CANLI
SKOR
Metin Tekin

Metin Tekin

Nasıl maç ama!

🔴 Beşiktaş, dünkü sonuçla şampiyonluk yarışında 1 puan mı kazandı? 2 puan mı kaybetti?
Tabii 2 puan kaybettiğinden bahsedebiliriz ama 3-2 geriye düştüğünü düşünürsek 1 puan kazandığını söyleyebiliriz. Beşiktaş, kalan maçlarda bir beraberlik kredisini daha aldı. Ama ben Beşiktaş için bu kadar zor olacağını düşünmemiştim. Dünkü maçın özeti ise attı, çok kolay yedi... En nihayetinde geriye düştüğü maçı beraberliğe taşıyabildi. Bu pencereden baktığımızda son dakikada bir puanı kazandı diyebiliriz.

🔴 Beşiktaş, dünkü oyunuyla neleri yanlış yaptı? Neleri yapamadı?
Esasında maça golle başlaması, oyun sakinliği doğrusuydu. Ama dakikalar ilerledikçe paniğe kapılan bir Beşiktaş gördük. Şampiyonluk adına dün akşam gördüğümüz görüntüler özellikle kulübe görüntüleri, oynamayan, oyundan çıkan, kenarda oturan futbolcuların coşkusu ve galibiyet içtenliği hep Beşiktaş'ın doğrularıydı. Ki bir takımın şampiyonluk havasına girip girmediğini kulübe görüntüleriyle daha iyi anlayabiliriz. Beşiktaş'ta bu hava var. Ama önemli olan sahada neler yapabiliyorsunuz. Bu kadar basit goller yemek, bu kadar kolay pozisyon vermek saha içi doğrularınızla çelişiyor.

🔴 Son 20 dakikada Serdar'ın yerine Cenk, Quaresma'nın yerine ise Gökhan girdi. Bu değişiklikler yanlış mıydı?
Oyun 2-2 ve daha sonra 3-2'ye geldikten sonra artık değişiklikler son bölümde 'hücumda neler yapabiliriz' planına dönmüştü. Buna biraz panik değişiklikleri diyebiliriz. Ancak Cenk'in attığı beraberlik golünün bu değişikliklerin sonucundan geldiğini söyleyebiliriz.

🔴 Bu beraberlik kalan 4 haftada Beşiktaş'ın psikolojisini nasıl etkiler?
İki kere öne geçip bu kadar kolay yakalanmak, Beşiktaş'ın son dört haftadaki soru işaretidir. Son dakikada gelen beraberlik golü Fenerbahçe, Trabzon'da kazansa dahi, Beşiktaş'ın cebine bir beraberlik hakkı koymasını sağladı. Bu da yarışta önemli bir avantajdır...

Bu defa oyunun değil oyuncuların dediği oldu

Henüz iki hafta önce yenildiği stattan net bir galibiyetle ayrıldı Fenerbahçe. Neleri doğru yaptılar?
İki kulvarın karakteri çok farklı, bunu bir kez daha gördük. Fenerbahçe'nin doğrularına gelince son 3 haftadır kullandığı oyun formasyonu, yani ikili orta saha dün akşam kullandığı Mehmet Topal ve Ozan Tufan ile öndeki dörtlü... Bu oyun anlayışının Fenerbahçe adına tuttuğunu kesinlikle söyleyebiliriz. Farklardan birinin bu olduğunu söylemek lazım... Diğer bir realite ise Fenerbahçe'nin kadro bakımından Konyaspor'un çok önünde olduğu. Dün akşamki maçta Konyaspor'un birlikte oyunu değil, Fenerbahçe'nin kaliteli oyuncuları skoru belirledi. İki maç arasındaki fark da aynen buydu. Oyunun değil, oyuncuların dediği oldu.

Ligde formsuz gözüken Van Persie ve Nani iyi bir görüntü sergiledi. Bu iki ismi nasıl değerlendirirsiniz?
Her maçın ayrı hikayesi var, oyuncuların da ayrı performansı var. Bu akşam da iyilerdi, evet. Nani, Volkan Şen ile birlikte istediği işleri yapabilen isimlerdi. Van Persie ise son bölümde oyuna girmesine rağmen skoru bulan oyuncuydu. Bir maçta her şey anlatamazsınız, bir maçta da her şeyi belirleyemezsiniz. Dün gece bu oyuncular için olumlu bir akşamdı ama yarın ne olur, onu da o zaman göreceğiz.

Konyaspor son ana kadar çabaladı ama üretkenlik sağlayamadı. Neden?
Zaten Konya çok üretken bir takım değil. Birliktelikten güç yaratan, kompakt bir takım. Burada vurgulanması gereken üretemediğinden değil durduramamasından bahsetmek lazım. Esas yapamadıkları üretememek değil, durduramamaktı. Bu da Fenerbahçe'nin başarısıdır.

Pereira bazı oyuncularını Trabzonspor maçına sakladı. Bu maçta hangi oyuncular dikkatinizi çekti?
Son haftaların önemli oyuncusu Volkan Şen yine sahne aldı. Hem üretkenlik ve skor açısından... Ba'yı beğendim. Fenerbahçe'nin o kadar geniş bir oyuncu portföyü var ki böylesi rotasyonlarda bile yerine oynayan oyuncuların daha iyi performanslar sergilediğini görebiliyoruz. Esasında bu galibiyet Fenerbahçe'nin kadro zenginliğini de gösteren bir galibiyet oldu. Alper'in de sahne aldığını gördük. Bu geniş kadroyla her kulvarda yapabilecek bir iş var.

Çıkarttıkça zayıfladı...

1- Vitor Pereira'nın hücum edemeyen Galatasaray'a karşı Mehmet- Souza ikilisinden vazgeçmemesi hata mıydı?
Esasına baktığımızda başlangıç 11'i ve oyun anlayışı, özellikle teknik direktör Pereira'nın hep tercih ettiği emniyetli oyunla kıyasladığımızda daha hücuma dönüktü. Portekizli, iki kenara Volkan ile Alper'i koymuş, Van Persie en önde ve arkasında da Nani. Yani 4-4-1-1 diyebileceğimiz bir yapıda oyuna başlamıştı Fenerbahçe. Pereira için kendine göre bu hücuma dönük büyük bir devrimdi. Ama yine de soruda olduğu gibi iki tane ön libero mantığından vazgeçemeyen bir Pereira gördük. Ama tabii ki dün akşamki beraberliğin tek sebebinin bu olduğunu söylemek zor.
2- Peki Galatasaray ne yaptı böyle bir Fenerbahçe karşısında?
Galatasaray oyun aklı ile birlikte üretkenlik anlamında son derece yetersiz bir görüntü içindeydi son haftalarda olduğu gibi. Bu maçtaki tek farkları akılları ile değil tamamen mücadele karakterleri ile oynamalarıydı. Yani dün akşam Galatasaray ne yaptı diye sorsanız; tek cevap var: Mücadele etti. Ama şampiyonluk yarışı içindeki Fenerbahçe'nin sadece mücadele eden bir takımı sakinliği, aklı ve kalitesi ile kesinlikle yenmesi gerekirdi.
3- 78. dakikada Ozan Tufan-Alper değişikliği şampiyon olmak, kazanmak isteyen bir takımın hamlesi miydi?
Kazanmak isteyen takıma vurgu yaparak söylemek lazım. Fenerbahçe değişiklik yaptıkça hücum anlamında zayıfladı. Volkan Şen çıktı, Diego Ribas girdi, Alper Potuk çıktı, Ozan Tufan girdi. Bu özellikteki oyuncuların saha yerleşimin nasıl olacağını hepimiz gibi teknik direktör Vitor Pereira da bilmiyordu. Evet daha diri oyuncu kullanmak isteyebilirsiniz, oyuncularınızın yorulduğunu düşünebilirsiniz ama oyuncu özelliklerine baktığınızda bu maçı kazanmak için yapılan bir değişiklik olduğunu söylemek çok çok zor. Vitor Pereira sadece daha diri oyuncularını sahaya soktu, özellikli oyuncularını değil.

Sahada olmayı çok isterdim

🔴 Beşiktaş'ın eski bir efsanesi olarak müthiş bir atmosferde oynanan yeni stadın ilk maçında neler hissettiniz?
Maçın yorumuna başlarken stada övgüler yağdırmadan olmaz. Gerçekten görkemli bir stadyum, muhteşem bir futbol atmosferi... Yalnız o kadar güzel bir zemin var ki her iki takım için de futbol oynama keyfi üst düzeydeydi dün akşam. Benim hissettiklerime gelince de yıllar sonra ilk defa tekrar futbolcu olmak istedim...
🔴 Maçın genelinde Beşiktaş'ın oyununu nasıl değerlendiriyorsunuz?
İlk 60-65 dakikalık bölüm Beşiktaş'ın istediği gibi oynandı. Kartal'ın oyun kurgusundaki iki etkili isim Oğuzhan ve özellikle Sosa'nın performansı bu işin anahtarıydı. Finalleri ise Gomez yaptı. Fakat oyun 3-1'e geldikten sonra tribünün ve o temponun havasına girmeyi anlayabiliyorum ama özellikle böyle maçlarda skoru koruma altına alıp oyunu tutmanız gerekir. Beşiktaş'ın bu bölümde yaptığı veya yapamadığı şey buydu... Hatalarla gelen ikinci gol Beşiktaş'ı mecburen savunan bir takım kimliğine bürünürdü.
🔴 Son 10 dakika Şenol Güneş'in iki bekini birden değiştirmesini nasıl yorumluyorsunuz?
Maça başlarken yine değişken bir savunma vardı. Sağ bekte Serdar, solda İsmail, stoper olarak ise Delgado tercih edildi. Benim hep söylediğim bir şey vardır savunma kurgusuyla özellikle oyunun son bölümlerinde oynanmaz. Ne var ki maç boyu Serdar ve İsmail çok aksadı. Şenol hoca bu değişliklerde mecbur kaldı ve işin doğrusu da buydu.
🔴 Beşiktaş bu galibiyetle şampiyonluk yarışında avantajlı duruma geçti diyebilir miyiz?
Fenerbahçe'nin Konya'dan puansız döndüğü haftada 3-2'lik sonuç Beşiktaş için önemlidir. Bu kritik haftada bir maç fazlasıyla farkı 6 puana çıkarmak hem Beşiktaş'ı rahatlattı hem de önümüzdeki haftalardaki oyunda sakin kalabilmek açısından önemli bir güven oluşturdu. Ama kalan son 6 maçta Beşiktaş'ın bir şekilde bu savunma zaaflarına çözüm bulması şart.

Söylemesi kolay!

🔴 F.Bahçe'nin beraberliği sonrası Beşiktaş, Kasımpaşa'ya kaybetti. Neleri yanlış yaptı neyi yapamadı?
Ligde artık son 7 haftaya giriyoruz ben hala yarıştaki iki takımın da puan kaybedebileceğini düşünüyorum. Çünkü oynanmamış bütün maçların zorluğunu futbolcular yaşar ve bilir. Biz hep dışardan sonuçlar için ahkam keseriz ama o işi yapmak, gol atmak veya yememek kolay değil. Bu hem Beşiktaş hem de Fenerbahçe için geçerli.
Beşiktaş'ın nerede yanlış yaptığına bakarsak; bir kere iki kenarının çok hafif kaldığını söylemeliyiz. Çünkü Quaresma ve Gökhan Töre'nin sadece kenarlarda değil oyun kurmada da etkili olduğunu düşünüyorum. Onların yokluğunda Beşiktaş'ın oyunu Oğuzhan ve Sosa'nın üstüne kaldı. Ben Oğuzhan'ı beğendim. Attığı bir gol de ofsayt diye sayılmadı. Ama ikinci yarı Tolgay'ın da girmesiyle oluşan orta saha kalabalıklığı takım şeklini bozdu ve bu da verimsiz bir Beşiktaş ortaya çıkardı.

🔴 Beşiktaş bu kayıpla psikolojik olarak yara aldı mı?
Tabii ki alırsınız. Her puan kaybı sizi böyle bir yarışta etkiler ama bazen mağlubiyetler bana göre Fenerbahçe'nin beraberliği de buna dahil, 'Bundan sonra kazanmalıyız' düşüncesini de beraberinde getirir ve kalan maçlarda konsantrasyonu sağlamayı kolaylaştırır. Her iki takım için de en önemli hafta puan kaybettikleri bu maçlardan sonraki ilk karşılaşma olacaktır. Bunlar sadece bu maçlık bir kayıp mı, çözülme mi bunu önümüzdeki hafta belirleyecektir iki takım için de.

🔴 Bursaspor karşısında Vodafone Arena'da Beşiktaş'ı neler bekliyor?
Tabii ki oraya Beşiktaş, Kasımpaşa'yı yenerek puan farkıyla gitmek isterdi. Ama Fenerbahçe'nin bir maç eksiğine rağmen her iki takımın da eşit olduğunu düşünürsek son üç maçta da olsa İnönü'ye dönüş bir ivme de kazandırabilir Beşiktaş'a... Ben böyle olacağını düşünüyorum. Çünkü Beşiktaş İnönü'yü, İnönü de Beşiktaş'ı çok özledi. Beşiktaş'ın bundan olumsuz değil olumlu olarak etkileneceği ve çok farklı şeyler olacağı düşüncesindeyim İnönü'deki finallerde.

Evine dönmek Kartal’ı coşturur

🔴 Beşiktaş mutlu günler yasıyor.. Yeni standına kavuşmasına çok az kaldı... Sizce bu durum oyuncuları nasıl motive ediyordur?
Ben yeni stadın takıma olumlu yansıyacağı düşüncesindeyim. Dediğiniz gibi Beşiktaş için işler olumlu gidiyor. Şampiyonluk yarışında önde ve yeni stadı açılıyor. Evine dönmek Beşiktaş'ın üzerinde olumlu etki sağlar çünkü daha önceki sezonlara baktığımızda Beşiktaş'ın son haftalarda yarıştan koptuğu maçların genelde iç sahada oynaması gereken, ama farklı farklı yerlerde oynamasından kaynaklandığını düşünüyorum. Çünkü bu yarışta özellikle son dönemece girdiğinizde bir maçı bile alsanız fark yaratacak durumda olursunuz. Bu bakımdan çok önemli. Bunun aksini söyleyenler de var. Stat açılışının yarışın önüne geçebileceğini düşünenler var ama ben buna katılmıyorum. Yeniden evinde, 40 bin kişilik destekle oynamak Beşiktaş için dezavantaj değil, her zaman avantaj olur.

🔴 Artık kritik haftalara girdik... Beşiktaş sezon sonuna kadar tüm maçalarını kazanabilir mi? Bu inanç ve motivasyon Beşiktaş'ta var mı?
Tabiki ihtimal dahilinde. Ben iki takımın da kalan 7 haftada puan kaybedebileceğini düşünüyorum. 7'de 7 yaparım demek futbol gibi bir oyunda hiç de kolay değil. İki takım da takıldığı maçlar olacaktır ama ben Beşiktaş'ı bu yarışta daha avantajlı görüyorum.

🔴 Beşiktaş'ın ismi en çok gündemdeki ismi Mario Gomez... Gidecek mi kalacak mı, taraftar en çok bunu merak ediyor. Başkan Fikret Orman, "Giderse gider, Gomez'den de daha iyisi gelir" demişti. Siz Alman golcünün durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu sezon yapılan doğru, isabetli transferler nedeniyle başkan Fikret Orman böyle bir cümle kurmuş, "Daha iyisini alırız" demiş olabilir. Ama dünyada iyi bir santrfor bulmak kolay bir iş değil. Bence Mario Gomez için sorulacak soru, takımdan ayrılıp ayrılmayacağı değil, bu sezon Beşiktaş'ın şampiyonluk yarışına ne kadar katkı yapacağıdır. Gomez iyi bir performans sergiliyor, Alman Milli Takımı'nın da santrforu. Bu onu daha da çekici hale getiriyor. Ama dediğim gibi sormamız gereken ilk soru, Mario Gomez şampiyonluk yarışında kalan maçlarda ne yapacaktır? En önemli nokta sezon sonunda buna verilecek cevaptır.

Fransa öncesi önemli ipuçları

Milli Takım'ın sahaya çıkan 11'ini ve Mehmet Topal'ın stoperde oynamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hazırlık karşılaşması olarak baktığımızda ilk 11 için çeşitli denemeler olacaktır. Ama tabii ki kadrodaki en radikal karar Mehmet Topal'ın stoper oynamasıydı. Fatih Hoca'ya bu kararı verdiren de diğer stoperlerin şu anki durumlarıydı. Serdar Aziz'in sakatlığı ve Semih Kaya'nın formsuzluğu Topal'ın stopere çekilmesine neden oldu. Avrupa Şampiyonası'nda böyle mi olacak bunu ilerleyen zamanlarda göreceğiz. Ama Mehmet Topal stoperde hiç de kötü performans sergilemedi. O kadar deneyimli oyuncu ki nerede oynatsanız verim alıyorsunuz. Fransa'ya kadar belki bir çok mevkide değişiklikler olacak. Ancak ilk 11 olarak İsveç maçının bize verdiği ipuçları orta sahada Ozan Tufan ve Selçuk İnan'ın kalıcı olduğu... Kenarlarda Gökhan Gönül ve Caner'in kullanılacağı... Ve Arda Turan'ın değişmez olacağı...

Sizce Türk Milli Takımı'nda dünkü karşılaşmada öne çıkan isimler kimlerdi?

Benim için hazırlık maçlarındaki esas kıstas 'maç kaç kaç bitti' değil 'nasıl bir oyun' olduğudur. Bu pencereden kimler öne çıktı diye bakarsak tabii ki attığı 2 golle Cenk Tosun'u birinci sıraya koyabiliriz. Oyundaki devamlılığı ile Selçuk İnan ve oyundan çıktığında aranan bir Oğuzhan'ın performansı dün akşamın önemli notlarıydı.

Milli Takımımız'da Volkan Babacan'ın kaledeki performansını nasıl buldunuz? Fransa'da sizce kalede hangi isim oynamalı?
Volkan Babacan iyi bir performans gösterdi diyebiliriz. Tabi bu sorunun altında yatan şey EURO 2016'da Volkan Demirel'e ihtiyaç olacak mı tartışması... Şampiyonaya 3 aya yakın bir süre var... Fransa'ya Volkan Babacan'la gidebilirsiniz. Ama Volkan Demirel'in ne olacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Volkan Demirel'in hala bir şansının olduğundan bahsedebiliriz. Volkan Babacan'ın da dünkü performansına 'tamamdır' diyebiliriz. Özet olarak bunların hepsi hazırlık, gerçek olan ise 12 Haziran'da Hırvatistan ile oynayacağımız ilk resmi maçımız....

Kolay maç yok

🔴 Karadeniz'den iki galibiyetle dönen Beşiktaş, Antalya'yı da yendi.
Şampiyonluk göründü diyebilir miyiz?

Tabi ki diyemeyiz... Daha geride 8 hafta var ki özellikle bu maça bakarak daha da net söyleyebiliriz. Çünkü çok emin olduğunuz ve garanti gördüğünüz üç puanın hiç de kolay gelmediğini dün akşam gördük. Daha doğrusu Antalya gösterdi. Şampiyonluk yarışında kalan maçlar da her türlü bu tip oyunlara açıktır. Evet dün akşam Beşiktaş kazandı, üç puanı aldı ama çok zor olduğunu da söylemek gerekir.
🔴 Beşiktaş bilinen futbolundan uzak da oynasa kazandı. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Öncelikle Antalyaspor'un performansına bağlamak lazım çünkü öndeki baskıyı kırarak çok rahat çıktılar ve oyuna hep ortak oldular. Bunu söylemek lazım. Beşiktaş'ın alışılagelmiş pozisyon üretkenliğini kıran bir Antalyaspor vardı. Her bölümde her anında maça ortaktılar. Yani Beşiktaş'ın yapamadıklarından çok rakibin yaptıklarından bahsetmemiz lazım. Ben açıkçası dün akşam Antalyaspor'u beğendiğimi söyleyebilirim... Çok mu pozisyona girdiler? Hayır. Çok mu pozisyon verdiler? Ona da hayır. Ama topa sahip olmada oyuna hakim olmada hep Beşiktaş ile kafa kafaya idiler.
🔴 Güneş'in Necip'i ilk 11'e koyması doğru bir tercih miydi?
Tabii ki enteresan bir tercihti. Tabi bunun iki sebebi var. Biri Trabzon deplasmanında Necip'in peformansını beğenmesi. İkincisi öyle veya böyle Delgado için Güneş'in kafasında soru işaretleri olması. Bence 11'de oynatmasının sebepleri buydu Güneş'in. Yine de beklenen bir tercih değildi.
🔴 Fenerbahçe şimdi 4 puan geride... Bu galibiyet derbiye etki eder mi?
Kalan haftalarda önce oynayıp, kazanan her takım rakibi üzerinde baskı oluşturacaktır. Çünkü "Zor da olsa ben 3 puanımı aldım.
Bakalım sen ne yapacaksın"
bakışı hep baskı yaratacaktır Fenerbahçe üzerinde. Derbiye bakarsak, performans olarak Fenerbahçe önde görünüyor ama bu tip derbilerde bugünden çok tarihsel kapışmalar oluyor. O yüzden F.Bahçe'nin işi hiç de kolay değil.