CANLI
SKOR
Levent Tüzemen

Levent Tüzemen

Önce yanlış, sonra doğru adım

G.Saray, Alanya'da resmen uçurumun kenarından döndü. Üç günlük Antalya tatilinde Okan Buruk, öyle bir kadro planlamış ki, ilk yarıda G.Saray sahada yoktu. Sara'dan sağ açık yaratmak G.Saray'ın oyun düzenini bozdu. Lemina kaptırdığı toplarla ve yaptığı pas hatalarıyla oyundan çok erken çıkmalıydı. G.Saray'ın kültüründe kanat oyuncuları olmadan oynamak yoktur. Buruk'un Nasrettin Hoca'nın göle maya çalma örneği gibi sahaya kadro sürmesi ve kanatsız oyun G.Saray'ı etkisiz hale getirdi. Alanya'nın tek atağında yenilen gol, ceza alanı içerisinde Lemina'nın rakibine önlem almamasının ürünüydü. Okan Buruk, Lemina'yı çıkartıp Yunus'u alarak ve göbekte Sara-Torreira ikilisine dönerek Galatasaray'ın oyun hafızasına dönmesini sağladı. Yunus ve Barış'ın kanatlardan yaptığı bindirmeler Alanya savunmasının dengesini ve huzurunu bozdu. Barış'ın yarattığı iki pozisyonda Galatasaray iki gol buldu. Özellikle Osimhen'in, attığı kafa golü sonrası armayı öpmesi taraftarları çılgına çevirdi. İlk yarıda rakip kaleye gitmekte zorlanan G.Saray, ikinci yarı Alanya ceza alanına daha fazla girdi. G.Saray eğer Alanya'da takılsaydı şampiyonluk yarışında kesin çıkmaza girerdi. Geriden gelip maçı çevirmek ve üç puanı kazanmak hem G.Saray'ın avantajını elinde tutmasını sağladı hem de F.Bahçe'nin bay olduğu hafta 7 puanlık farkı yakalayarak rakibin kucağına psikolojik baskıyı bıraktı. Okan Buruk, galibiyetten ders almalı, kadro seçimlerinde isimlere göre hareket etmemeli, G.Saray'ın oyun hafızasına göre davranmalı.
Not: TFF'nin torpillisi hakem Yasin Kol hakkında maç yönetemez raporu var. Buna rağmen maç vererek TFF resmen Galatasaray'a savaş açtığını gösterdi.

G.Saray konuşmuyor! Ritmi yok ve lidersiz

G.Saray dilsiz, ritimsiz ve lidersiz bir takım haline dönüştü. Oyuncular, saha içinde birbirleri ile iletişim kurmuyor, bu yüzden pas alışverişlerinde ciddi sıkıntılar yaşanıyor, oyuncular daha çok bireysel oynamaya çalışıyor. Oyuncular, konuşmadıkları için rakibin kullandığı duran toplarda ceza alanı içinde nerede duracakları konusunda plan yapamıyor. G.Saray'ı lider yapan en büyük özellik takım halinde hareket etmesiydi. Okan Buruk, aile ortamını yeniden yakalamanın çabaları içinde olmalı. Takım oyunundan uzak görüntü, G.Saray'da ritimsiz bir futbol yaratıyor. Oysa sezon başında izlediğimiz G.Saray önde rakibe baskı yapan, topu çabuk kazanan, hücuma da çabuk çıkan bir görüntüdeydi. Şimdi ön alan baskısını kaybetti, ritimsizlikten güvenli oyundan uzaklaşıldı, skoru korumak için gereksiz bir telaşa girildi. Oyuncular, özellikle son dakikalarda 'aman gol yemeyelim' endişesi ile hareket edip aklı devre dışı bırakıyorlar. Oysa sakin kalıp oyunu yönetmeye talip olsalar, sorunu çok daha çabuk aşacaklar. Okan Buruk maalesef İcardi'nin yokluğunda takım içinden bir lider yaratamadı. G.Saray'ın saha içi öğretmeni yok. İcardi, sadece bir golcü değil, pozisyon paylaştıran, taraftarı coşturan ve rakipleri tedirgin eden büyük bir liderdi. İcardi yoksa Mertens'e bu görev verilmeli. Okan hoca maalesef tükenmişlik sendromu yaşıyor. Bunu aşmanın iki yolu var:
1-Mentör desteği almak
2-Ali Dürüst-Abdurrahim Albayrak gibi şampiyonluk dönemlerinde stresli ortamları bilen, baskıyı teknik adamın üzerinden alan tecrübeli isimlere ihtiyaç var. İbrahim Hatipoğlu, Abdullah Kavukcu ve Maruf Güneş kendi iş hayatlarında başarılı ve düzgün insanlar. Ayrıca Kavukcu'nun, Okan hocanın yakın dostu olduğunu ve sık sık bir araya geldiğini biliyorum. Yine de bu üçlü Okan hocayı baskı ortamından çıkaracak tecrübe ve birikime sahip değil. Başkan Özbek bu ayrıntılara dikkat etmeli. Dürüst ve Albayrak'a "Destek olun" çağrısı yapmalı. Dürüst ile Albayrak tecrübelerini Hatipoğlu- Kavukcu-Güneş üçlüsüne aktaracakları gibi konforlu alan da sağlarlar.

Dürüst-Albayrak göreve davet edilmeli

G.Saray, kazanan takım olma hüviyetinden, hızla uzaklaşıyor. Sadece pozisyon üretmek için Osimhen'e uzun top atarak bir maçı götüremezsiniz. Arada sırada duran topla da gol buluyorsunuz… Okan Hoca maalesef tükenmişlik sendromu içinde çırpınıp duruyor. Oyun geliştirme adına B planı da C planı da yok. Kendine olan güvenini yitirmiş. G.Saray ilk yarıyı kötü oynasa da iki tane net gol kaçırsa da 1-0 önde kapattı. Kasımpaşa'nın ataklarında da kaleci Muslera yaptığı kurtarışlarla alkış aldı. Yani G.Saray'ın ilk 45'te atanı da tutanı da görevlerini yaptı. Kasımpaşa yıllardır, G.Saray'a özel olarak bileniyor, futbolcular müthiş motive oluyor, özellikle Hajradinovic her G.Saray maçında sahne alıyor. Okan Hoca, Kasımpaşa'nın bu özelliğini bilmesine rağmen oyuncularını maça maalesef kafa olarak yeterli hazırlayamamış. Okan Hoca'nın kafası o kadar dalgın ki G.Saray 2-1 geriye düşüyor, iki dakikada art arda goller atıp öne geçiyor, takım öne geçip iyi oynuyor, Kasımpaşa sinmiş, savunmadan çıkamıyor birden bire şapkadan tavşan çıkarır gibi Kaan Ayhan ile Cuesta'yı oyuna alıp takımın dengesini bozuyor. İyi oynayan takıma neden dokunuyorsun? Sakatlık yok, beni çıkar diyen yok! Oyunun sonuna da şaka gibi bal yapmayan Yusuf Demir'i alıyorsun! Bir pozisyonda Ahmed'e pas vermesi gerekirken 'golü ben atayım, kral olayım' diyerek şut çekiyor. G.Saray'ın önünde iki beraberlik alacak hakkı kaldı. Okan Buruk bu takımı toparlayabilir mi? Yönetime büyük iş düşüyor. Dursun başkan, Duygun Yarsuvat yönetimindeki planı uygulamalı. Ali Dürüst-Abdurrahim Albayrak ikilisini kalan haftalar için Okan Hoca'ya yardımcı olmaları adına göreve davet etmeli. Mevcut yönetimde bu tecrübede insanlar yok, Okan Hoca'nın yalnızlığını bu ikilinin gidereceği gibi şampiyonluk haftalarında stresin ve baskının nasıl önleneceğini çok iyi bilirler.

Bu grupta ikinci olmak skandaldır!

G.Saray'da yedek oyuncuların ne kadar kalitesiz olduğunu yönetim ve Okan Buruk artık görmüştür! Devre arasında önemli transferler yapılmasaydı G.Saray'ın bu yedek oyuncularla zirve yarışını sürdürmesi sıkıntıya girerdi. F.Bahçe maçı kadrosunu tamamen dinlendirip oynamayan oyunculara Okan Buruk şans verdi. Ama bu oyuncular, ellerine geçen bu büyük fırsatı bence yeterince değerlendiremedi. Çünkü oyun kaliteleri, oyuna bakış açıları ve bireysel yetenekleri G.Saray'ın oyuncusu olmadıklarını gösteriyor. İlk 45 dakikada özellikle rakip kalede etkili olamayan 2 pas üst üste yapamayan, mehter takımı gibi bir oyun sergileyen futbolcu grubuna tanık oldum. Bu rezil futbolu, taraftarların izlemesine izin veren Okan Buruk'un oyuna geç müdahale etmesi büyük hataydı. Bal yapmayan, üretemeyen bir takıma bu kadar müsaade edilemez! Yusuf Demir, kendine oynayan, takım oyunundan uzak, sorumsuz bir oyuncu. Yıllardır G.Saray'da forma giyen Berkan bir tane etkili orta yapamadı. Kaptırdığı toplar da kendi kalesine pozisyon oldu. Kerem Demirbay Almanya'da nasıl oynamış? Geçen sene birkaç maçta ağzımıza bal çalan Kerem Demirbay'ın top kontrolü, gol vuruşu yok! Çok şaşırdım. Victor Osimhen oyuna girerken Lemina-Eren- Frankowski de onunla birlikte sahaya dahil olmalıydı. G.Saray'ın bu gruptan fair-play kuralı sayesinde ikinci olarak çıkması skandal bir sonuçtur.

TFF, Mourinho için gereğini yapmalı

Portekizli hocalar Türkiye'de görev yaparken akıl tutulması yaşıyorlar. Tarih 22 Ekim 2022… F.Bahçe evinde Başakşehir'i 1-0 yeniyor, Jorge Jesus: "Türkiye zor lig. Kaliteli ve beni şaşırttı." 11 hafta sonunda F.Bahçe 23 puanla lider, G.Saray 18 puanla 8. sırada. G.Saray lider olunca Jesus, "Ligin sportif gerçekliği yok, maçlar sahada kazanılmıyor" diyor. Mourinho, F.Bahçe'nin başına geçiyor. Sezon başında: "Maçlar çok çetin, takımlar iyi savunma yapıyor. Kazanmak kolay olmuyor. Başkan Koç bana 'burası kolay lig değil' demişti ve haklı çıktı." İşler kötü gidince çark ediyor ve şöyle diyor: "Böyle bir ligi yurt dışında kim izlesin! Karanlık ve kirli bir lig, kötü kokuyor. Toksik bir lig. Bilseydim gelmezdim." TFF ile Kulüpler Birliği ve F.Bahçe Başkanı Sayın Ali Koç marka değerini yükseltmek için çalıştıklarını söyleseler de Mourinho lige zarar vermeye devam ediyor. Kimse Mourinho'nun kafasına gelsin diye silah dayamadı. Transferi Ali Bey bitirdi ve kendisine muhteşem bir imza töreni düzenledi. Mourinho'nun son bombası derbiden sonra yaptığı açıklamalardır. Rams Park'ı bir ormana, kulübede zıplayanları maymuna benzetti. F.Bahçeli yorumcular ırkçılık demeyebilir, Avrupa'daki manşetler ise "Mourinho'ya ırçılık suçlaması" diye bas bas bağırıyor. Burası Türkiye Cumhuriyeti. Eğer TFF önünde Türkiye amblemi varsa, başkan İbrahim Hacıosmanoğlu gereğini yapmalı. Bu söylemler Türkiye'nin imajına zarar veriyor. Acun Ilıcalı, Survivor'da bir yarışmacıya 'maymun' kelimesini kullandığı için haklı olarak sert tepki koymuştu. Sayın Ilıcalı ve Sayın Ali Koç, Mourinho'ya bu söylemlerinden dolayı sert bir uyarı yapmalı. Acaba Mourinho kovulmanın planlarını yapıp servetini çoğaltmayı mı düşünüyor!

Bu beraberlikle stresini dağıttı

G.Saray-F.Bahçe derbisi, prangalı bir düelloya dönüştü. İki hoca da savunma güvenliğini ön plana çıkardı, temponun yükselmesine izin vermediler. G.Saray için kazanmak çok değerliydi, ama kaybetmemek aranın kapanmaması ve ikili averajı korumak adına önemliydi. Futbolda kazanamıyorsan kaybetme kuralı her zaman geçerlidir. G.Saray taraftarını kutluyorum, sahaya yabancı madde atmadılar, rakibe kafayı takmayıp tamamen kendi oyuncularını desteklediler. G.Saray yönetimi, taraftarlarını taşkınlık yapmaması konusunda uyarırken maç sonu oluşabilecek iki takım arasındaki sataşmaları önlemek adına mükemmel bir güvenlik önlemi sağlandı. Kıran kırana bir mücadele izledik. Maçın hakemi Vincic, Şampiyonlar Ligi standartlarında bir maç yönetmedi, çok fazla faulleri çaldı, 'ne şiş yansın ne de kebap' zihniyeti ile derbiyi yönetti. G.Saray topa daha fazla hakim oldu ama gol yollarında yeterli pozisyonları üretemedi. Çünkü Osimhen kenardan etkili ortalar alamadığı gibi hücumda yalnız kaldı. Lemina, G.Saray adına maçın en iyisiydi. Arkadaşlarını bir maestro gibi yönetti, savunmaya yardıma gelip tehlike yaratabilecek F.Bahçe ataklarını çabukluğu ile önledi. Bazı maçların hikâyesi vardır. 33. kez F.Bahçe derbisine çıkan kaptan Muslera, kalesinde büyüdü, üç tane net pozisyonu önledi. Bu arada İrfan Can Eğr-i bayat'ı da kutluyorum, o da F.Bahçe adına kalesinde çok dikkatliydi. Tehlike olabilecek pozisyonları erken davranıp engelledi. G.Saray şampiyonluk yolunda yara almadı, elindeki avantajı devam ettirdi, bu beraberlik takım üzerindeki stresi aldığı gibi Okan hoca ve öğrencilerinin önlerine daha güvenli bakmalarını sağlayacaktır.

Şeref kürsüsü Victor Osimhen’in

Galatasaray'ın, AZ Alkmaar'ı geçebilmesi için Osimhen kadar coşkulu oyunculara, Osimhen kadar atletik ve fizik gücü üst düzeyde oyunculara ihtiyacı vardı. Hollanda ekibinin çok koşan oyuncularından oluşturduğu kadro, Galatasaray'ın oyuna hakim olmasını, etkili hücum yapmasını engelledi. Okan Buruk, Avrupa'da dar bir kadroya sahipti, ilk maçı deplasmanda farklı kaybeden Galatasaray, 15 dakikada 'Baskın basanındır' şeklinde ataklar geliştirdi. Çok iyi alan savunması yapan ve pozisyon alma konusunda hata yapmayan AZ Alkmaar takımını geçemedi. Özellikle, Hollanda takımının kontratakları çok etkiliydi.
Muslera'nın yerine kaleye geçen Günay yaptığı müthiş kurtarışlarla Galatasaray'ı ayakta tuttu. O olmasaydı G.Saray ağır bir yenilgi alırdı. Okan Buruk ve öğrencileri için Avrupa defteri kapandı. Geceden kalan ağızda keçiboynuzu tadı bırakan üç şey vardı…
1- 2-0 geriden gelip, beraberliği yakalamak ve evinde Avrupa Ligi'nde kaybetmemekti.
2- Soğuk ve karlı havaya rağmen Galatasaray taraftarı görevini yapıp, tribünleri doldurdu.
3- Günay Güvenç kalesinde devleşti.
Şeref kürsüsüne Osimhen'i koyuyorum. Nijeryalı yıldız, müthiş coşkulu ve kazanma duygusuyla oynadı. Çalışkanlığını bir golle süsledi. Okan Buruk ve öğrencileri artık geriye dönüp bakmamalı. Tamamen lige konsantre olmalı. Özellikle tribünleri dolduran Galatasaray taraftarları derbide sakin olup, rakiple uğraşmayı bırakıp kendi oyuncularını desteklemeli.

Psikolojik baskıyı F.Bahçe’ye yolladı

G.Saray'ın yaptığı son transferlerden sonra Okan Buruk, her maça üçlü savunma ile başlamamalı. Bu üçlü anlayışı yüzünden G.Saray ilk yarıda Rizespor'a karşı etkisiz oynadı, tek isabetli şut atamadı. Pozisyon bile üretemedi. Sahada tek başına mücadele eden kişi Abdülkerim oldu. Barış Alper'in takım oyunundan uzak kendi ile savaşması, rakibi sırtına alarak ısrarla çalım atması takıma zarar verdi. Üçlü oynayınca elindeki bazı değerli oyuncuları kaybediyorsun. İkinci yarı Okan Buruk üçlüden vazgeçip doğru bir karar ile dörtlü defansa geçince G.Saray kendine geldi. Sallai-Eren ve Lemina'nın oyuna girmeleri G.Saray'ın Rizespor kalesinde fazlasıyla pozisyon üretmesini sağladı. 2. yarının hemen başında Frankowski'nin mükemmel ortasına Osimhen'in kafa ile vuruşu, galibiyet kapısını açtı. Zaferi yaşarken dikkati kaybetmemek gerekir. 7 dakika sonra Rize'nin Sowe ile attığı gol G.Saray savunmasının zaafı, Sanchez'in bireysel hatasıydı. Beraberlikten sonra G.Saray tüm hatları ile Rizespor kalesine yüklendi, kanatlardan etkili bindirmeler yaptı ama son vuruşlarda isabeti tutturamadı. Keşke Okan Buruk oyuna, yaptığı değişikliklerden oluşan ilk 11 ile başlasaydı, dörtlü savunmayı kullansaydı. Bir atasözü şöyle der: Sıcağa kar dayanmaz! G.Saray'ın Rize kalesinde kurduğu baskı sonunda meyvesini verdi, gecenin en çalışkanı Osimhen galibiyet golü ile rakibe psikolojik baskı yolladı. Ve derbiye G.Saray'ın 6 puan farkla çıkmasını sağladı.

Mourinho güvenlikten vazgeçmedi!

İstanbul'da mucize olur mu bilemem ama Galatasaray, Avrupa defterini Hollanda'da kapattı. Kaybetmek futbolun içinde var. Ancak teslimiyetçi olmak Galatasaraylı oyunculara yakışmadı. AZ Alkmaar maçı öncesi Okan Buruk'un elinde derin bir kadro yoktu. Ama Hollanda takımının oyunu hakkında elde bir röntgen vardı. Geniş alan bırakmak, uzun top oynamasına izin vermek ve güvenli oyunu tercih etmemek Okan Buruk'un zaafıydı. Bir atasözü şöyle der: İlk iliği kaçıran, düğmeleri ilikleyemez. Okan Buruk'un dama taşı gibi sürekli Jelert, Kaan Ayhan, Barış, Sallai ve Berkan'nı yerlerini değiştirmesi çaresizliğinin göstergesiydi. Eksik kadronun daha dengeli oynaması ve rakibe fazla pozisyon vermemesi için "Kompakt futbol" anlayışını Okan Buruk'un düşünmemesi tamamen akıl tutulmasıydı. Mourinho'nun beğenilmemesine rağmen savunma güvenliğinden vazgeçmemesi doğru bir hamledir. Bu arada bazı oyuncular da Okan Buruk'a yardımcı olmadığı gibi resmen köstek oldular. Frikik golü öncesi Kaan Ayhan rakibine arkadan faul yapıyor. Gerek var mı? Yok ama Kaan "Tank" gibi olunca faul yapmayı tercih etti. Gördüğü ikinci sarı kartla birlikte oyundan atılması "İhanet" gibiydi. Okan Buruk'un geçen yıl Sparta Prag maçında oyundan atıldığını bildiği halde Kaan'ı orta alandan alıp sağ beke koyması kırmızı karta davetiyeydi. Yenen penaltı golünde Barış Alper çevre kontrolü yapmaması amatörce bir hataydı. Penaltı sonrası maalesef Barış kafa olarak oyundan düştü.

Uyanık olun, bu bir oyun!

Adana Demirspor'un sahadan çekilmesi, G.Saray'a yapılmış bir operasyondur. Belli ki bu kararı başkan Murat Sancak verdi. Sahadan çekilme kararı Türk futbolunun dibine dinamit koymaktır. Hatta bile bile kaosa sürüklemektir. Sezon başından bu yana birçok takımın hakem kararlarından dolayı canı fazlasıyla yandı. Adana Demirspor da canı yanan takımlar arasında yer almaktadır. Küme düşmesi kesinleşmiş gibi görünen Adana Demirspor'un bir anda sahadan çekilmesi futbol alemine büyük zarar verir. Eğer Adana Demirspor ligin dibinde olmasaydı böyle bir karara imza atar mıydı? Çünkü Adana Demirspor'un birçok maçta canı yandı ama sahadan çekilmeyi asla düşünmediler. Bu çekiliş G.Saray maçına denk getirildi ve kamuoyunda yorumlara yol açtı. F.Bahçeliler 'helal olsun' diye destek verdi. Aynı F.Bahçe böyle bir çekilme operasyonunu Süper Kupa'da yaptı, U19 ile sahaya çıkıp sonra sahadan çekildi. G.Saray yönetimi kendilerine karşı bu oyuna hazırlıklı olup önlem almalı. Kuru gürültüye pabuç bırakmamalı. G.Saray tartışmalı bir penaltı kazandı. Bana göre penaltı da değil! Yabancı VAR'a göre penaltıymış ki müdahale edilmedi. Ama bu penaltı sahadan çekilme kararına neden olmamalı. G.Saray, Hatay'da verilmeyen penaltı nedeniyle berabere kaldı. VAR'da Belçikalı hakem vardı ama penaltının verilmesi için çaba sarf etmedi. G.Saray sahadan mı çekilmeliydi? 12. dakikada olan penaltı sonrasında Adana Demirspor 29. dakikada bir anda sahadan çekildi. Böyle bir karar alınacaksa penaltı atılmadan önce Adana Demirspor çekilebilirdi. Türk futbolu adına kaos yaratacak, utanç gecesi yaşadık.