CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Kerem Aktürkoğlu Türkiye’ye dönmeli mi?

Özellikle milli futbolcuların Avrupa'da kalıp ülkemizi temsil etmesi, hem Türk futbolunun uluslararası alandaki prestiji hem de oyuncuların bireysel gelişimi için çok önemli. Avrupa liglerindeki yüksek rekabet, farklı oyun tarzları ve profesyonel ortamlar oyuncuların yeteneklerini geliştirmesine olanak tanıyor. Mesela şu an transferi gündemde olan Kerem Aktürkoğlu; Benfica gibi bir kulüpte başarılı olursa, bu Türk futbolu için bir vitrin oluşturuyor ve genç oyunculara da ilham veriyor. Türkiye'ye dönüş maddi ya da duygusal nedenlerle bazen cazip olabiliyor; mesela Orkun Kökçü... Beşiktaş'ın muhteşem desteği karşısında Türkiye'ye dönüş yaptı. Ekonomik olarak altın değerinde bir sözleşme aldı. Kerem için de Fenerbahçe'nin sunduğu iddia edilen yüksek maaş ya da tanıdık bir lige dönme fikri çekici gelebilir. Ama Avrupa'da kalıp uzun vadeli bir kariyer inşa etmek, hem oyuncu hem de Türk futbolu için daha değerli. Kerem, Benfica'da düzenli oynuyor ve geçen sezonki istatistikleri (49 maç, 16 gol, 10 asist) sağlam. Bu performansını sürdürürse, daha büyük kulüplerin radarına girebilir. Türkiye'ye dönmesi, Fenerbahçe ya da başka bir kulüp için güç olsa da uzun vadede onun Avrupa'daki kariyer yolculuğunu sekteye uğratabilir. Bu nedenle milli futbolcumuzun Avrupa'daki kariyerine devam etmesi, Türkiye'nin sesi olması, sosyal medyasından verdiği mesajlar bence çok değerli ve önemli. Ama sarı-lacivertlilerin de ciddi teklifle gittiğini, güzel bir anlaşma önerdiğini biliyoruz. Kerem Aktürkoğlu, Fenerbahçe'de oynar mı? Galatasaray'dan isteyerek ayrıldı, mutsuzdu. Özellikle Wilfried Zaha transferi çok keyfini kaçırmıştı. Zaman zaman da taraftarın kendisine olan tepkisi nedeniyle psikolojik olarak zor günler yaşadı. Bütün bunları da düşündüğüm zaman Fenerbahçe'ye gidebilir.


NURİ ŞAHİN ŞU AŞAMADA BEŞİKTAŞ'I ÇALIŞTIRAMAZ
Nuri Şahin, iyi bir hoca olma yolunda önemli adımlar attı. Beşiktaş'ın Shakhtar maçını İstanbul'da tribünden izlemesinin ardından siyah-beyazlı takıma teknik direktör adayı olarak lanse edildi. Medyada bunu çok pompalayanlar da oldu. Beşiktaş ise günler sonra bu iddiaları dün yalanladı. Nuri Şahin henüz 37 yaşında olmasına rağmen, Antalyaspor ve Dortmund'da gösterdiği performans, onun potansiyelini ortaya koymuştu. Ancak, büyük bir kulüpte sürekli başarı için daha fazla deneyime ve birkaç büyük kupaya ihtiyacı var. Beşiktaş gibi bir kulüpte başarılı olup olamayacağı, kulübün hedeflerine, kadro yapısına ve Şahin'in taktiksel adaptasyonuna bağlı. Ve tribünlerin desteğine. Şu an için "iyi bir hoca" olarak değerlendirilebilir, ancak "çok başarılı" kategorisine ulaşması için daha fazla zaman ve büyük zaferler gerekiyor. Dolayısıyla da Nuri Şahin, Beşiktaş'ı çalıştıramaz. Yönetim, Norveçli teknik adama sahip çıktı. Bu tür şeyleri çok defa gördük ve yaşadık. Soğukkanlı olup bu aşamada hocaya destek olmak mantıklı bir strateji olabilir. Ama uzun vadede neler yaşanacak, bunu hep beraber göreceğiz. Solskjaer'in bu saatten sonra Beşiktaş'ta işi çok zor.

Solskjaer, camın üzerinde yürüyor!

Beşiktaş, Avrupa'daki ilk maçında 4-2 mağlup olarak taraftarını üzdü. Aslında herkes biliyordu ki, Beşiktaş'ın şansı az. Neden? Beşiktaş hazırlık dönemini verimli geçiremedi. 35 kişiyle kamp yapmak, hazırlık maçlarındaki sonuçlar, Shakhtar Donetsk maçının iyi geçmeyeceğinin sinyaliydi. Ama buna rağmen taraftarın büyük desteği vardı. Takım da hoca da bunu anlamadı. Şimdi şu soru gündeme geldi: "Solskjaer gitmeli mi?" Şu an Solskjaer'in gitmesi için "yolun başındayken" demek biraz aceleci olur. Shakhtar mağlubiyeti ciddi bir uyarı ancak tek maç üzerinden hoca kovmak, Beşiktaş'ın uzun vadeli hedeflerine zarar verebilir. Rövanş maçı ve ligin ilk haftaları, Solskjaer'in durumunu netleştirecek. Eğer tur geçilemez ve ligde kötü sonuçlar devam ederse, ayrılık gündeme gelir. Her kötü sonuçta tribünlerin 'Sergen Yalçın' sesleri de Beşiktaş'ı kasacak başka bir durum. Daha yeni transfer Jurasek ilk maçta yuhalandı. Bunlar çok tehlikeli gelişmeler. Zemin o kadar ince ki... Bu takımı yarışan bir ekip haline sokmak ve oyuncuları hırslandırmak hepsi hocanın görevi. Yoksa Orkun da dahil yapılan tüm işler çöp olur. Norveçli teknik adamın, başkan Serdal Adalı'nın gözünde kredisi var. Ama sınırlı. Yani Solskjaer camın üzerinde yürüyor.

BİR FOTOĞRAF ÇOK ŞEY ANLATIR!
Ali Koç ve Mourinho'nun Portekiz'deki transfer zirvesinde çekilen fotoğrafı çok şey anlatıyor. Bu kare, Fenerbahçe'nin resmi hesaplarından yayınlandı. Görselde Ali Koç, Mourinho, Devin Özek ve Berke Çelebi'nin bir araya geldiği toplantıdan bir kare yer alıyor; yüzler gülüyor, atmosfer pozitif!
Fotoğraf, Fenerbahçe taraftarına umut veren bir mesaj taşıyordu. Ali Koç'un Portekiz'e gidip, Mourinho ile transfer planlarını masaya yatırması, kulübün Şampiyonlar Ligi 3. Eleme Turu'na (Feyenoord maçı) ciddi hazırlandığını gösteriyor. Kalacak, gidecek oyuncuların analizi. Mourinho'nun karizma gözlükleri, başkanın mavi şık tişörtü ve gülen bir aile tablosu. Arka fonda Fenerbahçe. İyi bir PR çalışması olmuş. Bir fotoğraf çok şey anlatır bazen. Hele de gazetecilikte.

Profesyonel futbolcu romantik olamaz!

Profesyonel futbolda, "Ben şunun taraftarıyım" demek, romantik bir bağlılık gibi görünse de iş transfer dönemine gelince çoğu zaman havada kalıyor. Hakan Çalhanoğlu gibi oyuncuların çocukluk sevgileri, sosyal medya paylaşımları ya da ailelerinin açıklamaları taraftarları coşturuyor ama işin aslı; profesyonel futbol para, kariyer planlaması ve kulüplerin sunduğu fırsatlarla dönüyor. Hakan'ın "Galatasaraylıyım" demesi, taraftar ruhunu yansıtıyor olabilir, ama Fenerbahçe'nin ya da başka bir kulübün devreye girmesiyle bu duygular genelde ikinci planda kalıyor.. Gerçekten de tarih boyunca böyle örnekler çok fazla.. Duygusal bağlılık güzel ama kontratlar, bonservis bedelleri ve teknik direktörlerin vizyonu genelde ağır basıyor.

YENİ BİR SÖZLEŞME İSTİYOR!
Kısaca, evet, bu tür "Taraftarım" açıklamaları biraz boş kalıyor. Futbolcu için kulüp sevgisi bir yere kadar; işin sonunda profesyonellik ve mantık kazanıyor. Hakan için de durum bu. Galatasaraylıyım dese de, Fenerbahçe'nin ya da başka bir kulübün projesi daha cazipse, o forma giyilir. Hele de işin içine para giriyorsa o zaman düşünecek bir şey yok. Hakan 31 yaşında, 2026'da İnter ile anlaşması bitiyor. 35 yaşına kadar oynamak istiyor, belki daha fazla. İtalyan kulübü 2026'dan sonra kendisiyle yeni sözleşme yapmaz. O da kariyeri açısından uzun vadeli bol sıfırlı bir sözleşme istiyor ve planlıyor. Belli ki Fenerbahçe bunun imkânını vermiş. Özellikle Ali Koç kendisiyle görüşmüş teklifini iletmiş.

ORKUN 5 MİLYON ALACAK!
Ötesi İnter ile yapılacak bonservis pazarlıklarına kalmış. Futbolun içindeki bu gelişmeler aslında bir şok değil. Ama işte özellikle bazen oyuncuların tuttukları takımları açıklamaları, ailelerinin devreye girmesi şu takım bu takım demeleri çok da mantıklı bir şey değil… Profesyonel hayat başka.. Şimdi diyeceksiniz ki; öyle de Orkun Kökçü örneği yok mu! Beşiktaş'ı tercih etti 'çocukluk hayalim' dedi. Beşiktaş'ta her türlü fedakârlığı yaptı. Gözden kaçan bir şey var, senede 5 milyon Euro ve bunu beş sene boyunca alacak. Bu ayrıntıyı gözden kaçırmayalım. Hakan'a dönersek. Fenerbahçe için çok prestijli bir transfer olur. Ali Koç'un elini güçlendirir. Taraftara umut verir. Belli ki Hakan da kırılmış, Galatasaray'dan çok ciddi şekilde bir karşılık beklemiş ama olmayınca da hayal kırıklığına uğramış. Kendisini kenara atılmış hissetmiş. Çünkü Galatasaray için varsa yoksa Osimhen transferi ön plandaydı… Uluslararası deneyimi çok fazla olan milli takım kaptanı bu açıdan da Fenerbahçe'ye önemli kazanımlar getirir. Bakalım imzalar atılacak mı?


SHAKHTAR MAÇLARI KAYBEDİLİRSE NORVEÇLİ GİDER!
Beşiktaş, bu hafta Avrupa yolunda Shakhtar Donetsk ile önemli bir maça çıkacak. Daha hazır değil. Eksikleri çok. Çok da faydalı bir kamp dönemi geçirmedi. 35 kişilik oyuncu topluluğu ile yapılan yurt dışı hazırlık dönemi verimli değildi.. Ve zaman yok. Perşembe günü Beşiktaş maça çıkacak. Rakip Beşiktaş'a göre çok daha hazır ve organize olmuş durumda.. Başında da Türk futbolunun yıldızı, teknik direktörlük kariyerinde merdivenleri hızla çıkan Arda Turan var.

SOLSKJAER ÇOK KİBAR!
Solskjaer, Türk futbolunun yoğun baskı ortamına ve taraftar beklentilerine henüz tam alışmış değil. Norveçli teknik adam kamp sonrası yaptığı açıklamada Ukrayna takımıyla oynayacakları maç için "Umarım, bence, umutluyum" türünde kelimeler kullandı. Hep temkinli konuşuyor. Zarif adam! Oysa anlamadığı bir şey var. Beşiktaş böyle bir kulüp değil. Yönetim şu ana kadar faydalı olabilecek önemli transferler yaptı, ciddi bir mali yükün altına girdi. Shakhtar Donetsk maçlarının sonucu açıkçası Solskjaer'in durumunu da tartışmaya açar. Hatta Beşiktaş elenirse, Norveçli teknik adamın Beşiktaş serüveni de biter. Bu bir bilgi değil sadece bir yorum.

TARAFTAR KENDİNE GELDİ!
Özellikle
Orkun'un transferi ile pozitif hava yakalandı Beşiktaş'ta. Taraftar da kendine geldi. Rakip taraftarlarla konuşacağı, tartışacağı ortak hedeflerde buluştu. Bunun bozulması birçok şeyin baştan yapılmasına neden olur. Dolayısıyla da Beşiktaş'ın İstanbul'da ilk maçında avantajlı sonuçla tur biletini cebine koyması lazım. Bunu da "Umutluyum" türünden açıklamalarla değil "taraftarımızın desteğiyle turu geçeceğiz, yola devam edeceğiz" türünden söylemlerle ifade etmek gerekir Beşiktaş camiasına.


LİDER OYUNCULAR LİGE DE RENK KATAR
Trabzonspor önemli transferler yapıyor. Bordo mavili yönetim, tecrübesi yüksek, takıma yol gösterecek isimleri tercih ediyor. Bunlardan biri de Saul Niguez… Sahada deneyim, taktik, zekâ ve liderlik vasıflarıyla eminim ki Trabzonspor için önemli bir kazanım olacak.. Onun Atletico Madrid'deki başarıları, büyük maç deneyimi ve çok yönlü oyunu, özellikle derbilerde fark yaratabilir. Niguez, Sevilla'da (kiralık) 2024-2025 sezonunda istikrarlı bir performans sergiledi ancak eski Atletico Madrid günlerindeki parlak formundan uzaktı. 26 maçta 1 gol ve 6 asist ile oynamış.. Yüzde 85 pas isabeti yakalamış. Sonuç itibarıyla ne olursa olsun hem Trabzonspor hem de Süper Lig'e önemli bir oyuncu geliyor. Bordo mavi takım bu transfer için çok uğraştı, hayırlı olsun… Bu arada ilk yıl maliyeti 4 milyon Euro..

G.Saray&F.Bahçe’yi bile gölgede bıraktı

Orkun Kökçü'nün Beşiktaş'a transferi, hem kulüp hem de taraftarlar için büyük bir moral ve psikolojik üstünlük sağladı. 24 yaşındaki milli futbolcunun, Manchester United ve Tottenham gibi devlerin radarında olduğu bir dönemde Beşiktaş'a katılması, kulübün çekim gücünü ve iddiasını ortaya koydu. Taraftarların havalimanında coşkulu karşılaması, muhteşem imza töreni ile Kökçü'nün "Çocukluk hayalim" diyerek duygusal bağını vurgulaması, camiada birlik ve heyecan yarattı. Bu transfer sadece yetenekli bir oyuncunun kadroya katılması değil, aynı zamanda psikolojik motivasyonu artıran bir hamle oldu.



ADALI BÜYÜK RİSK ALDI AMA…
Kökçü'nün liderlik vasıfları, agresif oyun tarzı ve saha içindeki etkisi, Beşiktaş'ın rakiplerine karşı mental üstünlük kurmasına katkı sağlayabilir. Ayrıca, sosyal medyada taraftarların "Orkun Beşiktaşlı" gibi paylaşımları ve transferin yarattığı coşku, camianın özgüvenini pekiştirdi. Başkan Serdar Adalı'yı tebrik etmek lazım. Zamanında Quaresma, Almedia, Simao ve Guti gibi büyük yıldızları Beşiktaş'a kazandıran bir yöneticiydi. Quaresma 20.000 kişi önünde imza atmıştı. Dün gece bunun bir benzeri de yaşandı. Bu Beşiktaş'ın tekrar küllerinden doğmasının bir işaretiydi. Adalı, bütün riskleri göz önüne alarak büyük bir transfer yaptı.

48 SAATTE BEŞİKTAŞ AYAĞA KALKTI
Bir oyuncunun yaratmış olduğu sinerji bütün camiayı da 48 saatte ayağa kaldırdı. Bugün Fenerbahçe ve Galatasaray'ın değil Beşiktaş'ın yaptığı Orkun transferi konuşuluyor. Gazete manşetlerinde, televizyonlarda ana gündem ve sosyal medyada birinci. Beşiktaş son iki yıldır gölgede kalmış, kenarda kaderini bekleyen bir kulüp durumundaydı. Özellikle medyanın tekrar gündemine geldi. Bugün sadece Türk basını değil Avrupa'da Beşiktaş'ın transferini konuşuyor. Özetlersek Orkun kökçü transferi oyuncunun katacaklarını bir kenara bırakırsak, psikolojik olarak çok büyük bir hamle oldu. Unutmayın ki, Milli Takım yıldızı, Galatasaray ve Fenerbahçe'yi bile reddetti. Haftalardır Türk medyası, Avrupa, Arabistan, Osimhen'in Galatasaray'a gelip gelmeyeceğini konuşuyor. Beşiktaş'ın yapmış olduğu bu hamle Nijeryalı futbolcunun durumunu bile gölgede bıraktı; gerçekçi olmak lazım…



ASENSİO'YU MOURİNHO BİTİRDİ
Fenerbahçe'nin transferde geç kaldığına dair çok sayıda yorum yapılıyor ama ne olursa olsun aceleci olmamak lazım. Geçmişte bunu yaptı, arka arkaya bombaları patlattı. Değişen bir şey olmadı. Bu sefer sindire sindire gidiyorlar. Mesela Duran transferi çok maliyetli olsa da Fenerbahçe'ye önemli bir güç katacağı gerçek. Daha resmi olarak açıklanmasa da Asensio... Real Madrid'de 3 Şampiyonlar Ligi ve 3 La Liga şampiyonluğu yaşamış, İspanya Milli Takımı'nda 38 maça çıkmış bir oyuncu. 447 maçta 87 gol ve 68 asistlik kariyer istatistikleri, onun hücumdaki etkinliğini gösteriyor. Fenerbahçe'nin şampiyonluk hedefi ve Avrupa kupalarındaki iddiası için bu tecrübeyi almak büyük bir hamle. Asensio'nun 2026 Dünya Kupası'nda oynama hedefi, düzenli forma giyebileceği bir kulüp arayışını artırıyor. Fenerbahçe'nin projesi, ona bu fırsatı sunacak. Mourinho'nun, Asensio'yu özellikle istemesi ve onunla görüşmesi, oyuncunun takıma adaptasyonunu kolaylaştırabilir. Özellikle Fenerbahçe resmi olarak daha açıklamadı ama çok önemli bir transfere imza attı. Hücumun her hattında faydalanabileceği joker bir oyuncuyu, uluslararası deneyimi yüksek bir ismi alarak saha içi liderliği içinde pozisyon boşluğunu doldurdu.



VÜCUT KAMERASI TADI İYİCE BOZAR!
Hakemlere vücut kamerası takılması fikri, Türk futbolunda ve dünyada tartışma yaratan bir yenilik. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun 9 Temmuz'da duyurduğu bu uygulama, yeni sezona yetiştirilmeye çalışılıyor ve hakemlerin, gözlemcilerin ve temsilcilerin konuşmalarını kayıt altına almayı hedefliyor. Fakat futbolda var olan tartışmalara yeni bir boyut kazandıracağı bir gerçek. Bir bakalım konuya. Vücut kamerası, hakem kararlarının daha şeffaf hale gelmesini sağlayabilir. TFF Başkanı Hacıosmanoğlu'nun dediği gibi, "Kim ne söylüyorsa hepsi kayıt altına alınacak." Bu, maç sırasında hakemlerin oyuncularla, teknik ekiplerle veya VAR ile iletişiminin belgelenmesi anlamına geliyor. Özellikle Türkiye gibi hakem kararlarının yoğun tartışıldığı bir ülkede, bu uygulama yanlış anlamaları azaltabilir ve hakemlerin baskı altında olup olmadığını ortaya koyabilir.

HAKEMLERİN GÖZÜNDEN MAÇ MI İZLEYELİM!
FIFA Hakem Komitesi Başkanı Pierluigi Collina, bu sistemin seyircilere "Hakemin gözünden maçı izleme fırsatı" sunduğunu belirtmiş, bu da taraftarların karar süreçlerini daha iyi anlamasına olanak tanıyabilir. Bütün bunlara rağmen elbette olumsuz tarafları da var. Futbol, akıcılığı ve duygusal yoğunluğuyla bilinen bir spor. Vücut kamerası, hakemlerin her hareketini ve konuşmasını kaydettiği için onların doğal karar alma süreçlerini baskı altına alabilir. Hakemlerin kendilerini bir "reality show" içindeymiş gibi hissetmelerine yol açabilir, bu da kararlarında tereddüt yaratabilir. Bunlar da büyük bir soru işareti..

KONUŞMALAR MEDYAYA SIZARSA NE OLACAK?
Hakemlerin her konuşmasının kaydedilmesi, özel diyalogların medyaya sızması riskini de doğurabilir. Örneğin, hakemlerin oyuncularla samimi veya gergin diyalogları kamuoyuna yansırsa bu hem hakemleri hem de oyuncuları daha fazla baskı altına sokabilir. Ayrıca "Futbol çığırından çıktı" algısı, teknolojinin spora fazla müdahale ettiği düşüncesinden kaynaklanıyor. VAR zaten tartışmalara yol açarken vücut kamerası eklenmesi bazı taraftarlar için oyunun ruhunu zedeleyebilir. Durum böyleyken dezavantajların daha fazla olduğunu düşünüyorum, dolayısıyla da uygulama sağlıklı bir yapı oluşturmaz.

Taraftar olmasa transfer etmezler!

42 GÜNDÜR Galatasaray, Osimhen transferiyle yatıp, kalkıyor.. Falcılar bile yorum yapıyor.. Atıp tutan da çok.. Sırf takipçi toplamak için.. Bereketli iş! Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ve yönetim kurulu da bu işten ve yaşananlardan sıkıldı.. Galatasaray'ın sanki başka hiçbir işi yokmuş gibi sabah Osimhen gece Osimhen gündemiyle yaşıyor.. Transferler durdu.. Önce Osimhen beklendi şimdi de Napoli Kulübü.. Peki neler oluyor!
🔴 G.SARAY 40 milyon Euro ile başladığı pazarlıkta 75 milyon Euro'ya kadar çıktı.. Ama Napoli teminat mektubu istiyor. İtalyan takımı şeytan gibi.. Bankalar Birliği'ne borcu olan Galatasaray'ın bu teminatı alması çok zor! Ama çözecek bu işi!
🔴 OSİMHEN, Napoli'nin Serie A kadrosuna dahil edilmedi ve forma numarası Lukaku'ya verildi. Transfer olmazsa, Osimhen'in Napoli'de oynama şansı düşük; bu durumda ya yedek kalır ya da başka bir kulübe kiralık gönderilir.
🔴 G.SARAY yönetimi içinde "Bu transfer olmasın" diyenler var.. Buraya dikkat! Operasyonun maliyeti 200 milyon Euro'yu (Yaklaşık 9 milyar 500 milyon TL) buluyor.. Kurdaki bir artış, bütçemizde derin yaralar açar düşüncesi hakim..
🔴 ESKİ Başkan Faruk Süren geçtiğimiz günlerde ameliyat olan Özbek'i ziyareti sırasında, "Bu transfer sıkıntılı, yapmayın başkan" demiş.. Bir iddia!
🔴 OSİMHEN, Al-Hilal'in 40 milyon Euro'luk yıllık maaş teklifini reddetti, ancak transfer çıkmazı devam ederse Suudi kulüpleri tekrar devreye girer.
🔴 İKİNCİ başkan Metin Öztürk, TFF Mali Kurulu'nda Ankara'da ne dedi: "Her futbolcu G.Saray'a gelmek ister. Biz de Osimhen için gerekli teklifi Napoli'ye yaptık. 48 saat içinde bu iş çözülür. Her futbolcunun alternatifi var!. Büyük olan G.Saray sevgisidir" Yani olmazsa sorun yok demek istedi.
🔴 OKAN Buruk da önceki gün idmanda "Hakan Çalhanoğlu'nu her takım ister. Çok büyük oyuncu. Galatasaray'a olan sevgisi inanılmaz büyük. Ama şu anda oynadığı bir takım var ve takımının beklentisi büyük. Hakan'ı herkes ister ama bütçe konusunda Osimhen konusu önem kazanıyor. Sonrasında hamleleri yapacağız" dedi.. Bu bir itiraftı.. "Şu an her şey Osimhem'e bağlı" demek istedi.

İTALYA'DA DEV SATRANÇ!
ÖZETLE
Galatasaray bir yandan büyük bir yıldızı almak için her şeyi yapıyor ama her gün bir sorun ile karşılaşıyor.. Oyuncu günler sonra Galatasaray'ı seçti.. Sevgi değil, şartlar burada ağır bastı. Çünkü Arabistan dışında kimse futbolcuya 25 milyon Euro'luk bir seçenek sunmadı.. Ve Şampiyonlar Ligi faktörü.. Galatasaray, Osimhen'i alacak.. Şu an Napoli ile satranç oynuyor. Olmazsa taraftar arıza çıkarır.. Olay olur! Şimdi bile homurdanma var! Olursa büyük bir mali sorumluluk herkesi terletir.. Yani öyle zor bir durum ki taraftar mutlu, yönetim mutsuz olur!

Rakam uyku kaçırır G.Saray’a dua etsin!

Galatasaray, günlerdir ağzından çıkacak iki cümleyi beklediği Osimhen'de mutlu sona yüzde 95 ulaştı.. İngiltere'den gelecek teklifleri bekleyen, Arabistan'ı istemeyen ve Galatasaray'ı cepte tutan oyuncu için şimdi övgüler düzülecek.. "Galatasaray sevgisi çok ağır bastı" diye.. Gerçekler öyle değil.. Oyuncu için Galatasaray son seçenekti ve diğer alternatifler olmayınca seçimini yaptı.. Hesap kitaba fazla girmeye gerek yok.. Rakam yaklaşık 200 milyon Euro (bonservis, 4 yıllık ücret, menajer ücreti, vergiler, masrafları). TL olarak yazalım: 9 milyar 400 milyon TL.. Bugünkü kurla.. Ben Galatasaray Başkanı olsam bu rakam uykularımı kaçırır.. Zaten Dursun Bey'in de çok mutlu olduğunu düşünmüyorum.. Ama ok yaydan çıktı ve Osimhen, "Ben Galatasaray'ı istiyorum" dedi. Bu saatten sonra bu iş olmazsa eyvah eyvah.. Dua etsin ki Galatasaray günlerdir oyuncuyu bekliyor.. Eli kolu bağlı şekilde.. Metin Öztürk dün ne diyor mesela, "Her futbolcu Galatasaray'a gelmek ister. Osimhen ile ilgili teklifi yaptık. Her futbolcunun alternatifi vardır. Alternatifi olmayan tek şey bizim Galatasaray aşkımızdır." Belli ki Galatasaray yönetimi de bu işten çok sıkıldı.. Ama bu açıklamalar için geç kalındı.



BEŞİKTAŞ İÇİN BÜYÜK İŞ OLUR
Orkun Kökçü'nün Beşiktaş'a transferi, sportif açıdan çok iyi bir hamle olur. Havalı transfer.. Orta sahaya yaratıcılık, liderlik ve taraftara coşku katar. Orkun, dikine oyun oynama, isabetli diyagonal paslar ve ceza sahası çevresinde şut tehdidiyle Beşiktaş'ın orta sahasına dinamizm katar. Özellikle kapanan takımları açma konusunda eksik olan Beşiktaş için çok ideal bir profil. 2024-25 sezonunda Benfica'da 55 maçta 12 gol ve 11 asistlik performansı, kalitesini net gösteriyor.. Kariyerinin zirvesinde Beşiktaş'ı istemesi apayrı bir nokta.. 18 yaşında iken de Beşiktaş'ı istiyordu, yaş 24 oldu yine istiyor.. Hem de bir star oyuncu olarak.. Bu ayrıntı çok önemli.. Orkun gibi Avrupa'da tanınan, Türk Milli Takımı'nın önemli bir oyuncusunun transferi, Beşiktaş'ın marka değerini de artırır. Tammy Abraham transferiyle başlayan 'ses getiren' hamleler zincirine Orkun da eklenince Beşiktaş; Fenerbahçe ve Galatasaray'a kafa tutar.. Ya özellikleri.. Topu hızlıca ileri taşıma ve hücumu başlatma konusunda çok etkili. Ceza sahası çevresinden sert ve isabetli şutlar çekebilir (2024- 25'te Benfica'da 12 gol). Top kapma ve pres yapma konusunda çalışkan, ancak asıl gücü, hücum organizasyonunda. Feyenoord'da kaptanlık yaptı, saha içinde lider bir profil sergiliyor. Özetle Beşiktaş için muhteşem bir transfer olur..

ABRAHAM SIRADAN BİR OYUNCU DEĞİL!
Beşiktaş önemli transferler yapıyor.. Bunlardan biri de Abraham.. Chelsea altyapısından yetişen Abraham, Bristol City (26 gol) ve Aston Villa (26 gol) gibi Championship takımlarında kiralık oynarken etkileyici performanslar sergiledi. Roma'da 2021- 2023 arasında 120 maçta 37 gol ve 13 asist kaydetti, ancak son sezonunda Milan'da kiralık oynarken 43 maçta sadece 10 gol attı. Önemli sakatlıklar yaşadı.. Fakat bunları geride bıraktı.. Beşiktaş'a bir heyecan getirdiği gerçek.. Tammy Abraham, Beşiktaş'a faydalı olma potansiyeline sahip. Fiziksel gücü, hava hakimiyeti ve Rafa Silva gibi bir yıldızla uyumu, ligde etkili bir performans sergileyebileceğini gösteriyor. Abraham'ın başarısı, kanat oyuncularının kalitesine, Solskjaer'in taktiksel yaklaşımına ve oyuncunun Türkiye'ye adaptasyonuna da bağlı. Eğer Beşiktaş, Abraham'ı iyi besler ve sakatlıklardan korursa harika bir performans elde eder.. Daha futbolcu sahaya çıkmadan papatya falları açanlar var.. Sakatlığı, maliyeti ve diğer konular.. Bir kere sakat değil.. Maliyeti evet, yüksek ama ucuz adam mı kaldı! Abraham gibi deneyimli bir oyuncunun bu tür eleştirilerden etkileneceğini düşünmüyorum. Profesyonel kariyerinde Chelsea, Roma ve Milan gibi baskının yüksek olduğu kulüplerde oynadı; eleştirilere açık ve alışık.. Beşiktaş'taki ilk idmanında takımla harika bir uyumu ve pozitif enerjisi vardı.. Beşiktaş YouTube kanalındaki röportajında da kazanma hırsını ve taraftarları coşturmak istediğini söylemişti, bu da mental olarak güçlü olduğunun net bir göstergesi.. Türkiye'deki tutkulu atmosfer, hele de Beşiktaş taraftarının müthiş desteği onu fazlasıyla motive edecektir..

Bu maliyetiyle Avrupa’da coşmalı

Galatasaray camiası günlerdir Osimhen'in vereceği kararı bekliyordu. Önceki gün Nijeryalı futbolcunun Galatasaray'ı seçtiği İtalyan basınında manşetti. Nitekim mutlu haber dün netleşti. Uzun zamandır oyuncunun vereceği karar nedeniyle transferde eli kolu bağlanan Galatasaray yönetimi, ne yapacağını bilemiyordu. Öyle ki Bodrum'daki şampiyonluk kutlamalarında sarı-kırmızılı taraftarlar yine "Taraftar çıldırdı Osimhen'i istiyor" diye bağırıyor, Okan Buruk da Başkan'ın yanında taraftara "Olacak" mesajını veriyordu. Dursun Bey de "Sen de mi çıldırdın hocam" demişti.



Başkan hep temkinliydi. Çok stresli bir dönemdi. Gitmesi dert, kalması ise ekonomik olarak ağır bir faturaydı. Şimdi Nijeryalı, Galatasaray'a bir sürpriz olmazsa imza atacak. Bonservisi 60 milyon Euro'nun üzerinde olacak. Alacağı ücret 15+10, 4 yıllık da anlaşma düşünürsek vergiler dahil G.Saray'a ağır bir finansal tablo çıkacak. Ama Galatasaray'ı şampiyon yaptı. Taraftarın sevgilisi oldu. Osimhen için de G.Saray günlerdir bu hazırlığı yapıyor. Şunu demeden geçmeyeceğim. Elbette Türkiye'nin en maliyetli oyuncusu olacak. Bundan sonraki verecekleri özellikle Avrupa için önemli. Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray'ı taşımalı. Hayırlı olsun.

ŞİMDİ MODA GENÇLİK! SIRADA CUİABANO VAR
Fenerbahçe, Kostic'ten de tam istediği randımanı alamayınca yine genç ve gelecek vadeden isimlere yönelmeyi tercih etti.. Bunlardan biri de Cuiabano (Riquelme Rodrigues), 22 yaşındaki Brezilyalı sol bek oyuncusu... Botafogo'da forma giyiyor ve hızı, hücum katkısı ve genç yaşta gösterdiği potansiyelle dikkat çekiyor. Fenerbahçe'nin de ilgisini çekmiş olacak ki sarı-lacivertli takım bu oyuncuyu listeye almış..



Bu transfer döneminde Nottingham Forest, Tottenham ve Manchester United gibi Avrupa kulüplerinin radarındaki bir genç... Popüler bir isim.. Fenerbahçe'ye bir avantajı daha var.. Oyuncu 2003 doğumlu.. F.Bahçe, transferi makul bir bonservise bitirmenin planlarını yaparken genç yeteneği de Avrupa vitrinine çıkarma kozuyla ikna etmeyi hedefliyor. Cuiabano, TFF'nin bu sezon başlattığı 12+2 yabancı kuralındaki +2'lik 23 yaş altı şartını karşılıyor. F.Bahçe transferi bitirirse Sambacı, Duran'dan sonra bu kontenjanı sağlayan ikinci oyuncu olacak.

DURAN BU YÜKÜN ALTINDAN KALKAR MI
Fenerbahçe'ye golcü olmak zor iş.. Gol atsanız bi dert atmasanız bir dert! Youssef En-Nesyri'nin yaşadıkları ortada.. Şimdi 21 yaşında gencecik bir isim Duran transfer edildi.. Duran, atletik, hızlı ve gol yollarında etkili bir santrfor. Sol ayağıyla vurdu mu yıkıyor.. Fiziksel gücünü rakiplerine karşı iyi kullanıyor ve hava toplarında başarılı. Aston Villa'da "Süper yedek" olarak kaydettiği goller ve Al-Nassr'da 13 maçta 8 gol atması, skora katkısını gösteriyor. Ama Fenerbahçe çok zor bir takım.. 21 yaşındaki bir futbolcu bunun altından kalkabilecek mi bunu göreceğiz. Saha dışında da saha içinde de zaman disiplin sorunları yaşamış.. Genç tabii.. Süper Lig'in sert taraftar ve medya ortamı, genç bir oyuncunun mental dayanıklılığını test edecek. Jose Mourinho'nun yönetimindeki Fenerbahçe, disiplinli ve fiziksel bir oyun tarzını benimseyebilir. Duran'ın hızı, fizikselliği ve bitiriciliği, Mourinho'nun pivot santrfor beklentilerine uygun görünüyor.. Ama Fenerbahçe'ye şimdi bir de pasör lazım.. Sarı-lacivertli takım, Galatasaray'ın gündemine gelen İlkay Gündoğan'ı alarak sürpriz yapabilir.. Transfer dönemi uzun..

Osimhen giderse Buruk şok olur mu?

Osimhen olayı günlerdir tartışılıyor ve durum sıkıcı boyutlara geldi.. Ben meseleye teknik adam gözünden bakmak istiyorum... Osimhen haftalardır adeta camiayı kilitledi. Biraz da kabak tadı verdi.. Peki Okan Buruk ne yapar?
Oyuncu, Galatasaray'da 41 maçta 37 gol ve 8 asist ile müthiş bir performans sergiledi. Buruk'un hücum odaklı sisteminde (4-2-3-1 veya 4-3-3) Osimhen, fiziksel gücü, hızı ve golcülüğüyle kilit isimdi. Süper Lig ve Türkiye Kupası zaferlerinde başrol oynaması, Buruk'un ona olan güvenini daha da artırdı. Buruk, Osimhen'i sadece golcü olarak değil, pres gücü ve hava toplarındaki dominasyonuyla da sisteminin merkezine yerleştirdi. Onun ayrılığı, Buruk'un hücum planlarını yeniden yapılandırmasını gerektirebilir, bu da kısa vadede bir hayal kırıklığı yaratır. Ama şok etkisi olmaz.. Buruk, Osimhen'in hızlı uyum sağladığını sıkça övdü. Örneğin, Aralık 2024'te bir basın toplantısında, "Osimhen sahada bir canavar, takıma ruh katıyor" demişti. Fakat Osimhen, İcardi gibi kulübe ruhunu veren bir figür değil; bu yüzden Buruk'un üzüntüsü daha çok profesyonel bir kayıp üzerine olur. Buruk'un İcardi'yle daha güçlü bir bağı var. İcardi'nin liderliği ve taraftar sevgisi, Buruk'un ona daha çok değer vermesini sağlıyor. Osimhen'in ayrılığı, İcardi'nin varlığıyla telafi edilebilir. Hazır ve eski günlerine dönmüş bir yıldız golcü, hem Galatasaray'da oluşabilecek üzüntüyü ortadan kaldırır hem de Okan Buruk'a moral olur.. Galatasaray'ın forma tanıtım filminde başrolde kim vardı: İcardi.. Buruk, Galatasaray'da 2022'den beri gösterdiği başarılarla pragmatik bir teknik direktör olduğunu kanıtladı. Daha önce Başakşehir'de de sınırlı kaynaklarla şampiyonluk kazandı. Osimhen giderse, Buruk muhtemelen üzülse de hemen yeni bir plan yapar. Bir teknik direktör olarak bunun altından kalkacak bilgi ve zekaya sahip.. Kalırsa G.Saray yönetimi ne yapar! İşte bu ekonomik olarak sıkıntılı bir durum..

ABRAHAM TARAFTARLA GÜÇLÜ BİR BAĞ KURAR
Beşiktaş yönetimi taraftarın özlemle, hasretle yolunu gözlediği transferi yaptı. Kariyeri başarılarla dolu bir isim Tammy Abraham… Teknik kapasitesi, fiziksel üstünlüğü ve hareketliliğiyle Beşiktaş için değerli bir transfer. Her şeyden önce bir heyecan yarattı çünkü Beşiktaş taraftarı özellikle Fenerbahçe ve Galatasaray'ın yaptığı transferlerden etkilenip yıllardır büyük hayal kırıklığı yaşıyor.. Ancak, "iyi bir golcü" tanımı, Abraham'ın Beşiktaş'ta göstereceği performansa bağlı tabi ki. Sakatlık sonrası toparlanma sürecinde olduğu için eski formuna ulaşıp ulaşamayacağı şimdilik biraz soru işareti. Beşiktaş'a lider forvet olarak motivasyon, gol katkısı ve Avrupa'da rekabet gücü katabilir, ancak bunun için kanat oyuncularından yeterli destek alması ve sakatlıklardan uzak kalması kritik bir nokta. Beşiktaş'ın her iki kanada da transfer yapması şart. Taraftarların beklentisi yüksek, ancak sabırlı olunması gerekebilir. Disiplinli ve meslektaşlarına saygılı bir isim.. Genç yaşta kaptanlık bile yapmış yani sorumluluk almasını biliyor. Bu açılardan da Beşiktaş'a faydalı olacağını düşünüyorum.. Beşiktaş'ın tutkulu taraftarıyla güçlü bir bağ kuracağına %100 inanıyorum. Ama dedim ya sabırlı olmak lazım.

VİNCENZO MONTELLA'NIN SÖZLEŞMESİ NEDEN UZADI?
Montella geçtiğimiz pazartesi günü Milli Takım'la bir yıl kalan sözleşmesini iki yıl daha uzattı ve 2028'e kadar Ay-Yıldızlı ekibin başında... İtalyan hocanın performansı, genel olarak başarılı kabul ediliyor, ancak bu konuda görüşler farklılık da gösteriyor.. Eylül 2023'ten bu yana teknik direktörlük yaptığı dönemde, 23 maçta 12 galibiyet, 4 beraberlik ve 7 mağlub-i yet alarak maç başına 1.74 puan ortalaması yakaladı. 2024 Avrupa Şampiyonası'nda Türkiye'ye büyük bir heyecan yaşattı. Onun liderliğinde elde edilen önemli bir başarı olarak görülüyor. Genç oyuncuları kadroya entegre etmesi ve takımın oyun yapısını geliştirmesi de hep iyi not almasına neden oldu.. Ancak, bazı maçlarda alınan yenilgiler ve eleştirilen taktik kararlar nedeniyle performansına yönelik tartışmalar da mevcut. Genel olarak, TFF'nin sözleşmesini uzatması, başarısına duyulan güvenin bir göstergesi... Hocaya hem Avrupa'dan hem de Türkiye içinden teklifler geldiğini biliyoruz.. Bu takımlardan biri de Fenerbahçe oldu. Dolayısıyla TFF'nin sözleşmeyi uzatmasındaki gayelerinden biri de bu tekliflerin önünü kapatıp, hocanın kafasını rahatlatmaktı.

İmmobile gider dertler biter mi!

Ciro İmmobile'nin Beşiktaş'taki performansı ve takımdaki geleceği, hep bir tartışma konusu... 2024 yazında Beşiktaş'a transfer olduğunda beklentiler büyüktü. Serie A'da Lazio ile rekorlar kırmış, Altın Ayakkabı kazanmış bir golcü olarak, Süper Lig'de fark yaratması bekleniyordu. Oyuncu hakkında özellikle yeni yönetim, eski yönetime sürekli olumsuz şeyler söyledi. Böyle bir psikolojik durum içerisinde takıma olan katkısı da tartışmalı hale geldi. Beşiktaş oyuncudan kurtulmak istiyor. Büyük ihtimalle de gidecek. Yerini doldurabilir mi dolduramaz mı bunu göreceğiz... Yeni forvetin, Roma'nın geçen sezon Milan'a kiraladığı Abraham olması bekleniyor... İngiliz yıldızın sahadaki performansı ve atacağı goller tartışmaların bitip bitmeyeceğine karar verecek...



ESPRİNİN ALTINDA YATAN O İFADE!

Dursun Özbek'in, Okan Buruk'a "Hocam Allah aşkına, taraftar çıldırdı da sen de mi çıldırdın?" şeklinde yaptığı espri, Galatasaray'ın Bodrum'daki 25. şampiyonluk kutlamaları sırasında futbolseverlerin "Taraftar çıldırdı, Osimhen'i istiyor!" tezahüratları üzerine gerçekleşti. Bu diyalog, yüzeyde esprili ve samimi bir etkileşim gibi görünse de, altında birkaç farklı mesaj veya ima yatıyordu. Özbek'in esprisinde, Osimhen transferinin zorluğuna veya kulübün mali/stratejik sınırlarına dolaylı bir atıf vardı. "Çıldırmak" ifadesi, Osimhen gibi pahalı ve karmaşık bir transferin şu an için gerçekçi olmaktan uzak olduğunu ima ediyordu. Buruk'un transfer talebini desteklemesi üzerine Özbek, "İstemek başka, çıldırmak başka" diyerek, transfer taleplerinin farkında olduğunu ama bu taleplerin uygulanabilirliğinin sınırlı olabileceğini nazikçe ifade etti. Aslında kibarca Okan Burak'a "Bu işler kolay değil" dedi.

KULÜP, UĞURCAN'A İKİ MESAJ BİRDEN VERDİ
Uğurcan Çakır'la ilgili transfer söylentilerinin bitmesi, Trabzonspor'un istikrarı, taraftarların huzuru ve kaptanın saha içine odaklanması açısından genel olarak çok iyi bir gelişme... Kulüp, kaptanını tutarak hem sportif hem de duygusal açıdan güçlü bir mesaj verdi. Ancak Uğurcan'ın Avrupa hayali ve kulübün potansiyel bonservis geliri açısından bu durum bir fırsatı ertelemiş de oldu. Avrupa'dan ciddi bir teklif gelmedikçe, Uğurcan'ın Trabzonspor'da kalması ve yeni sözleşmeyle motive bir şekilde devam etmesi bekleniyor. Uzun vadede, Avrupa'ya transfer ihtimali hâlâ masada ancak şu an için söylentilerin durması hem kulüp hem de oyuncu için daha stabil bir ortam yaratıyor. Oyuncuyla ilgili önümüzdeki günlerde önemli gelişmeler olabilir, bekleyip görmek lazım...

Uğurcan topu yönetime atmasın

1- Milli kalecinin daha önce de Trabzonspor'dan ayrılması gündeme gelmiş fakat gitmeyeceğini birçok kez söylemişti. Şu anda ise kariyerine başka bir takımda devam etmek istiyor.
2- Trabzonspor'a gelmiş bir teklif yok ama F.Bahçe Başkanı Ali Koç, Trabzonspor'a 15 milyon Euro bonservis, Uğurcan'a 3.5 milyon Euro maaş önermeyi planlıyor.
Hatta, "G.Saray'ın teklif ettiği rakam neyse üzerine çıkmaya hazırız" demiş.
3- Uğurcan, Trabzonspor kaptanı ve kaledeki başarısıyla Şenol Güneş'ten sonra efsane olacak bir isim. Trabzonspor başkanının Uğurcan için özellikle yurt içinden bir takımla pazarlık masasına oturacağını düşünmüyorum.
4- Uğurcan, ayrılmayı kafasına koyduysa açıklamalı. Sessiz kalarak topu yönetime atmak olmaz.
5- Satılmayacak futbolcu yoktur ama bazı oyuncuların değeri farklıdır. Teklifler büyükse ve Trabzon bundan menfaat sağlayacaksa yapacak bir şey yok. Önemli olan Uğurcan'ın bir karar vermesi…

***

BEŞİKTAŞ'IN TAŞLI YOLLARI
Beşiktaş, yine zor bir yolculuğun eşiğinde. Hem ekonomik hem sportif anlamda kulübün kaderini belirleyecek adımların atıldığı bir süreçten geçiyoruz. Geçtiğimiz günlerde yapılan olağanüstü genel kurul, bunun en somut göstergesiydi. Özellikle Dikilitaş Projesi, kırılma noktalarından biri olmaya aday.
Başkan Serdal Adalı, projeyi kongre üyelerine kabul ettirebilmek için ciddi bir mesai harcadı. Anlattı, ikna etti, defalarca yüz yüze görüşmeler yaptı. Sonunda proje onay aldı. Fulya Projesi'ne dair yetkiler alınamamış olsa da, Dikilitaş'tan beklenen 200 milyon Euro'luk gelir, Beşiktaş'ın ekonomik olarak nefes almasını sağlayabilir. Bu, transfer dönemini de rahatlatacak bir gelişme olarak öne çıkıyor. Ama para her şey değil. Hatta futbolda çoğu zaman doğru kullanılamadığında hiçbir şey değil. Beşiktaş'ın artık akıllıca kararlar vermesi gerekiyor. Kimler kalacak, kimler gidecek, hangi oyuncular takviyeye ihtiyaç duyulan noktalara ilaç olabilir? Tüm bu soruların cevabı, kulübün gelecek sezonki pozisyonunu doğrudan belirleyecek

KADRO KÖTÜ DEĞİL
Bir gerçek var: 'Kimse Beşiktaş'tan F.Bahçe ve G.Saray gibi "yüksek gövdeli" transferler beklemesin.' Çünkü o bütçeler yok. Ama bu bir dezavantaj mı? Bence hayır. Doğru futbolcularla, karakterli isimlerle, takımı yukarı taşıyacak profillerle Beşiktaş yarışın içinde kalabilir. Hatta kalmalı. Mevcut kadro kötü değil. 4-5 doğru takviye ile şampiyonluk bile mümkün. Ancak burada hassas bir nokta var, o da teknik direktör konusu. Solskjaer, futbol dünyasında saygı duyulan bir isim. Nezaketi, duruşu, futbol bilgisi tartışılmaz. Ama burası Türkiye. Saha içi kadar saha dışının da önemli olduğu, sert söylemlerle kulüp haklarını korumanın gerektiği bir futbol iklimindeyiz. Zarafet burada çoğu zaman yanlış anlaşılıyor.
Beşiktaş, sezonu erken açıyor. Avrupa maçları kapıda. Takvim yoğun, baskı büyük. Eğer sezonun başında işler kötü giderse, ilk fatura teknik adama, ardından yönetime kesilir. O yüzden artık her karar dikkatle atılmalı. "Bir kez düşünüp uygulamak" devri bitti. Artık "Yüz kez düşünüp bir kez adım atma" dönemi. Beşiktaş'ın önü açık ama yolları taşlı. Bu taşlara takılmadan ilerlemek istiyorsa, hem aklıyla hem kalbiyle hareket etmeli.

***


G.SARAY DAHA NE KADAR BEKLEYECEK
G.Saray'da Osimhen belirsizliği hâlâ sürüyor ve iş artık dayanılmaz bir hâl aldı. Kulüpten gelen cevaplar ise tam bir sessizlik duvarı; ne taraftar ne basın ne de kulüp içi kaynaklar net bir şey söyleyemiyor. Bir futbolcu adeta G.Saray'ı kilitledi. "Kalacak mı?" sorusu, artık sıradan bir soru olmaktan çıktı. Bir yanda Suudi Arabistan'dan gelen dev teklif, diğer yanda İngiltere'den cazip seçenekler var. Osimhen, G.Saray net bir seçenek olduğu için psikolojik olarak rahat gibi görünüyor. Oysa yapması gereken, "G.Saray'ı seviyorum, burada kalmayı tercih ettim" demek. Ama böyle bir cümle haftalar önce söylenmeliydi. Bu kadar bekletmeye hakkı yok.

İtalya medyası her gün yeni bir haberle gündemi meşgul ediyor; Napoli cephesi ise sessiz. Onlar için mesele maddi. G.Saray'ın 10 milyon artı 15 milyon Euro'luk teklifi bile, Osimhen için 'Yan cepte duran bir zarf" haline geldi. İşin ilginci, kulüp resmi bir açıklama yapıp futbolcunun kararını artık netleştirmesini dillendirmiyor. Öğrendiğim kadarıyla, kulüp içinde "Bu transfer olmasa da olur" diyen yöneticiler bile var. Çünkü artık koca G.Saray camiası bir futbolcunun tekelinde olmamalı. Hele hele bu rakamlar ortadayken, bu belirsizlik kabul edilemez. G.Saray'ın bu kadar kritik bir konuda net mesajlar verememesi, içten içe bir yara olarak kalacak gibi görünüyor. Bu işin netleşmesi, herkes için hayati önem taşıyor.