. Aynı ciddiyetle devam edeceğiz" diyorlar.. Bu takımda Osimhen olduğu sürece Galatasaray'ın sırtı yere gelmez.. Nijeryalı oyuncunun Galatasaray'a transferi ligin kaderini değiştirdi. Osimhen, Napoli yönetimiyle kavga etmese Türk futbolseverler de böyle bir yıldızı izleyemeyecekti. Eğer Osimhen olmasaydı, İcardi'nin yer almadığı bu takım şampiyonluk yarışından kopardı...

İcardi rüzgarını bile unutturan Osimhen, Galatasaray'ı taşıdı.. Golleriyle, nefesiyle, arzusuyla, hırsıyla, coşkusuyla, bitmek bilmeyen enerjisiyle, sevgisiyle.. Daha da yazarım.. Dünyanın en iyi 3 santrforundan biri.. Kalacak mı gidecek mi? İşte herkesin merak ettiği nokta bu.. Yüzde 51 gidecek.. Ve Galatasaray bu ayarda bir futbolcu bir daha alamaz.. Bu nedenle ne yapıp ne edip Galatasaray bu parayı bulup oyuncuyu tutmalı.. Osimhen için mesele para da değil kariyer.. Yani 15 milyon Euro'yu Galatasaray yıllık veriyor.. Özetle Galatasaray şampiyonluk kupasını tuttu.. Bu saatten sonra futbol mucizeleri olmadığı sürece bir şey değişmez.

BEŞİKTAŞ NASIL KURTULUR!
Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, ekonomik olarak önemli hamleler yapıyor.. Yakında seçim var.. Tabii ki her şey futbol takımının elde ettiği başarılara göre şekil alıyor.. Beşiktaş kötü bir sezon geçirdi ve taraftarını üzdü.. Sayın Adalı kulübün bütün kaynaklarının yok olduğu bir dönemde görev yaparken 30 milyon Euro para da bulup getirmiş.. Beşiktaş'ın daha ödenecek çok borcu var..

Haziran-Temmuz transfer dönemi Beşiktaş için tarihinin en önemli zamanı olacak.. Kimse Beşiktaş'tan büyük transferler beklemesin.. Zaten başkan da bunu şöyle açıklıyor: "75 milyon Euro'luk oyuncu (Osimhen'i kast ediyor) alamayız, böyle bir hayalimiz de yok.." Bu dönemi, zamanı da taraftara iyi anlatmak lazım.. Yoksa sıkıntısı büyük olur..


TFF'DE SEÇİM KULİSİ!
Ligin bitmesine az bir zaman kaldı.. Aslında kulislerde en çok konuşulan konulardan biri, haziranda TFF'de seçim olur mu? Mevcut yönetim Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor'la soğuk… Hatta bu takımlara Başakşehir de destek veriyor.. Bu kulüpler seçim için düğmeye basmış durumda şu an.. İbrahim Hacıosmanoğlu'nu en çok destekleyen kulüp ise Fenerbahçe.. Fenerbahçe de aslında MHK'den yana dertli ve değişim istiyor.. Lig bitince futbolun genel gündemi seçim olur.. Adları geçen adaylar olsa da açıkçası ben seçim olacağını düşünmüyorum. Ama fırtına kopacaktır!

İmmobile linç edilecek ADAM MI!

BEŞİKTAŞ'IN en kariyerli oyuncusu İmmobile... Performansı ve aldığı 6 milyon Euro'luk ücret nedeniyle istenmeyen adam oldu. Başkan Adalı bile ipini çekti. Oyuncunun sosyal medya paylaşımları 1 haftadır gündemde. Ortada bir sözleşme var. Bu nedenle dereyi görmeden paçaları sıvamamak lazım. Hatayspor maçında İmmobile 3 gol atsa da kimseyi tatmin etmedi. Sonuçta Beşiktaş'ın daha oynayacağı maçlar var. Eğer üçüncülük hedefi de kuvvetli ise bu işler Mustafa ve Semih ile olmaz! Yani gemi limana yanaşana kadar elinizdeki yıldızları tezgâh altına atmayın. Kısaya hatırlatalım.. Kariyerinde 7 kez gol krallığı yaşayan İmmobile, İtalya Serie A'da 4 defa (2013- 14, 2017-18, 2019-20 ve 2021- 22) bu başarıya ulaştı. 2019-20'de ise 36 golle altın ayakkabının sahibi oldu. Lazio (2019-20) ve Pescara'daki (2011-12) performansıyla iki kez sezonun oyuncusu seçildi. Torino'dan Dortmund'a 18.5 milyon Euro'ya giderken 2014-15 döneminde kulüp satış rekorunu kırmıştı. Lazio'dayken 2018'de değeri 50 milyon Euro'ya kadar yükselmişti.


ALİ KOÇ'UN İKİ ÖNEMLİ KARARI!
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Yüksek Divan Kurulu'nda adeta meydan okudu. Böyle bir konuşma yapması bekleniyordu. Camianın 'Acaba seçim kararı alır mı?' beklentisinin karşılık bulma ihtimali de yoktu. Çünkü günlerdir özellikle yazılı medyada Fenerbahçe'nin proje haberleri yer alıyordu. Yani yönetimin önemli işleri vardı. Sayın başkanın bir kere şampiyonluk umutları devam ediyor. Elbette daha oynanacak maçlar var. Bu konuşmanın iki önemli detayı vardı: 1- Tribünler bağırsa da çağırsa da sosyal medyada kampanyalar başlatılsa da ben seçime gitmeyeceğim, görevimin başındayım. 2- Jose Mourinho ile ne olursa olsun seneye de devam edeceğiz, hatta bizi şampiyon yapacak. İki söylem için başkan kumarını oynadı. Net olan bu!. Birincisi tribünleri karşısına aldı. İkincisi Jose Mourinho kalan maçlarda başarısız olsa da kalacak sözünü ifade etti. Tabii ki tarih boyunca böyle çok konuşmalar duyduk, yaşadık ama bakıldığı zaman tersi de çoğu zaman oldu. Fakat istikrar adına Portekizli teknik adam ile devam etmek mantıklı bir seçim. Koç, 7 sezonda 12 hoca ile çalışmış. Ve hiçbirinde başarılı olamamış. Durum böyle iken yeni bir maceraya girmek hata olur zaten. Alışma devresini geçiren Mourinho için ikinci sene farklı olabilir. Tribünün olayına gelirsek... Taraftar kızgın ve mutsuz. Bu sefer transfer de kesmez. Başkan Koç, 24 Mayıs 2024'te ne demiş: "Öyle bir takım kuracağız ki, benim size şampiyonluk sözü vermeme gerek kalmayacak." Başkanın artık bu sözün üzerine ifade edeceği bir cümle de olamaz. Yani taraftarı nasıl mutlu eder, ne umut verir... Özetle sarı-lacivertli camiada tartışmalar bitmez..

Seneye yabancı hakem olmaz!

Futbol Federasyonu Hakem Gelişim Direktörü Vitor Melo Pereira, A Spor'da çok önemli açıklamalar yaptı. 3 yıl için TFF ile sözleşme imzalayan Portekizli futbol adamı, yabancı hakeme karşı olduğunu söyledi. Asıl bombası buydu! Yabancı bir gelişim direktörü, maçları Türk hakemlerin yönetmesi gerektiğini söyledi. Yani, "Bu yabancı meselesi, Türk hakemlerine zarar veriyor" dedi. İlk kez bu kadar net ifadeler duyduk. Pereira, Avrupa'da görev yapan Türk hakemlerin maçlarında VAR odasında yabancıların olmasını ise şöyle yorumluyor: "UEFA diyor ki siz kendi Türk hakemlerinize güvenmiyorsunuz ve VAR'da yabancı hakemleri görevlendiriyorsunuz, biz niye Türk hakemlerine VAR'ı bırakalım!" Bu cümle büyük bir itiraf! 'Türk hakemliğinin itibarını düzeltmek için VAR'daki yabancı dahil tamamen seneye Süper Lig, Türk hakemlerine emanet edilmeli' diyor Pereira! TFF bunu yapacak mı bakalım!


BİZE SÖRLOTH GİBİ BİR ADAM LAZIM!
Beşiktaş Teknik Direktörü Ole Gunnar Solskjaer, arka arkaya gelen kötü sonuçlar sonrası bombayı patlattı: "Bu takımı ilaç kurtarmaz. Ameliyat şart." Yani büyük bir değişim istiyor Norveçli hoca. Bunu yapabilecek gücü yok tabi ki, topu başkan Serdal Adalı'ya atıyor. Başkan geçen gün açıkladı: "30 milyon Euro para verdik cebimizden." Yani Beşiktaş'ın 1 kuruş kaynağı yok şu an. Transferi nasıl yapacak? Eldeki futbolcuları nasıl yollayacak? Yine Adalı cebinden bir 30 milyon Euro daha verebilir mi? Bakıldığı zaman hiç de kolay değil. Ama önünüzdeki sezon ameliyat yapılacaksa bunun maliyeti ağır olur. Mesela Alexander Sörloth'un adı gündeme gelmiş. O da Norveçli. Olamayacak bir transfer bedeli an itibariyle. Bu sefer diyorlar ki "Bu özelliklere sahip bir golcü lazım bize." Ameliyat nasıl olur bilmem ama Beşiktaş taraftarını psikolojik olarak ayağa kaldıracak bir bomba transfer olacak. Not: Sörloth, bu sezon Atletico Madrid'de 43 maçta ağları 16 kez sarsıp 2 asist yaptı. Bu maçların sadece 15'inde ilk 11'de başladı, 28'inde sonradan oyuna girdi. Yaz transfer döneminde Villarreal'den 32 milyon Euro bonservisle Atletico Madrid'e gitmişti.


JOSE MOURINHO BİR YIL DAHA KALACAK
Fenerbahçe'de sezon bitmeden muhasebe işlerine girildi. Hesap-kitap yapılıyor. Özellikle Jose Mourinho'nun durumu merak konusu. Portekizli teknik adamın sözleşmesi 2026 yılını da kapsıyor. Başkan Ali Koç da dünyaca ünlü hocasını göndermeyi düşünmüyor. Yani yönetim gitse de Jose Mourinho, istifa etmediği sürece Fenerbahçe'nin başında kalacak.

Beşiktaş, rakiplerini nasıl yakalayacak!

Beşiktaş taraftarının yüzü 2 sezondur gülmüyor. Bu yıl tablo daha da kötüleşti. Tüm kulvarlarda siyah-beyazlı takım havlu attı. Yeni teknik direktör Ole Gunnar Solskjaer sıkıntılı. Yüzü gülse de o da sorunları biliyor. Norveçli teknik adamın ihtiyacı olan tek şey zaman. Bunu imza attığı 19 Ocak'ta da yazdık. Ama Türkiye'deki futbol ikliminde bu sabır yok, olmaz da. Beşiktaş, bu sezonu bir yerde bitirecek iyi da kötü!. Yabancı futbolcular lig bitse de gitsek havasında. Kalan maçlarda bu nedenle nasıl tablo çıkar bilemiyoruz. Başkan Serdal Adalı özellikle finans konularıyla ilgileniyor. Göreve geldiği günden beri yaklaşık 25 milyon Euro para vermiş cebinden!. 1 milyar Lira'yı aşan bir meblağ… Beşiktaş'ın hiçbir ekonomik kaynağı yok şu an. Başkan para vermese maaş dahi ödeyemez.

İMMOBİLE İLE YOLLAR YÜZDE 100 AYRILACAK
Ciro
İmmobile ile yollar ayrılacak. Beşiktaş'tan aldığı para yıllık 500 milyon TL'ye yakın. Daha bir sene sözleşmesi var. Beşiktaş gerekirse farkı cebinden ödeyip oyuncuyla mukavelesini feshedecek. 5 milyon Euro'ya alınan Bakhtiyor Zaynutdinov sakat. 1 yılda 5 kez sakatlık yaşamış. 26 maç kaçırmış. Şu anda tendonlarında bir sorun var. Tedavi olmasa da sürekli tekrarlayan bir sakatlık. Gönderilen Giovanni van Bronckhorst'un tazminat bedeli 3.4 milyon Euro…

VAN BRONCKHORST'UN TAZMİNATI KORKUTUYOR!
Daha
bir ödeme yapılmamış. Konu FIFA'ya gidecek büyük ihtimalle. 3.4 milyonluk rakam, olacak 5-6 milyon Euro… Bir yanda idari konular bir tarafta sahadaki performans! Bu süreçten çıkmak için Beşiktaş'ın yapacağı tek şey sabır. Zaten başka da şansı yok. Galatasaray ve Fenerbahçe'nin sürekli ülke futbolunda gündemde olduğu bir dönemde siyahbeyazlı takımın tekrar gündeme gelmesi, masadaki ağırlığını ortaya koyması için yapacağı çok iş, kat edeceği çok yol var.

Suya sabuna dokunmadılar!

TFF Profesyonel Disiplin Kurulu'nun verdiği kararlar günlerdir tartışılıyor. Özellikle Fenerbahçe Teknik Direktörü Mourinho'nun 3 maçlık cezası yankı buldu. Portekizli teknik adam saldırıdan sevk edilmiş (5-10 maç arası ceza) PFDK, sportmenliğe aykırı eylemden 3 maç ceza vermişti. Dolayısıyla lig maçlarında sahaya çıkma hakkını elde etti. Bu cezanın perde arkasında 4'e 3 oy var.

PFDK BAŞKANI VE 3 ÜYE 'TAHRİK VAR' DEMİŞ
3
üye "Saldırı var, 5 maç ceza almalı" derken, PFDK Başkanı ve diğer 3 üye, "Tahrik var bu nedenle 3 maç ceza almalı" diyor. Nitekim oylama 4-3 Mourinho lehine çıkıyor. Hakem raporunda tahrik şöyle anlatılmış: "Okan Buruk hakemleri tebrik ettikten sonra Mourinho'ya dönerek "Very good referee performance -Çok iyi hakem performansı) dedi, sonrasında da yumruk şov yaptı."

BURUK TAHRİK ETTİYSE NEDEN CEZA ALMADI?
İşte
bu satırlardan dolayı Portekizli hocaya indirim yapılmış. Peki tahrik varsa, Okan Buruk niye sevk edilmedi, niye ceza almadı? Sevk yoksa tahrik yok o zaman! İndirim niye var? Mourinho'yu tahrik etmek provokatif bir eylem değil mi? Eylem cezada indirim gerekçesi oluyorsa, Okan Buruk'un da ceza alması lazım! Bu bir çelişki değil mi? Bu soruya nasıl yanıt bulacağız! PFDK'nın verdiği cezaların hepsi hukuki olarak soru işaretleriyle dolu. Tabiri caizse suya sabuna dokunmadılar... Hem Galatasaray'a hem Fenerbahçe'ye dokunmadılar. Bir denge bu... Bu nedenle insanlar tatmin olmuyor.

BAŞKA ÜLKELERDE BU CEZALAR GEÇERLİ DEĞİL
Kupadaki
cezaların kupada çekilmesi de ayrı bir tartışma. Bu isimlerin seneye Türkiye'de olacakları ne malum. Gittikleri ülkelerin federasyonları, bu cezaları tanıyor mu? Ortada ırkçılık, bahis, doping yok. Bunlar olsa cezalar çekilirdi ama şu verilen cezalar Avrupa'da geçerli olmaz. Sonuç: Mourinho'nun yaptığı fiziki eylem kabul edilemez. Tepeden tırnağa yanlış. Sportmenlik dışı değil saldırıdır bu. Okan Buruk'un da yere düşme şekli doğru değil. Tebriği Türkçe yapabilirdi Türk hakemlerine. Ayrıca Galatasaray teknik direktörü yere kendini böyle atmaz.

Talisca’ya bu kadar para verilir mi!

Galatasaray hezimetinin ardından Trabzonspor maçı Fenerbahçe için tek çıkış yoluydu... Ya kazanıp puan farkını 3'e düşürecek ve şampiyonluk umutlarını sürdürecekti ya da lige havlu atacaktı... Jose Mourinho'nun 7 rotasyonlu kadrosu ve 4'lü savunmaya dönmesi, ilk yarı boyunca alışılmış düzenin dışına çıkarak oyunun istenilen seviyede olmamasını sağladı. Trabzonspor özellikle sağ kanattan Zubkov ile geniş alanlar yakalayıp pozisyonlar buldu. Gol de uzatmalarda aynı kanattan gelişen atakta aylar sonra ilk 11'de oynayan Draguş'tan geldi.. İşte bu bölüm Fenerbahçe için kâbus oldu.. Tribünler "İstifa" diye bağırmaya başladı.. O kadar inceydi kopacak ip yani! Oysa bir 45 dakika daha vardı.. İkinci yarı Portekizli teknik adam, normal ayarlarına döndü ve kulübesindeki kadro zenginliğini devreye sokarak Talisca'ya formayı verip, tekrar savunmayı 3'lüye çevirdi. Geldiği günden beri "Bu kadar para verilir mi, Fenerbahçe'ye ne kattı ki" diye sallanan Brezilyalı futbolcu, hem hocasını hem yönetimi hem de takım arkadaşlarını adeta ipten alarak maçın kaderini tayin etti.. Biten umutları yeşertti.. Yetenekleri büyük ama fiziki gücü yoktu Talisca'nın.. Akan oyunda attığı iki gol muhteşemdi.. Penaltı atışı ve vurduğu köşe harikaydı.. İşte bu nedenle bu paraları alıyor.. Trabzonspor'a gelirsek F.Bahçe'ye yetecek 45 dakika gücü vardı.. Hepsi bu… Özetle Galatasaray maçının yaralarını sardı ve rakibine mesaj verdi. Artık şampiyonluk yarışı başka bir boyuta geçti..

Güzel ve çirkin!

Son 3 günde futbolda çok önemli şeyler yaşadık. Önce Trabzonspor'a bakalım.. Bordo mavili takım, UEFA Gençlik Ligi'nde tarih yazmaya devam ediyor. Daha önce Atalanta'yı eleyerek ilk kez bir Türk takımının adını çeyrek finale yazdıran Trabzon, bu kez sahasında Inter'i dize getirdi. Bu Türk futbolu adına son zamanlardaki en büyük başarıydı. Bataklıkta açan çiçekler gibiydiler… Son zamanlarda futbolumuz sürekli bir gerilim ve kaosun içinde. Son örneği Fenerbahçe-Galatasaray maçı oldu. Ne ararsan vardı sahada. Mourinho'nun, Okan Buruk'un burnunu sıkması, Buruk'un düşüş anları, Portekizli teknik adamın dünya basınının gündemine oturması... Oyuncuların kavgasını saymıyorum bile. Şiddet, yumruk, küfür ne ararsan var! Sürekli kavga, gürültü içinde çırpınıp, Türk futbolunun yapısal sorunlarına yüz çevire çevire nerelere geldik..



Bakın Trabzonspor'un genç oyuncularının hiçbir şeye aldırış etmeden Türk insanının, Türk gencinin neler yapabileceğini gösterdiler. Büyük bir başarıya imza atmalarına rağmen gölgede kaldılar. Hepsiyle gurur duyuyoruz. İnşallah kupaya da uzanacaklar. Papara Park Stadı'nı doldurup rekor kırdılar, gençlerin o masum, temiz ve muhteşem mücadelesine koştular… Hem bordo-mavinin harika çocukları hem de Trabzonspor taraftarları dünyaya örnek oldular. Türk futbolunun lokomotif takımları Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Avrupa sahnelerine havlu attı, yine baharı bile göremedi biliyorsunuz... Kendilerini sorgulayıp, öz eleştiride bulunacaklarına sosyal medyadan yaptıkları ergen paylaşımlarıyla kendi tiyatro sahnelerinde üç maymunu oynamaya devam ediyorlar. Son derbi de bunun tipik bir örneği oldu, öncesiyle, sonrasıyla...



BURUN SIKMA MESELESİNDE NE OLACAK!

Şimdi şu burun sıkma olayına bi bakalım.. Jose Mourinho, Türkiye'ye geleceği için hepimiz "Ne büyük iş.. Vay filan" dedik. Kafamızda, zihnimizde bir kahraman çok büyük bir futbol adamı vardı. Gelin görün ki küçüldükçe, küçüldü.. Yeri geldi konuşmalarıyla, yeri geldi eylemleriyle F.Bahçe'deki kariyerine noktayı koydu. Sezon sonunu bekler mi bilmem ama bu skandal harekete F.Bahçe yönetiminin de asla sahip çıkacağını sanmıyorum. Dış basın bu olayı konuştu.. Gelelim Okan Buruk'a. Büyük bir teknik adam, çok başarılı, şampiyon hoca. Hakemin elini sıkıp giderken hem bir şey söyleyip hem de Mourinho'ya karşı yumruk şov yapması bir tahrikti! İki hoca da muhtemelen PFDK'ya sevk edilir. Okan Buruk da tahrikten gider. Belli bir ölçüde ceza çıkar. Tıpkı daha önceki dosyalarda olduğu gibi. Fakat ne olursa olsun, saha içine konsantre olacağına saha dışındaki olaylarıyla gündemden düşmeyen Jose Mourinho da kendi elleriyle Türkiye kariyerini bitirdi...

ERMENİSTAN VE İSRAİL VAR TÜRKİYE YOK
UEFA'da seçim var. Belgrad'ta futbol dünyası buluştu.. Biliyorsunuz Servet Yardımcı'nın görevi bitti. TFF yeni bir isim vermedi. UEFA'daki en önemli şey İcra Kurulu.. Artık burada resmen yokuz. Peki kim var İsrail ve Ermenistan!.. İsrail 2 yıl, Ermenistan ise 4 İcra Kurulu'nda görev yapacak. Elbette önümüzdeki yıllarda Türkiye olarak büyük organizasyonlara ev sahipliği yapacağız. Mesala önünüzdeki hafta UEFA'nın İstanbul merkezi açılacak. Bunlar güzel ama keşke İcra Kurulu'nda da olsaydık.