CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Bütünlük yok

Trabzonspor'un en önemli sorunlarının başında hücum organizasyonunda yetersizlikler öne çıkıyor. Bunun en önemli nedeni ise orta alanda oynayan oyuncuların yapısından kaynaklı. Okay ve Kucka savunmanın önündeki iki isim. Fakat hep savunmanın içine girerek oynamaya çalıştılar. Bu yüzden savunma ile en öndeki N'Doye arasında büyük bir boşluk oluştu. Sosa'nın rakip alanda topla buluştuğu pozisyonlar var ama hücumu organize etmesi gerekirken akıl almaz pas hataları yaptığını gördük.
Solda Olcay, sağda Abdülkadir oynadı. En uçta ise N'Doye kalabalık Beşiktaş savunması arasında yalnız bir isimdi. Özellikle maçın ilk yarısında Beşiktaş'ın Trabzonspor yarı alanında kaptırdığı toplar var. Gerek Okay gerekse Kucka çabuk ve öne oynamaları gerekirken geriye ve yana pas tercihleri pozisyonların başlamadan bitmesinin en önemli nedeni olarak öne çıktı. İlk yarıda Trabzonspor'un duran toplar dışında top üçüncü bölgeye geldiği zaman tribünleri heyecanlandıracak atak girişimi bile yoktu. Bu arada Beşiktaş'ın Talisca ile girdiği net gol pozisyonunda kaleci Onur soyunma odasına takımının yenik gitmemesini önleyen isim oldu.
İkinci yarı başında Medel'in N'Doye ile girdiği ikili mücadele var ki bana göre maçın kırılma noktası olarak yorumlanabilir. Medel'in yaptığı faule hakemin kırmızı kart göstermesi gerekirdi. Rıza Çalımbay hücumda daha etkin olmak adına Olcay'ı çıkarıp Yusuf'u ve Kucka'nın yerine Rodallega'yı soktu. Sonrasında ise Negredo'nun geliştirdiği atakta Beşiktaş, Babel ile öne geçen taraf oldu. Birkaç dakika sonra da yine Negredo'nun harika pası sonucu Babel'in attığı ikinci gol maçın sonucunu tayin etti. Her ne kadar iki takım arasında gerek oyuncu gerekse oyun anlayışı olarak farklılıklar olsa da Trabzonspor'un dünkü maçtaki görüntüsü takım bütünselliğinin olmayışından kaynaklı. Takım olmak demek birlikte hareket etmek demektir. Trabzonspor ise ne yazık ki kopuk kopuk bir oyun anlayışı içerisinde. Skoru ancak bireysel becerilere bağlı alabilecek bir takım görüntüsünde. Yıllardır yapılan yanlışları her yıl tekrar edip farklı sonuçlar beklenmemeli.

Sosa ve Yusuf...

Alınan başarısız sonuçların getirdiği özgüven eksikliği ve moral kondisyonundaki düşüş nedeniyle her hafta değişik bir Trabzonspor 11'i görüyoruz. Alanyaspor maçında da Trabzonspor'un oyuna başlangıcı son derece olumsuzdu.
Burak'ın gereksiz geri pasıyla Alanyaspor Emre Akbaba ile 1-0 öne geçen taraf oldu.
Golden sonra Alanyaspor yarı alanında daha fazla gözükmelerine rağmen duran toplar dışında bir türlü gol pozisyonu üretemedi Trabzonspor. Alanyaspor yarı alanında Sosa ve Abdülkadir'in bireysel becerilerinden başka hücumda organizasyon eksikliği öne çıktı. İkinci yarı ise yapılan oyuncu değişikliklerinden sonra farklı bir Trabzonspor'un sahada olduğunu gördük. Kucka'nın yerine oyuna giren Yusuf, Trabzonspor'un hücum organizasyonlarında sadece Burak'a atılan uzun toplar dışında alternatifli pozisyonları da getirdi.
Trabzonspor'un attığı ilk gol Sosa ve Yusuf birlikteliğinden oluştu. 1-1'den sonra ise orta alanların tamamen boş bırakılması sonucunda her iki kalede de önemli pozisyonlar yaşandı. Emre Akbaba'nın pozisyonundan sonra dönen topta N'Doye'un pasıyla buluşan Abdülkadir, Trabzonspor'u öne geçiren isim oldu. 2-1'den sonra ise N'Doye, Sosa ve Burak'ın geriye dönmekte geciktikleri anlarda Alanyaspor'un girdiği 2 net gol pozisyonunda kaleci Onur başarılıydı.
Bu maçtan çıkarılacak ders; artık Trabzonspor'un hücumda sadece Burak'a bağlı oyun anlayışından en kısa sürede vazgeçmesi gerektiği olmalı. Çünkü Burak ofsayt pozisyonlarında iken bile atılan anlamsız paslar vardı. Orta alanda Kucka, Okay ve Onazi aynı özellikte oyuncular oldukları için Trabzonspor önde çoğalmayı bir türlü gerçekleştiremiyor. Yusuf, Okay önlerinde Sosa bir tercih olarak düşünülebilir. Böyle bir tercih örneğin; bu maçın ikinci yarısında olduğu gibi gol pozisyonu üretmede daha zengin görüntüleri ortaya çıkartacaktır.
Unutulmaması en önemli konu ise takım bütünselliği yakalanırsa istikrarlı sonuçlar ortaya çıkar.

Kalite farkı

Bir gerçeği kabul etmek gerek. Medipol Başakşehir gerek oyuncu kalitesi gerekse oyun anlayışı olarak Trabzonspor'dan daha önde olan taraf. Bu da maçın geneline baktığımızda somut olarak gözlendi. Bu sezon Trabzonspor kendi sahasındaki hiçbir maçta rakibi karşısında dünkü gibi çaresiz bir durumda olmadı. Fakat buna rağmen Burak'la girilen üç net gol pozisyonundan da yararlanılamadı. Konyaspor ve Fenerbahçe maçlarında Başakşehir'in zaafları ortaya çıktı. Başakşehir savunmadan oyuna pasla çıkmayı düşünen bir takım. Bunun için rakip alanda yapılacak baskı ile Başakşehir'i pasla çıkartmayarak uzun top kullanmaya zorlamak gerekiyordu. Ama Trabzonspor'da böylesi bir düşüncenin oluştuğunu ne yazık ki sahada göremedik.
Epureanu ve Attamah çok rahat üzerlerinde hiçbir baskı olmadığı için (ilk baskıyı yapması gereken Burak) rahatlıkla top kullanarak orta sahadaki arkadaşlarını topla buluşturdu. Özellikle Trabzonspor'un sol kenarından Caiçara-Visca birlikteliğiyle ve bunlara zaman zaman yaklaşan Mossoro ile geliştirilen ataklardan birinde Adebayor'la öne geçen taraf Başakşehir oldu. Yalnız Adebayor'un attığı golde, Trabzonspor savunma oyuncularının adam paylaşımı ve yerleşme hataları vardı.
Trabzonspor adına gerçekten kopuk kopuk bir oyun vardı ortada. Orta sahada bir türlü organize olamadılar. Onazi, maçın ikinci yarısında inanılmaz pas hataları yaptı. Transfer yanlışı yüzünden Kamil Ahmet'e kendisinin alışık olmadığı sol kenarda görev verildi. İkinci yarı yapılan oyuncu değişikliklerinden sonra ise sadece bireysel becerilere bağlı kalındı, hücumda organizasyonsuzluk öne çıktı. 5 haftalık beraberlikten sonra Başakşehir karşısında gelen yenilgi, bundan sonraki haftalarda Trabzonspor adına sorunları da beraberinde getirecektir.

Geceyle gündüz

İki farklı görüntünün olduğu bir maç izledik...
Yani ilk yarısıyla ikinci yarısı arasında geceyle gündüz gibi fark var. İlk yarıda Ümit Özat, Gençlerbirliği'ni 5'li savunma, bunlara yakın 4'lü orta alan ve önde Skuletic'i tek adam olarak sahaya sürdü. Kendi alanında Trabzonspor'u karşılarken, boşluk vermemeye çalıştı. Böyle bir oyun anlayışındaki bir takıma karşı Trabzonspor üretken olmaktan uzak bir görüntü çizdi. Sosa ve Abdülkadir topla buluştuğunda, Trabzonspor'un oyununu şekillendiren iki isim. Fakat top Gençlerbirliği yarı alanına geldiği zaman Trabzonspor'un bu iki oyuncudan başka üçüncü oyuncusu yok.
Herkes Rodallega'dan gol bekliyor.
Örneğin Kamil Ahmet'in kenardan getirdiği topta Rodallega'dan başka ceza alanı içerisinde ikinci bir isim yok! Orta alanda bir Kucka var ki Rıza Çalımbay bu oyuncuya 84 dakika nasıl tahammül etti anlamak mümkün değil.
Sorumluluk alması gereken pozisyonlarda ne yazık ki ortada hiç yok.
İkinci yarı Ümit Özat savunmadan Pogba'yı dışarı alıp Aydın Karabulut'u oyuna sokarak dörtlü savunmaya döndü ve hücumu ilk yarıya göre daha fazla düşünen yapıya büründü. Yaptığı değişiklikten sonra ise ikinci yarının 15 dakikalık bölümünde Gençlerbirliği'nin Sessegnon ile olgunlaşan ataklarında 2-3 net gol pozisyonu ürettiğini gördük. Trabzonspor'un savunmadaki zamanlama ve yerleşme hataları bu pozisyonlarda öne çıktı. Yeni transfer Novak'ın ise şu anki ortaya koyduğu oyun hiç de istenilen düzeyde değil.
Sahada takıma katkısı olmayan Bero'nun yerine Castillo oyuna girdikten sonra ise bu oyuncunun bireysel becerileriyle getirdiği toplarda Gençlerbirliği kalesinde Trabzonspor gol pozisyonları üreten taraf oldu. N'Doye'a yapılan harekete penaltı çalınması bana göre ağır bir karardı. 4 haftalık beraberlik serisinden sonra 5. haftada yine bir puana razı gelen Trabzonspor var. Rıza Çalımbay, Trabzonspor'un gol yükünü taşıyan Burak'ın olmadığı maçlarda hücumda daha üretken ve gol pozisyonları yakalayan bir takım anlayışını sahaya yansıtmak zorundadır.

Hakkı 3 puandı

Mücadele gücü yüksek, tempolu ve coşkulu bir başlangıç yapan taraf Trabzonspor. Rakibe kendi alanında yapılan baskı ve baskı sonucu kazanılan toplarla atak girişimlerinin sıkça yapıldığı bir ilk yarı. Atak girişimlerinin odak noktası ise genellikle sağ kenar ağırlıklıydı. Abdülkadir ve sağ kenara yaklaşan Sosa ile bu iki oyuncunun birlikteliği vardı. Ceza sahası içine kadar gelen toplarda yaşanılan en büyük eksiklik ise Rodallega dışında ceza alanı içinde başka bir oyuncunun bulunmayışı. Sağ kenarın işlerliği kadar sol kenar ise etkisiz ve verimsizdi. Olcay ve Novak ilk yarı boş alanda topla buluştuklarında bile gerekli yeterlilikleri ne yazık ki yoktu. Orta alanda Okay mücadelesi ile rakipten en fazla top kapmanın yanında ileriye çıktığı anlarda da katkı yapan bir isim. Sosa ise geldiği günden bugüne kadar en etkili oyununu oynadı. İlk yarıda kaleci Beto, Trabzonspor'un 4 yüzde yüz gol pozisyonunu engelleyen isim olarak ön plana çıkan oyuncu oldu. Beto ikinci yarıda da tam 5 pozisyonda gole izin vermedi ve Göztepe'yi ayakta tuttu.
İkinci yarı Demba Ba'nın oyuna girmesiyle ilk yarıya göre Trabzonspor yarı alanına daha fazla gelen Göztepe vardı. Olcay'ın yerine Yusuf'un oyuna girdiği anda ise Rıza Çalımbay, Kucka'yı dışarı alıp N'Doye'u da sahaya sürüp Hugo Rodallega'ya yakın oynatsa daha farklı bir görüntü ortaya çıkabilirdi diye düşünüyorum. Hakem Hüseyin Göçek'in iyi bir yönetim gösterdiği söylenemez. Özellikle maçın ikinci yarısında Rodallega'ya ceza alanı içinde yapılan harekete nasıl penaltı çalınmaz anlaşılır gibi değil. Coşkulu, mücadele gücü yüksek bir Trabzonspor gerçeğinden söz etmek olası. Bu oyunun hakkı üç puan olmalıydı. Ama Trabzonspor adına üzücü olan en önemli konu ise Yusuf'a oyuna girdikten sonra yaptığı en basit top kaybında bile gelen taraftar tepkisiydi. Altyapıdan çıkan böyle bir yeteneğe bu tepkiyi anlamak inanın mümkün değil. Bu da bir kez daha gösterdi ki Trabzon'un kurdu kendisi...

Çalımbay’ın göremedikleri

Yanlışlarla dolu bir maç. Çünkü mutlak 3 puan alıp şampiyonluk yarışında var olması gereken taraf Trabzonspor'du. Maçın kırılma anı 18. dakikada. Maça iyi bir başlangıç yapmanıza rağmen 10. dakikadan sonra rakibin orta alanda üstünlüğü tam ele aldığı anda Ali Turan'ın gereksiz bir hareketi sonucunda Konyaspor 10 kişi kaldı. Eksik kalan takıma karşı bir hamle yapmak zorunluluğu vardır diye düşünüyorum. Savunmanın önünde Onazi ve Okay ikilisinden birini dışarı çıkarıp (öncelikle Okay) öne Rodallega'yı alarak Burak-Rodallega ikilisini birlikte kullanarak, arkalarına da N'Doye ve Yusuf'u oynatırsan, daha farklı ve ofansif anlamda daha fazla katkı yapan bir takım oluşur. Ama görünen o ki düşüncemiz hayata geçmedi.
Sahaya çıkan 11'de Abdülkadir dışında kenarlarda adam eksilten oyuncunuz yok. Abdülkadir ki beklentiler çok fazla ama gelişme olarak hala beklentilerden daha uzak. Rakip 10 kişi kaldıktan sonra Burak Yılmaz ile girilen iki net gol pozisyonu var. Fakat 10 kişilik Konyaspor'un da birisi ilk yarıda olmak üzere iki net gol pozisyonu var! Bunu görmek gerekir.
İkinci yarıda değişiklik yapılması gerekirken, bunun düşünülmemesi ayrı bir sorun. Ayrıca 10 kişi kalan rakibe karşı Yusuf'un dışarı alınıp Sosa'nın oyuna sürülmesi bana göre yanlış bir tercih. Yukarıda belirttiğim gibi, orta alanın önünde oynayan Onazi- Okay'dan birinin dışarı alınması daha doğru bir tercih olurdu. Oyuncu değişikliklerinden sonra bile Konyaspor 10 kişi olmasına rağmen golü bulan taraftı. Düşünülmesi gereken durum da bu. Az adamla geldiklerinde bile son vuruşu yapan oyuncuya baskı yapılmaması takım olarak yetersizliğin en büyük göstergesi.
Penaltının ardından gelen beraberlik ve sonrasında ise Burak'ın ofsayt kokan pozisyonda attığı gol ile 3 puana yaklaşıldı. Ancak maçın son anlarında baraj ve kaleci hatası kaynaklı yenen gol ise daha yüksek hedefler için sağlıklı bir yapının olmadığı gerçeğini ortaya çıkardı.

Fırsat kaçtı

?Fenerbahçe'nin ve Beşiktaş'ın puan kayıplarından sonra Trabzonspor'un yukarıdaki rakiplerine daha fazla yaklaşabilme ve şampiyonluk yarışının içerisinde ciddi şekilde yer alma maçıydı. Yani Karabük maçı bir maçtan daha fazla önem taşıyordu. Karabükspor, son 8 haftada puana hasret ve içinde bulunduğu durum göz önüne alındığında kağıt üzerinde Trabzonspor favoriydi. Ama bir başka gerçek var ki her maçın kendi içerisinde zorluğu va.r Bu da dün bütün çıplaklığıyla öne çıktı.
Böylesi maçlarda golü erken bulabilmek gerekli. İlk yarı orta alan mücadelesi şeklinde geçen bir oyun vardı. Fakat Trabzonspor'un rakip alanda topla daha fazla buluştuğu süreler var. Burak, Yusuf, Abdülkadir ve Olcay kendi aralarında bir türlü organize olamadı. Final pasları ve pas, şut, oyuncu tercih yanlışlığı yüzünden kendilerini rahatlatacak golü bulamadılar.
Karabükspor ise orta alanda Poko'nun sürüklediği ataklarda iki kenardan çabuk ve hızlı atak girişimlerinde bulunduğunda etkili oldu. İkinci yarı ise Trabzonspor adına anlaşılmaz bir oyun vardı. Orta alanda bir türlü organize olamama, kendisinden çok şey beklenen ve hücumu organize eden Yusuf'un verimsizliği, Olcay'ın sahadaki varlığıyla yokluğunun belli olmaması, ilk yarıya göre Karabükspor'un Trabzonspor sahasında daha fazla görünmesine yol açtı. Girdikleri iki gol pozisyonundan sonra ise bir kornerde Yatabare ile öne geçen taraf oldular.
Golde Onur'un hatası vardı.
1-0'dan sonra Rıza Çalımbay, oyunda tüm riskleri aldı. Yaptığı oyuncu değişikliklerinden sonra rakip 1-0'ı korumak adına kendi sahasında daha fazla gömüldü ve Trabzonspor'un etkili atakları vardı. Abdülkadir ilk yarıya göre çok daha etkindi, Burak'ın attığı golde pası veren, ardından getirdiği iki topta takımını gole yaklaştıran isim oldu.
Oyunun uzatma dakikalarında ise Sosa'nın serbest vuruştan kullandığı topun golle neticelenmemesi Trabzonspor adına çok büyük şanssızlıktı.
Bordo-mavili takım, çok önemli 3 puanı alamayarak büyük fırsat kaçırdı.

Hakeme rağmen

Rıza Çalımbay'ın takımı devralmasından sonra şu an gelinen noktada 7 maçta 19 puan alma başarısını gösteren bir Trabzonspor var. Alınan başarılı sonuçlardan sonra oyuncuların özgüvenlerinin artması ve de kazanma alışkanlığı bundan sonraki haftalar için de çok önemli gelişmeler... Dünkü maçta geçen haftadan farklı isim orta sahada Onazi'nin yerine Kucka idi... İlk yarı Trabzonspor tempoyu bir türlü arttıramadı.
Bursaspor savunmasının kaptırdığı topta Burak Yılmaz ile girilen gol pozisyonundan başka üretken bir yapı ortada yoktu. Bursaspor oyun disiplini üst düzeyde bir takım. Üçlü savunma Trabzonspor ataklarında beşliye döndü, orta alanda da 4 oyuncu savunmaya yakın oynadığı için Trabzonspor boşluk bulmakta çok zorlandı. Pozisyon üretememelerinin en önemli nedenlerinden birisi sol kenarın, yani Mas ve N'Doye'un oynadığı bölgenin çok etkisiz kalmasıydı.
Trabzonspor bütün atak girişimlerini Abdülkadir, Pereria ve bunlara yanaşan Yusuf Yazıcı ile gerçekleştirdiğinden Bursaspor rahatlıkla bunlara önlem aldı. Orta alanda Onazi'nin yerine tercih edilen Kucka'nın da (Ofansif anlamda katkı vermesi için ilk 11'deydi) bekleneni vermekten uzak kalması bunda etken oldu.
İkinci yarı ise Yusuf Yazıcı'nın bireysel becerisi ile attığı mükemmel golden sonra ilk devreye göre daha farklı bir görüntü ortaya çıktı. Hakem Halis Özkahya Trabzonspor'un aldığı üç puana şükretmeli...
Çünkü ikinci yarıda Burak Yılmaz'ın ceza alanı içinde rakip tarafından düşürülmesine seyirci kaldı. Ardından Pereira'nın ortasında topun Bursasporlu defans oyuncusunun elinden yön değiştirmesine rağmen penaltıyı görmezden geldi.
Bu maçta Trabzonspor adına eleştirmemiz gereken en önemli konu ise golden sonraki 15 dakikalık bölümde geriye çok fazla yaslanmaları ve oyunda üstünlüğü rakibe bırakmalarıydı. Çünkü bu bölümde Bursaspor'un gole yaklaştığı anlar var.

Sinyalleri verdi

Trabzonspor adına doğruların fazla olduğu bir maçtı. İlk 25 dakikalık bölümde Kasımpaşa, Trezeguet ve Murillo gibi çabuk ve öne oynamaya çalışan oyuncularıyla Trabzonspor savunmasına rahatsızlık verdi. Ama Hubocan-Mustafa Akbaş'ın savunmada doğru pozisyon almaları ve aralarındaki uyumun üst düzeyde olmasından pozisyon bulamadılar.
25.dakikadan sonra Trabzonspor'u rakip alanda daha fazla gördük. Her ne kadar top Kasımpaşa sahasına geldiği zaman hücumda organizasyon sorunu olsa da kaptırılan toplardan sonra geriye dönüşlerde sorun yaşamamaları kendileri için artı puandı. Orta alanda Onaz i rakipten en fazla top kazanan isimdi. Mücadele gücü ile savunmaya yardımcı oldu. En büyük eksiği ise gereksiz uzun top kullanma yanlışlığıydı.
Önde hücumu organize eden isim Yusuf Yazıcı ama baskı altında kaldığı zaman sorunlar baş gösteriyor. Dünkü maçın ilk yarısı gibi... Kendisine orta alanda bir yardımcının olması şart. Kucka, potansiyelinin ne yazık ki altında... Orta alan mücadelesi şeklinde geçen ilk yarının son dakikalarda sahneye her zamanki gibi Burak çıktı. Ve takımını öne geçiren isim oldu. İkinci yarı Kasımpaşa'nın riskleri aldığı bölümler var. Fakat oyunun geneline baktığımızda golü bulabilecek takım Trabzonspor'du. İlk yarı oyunda fazla gözükmeyen Abdülkadir'in getirdiği toplar var. Birinde Burak diğerinde N'Doye, yararlanamadı. Mustafa Akbaş'ın sakatlanmasından sonra oyunda dengelerin değiştiğini gördük.
15 dakikalık bölümde Kasımpaşa Trabzonspor ceza alanına kadar rahatlıkla gelip, gol pozisyonu üretti. Öyle ki beraberliğe yaklaştığı anda Onur'un kurtardığı top ve ardından Rodallega ile kendilerini rahatlatan golü buldular... Bero ile de skoru ilan ettiler. Gelinen nokta ve 4 haftada alınan 12 puan küçümsenemez. Her geçen gün oyunda gelişim yaşandığı gerçeği var. Daha önce kalesinde kolay gol gören Trabzonspor, bu maçta da görüldü ki takım savunmasının üst düzeye yaklaşmasıyla rakiplerine pozisyon vermiyor. Kalan maçtan istenilen sonuçlar çıktığı takdirde ikinci yarıda hedef takımların içine girme olasılığı var.

Abdülkadir farkı

Bazı oyuncular takımı adına kısa süreler için bile oyunda olsa farkı yaratır. Aynen dün 75. dakikada oyuna giren Abdülkadir gibi. Oyuna girdikten sonra ilk topla buluştuğunda o zamana kadar önde hiçbir üretkenliği olmayan ve de top kayıpları fazla olan Trabzonspor'un ilk 'yarım atağı' gerçekleşti. İkincisinde ise ilk kez Trabzonspor'un organize atağı ve sonrasında Okay ile gelen galibiyet golü. Maçın genelini göz önüne getirdiğimizde Sivasspor'un Trabzonspor'dan daha üstün olduğu gerçeği var. Burak'ın ofsayttan kurtulması, Sivasspor savunmasının çizgi halinde yakalanmasının ardından Castillo'nun mükemmel pası ve Burak'ın golcü vuruşu ile öne geçmesine rağmen Trabzonspor'da panik ve telaş başladı. Özellikle orta alanda Okay, Onazi ve Yusuf bir türlü organize olamadılar. Birbirlerinden uzak bir görüntü içerisinde oldukları için Sivasspor orta alanda üstünlüğü yakaladı. Özellikle kendilerinin sol kenarından Ziya ve Emre ile önemli atak girişimlerinde bulundular.
En büyük sorun ise Trabzonspor'un geriden oyuna çıkarken kaptırdığı toplar oldu. Durica ve Uğur'un bireysel hataları öne çıktı. Eğer Sivasspor final paslarını daha doğru yapsa, ilk yarı çok farklı bir skor ortaya çıkabilirdi. İkinci yarıya Onazi'nini yerine Kucka girdi. N'Doye orta alanda Yusuf'un yerinde, Yusuf sağ önde... Yapılan oyuncu değişiklikleri ve mevkiler ilk yarıya göre farklı bir görüntü ne yazık ki çıkarmadı. Öne giden her top çabucak kaybedildiği gibi geriden atılan uzun toplar da Sivasspor oyuncuları tarafından kolaylıkla alınıp tekrar hücum girişimi olarak geriye döndü. Alınan 3 puan, Trabzonspor'un deplasmanlardaki aldığı sonuçlar göz önünü getirildiği zaman gerçekten büyük önem taşıyor. Çünkü sezon başından beri ilk kez üst üstte oynadıkları ikinci maçı da 3 puanla kapattılar. Fakat üzerinde durulması gereken ise saha içi organizasyonları ne yazık ki istenilen düzeyde değil.