CANLI
SKOR
Metin Tekin

Metin Tekin

Beşiktaş'ta kilidi Jose Sosa açar...

🔴 Şenol Güneş, nasıl bir kadro tercihiyle Trabzonspor karşısına çıkmalı?
Beşiktaş için iki stoper Alexis ve Marcelo'nun olmayışı önemli. Ama bana göre daha da önemlisi Oğuzhan'ın eksikliği. Çünkü burada baktığınız zaman Tolgay ilk 11'de oynayacak kadar hazır mı? İlk soru olarak akla bu geliyor. Çünkü Necip'i stoperde kullandığını düşündüğümüzde, Şenol Hoca'nın başka bir seçeneği kalmıyor. Savunmanın Necip-Tosic, orta sahanın Atiba-Tolgay olduğu Beşiktaş 11'inin bu maçı çıkış karşılaşması olarak gören Trabzonspor karşısında ne yapacağı konusu ciddi bir belirsizlik taşıyor. Beşiktaş bunun altından tabii ki kalkar ama bunlar siyah-beyazlı takımın bu karşılaşma öncesi en büyük eksik ve zaafları olarak öne çıkıyor.
🔴 Beşiktaş'ta bu karşılaşmada kilidi açacak isimler olarak kimleri görüyorsunuz? Oğuzhan'ın olmadığı bir 11'de bana göre tek kilit oyuncunun Jose Sosa olduğunu söyleyebiliriz.
Özellikle Beşiktaş'ın en önemli gücü, orta sahada Oğuzhan ve Sosa ile şekillendirdiği hücum organizasyonlarıdır. Bunlardan bir ayak eksik olunca iş Sosa'ya kalıyor. Zaman zaman Beşiktaş iki kenara direkt oynuyor. Quaresma ve bu maçta Kerim'i kullanabilir ama yine de etkili ve kaliteli hücum anlamında olayın Sosa'dan geçtiğini düşünüyorum.... Diğer kilit nokta ise Quaresma'nın performansı olacaktır.
🔴 Alınacak 3 puan Beşiktaş'ın şampiyonluk şansına nasıl bir etki sağlar?
Çok önemli etkisi var. Buradan alınacak 3 puan, 'Artık ligde gerçek lider benim' dedirtir. Bu galibiyet ayrıca yarıştaki rakibi Fenerbahçe'ye gözdağı verir.

Bir Kadıköy maçı izlemedik

- Fenerbahçe, 10 kişi kalan rakibine karşı son ana kadar maçı koparamadı. Sizce bunun nedeni nedir?
Sarı-lacivertli takım, geçmiş maçlarıyla kıyaslayınca coşku, tempo ve oyun anlayışı olarak rakibi Kayserispor'a Kadıköy'de olduğunu pek fazla hissettiremedi. Tabii ki bunun birçok sebebi olabilir: Avrupa kupası ve lig takvimi, az da olsa Mehmet Topal'ın dinlendirilip Kadlec'in ilk 11'de oyuna başlaması... Şu bir gerçek ki, karşılaşma 11'e 11 giderken zaten üretkenlikten çok uzakta bir ilk devre izledik. Tabii ki bütün maçın hikayesi aslında Kayserispor 10 kişi kalınca başlamış oldu.. Mücadelenin ilk devresinde sarı-lacivertli takım, bir Kadıköy maçı senaryosunu bizlere izlettiremedi.

- Nani'nin performansı çok tartışılıyor. Siz Portekizli futbolcunun dünkü performansını nasıl yorumluyorsunuz?
Sadece bu haftada değil, bir süredir çizgisinin çok altında bir Nani izliyoruz. Tabii ki bunun sebebinin cevabını vermek çok kolay değil ama şu bir gerçek ki adam eksiltmede, oyun etkinliğinde, topun olumlu kullanımında etkili bir Nani yok. Süper Lig'de ilk yarının ortalarından sonuna kadar çok iyi Nani performansları izlemiştik. Portekizli futbolcunun şu anda o performansının çok altında olduğunu açık bir şekilde görüyoruz. Tabii Fenerbahçe'nin bu final maçlarında oyunu çözme bakımından onun performansına çok ihtiyacı olacak. Bu açıdan Nani'nin gerçek performansına kavuşması sarı-lacivertli takım adına hayati önem taşıyor. Üç kulvarda birden giden Fenerbahçe'nin sezonun kalan bölümünde her oyuncusundan maksimum fayda alması şart.

- Son olarak Galatasaray ve Fenerbahçe'nin dünkü maçlarının ardından gelecek hafta oynanacak derbi hakkında neler söyleyebiliriz?
Bugünkü (dünkü) maçlar üzerinden bu derbiyi değerlendirmek doğru olmaz. Haftalık performanslarla da değerlendiremezsiniz. Bu tür büyük maçları takımların isimleri ve tarihleri oynar. Bunun birçok örneğini gerek Türkiye'de olsun, gerekse Avrupa'da geçmişte çok sayıda gördük. Tabii ki bu sene Fenerbahçe oyun ve puan olarak çok önde ama belli olmayacak tek şey Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin nasıl bir skorla biteceğidir. Çünkü Galatasaray, bütün sezonunun vebalini bir galibiyetle taraftarına unutturmak isteyeceği bir karşılaşmaya çıkıyor.

Skor aldatmasın

Beşiktaş farkı artıracak pozisyonları harcayıp, geçen haftaki gibi golü yedi ve maçı zora soktu. Bunun sebebi Gomez'in form düşüklüğü mü?
Bunun sebebi sorunun içinde var zaten. Farkı artırıp oyunu bitiremezseniz maç bitmeden rakibiniz hep skorun içinde kalır. Yani hep bir umudu vardır rakibin. Özellikle Tolga'nın penaltıyı kurtarmasından sonra Beşiktaş'ın skoru çok yükselteceği pozisyonlar vardı. İlk yarının son bölümü bana göre çok iyi bir Beşiktaş oyunu ile tamamlandı. Ama farkı 2'den 3'e çıkaramadığı için tabi ki Rizespor oyunda kaldı. Bu da Beşiktaş'ın en büyük problemi oldu.
Gomez ise fizik olarak çok iyi durumda ama pozisyon değerlendirme ve vuruş konusunda sorunlar yaşıyor. Golcülerin bu tip psikolojiye girmeleri doğaldır. Ama dünkü maç için kaçırdığı gollerle değerlendirirsek, "Gomez yeterli seviyede değildi" diyebiliriz. Ama bu fizik düşüş olarak değerlendirilemez. Büyük resme bakarsak Beşiktaş'ı beğendiğimi söyleyebilirim. Evet 2-1'e yakalandı belki ama farkı 4'e 5'e çıkaracak fırsatları da yakaladı.
Tolga'nın formundaki yükseliş Boyko ile açıklanabilir mi?
Bazı oyuncular kendine güvenerek bazıları da rekabetle form tutarlar. Görüyoruz ki Tolga rekabetle üst seviyeye çıkan oyuncu tipi. Ama dünkü oyunda özellikle son dakikaya kadar rakibin sıfırda kalmasında Tolga'nın büyük emeği, iyi oyunu vardı. Yani zaman zaman taraftar ona sitemde bulundu ama gördüğünüz gibi bugün tekrar ayağa kalkmış ve Beşiktaş'ı yarışta taşıyan bir Tolga var.
Kerim Frei için geçen hafta 'Dakikaları artarsa Beşiktaş için faydalı olur' demiştiniz. Quaresma'nın yerine oynayan Kerim'i nasıl buldunuz?
Ben dün üç kişiyi çok beğendim... Özellikle ilk yarıda. Oyunu çözen, kalitesini gösteren Sosa...Çabukluğu ve buna bağlı olarak etkili oyunu ile Kerim Frei. Ve sakatlanıp çıkana kadar Oğuzhan. Bu üç oyuncu ilk yarıda çok fark yarattılar. Kerim de yorulana kadar belki de sahanın en iyisiydi. Quaresma ve Gökhan'ın yokluğunda Kerim 'Ben varım' dedi. Yarın belki ilk 11 olmasa da bu oyunu ile Güneş'in ilk tercihi Kerim olacaktır.

Hücum harika ama savunma!

Maçta Fenerbahçe ve Konya yenilgilerinin stresi var mıydı?
Ben ona öyle bakmıyorum ama çok önemli bir galibiyet olarak görüyorum Eskişehir maçını. Tabii ki Fenerbahçe yenilgisi sonrası hemen gelen lig maçını da önemli hale getiriyor bu galibiyet. Stresi değil ilk devreyi değerlendirirsek; geçmiş günlerdeki o üretkenliği vardı Beşiktaş'ın. Özellikle oyunu 1-0'a getirdiğinde Beşiktaş ile oynamak gerçekten çok zor. Çünkü pozisyon bulmada, üretmede farklı bir takım haline geliyor. Dün de bunu gördük.
Oyunu koparacak skoru yakaladıktan, maç 3-0'a geldikten sonra 3-4 tane pozisyon vermesi ise Beşiktaş'ın zaafiyeti idi. Hatta Eskişehir maçı 3-2'ye getirecek pozisyonu bile buldu. Beşiktaş bunu düşünmeli. Üretkenlik sorunu yoktu ama oyun koptuktan sonra verilen bu pozisyonlar bir anda rakibi maçın içine sokar. Bu anlamda Beşiktaş dikkatli olmalı. Savunmadaki hataları yeni ikiliye bağlayabilirsiniz ama ben öyle düşünmüyorum. Sadece oyun konsantrasyonundaki düşüklükten kaynaklandığını görüyorum.

Bireysel olarak öne çıkan futbolcular kimlerdi?
Öne çıkan isim oyundan çıkana kadar Quaresma, ilk yarıda doğruları yapan Sosa ile Gomez'in golcü kalitesi ve kimliği. Attığı ilk golde harika bir servis yaptı Quaresma ama Gomez'in kafa tekniği her santrforun yapacağı iş değildi. Oğuzhan da biraz kıpırdandı bana göre. Tolgay'a da parantez açmak istiyorum. Daha fazla dakika bulabilirse ligin finalinde Beşiktaş'a katkı sağlayacaktır.

Rize ve Trabzon deplasmanları şampiyonluk yarışını nasıl etkiler?
Beşiktaş'ın ligde finale gidişatı Karadeniz'de şekil alacak diyebiliriz. Çaykur Rizespor ve Trabzonspor deplasmanları bu şampiyonluk yarışında kesinlikle belirleyici bir dönüm noktası olacaktır Beşiktaş için.

Hakemleri bırak futbola bak!

🔴 Beşiktaş 2016 yılına iyi başlayamadı. Akıllara geçen sezon geldi. Bu konudaki düşünceniz nedir?
Benin her zaman söylediğim bir şey var lig seyri için; İyi başlayabilirsiniz, iyi götürebilirsiniz ama iyi bitirmek bunlardan çok farklıdır. Şimdi hemen hemen bu döneme giriliyor. Beşiktaş'ın yaşanmışlıklardan dolayı daha deneyimli ve çok daha tecrübeli olduğunu düşünüyorum, gerek teknik anlamda kadronun gerekse camianın. Bu sezon benzer bir durumun yaşanacağını tahmin etmiyorum. Yalnız Beşiktaş'ın en büyük zaafı kötü sonuçlardan dolayı çok kolay demoralize olması... Bunu kesinlikle aşması gerekiyor... Eksik maçını kazandığı takdirde Beşiktaş, yine 1 puan farkla lig lideri. Olaya böyle bakmak zorundasınız.

🔴 Oğuzhan, Gökhan ve Olcay'daki performans düşüşünü ve takıma etkisini değerlendirebilir misiniz?
Bu bir gerçek; Oğuzhan ve özellikle Gökhan Töre'nin performansında gözle görülür bir düşüş var. Bu ikiliye Olcay'ı da ekleyebiliriz. Çizgilerinin çok altındalar. Bu durumun artık rakiplerin aldığı önlemlerle de bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Ancak yukarıda bahsettiğimiz şey, yani 'İyi bitirmek' tam da burada devreye girer. Son 11 maçlık periyoda girilirken Gökhan, Oğuzhan ve Olcay'daki performans sıçramaları Beşiktaş'a olumlu yansıyacaktır. Yani bu üçlünün formsuzluklarına olumsuz bakmaktansa formda olmalarının Beşiktaş'ı nereye getireceğine bakmak lazım.

🔴 Camiada, özellikle stat konusunun futbol takımının önüne geçtiği eleştirileri var... Sizce de öyle mi?
Evet, zaman zaman önem sırası karışabiliyor. Stadınızı açsaydınız ve İnönü'de oynasaydınız bu avantaj olacaktı. Ancak iki maç önce ya da sonra açmanın şu süreçte pek de fazla önemli yok. Bu düşünceyi bir kenara fırlatmak gerekiyor. Şu an için önemli olan Beşiktaş'ın şampiyonluk yarışı. İnönü'yü bir kez daha değerli kılacak olan da Beşiktaş'ı şampiyon takım olarak karşılaması ve Şampiyonlar Ligi'ne ev sahipliği yapması. Özetle, birinci amaç stadı bu sezona yetiştirmek değil, takımı şampiyonluğa ulaştırmak. Çünkü Beşiktaş kamuoyu, stadın en kısa zamanda biteceğini gördü ve biliyor.

🔴 Beşiktaş son dönemde hakemlerden şikayetçi. Buna katılıyor musunuz?
Sadece Beşiktaş için değil, tüm takımlar için söylüyorum; maçlara hakem kararları üzerinden değil, diğer faktörler üzerinden bakarsak futbol ortamı çok daha sağlıklı olacaktır. Evet, zaman zaman yönetimler boşluk bırakıldığı takdirde kendi tanımlamaları üzerinden hak arayışlarıyla gündem oluşturuyor. Ancak Türk futbolunda sağlıklı ortam için herkesin bundan uzak kalması ya da herkesin birlikte(!) hak araması lazım. Buna herhalde futbol ortamı karar verecektir. Futbol ortamı düzenleyicilerin yani federasyonun da bu tip boşluklara mahal vermemesi lazım. Çünkü ne yaparsanız yapın, MHK'yı kime seçtirirseniz seçtirin, isterseniz bizzat kendiniz belirleyin yine bu hakem hataları yaşanacaktır.

Alıştığımız Beşiktaş yok

Şenol Güneş ideale yakın bir düzenle çıktı ama aradığı golleri bulamadı. Eksik olan neydi?
İki savunma beki haricinde ideal 11'le sahadaydı Beşiktaş. Sahada nelerin olmadığına bakarken ilk maçı da düşünmek lazım... Kupada ilk maçı özellikle kendi sahanızda kaybetmişken bunun altından kalkmak hiç de kolay değil. Oyunun başlangıcında Beşiktaş baskı yaptı, oyunu ele almaya çalıştı ama pozisyon zenginliği bakımından alıştığımız Beşiktaş değildi açıkçası. Aradığı pozisyonları ancak oyunun son bölümlerinde bulabildi ki bu da skoru bulmaya yetmedi. Dün akşam için Beşiktaş'ın kaderi ilk maçtaki skorla belirlenmişti.

Konyaspor'un Beşiktaş karşısında başarılı olmasını sağlayan neydi?
Konyaspor'un iyi yaptığı şey takım savunması. Hakikaten bunu çok iyi yapıyorlar. Beşiktaş karşısında da oyunu ve skoru tutması bu etkili savunma anlayışından geçiyordu. Son bölümde de Meha ile golü bularak turu garantiye aldılar. Futbolda arada bir oynamak kaleci için hiç de kolay değildir ama açıkça söylemek gerekirse Boyko'nun ilk izlenimleri hiç de olumlu değil. Tabii bir de oynama devamlılığında görmek lazım.

Şenol hocanın Kerim, Tolgay ve Pektemek hamlelerini nasıl buldunuz?
Arayış içindeydi Şenol hoca. Farklı oyuncularla bunları denedi. Burada eleştirilecek ya da şu yerine bu oyuncu girdi denilecek bir durumu yoktu. Tek söylemek gereken şey Tolgay'ı dikkatle izledim. Kupada olmadı belki ama ligin son bölümlerine gelirken Tolgay'ı da kullanılabilir gördüm. Belki dün akşam tek olumlu görebileceğimiz şey Tolgay'ın bir kadro genişliği sağlayacağı...

Beşiktaş büyük moral kaybı yaşadı ama fikstürü Fenerbahçe'ye göre hafiflemiş görünüyor. Sizce mevcut tablonun lig yarışına yansıması nasıl olur?
Ne sağlayacağını bilmiyoruz ama Beşiktaş Avrupa'da ve kupada yok. Kazanacağı tek şey var, elindeki kalan ve en önemlisi olan lig şampiyonluğu... Artık haftada bir oynamak Beşiktaş'a nasıl bir avantaj sağlar, hep beraber göreceğiz.

Beşiktaş'a üç kişi yetmedi

İlk 45 dakikadaki Beşiktaş ile ikinci 45 dakikadaki Beşiktaş arasındaki fark neden?
Esas fark, Fenerbahçe'den kaynaklanıyor. Fenerbahçe, ilk yarı doğru bir strateji ile yani yüksek tempo, önde baskı isteği ve coşkusu ile oynadı. Ve amacına ulaşarak 45 dakika boyunca çok başarılı oldu. Önemli olan baskı yapıp rakibini bozması değil, kazandığı topları da kullanmasıydı. Sadece bozmadı aynı zamanda üretti. İlk yarıda Alper mükemmel koşular yaptı. Volkan Şen müthiş oynadı ve golü buldu.Bu oyunu 90 dakika sürdürebilmesi çok zordu ve Fenerbahçe, özellikle ikinci yarının ilk 30 dakikasında oyunu Beşiktaş'a verdi. Yani benim değerlendirmem Beşiktaş'ın ilk yarı ve ikinci yarı arasındaki fark değil de Fenerbahçe'nin farkıydı...

* Beşiktaş'ta kimler bekleneni veremedi?
Beşiktaş'ın beklenen oyunu, ikinci yarının 20-25 dakikalık bölümde vardı. Yani oyunu ele alan, domine eden Beşiktaş... Burada da 4-5 tane çok net pozisyon vardı. Bence bu oyunun anahtar ismi Oğuzhan'ın yanı sıra Olcay çizgilerinin çok gerisinde kaldı. Beğendiğim üç isim vardı: İlk yarıdaki kurtarışlarıyla Tolga. Oyun isteği ve yaptıkları ile Quaresma ve Atiba...Bu üçlünün dışındakiler çizgilerinin altında oynadı.

* Güneş oyuncu değişikliklerinde geç mi kaldı?
Hayır... Güneş, doğal olarak ilk yarının sonunda Olcay-Gökhan Töre değişikliğini yaptı. Ha, iyi sonuç aldı mı söylemek zor. Cenk'i geç almasının sebebi, oyunun onun istediği gibi olmasıydı. Yani Beşiktaş oyunun hakimiydi ve pozisyon üretiyordu. Geç kalmasının sebebi buydu ve bence doğru olanı yaptı. Sırf Cenk'i oyuna almak için mevcut baskıyı bozmak çok da akıllıca değildi.

* Lig yarışında bundan sonra ne olur?
Şimdi herşey sıfırdan başladı. Beşiktaş'ın 1 maçı eksik. Trabzon deplasmanında ne olacağını bilemeyiz ama 11 haftalık kafa kafaya bir yarış bizi bekliyor.

* Hakem Cüneyt Çakır nasıl maç yönetti?
Genelde iyi yönetti diyebilirim. Ama Caner'in çift sarı kartını atladığını düşünüyorum. Kararlarını bu kadar da ince ince incelemek futbol için çok da doğru bir bakış açısı değil.

Kredisi cebinde

Beşiktaş'ın dün akşam Gençlerbirliği maçındaki en büyük motivasyonu; Fenerbahçe'nin, Bursa deplasmanında puan kaybedişi ve alacağı bir galibiyetle liderlik koltuğunu yeniden ele geçirecek olmasıydı. Bunu sahadaki isteği ve coşkusuyla gösterdi. Beşiktaş için zor bir galibiyetti ama hedeflerine ulaştı. Bir maç eksiğine rağmen Fenerbahçe'nin bir puan önünde Kadıköy'e lider gidecek. Bu kredi anlamında çok çok önemli.
Dün akşam nasıl bir Beşiktaş izledik diye bir değerlendirme yapacak olursak, ilk 15 dakika topa sahip olan ama üretkenlik anlamında çizgisinin çok altında kalan bir takım görünümündeydi. Bunda Gençlerbirliği'nin savunma anlayışı ve duruşunun da etkili olduğunu söyleyebiliriz. Bu dakikadan sonra savunma çizgisini ileri atarak daha üretken, hızlı pas trafiği yapan bir Beşiktaş izledik. Ama skoru bulamadı. Soyunma odasına 0-0 gidildi. Mario Gomez'in 3-4 tane vuruş yanlışını söylemeliyiz. Eğer forvetseniz kaçırdığınız gollerle değil attığınız gollerle ifade edilirsiniz. 1-0'ı da o üç pozisyonu kaçıran Gomez'le buldu. Kenardan gelen Cenk'in pasla katkısı ve Sosa'nın asisti belirleyici oldu.
Beşiktaş'ın zaman zaman üretkenlikten uzak futbolunda Oğuzhan'ın bir türlü oyuna giremeyişinin büyük etkisi var. 2-3 haftadır verimsiz bir Oğuzhan izliyoruz. Quaresma'nın oyununu çok beğendiğimi söyleyebilirim. Tabii ki Jose Sosa ile birlikte.
Gençlerbirliği karşısında alınan 1-0'ı diğer maçlarla kıyasladığımızda aynı etkiyi hissedemedik. Beşiktaş'ın en büyük artısı üretkenliği ama dün akşam 1-0 yaptıktan sonra biraz daha geriye doğru şekil almış bir Beşiktaş gördük. Bir-iki pozisyonda direkten dönen top ve son vuruş pozisyonlarındaki etkisizliği de söyleyebiliriz. Ama böyle kritik maçları kazanmak daha önemlidir.
Artık geldik ligdeki yarışın en önemli maçına... Fenerbahçe karşısında Kadıköy'de Beşiktaş nasıl bir anlayışa sahip olmalı? Oyunu ele alacak bir Beşiktaş mı yoksa dengeli ve kontrollü mü? Bunu hep birlikte izleyip göreceğiz.

Üretim yok ustalık var

Çok zor bir maç oldu Beşiktaş için. Bu zorluklar neydi? Savunmada yepyeni bir ikili Necip-Tosic... Acaba ne yapacaklar derken bence savunma anlamında hiç de kötü değillerdi. Zorluk yaşamadılar. Esas problem öndeki üretkenlikti. Evet bazen yenildi, bazen berabere kaldı ama bu kadar az ürettiği maç Mersin karşılaşması oldu. Sosa maçın başından beri zorladı. Oğuzhan 25-30 dakikalık bölümde etkili oldu. Galibiyette de belirleyici olan buydu. Alışılmış bir Beşiktaş oyunu yani ön taraftaki zenginlik ve 5'linin yaratıcı oyunu yoktu. Gökhan Töre'nin her hafta çizgisinin biraz daha aşağı gidişi, Gomez'in geçen maçlara göre durgunluğu, Quaresma'nın istekli ama verimli olamayışı bunun sebepleri olabilir. Oyuncu değişikliklerine baktığımızda Şenol Hoca'nın değişiklikleri sıralamada yanlış vardı. İlk tercihi Olcay'la olmalı, daha sonra oyuncu ve bununla birlikte oyunu değiştirecek Cenk tercihi olmalıydı. Mairo Gomez'i 64'te kenara almak onun oyuncu kimliği ile örtüşmedi. Gomez bir bölümün değil anların oyuncusudur. Bazı oyuncular vardır ki istedikleri kadar performansı kötü olsun o anı bulmak için sahada kalırlar. Bence Beşiktaş için Gomez de bu oyunculardan biridir.
Sonuçta dönüp baktığımızda gol pozisyonu zenginliği yoktu ama golde Sosa'nın büyük ustalığı vardı. Kazanılan 3 puan eksik maçlar ne olacak sorusunun da cevabı oldu. Artık liderle arasında 1 puanlık fark kaldı bir de elinde oynamadığı bir maç daha.
29 Şubat'ta da Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi bizi bekliyor. Trabzonspor maçının da Mart'ta oynanacağını düşünürsek belki 1 puan farkla belki de lider gidilecek bu yarış kafa kafaya devam edecektir.
Bu erteleme maçı sonrasında Beşiktaş'ın savunma anlamında ideal alternatifleriyle oynayacağını da göz önüne almak lazım. Beşiktaş'ın oyununu açıklarken savunma kurgusundan değil hep öndeki 6'lının ne yapacağından anlatabilirsiniz...
Dün akşam olduğu gibi...