CANLI
SKOR
Metin Tekin

Metin Tekin

Tehditkar Emenike

Emenike golleriyle maçın yıldızı oldu, onun performansını nasıl buldunuz?
Emenike geçen sene baktığımızda yeterli bulunmamış ve kiraya gönderilmiş bir oyuncuydu ama bugünkü mevcut kadroda şu an için Fenerbahçe'nin öndeki santrforu rolünü kapmış ilk oyuncu olarak gözüküyor. Evet, birçok yönden eleştirebilirsiniz. Oyun görüşü olarak, vuruş eksikliği olarak yetersiz bulabilirsiniz ama çok önemli iki özelliği var. Fizik kalitesi ve koşu kalitesiyle oynuyor ve bu da onu her zaman rakip için tehditkar bir hale getiriyor. Dünkü maçta ilk gol tipik bir Emenike golüydü ama ikincisi pek tahmin edilemezdi! Ama bu 2 golle ve performansla sezon başlangıcı olarak çok iyi bir Emenike performansı gördük. Önemli olan da zaten bu maçta ne yapacağıydı çünkü sezon başı oyunları daha tam oluşmamıştır ve bireysel performanslarla da maç kazanabilirsiniz.

Vitor Pereira'nın sistem değişikliği çok konuşuldu, sizce Fenerbahçe 3-5-2 dizilişini nasıl uyguladı? Kimler öne çıktı?
Bu tip formatlarda, bir maçta çok iyi ya da kötü diye yorum yapmak doğru değil. 3-5-2'yi çok iyi uyguladı diyebilmek için çok erken ama dünkü performans ışığında 3 tane iyi stoperin olduğunu söyleyebiliriz. Ama dediğimiz gibi bir sistemin iyi uygulanabildiğini söylemek için farklı seviyelerde, farklı maçlar da izlemek lazım. Zaman zaman oyundan kopuk olsa da beceri ve yaratıcı işleri Fenerbahçe'nin bu oyun yapısında Salih'e verilmiş gözüküyor. O da zaman zaman bunları iyi yerine getirdi ama bunlar hem oyuncu için de hem oyun için de çok erken maçlar... Bir oyun için karar verilmesi için en az 3-4 haftalık bir periyoda ihtiyaç var. Görünen o ki bir transfer olana kadar orta saha ile forvet arasındaki beceri işlerini hoca, Salih'e vermiş gözüküyor.

Monaco'yu da izledik. Fenerbahçe'nin tur şansını nasıl değerlendirmeliyiz?
Fenerbahçe dünkü karşılaşmada geçen sezona benzer özellik olarak az pozisyon verdi. Tabii ki deplasman daha farklı olabilir ama turu geçmeye daha yakın bir Fenerbahçe olduğunu söyleyebiliriz.

48. dakikada bitti!

İki maçta yenilen 4 gol, kaybedilen 6 puan... Neyi, neleri yanlış yaptık, bu duruma düştük?
Hırvatistan'dan ayrı olarak İspanya maçına çok özel bakmamız lazım... Herkesin tahmin ettiği bir oyun oynandı. Zaten bu oyunu değiştirme şansınız yok gibi... Yani burada anlatmak istediğim; İspanya'nın topa pasla sahip olacağı ve her şekilde sizden oyun üstünlüğünü ele alacağı bekleniyordu. Bu da oldu. Ha biz neyi yapabilirdik? Çok daha sıkı bir savunma yapabilir, zaman zaman topu kaybetmeden paslaşabilir veya hücuma çabuk çıkabilirdik.
Ama bizim yapamadıklarımız agresiflik ve savunma sürekliliği ile topa sahip olup, hücuma çabuk çıkamamaktı. Böyle olunca da beklenen oyun istenmeyen sonucu getirdi. Maç esasına bakarsak 48. dakikada gelen 3. golden sonra bizim için de onlar için de bitti...

Mehmet Topal'dan stoper yaratma çabası doğru muydu?
Bu tip mağlubiyetlerde hemen ne oynandığına bakmadan, neden öyle olduğu sorusunu sorarız. Demek istediğim Mehmet'in pefrormansı mı kötüydü yoksa sadece stoper menşeili olmadığı için mi eleştirildi? Tabii ki çok düşünmek lazım ama bu tercihin bütün oyunumuzu belirlediğini söylemek mümkün değil. Eleme maçlarına baktığımızda da Mehmet Topal'ı ön liberoda değil, stoperde kullandığını görürüz Terim'in...

Tribünlerin Arda'yı ıslıklaması kötü futbolun yansıması mı oldu?
Tribünlerin bence takımına yanlış bakışıydı. Ben başka bir ülke taraftarında böyle bir tepki görmüyorum açıkçası. Başarılı olan insana, futbolcuya bakışımız hep başarı odaklı. Artık günümüzde futbolcuya olan sevgi bıçak sırtı gibi. Ondan hep en yükseği talep ediliyor, en küçük başarısızlıkta bu sevgi eleştiriye ve nefrete dönüyor. Bu bence çok kötü bir bakış açısı. Kabul edelim ki, ister takımın en kötü oyuncusu olsun veya bu turnuvanın en kötüsü seçilsin Arda Türk futbolu için çok önemli bir isimdir. Tabii ki eleştireceğiz futbol anlamında ama eleştirmek, yuhalamak ve oyundan çıkmasını istemek çok çok farklı şeylerdir.

Asla enseyi karartmayalım!

Ne umduk ne bulduk Hırvatistan karşısında? Ne umduk? Esasında her iki takımın da maçın başında yapmak istedikleri şey topa sahip olup, oyunu ve tempoyu kontrol etmekti. Biz bunu belki ilk yarıda topa sahip olma anlamında yaptık ama çok önemli bir kriter olan, etkili olmak ve etkili oynamak bizim yapamadığımız işti. Tam tersi de Hırvatların yaptığı iyi şey oldu. Ama buna rağmen Ozan Tufan ile yakaladığımız pozisyon belki de maçın en net şansıydı.
Kadroya baktığımızda; evet, topa pasla sahip olabilecek Selçuk, Ozan, Hakan Çalhanoğlu, Arda ve Oğuzhan gibi oyuncularımız vardı. Eksik olan ise rakibin arkasına geçecek ve koşu özelliği olan bir oyuncuydu. Çünkü sadece pas yapmak pozisyon üretmek anlamında size yetmez ki yetmedi de...
Yani belki topa sahip olma anlamında umduğumuzu yapabildik.. Ama yapamadığımız şey üretkenliğimizdi. Ve Modric'in golüyle de burada kaleci Volkan'ın da hatalı olduğunu söylemek lazım, geri düştük.
🔴 Caner, Arda ve Gökhan gibi maç eksiği olan oyuncuların ilk 11'de olması doğru seçim miydi? Ne düşünüyorsunuz?
Milli Takımımızın oynadığı hazırlık maçlarını düşündüğümüzde bunu artık eksik olarak düşünmemek lazım. Bu oyuncular, Milli Takımın hazırlık maçlarında oynadılar ve bunun zaafiyet olduğunu düşünmüyorum... Arda Turan'dan ise tabii ki daha fazla rol almasını bekliyoruz. Çünkü Milli Takım'daki görevi Barcelona'daki gibi basit oynamak değil... Bu kadar içten ve yürekten oynamasına rağmen sorumluluk almasını da bekledik...
Adam eksiltmeyen, riske girmeyen bir Arda Turan oyunu, Milli Takımın ihtiyacı olan şey değildi ama buna rağmen çok erken oyundan alınması da sorgulanbilir, 'Niye?' diye... Beklenen rolü üstlenemese bile... Caner'in bölgesinden de Srna ile çok etkili olan bir Hırvatistan kenarı vardı ki, rakip adına da oyunu çözen bu oldu.
🔴 Fatih Terim'in oyuncu değişikliklerinde geç kaldığı yönünde eleştiriler var...
Ben açıkçası Oğuzhan'ın devre arası çıkmasını beklemiyordum... Savunmadan topla çıkma işini Selçuk yapıyor ama pas için esas ekürisi Oğuzhan'dı... Bana göre; erken bir değişiklikti ve ikinci yarı daha çok süre alabilirdi. Arda Turan değişikliğine gelince... Böyle sorumluluk verdiğiniz bir oyuncudan bu kadar erken vazgeçmek, iyi gününde olmasa dahi sorulacak sorulardan biri olabilir.
🔴 Sizce şansımız ne bundan sonra gruptan çıkmak için?
Öyle bir statüsü var ki turnuvanın, en iyi 4 tane üçüncünün de gruptan çıkacak olması çok şeyi değiştiriyor. Bir yerde son maça sıfır puanla bile çıksanız her zaman üst tur şansınız var. İlk maçta enseyi karatmanın gereği yok... Çünkü son maça kadar, tıpkı yarı final oynadığımız 2008'deki başlangıcı hatırlarsak, turnuva mantığında şansımız olduğu müddetçe coşkumuz da devam etmeli...

İlk10 belli

Slovenya maçının ilk 11'ini nasıl buldunuz? Turnuvadaki ideal 11'imiz sizce bu mu olur?
Slovenya maçı son provaydı, kadrosuna da öyle bakmak lazım. En gerçekçi ipuçlarını verecek maçtı. Hırvatistan maçı 11'ine gelirsek, bana göre tek bir sorunun cevabı aranıyor burada... Burak Yılmaz mı, Cenk Tosun mu?.. Burak'ın da golle dönüşü... Bana göre; Hırvatistan maçında diğer 10 kişinin aynı olacağı, yalnızca bu sorunun cevabının farklılık yaratacağı bir kadro gördük. Bu ekip Avrupa finallerindeki ilk maçının 11'ini oluşturacaktır.
🔴 Emre Mor bir kez daha dikkatleri üzerine çekti, onu Milli Takım'ın neresinde görüyorsunuz?
Bu maçta gösterdikleri 11'i zorlayacağı anlamına gelmez. Emre Mor da çok yetenekli bir oyuncu ve performansıyla kendi oyununu anlatmaya çalıştığı bir dönemde.
Bizim yeni oyuncuya bakışımız daha farklı oluyor ama bunu çok iyi belirlemek lazım. Genç bir oyuncuyla ilgili beklentilerimizle normal bir oyuncudan beklentiler farklı oluyor.
Emre için henüz çok net bir performanstan söz edemeyiz. Bana göre; turnuvada da kenardan tercih edilecek isimlerden biri olacaktır ama 11 çok zor.
🔴 Fatih Terim, Burak Yılmaz'ı 90 dakika oynattı. Onun performansını nasıl buldunuz?
Maç ritmini kazandırmak, 90 dakika alışkanlığı tekrar kazandırmak için oyunda tuttu. Burak'ın durumunu ve ritmini görmek istemiştir... Fatih Terim, Cenk'le onun arasında bir karar verecektir.
Oynatmak sadece şans verdiği anlamına gelmez, kararı öncesinde Burak'ı seyretme anlamına da geliyor. Fatih hoca da bu kararı verecektir.
🔴 Fransa öncesi hazırlık maçlarımızın toplamını nasıl görüyorsunuz? Ne vadediyor?
Esasında 3 maça baktığımızda sonuç alamadığımız tek maç olan İngiltere oyun anlamında en doğru işleri yaptığımız maçtı. Oyun planını, anlayışını ve yapmak istediklerini düşündüğümüzde bence en çok İngiltere maçında bunun ipuçlarını verdik. Kazanamasak bile...
Sonuç olarak resmi maçlar oynamak, final maçları oynamak çok daha farklı olacak ama benim izlediğim kadarıyla amaç İngiltere maçının bir bölümünde yapabildiklerimizi Fransa'da daha uzun süre sahaya yansıtabilmek...

Emre Fransa’da olursa şaşırmam

🔴 Pozisyon bakımından kısır bir maçı geride bıraktık. 1-0 kazandık ama neden üretken olamadık?
Kime karşı olursa olsun, sonuçta bir hazırlık maçı oynuyorsunuz. İyi bir oyunu görmek tabii ki istersiniz ama bazen oyuncuların durumlarını görmeyi tercih edersiniz. Fatih Terim, hem oyunu hem oyuncuyu görmek istedi bu noktada. Ahmet Çalık'ı kullandı, orta sahada Selçuk İnan'sız Hakan Çalhanoğlu-Volkan Şen-Arda Turan üçlüsünün yer aldığı formasyonu görmek istedi. Fatih hocanın test ettiği her şey bunlardı. Çok üretken bir oyun çıktı mı, hayır. 1-0'a rağmen en az üretken hazırlık maçımızdı ama bu yaklaşımı da çok doğru bulmuyorum. Hazırlık maçları, "En iyiyi yapalım" mantığıyla bakılmaması gereken maçlardır. Önemli olan turnuvadaki hedef maçtır, 12'sindeki Hırvatistan maçında biz esas tabloyu göreceğiz.
🔴 Maç eksiği olan Caner, Arda, Burak gibi yıldızlarımızın durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Maç eksikliklerinin bir handikap yaratacağını düşünmüyorum. İlk sol kenar tercihi Caner olacak. Bu maçlarla eksiklerini gidereceklerdir. Arda'da da Caner'de de zaaf yaşayacağımızı düşünmüyorum. Belki Burak için bir parça daha zor bir durum var ama toplamda bir sorun teşkil edeceğini sanmıyorum.
🔴 Emre Mor ilk kez milli formayı giydi. Sizde nasıl bir izlenim bıraktı?
Çok genç bir oyuncu, benim futbolcuya bakışımda çabukluk çok önemli bir kriterdir. Emre buna sahip bir oyuncu, bunu gördüm. Oyun aklının da belli bir seviyede olduğu izlenimini verdi. Şunu söylemek gerekir, Euro 2016 kadrosunda görmek çok da şaşırtıcı olmayacaktır. 23 kişilik kadroda görürsek kısa sürede gösterdikleriyle hiç şaşırtıcı olmaz.
🔴 İngiltere maçıyla birlikte değerlendirirsek nasıl bir resim görüyorsunuz?
Bütün ipuçlarını hazırlık maçlarından almamak lazım... Parça parça işler hazırlık maçında ama bütün resmi oralarda göremezsiniz. Ben her zaman resmi maçları baz alırım. Ben çok iyi yerlere gelebileceğimiz izlenimini grup maçlarında aldım. Benim ölçüm grup eleme dönemindeki son performanslardır.

Mühim olan kupaydı

1- Galatasaray kupayı nasıl kazandı?
Biraz oyun özelinden bakarsak, geçen lig maçı ile kıyasla en önemli fark orta sahada Emre Çolak'ın kullanılmasıydı. Oyunun başındaki ilk 25 dakikalık bölüm Galatasaray'ın istediği gibi oynandı. G.Saray'ın istediği neydi? Orta sahada topa hakim olmak ve öne doğru hamleler yapabilmekti. Bunu da Selçuk ve Emre ile yapabildi, Sneijder'in de katkısıyla. Zaten maçın bütününe baktığımızda oyunda üstünlüğü olan taraftı G.Saray. Yavaş yavaş oyunu F.Bahçe'nin dengelediğini ve ikinci yarıda da ele aldığını gördük. Bu sefer de savunan ve direnen bir G.Saray vardı. İlk yarıda 25 dakikalık bölümde oynamaya ve gol atmaya çalışan G.Saray'ın aksine.
Ama burada özellikle kendi yaptıklarının değil Fenerbahçe'nin öndeki beceri eksikliğinin öne çıktığını söylemek lazım.... Dün akşam belki de Fenerbahçe hücum anlamında yapmak istediği hiç bir şeyi başaramayan takımdı.
İkinci yarıda Fenerbahçe niye bu kadar oyunda üstünlüğü ele aldı, tablo niye farklı oldu diye sorarsak; Sneijder'in sakatlanıp çıkmasından sonraki teknik adam tercihi diyebiliriz... Oyuna girenin Chedjou olması sadece oyuncu değişikliği değil tamamen oyunu değiştiren bir fark yarattı. Karşı koymak amacıyla değil topa sahip olmak amacıyla yapılsa, mesela giren Bilal Kısa olsa tablo farklı olabilirdi. Ama mühim olan kupaydı...

2-Fenerbahçe niye kaybetti?
Galatasaray maçı olmasına rağmen istek anlamında coşku anlamında özellikle maç başında durgundu Fenerbahçe... Kaçan şampiyonlukla beraber kafada sezonu bitirmiş bir Fenerbahçe izledim. Evet, daha sonra oyuna girdi, üstünlüğü ele aldı ama yapamadığı şey söylediğimiz gibi becerili işlerdi. Futbolda istediğin kadar baskı kur, tempo yap, topa sahip ol ama beceriniz yoksa önde istediğiniz şeyleri yapamazsınız, skoru değiştirme şansınız olmaz. Dün Fenerbahçe'nin yaşadığı aynen buydu.

3- Pereira'nın oyuncu tercihlerini nasıl yorumluyorsunuz?
"Kupa maçlarında Şener'i oynattım, bu maçta da o oynar" diye bir futbol kriteri olamaz. Şener'in oynama devamlılığının olmadığı çok belli oldu. Bana göre önemli bir ilk 11 hatasıydı Gökhan'sız başlamak maça.

Güven veren oyun

İngiltere'ye ilk golümüzü attık. Rakibin ilk golü de ofsayttı. Milli Takım'ın performansını nasıl buldunuz?
Maçtan önce Fatih Terim, Milli Takım'ın İngiltere'ye gol dahi atamadığı yönündeki bir soruya, "Ben İngiltere'ye karşı daha ilk defa oynayacağım" cevabını verdi. Ve nihayet dün ilk golümüzü attık. Bu gol çok önemli mi derseniz, tabii ki değil. Ama önemli olan İngiltere maçında yaptıklarımız. Yani Avrupa Şampiyonası'na nasıl hazırlanıyoruz, ona bakmak lazım.
Liglerin bitişi sonrası ilk hazırlık maçı olması nedeniyle zaman zaman tempo anlamında iki takım adına da sorun yaşandı. Ancak karşılaşmanın ilk 20 dakikalık bölümünde oyunun kontrolünü elimize aldık. İstediklerimizi yaptık. Maçın genelinde de son 25 dakikalık bölüm hariç, ben sahada bir şekilde kendine güvenen, oyunun kontrolünü eline alabilen, özellikle orta saha unsurlarını çok iyi yapan bir Milli Takım gördüm. Bu özel maçın sonucunu bir kenara bırakıp, oynadığımız futbola bakarak bu maçı mağlubiyet olarak görmüyorum.

Caner'in maç eksiği göze çarptı. İleri uçta Cenk Tosun oynadı. Terim'in kadro tercihini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Özellikle üzerinde durduğumuz ve merak ettiğimiz konu, Hakan Balta-Mehmet Topal ikilisinin ne yapacağı... Hemen hemen 2 aydır oynamayan Caner Erkin'in sol kenarda Fatih Terim'in ilk tercihi olacağını gördük. Ayrıca ben Oğuzhan ve Cenk'in dünkü performansının da Milli Takım'a katkı sağladığını düşünüyorum. Özellikle Cenk Tosun'un artık Burak Yılmaz'ın alternatifi değil, çok güçlü bir rakibi olduğunu söyleyebiliriz. Hatta Burak'ın önüne geçen bir Cenk performansından söz edebiliriz. Dün takımdaki en büyük eksik Arda Turan'dı. Arda'nın gelişi bir şekilde birini dışarıda bırakacaksa, tahminim bu Volkan Şen olacaktır.
Fransa'da 12 Haziran'daki Hırvatistan maçına kadar oynayacağımız 2 hazırlık maçı bize daha fazla ipuçları verecektir. Ama bu maçtan sonuç olarak ne çıkar diye soruyorsanız, İngiltere deplasmanı, atılan ilk gol, oyunun ilk bölümlünde kendine güvenli bir oyun...
Bana göre bunlar Avrupa Şampiyonası öncesi en olumlu işlerdi.

Şampiyonluğu hak etmek

Dün akşam stada dönüp baktığımızda 40 bin kişi içeride, daha fazlası dışarıda bu maçın sonucunu bekliyordu. Böylesine bir atmosferden ve coşkudan, şampiyonluktan başka bir sonucun çıkması daha maç başlamadan evvel imkansız gibiydi. Tabii ki, bu şampiyonluk yarışı uzun bir süreçtir ama olduğunuz an artık her şey bitmiştir. Artık şampiyonsunuzdur ve de bu futbolcunun mesleki anlamda en büyük tatminidir. Niye futbolcu olduğunuzu, niye bu mesleği yaptığınızı her futbolcuya nasip olmayacak şekilde hissedersiniz. Esasında bu işin hüzünlerini nasıl yoğunlukla yaşıyorlarsa, başarı hikayesini yazacak olan da taraftarlardır. İnanın bir kulübü sevmenin, bir kulüpte oynamaktan çok daha farklı anlamları, hikayeleri vardır. Futbolda "Hak eden kazansın" denir. Bu bir sezon içinde değerlendirilecekse teknik adamının seçtiği oyunla da gösterdiği performansla da gerçekten şampiyonluğu hak etmiş bir Beşiktaş takımı vardır. Bu yarışta dönüp baktığımızda; Beşiktaş'ın da yara aldığı, yere düştüğü zamanlar olmuştur ama bana göre Beşiktaş'ı şampiyon yapan en büyük faktör, geçen sene kaybederken kazanılan deneyimdir. Takım, bu deneyimle, bu sezon ayakta kalmayı başarmıştır. Dün akşam da tıpkı sezon boyunca yapmak istediği gibi oyunu almış, hücum üretkenliği sağlamaya çalışmış ve bu final maçını kazanmıştır. Şenol hocayı da bütün oyuncuları da tek tek yürekten tebrik ediyorum. Tabii ki, bu başarı bir bütündür. Sayın Fikret Orman ve yönetimin de büyük katkılarıyla ulaşılmıştır. Tekrar tebrikler...

Şampiyonluk motivasyonu

🔴 Beşiktaş, derbiye nasıl başladı ve nasıl bitirdi?
Derbiye Beşiktaş'ın girişinden çok Galatasaray'ın derbi başlangıcı belirleyici oldu. Galatasaray'ın "Ben kendi sahamda oynuyorum, topa da sahip olurum, öne doğru da oynarım" düşüncesi, oyunun ilk yarısındaki ilk bölümün belirleyicisi idi. Beşiktaş'ın alışılmış hücum üstünlüğü ilk yarıda ancak çok küçük bir bölümde, 5-6 dakika sahaya yansıdı.
Beşiktaş'ın nasıl bitirdiğine gelince. İkinci yarıda yavaş yavaş oyundan düşen bir Galatasaray, son 5 dakika hariç maçı hemen hemen tek kaleye çeviren Beşiktaş performansı vardı. Tempolu ilk yarının ardından maçın sonunu bitiren iki farklı takım vardı: Fizik olarak yorulup oyundan düşen Galatasaray, fizik olarak yorulsa da çok güçlü bir motivasyon olan şampiyonluk yarışı ile kafa olarak ayakta kalan bir Beşiktaş. Bence maçı belirleyen bu oldu ve geç de olsa Beşiktaş oyunu 1-0'a getirerek, bu önemli mücadeleyi kotarmayı bildi. Yani Beşiktaş'ın oyuna başlangıcı ile bitirişi çok farklı oldu.

🔴 Şenol Güneş'in ikinci yarıdaki oyuncu değişiklikleri yerinde miydi?
Güneş'in de Riekerink'in de oyuncu değişiklikleri yaradı Beşiktaş açısından bakarsınız! Donk'un girişi ve yaptığı hata, Oğuzhan'ın pasına Cenk'in yaptığı savunma arkası koşu ve Gomez'in dokunuşu, bu değişikliklerin sonuca etkisinin göstergesiydi iki takım açısından da... Zaten Şenol hoca, genelde artık ilk tercihini, lig yarışında sona gelirken istediği skoru yakalayamadığı anlarda Cenk'ten yana kullanıyor. Bu maçta ona Gökhan Töre de eşlik etti. Çünkü Olcay'dan da Quaresma'dan da çıkana kadar istediği performansı alamamıştı.

🔴 Beşiktaş'ın golünden sonra Galatasaray seyircisinin Donk'u ıslıklamasını nasıl yorumluyorsunuz?
O tepki Donk'un bu maçtaki hatasına değil bugüne kadar olan çizgisine idi... Son dönemlerde zaman zaman başka takımlarda da bu tip bireysel protestolar görebiliyoruz.

Şampiyonluk temposu

🔴 Savunmayı değiştiren Şenol Güneş'in tercihleri defansa ilaç oldu diyebilir miyiz?
Şenol Hoca defansif kurgu açısından arayışa devam ediyor. Bu da Beşiktaş'ın sorunudur tabii ki. Dün akşam Tosic'le oynamayı tercih etti. Bir sorun oldu mu? Kesinlikle olmadı ama bu doğru kurgudan mı yoksa Kayseri'nin yetersizliğinden mi kaynaklandı... Bana sorarsanız Kayserispor karşısında kimle oynarsanız bu işi hallederdi. Şenol Hoca, savunmaya çözüm buldu demek mümkün değil. Zaten çözüm dediğiniz şey oturmuş bir Beşiktaş savunmasıyla olmalı.. Güneş, kalan son üç maçı halledecek bir performansı arıyor defansta. Ama sol ayaklı stoper kullanarak az da olsa savunma dengesinin sağlandığını söyleyebiliriz.
🔴 Beşiktaş son haftaların en rahat galibiyetlerinden birini aldı... Bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?
Geçen hafta kaybedilen 2 puan dünkü oyundaki başlangıc temposunun sebebiydi. Beşiktaş, ilk yarı geldiği her pozisyonu gol yaptı. Çok net bir oyun ve skor üstünlüğü sağladı. Tabii burada Beşiktaş'ın gücünü ve oyununu anlatırken Kayserispor'un da etkisizliğinden söz etmemiz gerekiyor. Bir kere olsun ne pozisyon bulabildi ne de oyunun herhangi bir bölümünde tehditkar olabildi. Yani Beşiktaş'ın son final yarışında arayıp da bulamayacağı bir rakipti Kayserispor...
🔴 Size göre dünkü maçta göze batan oyuncular hangileriydi?
Dün akşam maçı statta izleme şansım oldu. Bir kere daha Atiba'nın performansına gerçekten hayran kaldım. Bu kadar az top kaybıyla bu kadar çok top kazanmak hakikaten çok önemli bir meziyet. Evet Oğuzhan gol attı, evet Sosa üretti ama Atiba bütün bu üretkenliği yaratan adamdı.
🔴 Beşiktaş haftaya G.Saray'a konuk olacak. Bu derbiden sonra şampiyonluk düğümü çözülür mü?
Yarışın son haftaya kadar süreceğini düşünüyorum. Beşiktaş'ın çok zor bir Galatasaray deplasmanı var. Bu derbi ile birlikte Fenerbahçe'nin, Başakşehir deplasmanı bu ligdeki düğümü çözer mi? Bunlar iki takım için de en zor haftalar.. Bana göre düğüm son hafta çözülür.