CANLI
SKOR
Levent Tüzemen

Levent Tüzemen

Terim el koymalı!

Galatasaray kadro istikrarını yakalayamadığı için ezber oyunu yakalayamıyor. Terim her maça farklı on bir yapıyor ve bu yüzden yeni gelenler ile eskiler arasında uyum sorunu ön plana çıkıyor. Galatasaray'ın oyun aklı kim? Bu isim kesinlikle Feghouli olmalı. Cezayirli oyuncu tecrübesi, tekniği ve aklıyla faydalı oluyor. Feghouli'nin attığı goldeki vuruşu mükemmeldi. Cicaldau "Ben oyun lideri olurum" mesajını vermiyor. Rumen oyuncu sadece duran topları kullanmak için alındıysa hatalı ve pahalı transfer olur. Cicaldau'nun maç içinde fark yaratan özelliklerini görmedim. Bu Cicaldau'yu izleyeceksek keşke Onyekuru ya da benzeri hızlı bir kanat oyuncusu alınsaydı. Galatasaray'ı çabuk hücuma Kerem ve Boey çıkartıyor.
Berkan çok çalışan, çok koşan ama final paslarını görerek değil ezbere atıyor. Diagne'ye bir pası vermedi kendi de vurmadı. Diagne'nin de gole dönüşecek bir pozisyonda "Sen bana pas atmadın ben de atmam" dercesine Berkan'ın önüne topu bırakmaması büyük hataydı. Terim'in bu öfke rövanşlarına el koyması gerekir. Berkan'ın oyun aklını geliştirmesi gerekiyor. Sahanın her yerine basan Taylan'a fazla destek gelmediği için orta alanda fazla yük biniyor.
Terim'in oyundan düşen futbolcuları, Galatasaray oyundan düşmeye başladığı anda çıkarması çok doğruydu. Özellikle Babel ile Ömer Bayram sol kanada hareket getirdi. Sözleşme uzatma kararı Luyindama'yı olumlu etkilemiş. Luyindama maç boyu kornerlerde kafa vuruşlarını hep denedi ve yere vurdurarak attığı golle Galatasaray'a maçı kazandırdı. Ömer'in ortası da nokta atışıydı. Galatasaray'lı oyuncuların coşkusu, kazanma duygusu ve mücadele anlayışı iyi yolda ama kadro istikrarı oluşmadan seri galibiyetler kolay alınmaz.

Feghouli gibi oyuncu bulamaz

İskoç takımının hocası Davidson'un korktuğu başına geldi ve İstanbul'daki maçta çok beğendiği Kerem Aktürkoğlu bir gol iki asistle Galatasaray'a turu atlattı. Galatasaray'ın Kerem gibi giydiği formaya aidiyet duygusuyla bağlı oyunculara ihtiyacı var. Kerem maç boyu sadece skora etki etmedi hırsı, çoşkusu, çalışkanlığıyla ve tükenmeyen enerjisiyle alkış aldı. Gönderilmek istenen Feghouli fizik olarak belki hazır değil ama oyuna akıl koydu, rakip savunma önünde duvar oldu ve etkili paslar attı. İki şampiyonlukta ciddi katkısı olan Feghouli ayarında Galatasaray ucuza oyuncu bulamaz. Terim'in Feghouli tercihi doğruydu. Aanholt'un önünde çabuk ve hızlı bir oyuncu oynamalı. Arda ya da Babel asla Hollandalı sol bek Aanholt'un hücumda coşkulu olmasını sağlayamaz. Topuk pasıyla Kerem'e gol pası veren Arda Turan bu fiziksel yapısı ve ağır hali ile kanatta oynayamaz. Arda, forvet arkasında rakip savunma önünde pas istasyonu görevini yapabilir. Takipçiliği sayesinde ve mükemmel bir vuruşla 4'üncü gole imza atan Emre Kılınç kulübede oturmak istemiyorsa rekabeti kovalamalıdır.

BU DİAGNE İŞ YAPAR!
Aytaç oynamayınca Taylan- Berkan ikilisi verimli oldukları gibi birbirlerini de çok iyi tamamladılar. Diagne'nin attığı golde yaptığı depar ile vuruş tekniği kaliteliydi. Diagne'nin aldığı ücret çok yüksek değil ve Galatasaray'da oynadığı sürece iş yapar. Sonuçta gol krallığı olan Diagne'nin bir gol vuruşu var.

Yanlış tercihler

Muslera kalitesinde ve tecrübesinde bir kaleci böyle stratejik hata yapmamalıydı. Muslera'nın ayağıyla müdahale etmesi gereken pozisyonda dizleriyle topu önlemek istemesi, ardından rakibini indirip penaltı yapması ve kırmızı kart görmesi akıl tutulmasıydı. Oysa Muslera topu elle tutabilir ve rakibin endirekt atış yapmasını sağlar, kendisi de kırmızı kart görmezdi. Muslera neden böyle yaptı? Rize'de ayağı kırıldığı için topa ayağını uzatmaktan korktu. Aytaç'ın çevre kontrolü yapmadan topu Muslera'ya yollaması amatörceydi.
Galatasaray 10 kişi oynadığı anlarda bile oyun ve pozisyon olarak İskoç takımından üstündü. Ancak bu üstünlük gol gelmeyince meyve vermeyen ağaca benziyor. Bu verimsizliğin temelinde Fatih Terim'in oyuncu tercihlerinin yanlışlığı yatıyor. Terim, Mostafa'dan golcü yaratmaya çalışıyor ama Galatasaray'ın tek vuruşu yapabilecek bir golcüye ihtiyacı var. Ben olsam Diagne ya da Falcao ile başlardım. Gidinceye kadar Falcao senin zaten oyuncun değil mi? İlk 15 dakikada Diagne-Falcao ikilisinden biri olsaydı o net pozisyonlar gol olurdu.
Berkan Kutlu'nun çalışkanlığını, topa hükmetmesini, ayağındaki topu kullanmadan önce çevre kontrolü yapmasını beğendim. Taylan- Berkan birlikte oynamalı ama hızlı ve çabuk paslaşmaya fren olan Aytaç yanlarında olmamalı. Aanholt da Galatasaray'ın soluna akıl ve kalite katacak. Hollandalı, sol ayağına çok hakim ama önündeki Babel maalesef vatandaşının çabuk oynama anlayışına ayak uyduramadı. Aanholt neden çıktı anlamadım. Madem Aanholt çıkacak, Terim'in yerinde olsam güzel bir gol atan, sol bekte de oynayabilen Boey'i sola çeker, sağ beke de Yedlin'i alırdım ve tercihim asla Ömer Bayram olmazdı. Galatasaray turu geçebilir. Dilerim kaleci Berk heyecan yapmaz. Terim rövanşa öncelikle Berk'i zihinsel olarak hazırlamalıdır.

Tecrübesizlik!

Galatasaray'ın kadrosuna bakınca taraftarı heyecanlandıracak bir isim bile yok. Bir oyuncunun geleceğine yatırım yapmak ve gençlere yönelmek doğru bir hamledir. Ancak iyi sonuçlar almak için kaliteli, yetenekli ve zeki oyunculara ihtiyaç vardır. Genç isimler 'Ya tutarsa' anlayışıyla alınmamalıdır. Sırf genç oynatmak adına tecrübeye sırt dönmek hatadır. Örneğin tecrübeli Babel ve Diagne ile maça başlamamak tercih yanlışıydı. Ayrıca gol kralı olmuş Diagne itibarsızlaştırılmamalı. Çünkü Diagne hâlâ iş yapar.
Muslera'nın tutması gereken topu yumruklaması sonucu yenen gole kadar sadece sahada koşan, rakiple boğuşan, istekli ama üretemeyen bir Galatasaray izledik.
Fatih Terim'in önceliği; kaybettiğinde dahi alkışlanan, coşkulu, yüreğini sahaya koyan, skor olarak geriye düştüğünde geri dönmeyi başaran bir Galatasaray yaratmak olmalıdır. Bu Galatasaray'ın içinde yaşlı da genç oyuncu da yer almalıdır. Oyuncuların çoğunun oyun zekası, becerisi, koşu kalitesi, yaratıcılığı üst düzeyde olmalıdır. Ancak böyle bir takım kurabilirseniz kalıcı ekol de bırakırsınız. Galatasaray'ın şampiyon olduğu kadrolar Terim'e yol haritası olmalıdır. Melo, Selçuk İnan, Sneijder, Fernando tipi yıldız oyuncular alamazsanız sıradan bir takım olursunuz.
İzlediğim Galatasaray'ın oyun lideri yoktu. Terim'in şampiyon olan takımları hep "Biz" diye düşünür. Gördüğüm Galatasaray, bireysel düşünüyor. Cicaldau, Sacha Boey ve Patrick van Aanholt ne kadar katkı yapar bilemiyorum. Morutan oyun aklı olur mu? Galatasaray'ın orta alanda Fernandes gibi bir dinamoya, hücumda Onyekuru gibi çabuk oyunculara ihtiyacı var.

Bakü’ye bakalım!

Bizim Çocuklar iyi oyunlarını maalesef Hollanda ve Norveç maçlarında kullanmışlar. Şenol Hoca oyuncularını zihinsel olarak doğru hazırlamamış. Bizim Çocuklar "Biz bu İtalya'ya kaybetmeyiz" inancı ve mücadele anlayışında değildi
Özellikle ilk 45'te İtalya önünde "Sefil" bir oyun oynadık. Topa sahip olamadık, rakip kaleye gidemedik, şut atamadık, pozisyon üretemedik ve üst üste 3 pas yapamadık. İtalya önde baskı kurunca kalemize yaslandık, gol yememek için savunma yaparak direndik. Şenol Güneş'in "Aman alınmasın, aman kırılmasın" diye erken oyuncu değişikliğine gitmemesi hataydı. İtalya gibi fizik gücü yüksek bir takıma karşı Hakan-Yusuf ikilisini birlikte oynatmak tamamen duygusaldı ve bu tercih Milli Takım'ın orta alanda dirençsiz kalmasına neden oldu. Teknik kapasiteleri kısıtlı Merih-Çağlar ikilisinin oyunu geriden başlatırken kaptırdıkları toplar kalemize tehlike oldu. Kaan Ayhan gibi çabuk ve tekniği yüksek bir oyuncuyu savunmada düşünmemek büyük bir hata.. Kaan'ın yanında ya Merih ya da Çağlar oynar. Merih-Çağlar ikilisi birlikte oynamaz. Ayrıca ayaklarını etkili kullanamayan Uğurcan topu oyuna elle sokmalı.
İtalyan savunmasını huzursuz eden Burak'ın iki potansiyel tehlikeyi sağ ve sol kanattan yaratması "Şenol Hoca kanatlara hızlı adam al" mesajıydı. 37 yaşındaki Chiellini baskı görmediği için elini kolunu sallayıp bizim kalemize yüklendi. Cengiz'in oyuna girmesi Milli Takım'a hücuma çıkmayı hatırlattı. Oyuna Cengiz ile başlamak İtalya'yı ciddi hırpalardı. Merih'in kendi kalesine attığı gol, İtalya'yı moral olarak yükseltti. Farklı kaybettik. Ancak enseyi karartmayalım. Şimdi Bakü'ye odaklanıp Galler ve İsviçre'den en az 4 puan almalıyız.

Fatih Terim’in akıllı stratejisi

Fatih Terim'in stratejik kararları G.Saray'a muhteşem bir derbi galibiyeti getirdi. Peki ne yaptı Terim:
1- Onyekuru ve Falcao gibi gövdeli, tecrübeli ismin yanına iki hızlı beki Yedlin ve Saracchi'yi ilk 11'e koydu. Bu hamleyi Sergen Yalçın bile beklemiyordu.
2- G.Saraylı oyuncular topu Beşiktaş'a bırakıp alan savunması içerisinde takım halinde akıllı savunma yaptı. G.Saray'ın akıllı oyun taktiği sonucu Beşiktaş alışılagelmiş oyununu sergileyemediği gibi hızlı hücum yapabilecek geniş alanları da bulamadı.
Fernandes'in muhteşem uzun pasında Babel'in attığı akıllı gol, G.Saray'a derbide erken moral oldu.
Beşiktaş ayağa pas yaparak ve araya toplar atarak G.Saray'ın gardını düşürmeye çalıştı ama başarılı olamadı. G.Saraylı oyuncular dikkatliydi, alanlarını kaybetmemeye çalıştı, rakip ataklara karşı kontrollü oldu.

MAESTRO GEDSON
Cüneyt Çakır'ın art arda verdiği iki penaltı kararı da çok doğruydu. Falcao harika bir penaltı golü atmasına rağmen oyun içinde etkili değildi. Onyekuru da alışılagelmiş hızını sergileyemedi. Fatih Hoca ikinci yarı aynı oyun sisteminde tuttuğu gibi Sarrachi ve Yedlin'in daha fazla kanatlardan hücum etmesini istedi. Bu hamleler Beşiktaş takımının sürekli geriye pas yapmasına neden oldu. Özellikle Taylan her yere basarken, Gedson Fernandes ile maestro gibi oynadı. Terim derbiye özel olarak çalışmış olacak ki yorulan futbolcuları oyundan aldı. Önce Falcao-Onyekuru'yu çıkarıp Kerem ile Mostafa'yı alarak G.Saray'a enerji pompaladı. Çok çalışan Babel ve Emre Akbaba yorulmuşlardı, Terim hemen Arda ve Emre Kılınç ikilisini alarak G.Saray'ın fizik gücünün diri kalmasını sağladı. Oyuna diri giren Emre Kılınç'ın Arda'ya attırdığı gol mükemmeldi. G.Saray bu galibiyetle Şampiyonlar Ligi şansını sürdürdü.

Şampiyonluk şansı mucize

Fatih Terim'in yerli ağırlıklı kadroyu seçmesi ve Babel'i ilk 11'de başlatması G.Saray'da oyun aidiyetini ve oyun üstünlüğünü sağladı. Özellikle Babel gibi bir tecrübenin ayağındaki topları dikkatli kullanması, egoistliğe kaçmaması, arkadaşlarını sürekli oyunun içine çekmesi olumlu bir davranıştı. G.Birliği'nin 1-9-1 düzeninde kontratak kovalayan anlayışı G.Saray'ın oyuna ve topa hükmetmesini sağladı ama pozisyon üretmesini zorlaştırdı. G.Saray kilidi nasıl açacaktı? Ya duran toplardan ya da dışarıdan atacağı şutlarla.. Tek olumlu pozisyon Şener'in ortasında Babel'in arka direkte bomboş pozisyonda topu kafayla kaleye gönderememesiydi. Fatih Terim, Halil'de ısrar ederek doğru yapıyor. Genç, yetenekli, çalım becerisi çok fazla olan Halil'in tek eksiği içine kapanık olması, sürekli konuşmaması. Ama Halil kilidi açan golcü oldu; yumuşak ayak bilekleri ile önüne aldığı topta sol ayağı ile köşeye golcü vuruşu yaptı. Emre Akbaba'nın çalışkanlığı, Marcao'nun riske girmeden oynaması, Donk'un dikkatini savunmaya vermesi Galatasaray'ın doğruları idi. Şener'in orta becerisini maalesef Ömer Bayram soldan katıldığı ataklarda gösteremedi. Emre Akbaba'nın attığı golde vuruş tekniği mükemmeldi.
G.Saray'ın şampiyonluk şansı mucizelere kaldı. Beşiktaş'ın Hatay'ı farklı yenmesi G.Saray'ı ilk önce ikinciliği kovalayacak duruma getirdi. Fakat G.Saraylı oyuncuların sezon finali Beşiktaş'a karşı gerçekleşecek. Terim'in Onyekuru'yu Beşiktaş maçına hazırlaması lazım. Kapanan takımları açabilmek için Onyekuru'ya ihtiyaç var. Ayrıca diripling yapabilen oyuncu Galatasaray'da yok. Herkes ayağa pas yapıyor, araya oynamaya çalışıyor ama topla da rakip sahaya hızlı gitmek gerekir. Beşiktaş önünde Onyekuru bu özelliği ile ön plana çıkabilir

Bu sezon da ligi dizayn ediyorlar

G.Saray Başkanı maalesef Amerika'yı yeniden keşfediyor gibi konuştu. Yıllardır hakemler hata yapıyorlar ama bedelini MHK ve üyeleri ödüyor. Yani hakemler hancı, MHK'ler yolcu. Hakem dünyası içinde çok ciddi bir gruplaşma var. Trabzon'un Başakşehir'e kaybettiği şampiyonlukta 6-7 hakem resmen ligi dizayn etti hatta hakemlerden biri beni arayıp "Bu işin içinde ben yokum" dedi. Aynı hakemler yine ligi dizayn ediyorlar. Geçen sezon haziranda başlayan ligde G.Saray'ın kafasını koparmışlardı. Şimdi de zirvenin iki takımla devam etmesi için G.Saray'a ayak oyunları yapılıyor. Bunların hepsi organize işler. FIFA hakemi Ali Palabıyık'a FIFA olmayan Arslanboğa talimat veriyor. G.Saray Başkanı söylediklerinde haklı ama çok geç kaldı. G.Saray geçmişte "Hakemler de insandır hata yapar" bildirisini yayınlayan kulüplere karşı masaya yumruğunu sert vurmalıydı.

FATİH TERİM'E KARŞI PLAN YAPILMIŞ
Görünen şu; G.Saray'ı devre dışı bırakıp özellikle Fatih Terim'i oyun dışına itmeye çalışıyorlar. Bu konuda da genç bazı teknik adamlar çok ciddi iş birliği yapıyorlar. Kulüpler Birliği'nde kol kola giren kulüpleri de başkan Cengiz biliyor. Ama çıkıp net olarak açıklamalı. Çünkü F.Bahçe de Beşiktaş da hakemleri, MHK ve VAR'ı aylardır yerden yere vurmadı mı? Sergen Yalçın çıkıp "Halil Umut Meler'i maçlarımıza istemiyoruz" demedi mi? G.Saray TFF'de güçsüz olduğu, haksızlıklara karşı çıkacak bir yöneticisi olmadığı için kolayca cezalandırılıyor.

HAKEMLERLE KOL KOLA GİRMİŞLER
Gündeme gelen iki görüntüyü söyleyeceğim: 1- Lens'in hareketi, 2- Ziya'nın Onyekuru'ya tekmesi! Palabıyık ile Şansalan faulü görüp çalmıyor. Çünkü çalarsa VAR "Bu hareketler kırmızı kart" diyecek. Geçen sezon Başakşehir'in şampiyonluğu için TFF içinde çalışan gizli güçler G.Saray'ın tekrar önünü kesmek için devreye girmiş. Bu gizli el hakemlerle kol kola geziyorlar. VAR'a telefon girmiş ise hiç şaşırmam.

Palabıyık bozacı, Arslanboğa şıracı

Galatasaray kan kaybetmeye devam ediyor. Bu kayıpların altında teknik heyetin oyuncu seçimlerinin büyük rolü var. Galatasaray 9'da 8 yaparken en büyük başarısı kadro istikrarı idi. Oyuna sonradan girecek oyuncular bile kulübede pazarlık yapıyorlardı. Bu rekabet ortamı ve kadro istikrarı kaybolduğu için Galatasaray ritimsiz, uyumsuz, birbirine yabancı oyuncu grubuna dönüştü. Şimdi soruyorum: Karagümrük maçında Galatasaray'ın oyun lideri kim?
Aklı başında tek futbolcu vardı: Babel.. Savunmada Marcao, orta alanda Gedson Fernandes, Galatasaray'ın en iyileriydi. Şimdi gelelim maçın esas oğlanı Ali Palabıyık'a..
Geçen sezon şampiyonluk yarışında başroldeydi ve kendisi için "Sistemin adamı" demiştim. Ayrıca VAR'da görev yapan Suat Arslanboğa'nın sözleşmesini eski MHK feshettiğinde karşı çıkmıştım ama o da para kazanmak için sistemin adamı olmuş. En tehlikeli hakem biçimi Ali Palabıyık'tır: Kibar ve içten pazarlıklı...
Palabıyık temassız pozisyonlara faul çaldı, Lens'in yaptığı kırmızı kartlık hareketi resmen görmezlikten geldi. Koray'ın, Babel ile girdiği pozisyona topu elle düzeltmesine 'karnına çarptı' karşılığını verdi. Yani Palabıyık bozacı, Arslanboğa da resmen şıracıydı... Bu ikili şuna karar vermişler: Sen sahada kararını ver, ben VAR'da düzeltirim.
Galatasaray'ın attığı golde Babel'in elini gören bu ikili sarı-kırmızılı oyunculara yapılan kartlık hareketlere faul bile çalmadı. Özellikle Kerem'e son dakikalarda yapılan hareket penaltıydı. En ufak bir itme koşan oyuncuyu bozar. VAR karara karışmamalıydı. Hakem Palabıyık da verdiği kararın arkasında durmalıydı.

Hakemler dün üç maymunu oynadı

Galatasaray "keskin viraj" sayılacak Alanyaspor'u yenerek zirve yolunda büyük adım attı. Hakem Zorbay Küçük bozacı, VAR'daki Emre Malok da tüm kararlarda şıracıydı. Hakem ikilisi hafta içinde yaratılan algı operasyonundan o kadar etkilenmişlerdi ki; bir kırmızı karta bir de penaltıya göz göre göre 3 maymunu oynadılar. Galatasaray'ın Alanya'da kazandığı 3 puan rakiplerinin beklentilerini tükettiği gibi psikolojilerini de bozacaktır.
Kupada Galatasaray topa hakim olmuş ama etkili hücumları Alanyaspor yapmıştı. Bu kez Galatasaray topu Alanya'ya bırakıp orta sahayı kalabalık tutup hızlı hücumlarla golü aradı. Doğru oyunda Galatasaray rakibe pas yapacak geniş alanı vermediği gibi etkili pozisyonlar buldu. Mostafa'nın direkten dönen şutu şansızlıktı. Emre Kılınç'ın rakip arkasına sarkarak iki şut hamlesiyle golü atması fırsatçılıktı ama Yedlin'in pası da "Al golü at" güzelliğindeydi. Onyekuru 3 net pozisyonda güçsüz olduğu için etkili vuruşlar yapamadı. Ancak Alanyalı Umut'un yaptığı hareket penaltıydı. Ama Süper Lig'de hiç maç yönetmemiş VAR'daki Emre Malok "Gel bir bak" uyarısı bile yapmadı. Asıl olay Babacar'ın, Luyindama'nın yüzünde patlayan tekmesine kırmızı kartın çıkmamasıydı. Yine VAR'daki Malok, hakem Zorbay Küçük'e "Gel izle" bile demedi.
İkinci yarı Alanya tüm riskleri alarak ve savunmasında derin boşluklar bırakarak Galatasaray kalesinde baskı kurdu. Galatasaraylı oyuncuların geriye fazla yaslanması da Alanya'nın isteğine katkı sağladı. Fatih Terim'in yorulan oyuncuları değiştirmek için 79 dakika beklemesi çok şaşırtıcıydı. Alanyaspor'un ikinci yarıdaki baskısı karşısında Muslera-Luyindama-Marcao üçlüsü hatasız oynadı.